Selim İmamoğlu, avukatları Tora Pekin, Dilek Gürsan Küçükaksu ve Sezen Yılmaz eşliğinde verdiği ifadede, İstanbul Teknik Üniversitesi’nden inşaat ve fizik mühendisliği alanlarında çift diploma sahibi olduğunu, halen fizik mühendisliği yüksek lisansına devam ettiğini belirtti. İmamoğlu, Hırvatistan’da faaliyet gösteren "Tectum Investment D.O.O." adlı firmanın yüzde 100 kendisine ait olduğunu söylediği bilidirildi.
MASAK raporlarında ailesinden gelen para transferlerine ilişkin tespitler hakkında da konuşan İmamoğlu, "Anneme ve dedeme ait yasal gelirlerden bana gönderilen paralar, Hırvatistan’daki yatırımıma yöneliktir" dedi.
"EN UFAK BİR SUÇLAMAYI BİLE KABUL ETMİYORUM"
İmamoğlu, babası Ekrem İmamoğlu tarafından gönderilen 772 bin TL’nin de tekne alımı için kullanıldığını ifade etti. "Ludio" adlı tekneyi Berkan Aksu ve Sertaç Sürmeli’den satın aldığını belirten İmamoğlu, ifadesinde ayrıca "Ben iyi bir üniversiteden mezun olmuş ve şuan halihazırda İstanbul Teknik Üniversitesinde fizik mühendisliği alanında kuantum teknolojileri üzerine yüksek lisans yapan kendini bilime adamış bir Türk genciyim. Aynı zamanda şükürler olsun ki çok uzun yıllardır ticaretle uğraşan ve bu işini hakkıyla yapan bir ailem vardır. Bu birikimi hem ailemin hem de Türkiye Cumhuriyeti devletinin bana verdiği eğitim ve vizyonla uluslararası alana taşımak benim en büyük hakkımdır. Bu konuyla alakalı benim ve ailemin ilişkilendirildiği en ufak bir suçlamayı bile kabul etmiyorum" ifadelerini kullandı.İmamoğlu ifadesinde ayrıca, "Ben iyi bir üniversiteden mezun olmuş, bilime kendini adamış bir Türk genciyim. Ailemin birikimini uluslararası alana taşımam en doğal hakkımdır. Ailemin ve benim suçla ilişkilendirilmemi asla kabul etmiyorum" dediği belirtildi.Selim İmamoğlu’nun avukatları Tora Pekin, Dilek Gürsan Küçükaksu ve Sezen Yılmaz’ın ise ortak beyanlarında, "Müvekkile isnat edilen aklama suçunda failin eylemi gerçekleştirdiği sırada üzerinde işlem yaptığı mal varlığı değerlerinin suçtan kaynaklandığını bilmesi gerekmektedir. Müvekkil ifade ettiği üzere yurt dışına yatırım olarak yolladığı parayı anne ve dedesinden almıştır. Müvekkilin izah ettiği üzere gerçekleşen para transferlerinin tamamı aile içi mal varlığı tasarrufudur ve müvekkilin bu malvarlığına dair herhangi bir şüphe geliştirmesini gerektiren bir durum yoktur. Müvekkilin anne ve dedesinden aldığı paranın ne sebeple ve hangi suçtan kaynaklandığı ve bunun müvekkil tarafından nasıl bilinebileceği tümüyle belirsizdir, müvekkile açıklanmamıştır. Bu nedenle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (KYOK) verilmesini talep ediyoruz" ifadesini kullandığı öğrenildi.






