Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu yine ve artık alıştığımız üzere partinin ilkeleri ile uzaktan yakından alakası olmayan ve adeta parti tabanının sinir uçları ile oynayan bir açıklaması ile gündemde..Kısaca özet geçmek gerekirse katıldığı Taksim Toplantları’nda yapmış olduğu konuşmada üst üste 3 farklı yerde Atatürk soyadını kullanmadan “Gazi Mustafa Kemal” ifadesini kullanan Kaftancıoğlu’na toplantının moderatörlüğünü yapan solun duayen isimlerinden Uluç Gürkan “Atatürk ifadesini kullanmamanız özel bir tercihiniz mi?” diye sorunca Canan Hanım “Kişilerin isimlerinden bahsedilirken bunların belirli alışkanlıklar ile kategorize edilmesine karşıyım.Yıllardır kullandığım gibi bu şekilde ifade etmek,kendimi ait hissettiğim bir ifade olduğu için tercih ediyorum” cevabını veriyor…Türkçe meali, Canan Kaftancıoğlu “Atatürk” demeyi “Kendisine ait” hissetmiyor…Canan Kaftancıoğlu’nun bu açıklaması geçmiş açıklamalarına bakılınca aslında hiç de yadırganacak bir açıklama değil…Neticede “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sözüne karşı çıkan da kendisiCanan Kaftancıoğlu’nun Cumhuriyet Halk Partisi’nin dizayn edilerek dönüştürülmesi sürecindeki en önemli aparat olan 10 ARALIK HAREKETİ tarafından kendisine verilen “Görevi” layığı ile yerine getirdiğini görmek gerekiyor aslında…Bu tip açıklamalar bu “Görevin” bir parçası.Kaftancıoğlu ve en önemli isimlerinden birisi olduğu 10 ARALIK HAREKETİ bugün Cumhuriyet Halk Partisi’ni adeta “Ele geçirmiş” durumda…Bahsettiğimiz ekibin geçmişte “CHP kapatılmalı ve yoluna bir vakıf olarak devam etmelidir,CHP Sosyal demokrasinin önündeki en büyük engeldir” diyen muhterem zatlardan kurulu olduğunu hatırlatmak yeterli olacaktır.Ama olaya Kaftancıoğlu özelinden devam etmek gerekirse Canan Kaftancıoğlu için oluşturulan ve aslında “İçi boş” olan bir “Efsane” kültü var…Nedir o içi boş “Efsane”: İstanbul’u kazanan başkan…Şimdi efendim Canan Kaftancıoğlu’nun partinin ilkelerine,tüzüğüne,kurucu değerlerine aykırı bu hareket ve açıklamaları her eleştirildiğinde karşınıza bir koro çıkıyor ve şu argümanlar ile karşınıza dikiliveriyorlar:İSTANBUL'U EKREM İMAMOĞLU KAZANDI!Ne diyor yılmaz Kaftancıoğlu savunucuları? “Canan Kaftancıoğlu olmasa İstanbul kazanılamazdı”Şimdi öncelikle Kaftancıoğlu’nun İstanbul’un kazanılmasında tabii ki katkısı var il başkanı olarak. Ama kimse kusura bakmasın o katkı “Canan Kaftancıoğlu olmasa seçim alınamazdı”, “İstanbul’u Kaftancıoğlu kazandı” denilecek gibi bir katkı değil…İstanbul seçimlerinde Ekrem İmamoğlu son 25 senenin en iyi seçim performansını gösterdi bu bir…İYİ PARTİ ve HDP desteği olmasaydı İmamoğlu’nun bu muhteşem performansına rağmen İstanbul’un kazanılması mümkün değildi bu iki…Tüm illerden çok daha fazla İstanbul’da AKP’nin ciddi bir yıpranmışlığı,kendi tabanı da dahil olmak üzere AKP’ye çok ciddi bir tepki vardı bu üç…
Ve AKP çok büyük bir hata yaparak seçimi iptal etti.Bu iptal ile birlikte AKP’li ve MHP’li seçmen ile birlikte ilk seçimde sandığa gitmeyen “Umutsuz” kitleler bir umudu yakaladıklarını anlayarak ikinci seçimde sandığa koştular ve 800 binlik o fark öyle geldi…Bu da dört…Şimdi tüm bunları yok sayarak kim,nasıl “İstanbul’u Canan Kaftancıoğlu sayesinde kazandık” diyebilir?Gelelim Kaftancıoğlunun yılmaz savunucularının bir diğer “Savunma” argümanına”… Diyorlar ki “ CHP İstanbul’u ilk kez Canan Kaftancıoğlu zamanında kazandı”2017 yılındaki EVET-HAYIR referandumu aslında ittifakların da temelinin atıldığı referandumdu…CHP’nin İstanbul yerel seçimlerini de kazanmasını sağlayan ittifakın diğer bileşenleri İYİ PARTİ,SAADET PARTİSİ yine CHP ile birlikte HAYIR bloğundaydı.İstanbul seçimlerinin kilidi olan HDP de HAYIR bloğu içerisindeydi.2017 referandumunda CHP’nin başını çektiği HAYIR bloğu İstanbul’da %51,35 alırken, AKP ve MHP başını çektiği EVET bloğu %48,65 oy aldı.
Yani İstanbul aslında ilk kez EVET-HAYIR referandumunda,2017’de “KAZANILDI”.Peki bu referandum esnasında CHP İstanbul İl Başkanı kimdi?Cemal Canpolat. Canan Kaftancıoğlu’nun adı sanı dar bir çevre dışında bilinmiyordu dahi…Yani yılmaz Kaftancıoğlu savunucularının “İstanbul’u ilk kez Kaftancıoğlu kazandı” propagandası ve tezi de burada çöküyor.Geçelim Canan Kaftancıoğlu ile ilgili bir başka büyük “Şehir efsanesine”…Ne diyorlar yılmaz Kaftancıoğlu savunucuları: “Canan Kaftancıoğlu CHP tarihinin gördüğü en iyi İstanbul il başkanı”Şimdi Canan Hanım’ın İstanbul İl Başkanı olarak girdiği 2018 Cumhurbaşkanlığı seçimine gidelim isterseniz…Sandıklar açıldığında İstanbul’da AKP %42,7 oy ile 43 vekil çıkartırken,Canan Kaftancıoğlu’nun il başkanlığı yaptığı İstanbul’da CHP %26,4 ile sadece 27 vekil çıkartabildi.Canan Kaftancıoğlu’nun il başkanı olduğu bu seçimde İstanbul’da CHP AKP’den tamı tamına %16 fark yedi.Şimdi bazı aklı evveller çıkıp “Ama bu Cumhurbaşkanlığı seçimi.Oradaki başarısızlık seçimde Cumhurbaşkanı adayı olan Muharrem İnce’ye ait” diyecek olursa o zaman bizim de “Ekrem İmamoğlu seçim kazanırken başarı Canan Kaftancıoğlu’na ait oluyor adaya değil,ama AKP’den fark yenildiğinde başarısızlık neden adaya ait oluyor?” diye sorma hakkımız doğar.Ayrıca Canan Hanım’ın cevaplaması gereken bir diğer soru da hani “CHP tarihinin en iyi İstanbul il başkanı”(!) olarak 2018 Cumhurbaşkanı seçiminde partisinin adayını neden yalnız bıraktığı,neden yerel seçimlerdeki gibi bir çalışma sergilemediği sorusudur.Bu sorunun cevabı –Cumhurbaşkanı seçimlerinin yapıldığı geceden başlayarak bu güne kadar yaptığı hataları kabul etmek ve başlattığı son hareketi de tasvip etmemekle birlikte- o dönem aday olan İnce’nin parti içerisinde Canan Kaftancıoğlu’nun mensubu olduğu 10 Aralık Hareketi’nin karşısında yer alması ve seçimi kazanırsa 10 Aralıkçıların da tasfiye olacağı gerçeği midir?Devam edelim biz “CHP tarihinin en iyi İstanbul İl Başkanı”nın (!) karnesindeki rakamlara bakmaya…Hani Canan Kaftancıoğlunu “içi boş” bir efsaneye çeviren bu son İstanbul seçimleri var ya…İşte isterseniz bu seçimlerin rakamlarına bakalım…
İstanbul’da Büyükşehir’i kazanmasına rağmen bunun dışında CHP her alanda AKP’nin gerisinde…İstanbul yerel seçimlerinde İstanbul İl Genel Meclisi’nde AKP’nin oyu %45,58, CHP’nin oy oranı ise %38,54… Yani il genel meclisinde Canan Kaftancıoğlu’nun il başkanlığını yaptığı İstanbul’da,Büyükşehir Belediyesi kazanılmış olmasına rağmen AKP CHP’ye %7 fark atmış…İstanbul’da kazanılan ilçe belediye sayısında AKP 24’e 14 önde…
Büyükşehir Belediye Meclisi’nde AKP çoğunlukta…Yani Canan Kaftancıoğlu öyle yılmaz savunucularının söylediği gibi “CHP tarihinin gördüğü en başarılı İstanbul İl Başkanı” falan da değil,bu tezler de rakamlar ile “Çürüyor”…Evet efendim ne diyorlar bu yılmaz ve azimli Canan Kaftancıoğlu savunucuları başka: “Canan Kaftancıoğlu müthiş bir örgütçü,İstanbul örgütüne çok hakim”Şimdi biz size yerel seçimlerde İstanbul Büyükşehir Belediyesi kazanılmasına rağmen aradan geçen 1,5 sene zarfında CHP İstanbul örgütünden 41 bin 800 üyenin istifa ettiğini söylesek…Hani nasıl bir “Muhteşem örgütçülük,nasıl bir örgüte hakim olmak bu” desek, “On binlerce insan İstanbul ilinde partisinden istifa ederken Canan Kaftancıoğlu il başkanı olarak ne yapmaktadır?” diye sorsak bu sahte “Efsane” yaratıcıları ve onlara inanarak bu savunmaların peşine takılanlar ne cevap verirler acaba?Peki iyi de bunca somut rakam ortadayken,Canan Kaftancıoğlu’nun “Yaratılan” sahte bir efsane olduğu bu kadar belliyken neden bu “Efsane” algısı nasıl oluşturuluyor?Canan Kaftancıoğlu tüm bu “Makyajın” arkasındaki gerçeklere rağmen neden “Dokunulamaz” bir kişi derseniz o sorunun cevabı yazımızın başında değindiğimiz partiyi ele geçiren 10 Aralık Hareketi’nde saklıdır.Yola çıkarken ayrı bir sol parti kurmak isteyip, “CHP kapatılıp vakıf olsun” diyen bu hareket daha sonra Kemal Kılıçdaroğlu’nun Genel Başkanlığı ile birlikte CHP’ye “Monte” edilmiş,kurucuları olan Süleyman Çelebi milletvekili,Burhan Şenatalar PM üyesi,Oğuz Kaan Salıcı önce İstanbul İl Başkanı,sonra milletvekili en sonunda “Örgütlerden Sorumlu” Genel Başkan Yardımcısı olurken,ekibin en önemli isimlerinden Canan Kaftancıoğlu’nu da İstanbul İl Başkanlığı’na taşıyarak İstanbul delegasyonunu kontrol altına almış,İstanbul’daki rant üzerinden siyasetin kontrolünü de sağlamışlardır.
İlerleyen süreçte bu ekip Türkiye genelinde il başkanlarının belirlenmesinden milletvekili ve belediye başkanı aday listelerinin hazırlanmasına,son olarak Canan Kaftancıoğlu eli ile Kadın Kolları Başkanı seçimine kadar her yerde müdahil ve etkin bir hale gelmiştir.
Ve AKP çok büyük bir hata yaparak seçimi iptal etti.Bu iptal ile birlikte AKP’li ve MHP’li seçmen ile birlikte ilk seçimde sandığa gitmeyen “Umutsuz” kitleler bir umudu yakaladıklarını anlayarak ikinci seçimde sandığa koştular ve 800 binlik o fark öyle geldi…Bu da dört…Şimdi tüm bunları yok sayarak kim,nasıl “İstanbul’u Canan Kaftancıoğlu sayesinde kazandık” diyebilir?Gelelim Kaftancıoğlunun yılmaz savunucularının bir diğer “Savunma” argümanına”… Diyorlar ki “ CHP İstanbul’u ilk kez Canan Kaftancıoğlu zamanında kazandı”2017 yılındaki EVET-HAYIR referandumu aslında ittifakların da temelinin atıldığı referandumdu…CHP’nin İstanbul yerel seçimlerini de kazanmasını sağlayan ittifakın diğer bileşenleri İYİ PARTİ,SAADET PARTİSİ yine CHP ile birlikte HAYIR bloğundaydı.İstanbul seçimlerinin kilidi olan HDP de HAYIR bloğu içerisindeydi.2017 referandumunda CHP’nin başını çektiği HAYIR bloğu İstanbul’da %51,35 alırken, AKP ve MHP başını çektiği EVET bloğu %48,65 oy aldı.
Yani İstanbul aslında ilk kez EVET-HAYIR referandumunda,2017’de “KAZANILDI”.Peki bu referandum esnasında CHP İstanbul İl Başkanı kimdi?Cemal Canpolat. Canan Kaftancıoğlu’nun adı sanı dar bir çevre dışında bilinmiyordu dahi…Yani yılmaz Kaftancıoğlu savunucularının “İstanbul’u ilk kez Kaftancıoğlu kazandı” propagandası ve tezi de burada çöküyor.Geçelim Canan Kaftancıoğlu ile ilgili bir başka büyük “Şehir efsanesine”…Ne diyorlar yılmaz Kaftancıoğlu savunucuları: “Canan Kaftancıoğlu CHP tarihinin gördüğü en iyi İstanbul il başkanı”Şimdi Canan Hanım’ın İstanbul İl Başkanı olarak girdiği 2018 Cumhurbaşkanlığı seçimine gidelim isterseniz…Sandıklar açıldığında İstanbul’da AKP %42,7 oy ile 43 vekil çıkartırken,Canan Kaftancıoğlu’nun il başkanlığı yaptığı İstanbul’da CHP %26,4 ile sadece 27 vekil çıkartabildi.Canan Kaftancıoğlu’nun il başkanı olduğu bu seçimde İstanbul’da CHP AKP’den tamı tamına %16 fark yedi.Şimdi bazı aklı evveller çıkıp “Ama bu Cumhurbaşkanlığı seçimi.Oradaki başarısızlık seçimde Cumhurbaşkanı adayı olan Muharrem İnce’ye ait” diyecek olursa o zaman bizim de “Ekrem İmamoğlu seçim kazanırken başarı Canan Kaftancıoğlu’na ait oluyor adaya değil,ama AKP’den fark yenildiğinde başarısızlık neden adaya ait oluyor?” diye sorma hakkımız doğar.Ayrıca Canan Hanım’ın cevaplaması gereken bir diğer soru da hani “CHP tarihinin en iyi İstanbul il başkanı”(!) olarak 2018 Cumhurbaşkanı seçiminde partisinin adayını neden yalnız bıraktığı,neden yerel seçimlerdeki gibi bir çalışma sergilemediği sorusudur.Bu sorunun cevabı –Cumhurbaşkanı seçimlerinin yapıldığı geceden başlayarak bu güne kadar yaptığı hataları kabul etmek ve başlattığı son hareketi de tasvip etmemekle birlikte- o dönem aday olan İnce’nin parti içerisinde Canan Kaftancıoğlu’nun mensubu olduğu 10 Aralık Hareketi’nin karşısında yer alması ve seçimi kazanırsa 10 Aralıkçıların da tasfiye olacağı gerçeği midir?Devam edelim biz “CHP tarihinin en iyi İstanbul İl Başkanı”nın (!) karnesindeki rakamlara bakmaya…Hani Canan Kaftancıoğlunu “içi boş” bir efsaneye çeviren bu son İstanbul seçimleri var ya…İşte isterseniz bu seçimlerin rakamlarına bakalım…
İstanbul’da Büyükşehir’i kazanmasına rağmen bunun dışında CHP her alanda AKP’nin gerisinde…İstanbul yerel seçimlerinde İstanbul İl Genel Meclisi’nde AKP’nin oyu %45,58, CHP’nin oy oranı ise %38,54… Yani il genel meclisinde Canan Kaftancıoğlu’nun il başkanlığını yaptığı İstanbul’da,Büyükşehir Belediyesi kazanılmış olmasına rağmen AKP CHP’ye %7 fark atmış…İstanbul’da kazanılan ilçe belediye sayısında AKP 24’e 14 önde…
Büyükşehir Belediye Meclisi’nde AKP çoğunlukta…Yani Canan Kaftancıoğlu öyle yılmaz savunucularının söylediği gibi “CHP tarihinin gördüğü en başarılı İstanbul İl Başkanı” falan da değil,bu tezler de rakamlar ile “Çürüyor”…Evet efendim ne diyorlar bu yılmaz ve azimli Canan Kaftancıoğlu savunucuları başka: “Canan Kaftancıoğlu müthiş bir örgütçü,İstanbul örgütüne çok hakim”Şimdi biz size yerel seçimlerde İstanbul Büyükşehir Belediyesi kazanılmasına rağmen aradan geçen 1,5 sene zarfında CHP İstanbul örgütünden 41 bin 800 üyenin istifa ettiğini söylesek…Hani nasıl bir “Muhteşem örgütçülük,nasıl bir örgüte hakim olmak bu” desek, “On binlerce insan İstanbul ilinde partisinden istifa ederken Canan Kaftancıoğlu il başkanı olarak ne yapmaktadır?” diye sorsak bu sahte “Efsane” yaratıcıları ve onlara inanarak bu savunmaların peşine takılanlar ne cevap verirler acaba?Peki iyi de bunca somut rakam ortadayken,Canan Kaftancıoğlu’nun “Yaratılan” sahte bir efsane olduğu bu kadar belliyken neden bu “Efsane” algısı nasıl oluşturuluyor?Canan Kaftancıoğlu tüm bu “Makyajın” arkasındaki gerçeklere rağmen neden “Dokunulamaz” bir kişi derseniz o sorunun cevabı yazımızın başında değindiğimiz partiyi ele geçiren 10 Aralık Hareketi’nde saklıdır.Yola çıkarken ayrı bir sol parti kurmak isteyip, “CHP kapatılıp vakıf olsun” diyen bu hareket daha sonra Kemal Kılıçdaroğlu’nun Genel Başkanlığı ile birlikte CHP’ye “Monte” edilmiş,kurucuları olan Süleyman Çelebi milletvekili,Burhan Şenatalar PM üyesi,Oğuz Kaan Salıcı önce İstanbul İl Başkanı,sonra milletvekili en sonunda “Örgütlerden Sorumlu” Genel Başkan Yardımcısı olurken,ekibin en önemli isimlerinden Canan Kaftancıoğlu’nu da İstanbul İl Başkanlığı’na taşıyarak İstanbul delegasyonunu kontrol altına almış,İstanbul’daki rant üzerinden siyasetin kontrolünü de sağlamışlardır.
İlerleyen süreçte bu ekip Türkiye genelinde il başkanlarının belirlenmesinden milletvekili ve belediye başkanı aday listelerinin hazırlanmasına,son olarak Canan Kaftancıoğlu eli ile Kadın Kolları Başkanı seçimine kadar her yerde müdahil ve etkin bir hale gelmiştir.





