Sedat Peker’in Paramount Otel ve Sezgin Baran Korkmaz iddiaları sonrası dikkat çeken bir açıklama da oteli kuran Atilla Uras’ın kızı Yasemin Uras'tan geldi.Uras'ın açıklamaları "otele çöken çökene" dedirtirken, "tank" iddiası bile dile getirildi. Uras, otellerine önce devletten birilerinin yardımıyla vatandaşlığa geçirildiğini söylediği Bahtiyar İkramoğlu'nun (Botır Rakhimov) çöktüğünü, oteli satın alacağını söyleyen Turan Avcı'nın karşılıksız çek verdiğini ve satın alma işlemini Rus şoför üzerinden yaptığını, hisselerinin çalındığını, Sezgin Baran Korkmaz'ın ise kendisine oteli Kazak birinden 42 milyon avroya aldığını söyledi.Uras'ın bir iddiası da tank oldu, "İşin tuhaf yanı Andrey döndü Botır’a hediye etti. Bu sefer Botır almış oldu. Bir de Botır’ın yanında Cihan Ekşioğlu diye bir kişi türedi. Cihan Ekşioğlu, babamın vefat ettiği gün otelimize devletin tankıyla girdi. Türkiye Cumhuriyeti’nin tankıyla otelimize girdi" dedi.Zanka TV’de yayımlanan Ferit Atay’ın sunduğu "SorguluYorum" programına konuk olan Yasemin Uras, şöyle konuştu:
Jumeirah sanırım 2 sene kadar işletti. Fakat orada oğlunun başına talihsiz bir olay geldi, otelin önünde teknede kalp krizi geçirdi 27 yaşında. O yüzden, oğlunu da çok sevdiği için orada işletmeci olmak istemedi ve kendi yerine bir kiracı buldu. O isim de Botır Rakhimov.Türk vatandaşlık ismi Bahtiyar İkramoğlu. Bu şahıs aslında Özbek’tir. Kırmızı bültenle Interpol’de aranan, İspanya tarafından, FBI tarafından aranan, zamanında Rus mafyasının parasını aklayan, Özbekistan’a da zamanında işlediği suçlardan dolayı dönemeyen bir şahıstı. Burada vatandaşlık verildi. Tam girmek istemiyorum ama galiba devletten biri yardım etti, vatandaşlık aldı. İsmini Bahtiyar İkramoğlu olarak, gerçi 5 pasaportu var pasaporta göre ismi değişiyor. Bu, otelimizin üstüne çöktü. Kiracı olarak girdi ama babamı sıkıştırmaya başladı devamlı, ‘kazanmıyor, etmiyor’ diye. Babamın hayatının son 10 senesi Bodrum’da geçti. Çünkü otelin içinde kendi villası vardı. Kira anlaşmasına göre hizmetçileri, temizlikçileri kullanıyordu. Artık çok zorluklar çıkarmaya başladı, babam da 81 yaşındaydı. Kalp hastasıydı, KOAH hastasıydı, şeker hastasıydı. Ödemeleri kısıtlı yapmaya başladı, yapmamaya başladı, kontrata uymamaya başladı.Hatta kız kardeşim var Meltem Uras, babamı ziyarete geldiğinde içeri almadılar. Kendi otelimize polisle girmek zorunda kaldık. Öyle durumlar gelişince babam artık bezdi ve bu oteli satalım dedi.
Bakanlıktan kiralanan arsaya yapıldı
Daha çok biz Rusya’yla iş yapardık, gübre, petro kimya. Sonradan otel işine girdik. Palmira’yı yaptık, 1 sene ben işlettim sonra Koç’lara sattık. Paramount’un yan arsası Rixos bizimdi. Onu da bir müddet sonra sattı, Paramount’u yaptı. Paramount’un ilk adı Golden Savoy’du. Arsayı Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan 50 seneliğine kiraladı. Ama üzerindeki binalar bizimdi, biz inşa ettik.'Devletten birilerinin yardımıyla vatandaşlık verilen isim otelimizin üstüne çöktü'Jumeirah sanırım 2 sene kadar işletti. Fakat orada oğlunun başına talihsiz bir olay geldi, otelin önünde teknede kalp krizi geçirdi 27 yaşında. O yüzden, oğlunu da çok sevdiği için orada işletmeci olmak istemedi ve kendi yerine bir kiracı buldu. O isim de Botır Rakhimov.Türk vatandaşlık ismi Bahtiyar İkramoğlu. Bu şahıs aslında Özbek’tir. Kırmızı bültenle Interpol’de aranan, İspanya tarafından, FBI tarafından aranan, zamanında Rus mafyasının parasını aklayan, Özbekistan’a da zamanında işlediği suçlardan dolayı dönemeyen bir şahıstı. Burada vatandaşlık verildi. Tam girmek istemiyorum ama galiba devletten biri yardım etti, vatandaşlık aldı. İsmini Bahtiyar İkramoğlu olarak, gerçi 5 pasaportu var pasaporta göre ismi değişiyor. Bu, otelimizin üstüne çöktü. Kiracı olarak girdi ama babamı sıkıştırmaya başladı devamlı, ‘kazanmıyor, etmiyor’ diye. Babamın hayatının son 10 senesi Bodrum’da geçti. Çünkü otelin içinde kendi villası vardı. Kira anlaşmasına göre hizmetçileri, temizlikçileri kullanıyordu. Artık çok zorluklar çıkarmaya başladı, babam da 81 yaşındaydı. Kalp hastasıydı, KOAH hastasıydı, şeker hastasıydı. Ödemeleri kısıtlı yapmaya başladı, yapmamaya başladı, kontrata uymamaya başladı.Hatta kız kardeşim var Meltem Uras, babamı ziyarete geldiğinde içeri almadılar. Kendi otelimize polisle girmek zorunda kaldık. Öyle durumlar gelişince babam artık bezdi ve bu oteli satalım dedi.





