CHP’li yazar CHP kongrelerini yazdı: AKP’den farkları yok

Can Ataklı: Galiba herkes Erdoğan ve AKP iktidarını ayakta tutabilmek için elbirliği ile çalışıyor

CHP’li yazar CHP kongrelerini yazdı: AKP’den farkları yok
12 Şubat 2020 Çarşamba 11:16

CHP’ye yakınlığıyla bilinen Korkusuz yazarı Can Ataklı, bugünkü yazısında CHP’nin tek adayla gerçekleşen İstanbul ve İzmir kongrelerini değerlendirdi. “Ataklı, Kendi içinde demokrasiye hiç uymayan, tek adamlık rejimine sıkı sıkıya bağlanan, hiçbir eleştiriye kulak asmayan bir parti nasıl olacak da iktidar alternatifi kabul edilerek herkesten oy alabilecek?” dedi.

Kurultaya giden CHP en önemli kalesinde de il kongresini yaptı.

Böylelikle Kurultayda en çok delege ile temsil edilecek olan İstanbul’un yönetimi de belirlendi.

Tabii bu önceden bilinen bir gerçekti, herşey zaten hazır edilmişti.

Seçim yapılıyormuş gibi olması aslında siyasi partiler kanununun ilgili maddelerini yerine getirmek için.

Normalde seçime hiç gerek duyulmayabilirdi, ama o zaman prosedür tamamlanmamış olurdu.

Minare kılıf örneği yani.

Eski il başkanı Canan Kaftancıoğlu kongreye tek aday olarak katıldı.

Başka kimse aday olmadığı için zaten Kaftancıoğlu’nun kazanmasından başka olasılık yoktu.

Bu tür durumlarda adaylar bir oy alsalar bile seçimi kazanmış olurlar.

Çünkü başka aday olmadığı için o tek adaya verilen tek oy bile kazanması için geçerlidir.

Burada dikkatimi çeken nokta şu oldu; Çeşitli medya kuruluşları yeniden seçilen! İl başkanı için “Canan Kaftancıoğlu geçerli oyların 444’ünü aldı” ifadesini kullanmış.

Bu cümle, Türkçe açından belki doğrudur ama siyasi olarak yanlış.

İstanbul kongresinde oy kullanan delege sayısı 571.

Bunlardan 61’i geçersiz sayılmış, 66 oy pusulası zarfı boş çıkmış.

Kaftancıoğlu 444 oy almış.

Yarışta tek aday olduğuna göre “geçersiz oyların” muhtemelen yüzde 90’ı özellikle geçersiz hale getirilmiştir.

66 kişi ise oyları geçersiz hale getirmek yerine boş oy atmış.

Bu durumda CHP İstanbul örgütünün yüzde 20’sinin bu seçimi içine sindiremediği yorumunu yapmak yanlış olmaz.

Bu durum İzmir’de daha da fena.

Çünkü İzmir’deki CHP’liler seçime tek aday olarak katılan Deniz Yücel’e 258 oy vermişler.

Oysa seçime katılanların sayısı 611.

Yani İzmir CHP örgütünün yüzde 50’den fazlası il başkanının arkasında değil aslında.

Peki o zaman CHP neden AKP taklidi yapıyor?

Neden demokratik bir yarışa izin vermiyor ve önceden belirlenmiş adaylar güya seçim yapılıyormuş gibi tek başlarına koşturuluyor?

Şimdi CHP’ye “Siz de iktidar partisi gibi tek adamlık sistemini çok benimsemişsiniz, bu kafa ile mi ülkeyi yöneteceksiniz, sizin de hedefiniz tek adamlık” eleştirileri yapılsa yanlış mı olacaktır?

Ben ayrıca bu tür yarışlara tek aday olarak girenlere de hayret ediyorum.

Bu kişiler dah ilk andan itibaren aslında şunu diyorlar;

“Ben kendi başıma hiç bir değer taşımıyorum, hiçbir önemim yok. Ben buraya genel başkan ve yanındakilerin emir eri olarak görev yapmak üzere seçilmiş numarasıyla getirildim.”

Haydi diyelim ki makam, mevki peşinde koşanlar böyle bir şeyi içlerine sindiriyorlar.

İyi de bir ülkenin yönetimi için alternatif olmaya çalıştığını söyleyen CHP’nin üyeleri, delegeleri, bu partiye gönül veren, gece gündüz çalışanlar buna nasıl razı geliyorlar?

Parti için değil genel merkezi ayakta tutmak, oradakilerin emirlerini yerine getirmek için özel olarak seçildikleri bilinen bu kişilere neden hiç tepki göstermiyorlar da sadece aralarından bazıları durumu boş oy kullanarak ya da oyunu geçersiz hale getirerek protesto ediyor?

Sadece şunu söylemek isterim; Kendi içinde demokrasiye hiç uymayan, tek adamlık rejimine sıkı sıkıya bağlanan, hiçbir eleştiriye kulak asmayan bir parti nasıl olacak da iktidar alternatifi kabul edilerek herkesten oy alabilecek?

Vallahi bazen “Galiba herkes Erdoğan ve AKP iktidarını ayakta tutabilmek için elbirliği ile çalışıyor” demekten kendimi alamıyorum.

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.