ŞAFAK MAHMUTYAZICIOĞLU: "ATALAY DEMİRBAŞ KUMPAS KURDU"

Beşiktaş'ın eski yöneticilerinden Şafak Mahmutyazıcıoğlu, bugün ortaya çıkan görüntülerle alakalı www.gelecekgundem.com'a konuştu.

ŞAFAK MAHMUTYAZICIOĞLU: "ATALAY DEMİRBAŞ KUMPAS KURDU"
19 Kasım 2019 Salı 14:14

ş insanı Atalay Demirbaş, bugün sosyal medya hesabından Şafak Mahmutyazıcıoğlu’nun kendisine saldırdığını iddia ettiği bir video paylaşarak Şafak Mahmutyazıcıoğlu’nu savcılığa şikayet ettiğini açıkladı.

Şafak Mahmutyazıcıoğlu, konuyla ilgili www.gelecekgundem.com'a şu açıklamalarda bulundu:

Atalay Demirbaş, yaklaşık 1 sene evvel avukatlığını yaptığım Kuzu İnşaat ile arasında sözleşme olan bir adam. Ticaret yapmışlar. Bu adam bu sözleşmeye uymamış. Kuzu İnşaat’ın hukuki işlerini benim ofis yaptığı için iş bize geldi. Biz de hukuki olarak işlemleri başlattık. Dosyada haksızlığı hukuken ispat edilince haciz, icra gibi rutin işlemleri yaptık. Buna çok da iyilik ettim, idare ettim, ‘hallet bir şekilde’ dedim.”

“Caner Erkin’i dolandırmış”

“Bir gün Caner Erkin beni aradı. Caner’i dolandırmış. Caner Erkin’e Kuzu İnşaat’tan daire satmış, sorunlar yaşanmış. Caner’in eşinin senetleri varmış. Gittim firma sahibiyle konuştum, senetleri aldık, Caner’in eşine iade ettik. Satış iptal oldu. O zaman da bunla biraz gerildik. Bu Caner’in üstüne gidip Caner’den para almaya çalışacaktı.

İki olayın üstüne bu bir cumartesi günü beni aradı, tehdit etti. ‘Elimde belgelerim var, bu işlerden bu işi sana döndüreceğim‘ dedi.

‘Belgen varsa yayımla, elinden geleni ardına koyma’ dedim. Sonra işte başladı bu hikaye.”

“Orada kumpas var, nereden bileyim”

“Geçenlerde bir yazı gördüm, ‘Umut (Güner) abimden özür dilerim.’ yazmış. Ben de bunu aradım, ‘Umut abinden özür diliyorsun, o dönem her şeyi Umut’a yazmıştın. Şimdi benden niye özür dilemiyorsun?’ dedim. ‘Benim senle hesabım ayrı, onunla olan hesabım bitti‘ dedi. ‘Bir görüşelim o zaman, neymiş hesabın’ dedim. Onu bir yere çağırdım, ‘yok orada buluşmayalım, sen buraya gel’ dedi. Ben orada kumpas var nereden bileyim. Bir arkadaşının yeriymiş.

Ben gittim oraya, ‘Ekrem İmamoğlu’nun locaya izinsiz aldığımı söyledin falan hepsi yalan. Sen de yalan olduğunu biliyorsun’ dedim. ‘Biliyorum’ dedi. Ben de akıl olsa bunları 2 dakikada ses kaydına alırdım ama aklıma gelmedi.”

“Benden 150 bin lira istedi”

“Benim kızıma okulda bir arkadaşı ‘Senin baban Beşiktaş’ın parasını çaldı‘ demiş. Çocuklar çok acımasız. Kızım bunu bana ağlayarak söyledi. Ben de bunu Atalay’a söyledim. ‘Bir insanın çocuğunu ağlatmak ne demek, ne yapayım ben sana’ dedim. ‘Bana 150 bin lira masrafı oldu işlerin, bana 150 bin lira para vereceksin. Kuzu İnşaat’ın icra takiplerinden çekileceksin.’ dedi. Kuzu İnşaat’a dava açmış kendisi, Kuzu’ya açtığı davada ona destek olmamı istedi. ‘Kuzu İnşaat’ı satacaksın, ben ondan sonra istediğini yapar özür de dilerim’ dedi.”

“Sen bu kafayla gittikçe kızların daha çok ağlar”

“O kamera kayıtlarının devamı da var, biz o olaylardan sonra bir saat daha oturduk. Onları yayınlamıyorlar. ‘Sen söz ver, senin sözüne güvenirim’ dedi. Daha sonra telefonundan Twitter’ı açıp bana verdi ve ‘istediğini yaz’ dedi. Ben öyle bir şey yapmam, adam satmam. ‘Sen elinden geleni ardına koyma’ dedim. Bana, ‘Sen bu kafayla gittikçe senin kızların daha çok ağlar‘ dedi. Bunu diyince benim gözüm döndü, ‘o kafa öyle olmaz böyle olur’ dedim ve görüntülerdeki olaylar yaşandı.

Sonrasında, orada bulunan arkadaşları etrafıma geldi. Ben onun beni çağırdığı yere gittim, tehdit edebileceğim bir durum yok. Arkadaşlarıyla beni bekliyormuş orada. Hemen etrafımda biriktiler. Kendi arkadaşları bile kendisine hakaret etti olayların aslını öğrenince. Olay böyle yaşandı. İmamoğlu olayıyla falan hiçbir alakası yok. Benim kızıma o lafları deyince, ben de dayanamadım kafa attım.”

“Erdal Torunoğulları da bu işlerin içinde olabilir”

“Ölümle tehdit etmişim. Ne silahı, ne ölüm tehdidi? Ben onun beni çağırdığı yere gidiyorum.

Atalay Demirbaş, hakkında 30 tane dolandırıcılık dosyası olan birisi. Araba kaçakçılığı, dolandırıcılık, örgüt, tefecilik dosyası olan bir kişi.

Ama hiçbir gazeteci ne hikmetse bu kişinin kim olduğunu araştırmıyor. Kendisine ‘iş insanı’ deyip duruyorlar. Kim bu adam?

Bir baksınlar siciline, iş insanı mıymış acaba?

İş yerinde bir tane masa ya da sandalye var mıymış?

Zabıt var elinde. 40 defa gittik şirketine, bomboş bir şirket. Yeri yok, yurdu yok. Dolandırıcı, sahtekar herifin teki.

Erdal Torunoğulları ile olduğunu söyledi. Onun da günahını almak istemiyorum gerçi günahım kadar da sevmem kendisini. Onun da bu işlerin içinde olduğunu söyledi. Tweetlerine bakıyorum, her tweetinde Erdal Torunoğulları’nı etiketlediğini görünce inanmamak da güçleşiyor açıkçası.”

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.