'Türkiye'nin Varlık Fonu kuracak parası yok'

Uzmanlar gündemin bir numarasına oturan Varlık Fonu'nun detaylarını açıkladılar. Otoritelere göre Varlık fonu kuran diğer ülkeler bütçe fazlası veren ülkeler. Ancak Türkiye böyle bir ülke değil. Fonda kamu denetimi eksikliğine dikkat çeken uzmanlar büyük projelere finansman bulmak ve vergi dışı bir gelir havuzu yaratmak için fonun kurulduğunu belirtiyor. Varlık fonuyla birlikte şirketlerin satış süreci Özelleştirme Kanunu'na tabi olmayacak.

'Türkiye'nin Varlık Fonu kuracak parası yok'
06 Şubat 2017 Pazartesi 15:22

Halkbank, THY, Ziraat Bankası BOTAŞ gibi dev kurumlardaki hazine paylarının Varlık Fonu’na devredilmesi Türkiye genelinde gündem oldu.

‘FAZLASI OLAN YATIRIM YAPMAK İÇİN KURAR BİZ SATMAK İÇİN’

Sözcü Yazarı Ege Cansen, kamu şirketlerinin varlık fonuna devredilmesini yorumladı. Cansen, normalde bütçe fazlası veren ülkelerin yurt dışında yatırım yapmak için varlık fonu kurduğunu ama bizde bu fonun kurulma amacının varlıkları satmak olduğunu belirtti. Amacın vergi dışı gelir mekanizması yaratmak olduğunu söyleyen Cansen şunları söyledi:

Varlık fonu ismi biraz karışık bir isim. Körfez ülkelerinin çok paraları olunca petrol satıp yabancı ülkelere yatırım yapmak için paralarını bir fona koydular. Buna da varlık fonu dediler. Bizim yaptığımız farklı bir şey. Elde çok para yok varlık fonu diye bir kurum yarattılar. Devletin mallarını içine koydular. Amaç bunları satmak. İşin mekaniğinde bir terslik var.

Cansen hükümetin vergi gelirleri dışında bir kaynak yarattığını belirterek, “Halktan vergi toplanınca halkın harcanabilir geliri daralıyor. Ayrıca halk vergi vermekten hoşlanmaz. Ne diyor halk devlete, AKP’ye? “Ne yapacaksan yap yol yap hastane yap daha bana gelme.” AKP bu konuda çok başarılıdır. Devamlı yurt dışından borçlar alıp eserler yapar. Bu varlık fonu da bu mekanizmanın devamı” diye konuştu.

KREDİ BULMAK İÇİN KURULDU

Prof. Dr. Seyfettin Gürsel sozcu.com.tr’ye yaptığı açıklamada fonun kurulması amacının, Kanal İstanbul, 3. havalimanı gibi mega projelere kredi bulmak olduğunu ifade etti. Gürsel “Varlık fonu kurulması tamamen zorlama oldu. Hükümetin mega projelerine kredi bulunamıyordu. Bu projelere hazine garanti vermek zorunda kaldı. Hazine garantisi giderek çoğalmasına IMF de karşı çıktı. Bu durum mali disiplini de bozuyor.” dedi.

Kanal istanbul için de kredi bulunması zor. Asıl hikaye bu.

Varlık fonlarının bütçe fazlası veren gelişmiş ülkeler tarafından kurulduğunu anca bizde böyle bir durumun söz konusu olmadığını belirten GÜrsel sözlerini şöyle sürdürdü:Bütçe fazlası veren gelişmiş ülkeler varlık fonları kurarlar. Artan paraları harcamak yerine biriktirip değerlendirirler ve servetlerini gelecek kuşaklara aktarmak isterler. Ancak bizde dış ticaret ve bütçe fazlası yok. Asıl amaç sağda solda ne kadar devlete ait mal varsa, varlıklarını karşılık gösterip mega projeler için kredi bulmak. 3 havalimanı da göreceksiniz istenilen yolcu sayısına ulaşamayacak. Kanal istanbul için de kredi bulunması zor. Asıl hikaye bu.

TÜRKİYE’NİN VARLIK FONU KURMASI İÇİN GELİR FAZLASI YOK

Ekonomist Mahfi Eğilmez ise Varlık Fonu’na ilişkin kişisel internet sitesinde yazdığı bir yazıda fona ilişkin 7 eleştiri sıraladı.

İşte Eğilmez’in 7 itirazı

TEK GELİR FAZLASI İŞSİZLİK FONU’NDA

1) Türkiye Varlık Fonu, yukarıda ana çizgilerini özetlediğimiz şekliyle herhangi bir emtiaya ya da bir gelir fazlalığına dayanmamaktadır. Türkiye'nin petrol, doğalgaz gibi bir emtiayı ihraç ederek elde ettiği gelirleriyle yaratabildiği bir bütçe fazlası olmadığı gibi cari fazlası veya fazla veren bir kamu emeklilik sistemi de yoktur. Tam tersine Türkiye, son dönemlerde azaltmış olsa da bütçe açığı ve cari açık veren, kamu emeklilik sisteminin açığını da bütçeden karşılayan bir sisteme sahiptir. Gelir fazlası olan tek kamu fonu İşsizlik Sigortasıdır. O da bu amaç için kullanılamayacak bir fondur. Özetle Türkiye'nin bir varlık fonu kurmak için gerekli emtiası da gelir fazlası da yoktur.

NASIL DENETLENECEK?

(2) Fon'un gelirleri sıralanmış olduğu halde giderlerinin hangi alanlara yöneleceği konusunda yasada hiçbir açıklama bulunmamaktadır. Hangi giderlere yöneleceğini kanun metninden değil genel gerekçedeki açıklamalardan anlıyoruz. Bu durumda bu yasaya göre yapılacak gider denetiminin neye dayanarak yapılacağını çıkarmak mümkün görünmemektedir.

BÜTÇE AÇIĞI ARTACAK

(3) Varlık Fonu için yeni bir gelir tanımlanmamakta, sadece bütçeye gidecek gelirlerin bir bölümü bu Fon'a aktarılmış olmaktadır. Normal olarak bütçeye aktarılan özelleştirme gelirlerinin Fon'a yönlendirilmesi ve bütçe gelirlerinden Fon'a pay verilmesi, bütçe gelirlerinin azalmasına ve dolayısıyla bütçe açıklarının artmasına yol açacak bir gelişmedir.

FONDAN OLMAYACAK BEKLENTİLER

(4) Bankaların finans sektöründeki egemenliğinin azaltılması, İslami finans uygulamasının artırılması gibi bir Varlık Fonu'ndan beklenmeyen bir takım amaçların bu çerçeveye yüklenmesi zaten sıkıntılı olan düzenlemeyi iyice sıkıntıya sokmuş görünmektedir.

ERBAKAN’IN KAMU KAYNAK HAVUZU GİBİ

(5) 1996 – 97 yıllarında Erbakan'ın koalisyon hükümeti sırasında bir uygulama popülerlik kazanmıştı: Kamu kaynak havuzu. Bütçe dışındaki kamu kesimine ait kaynaklar bu havuzda toplanmaya ve buradan harcanmaya çalışılıyordu. Bu havuza her gün yeni bir kaynak aktarılıyor, bir süre sonra bu aktarımların başka bir alandaki dengeyi bozduğu görülünce yeni kaynak arayışları gündeme geliyordu. Türkiye Varlık Fonunun kaynaklarına bakınca aklıma Erbakan'ın Kamu Kaynak Havuzu uygulaması geldi.

(6) 1940'ların sonunda ve 1950'lerde Amerikalı ünlü karikatürist ve çizgi romancı Al Capp'ın yarattığı ve Shmoo adını verdiği bowling oyunundaki kukalara benzer hayali bir hayvan vardı. Müthiş sevimli bir tipti Shmoo. Siz ne hayal ederseniz o oluyordu. Örneğin tavuk olarak yemek isteseniz tavuk, et olarak yemek isteseniz et oluyordu. Kendi kendine çoğalabiliyordu. Türkiye Varlık Fonundan beklentileri okuyunca da aklıma Shmoo geldi.

TARİHİMİZ MALİ BULUŞLARLA DOLU

(7) Başka ülkeleri bilemem ama Türk tarihi bu tür mali buluşlarla doludur. III. Selim'in padişahlığı sırasında 1793 yılında İrad‑ı Cedid Hazinesi kurulmuş ve böylece Osmanlı İmparatorluğu’nda tek ve merkezi Hazine düşüncesinden ilk sapma ortaya çıkmıştır. Bunu Tersane Hazinesi ve Zahire Hazinesi izlemiştir. Sonraki dönemlerde Hazine sayısı artmaya devam etmiştir. Mukataat Hazinesi, Mansure Hazinesi, Redif Hazinesi, Darphane Hazinesi ve Maliye Hazinesi bunların en önemlileridir. Hazinelerin çoğalması Osmanlı mali sistemini rahatlatmamış, tam tersine mali disiplini alt üst etmiştir. Hazine sayısının artmasının Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküşünde özel bir yeri vardır. 1839 yılında tek ve merkezi Hazine sistemine geri dönülmüştür.

Varlık Fonu Yönetim Kurulu belli oldu


Türkiye Cumhuriyeti'nin köklü kurumları Varlık Fonu'na devredilerek Sayıştay denetiminden usak Varlık Fonu'nun yönetim kurulu belli oldu. Yiğit Bulut, Kerem Alkin, Himmet Karadağ ve Oral Erdoğan artık Türkiye'nin çok büyük kurumlarını yönetecekler.
Varlık Fonu Yönetim Kurulu belli oldu

Aralarında Ziraat Bankası ve PTT’nin de bulunduğu Türkiye’nin tarihi kurumları Varlık Fonu’na devredildi. Peki ya Varlık Fonu’nun merkezi neresi olacak?

Ticaret Sicil Gazetesi’ne göre Varlık Fonu faaliyetlerini Borsa İstanbul Yerleşkesi’nde gerçekleştirecek.

Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketi’nin Yönetim Kurulu ise şu isimlerden oluşuyor. Cumhurbaşkanı Ekonomi Başdanışmanı Yiğit Bulut, Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Sabah Gazetesi yazarı Prof. Kerem Alkin, Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Himmet Karadağ, Piri Reis Üniversitesi Rektörü Prof. Oral Erdoğan.

VARLIK FONU NEDİR?

50 milyon lira olan kuruluş sermayesi Özelleştirme Fonu'ndan karşılanan Türkiye Varlık Fonu'nu temsil eden paylar, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'na ait ve şirketin hisse senetleri yazılı olacak.
En az 5 kişiden oluşan Türkiye Varlık Fonu, yönetim kurulu, başkan ve üyeleri ile genel müdürü Başbakan tarafından atanıyor ve atanacak yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile genel müdürün ekonomi, finans, hukuk, maliye ve bankacılık alanlarından en az birinde, 5 yıldan az olmamak üzere tecrübe sahibi olması şartı aranıyor.

VARLIK FONUNA DEVREDİLEN KURUMLARDAKİ HİSSE DAĞILIMI

– BOTAŞ: Hazine payı yüzde 100. Ödenmiş sermayesi 4.15 milyar lira
– TPAO: Hazine payı yüzde 100. Ödenmiş sermayesi 3 milyar lira
– Ziraat Bankası: Hazine payı yüzde 100. Ödenmiş sermayesi 5.0 milyar lira
– Posta ve Telgraf: Hazine payı yüzde 100. Ödenmiş sermayesi 981.5 milyon lira.
– BIST: Hazine payı yüzde 73.6. Ödenmiş sermaye 423.2 milyon lira.
– Türksat: Hazine payı yüzde 100. Ödenmiş sermaye 1.47 milyon lira.
– Eti Maden: Hazine payı yüzde 100. Ödenmiş sermaye 600 milyon lira.
– Çay İşletmeleri: Hazine payı yüzde 100. Ödenmiş sermaye 1.49 milyar lira.
-Türk Telekom'daki yüzde 6.7'lik Hazine payı da Varlık Fonu'na devredildi.

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.