BEKA SORUNU NEDİREğitimli, gelişmiş ciddi bir genç kuşağımız var. Mayıs 2020 'de 'İmkanınız olsa yurtdışında yaşamak ister misiniz?' diye soruluyor gençlere. Gençlerin yüzde 62,5'i 'evet' diyor. AK Partili gençlerin de yüzde 47,3'ü 'evet' diyor. Önümüzdeki ciddi tehlikeyi görüyor musunuz? Bir ülkenin gençliği, ben bu ülkede değil başka bir ülkede yaşamak istiyorum diyor. Eylül 2020 'de gençlere 'kalıcı olarak başka bir ülke vatandaşlığı verilirse Türkiye'yi terk edip o ülkeye yerleşmeyi düşünür müsünüz? diye soruluyor. Evet diyenlerin oranı yüzde 64. Yüzde 14'ü 'hayır kalırım' diyor. Türkiye'nin gerçek anlamda beka sorunu ne? Bir ülke kendi gençliğini kaybederse Türkiye'nin beka sorunu nedir o zaman? Kaç siyasetçi, vatansever bunu düşünüyor? Bayrak için mangalda kül bırakmayanlar bunu düşünüyor mu acaba? Gençlere nasıl bir tablo bıraktıklarının farkındalar mı acaba? Başka hangi beka sorunundan söz edeceksiniz, işte beka sorunu budur! İkinci yüzyıla çağrı beyannamesi bütün bu gençleri Türkiye'de tutma beyannamesidir ayrıca. Ülkeyi yönetenlerin büyük bir aymazlık içinde gençlerden kopuk.PARLAMENTONUN, ANAYASANIN ASKIYA ALINDIĞI BİR SÜREÇDarbe hukukundan arınan bir anayasa, bir hukuk sistemi. Eğer siz darbelerden şikayet edip, darbe hukukunu uyguluyorsanız darbecilerden bir farkınız yok. Hatta daha büyük bir suç işliyorsunuz. Parlamentonun, anayasanın askıya alındığı bir süreçten geçiyoruz. Bir ülkede yasama yargı ve yürütme bir kişinin kontrolü altına girerse o ülkede felaket olur. Bunu bütün kitlelere anlatmamız gerekiyor, bizim böyle bir tarihi sorumluluğumuz var. Bu tarihi sorumluluğun yükü hepimizin omuzlarındadır.TWEET ATACAK KORKUYORDüşünceye ifade özgürlüğü, genç tweet atacak korkuyor, 'başıma bir bela gelir mi?' diye. Biz delikanlı deriz gençlere. Gençler hata ve yanlışlık yapabilirler. Onun gençliği gözardı ederseniz o devlet iflah olmaz. Bir genci, bir düşünceyi yok ediyorsunuz demektir.ÇÜRÜME ORDA BAŞLIYORİflas eden bir yargı sistemi ile karşı karşıyayız. Her şey aklıma gelirdi de yargının bu kadar köreleceği aklıma gelmezdi. Alt mahkeme en üst mahkemenin verdiği karar beni bağlamaz diyorsa, ne demek Anayasa Mahkemesi diyorsa, çürüme orda başlıyor.O hakimlerde bir kabahat görmüyorum ben. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi topluma şu mesajı veriyor:1-Biz hukukun üstünlüğüne göre karar veren bir mahkeme değiliz.2- Böyle olmadığımız için de anayasa ve yasalar bizi bağlamaz, biz gücümüzü anayasadan değil saraydan alıyoruz.3- Milletvekilinin yeniden dokunulmazlık kazanması da bizi bağlamaz. Biz yasama organının üyesini AYM'nin kararına rağmen yargılayıp mahkum ederiz. Bizi TBMM Başkanı dahil eleştiremez. Yasama dokunulmazlığı olan bir vekilin yasalara aykırı olarak yargılanmasına itiraz etmesi gereken ilk kişi Meclis Başkanı'dır. Meclis Başkanı'nın sesi çıkıyor mu? Çıkmaz, çıkamaz. Talimatı saraydan alır.4- Bizim anayasayı ihlal etmemiz, AYM'nin kararlarına uymamamız HSK tarafınca sorgulanamaz. HSK da talimatı saraydan alır.5- Biz hukuk devletinin değil şahsım devletinin hakimleriyiz. Dolayısıyla saraya yaptığımız hizmetlerle üst makamlara atanmayı bekliyoruz.Adaletin olmadığı yerde devlet yoktur. Devletin dini adalettir. Adaleti yok ederseniz devleti, insanlığı, kainatı yok edersiniz, ekosistemi yok edersiniz. Siz adaleti yok ediyorsunuz. İkinci yüzyıla çağrı metni bu tür olaylara asla izin vermeyecek bir beyannamedir.PARLAMENTONUN YARISI NEDEN KADIN DEĞİLSiyasetin erkek egemen bir alan olmaktan çıkarılması gerekiyor. Ülkenin yarısı kadın, parlamentonun yarısı neden kadın değil? Bütün kadın örgütlerinden istirhamım yüzde 50 cinsiyet kotasının olmadığı bir seçim kanununa oy vermeyin. Bunu savunmayan bir partiye oy vermeyin. Bunu kim değiştirmek istiyor? Darbe hukukuna karşı olan biz değiştirmek istiyoruz. Darbe hukukunun bize biçtiği elbise bize dar geliyor, nefes alamıyoruz. Bunun değişmesi lazım." Gündem
Yayınlanma: 16 Ekim 2020 - 13:27
CHP Lideri Kılıçdaroğlu: Her şey aklıma gelirdi de yargı sisteminin bu kadar çökeceği aklıma gelmezdi
Gündem
16 Ekim 2020 - 13:27
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Adım Adım İktidara Projesi Tanıtım ve İlk Eğitim Toplantısı’nda açıklamalarda bulundu.
BEKA SORUNU NEDİREğitimli, gelişmiş ciddi bir genç kuşağımız var. Mayıs 2020 'de 'İmkanınız olsa yurtdışında yaşamak ister misiniz?' diye soruluyor gençlere. Gençlerin yüzde 62,5'i 'evet' diyor. AK Partili gençlerin de yüzde 47,3'ü 'evet' diyor. Önümüzdeki ciddi tehlikeyi görüyor musunuz? Bir ülkenin gençliği, ben bu ülkede değil başka bir ülkede yaşamak istiyorum diyor. Eylül 2020 'de gençlere 'kalıcı olarak başka bir ülke vatandaşlığı verilirse Türkiye'yi terk edip o ülkeye yerleşmeyi düşünür müsünüz? diye soruluyor. Evet diyenlerin oranı yüzde 64. Yüzde 14'ü 'hayır kalırım' diyor. Türkiye'nin gerçek anlamda beka sorunu ne? Bir ülke kendi gençliğini kaybederse Türkiye'nin beka sorunu nedir o zaman? Kaç siyasetçi, vatansever bunu düşünüyor? Bayrak için mangalda kül bırakmayanlar bunu düşünüyor mu acaba? Gençlere nasıl bir tablo bıraktıklarının farkındalar mı acaba? Başka hangi beka sorunundan söz edeceksiniz, işte beka sorunu budur! İkinci yüzyıla çağrı beyannamesi bütün bu gençleri Türkiye'de tutma beyannamesidir ayrıca. Ülkeyi yönetenlerin büyük bir aymazlık içinde gençlerden kopuk.PARLAMENTONUN, ANAYASANIN ASKIYA ALINDIĞI BİR SÜREÇDarbe hukukundan arınan bir anayasa, bir hukuk sistemi. Eğer siz darbelerden şikayet edip, darbe hukukunu uyguluyorsanız darbecilerden bir farkınız yok. Hatta daha büyük bir suç işliyorsunuz. Parlamentonun, anayasanın askıya alındığı bir süreçten geçiyoruz. Bir ülkede yasama yargı ve yürütme bir kişinin kontrolü altına girerse o ülkede felaket olur. Bunu bütün kitlelere anlatmamız gerekiyor, bizim böyle bir tarihi sorumluluğumuz var. Bu tarihi sorumluluğun yükü hepimizin omuzlarındadır.TWEET ATACAK KORKUYORDüşünceye ifade özgürlüğü, genç tweet atacak korkuyor, 'başıma bir bela gelir mi?' diye. Biz delikanlı deriz gençlere. Gençler hata ve yanlışlık yapabilirler. Onun gençliği gözardı ederseniz o devlet iflah olmaz. Bir genci, bir düşünceyi yok ediyorsunuz demektir.ÇÜRÜME ORDA BAŞLIYORİflas eden bir yargı sistemi ile karşı karşıyayız. Her şey aklıma gelirdi de yargının bu kadar köreleceği aklıma gelmezdi. Alt mahkeme en üst mahkemenin verdiği karar beni bağlamaz diyorsa, ne demek Anayasa Mahkemesi diyorsa, çürüme orda başlıyor.O hakimlerde bir kabahat görmüyorum ben. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi topluma şu mesajı veriyor:1-Biz hukukun üstünlüğüne göre karar veren bir mahkeme değiliz.2- Böyle olmadığımız için de anayasa ve yasalar bizi bağlamaz, biz gücümüzü anayasadan değil saraydan alıyoruz.3- Milletvekilinin yeniden dokunulmazlık kazanması da bizi bağlamaz. Biz yasama organının üyesini AYM'nin kararına rağmen yargılayıp mahkum ederiz. Bizi TBMM Başkanı dahil eleştiremez. Yasama dokunulmazlığı olan bir vekilin yasalara aykırı olarak yargılanmasına itiraz etmesi gereken ilk kişi Meclis Başkanı'dır. Meclis Başkanı'nın sesi çıkıyor mu? Çıkmaz, çıkamaz. Talimatı saraydan alır.4- Bizim anayasayı ihlal etmemiz, AYM'nin kararlarına uymamamız HSK tarafınca sorgulanamaz. HSK da talimatı saraydan alır.5- Biz hukuk devletinin değil şahsım devletinin hakimleriyiz. Dolayısıyla saraya yaptığımız hizmetlerle üst makamlara atanmayı bekliyoruz.Adaletin olmadığı yerde devlet yoktur. Devletin dini adalettir. Adaleti yok ederseniz devleti, insanlığı, kainatı yok edersiniz, ekosistemi yok edersiniz. Siz adaleti yok ediyorsunuz. İkinci yüzyıla çağrı metni bu tür olaylara asla izin vermeyecek bir beyannamedir.PARLAMENTONUN YARISI NEDEN KADIN DEĞİLSiyasetin erkek egemen bir alan olmaktan çıkarılması gerekiyor. Ülkenin yarısı kadın, parlamentonun yarısı neden kadın değil? Bütün kadın örgütlerinden istirhamım yüzde 50 cinsiyet kotasının olmadığı bir seçim kanununa oy vermeyin. Bunu savunmayan bir partiye oy vermeyin. Bunu kim değiştirmek istiyor? Darbe hukukuna karşı olan biz değiştirmek istiyoruz. Darbe hukukunun bize biçtiği elbise bize dar geliyor, nefes alamıyoruz. Bunun değişmesi lazım."İlginizi Çekebilir







