CHP GENEL BAŞKANI KILIÇDAROĞLU'NDAN ÇARPICI AÇIKLAMALAR!

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu FOX TV'de Çalar Saat programında İsmail Küçükkaya'nın konuğu. 31 Mart'ta gerçekleştirilen yerel seçimlerde Yüksek Seçim Kurulu'nun AKP'nin olağanüstü itirazı sonrasında yalnızca İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimini iptal ederek, ilçeleri geçerli saymasını eleştiren Kılıçdaroğlu, 'Bizim rakibimiz artık YSK'dır. YSK milletin iradesine darbe yapmıştır' dedi.

CHP GENEL BAŞKANI KILIÇDAROĞLU'NDAN ÇARPICI AÇIKLAMALAR!
16 Mayıs 2019 Perşembe 09:59

Kılıçdaroğlu, Fox Tv'de katıldığı canlı yayında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 16 Mayıs 1919'da İstanbul'dan Samsun'a gitmek üzere yola çıktığını hatırlatan Kılıçdaroğlu, Atatürk'ün daha önce İstanbul'a geldiğinde, Çanakkale'yi geçip Dolmabahçe'nin önünde demirleyen gemileri gördüğünde "geldikleri gibi giderler" dediğini aktardı.

Atatürk'ün 100 yıl önce bugün Bandırma Vapuru ile Samsun'a hareket ettiğini, bunun Türkiye ve dünya tarihi için çok anlamlı olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, Atatürk'ün bütün egemen güçlere karşı mazlum bir milletin mücadelesini başlattığını söyledi.

"Bugün konuşuyorsak, bayrağımızın altında onurla yaşıyorsak, minarelerden 5 vakit ezan okunuyorsa Gazi Mustafa Kemal ve arkadaşlarının sayesindedir." diyen Kılıçdaroğlu, milletin, yaşlısı, genci, çoluğu, çocuğu, kadını, erkeğiyle ortak bir mücadele yürüterek, olağanüstü bir başarı elde edip cumhuriyeti kurduğunu kaydetti.

Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin bütün İslam dünyasına örnek olduğunu, Mustafa Kemal Atatürk cumhuriyeti kurduktan sonra bütün İslam dünyasının cumhuriyete geçtiğine dikkati çekti.

Türkiye'nin bütün mazlum milletlere örnek olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, Cezayir'de Fransızlara karşı mücadele edilirken, Cezayirli milli kurtuluşçuların üzerinde Gazi Mustafa Kemal'in fotoğrafının bulunduğu elbiselerin olduğunu ifade etti.

"19 Mayıs'ın 100. yılı etkinlikleri kapsamında ne yapacaksınız?" sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, bu akşam Bakırköy'de Sunay Akın'ın 19 Mayıs ile ilgili sunuşuna katılacağını, 19 Mayıs'ta da çeşitli etkinliklerde yer alacağını söyledi.

Kılıçdaroğlu, "Biz 19 Mayıs'ı, 16 Mayıs'ı, 23 Nisan'ı, 29 Ekim'i, milli günleri böyle zevkle heyecanla kutlamak istiyoruz." diye konuştu.

"HİÇBİR HUKUKİ GEREKÇE YOK"

"İstanbul seçiminde aynı zarfa konulan 4 oydan 1'inin geçersiz sayılmasını ve seçimin iptal edilmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusunun yöneltildiği Kılıçdaroğlu, seçmen, sandık, sandık kurulu aynıyken 4 oydan 1'inin iptal edilmesini anlayamadığını söyledi.

YSK’ya artık güvenmediğini belirten Kılıçdaroğlu, ayrıca verilen iptal kararının gerekçesinin henüz yazılmadığını belirterek, “birileri tarafından talimat geldiğini ve yine bu birileri tarafından gerekçenin şu anda yazılmaya çalışıldığını” söyledi. Kılıçdaroğlu, “Büyükşehir başkanlığı oylarını iptal ettik şu gerekçeyle ettik, diğerlerini bu gerekçeyle etmedik diyebiliyorlar mı? Uygulama vicdana, ahlaka, hukuka aykırı bir uygulama. Biz dilekçe verdik, madem sandık kurullarında bir hata oldu, o zaman dersin ki 39 ilçede ben seçimi iptal ediyorum. Bunun bir mantığı vardır” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satır başları şöyle:

‘İPTAL EDİLEN KARARIN GEREKÇESİ YOK’

Hayır anlamadım ben bunu Allah aşkına söyler misiniz bana bunu. Bir paravanın arkasında size verilen dört pusulaya mühür basıp aynı zarfa koyuyorsunuz. Seçmen aynı, sandık aynı, kurul aynı. Bunun sayımını yapıyorsunuz ve diyorsunuz ki büyükşehirde sorun var diyorsunuz, iptal ediyorsunuz. Bunu söylemek için bir adam vicdanını, iradesini birine sattıysa bu kararı verebilir. Vicdanı, hukukun üstünlüğüne inanan kimse bunu söyleyemez. Başka yerlerden birileri gerekçe yazıyor bu karara. Aynı talimatı veren kişi gerekçeyi şöyle yazacaksınız diyorlar.

Büyükşehir başkanlığı oylarını iptal ettik şu gerekçeyle ettik, diğerlerini bu gerekçeyle etmedik diyebiliyorlar mı? Uygulama vicdana, ahlaka, hukuka aykırı bir uygulama. Biz dilekçe verdik, madem sandık kurullarında bir hata oldu, o zaman dersin ki 39 ilçede ben seçimi iptal ediyorum. Bunun bir mantığı vardır.

‘BİZİM RAKİBİMİZ ARTIK YSK’DIR’

İradesini bir yerlere kiralamış olan, aklını, vicdanını kiralamış olanların yaptıkları bir uygulama bu. Bunun yargıçlıkla, hukukun üstünlüğüyle hiçbir ilgisi yoktur. Bunlar vicdanlarını kararttılar. (Sadi Güven’in Hayır oyu kullanması) Tabii ki de önemli. Belki vicdanı rahatsız. Yargıç olduğu için, ‘Biz bir karar alıyoruz ama bu kadar da olmaz’ deyip herhalde reddetti. Ben YSK’ya kesinlikle güvenmiyorum. Bizim rakibimiz artık YSK’dır. YSK milletin iradesine darbe yapmıştır.

Hiç kimsenin en ufak bir endişesi olmasın. Sandıklara sahip çıkacağız. Ben sandığa giderken bir sorun var mı? Yok. Sayımda da yok. O zaman arkadaş sen bunu hangi gerekçeye göre iptal ediyorsun? YSK’nın sitesinde de Ekrem İmamoğlu önde görünüyor.

‘ERKEN SEÇİM İSTEMİYORUZ’
“Bütün sandıklarda görevlilerimiz olacak, seçmen listeleri konusunda kimse endişeye kapılmasın. Biz erken seçim istemiyoruz. Bir odada İstanbullunun hakkını elinden aldınız. Niçin kalkacak? Ekrem Bey gidecek oraya oturacak. Kimin iradesiyle? Halkın iradesiyle. Ondan sonra önümüzde bir 4 yıllık süreç var. Neden istemiyoruz? Biz Türkiye’nin çıkarlarını savunan bir partiyiz. Ekonomiye bu kişiler ne zaman eğilecekler? İş dünyası önünü göremiyor. Neymiş bir kazandık tekrar seçim. Bunun adı fırsatçılık. Biz fırsatçı bir parti değiliz. Zamanı gelince gider oyumuzu kullanırız.

‘TÜRKİYE ADINA ACI OLAY’

Bir tezgah olduğu belliydi zaten. Türkiye adına acı bir olay. Beni asıl üzen bir Şehit cenazesinde bunların olmasıdır. Oraya gelen insanlar bizler bir şehit cenazesine katıldık. Bir devlet töreni. Namaz kılınır dualar okunur helallik alır sonra şehit cenazesini uğurlarız. Doğru dürüst namaz kıldırmadılar. Aynı saldırıyı bana Şavşat’ta yapılmıştır. Burada da benzer bir olay var. Kesinlikle planlıydı. Ben vatandaşımı hiç suçlamadım. Bazı kadınların çok tepki verdiklerini biliyorum. Türkmen köyü olduğunu söylendi bize. Önümüzdeki günlerde daha farklı görüntüler ortaya çıkacak. O saldırganlar serbest bırakıldı. Siyasi talimat olmasaydı serbest kalmazdı zaten.

‘ÜÇ BEŞ TANE ÇAPULCU SALDIRDI DİYE GERİ ADIM MI ATACAĞIZ’

Ben inançlı bir insanım. Allah’ın verdiği bir can var. Benim görevim bu olayların karşısında sakin kalmaktır. Üç beş tane çapulcu saldırdı diye biz geri adım mı atacağız? Ben bir milim bile geri adım atmayacağım. Hayat gayeniz ne? Ben istiyorum ki insanlar huzur içinde yaşasınlar. Neden kavga ediyoruz? İktidar sahipleri gerilim yaratıyor? Bu ülkenin hakimi savcısı yok mu? Bu kadar yalan nasıl yayınlanıyor? İktidar gerilim yaratın diyor.

‘HAYIR EFENDİM NEDEN KORKAYIM’

Hayır efendim neden korkayım. Ben inançlı bir insanım. Allah’ın verdiği bir can var. Gidecekse gider zaten. Ben üç beş çapulcudan mı korkacağız. Bir milim dahi inanmadığım yoldan geri adım atmayacağım. İktidarlar gideceğini anlayınca gerginlik yaratır. ‘Yaratılan bu gerginlik tırmanır mı’ Beni endişelendiren şey bu mu? İki elimle başımı tuttum. Gelen sopalar ellerime kollarıma geldi. Başıma gelse zaten ölürdüm. Öldürmek için yapıyorlardı zaten. Beni öldürmeye çalışanlar serbest bırakıldı.

‘ERDOĞAN ONU YAPMAZ’

Erdoğan onu yapmaz. Ülkeyi yönetiyor ama nasıl yönetiyor? Ülkeyi vicdanla, hukukla, yargının bağımsız olduğu bir yerde ülkeyi yönetirsiniz. Siz bunları bir kenara attınız, altta vatandaş besliyorsa Erdoğan bunu yapmaz. Niye yapsın? Yapmaz, yapamaz. Çünkü kendisi bir anlamda teslim alınmıştır. Erdoğan’ın çevresinde çok değerli insanlar vardı. Bütün bunların tamamı darmadağan edildi. Kim vardır şimdi çevresinde? Sayın Cumhurbaşkanım bunları yapmamalısınız diyebilecek kim kaldı?

‘BU KADAR BÜYÜK HAKARETİ KARADENİZLİLER KALDIRAMAZ’

İsmail Bey bunu nerede bir iftar sofrasında söylüyor.İftar sonrası konuşabilirsiniz. Güzellikten iyilikten tarihten insanlıktan İslam dünyasından sorunlarından bahsedeceksiniz. Nasıl olur da kin kusulur? İftarda siyaset olmaz. Her şeyden bahsedebilirsiniz. Sen oruç mu tutuyorsun savaşa mı gidiyorsun? Irkçı söylem. Ekrem İmamoğlun’u bütün Karadenizlilerin vicdanına teslim ediyorum. Bu kadar büyük hakareti Karadenizliler kaldıramaz. Bir gönderme yapıyor. Aklı olan herkes bilir zaten. Bu dil iftar sofrasında kullanılacak bir dil değil.

‘YSK’NIN İÇİNDE YENİ BİR ÇETE YAPTI’

Çete nedir, birden fazla kişinin bir araya gelip yasa dışı bir iş yapmasıdır. O yedi kişi bir araya geldi, yasa dışı bir iş yaptılar mı deniz. Bir kişinin belli bir yere gelmesinin kuralları vardır. Hakim, kararlarıyla konuşur. Ben o yedi hakime sormak istiyorum; aktılar ki seçimi iptal edemiyorlar, aynı kurul biz sandıklarda yanlış yaptık dediler. Kalktı seçimi iptal etti dediler. Şimdi kalkmış hukuka uygun karar verdik diyorlar Hayır efendim siz hukuka darbe yaptınız. İstanbullular hukuku o yedi hakime rağmen düzeltecekler.

‘BİNALİ BEY’İN UFKU BİTMİŞTİR’

Rekabet iyi bir şey. Halk yararına. Ekrem Bey mazbatasını aldığı gün ertesi günden itibaren başlayarak neler yapacağını İstanbullulara gösterdi. Bir yazı gönderdi. Burada vaatlerini yazdı. Bu vaatlerin talimatını verdi şimdi onlar yapılıyor. Ekrem Bey 23 Haziran’dan sonra verdiği bütün sözlerin arkasında kapı gibi duracaktır. İmamoğlu verdiği sözlerin tamamını yerine getirecek. Kaç yıldır İstanbul’u yönetiyor da bunları yapmadılar? Önümüzdeki dönem göreceksiniz Ekrem Bey gelince, kucaklaşan bir İstanbul olacak. Binali Bey eskidir, Ekrem Bey yenidir. Binali Bey’in ufku bitmiştir, Ekrem Bey’in ufku yeni başlamıştır. Ekrem Bey’in dış dünyayla ilişkisi çok iyidir.

‘GERÇEK İŞSİZ SAYIMIZ 8 MİLYON 475’

Bu bir yılda. Şu anda gerçek işsiz sayımız 8 milyon 475. Cumhuriyet tarihinde bu kadar işsiz olmadı. Bu işsizliğin sebebi ne. Bu işsizliğin olduğu yerlerde annelerin durumu ne? Hiç kimse bu annelerin durumunu düşünmüyor. Bu anneler akşam çocuğunu yatağa aç yatırırken Saray’dakiler bunun farkında mı? Çocuğuyla salonda buluşamayan bir babanın dramını Saray’dakiler biliyor mu? Çocuğuna pantolon alamadığı için intihar eden bir babanın farkındalar mı? Bir değişim yapılmak zorunda. Göreceksiniz çok daha güzel değişimler olacak o zaman. Bir siyasetçi önce vatandaşını düşünecek. Damat Bey diyor ki dengelendi. Ekonomide denge mi kaldı Allah aşkına. Sen bunu farkında değil misin. Sanayici kapattı. Merkez Bankası’nın yedek akçeleri. Anadolu’da kadınlar yük olmasın diye kefen paralarını toplarlar. Merkez Bankası’nın yedek akçeleri Türkiye iflas ederse diye tutulur. Siz gittiniz yedek akçelere el koydunuz. Katar’dan uçağı neden aldı bedavaya?

‘BUNU ANLATACAK LAF BULAMIYORUM’

Nedir bunu lüks. Nedir bu hayat tarzı. Bunu anlatacak laf bulamıyorum. Geçen diyor ki Erdoğan ‘O stadyumları biz yaptık’ Yahu o stadyumları fakirin fukaranın vergileriyle yaptın. Köprüleri yandaşlara yaptın onun da parasını vatandaştan aldın. Üstüne olağanüstü paralar alıyorsun geçmek için.

‘KARDEŞİM SEN DEVLET DEĞİL MİSİN? HIRSIZLIK YAPANI BUL ÇIKAR MAHKEMEYE’

Söylesin, iyilikle yarışalım. Kalkıyorsun hırsızlık yaptılar, çaldılar. Kardeşim sen devlet değil misin? Hırsızlık yapanı bul çıkar mahkemeye.

‘GERÇEKLERDEN KOPMUŞ BİR DAMAT VAR’

Merkez Bankası’nın bağımsızlığını elinden aldılar. Damat Bey’in kesinlikle ekonominin başından alınması lazım. Ekonomiyi bilmeyen bir insan ekonomiyi yönetemez. Yoksulluğun, işsizliğin ne demek olduğunu bilmesi lazım. Damat Beyin bir eli yağda bir eli balda. Milletle dalga geçiyor. Gerçeklerden kopmuş bir damat var. İki tane devlet var, Saray Devleti, Türkiye Cumhuriyeti Devleti. Saray devletinde her şey var. Bir de onun dışında Türkiye Cumhuriyeti devletindeki insanlar var. Bu insanlar pasivize edilmiş. Türkiye Cumhuriyeti devletinin kalkınma planı yok. Devletin kurumlarında sıcak siyaset olmamalı

‘FETTAH TAMİNCE KİMİN ADAMIDIR’

Bunu yapanlar iktidar sahipleri. Bir bakan var bunun içinde. Bir gazeteci neden gidip içerideki tutukluyla görüşmesine izin verir. Yayından sonra size söylerim. O gazeteciyi o kişiyle kim buluşturdu. Herhangi bir gazeteciyi siz, ben gideceğim dese , nasıl izin veriyorlar bu gazeteciye. Nasıl görüşüyor bu gazeteci. Özlem Çerçioğlu kaznamasın, İmamoğlu kazanmasın diye kumpas kuruyorlar. Bunların onlardan farkı yok ki. Fettah Tamince FETÖ’cüdür. Fettah Tamince kimin adamıdır? Devlet adamıdır. Erdoğan’ın yanındadır.

‘ÇÖLAŞAN’DAN DOĞRU’DAN FETÖ’CÜ OLUR MU?’

Eren Erdem hangi gerekçeyle içeride? Sözcü gazetesinin yazarları. Allah aşkına akıl var mantık var. Necati Doğru’dan Uğur Dündar’dan Emin Çölaşan’dan FETÖ’cü olur mu ya. Akıl var mantık var. Eskiden hiç değilse sahte delil üretiyorlardı. Şimdi onu da yapmıyorlar. Atın içeri diyorlar.

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.