Yerel seçimlerde İstanbul’u kazanan Millet ittifakı, bu dengeyi sürdürebilmek için büyük çaba sarf etse de, yereldeki dengeler her zaman ip üstünde yürümeyi gerektiriyor. Eğer ki ittifak İstanbul’da bozulursa, tüm dengeler Cumhur ittifakı lehine alt üst olabilir. Bunun farkında olan ve İstanbul’daki sıkıntıyı iyi bilen Kılıçdaroğlu’nun atacağı adım sorunu yerel bazda çözebilir elbette.Ancak 9 Şubat’ta gerçekleşecek olan CHP İstanbul İl kongresine oldukça az bir süre kaldı. Kılıçdaroğlu, Millet ittifakını kurtaracak İstanbul formülünü hayata geçirebilmek için tarafları ikna etmeyi başarmalı. Ve yine Kılıçdaroğlu biliyor ki, ne yapacaksa hemen yapmalı ve bunu yaparken rakiplerin olası hamlelerini de göz önünde bulundurmalı.
Bunu anlamak için İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in“Iğdır ve Ahlat’ta önemli bir oy potansiyeline sahibiz fakat aday çıkarmadık.Cumhur İttifakı arzu ederse seçmenimiz desteğini esirgemeyecektir” sözlerini anımsamakta fayda var. Akşener, AKP ve MHP’ye “tek aday çıkarın, destekleyelim” derken şu ifadelerde bulunmuştu:“İyi Parti’nin çekilmek istediği çukura girmeyeceğiz. HDP ile ahbaplığı ben yapmadım. Hiçbir HDP’li bizim partimizi bugüne kadar ziyaret etmedi, biz de onları hiç ziyaret etmedik. İki partinin de böyle bir girişimi olmadı. Biz HDP’nin oylarına talip değiliz.Kaftancıoğlu’nun il başkanlığını HDP’liler açık bir şekilde desteklerken İyi Partililerin rahatsızlık duyması ve kongre öncesi bu rahatsızlığı yüksek sesle dillendirmeye başlamaları ittifak çatlağının İstanbul’daki ilk ayağını oluşturuyor diyebiliriz.
Bu gerilimin kamuoyu önünde ayyuka çıkması da “Kahramanın Yolculuğu” kitabının raflarda yerini alması ile başladı.Kaftancıoğlu’nun İmamoğlu’nun seçim kampanyasındaki danışmanı olan Necati Özkan ile çatışma halinde olması, “İmamoğlu – Kaftancıoğlu açıktan değil, danışman üzerinden kavga ediyor” yorumlarıyla karşılandı.Bu yorumlar pek de mesnetsiz sayılmazdı aslında.Şöyle ki… Özkan, “Kahramanın yolculuğu” kitabını yazdığında, İmamoğlu’nun seçim başarısının en büyük nedeninin kendi yönettiği profesyonel süreç olduğunu, CHP İstanbul il yönetiminin bu başarının hiçbir yerinde olmadığı gibi “nerdeyse” köstek olduğunu yazdı.İmamoğlu da kapağında kendi fotoğrafının olduğu kitaba önsöz yazarak, Özkan’ın ne kadar başarılı olduğunu, sayesinde İstanbul’u nasıl kazandıklarını anlatınca Kaftancıoğlu tepkisini gizlemeden, açıktan ortaya koydu:“Kahramanın hikayesini yazıyorum diyerek kahramandan daha çok kendilerini kahramanlaştırmaya çalışan profesyoneller bilsinler ki; yalan, yanlış ve eksik verilerle Genel merkez iradesinin, CHP örgütlerinin ve İstanbul ittifakının emeğine hiç kimse saygısızlık edemeyecektir!”
Kılıçdaroğlu’nun kafasındaki il başkan adayı profilini çıkarmaya çalışırsak eğer:– Erken seçimin kapıda olması nedeniyle millet ittifakını bir arada tutabilmek için HDP ile de İyi Parti ile de ilişkileri dengede yürütebilecek,– Ekrem İmamoğlu ile uyumlu bir şekilde çalışabilecek,– Örgütün sorunlarına kapılarını kapatmayacak,– Alevilerin temsiliyet beklentilerini karşılayabilecek,– Gelenekçi CHP’lilerin de desteğini alabilmesi için tabandan gelecekbir adaya ihtiyaç duyulacak diyebiliriz.Kılıçdaroğlu’nun kafasındaki profile Kaftancıoğlu’nun uymadığını söylemek oldukça mümkün.Ancak yukarıda da anlattığım üzere, HDP ile ilişkilerin de dengede yürümesi için Kılıçdaroğlu’nun Kaftancığlu’nu Genel Merkez düzeyinde bir pozisyonda değerlendirecek olmasını öngörmek de gayet mümkün. Kılıçdaroğlu ilçe başkanları ile görüşmesinde Kaftancıoğlu ismini dillendirse de, düğmeye basılan Saray operasyonu onu kararı noktasında İstanbul için yeniden düşünmeye itecek gibi görünüyor.CHP’ye yönelik olarak dalga dalga büyüyecek bir operasyon yapılacağı anlaşılmış durumda. Bunun ucunun nerelere vardırılacağını tahmin etmek güç.. Parti tabanına sahip çıkmak konusunda Kılıçdaroğlu yalnız kalabileceğini düşünüyor. CHP tabanını bir arada tutabilme hususunda Kaftancıoğlu’nun çizdiği siyasi profilin yeterli olmayacağı düşüncesi de Kılıçdaroğlu’nun kafasını karıştıran konulardan.
KILIÇDAROĞLU İTTİFAKIN DEVAMI İÇİN ÖNCE İSTANBUL’DAKİ SORUNLARI ÇÖZMEYİ HEDEFLİYOR
Pek çok benzemezi bir araya getirmeyi başaran CHP liderinin başarılı olup olmayacağı bilinmez, ancak İstanbul formülünü anlatmadan önce meselenin tam olarak kavranabilmesi için CHP İstanbul’daki sorunlardan söz etmem gerekiyor.Millet ittifakını bir arada tutabilmek için, milliyetçi hassasiyeti yoğun olan İyi Partililer ve Kürt sorununun çözümü için yeni yollar arayan HDP’liler ile aynı anda aynı çatı altında bulunmak zannedildiği kadar kolay yönetilecek bir mesele değil. İstanbul’da büyükşehri CHP’ye kazandıran bu birliktelik hassas dengeler yürütmeyi gerektiriyor.KAFTANCIOĞLU HDP İLE İLİŞKİLERİN SEMBOLÜ OLDU
Liderlerin ve başkanların eşleri ile Demirtaş’ın kitabından uyarlanan tiyatro oyununda yan yana poz vermek gibi politik hamlelerin HDP ile CHP ilişkilerinin sağlamlaşmasına vesile olduğu bir gerçek.Yine yakın zamanda HDP’ye açık destek veren pek çok isimden Kaftancıoğlu’na destek açıklaması geldi. Barbaros Şansal bile, Eren Erdem’in Canan Kaftancıoğlu’na karşı aday olup olmayacağına ilişkin bir haberi paylaşırken, “Bu durumda oylar HDP’ye arkadaşlar!” dedi.239 kişi bunun hakkında konuşuyorGerek Kaftancıoğlu’nun “HDP ile omuz omuza olacağız” şeklindeki açıklamaları gerekse HDP’li yöneticilerin kendisine atfen destekleyici konuşmaları Kaftancıoğlu’nu HDP – CHP ilişkileri açısından sembolleşen bir siyasetçi pozisyonuna taşıdı.Barbaros Şansal✔@barbarosansalfnBu durumda oylar HDP’ye arkadaşlar! https://twitter.com/tele1comtr/status/1211365284935806976 …Tele1 TV✔@tele1comtrKaftancıoğlu’na rakip mi oluyor? Eren Erdem’den flaş İstanbul İl Başkanlığı yanıtıhttps://tele1.com.tr/eren-erdemden-flas-il-baskanligi-yaniti-114703/ …
1.51922:18 - 29 Ara 2019Twitter Reklamları'na ilişkin bilgiler ve gizlilik
İYİ PARTİLİLER KAFTANCIOĞLU’NDAN RAHATSIZ
Lider eşleriyle birlikte Kaftancıoğlu’nun da Demirtaş’ın oyununda olması İyi Partililerin de gündemindeydi. Ancak ittifakın diğer bir kolu olan İyi Parti, CHP ile HDP ilişkileri üzerinden simgeleşen Kaftancıoğlu’nun İstanbul’da olmasından HDP kadar hoşnut değil.İyi Parti lideri Meral Akşener’in verilen kareye ilişkin olarak “Bunlar olabilir, biz olsak o oyuna gitmezdik ama saygı duyuyoruz” değerlendirmelerinde bulunarak parti tabanının hassasiyetini törpülemeye çalıştığını gördük. Ancak Akşener’in çabalarına karşın İstanbul gibi yerel bir pozisyonda bu denli ağır ve milliyetçiler için ters algılanabilecek politik hamleler yapan bir il başkanı İyi Partililer tarafından hoş karşılanmıyor.İyi Parti sözcüsü Yavuz Ağıralioğlu’nun açıklamalarına göz atarsak eğer HDP – CHP yakınlaşmasına bakış açılarını daha rahat anlayabiliriz:“CHP’nin her yaptığına ‘evet’ diyerek savunmuyoruz. HDP’ye kimi krediler açarak siyaset yapmanızı doğru bulmuyoruz diyoruz. CHP, HDP ile kurumsal olarak devam edeceğim diyebilir, tercihidir ama biz bu bileşen içinde olmayız. Millet İttifakı ile bir güç birliği yaptık. Bu beraberliği millet de seçim sonuçlarıyla takdir etti. Ama bu bizim Millet İttifakına Katolik nikahı ile bağlı olduğumuz anlamına gelmiyor.”Erdoğan’ın yakın vadede nihai hedefinin CHP-HDP yakınlaşması olduğu gerçeğini ön planda tutarak, İyi Parti tabanını Millet ittifakından ayırmak ve Cumhur ittifakına katmak olduğunu söylemiştik. Kaldı ki İyi Partinin ittifaka rabıtası pek de sağlam sayılmaz.
Bunu anlamak için İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in“Iğdır ve Ahlat’ta önemli bir oy potansiyeline sahibiz fakat aday çıkarmadık.Cumhur İttifakı arzu ederse seçmenimiz desteğini esirgemeyecektir” sözlerini anımsamakta fayda var. Akşener, AKP ve MHP’ye “tek aday çıkarın, destekleyelim” derken şu ifadelerde bulunmuştu:“İyi Parti’nin çekilmek istediği çukura girmeyeceğiz. HDP ile ahbaplığı ben yapmadım. Hiçbir HDP’li bizim partimizi bugüne kadar ziyaret etmedi, biz de onları hiç ziyaret etmedik. İki partinin de böyle bir girişimi olmadı. Biz HDP’nin oylarına talip değiliz.Kaftancıoğlu’nun il başkanlığını HDP’liler açık bir şekilde desteklerken İyi Partililerin rahatsızlık duyması ve kongre öncesi bu rahatsızlığı yüksek sesle dillendirmeye başlamaları ittifak çatlağının İstanbul’daki ilk ayağını oluşturuyor diyebiliriz.İMAMOĞLU – KAFTANCIOĞLU ARASINDAKİ UYUMSUZLUK SIR DEĞİL
İstanbul sorununun ikinci ayağı da Ekrem İmamoğlu – Canan Kaftancıoğlu arasında sürekli gerilim olması ve uyumlu bir çalışma sergileyemeyişleri meselesi olarak karşımıza çıkıyor. Kaftancıoğlu’nun İmamoğlu’nun bürokratlarını siyasi meselelere karıştırmak istememesi, ihtilaf konularındaki katı ve uzlaşmaz duruşu ikilinin arasındaki gerilimin nedenlerinden biri diyebiliriz.
Bu gerilimin kamuoyu önünde ayyuka çıkması da “Kahramanın Yolculuğu” kitabının raflarda yerini alması ile başladı.Kaftancıoğlu’nun İmamoğlu’nun seçim kampanyasındaki danışmanı olan Necati Özkan ile çatışma halinde olması, “İmamoğlu – Kaftancıoğlu açıktan değil, danışman üzerinden kavga ediyor” yorumlarıyla karşılandı.Bu yorumlar pek de mesnetsiz sayılmazdı aslında.Şöyle ki… Özkan, “Kahramanın yolculuğu” kitabını yazdığında, İmamoğlu’nun seçim başarısının en büyük nedeninin kendi yönettiği profesyonel süreç olduğunu, CHP İstanbul il yönetiminin bu başarının hiçbir yerinde olmadığı gibi “nerdeyse” köstek olduğunu yazdı.İmamoğlu da kapağında kendi fotoğrafının olduğu kitaba önsöz yazarak, Özkan’ın ne kadar başarılı olduğunu, sayesinde İstanbul’u nasıl kazandıklarını anlatınca Kaftancıoğlu tepkisini gizlemeden, açıktan ortaya koydu:“Kahramanın hikayesini yazıyorum diyerek kahramandan daha çok kendilerini kahramanlaştırmaya çalışan profesyoneller bilsinler ki; yalan, yanlış ve eksik verilerle Genel merkez iradesinin, CHP örgütlerinin ve İstanbul ittifakının emeğine hiç kimse saygısızlık edemeyecektir!”2.851 kişi bunun hakkında konuşuyorCanan Kaftancıoğlu✔@ccanannnnnnKahramanın hikayesini yazıyorum diyerek kahramandan daha çok kendilerini kahramanlaştırmaya çalışan profesyoneller bilsinler ki; yalan, yanlış ve eksik verilerle
Genel merkez iradesinin, CHP örgütlerinin ve İstanbul ittifakının emeğine hiç kimse saygısızlık edemeyecektir!14,5 B09:37 - 6 Kas 2019Twitter Reklamları'na ilişkin bilgiler ve gizlilik

KILIÇDAROĞLU İMAMOĞLU’NUN BEKLENTİSİNİN FARKINDA
Ekrem İmamoğlu, her ne kadar ittifakın adayı olarak İstanbul’u kazanmış olsa da, CHP’nin adayı olduğu gerçeğini unutmamak gerekiyor. Uzun yıllar boyunca iktidar yüzü görmemiş olan CHP’liler her ne kadar seçim zaferinin sevincinde olsalar da, İmamoğlu’ndan beklentileri hiç de düşük değil.İmamoğlu ise belediyedeki sorumluluklarının oldukça yoğun olması sebebiyle örgütle birebir temas kuramadığı için, bu meselenin il başkanınca halledilmesi gerektiğini düşünüyor. Ancak Kaftancıoğlu’nun örgütün taleplerini dengeleyemediğini ve kendisine çok fazla sorumluluk yüklendiğini düşünüyor.Yine kamuoyunda sürekli haber olduğu için Kaftancıoğlu’nun CHP örgütleri nezdinde yüksek bir karşılığı olduğu akıllara gelebilir. Ancak mesele tam olarak zannedildiği gibi değil. Cumhuriyet Halk Partisi geçmişi pek de uzun olmayan Kaftancıoğlu’nun CHP’ye oy verenlerle iletişimi sorunlu olduğu gibi örgütleri de hakkıyla tanıdığı söylenemez. Aynı zamanda 10 Aralık hareketinin desteklediği bir isim olması münasebetiyle gelenekçi CHP’lilerin de tepkisine mahzar olduğu herkesçe malum olunan bir gerçek.Bu nedenle Kaftancıoğlu ile herhangi bir talebine ilişkin görüşebilen bir partili çoğunlukla olumsuz yanıtla ve büyük bir hayal kırıklığıyla geri dönüyor. Uzun yıllar boyunca her türlü ayrımcılığa maruz kaldıklarını, AKP iktidarında işsizliğe, yoksulluğa mahkum edildiklerini ve liyakatten uzak görevlendirmeler yüzünden hakları olanı alamadıklarını düşünen CHP’liler CHP İstanbul İl Başkanına giderek iş talebinde bulunuyorlar. Ancak Kaftancıoğlu bu talepleri direkt reddediyor.Örgütten gelen taleplere “sabredin” demek zorunda kalan İmamoğlu da üzerindeki sorumluluğu bir nebze olsun alabileceğine inandığı bir il başkanıyla çalışmak istiyor elbette. Kılıçdaroğlu da kendisine yansıyanlardan, İmamoğlu’nun bu beklentisinin ve Kaftancıoğlu’nun arasının bu anlamda örgütle pek de hoş olmadığının farkında.KAFTANCIOĞLU: İL BAŞKANLIĞI İŞ VE İŞÇİ BULMA KURUMU DEĞİLDİR
CHP’lilerin işsizlik ile mücadele konusunda Kaftancıoğlu’nun katı yaklaşması meselesine ben de bizzat şahitlik ettim. Benim de katıldığım Sultanbeyli ilçe kongresinde Kaftancıoğlu kürsüye çıkmış ve “CHP İstanbul İl Başkanlığı İş ve İşçi Bulma Kurumu değildir” demişti.CHP’LİLERE İŞ YOK AMA AKP’Lİ ÖZEL OLARAK DAİRE BAŞKANI YAPILIYOR
CHP’li belediyelerde hala AKP’lilerin, MHP’lilerin liyakatsız bir şekilde çalıştıklarını söyleyen CHP’liler Kaftancıoğlu’nun bu tutumundan rahatsız oldukları için İmamoğlu’na ulaşmaya çalışıyorlar ancak İmamoğlu’ndan da -görüşebilirlerse eğer- beklemeleri tavsiyesini dinliyorlar.Yine Sultanbeylinde görüştüğüm CHP’liler bana şöyle demişlerdi:“ Kaftancıoğlu az evvel kürsüde ‘il ilçe başkanlıkları iş ve işçi bulma kurumu değildir’ dedi. Bize iş veren olmuyor zaten ama AKP’liyi getirip meclis üyesi yapıp, yanındaki danışmanları AKP’li atayıp, Mezarlıklar Daire Başkanı yapan da kendileri”Bu sözlerin üzerine araştırıldığında da Kaftancıoğlu döneminde AKP’li Belediye Başkan Yardımcısı Ayhan Koç‘un CHP’nin adayı yapılıp, İBB’de Mezarlıklar Daire Başkanı olarak atanması hadisesinin CHP’lileri oldukça üzdüğünü gördüm. Çünkü beyefendinin AKP’den alınarak CHP’ye getirilmesi sürecinde etkili olan isim Kaftancıoğlu’nun ekibinde olan ancak kongrede kaybeden ilçe başkan adayı olmuş.AKP’lilere özel olarak atama yapılması için çaba sarf edilirken CHP’lilere “bekleyin, burası iş bulma kurumu değil” şeklinde yaklaşılmasının partilileri üzdüğünü ve büyük bir tepkiye neden olduğunu söyleyebilirim.ALEVİLER KENDİLERİNİ DIŞLANMIŞ HİSSEDİYORLAR
CHP örgütünün tek sorunu işsizlik değil elbette. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da Alevi Bektaşi geleneğine mensup olması münasebetiyle kendisinden fedakârlık yapılması beklenen ve Alevi vatandaşlardan oluşan bir seçmen grubunun varlığından söz etmemek olmaz.Kılıçdaroğlu’na Alevi kimliği üzerinden saldırı olursa, bu durum toplumsal çatışmaya neden olur diye düşünen bu partililer, örgütte herhangi bir noktaya aday olduklarında her türlü liyakate sahip olsalar dahi, bu gerekçe kendilerine kimi yöneticiler tarafından sunulduğu için geri çekilmek zorunda kalıyorlar.Bu nedenle sürekli fedakârlık yapan Aleviler, kendilerini dışlanmış hissettikleri gibi hiçbir yönetim kademesinde temsil edilemiyor oluşlarının rahatsızlığını duyuyorlar.KILIÇDAROĞLU’NUN İSTANBUL FORMÜLÜ
Kılıçdaroğlu’nun kafasındaki il başkan adayı profilini çıkarmaya çalışırsak eğer:– Erken seçimin kapıda olması nedeniyle millet ittifakını bir arada tutabilmek için HDP ile de İyi Parti ile de ilişkileri dengede yürütebilecek,– Ekrem İmamoğlu ile uyumlu bir şekilde çalışabilecek,– Örgütün sorunlarına kapılarını kapatmayacak,– Alevilerin temsiliyet beklentilerini karşılayabilecek,– Gelenekçi CHP’lilerin de desteğini alabilmesi için tabandan gelecekbir adaya ihtiyaç duyulacak diyebiliriz.Kılıçdaroğlu’nun kafasındaki profile Kaftancıoğlu’nun uymadığını söylemek oldukça mümkün.Ancak yukarıda da anlattığım üzere, HDP ile ilişkilerin de dengede yürümesi için Kılıçdaroğlu’nun Kaftancığlu’nu Genel Merkez düzeyinde bir pozisyonda değerlendirecek olmasını öngörmek de gayet mümkün. Kılıçdaroğlu ilçe başkanları ile görüşmesinde Kaftancıoğlu ismini dillendirse de, düğmeye basılan Saray operasyonu onu kararı noktasında İstanbul için yeniden düşünmeye itecek gibi görünüyor.CHP’ye yönelik olarak dalga dalga büyüyecek bir operasyon yapılacağı anlaşılmış durumda. Bunun ucunun nerelere vardırılacağını tahmin etmek güç.. Parti tabanına sahip çıkmak konusunda Kılıçdaroğlu yalnız kalabileceğini düşünüyor. CHP tabanını bir arada tutabilme hususunda Kaftancıoğlu’nun çizdiği siyasi profilin yeterli olmayacağı düşüncesi de Kılıçdaroğlu’nun kafasını karıştıran konulardan.








