Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden seçilmesine kesin gözüyle bakılıyor. Son ana kadar Muharrem İnce’nin adaylık yarışına girip girmeyeceği tartışılırken İnce aday olmadığını ilan etti. Kurultaya 48 saat kala ise art arda üç isim birden genel başkanlığa adaylıklarını açıkladı. Bu isimler eski Mersin milletvekili Aytuğ Atıcı, eski milletvekili ve halen PM üyesi olan sol kanattan ‘Gelecek Biziz’ grubunun adayı İlhan Cihaner ve CHP Kurultay Onur üyelerinden Prof. Tolga Yarman.Önceki kurultayda iktisatçı Selin Sayek Böke ile birlikte CHP sol kanadı adına liste çıkartan, PM’ye girme mücadelesi yürüten Cihaner adaylık açıklamasında; partinin solda konuşlanması, sokakta da muhalefet etmesi, diğer sol muhalefet ile yakın işbirliği yapması gerektiğini, örgütün taleplerinin ve enerjisinin parti yönetimine yansımasının şart olduğunu savundu.CHP kulislerinde Kılıçdaroğlu’nun Selin Sayek Böke’yi kendi inisiyatifiyle PM’ye aday göstereceği belirtilerek, bu yüzden de Böke-Cihaner ortaklığının bu kurultayda çatladığı ileri sürülüyor.
Diğer yandan İnce’yle temasa geçen Cihaner’in PM listesinin, İnce ekibi ile birlikte hazırlanacağı iddiaları ortaya atılırken, asıl hedefin genel başkanlık yarışından çok, Kılıçdaroğlu’nun açıklayacağı 70 kişilik PM çarşaf listesinin ve anahtar listesinin delinerek parti içi muhalefeti temsilen olabildiğince çok ismin PM’ye girmesini sağlamak olduğu kaydediliyor.Kılıçdaroğlu mutlaka PM’de yer almasını istediği isimleri, oluşturacağı anahtar liste ile ilan ederek delegelerin bu isimlere oy vermesini isteyecek. Ancak, şimdiden PM üyeliği için 300’den fazla adayın ismi gündeme gelirken, listelerin somutlaşması ve oylama saatine kadar aday adayı sayısının 500’ü aşması bekleniyor.Geçen yıl yapılan tüzük kurultayı ile değiştirilen genel başkanlığına adaylık şartları yumuşatılarak delege sayısının yüzde 5’inin oyuyla aday gösterilmek yeterli sayıldı. Daha önce genel başkanlığa adaylık için toplam delege sayısının asgari yüzde 25’inin imzasıyla aday gösterilmek gerekiyordu. Bu da en az 400 imza toplama anlamına geliyordu. Bu defa 37. Olağan Kurultay’da 1370 delegeden yüzde 5’inin yani 68’inin imzasını toplamak genel başkan adayları için yeterli olacak.
Ancak yine de Kılıçdaroğlu’nun karşısına çıkan üç ismin bu imzaları bulup bulamayacağı belirsizliğini koruyor. Büyük kurultaya gelene kadar yapılan il ve ilçe kongrelerinde Genel Merkez Yönetimi ve Kılıçdaroğlu dışarıya karşı kavga-çatışma görüntüsü verilmemesi için örgüt kongrelerine tek adayla gidilmesini istedi. Az sayıda il ve ilçe dışında genellikle tek adayla yapılan kongrelerde kurultay delegelerinin seçimi de yine ağırlıkla genel merkez tarafından dizayn edildi. O nedenle Kılıçdaroğlu karşısındaki adayların genel merkez hakimiyetindeki delege yapısından gerekli imza sayısına ulaşmalarının zor olacağı öne sürülüyor.Kurultay öncesinde divan başkanlığını Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun yürütmesi kesinleşti. Diğer genel başkan adaylarının ilk gün yapılacak genel başkan seçiminde kürsüye çıkarak konuşabilmeleri, eleştiri ve önerilerini, programlarını anlatabilmeleri için en az 68 delegenin imzasıyla Çerçioğlu’nun başkanlığındaki Kurultay Divanı’na genel başkanlığa adaylıklarının önerilmesi gerekiyor.
Uzun süredir adaylığı düşünen Cihaner’in imzaları garanti ettikten sonra adaylığını açıkladığı vurgulanırken, Aytuğ Atıcı’nın da parti okulu eğitmeni olarak yoğun bir şekilde örgütle bağ kurduğu ve gerekli imzayı bulmasının sıkıntı olmayacağı ifade ediliyor.Pazar günü yapılacak PM seçimlerinde ise adaylık için en az 10 kurultay delegesinin imzası ile aday gösterilme koşulu bulunuyor. Bu yüzden delegelerin karşılıklı imza takasıyla 10 imzayı tamamlayacakları ve PM adaylarının sayısının yüzlerce kişiyi bulacağı dile getiriliyor.Muhalefet adayları uzun süre salgın koşullarında “halksız, örgütsüz, üyesiz kurultaya” karşı çıkarak, sloganı iktidar yürüyüşü olan bir kurultayın böylesi coşku ve heyecandan yoksun olarak yapılmasının ortaya konulan iktidar iddiası ile örtüşmediğini savunuyorlar.CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ise uzun süredir kurmaylarıyla kurultay konuşmasının hazırlıklarını yürütüyor. Ağırlığı demokrasi-hukuk devleti-gençlik-kadın ve ekonomik çözüm ekseni üzerine oturtulan İktidar/Seçim Beyannamesi içeriğindeki konuşmanın aynı zamanda CHP/Millet İttifakı’nın iktidar vaatlerini yansıtacağı dile getiriliyor.24 Haziran 2018’deki cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimlerinde seçim gecesi süreci yönetemediği için seçmenden ve örgütlerden büyük tepki görerek görevden ayrılmak zorunda kalan eski genel başkan yardımcısı Bülent Tezcan tekrar PM’ye girmek için yoğun kulis yürütürken, Kılıçdaroğlu’nun Tezcan’a sıcak bakmadığı PM’de ve PM içinden çıkacak Merkez Yönetim Kurulu’nda (MYK) radikal değişikliğe gideceği öne sürülüyor.
Seyit Torun, Veli Ağbaba, Aykut Erdoğdu gibi isimlerin de değişeceği, Kılıçdaroğlu’nun kadın ve gençlik kontenjanını uygulayarak PM ve MYK’da enerjik bir kan değişimi yapacağı belirtiliyor. Diğer yanda ise CHP kulislerinde önceki kurultaylarda da CHP liderinin benzer söylemleri dile getirdiğine dikkat çekilerek gerek kadın gerekse genç kontenjanına uyulmadığı gibi bazı isimlerin kadın kontenjanından PM’ye ve MYK’ya alındıkları anımsatılıyor. O yüzden de parti içi muhalefet değişimi sonuna kadar zorlamaya yönelirken bir yandan da 37. Kurultay’dan da büyük değişim çıkmayacağı, Kılıçdaroğlu’nun partiyi daha da sağa çekerek Millet İttifakı’nı sürdürmeye çalışacağı öne sürülüyor.Ayasofya’nın açılışını CHP kurultayından bir gün önce yaparak, kurultayı gölgede bırakmayı hedefleyen, Ayasofya içindeki ‘seçilmiş davetliler’ dışında meydan, cadde, sokak ve parklarda 350 bin kişinin Cuma namazına katıldığını ilan eden Cumhurbaşkanı Erdoğan ise Millet İttifakı’nı parçalama planlarını hızlandırmaya yöneliyor.O yüzden de CHP kurultayının sergileyeceği performans ve değişim, AKP-MHP ittifakına iktidar alternatifi olma iddiası yanında, toplumsal muhalefeti demokratik ittifak etrafında toplama becerisini sergileyecek kadroları başa getirme ve ülke çapında, kadınlar ve gençler arasında umut rüzgârı estirme yönünden de önemli.Bu hedef ve beklentilerin toplumda ne ölçüde karşılık bulacağı ise 27 Temmuz sabahı CHP’nin yeni yönetimi netleştiğinde görülecek.
Diğer yandan İnce’yle temasa geçen Cihaner’in PM listesinin, İnce ekibi ile birlikte hazırlanacağı iddiaları ortaya atılırken, asıl hedefin genel başkanlık yarışından çok, Kılıçdaroğlu’nun açıklayacağı 70 kişilik PM çarşaf listesinin ve anahtar listesinin delinerek parti içi muhalefeti temsilen olabildiğince çok ismin PM’ye girmesini sağlamak olduğu kaydediliyor.Kılıçdaroğlu mutlaka PM’de yer almasını istediği isimleri, oluşturacağı anahtar liste ile ilan ederek delegelerin bu isimlere oy vermesini isteyecek. Ancak, şimdiden PM üyeliği için 300’den fazla adayın ismi gündeme gelirken, listelerin somutlaşması ve oylama saatine kadar aday adayı sayısının 500’ü aşması bekleniyor.Geçen yıl yapılan tüzük kurultayı ile değiştirilen genel başkanlığına adaylık şartları yumuşatılarak delege sayısının yüzde 5’inin oyuyla aday gösterilmek yeterli sayıldı. Daha önce genel başkanlığa adaylık için toplam delege sayısının asgari yüzde 25’inin imzasıyla aday gösterilmek gerekiyordu. Bu da en az 400 imza toplama anlamına geliyordu. Bu defa 37. Olağan Kurultay’da 1370 delegeden yüzde 5’inin yani 68’inin imzasını toplamak genel başkan adayları için yeterli olacak.
Ancak yine de Kılıçdaroğlu’nun karşısına çıkan üç ismin bu imzaları bulup bulamayacağı belirsizliğini koruyor. Büyük kurultaya gelene kadar yapılan il ve ilçe kongrelerinde Genel Merkez Yönetimi ve Kılıçdaroğlu dışarıya karşı kavga-çatışma görüntüsü verilmemesi için örgüt kongrelerine tek adayla gidilmesini istedi. Az sayıda il ve ilçe dışında genellikle tek adayla yapılan kongrelerde kurultay delegelerinin seçimi de yine ağırlıkla genel merkez tarafından dizayn edildi. O nedenle Kılıçdaroğlu karşısındaki adayların genel merkez hakimiyetindeki delege yapısından gerekli imza sayısına ulaşmalarının zor olacağı öne sürülüyor.Kurultay öncesinde divan başkanlığını Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun yürütmesi kesinleşti. Diğer genel başkan adaylarının ilk gün yapılacak genel başkan seçiminde kürsüye çıkarak konuşabilmeleri, eleştiri ve önerilerini, programlarını anlatabilmeleri için en az 68 delegenin imzasıyla Çerçioğlu’nun başkanlığındaki Kurultay Divanı’na genel başkanlığa adaylıklarının önerilmesi gerekiyor.
Uzun süredir adaylığı düşünen Cihaner’in imzaları garanti ettikten sonra adaylığını açıkladığı vurgulanırken, Aytuğ Atıcı’nın da parti okulu eğitmeni olarak yoğun bir şekilde örgütle bağ kurduğu ve gerekli imzayı bulmasının sıkıntı olmayacağı ifade ediliyor.Pazar günü yapılacak PM seçimlerinde ise adaylık için en az 10 kurultay delegesinin imzası ile aday gösterilme koşulu bulunuyor. Bu yüzden delegelerin karşılıklı imza takasıyla 10 imzayı tamamlayacakları ve PM adaylarının sayısının yüzlerce kişiyi bulacağı dile getiriliyor.Muhalefet adayları uzun süre salgın koşullarında “halksız, örgütsüz, üyesiz kurultaya” karşı çıkarak, sloganı iktidar yürüyüşü olan bir kurultayın böylesi coşku ve heyecandan yoksun olarak yapılmasının ortaya konulan iktidar iddiası ile örtüşmediğini savunuyorlar.CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ise uzun süredir kurmaylarıyla kurultay konuşmasının hazırlıklarını yürütüyor. Ağırlığı demokrasi-hukuk devleti-gençlik-kadın ve ekonomik çözüm ekseni üzerine oturtulan İktidar/Seçim Beyannamesi içeriğindeki konuşmanın aynı zamanda CHP/Millet İttifakı’nın iktidar vaatlerini yansıtacağı dile getiriliyor.24 Haziran 2018’deki cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimlerinde seçim gecesi süreci yönetemediği için seçmenden ve örgütlerden büyük tepki görerek görevden ayrılmak zorunda kalan eski genel başkan yardımcısı Bülent Tezcan tekrar PM’ye girmek için yoğun kulis yürütürken, Kılıçdaroğlu’nun Tezcan’a sıcak bakmadığı PM’de ve PM içinden çıkacak Merkez Yönetim Kurulu’nda (MYK) radikal değişikliğe gideceği öne sürülüyor.
Seyit Torun, Veli Ağbaba, Aykut Erdoğdu gibi isimlerin de değişeceği, Kılıçdaroğlu’nun kadın ve gençlik kontenjanını uygulayarak PM ve MYK’da enerjik bir kan değişimi yapacağı belirtiliyor. Diğer yanda ise CHP kulislerinde önceki kurultaylarda da CHP liderinin benzer söylemleri dile getirdiğine dikkat çekilerek gerek kadın gerekse genç kontenjanına uyulmadığı gibi bazı isimlerin kadın kontenjanından PM’ye ve MYK’ya alındıkları anımsatılıyor. O yüzden de parti içi muhalefet değişimi sonuna kadar zorlamaya yönelirken bir yandan da 37. Kurultay’dan da büyük değişim çıkmayacağı, Kılıçdaroğlu’nun partiyi daha da sağa çekerek Millet İttifakı’nı sürdürmeye çalışacağı öne sürülüyor.Ayasofya’nın açılışını CHP kurultayından bir gün önce yaparak, kurultayı gölgede bırakmayı hedefleyen, Ayasofya içindeki ‘seçilmiş davetliler’ dışında meydan, cadde, sokak ve parklarda 350 bin kişinin Cuma namazına katıldığını ilan eden Cumhurbaşkanı Erdoğan ise Millet İttifakı’nı parçalama planlarını hızlandırmaya yöneliyor.O yüzden de CHP kurultayının sergileyeceği performans ve değişim, AKP-MHP ittifakına iktidar alternatifi olma iddiası yanında, toplumsal muhalefeti demokratik ittifak etrafında toplama becerisini sergileyecek kadroları başa getirme ve ülke çapında, kadınlar ve gençler arasında umut rüzgârı estirme yönünden de önemli.Bu hedef ve beklentilerin toplumda ne ölçüde karşılık bulacağı ise 27 Temmuz sabahı CHP’nin yeni yönetimi netleştiğinde görülecek.





