Cumartesi akşamı Parti Örgütlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı delegelerle görüşerek “Biz sizinle abi kardeş gibiyiz. Hatalarımız olmuş olabilir ama yeni dönemde daha planlı çalışacamızın sözünü veriyorum. Sizlerden bir dönem daha destek istiyorum” dedi. Salıcı’nın isminin Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun da anahtar listesinde yer alması üzerine delegeler geri adım atarak PM için destek verdi.Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki delegelerin büyük çoğunluğunun, Bülent Tezcan, Seyit Torun, Tekin Bingöl ve Muharrem Erkek ismini çizdiği, yerlerine ise Sezgin Tanrıkulu, Rıfat Nalbantoğlu, Hicran Akgün Ceylan ve Erdoğan Toprak gibi isimleri yazdığı öğrenildi. Tanrıkulu’nun da bölgedeki delegelerden Salıcı için destek istediği kaydedildi. 55 delege ile kurultayda etkili olan İzmir’de ise Kılıçdaroğlu’nun anahtar listesinin belli olmasıyla yapılan görüşmelerin ardından Tuncay Özkan’a yönelik tepkiler olduğu yönündeki iddialara karşın listesinin delinmemesi için büyük oranda destek verildi. İzmir delegeleri Rıfat Nalbantoğlu, Ednan Aslan, Selin Sayek Böke ve Devrim Barış Çelik gibi illerinden PM’ye aday olan isimlere de destek verdi. İzmir delegeleri Erdoğan Toprak, Gamze Akkuş İlgezdi ve Ahmet Akın gibi isimlere de PM için oy verdi.İSTANBUL’DA ORTAK KARAR ASLINDA KEMAL KILIÇDAROĞLU 10 ARALIK EKİBİNE TESLİM OLMUŞTUR!PM’nin belirlenmesinde kilit öneme sahip olan ve 195 delegesi bulunan İstanbul’da ise Ekrem İmamoğlu ve Canan Kaftancıoğlu’nun belirlediği isimlere büyük oranda destek çıktı. Dışarıda kavgalı gözüküp diğer muhalif isimlerle önce işbirliğine girerek herkesin kimleri destekleyeceklerini öğrenip sonra bir araya gelerek plan ve projelerle kendilerine yakın olmayan kişileri çizdirtip kendine yakın kişileri parti meclisine seçtiren Oğuzkaan salıcı -Battal İlgezdi -Erdoğan Topark-Canan Kaftancıoğlu tüm delegeler üzerindeki etkilerini kullanarak Parti Meclisini dizayn ettiler.CHP'de,seçim sonrası Salıcı ekibinin ağırlığı ve kurultay delegasyonu üzerindeki hakimiyeti perçinlenledi. Oğuz Kaan Salıcı'nın başını çektiği Erdoğan Toprak, Canan Kaftancıoğlu,10 Aralık Hareketi,SODEV,TESEV,TÜSES alt destekli yapılanma ve parti içerisindeki Kürt hareketinin etki alanının daha da genişlemiş olması ve buna bir de hiç hesapta olmayan "İmamoğlu faktörünün" eklenmesi ve 10 Aralık grubuna destek vermesi, Kılçdaroğlu'nun bu hamlesini çok riskli ve hatta "umutsuzca" bir hamleye dönüştürecektir.Netice olarak başlıkta belirttiğimiz üzere KİRLİ İTTİFAK KAZANMIŞ KILIÇDAROĞLU kaybetmiştir. 10 ARALIK GRUBU TANIYALIM HEDEF FEDERATİF YAPISONER YALÇIN ARŞİVİNDEN !“10 Aralık Hareketi hazırladığı Anayasa metninin 'yürütme' konusuna önerisi şuydu:En önemli sorunlardan biri de, merkezi otorite ile yerinden yönetimler arasındaki ilişkilerin yeniden yapılandırılması sorunudur. (…) Şöyle ki; bölgeli veya federal devletlerde bölgeler ve federe devletler kendi yasalarına ve anayasalarına sahip olduğu için, ülke öğesine ilişkin düzenlemeler de öne çıkmaktadır. Buna karşılık, bizim gibi üniter devletlerde ülkenin, dolayısıyla çevre ve doğa ile kültürel varlıkların korunması birkaç anayasal hükümle sınırlı kalmaktadır. Bu nedenle, yeni bir anayasada, aşırı merkezi yapıdan uzaklaşılması ölçüsünde hem Türkiye'nin yönetimi rasyonelleşir: bir yandan kamu hizmetlerinin etkililiği artar; öte yandan merkezi siyasal otoriteyi dengeleyici mekanizmalar oluşturulmuş olur…”Meselenin özü buydu. 10 Aralık Hareketi, “Federatif yapı” öneriyordu.10 Aralık Hareketi'nin sözcüsü, FETÖ gazetesi Taraf'ın köşe yazarı Halil Berktay'a gönderdiği 2010 yılı başındaki açıklamasında şöyle diyordu:"'Atatürk tartışılamaz' diye son derece saçma bir görüşüm hiçbir zaman olmadı…" Açıklamayı Berktay'a ulaştıran “10 Aralık Hareketi Yürütme Kurulu adına”, şimdi örgütlerden sorumlu CHP Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı’ydı!HAKİM OLDULARSoner Yalçın’ın bıraktığı yerden devam edelim."10 Aralık Hareketi bugün CHP yönetimini ele geçirmiştir. 10 Aralık Hareketi, bugün CHP’de en güçlü, en etkin gruptur. 'Yeni partiden' vazgeçtiler ama 'yeni siyaset anlayışından' vazgeçmiş değiller!Parti kamuoyunun bütün ilgisi, bütün seçim dönemlerinde yaşandığı gibi kimin aday olduğu, olacağı üzerine yoğunlaşmış durumda. Oysa CHP’deki bütün grupların gündemi 31 Mart sonrasına göre planlanıyor. Aday belirleme ve ittifak gibi CHP açısından son derece netameli konularda, sanki gizli bir güç yetkili karar organlar adına partiye istikamet veriyor. Kılıçdaroğlu’nu ‘bile bile lades’e zorluyor ve el altından 31 Mart sonrası Kılıçdaroğlu’suz ‘Yepyeni CHP’ hazırlanıyor.A TAKIMI DA MECLİS GRUBU DA ÜÇ PARÇA…CHP bugün üç parça halinde. Bu gruplar arasında en etkili konumda olanı ve Kılıçdaroğlu’nun atacağı bütün adımlara yön veren, “10 Aralık Hareketi” olarak bilinen ekip.İkinci grup ise partideki varlığını Kemal Kılıçdaroğlu ile özdeşleştirenlerden oluşuyor. Bu ekibi, ağırlıklı olarak Kılıçdaroğlu ile geçmişe dayalı kişisel hukuku olan ve onun çağrısıyla bürokrasiden veya sağ siyasetten ayrılıp CHP’ye katılanlar oluşturuyor.Üçüncü grup da kendilerini yeni partinin yeni vitrini olarak gören ve ağırlıklı olarak MYK’nın genç üyelerince kurulan ekip. CHP Genel Başkan Yardımcısı, Malatya milletvekili, CHP Emek Büroları Koordinatörü, CHP Cezaevi Komisyonu Sözcüsü Veli Ağbaba bu grubun etkin isimlerinden biri.İKİ GRUP ARASINDA DİRSEK TEMASI10 Aralık Hareketi temsilcilerinin başını çektiği ekiple, genç MYK üyelerinin oluşturduğu ekip arasında dirsek temasları, hatta zaman zaman dar katılımlı çalışma toplantıları düzenleniyor. Bu iki ekibin, partinin Meclis Grubu üzerinde ciddi oranda etkisi ve karşılığı bulunuyor. Parti kaynaklarına göre grup başkanvekillerinden Özgür Özel, bu iki ekiple de koordineli bir çalışma yürüterek, 31 Mart sonrası için kendisine partide daha etkin bir konum elde etme çabası içinde.Partideki varlığını Kemal Kılıçdaroğlu ile özdeşleştiren ekibin Meclis grubundaki ağırlığı diğer iki gruba göre daha zayıf. Bunun nedeni hem diğer iki gruba göre sayıca az olmaları hem de Kılıçdaroğlu’nun uyguladığı stratejinin başarıya ulaşacağı inancıyla şu an için özel bir çalışma yapma gereği duymuyor olmaları.SALICI“10 Aralık Hareketi”nin lideri örgütlerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı. Salıcı’yı, parti içinde her zamankinden daha belirleyici bir figür haline getiren unsur hem örgütlerin başında bulunuyor olması, hem de ittifakın hangi illerde CHP, hangi illerde İYİ Parti adayı üzerinden yürüyeceğine karar veren mekanizmanın içinde yer alması…YILDIZLARIBu ekibin Meclis Grubu’ndaki yıldızı Burhan Şenatalar ile birlikte 10 Aralık Hareketi’nin akıl hocalarından olan ve son seçimde Kılıçdaroğlu’nun kontenjanıyla milletvekili olan İbrahim Kaboğlu. Kaboğlu, ekipleşme çalışmasının fiilen vitrininde yer almasa da akademik bilgisi ve yasama çalışmalarına etkin katılım sağlayarak, milletvekilleri arasında çok kısa bir süre içinde etki gücü oluşturmuş durumda.Bu ekibin Meclis Grubu içindeki gücünü perçinleyen bir diğer unsur, örgütlerin kendilerine bağlı durumda olması. Kendi örgütleriyle ihtilaf yaşayan birçok milletvekili özellikle son bir aylık zaman dilimi içinde, bu ihtilafları giderip, kendi illerindeki adayların belirlenebilmesi konusunda söz sahibi olabilmek için 10 Aralık Hareketi’ne yanaştı.KILIÇDAROĞLU, MUTFAKTAN UZAKTA TUTULUYORCHP açısından her seçim, o dönemin siyasal iklimi ne olursa olsun büyük rekabetin yaşandığı, partideki her eğilimin belirleyici ve etkin bir konum elde etmek için bütün olanaklarını seferber ettiği olağanüstü hal dönemleridir. Bu dönemlerde en etkin güç her zaman genel başkan olmuştur. Bu, Kılıçdaroğlu döneminde girilen seçimler için de geçerlidir.Ancak bu kez diğerlerinden çok daha farklı bir tablo oluştu. Partide, “Kılıçdaroğlu sürecin merkezinde”ymiş gibi bir algı oluşturulurken, aslında sürece fazlaca dahil olmadığı veya olamadığını iddia edenler var. Bu değerlendirmeyi yapan çevrelere göre işler büyük oranda Kılıçdaroğlu dışında kotarılıyor.
ŞENATALAR: "'ATATÜRK TARTIŞILAMAZ' DİYE SAÇMA BIR GÖRÜŞÜM HİÇBİR ZAMAN OLMADI"10 Aralık 2005'te kendilerini "10 Aralık Hareketi" olarak adlandıran bir grup, İstanbul'da CHP'ye karşı bir toplantı gerçekleştirdi. 10 Aralık Hareketi'nin Sözcüsü ise Prof. Dr. Burhan Şenatalar'dı.Şenatalar; "'Atatürk tartışılamaz' diye son derece saçma bir görüşüm hiçbir zaman olmadı" ifadelerini kullanmıştı.
"KEMALİST ANLAYIŞLA MESELEMİZ VAR…"Şenatalar o dönem şunları söylemişti:"Atatürk döneminde yapılan bazı şeyleri eleştirmek tabu değil. O dönemin de kusurları olmuştur ve eleştirilebilir. Ancak hataları, kusurları değerlendirirken o dönemin koşullarını da göz ardı etmeme şartıyla. Atatürk ile değil ama kimilerinde gördüğümüz Kemalist anlayışla meselemiz var. Çünkü bu anlayış tarihi doğru okuyamıyor. Bizim gözümüzde bu tip insanların İkinci Dünya savaşında dağlara kaçıp, savaşın bittiğinden haberi olmayan Japonlardan farkı yok.

Örsan Öymen'den partisi CHP'ye çok sert eleştiri: Atatürk ile sorunu olanlar bu partide rahat seçiliyor.
CHP'nin 37'nci Olağan Kurultayı muhaliflerin tüm itirazlarına rağmen geçtiğimiz hafta sonu gerçekleştirildi. Kurultayda olduğu gibi kurultay sonrası da art arda dikkat çeken açıklamalar geliyor. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve parti yönetimine son eleştiri ilim Yönetim Kültür Platformu Parti Meclisi Üyesi (PM) adayı olan ancak seçilemeyen Prof. Dr. Örsan Öymen'den geldi.
Öymen, "Atatürk ile sorunu olanların bu partide bu kadar rahat seçiliyor olmasını halkın takdirine bırakıyorum" dedi.
"ADIMIN YER ALMADIĞI 'ANAHTARCIK' LİSTELERİ ÇIKMAYA BAŞLADI"Oylamaya geçilmeden önce, aleyhimde, kimler tarafından hazırlandığını bilmediğim ve adımın yer almadığı 'anahtarcık' listeleri çıkmaya başladı bile.Son duruma göre 726 kadar oy aldım, ancak Parti Meclisi'ne giremedim. 60-70 kadar daha fazla oy alabilseydim tekrar PM üyesi olacaktım.Öte yandan, benimle aynı listede yarışan '10 Aralık' hareketinin öncülerinden Burhan Şenatalar'ın yüksek bir oyla rahat bir biçimde seçilmesi düşündürücüdür. Atatürk ile sorunu olanların bu partide bu kadar rahat seçiliyor olmasını halkın takdirine bırakıyorum.Oylama öncesi dağıtılan 'anahtar' listelerin büyük çoğunluğunda benim adım yoktu, Burhan Şenatalar'ın adı vardı. Bu listeleri hazırlayıp dağıtanlar bu partiyi işgal edenlerdir. Bunu da somut bir eylem ve kanıtla tarihe bir not olarak düşmüş olduk.Kaybedilen bir şey yok, öğrenilen çok şey var: Parti yönetimindeki yapıyı somut bir vaka ile deşifre ettik!
ŞENATALAR: "'ATATÜRK TARTIŞILAMAZ' DİYE SAÇMA BIR GÖRÜŞÜM HİÇBİR ZAMAN OLMADI"10 Aralık 2005'te kendilerini "10 Aralık Hareketi" olarak adlandıran bir grup, İstanbul'da CHP'ye karşı bir toplantı gerçekleştirdi. 10 Aralık Hareketi'nin Sözcüsü ise Prof. Dr. Burhan Şenatalar'dı.Şenatalar; "'Atatürk tartışılamaz' diye son derece saçma bir görüşüm hiçbir zaman olmadı" ifadelerini kullanmıştı.
"KEMALİST ANLAYIŞLA MESELEMİZ VAR…"Şenatalar o dönem şunları söylemişti:"Atatürk döneminde yapılan bazı şeyleri eleştirmek tabu değil. O dönemin de kusurları olmuştur ve eleştirilebilir. Ancak hataları, kusurları değerlendirirken o dönemin koşullarını da göz ardı etmeme şartıyla. Atatürk ile değil ama kimilerinde gördüğümüz Kemalist anlayışla meselemiz var. Çünkü bu anlayış tarihi doğru okuyamıyor. Bizim gözümüzde bu tip insanların İkinci Dünya savaşında dağlara kaçıp, savaşın bittiğinden haberi olmayan Japonlardan farkı yok. 




