<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
         <channel>
         <title>Politika</title>
         <link>https://www.gelecekgundem.com/politika/</link>
         <description></description><item>
			<title><![CDATA[ Manisa vekili Özgür Özel ekibininden " korsan MYK "]]></title>
			<description><![CDATA[CHP'de Kemal Kılıçdaroğlu'nun A Takımı'nı oluşturacak olan 15 kişilik MYK listesini önümüzdeki saatlerde açıklanması bekleniyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ Dün Ankara'da iki ayrı görüntü veren CHP bugün de Meclis'te ayrıştı. Özgür Özel, Kılıçdaroğlu'nun "talimatım olmadan toplantı yapılmayacak" sözlerine rağmen MYK'yı TBMM'de topladı. Özel'in ekibi de salı günü grup toplantısı yapacaklarını duyurdu. Manisa Milletvekili Özgür Özel'in grup başkanlığının iptali için TBMM'ye dilekçe veren Kılıçdaroğlu'nun partideki "korsan" girişimlere ne tepki vereceği merak konusu oldu.


CHP'de mutlak butlan kararı sonrası Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu fiili olarak yönetimi devraldı.

Önceki gün 2.5 yıllık aranın ardından Genel Başkanlık makamına gidip koltuğa oturan Kılıçdaroğlu, parti binasında sert ve net mesajlar verdi.

CHP lideri, partisinin tarihsel namusunu koruyacağını belirterek "Arınacağız, rüşvetçiler ve hırsızlardan arınacağız. Önce CHP, sonra Türkiye arınacak. Kirliye bulaşan belediye başkanlarına göz yummayacağız" ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun A Takımı belli oluyor


KILIÇDAROĞLU MYK'SINI AÇIKLAYACAK

CHP'yi arındırdıktan sonra kurultaya gideceğini ifade eden Kılıçdaroğlu'nun önümüzdeki saatlerde 15 kişiden oluşan MYK'sını açıklaması bekleniyor.

HANGİ İSİMLER LİSTEDE?

Takvim.com.tr'nin CHP içinden edindiği son kulis bilgilerine göre Kemal Kılıçdaroğlu'nun A Takımı'nda yer alacak isimlerden bazıları şöyle:


	Bülent Kuşoğlu,
	Cemal Canpolat,
	Faik Öztrak
	Barış Yarkadaş,
	Deniz Demir,
	Orhan Sarıbal
	Berhan Şimşek
	Akif Hamzaçebi
	Yıldırım Kaya
	Müslim Sarı
	Turan Aydoğan


 

 



PM ERTELENDİ... ÖZEL'İN GRUP BAŞKANLIĞININ İPTALİ İÇİN BAŞVURU

CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel ise Kılıçdaroğlu'nun MYK'sına karşın kendi MYK'sını toplamak için TBMM'ye gitti.

Partinin en üst organlarından biri olarak bilinen MYK, Parti Meclisi'nin kararlarını uygulamakla mükellef. CHP'nin Parti Meclisi toplantısının 1 Haziran'da yapılması bekleniyordu ancak parti üyelerine tebligat gitmediği için toplantı ileri bir tarihe ertelendi.

Kemal Kılıçdaroğlu cephesi, Manisa Milletvekili Özgür Özel'in grup başkanlığının iptali için TBMM'ye dilekçe verdi.

 

 

KILIÇDAROĞLU: TALİMATIM OLMADAN YAPILMAYACAK

Kılıçdaroğlu daha sonra CHP milletvekillerine yazı gönderip "Gerekli bilgilendirmeler talimatım gereği yapılmadığı sürece TBMM CHP Grup Genel Kurulu yapılmayacaktır" açıklamasını yaptı.

Kılıçdaroğlu her ne kadar "talimatım olmadan grup toplantısı olmayacak" dese de Özgür Özel ve ekibi bu kararı tanımayacağını açıkladı.



 


 




ÖZGÜR ÖZEL KILIÇDAROĞLU'NU ÇİĞNEDİ

CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel, "Salı günü çok geniş katılımlı bir grup toplantısı yapacağız" diyerek adeta Genel Merkez'deki yönetime meydan okudu. Kılıçdaroğlu'na rağmen MYK toplantısı düzenledi.

Özel, Meclis'e CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır ile beraber geldi.

 



Toplantı öncesi CHP Grup Başkanvekili Murat Emir basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

"DİĞER SALILARDAN BİR FARKI YOK"

MYK'nın olağan bir MYK olduğunu söyleyen Emir, Salı günü grup toplantısının yapılıp yapılmayacağına ilişkin soruya, "Bu sorunun sorulmasına şaşırdığımızı ifade etmeliyim. Yönetmeliğimize, tüzüğümüze, Meclis teamüllerine göre de Grup Yönetim Kurulu Grup Genel Kurulu toplantısını saatini ve gündemini belirler. Önümüzdeki Salı'nın diğer Salı günlerinden bir farkı yok" ifadelerini kullandı.

]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2026/05/manisa-vekili-ozgur-ozel-ekibininden-korsan-myk-1932.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2026/05/manisa-vekili-ozgur-ozel-ekibininden-korsan-myk-1932.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2026/05/manisa-vekili-ozgur-ozel-ekibininden-korsan-myk-1932-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2026/05/manisa-vekili-ozgur-ozel-ekibininden-korsan-myk-1932.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/manisa-vekili-ozgur-ozel-ekibininden-korsan-myk/17251/</link>
			<pubDate>Sun, 31 May 2026 13:07:15 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli taraflara sağduyu çağrısı yaptı:" Kemal Kılıçdaroğlu Genel Başkandır"]]></title>
			<description><![CDATA[MHP Lideri Devlet Bahçeli, gündeme dair değerlendirmelerini Türkgün’e yaptı. Devlet Bahçeli, CHP’de “arınma ve durulma” sürecinin başlatılması gerektiğinin altını çizerek, “Arınma ve durulma sürecinde yolsuzluk ve usulsüzlükler, tutuklamalar ve diğer ahlaki meseleler iyi anlatılmalı, şeffaf bir kamuoyu iletişimi gerçekleşmelidir” diye konuştu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli Cumhuriyet Halk Partisi’nin 2023 yılında yapılan 38’nci olağan kurultayının mutlak butlan gerekçesiyle yok sayılmasına dair gelişmelerle ilgili sorularımız üzerine Türkgün’e özel açıklamalarda bulundu.



CHP’DE YAŞANAN SÜREÇ

Efendim 21 Mayıs Perşembe günü CHP 38’nci olağan kurultayıyla ilgili mutlak butlan kararı verildi ve bunun üzerine gece bir açıklama yaptınız. Daha sonra kamuoyunda da rahatsızlık uyandıran gelişmeler uyarılarınızda ne denli haklı olduğunuzu gösterdi. Bu konuda neler söylersiniz.

Söz konusu mahkeme kararının mahiyetini ana hatlarla ifade etmek isterim. 21 Mayıs 2026 Perşembe günü Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36’ncı Hukuk Dairesi, CHP’nin 4-5 Kasım 2023 tarihli 38’nci Olağan Kurultayı’nın mutlak butlanla sakat olduğuna karar vermiştir. Bu nedenle kurultayın yapıldığı tarihten itibaren iptaline, ayrıca bu tarihten sonra yapılan olağan ve olağanüstü kurultayların ve alınan kararların da iptaline hükmetmiştir. Mahkeme ayrıca 38’nci Kurultay öncesi duruma dönülmesine, önceki genel başkan Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve parti organlarının görevlerine devam etmesine karar vermiştir. CHP İstanbul İl Kongresi yönünden de 08.10.2023 tarihli kongrenin ve bu kongrede alınan kararların mutlak butlan nedeniyle iptaline, kongre öncesi il başkanı ve il organlarının görevlerine devamına hükmetmiştir. Ayrıca Sayın Özgür Özel ve kurultay sonrası seçilen MYK, Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu üyeleri hakkında tedbiren görevden uzaklaştırma; Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve önceki organların karar kesinleşinceye kadar tedbiren göreve iadesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmiş, bu kararlara karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde Yargıtay’da temyiz yolu açık bırakılmış, açıklamalardan anlaşıldığı kadarıyla da gerekli itirazlar yapılmıştır. Mezkur mutlak butlan kararı CHP’deki yönetim yetkisi konusunda Parti içinde ve dışında tartışmalara sebep olmuştur.



KEMAL KILIÇDAROĞLU'NUN  HAKSIZLIĞA UĞRADIĞI KABUL EDİLDİ

Kararın duyurulduğu akşam yaptığım açıklamada; 5 Mayıs 2026 tarihinde TBMM Grup Toplantımız sonrasında gazeteciler tarafından CHP’nin mutlak butlan davası hakkında görüşümüzün sorulması üzerine “CHP, Cumhuriyet’in kurulduğu günden bu yana var olan en önemli siyasi bir kurumdur. Bu kurumun içinin karıştırılması, parçalanması, hukuki yönden zedelenmesi veya farklı amaçlarla kullanılmasına müsaade edilmemesini temenni ederiz.” açıklamama istinaden; “geldiğimiz noktada haklılığımız ortaya çıkmıştır. Bize göre meseleyi soğukkanlılıkla, hukuka uygun, sorumluluk bilinciyle değerlendirmek, CHP’nin tarihi ve kurumsal kimliğini geleceğe taşıma iradesiyle hareket etmek en sağlıklı yol olacaktır.” demiştim.
Yine mahkeme kararıyla Sayın Kılıçdaroğlu’nun haksızlığa uğradığının kabul edilmiş olduğuna işaret etmiş, yargı kararını tanımıyoruz gibi çıkışların boşuna olduğuna değinmiştim. Direnmek yerine Türk siyasi hayatının asırlık çınarı olan CHP kurumsal kimliğini korumanın, bunun için de öncelikle tarafların sağduyu ile CHP ortak paydasında buluşmak, parçalanmamak, ufalanmamak ve savrulmamak iradesini göstermesi gerektiğini vurgulamıştım.



İSTENMEYEN GÖRÜNTÜLER

Bu doğrultuda CHP’de ortak aklın egemen olmasını, Sayın Kılıçdaroğlu’nun hukukun da cevaz verdiği çerçevede Sayın Özgür Özel ile görüşerek CHP’ nin geleceğine ilişkin bir ortak formül oluşturmak amacıyla feragat ettiğini belirtmesinin hem CHP’nin hem de ülkemizin yararına olacağına dikkat çekmiştim.
Ayrıca etrafımızın ateş çemberi olduğu bir ahvalde aynı zamanda da terörsüz Türkiye iradesinin vücut bulduğu iklimde toplumsal hareketliliğe CHP üzerinden yönelme girişimlerine fırsat vermemenin elzem olduğunu, CHP’nin farklı amaçlarla kullanılmaya müsait hale getirilmemesi gerektiğine önemle işaret etmiştim.
Her şeyden önce Türk siyasetinin kurumsallaşması ve Türk demokrasisinin güçlenmesi adına bu temennilerimizin karşılık bulmasını arzu ederdik. Ancak gelinen noktada başlangıç itibariyle beklenen bir uzlaşma zemini oluşmamış aksine CHP’ye gönül veren vatandaşlarımızla birlikte milletimizin hiçbir ferdinin arzu etmediği hadiseler vuku bulmuştur. Ortaya çıkan istenmeyen görüntüler iç ve dış kamuoyunda Türkiye’ye yönelik haksız bir algının oluşmasına ve ülkemiz aleyhine yürütülen karalama faaliyetlerine de zemin hazırlamıştır.


Mahkeme kararının uygulama sürecinde yaşananlar demokrasimize yakışmamıştır. Beklentimiz demokrasimizi temsil etmeyen bu görüntünün giderilmesi ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal kimliğiyle ileriye taşınmasını mümkün kılacak sağlıklı adımların atılmasıdır.


MHP BU KONUDA TECRÜBELİ

Siz bir muhalefet partisi olan CHP’nin kurumsal kimliğinin zarar görmemesi için çaba gösteriyorsunuz. Bunu neden önemsiyorsunuz, CHP’nin olası benzer bir durumda aynı duyarlılığı göstereceğini düşünüyor musunuz?

Öncelikle şunu ifade etmek isterim. Bizim hiç bir partinin iç işlerine karışma yahut müdahale etme gibi bir niyetimiz veya düşüncemiz olamaz. Böyle bir yetkimiz de yok zaten. Ancak biz Türk demokrasisini ve siyasetini düşünen bir partiyiz. Türkiye’nin istikrarı, barış, huzur ve refahı için gayret gösteren bir hareketiz. Ayrıca Milliyetçi Hareket Partisi bu konularda yüksek bir tecrübeye de sahiptir. Geçmişte partimizin çeşitli dönemlerde kongre süreçlerinde ele geçirilmeye çalışıldığına şahit olunmuştur. MHP, 57 yılı aşan geçmişinde birçok siyasi badire atlatmıştır. Farklı merkezlerden yönlendirilen siyasi mühendislik projeleriyle partiyi dizayn etmeye yönelik girişimlere maruz kalmıştır. “Türkeş’siz MHP” hayal edenlerin partimizi bölmek istediğini de gördük, hain darbe girişimlerine giden yolda en büyük engel olarak kabul ettikleri MHP’yi etkisizleştirmek için partimizi ele geçirmeye kalkanları da gördük. 1992 yılında partimiz 19 milletvekiliyle grup kurma aşamasındayken altı milletvekilinin ayrılmasıyla önemli bir sınamayla karşı karşıya kalmıştır. 2016 yılında ise hukuksuz girişimlerle partimizin bölünmek istendiği görülmüştür. Tüm bu süreçlerde çeşitli siyasi ittifaklara karşı milliyetçi ülkücü dünya görüşümüzün heybemize yüklediği derin tecrübe, köklü parti geleneğimiz ve demokratik mücadele yöntemleriyle siyasi varlığımızı sürdürme gayreti içerisinde olduk. Bugün Türk siyasi hayatında yarım asrı aşan köklü bir geçmişe sahibiz.


Vurgulamak isterim ki Cumhuriyet Halk Partisi, siyasi mücadelede farklı taraflarda olduğumuz bir partidir. Geçmişte karşılaştığımız çoğu zorluk karşısında ve Partimize yönelik operasyonlar sırasında, demokratik siyasi kültürümüz ve parti kurumsallığının sürdürülmesi adına kendilerinden bir destek ve dayanışma görmediğimizi belirtmek isterim.


Bu birikimden hareketle ve dikkatli bir şekilde söz söylüyoruz. Değerlendirmelerimiz de yalnızca demokratik siyasetin güçlenmesine, istikrarın korunmasına ve ülkemizin huzuruna yönelik iyi niyetli bir çabanın sonucudur.


FİTNE VE AYAK OYUNLARINI YAKINDAN TANIRIZ

Bu tür fitne ve ayak oyunlarını biz yakından tanır, önceden sezer ve nasıl bertaraf edileceğini herkesten iyi biliriz. Bu tecrübeye dayanarak, CHP’nin benzer bir duruma düşmesine engel olunması gerektiğini belirtmek de bizim için Türk milletine karşı bir sorumluluktur. Zira bize göre, CHP’de yaşanan son gelişmeler, CHP’nin iç meselesi olmanın yanı sıra Türkiye’de siyasal istikrarın korunması açısından da son derecede önemlidir.  
Milliyetçi Hareket Partisi, Türkiye ile ilgili meseleleri tarihî hafızamız, coğrafyanın hakikati ve akîl bir siyasetle ele almaktadır. Bu bağlamda Türkiye’de demokratik kültür ile kurumsallık arasında güçlü bir bağ mevcuttur. 1908 Meşrutiyet İnkılabı, her ne kadar eksiklikleri olsa da Türk demokrasisinin milâdını teşkil etmiştir. Millî egemenlik, parlamento, seçim, siyasî parti, temsil gibi kavramların Türk siyasî kültürüne yerleşme süreci bu dönemde başlamış; Millî egemenliğimizin millî bağımsızlıkla tescillendiği İstiklâl Harbimiz ve Cumhuriyetin ilanıyla birlikte Türk siyasî kültürünün vazgeçilmez unsurları olmuştur.

Bir toplumun demokratik kültürü, ancak güçlü kurumsallıklarla gelişir ve olgunlaşır. Demokrasilerin güçlü kurumsallıklarının başında millî iradenin tecelli ettiği parlamentolar gelmektedir. Türk demokrasi kültüründe parlamento, İstiklâl Harbini farklı görüş ve kesimlerin bağımsızlık ve egemenlik ülküsüyle sevk ve idare edildiği, gazi unvanını haiz millî ve manevî değerlerimizin temerküz ettiği Türk milletinin kalpgâhıdır.

CHP’NİN İSTİKRARSIZLIĞI KABUL EDİLEMEZ

Türk demokrasi kültüründe parlamentonun güçlü kurumsallığı, fikir ve çıkar çatışmalarının uzlaşıya dönüştürülmesi, toplumsal tansiyonun düşürülmesi ve gerilimlerin azamî siyasî mutabakatla neticelenmesi bağlamında güçlü parti kurumsallıklarına bağlıdır. Parti kurumsallıklarının zayıflaması ve sorumlu liderlik mekanizmasının aksaması, demokrasi kültürümüzü akamete uğratacağı gibi siyasî istikrarımıza da zarar verecektir. Türk demokrasisinde parlamento ve siyasî parti kurumsallıklarının rolü bu denli önem arz ederken, siyasette çözümün parlamento dışında başka mecralarda aranması, demokrasi ve hak arayışı adı altında kontrolsüz sokak hareketlerini ve taşkınlıkları beraberinde getirecektir. Bölgemizde egemen devletler üzerinde oynanan oyunların en büyüğü ve artık klasikleşmiş unsuru, iç siyasete beşinci kol faaliyetleriyle müdahale etmek ve toplumsal karışıklığa zemin hazırlamaktır. İç cepheyi tahkim etmeye çalıştığımız bu süreçte CHP üzerinden Türk siyasetinin istikrarsızlığa sürüklenmesi kabul edilemeyecek bir durumdur.

TÜRKİYE’DE 180 PARTİ VAR

Türk siyasetinde istikrar, siyasi partilerin güçlü ve kurumsal yapılar hâline gelmesiyle yakından ilişkilidir. Demokrasinin gelişimi ise ancak siyasette ortaya konulan başarılı ve sürdürülebilir uygulamalarla mümkün olabilecektir. Biz ilkeli, seviyeli, etik değerlere dayanan demokratik siyaseti esas alıyoruz. Türkiye’nin önünü açacak reformların ve milletimizin beklentilerine cevap verecek politikaların ancak güçlü bir demokratik siyaset anlayışıyla hayata geçirilebileceğine inanıyoruz. Demokrasimizin de bu anlayış doğrultusunda güçleneceğini değerlendiriyoruz.
Bugün Türkiye’de faaliyet gösteren 180’in üzerinde siyasi parti bulunmaktadır. Ancak bunlar arasında Türkiye için bir ekol hâline gelmiş, uzun yıllara yayılan siyasi faaliyetleriyle Türk siyasetine ve milletimize hizmet etmiş parti sayısı oldukça sınırlıdır. 
Siyasi hayat içerisinde pek çok zorluk ve badireyle karşılaşılabilse de hukuk ve demokrasi temelinde bu sorunların aşılabilmesi, toplumsal güven ve desteğin korunabilmesi siyasi partilerin kalıcılığını mümkün kılmaktadır. Milliyetçi Hareket Partisi bu anlayışla siyasete yaklaşmakta; Cumhuriyet Halk Partisi içerisindeki gelişmeleri de aynı perspektifle değerlendirmektedir.

ENDİŞE EDİYORUZ

Altını çizmiş olduğunuz bu hususların CHP’de nasıl bir karşılık bulacağını ya da bulması gerektiğini düşünüyorsunuz?

Siyasette rekabet, Türkiye’nin ve Türk Milletinin âli menfaatleri için yarış halinde olmaktır. Bu yarışın sağlıklı ve sağlam bir zeminde yapılması, rekabet halinde olan partilerin zemini aşındıran değil; tahkim eden bir tavır içerisinde olmasını gerektirmektedir. Bu bağlamda rekabetin istikrarı bozucu, toplumu ayrıştırıcı bir istikamette seyretmesi siyaset kurumunun aleyhine bir durum olacaktır. 
Türkiye’de köklü bir parti kurumsallığına sahip olan Cumhuriyet Halk Partisi’nde mutlak butlan krizinin parti içi çatışmaya ve sokak eylemlerine dönüşmesi sadece CHP’de değil; Türk demokrasisi ve siyasî kültüründe de yaralı bir hafıza oluşturmasından endişe etmekteyiz.

UZLAŞI ZEMİNİ ZAYIFLAR UYARISI

Bu endişemiz Cumhuriyet Halk Partisinde, kurumsal kimliği ve parti aidiyetini aşındıracak eylemlerin sağduyu ve uzlaşı zeminini de zayıflatacak olmasıdır. Kendi içerisinde bu denli bölünmelerin yaşandığı ülkemizin ikinci büyük partisinin, Türkiye’nin asli gündemine odaklanacak irade ve enerjiden yoksun kalması Türk demokrasisi açısından talihsizlik olacaktır. Ayrıca Türk milletinin kendilerine yüklediği sorumluluk çerçevesinde vatandaşlarımızın sorunlarına makul ve tutarlı çözüm önerileri sunan, yapıcı muhalefet misyonunda da zafiyet yaratacaktır. CHP’de sorumlu aktörlerin bu hususu iyi tahlil edeceklerine ve CHP’yi ileriye taşıyacak sağlıklı ve emin adımları atacaklarına inanıyorum.



KEMAL KILIÇDAROĞLU GENEL BAŞKANDIR

Peki CHP’yi ileriye taşıyacak sağlıklı adımlardan kastınız nedir? Bu anlamda ileriye dönük neler yapılmalıdır?

Yargıtay’ın nihai kararıyla kesinleşecek olsa da yargı kararı ortadadır. Sayın Kılıçdaroğlu CHP Genel Başkanıdır. Mahkeme kararının uygulanması sürecinde yaşananlar ne CHP’ye ne de demokrasimize yakışan bir durum olmamıştır. Bundan sonraki süreçte Sayın Kemal Kılıçdaroğlu normal olarak mahkeme kararının ve genel başkan olmasının gereklerini yerine getirecektir. Bu kapsamda ilk olarak genel merkeze yerleşme, onarma ve toparlanmayı gerçekleştirecek, dağınıklığı giderecektir. Aynı zamanda parti faaliyetleri devam edecektir. Bu şekilde bir siyasi partinin çöküşü değil yeniden inşası ve demokrasiye kazandırılması mümkün hale gelecektir. Sayın Kılıçdaroğlu açıklamasında CHP’deki ahlaki zafiyetlere dikkat çekerek “CHP ahlaki değerlerini korumak zorundadır. Bütün vatandaşlarıma ve partililere söz veriyorum. CHP’yi kuruluşundaki kodlara kavuşturacağız” demiştir. Bu tespit aynı zamanda CHP’nin kuruluş ilkelerinden de uzaklaştığının ikrarıdır. Öyleyse öncelikle Partinin mali, hukuki ve idari yönden kontrol edilmesi, CHP’yi kuruluş kodlarından ayıran sebeplerin belirlenmesi gerekecektir. 
Bu çerçevede;


	İlk olarak CHP’de siyasî atmosferi zehirleyen, CHP’nin parti aidiyetine ve kurumsal kimliğine zarar veren nefret dilinin ivedilikle terk edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Partililerin birbirini tahkir ve tahrik ettiği bu dilin, yüksek mesuliyet ve partililik şuuruyla uzlaşı diline dönüştürecek muhataplar Sayın Kılıçdaroğlu ve Sayın Özel’dir.
	İkincisi CHP’de bir “arınma ve durulma” sürecinin başlatılması gereğidir. Arınma ve durulma sürecinde yolsuzluk ve usulsüzlükler, tutuklamalar ve diğer ahlaki meseleler iyi anlatılmalı, şeffaf bir kamuoyu iletişimi gerçekleşmelidir. 
	Üçüncü olarak yapılması gereken iş, mevcut üyelerin yenilenmesi ve yeni üye kaydının yapılmasıdır. Bu şekilde yolsuzluğa, usulsüzlüğe ve ahlaksızlığa bulaşmış üyeler de Cumhuriyet Halk Partisi’nden temizlenmiş olacaktır.
	Dördüncüsü ise yeni ve yenilenmiş üye yapısında CHP parti kimliği ve aidiyeti ile kurumsal bağlılığın yeniden tesis edilmesidir. Bu husus, CHP’nin kongre sürecinin yeniden ve sağlıklı bir zeminde başlatılmasını sağlayacaktır. İlçe ve il kongreleri yapıldıktan sonra uygun görülecek bir tarihte büyük kongreye gidilecektir. Bize göre bu tarih Partinin kuruluş tarihi de olan 9 Eylül olabilecektir.



Bunları yerine getirecek olan Sayın Kılıçdaroğlu’dur. Bu şekilde büyük kongreye kadar temizlenmiş ve arınmış bir CHP tesis edilmiş, Sayın Kılıçdaroğlu da Cumhuriyet Halk Partisi’ne büyük hizmet yaparak tarihi bir sorumluluğu yerine getirmiş olacaktır. Ayrıca kongrede kim kazanırsa ona saygı duyacağını ifade ederek de fedakarlığını gösterebilecektir.


İKİ CHP'DEN SÖZ ETMEK BÖLÜNMEYE HEVES ANLAMINA GELİR

Bu şekilde Cumhuriyet Halk Partisi bölünüp parçalanmadan yeniden ve topluca dirilebilme imkânına kavuşacaktır. Kişisel ego ve gizli ajandalarla hareket edenlerin önü kesilmiş, iç ve dış tehditlere, siyasi boşluk görüp harekete geçmek isteyen siyasete müdahale heveslilerine, demokrasi düşmanlarına yol açılmamış olunacaktır. Aynı zamanda CHP’deki dağınıklık giderilerek aidiyet ve kurumsal bağlılık iklimi içerisinde partinin 103’ncü yılında yasalara ve demokrasiye uygunluğu sağlanabilecektir.
Aksi takdirde herkesin bugünden bir mekân tuttuğu ve orada taraftar topladığı bir siyasi partide düzenden, disiplinden ve siyaset üretmekten bahsedilemeyecek, kaldı ki ofislerden parti de yönetilemeyecektir. “İki CHP” den söz etmek ise bölünmeye heves anlamına gelecek, Türk siyasetindeki ufalanmış istikrarsız yapılara yeni bir ekleme olacaktır.  Ayrıca Cumhuriyetle yaşıt bir partinin bölünmesine sebebiyet vermenin yükü ağır olacaktır.

KURUMSAL KİMLİĞE ZARAR VERDİ

Yaşananlar sorumlu davranış eksikliğine mi işaret etmektedir.

Son süreçte sergilenen tavır, hukuki bir ihtilafın suhuletle ve hukuk zemininde çözülmesine katkı sunmak yerine, parti tabanını duygusal reflekslerle hareket etmeye sevk eden, gerilimi tırmandıran ve çatışma atmosferini besleyen bir anlayışın tezahürü olmuştur. Oysa sorumluluk sahibi siyasetçilerin görevi, kitleleri provoke etmek değil; süreci sükûnet içerisinde yönetmek ve parti teşkilatlarını sağduyuya davet etmektir. Özellikle CHP Genel Merkezi önünde oluşan gergin görüntüler, partililer arasında yaşanan sert tartışmalar ve sosyal medya üzerinden yürütülen kutuplaştırıcı kampanyalar, CHP’nin kurumsal kimliğine ciddi zarar vermiştir.
Demokratik siyasetin temelinde hukuk devleti ilkesi bulunmaktadır. Bu ilke, yalnızca kişinin lehine sonuç doğuran kararlar için değil, aleyhine sonuç doğuran kararlar için de geçerlidir.


CHP, Türk siyasetinde önemli bir kitleyi temsil etmektedir ve Türkiye’nin güçlü bir muhalefete, sorumluluk sahibi ve uzlaşmacı siyasi partilere ihtiyacı vardır.


MHP’NİN BEKLENTİLERİ

MHP’nin beklentisi bölünmüş bir CHP değil; bütünleşmiş, kenetlenmiş, yüklerinden arınmış, Türkiye ve Türk milletine hizmet eden CHP dir. Geçici makam mücadeleleri uğruna partinin kurumsal kimliğinin yıpratılması, tabanın kutuplaştırılması ve teşkilat yapısının tahrip edilmesi tarih önünde ağır bir sorumluluk da doğuracaktır.


Türkiye’nin içinden geçtiği hassas süreçte siyasi partilerin, demokratik zeminde rekabet eden ve uzlaşmayı becerebilen bir anlayışla hareket etmesi büyük önem taşımaktadır. Terörsüz Türkiye sürecinden geçerken, yaşanan bölgesel gelişmeler, ekonomik meseleler ve milli güvenlikle ilgili riskler, Türkiye’nin ortak akıl ve güçlü siyasal kurumlara her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğunu göstermektedir.


Bütün bunlar ışığında idrak edeceğimiz mübarek Kurban Bayramının kültür ve geleneğimizdeki kutlu çağrısına istinaden CHP’de çatışmanın sulhe, anlaşmazlıkların uzlaşıya dönüşmesini diliyor, ilgili tarafları tekrardan sağduyuya ve birlik diline davet ediyorum. 
Aziz milletimizin ve İslam aleminin mübarek kurban bayramını bir kez daha tebrik ediyorum.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2026/05/mhp-genel-baskani-devlet-bahceli-taraflara-sagduyu-cagrisi-yapti-kemal-kilicdaroglu-genel-baskandir-2217.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2026/05/mhp-genel-baskani-devlet-bahceli-taraflara-sagduyu-cagrisi-yapti-kemal-kilicdaroglu-genel-baskandir-2217.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2026/05/mhp-genel-baskani-devlet-bahceli-taraflara-sagduyu-cagrisi-yapti-kemal-kilicdaroglu-genel-baskandir-2217-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2026/05/mhp-genel-baskani-devlet-bahceli-taraflara-sagduyu-cagrisi-yapti-kemal-kilicdaroglu-genel-baskandir-2217.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/mhp-genel-baskani-devlet-bahceli-taraflara-sagduyu-cagrisi-yapti-kemal-kilicdaroglu-genel-baskandir/17237/</link>
			<pubDate>Wed, 27 May 2026 07:31:11 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[CHP GENEL BAŞKANI ÖZGÜR ÖZEL 81 İL BAŞKANINI ANKARAYA ÇAĞIRDI!]]></title>
			<description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara İl Başkanı Ümit Erkol’un tutuklanmasının ardından tüm il başkanlarını salı günü Ankara’da toplantıya çağırdı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[CHP’de Ankara İl Başkanı Ümit Erkol’un tutuklanmasının ardından hareketli saatler yaşanıyor. Parti yönetimi, gelişmeler üzerine il başkanlarını Ankara’da olağanüstü toplantıya davet etti.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Erkol’un tutuklanmasının ardından tüm il başkanlarını salı günü Ankara’da bir araya gelmeye çağırdı. Toplantıda izlenecek yol haritasının ele alınması bekleniyor.

ERKOL İÇİN PARTİ İÇİNDE HAREKETLİLİK

CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol’un tutuklanması, parti içinde geniş yankı uyandırdı. İl başkanlarının katılımıyla yapılacak toplantıda hem hukuki süreç hem de siyasi adımların değerlendirilmesi öngörülüyor.

İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON A.Ş.’ye yönelik usulsüzlük iddialarıyla başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan Erkol’un da aralarında bulunduğu 9 kişi, akşam saatlerinde tutuklanmıştı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2026/04/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-81-il-baskanini-ankaraya-cagirdi-3054.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2026/04/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-81-il-baskanini-ankaraya-cagirdi-3054.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2026/04/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-81-il-baskanini-ankaraya-cagirdi-3054-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2026/04/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-81-il-baskanini-ankaraya-cagirdi-3054.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-81-il-baskanini-ankaraya-cagirdi/17142/</link>
			<pubDate>Sun, 12 Apr 2026 22:34:37 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Böcek Ailesinin Ölümüyle İlgili Açıklama: İhmali Olanın Gözünün Yaşına Bakılmayacak]]></title>
			<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu. Dilovası'ndaki yangın ve Fatih'teki gıda zehirlenmesine ilişkin konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İhmali, hatası, kusuru, kastı olan kim varsa tespit edilecek, kimsenin gözünün yaşına bakılmayacak" dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkanlar:

Değerli milletvekillerimiz, kıymetli yol ve dava arkadaşlarım, değerli misafirler; AK Partimizin bir grup toplantısında daha sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle ve muhabbetle selamlıyorum. Buradan, sizlerin vasıtasıyla 81 vilayetimizin 922 ilçesindeki tüm vatandaşlarıma selamlarımı iletiyorum.

 

 

Yine buradan, şairin dediği gibi: “Dostlar, ki bir kere bile selamlaşmadık ama aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.” Bu güzel dostlara; Afrika’dan Asya’ya, Balkanlar’dan Kafkaslar’a, Türk dünyasından İslam alemine gözü ve gönlü bizimle olan tüm soydaş ve kardeşlerimize saygılarımı ve sevgilerimi iletiyorum.

Grup toplantımızın, ülkemiz, milletimiz, partimiz ve demokrasimiz için hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Allah’tan tüm kalbimle niyaz ediyorum. Toplantımızı varlıklarıyla onurlandıran kıymetli misafirlerimize, bilhassa sevgili genç kardeşlerime “Hoş geldiniz, şeref verdiniz” diyorum. Dayanışmanız, coşkunuz, ahde vefanız ve samimiyetiniz için her birinize tek tek teşekkür ediyorum.

Konuşmamın hemen başında, geçen hafta dualar ve gözyaşlarıyla Hakk’a uğurladığımız 20 kahraman askerimizi ve yangın söndürme uçağı pilotumuzu bir kez daha rahmetle yad ediyorum. Rabbimden, şehitlerimizin ailelerine ve yakınlarına sabır ve başsağlığı diliyoruz.

 

 

Kabine sonrası hitabımızda da belirttiğim gibi, uçağımızın düşüş sebebinin tespitine yönelik incelemeler titizlikle ve çok yönlü bir şekilde yürütülmektedir. Uzman ekiplerimizin değerlendirmeleri neticesinde ulaşacağı bilgiler, Milli Savunma Bakanlığımız tarafından kamuoyu ile paylaşılacaktır.

"4 GURBETÇİMİZİN VEFATIYLA İLGİLİ SORUŞTURMA BÜYÜK BİR HASSASİYETLE YÜRÜTÜLMEKTEDİR"

Yine, 8 Kasım’da Kocaeli Dilovası’nda meydana gelen yangın felaketinde vefat eden 7 emekçi kardeşime Allah’tan rahmet, geride kalanlara sabır diliyorum. İstanbul’da, ikisi çocuk 4 gurbetçimizin vefatıyla ilgili soruşturma da büyük bir hassasiyetle yürütülmektedir.

 

 

Son iki haftada 11 canımızı yitirdiğimiz her iki olayda ihmali, hatası, kusuru veya kasta olan kim varsa, bunlar tek tek tespit edilecek ve kimsenin gözünün yaşına bakılmayacaktır.

"29 AYDIR İŞSİZLİK ORANIMIZ TEK HANEDE SEYREDİYOR"

Değerli arkadaşlar, son toplantımızdan bu yana Türkiye İstatistik Kurumu, ekonomimize dair bazı önemli veriler açıklamıştır. Bazılarını sizlerle ve aziz milletimle kısaca paylaşmak istiyorum.

2025 yılı üçüncü çeyrek istatistiklerine göre, mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranımız yüzde 8,5 seviyesinde gerçekleşti. Aynı çeyrekte iş gücümüz 35 milyon 568 bine, istihdamımız ise 32 milyon 558 bine yükseldi. 29 aydır işsizlik oranımız tek hanede seyrediyor.

Yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve sürdürülebilir büyüme üzerine bina ettiğimiz ekonomi programımızın neticelerini alıyoruz. Turizmde bu sene hem ziyaretçi sayısı hem de gelirde rekor kıracağımız anlaşılıyor. İhracat tarafında da, hamdolsun, oldukça güçlü gidiyoruz.

Geride bıraktığımız son 30 ayın 22’sinde mal ihracatımızı artırdık. Temmuz ayında 24 milyar 911 milyon dolarla Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdık. 2025 yılı Ekim ayında ihracatımız yüzde 2,3 artışla 24 milyar dolar olarak gerçekleşti. Ekim 2025 itibariyle yıllıklandırılmış ihracatımız 270,2 milyar dolarla tarihin en yüksek seviyesine ulaştı.

Yılın ilk 9 ayında hizmet ihracatımız 91,9 milyar doları, hizmet ticareti fazlamız ise 48,8 milyar doları buldu. 379 milyar dolar olan mal ve hizmetler ihracatımızı 2025 yılı sonunda 390 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz. Eylül ayı itibariyle bu seviyenin aşılmış olduğunu tahmin ediyoruz. Milletçe hepimizi sevindiren bu gelişmelerin hayırlı olmasını diliyorum.

Eylül ayı itibariyle bu değerlendirmeler bu şekilde devam ederken, Türk ekonomisinin akıncı beyleri olan ihracatçılarımızı inşallah her alanda desteklemeye devam edeceğiz.

Önümüzdeki dönemde, başta sanayicilerimiz ve KOBİ’lerimiz olmak üzere, reel sektörümüzle istişarelerimizi yoğunlaştıracağız. İş dünyamızın, esnafımızın, tüccarımızın ve üreticimizin sesine daha fazla kulak verecek; ekonominin kalbi olan bu kesimlerle daha sık bir araya geleceğiz.

Bu başarıları, bölgemizde yaşanan sıcak çatışmalara ve gümrük tarifleri üzerinden yürüyen ticaret savaşlarına rağmen elde ettiğimizi de özellikle hatırlatmak istiyorum. Bir kez daha ihracatçı kuruluşlarımızı, iş insanlarımızı, işçilerimizi, ilgili bakanlarımızı ve bürokratlarımızı emeklerinden ötürü kutluyor; ülkem ve milletim adına kendilerine şükranlarımı sunuyorum.

Milletimize hep şunu söylüyoruz: “Biz laf üretmeyeceğiz, sadece iş ve eser üreteceğiz.” Allah’a hamdolsun, bu sözümüzün de daima arkasında duruyoruz.

İşte en son Adıyaman’da 350 bininci afet konutunun anahtarlarını hak sahibi kardeşlerimize teslim ettik. Böylece konutlarımızın yüzde 78’ini tamamlamış olduk. Depremzedelerimizi yeni yuvalarına kavuşturmak için 3.481 şantiyede, 200 bin mimar, mühendis ve işçi kardeşimiz 7/24 esasıyla, gece gündüz demeden çalışıyor. Bu rakamların ne anlama geldiğini işin ehli olanlar gayet iyi biliyor.

Değerli kardeşlerim, bakınız; şu devasa farka özellikle dikkatlerinizi çekmek durumundayım: CHP Genel Başkanı ve yol arkadaşları, siyaset adına sadece yalan ve polemik üretirken, biz 2 saatte 23, günde 550 yeni konut üretiyoruz.

Bizler, iktidar ve ittifak olarak ülkeye, millete hizmet için, sorunları çözmek için koştururken; ana muhalefet cenahı, kendi ikballerinin, kendi hırslarının ve kendi şahsi hesaplarının peşinde koşuyor.

CHP Genel Başkanı ve yol arkadaşları siyaset namına sadece yalan üretiyor. Biz ise ülkeye hizmet için koşturuyoruz. Yargıyı siyasi bir kondisyon aşanı olmaktan çıkardık. CHP tarafsız ve bağımsız yargıyı hazmedemedi. Özel şunu unutmasın; Biz ne partilerin içindeki savaşların ne de yüz kızartıcı ithamlarla dolu bu davanın tarafıyız. Beklentimiz gerçeğin ortaya çıkması. Biz bu davanın hiçbir yerinde yokuz ve olmadık.

MUHALEFET İKBAL VE ŞAHSİ MENFAAT PEŞİNDE KOŞUYOR

CHP Genel Başkanı ve yol arkadaşları sadece yalan, polemik üretirken 2 saatte 23, günde 550 yeni yeni konut üretiyoruz. Bizler İktidar ve ittifak olarak ülkeye, millete hizmet, sorunları çözmek için koştururken ana muhalefet ikballerinin, şahsi hesaplarının peşinde koşuyor. Bizimle yarışacak hizmet, eser yok. Milletin sorunlarına çözüm üretecek vizyon da yok. Bunların yerine bolca küfür, hakaret, siyasi nezaketsizlik var. Aykırı her sesi susturma çabası var. Grup toplantısında bir video izletmişler. Tabii ortada tek bir eser ve hizmet olmayınca ellerinde sadece yolsuzluk dosyaları kalıyor. Bunun üzerinden giderlerse video yapacak malzeme bulmada hiç sıkıntı çekmezler. Baklava kutularından para kulelerine kadar onlara en az birkaç sene yetecek malzeme var. Ana muhalefetin bu tükenmişlik sendromundan kurtulmasını temenni ediyorum.

BU DAVANIN BİR NUMARALI SANIĞI SİZİN BELEDİYE BAŞKANINIZ VEYA BAŞKANLARINIZDIR

23 yıllık çabalarımızda karşımızda statükoyu, statükonun temsilcisi CHP'yi bulduk. İmtiyazlarını kaybetmek istemediler. Düne kadar yargıyı yedek kuvvet gibi kullananlar bugün İstanbul'a karabasan gibi çöken suç şebekesinin hukuki akıbetini siyasi kumpas olarak yaftalıyor. CHP'nin bizi ısrarla neden taraf yapmaya çalıştığını anlamıyoruz. Sayın Özel şunu unutmasın, biz ne partilerinin içindeki mikro iktidar savaşlarının ne de yüz kızartıcı ithamlarla dolu bu davanın tarafıyız.

Talep beklentimiz adil ve tarafsız yargılama ile gerçeklerin ortaya çıkarılması ve suçlulara hukuk önünde hesap sorulması. Bu hesap siyasi hokkabazlıkla, suç bastırmakla kapatılamaz. Bu hesap en iyi savunma saldırıdır kurnazlığı ile, yargı mensuplarını hedef alarak kapatılmaz. Bu davanın bir numaralı sanığı sizin belediye başkanınız veya başkanlarınızdır. Bu davanın ihbarcıları da itirafçıları da sizin adamınız. Biz bu davanın hiçbir yerinde yokuz ve olmadık. Bu davayı siyasallaştırmaya gayret ettiklerini, sulandırmaya çalıştıklarını milletimiz gibi biz de görüyoruz. Yargı mercilerini yasal sınırlar içinde çalışır tutmak müşterek hassasiyetimiz olmalı. Görevini yapan yargı mensuplarına saldırmanın kimseye faydası olmaz. CHP yönetiminin giderek hırçınlaşan, çirkinleşen üslubunu aziz milletime havale diyorum. İşini doğruluk ile yapan bütün yargı mensuplarının yanındayız. Ana muhalefet partisi genel başkanının oturduğu koltuğuna yakışır olgunlukla hareket etmesini bekliyoruz.

BİZE ON YILLAR BOYUNCA AYNI MASALI ANLATTILAR! NEYMİŞ ARAPLAR BİZİ SIRTIMIZDAN VURDU, HADİ ORADAN

Biz devletlerden bir devlet değiliz. Bizim millet olarak kökleri milattan önceki asırlara giden ordu tecrübemiz var. Devlet kurma tecrübemiz, medeniyetler inşa etme tecrübemiz var. Biz bir gece yatıp sabah bütün kardeşlik mirasından azade olmuş bir millet olarak uyanamayız. Kimse sözlerimi farklı yerlere çekmeye yeltenmesin. Hiç kimsenin topraklarında gözümüz yoktur. Türkiye'nin yıllarca sırtını döndüğü o gönül coğrafyamıza tekrar yüzümüzü döndük. Biz ülkemizin sınırlarında kalacağız ama bizim gönül coğrafyamıza kimse hudut biçemez, dedik. Bize on yıllar boyunca aynı masalı anlattılar. Bugün de aynı masalı ısıtıp ısıtıp önümüze getiriyorlar. Neymiş Araplar bizi sırtımızdan vurdu, hadi oradan. O yıllarca kardeşlerimize sırtlarını döndüler, sermayeyi bile renklerine ayırdılar.

"SURİYE'NİN KALICI HUZURA, EMNİYETE ULAŞMASI İÇİN GİRİŞİMLERİMİZ SÜRÜYOR"

Bu aziz milletimiz Suriyeliye kucak açtı. Ana muhalefet biz gelir gelmez Suriyelileri tekrar memleketlerine göndereceğiz diyenler yapabildiler mi? 1 yıl önce Suriye'de o mazlumlar devrim yaptılar, bu aziz millet o devrim sayesinde şerefine şeref kattı. Suriye Devrimi'nin gerçekleşmesini sağladığımız için biz de şereflendik, Suriyeliler ülkelerine dönerken bize dua ediyorlar. Suriye'nin kalıcı huzura, emniyete ulaşması için girişimlerimiz sürüyor. Suriye'nin inşasında da yine kardeşlerimizin yanında olacağız. Suriye'nin, Filistin'in, Sudan'ın, KKTC'nin güvenliği bizim güvenliğimizle doğrudan bağlantılıdır. Yardım kuruluşlarımızla, iş adamlarımızla dünyanın her yerinde varız, varlık gösteriyoruz. Hem kazanıyoruz hem kazandırıyoruz. Biz gayri insani hesaplar içinde değiliz. Biz Selçukluların, Osmanlıların torunlarıyız. Biz yıkmak için değil gönüller yapmak için oradayız. Biz rahmete, berekete gönülden iman etmiş bir milletiz. Mazlum coğrafyalara ulaşmaya çalışırken muhabbetle kucaklaşmak için giden insanlarız. Tam 23 yıldır böyle bir imanla, anlayışla hareket ediyoruz. Rabbimiz de yolları açıyor, seferi kolaylaştırıyor.

TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ

Türkiye iç cephesini tahkim ettikçe dışarıda da güç kazanmıştır. İçeride kronik sorunlarımızı çözdükçe dışarıda da sorun çözme kabiliyetimizi geliştirdik. Şimdi daha büyük bir şahlanışın eşiğindeyiz. Terörsüz Türkiye ile ülkemizi yarım asırlık prangadan, büyük beladan kalıcı olarak kurtaracağız. Omuzlarımızda 86 milyonun mesuliyetini taşımanın bilinci ile davranıyoruz. AK Parti olarak bu samimi gayretin içindeyiz. Hamt olsun bugüne kadar gayet olumlu ilerlemeler kaydettik. Gazi meclisimizde geniş katılım ile komisyonun kurulması ile süreç toplumsal bir boyut kazandı ve farklı bir ivme yakaladı. İş dünyasından insan hakları kuruluşlarına, sendikalara, şehit ve gazi derneklerine kadar tüm katılımcılar komisyon tarafından dinlendi ve görüşleri önerileri not edildi. DEM Parti heyeti ve grubu sağ duyulu tavır içinde oldu.

BAHÇELİ'NİN AÇIKLAMALARI CESURCA

MHP Genel Başkanı Sayın Bahçeli de ilk günden itibaren yaptığı cesur, ufuk açıcı açıklamaları ile sürecin bugüne gelmesinde eşsiz katkılar sağladı. Biz de hassas çizgide yürüyerek sürece mihmandarlık yaptık. bilinen bilinmeyen pek çok badireyi atlattık. Komisyonun fikir ve hedef birliği içinde çalışmasını son derece kıymetli buluyorum. Ülkemiz demokrasisine birlik ve beraberliğine yaptığı katkılarını takdirle karşılıyor, meclis başkanımızı ve komisyon üyelerimizi canı gönülden tebrik ediyorum. Dünkü değerlendirmeler ışığında müteakip toplantının cuma günü yapıldığı anlaşılıyor. Türkiye'nin sırtında büyük bir belaya dönüşen terör belasından kurtulmanın vakti artık çoktan geldi. Verilen mücadeleleri terörsüz Türkiye ile taçlandırmamız gerekiyor. Bunu sorumluluğu siz vekillerimizin omuzlarındadır. Barış ikliminin kökleşmesine, her milletvekiline, tüm siyasi partilere çok önemli görevler düşüyor. AK Parti olarak siyaset üstü zeminde ele aldığımız bu süreci menziline ulaştırmak istiyoruz.

Milletimizin bizden beklentilerinin idraki ile çözüm odaklı olacağız. Umuyorum ki tüm partiler ve üyeler de bizimle aynı sorumlu davranışı sergiler. 86 milyonun el ele vererek birlik bayrağımızı yükselterek terörsüz Türkiye ve bölge hedefimize er ya da geç ulaşacağımızdan şüphe duymuyorum. Biz ülkemizin menfaatini her türlü çıkarın üzerinde gören bir kadroyuz. Bu ülke için yeri geldi elimizi, yeri geldi tüm gövdemizi taşın altına koydu. Terörsüz Türkiye sürecinde de millet memleket aşkı ile hareket ediyoruz. Tek bir gayemiz var o kanlı hançeri çıkarmaktır. Allah'ın izni ile milletimizin desteği ile bunu başaracağız. Sonuçta Türkiye olacak milletimiz olacak, kardeşlik olacaktır.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2025/11/cumhurbaskani-erdogan-dan-bocek-ailesinin-olumuyle-ilgili-aciklama-ihmali-olanin-gozunun-yasina-bakilmayacak-9124.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2025/11/cumhurbaskani-erdogan-dan-bocek-ailesinin-olumuyle-ilgili-aciklama-ihmali-olanin-gozunun-yasina-bakilmayacak-9124.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2025/11/cumhurbaskani-erdogan-dan-bocek-ailesinin-olumuyle-ilgili-aciklama-ihmali-olanin-gozunun-yasina-bakilmayacak-9124-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2025/11/cumhurbaskani-erdogan-dan-bocek-ailesinin-olumuyle-ilgili-aciklama-ihmali-olanin-gozunun-yasina-bakilmayacak-9124.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/cumhurbaskani-erdogan-dan-bocek-ailesinin-olumuyle-ilgili-aciklama-ihmali-olanin-gozunun-yasina-bakilmayacak/16772/</link>
			<pubDate>Wed, 19 Nov 2025 14:15:22 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[CHP'DE BELEDİYE BAŞKANLARI NASIL SEÇİLECEK ?]]></title>
			<description><![CDATA[CHP’de mart ayında yapılacak yerel seçimler için aday belirleme stratejisi netleşiyor. İstanbul’da mevcut belediye başkanlarının genel merkez yoklamasıyla diğer adayların ise önseçimle belirleneceği konuşuluyor. Meclis üyeliğinde ise “fermuar sistemi” uygulanacak.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[CHP’de MYK üyeleri belli olmasının ardından gözler belediye başkanları adaylarının nasıl belirleneceğine çevrildi. Adayların aralık ayında belirlenmesi bekleniyor.

Başta İstanbul olmak üzere 11 büyükşehri tekrar kazanıp Denizli, Uşak, Manisa, Balıkesir, Bursa gibi yeni belediyeleri kazanmak isteyen CHP’de yerel seçimlerde adaylar büyük ölçüde önseçimle belirlenirken genel merkez yoklamasıyla belirlenecek adaylar için de kontenjan bırakılacak.

Büyükşehir belediye başkanı adaylarının tamamının genel merkez yoklamasıyla belirlenmesi ön plana çıkan bir seçenek.

GENEL MERKEZ YOKLAMASI

İstanbul’da ise Ataşehir, Kadıköy, Maltepe, Beylikdüzü, Bakırköy, Beşiktaş, Kartal, Şişli, Sarıyer, Avcılar, Büyükçekmece, Esenyurt, Küçükçekmece, Adalar gibi halihazırda CHP’nin yönettiği belediyelerdeki adayların genel merkez yoklamasıyla belirlenmesi bekleniyor. Beşiktaş, Kartal, Beylikdüzü, Küçükçekmece ve Büyükçekmece’de mevcut belediye başkanlarının değişmesi beklenmiyor.

Diğer ilçe belediye başkanlarının değişmesine ise kesin gözle bakılıyor. 

 

Diğer yandan İstanbul’un geriye kalan 25 ilçesinde de Üsküdar, Bahçelievler, Eyüp, Çatalca, Silivri gibi kazanılmaya yakın ilçelerde de genel merkez kontenjanı kullanılabilir. İstanbul’daki ilçelerin diğer yarısında ise önseçim yapılabilir.

Tüm ilçelerde belediye meclis üyesi adaylarının ise fermuar sistemiyle belirlenmesi bekleniyor.

Bu formüle göre yine önseçim olacak ve ilk sıradan itibaren bir meclis üyesi önseçimle sonraki ise genel merkez yoklamasıyla belirlenecek.

FERMUAR SİSTEMİ 

Ankara’da ise CHP’nin kalesi Çankaya’da belediye başkanı adayının değişmesine kesin gözle bakılıyor.

Yenimahalle için izlenecek yol ise henüz belirsiz. Mevcut belediye başkanı görevine devam edebilir gibi görülüyor.

Diğer ilçelerde ise ön seçim yapılması bekleniyor. Meclis üyesi adaylıklarının ise yine fermuar sistemiyle belirleneceği konuşuluyor.

İzmir’de hem büyükşehir belediye başkanının hem de Konak, Karşıyaka, Bornova, Bayraklı gibi ilçelerin genel merkez yoklamasıyla belirlenmesi bekleniyor. 

GENEL MERKEZ YOKLAMASIYLA


	Adalar
	Ataşehir
	Avcılar
	Bakırköy
	Beşiktaş
	Beylikdüzü
	Büyükçekmece
	Esenyurt
	Kadıköy
	Kartal
	Küçükçekmece 
	Maltepe
	Sarıyer
	Şişli
	Bahçelievler
	Çatalca
	Eyüpsultan 
	Silivri
	Üsküdar 


ÖNSEÇİM 


	Arnavutköy
	Bağcılar
	Başakşehir
	Bayrampaşa
	Beykoz
	Beyoğlu
	Çekmeköy
	Esenler
	Fatih
	Gaziosmanpaşa
	Güngören
	Kâğıthane
	Pendik
	Sancaktepe
	Sultanbeyli
	Sultangazi
	Şile
	Tuzla
	Ümraniye
	Zeytinburnu  

]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/11/chp-de-belediye-baskanlari-nasil-secilecek-4854_1.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/11/chp-de-belediye-baskanlari-nasil-secilecek-4854_1.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/11/chp-de-belediye-baskanlari-nasil-secilecek-4854-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/11/chp-de-belediye-baskanlari-nasil-secilecek-4854_1.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/chp-de-belediye-baskanlari-nasil-secilecek/15244/</link>
			<pubDate>Mon, 13 Nov 2023 10:33:13 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Meral Akşener: Yerel seçimlere İYİ Parti olarak gireceğiz]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener Afyon Kocatepe'de partililere seslendi. Akşener, seçim sonrası muhasebe yaptıklarını belirterek iktidara ve muhalefete sert mesajlar gönderdi.

Akşener, Cumhurbaşkanlığı seçimi için iki aday belirlediklerini belirterek "Ne yaptıysak sözümüzü dinletemedik. Milletimizden özür dilerim" dedi.

Akşener, sözlerinin sonunda ise İYİ Parti olarak seçime kendi kadrolarıyla gireceklerini açıkladı.

Akşener'in açıklamaları şöyle:

Bu kutlu günde, Kocatepe’de bizlerle olan Türkiye’nin iyi ve cesur insanları… Sizleri saygı ve sevgiyle selamlıyorum.

 

Maziye buradan bakıp, geleceğe buradan kurmak için, bugün hep birlikte buradayız. Çünkü bugün burada tarihin sinesine çelik kalemle yazılan, 1000 yıllık direnişin ruhu var.

Anadolu bir mühürdür. Bu mühür şanlı asırların mührüdür. Bu mühür kutlu Türk vatanının mührüdür. Hangi dönemde olursak olalım şartlar değişmiştir ama o çelik duruş asla değişmemiştir. Düşman değişmiştir ama Hakk’a tapan Türk milletinin o mutlak zaferi asla değişmemiştir. Türk’ün istiklali için aşılmaz surların yıkıldığı, cennet vatanımızın bize miras bırakıldığı haftamızdayız.

 

 

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü saygı ve minnetle anıyorum. Seçimlerin üzerinden tam 90 gün geçti. Devlet teamüllerimize göre seçimden sonraki 90 gün önemlidir. Hem iktidara yapabilecekleri için süre verilir, hem de muhalefet kendi muhasebesiniz yapar. Biz de muhasebemizi yaptık.

Cumhuriyetimizin 100. Yılına erişmemize 2 ay kaldı. Ak parti seçimde birçok vaatte bulunmuştu. 

Bu vaatlere bırakın yaklaşmayı, sürekli uzaklaştığını görüyoruz. Seçim biter bitmez milletimizin elinde avucunda olanları kopartmayı cüret etmelerini beklemiyorduk. Asgari ücret zammı daha hesaplara yatmadan açlık sınırının altında kaldı. Bizzat kendi iş bilmezliklerinin bedelini yeni dönemde yine milletimize ödetiyorlar.

Ak Parti iktidarı memleketin içindeki krizden çıkmak için hala elini milletin cebine atıyor. Durmak bilmek zamlarla milletimize ödetmeye hala devam ediyor. Buradan yeni ekonomi yönetimine seslenmek istiyorum: Siz Türk milletine karşı sorumlusunuz. Enflasyonu azdırmak sizden öncekiler için yöntem olabilir ama düşürmek sizin elinizde. Fakir fukaradan elinizi çekin. Kodamanlarınızın cebinden alın. Enflasyonun yükünü yıllardır varına yoğuna el uzatılan milletimize değil bir avuç kodamana yüklemek sizin elinizde.

Başta sarayda olmak üzere kamudaki dehşet israfı önlemek sizin elinizde. 90 gün geçti ama ortada bir plan yok. Ak Parti sadece vitrine koyduğu yeni isimlerle vakit kazanma derdinde. Kur korumalı denen kamburdan kurtulma derdindeler. KKM adı altında ödenen milyonların hesabını kim verecek? Sayın Şimşek diyor ki 2026’da rahatlayacak. Bilgisine saygım var ama bunun olmayacağını kendisi de biliyor. Çünkü servet takası devam etmekte.

Biz yabancı yatırımcıya karşı değiliz. Ülkemizin çıkarlarının korunduğu müddetçe elbette dışarıdan para bulunabilir. Ancak çalışanlarımızın refahını yükseltecek Türkiye’yi ekonominin ayrılmaz bir parçası yapacak yatırımlara ihtiyaç var. Ülkemizin krizden çıkması için rasyonel ve kapsamlı bir programa ihtiyacımız var.

 

İktidarın ümit vermediği tek mesele ekonomi de değil. Seçimden 90 gün geçmesine rağmen iktidarın çözüm üretmediği bir mesele de sığınmacı meselesi. Ne yazık ki Türk milletinin toplumsal güvenliğüi bir göç stratejisiyle tehlikeye girmiş durumda. 

Sokaklar, parklar ve viraneler nereden girdiği bilinmeyen, devlet bile sayısını bilmezken, iktidar aymazca bir izahla meşgul oldu. 1000 yıllık tarihimizin Türkçe etrafında oluşturduğu mükemmel mevcudiyetimiz bugün tehlike altındadır. 1000 yıldır milletçe ilkmek ilmek kurduğumuz maneviyatımız başka coğrafyalarda yetişmiş iltikatların hedefi haline geliyor. Çoğunluğunun vergisiz ve denetimsiz çalıştırılması cazip hale geldi. Kendi işletmeleriyle sadece birbirlerine hizmet ettikleri minyatür Suriyeler kuruyorlar. Çocuk işçiliği, çocuk sömürüsü, ve çok eşlilik bir sorun olarak çıkıyor.

Bugün iktidar her sorunda olduğu gibi mış gibi yapıyor. Toplumsal tepkiler büyüyünce adım atıyormuş gibi yapıyorlar. Sayısını kendilerinin bile bilmediği sığınmacılardan birkaç kişi göndererek başarı hikayesi anlatmak şuursuzluktur. Muhteremler hiç havuz problemi mi çözmediniz? Bir sınır kapısından gönderdikleriniz insan tacirleri ile öteki sınır kapısından ya da kevgire çevirdiğiniz sınırlardan geçiyorsa sığınmacı sayısı artıyor mudur, azalıyor mudur?

Kültürümüzün dejenere edilmesine, sınırlarımızın kevgire dönmesine daha fazla tahammülümüz yok. İYİ Parti olarak hazırladığımız doktrin ortada. Madem çözüm bulamıyorsunuz, buyurun kullanın. Sığınmacı ve kaçakların ülkelerine dönüşünü hızlandırın.

Biz ilhamımızı doğrudan doğruya tarihimize şanla yazılan o büyük mücadeleden alanlarız. Ancak bu bizim bir mirasyedi olacağımız anlamına gelmiyor. Türk milletinin asırlardır damarlarında akan o gücü bulmak zorundayız.

Bu sahayı şereflendiren herkes birer Mustafa Kemal’dir, yani sizsiniz. Bizim görevimizi o ikinci Mustafa Kemal’i yaşatmaktır.

 

Biz 2002 yılında Türk demekten korkanların karşısında durduk. 2010 yılında Türkiye’nin kök hücrelerine saldırmak isteyenlerin karşısında durduk. Yani o meşhur referandumdan bahsediyorum. 

Hiç kimse uyarılarımı ciddiye almadı. Bu yüzden 2016 yılında milletin canına kast edenlerin de karşısında durduk. Bu yüzden 2018’de milletimizi sıkılmış yumrukların arasında sıkıştırmak isteyen kirli bir siyasetin de karşısında durduk. Onun için de kimseye yaranmadık. 

Milletimize yaranalım yeter bize. 2019’da millet iradesine ipotek kuranların karşısında durduk. Türk siyasetinde makulün temsilcisi olduk. Siyasetimiz aziz milletimizin istekleri olduk.

2023’te de milletin verdiği helal oyu miras bilerek seçim iradesine ipotek konulmayacağını anlatmaya çalıştık. Milletin olmadığı bir siyasetin başarılı olmayacağını söyledik, haykırdık. Milletimizin gerçeklerinden bir haber kimselere kaşı durduk. Biz adeta bu seçimin kaybedilmesine çalışanlara karşı da mücadele ettik. Partili cumhurbaşkanlığı sisteminden kurtulmak, milletimize bir yol açmak istedik. Bu yolda hiçbir fedakarlıktan da kaçınmadık. Nefislerimizi kör odalara hapsettik. Ama nefsini öne koyanlarla uğraştık. Önce ben diyenlerle uğraştık. 

Milletimizin geleceği için hepimiz şahsi çıkarlarımızdan vazgeçtik. Ama ne yazık ki koltuğundan başka bir şeyi düşünmeyenlerle uğraştık. 

Tüm çabalarımıza rağmen 2023 seçimindeki yenilgiyi önleyemedik. 3 yıl boyunca karış karış gezdiğimiz Anadolu’nun adaletsizlikten ne kadar yorulduğunu gördük. Ve aynı Anadolu’nun iki yumruk arasında sıkışmaktan ne kadar yorulduğunu gördük. Kürsümüze vatandaşları çıkardık iktidar ve diğerleri de duysun istedik. Değerleri yarıştırmaya, düşmanlıkları beslemeye değil kazanmaya odaklı olduklarını defalarca ifade ettik. Ne yaparsak yapalım kendimizi dile getiremedik. O yankı odalarında ihanetle suçlandık. Biz millet iradesini savunduğumuz için o yankı odalarında iş birlikçlikle suçlandık.

Tüm bunların sonunda ne oldu? Gizli kapaklı bir işe girişmeyen kim oldu? Şükrüler olsun ki bizler oluk, İYİ Parti oldu. Zaten başka türlüsü mümkün müydü? Ben kendilerine yeniden hatırlatayım: Bize saraylar vaadedilirken elektriği kesilen salonlardan haykırmazdık. Bir tarafta bir kulun gözlerini kamaştıracak şeyler varken, sizler, hepimiz çocuğunun geleceğinden endişe ederek bu yapının içinde yer alıp 2017’de hayır diye haykırmazdınız. Allah binlerce kere razı olsun hepinizden.

Eğilemediğimiz için ne Musa’ya ne İsa’ya yaranabildik. Nese biz Hz. Muhammed’e, Hz. Allah’a yaranalım yeter. Herkesin kaçtığı bire dönemde İYİ Parti’yi kurduk. Biliyorum ki bu meydan bulunan hiçbir İYİ Partili hem iktidardan hem muhalefetten işittiğimiz karalşama kampanyalarını unutmayacak. Ben de hiçbirini unutmadım. Asla unutmayacağım.

Bizim için siyaset hiçbir zaman siyaset entelektüel bir hobi olmadı. Bizim için siyaset tutmayacağı sözü veren bir ilkesizliğin mecrası olmadı. Biz siyaseti spor olsun diye yapanlardan değiliz. Sonuç alanımayacak işlerin şakşaçılığını yapmak bizim tabiatımızda yoktur.

Biz İYİ Parti olarak sözümüz ilk günden beri hala net. Çünkü 7 gün de, 7 ay da, 7 yıl da sürse gerçeklerin ortaya çıkmak gibi güzel bir huyu olduğunu biliyoruz. Bu ülkede İçişleri Bakanlığı yapmış Bir Meral Akşener’i PKK itirafçısı ile suçlamak… Hesabımız olmadığı için hep kalbi konuştu, konuşmaya devam edeceğiz. Türkiye’nin iyi ve casur insanları bizim eksiklerimiz yok mu? 

Tabi ki var. Biliyorusnuz ki seçim sonrası muhasebesi yapmak için bir süre suskun kaldım. Seçim sonrası bilimsel verilerin ortaya çıkmasına alan açmak gerekiyordu. Geldiğimiz noktada görüyorum ki bu iyi niyetimiz bir suiistimal etme alanına dönüşmüş. 

Tek kelime konuşmadığım halede televizona çıkıp Akeşener böyle dedi diyerek yalan söyleyenleri gördüm. Biz hakikate yol veridk ama onlar yalanlar üretmeye devam etti. Ben sustum ama yüzde 60 ile kazanırı diyenler susmadı. Televizyonlara çıkıp utanmadan seçimin faturasını bize yüklemeye çalıştılar.

 

Hatalarından ders almış muhalefet olarak milletimizin huruna çıkmak istedik ama onlar İYİ Parti’yi günah keçisi ilan etmeye çalıştılar. Üzülerek söylüyorum ki bu suskunluğu sürdürmek mümkün değildir.

2023 seçimlerine girerken, sayın Erdoğan karşısında kazanacak 2 isim çıkardık. 20 sene sonra ilk kez sayın Erdoğan’a karşı belirli bir şeklide üstün olan 2 adayımız oldu. Bu iki arkadaşımızın rahatlıkla Cumhurbaşkanı seçileceğini gördük. Yaptığımız ziyaretlerde milletimizin açıkça söyledikleri de bunda etkili oldu. Samimiyetimden şüphe duyulmasın diye kendi adaylığımdan feragat ettim. Asıl sorunun kendi saflarımızda olduğunu göremedim. 

Bu yüzden yüce Türk milletinden ve sizlerin özür diliyorum. Ben bu iki arkadaşımızın yolunu açmak için elimden geleni yaptım. Ama onların yolunu kapatanlara engel olamadım. Önleri kesilmek istendiğinde yanlarında durdum, her türlü hakareti göğisledim. Ama onları paçalarından tutup aşağı çekenlere engel olamadım.

Ben bu iki arkadaşımızın milletimizin çağrısına kulak vereceğini düşündüm. Onlara bu ateşten gömleği giydiremediğim için hepinizden özür diliyorum. Allah şahidim ki en yaptıysam seçimi kazabilmek için yaptım. Ne yaptıysam bugün hepsinin arkasındayım. Keşke herkes bizler kadar fedakar olabilseydi ama maalesf olamadılar."

Biz gerektiği yerde yine milletimiz kazansın diye her türlü fedakarlığı yapacağız. Ama bu fedakarlıktan sadece milletimizin faydalanacağından emin olacağız. Milletimizin kazancını öne koyacağız. Milletimizin bu fedakarlıklarının boşa düşmesini engelleyeceğiz. Çıkaracağımız en büyük ders budur. 

Milletimizin fedakarlığından rant devşirmeye kalkanlara geçit vermeyeceğiz. Birilerinin ihtiasları için harcayacak vaktimiz yok. İYİ Parti olarak seçim sonuçlarına ilişkin çalıştık, tartıştık. Ülkemizdeki seçim sistemine göre başarı 50+1’i sağlamaktır. Biz bu seçimi kaybettik. 

Sandıktan çıkan sonuçla milletin iradesi sorgulanamaz. Siyasetçi talip olandır, seçmen talep edendir. Bizim İYİ Parti olarak yaptığımız en büyük eleştirimiz sesimizi duyurmaktaki başarısızlığımız. Vardığımız sonu. İttifak sisteminin buna alan tanımamasıydı. Partili Cumhurbaşkanlığı sistemi siayseti 4 işleme mahkum etti. Millete ahkam kesenler dinlenmeye başlandı. Partilerin oylarını alt alta kayarak seçimin kazanılacağı düşünüldü.

Uyarılarımız dikkate alınmadı. İttifak sistemi esas olarak Türk siyasetinin dinamiklerine zarar veriyor. Kutuplaşan siyaset toplumsal kutuplaşmayı artırarak iktidarın değirmenine su taşıyor. Aniden değere binan marşinal siyasi ajandalar toplumların taleplerinin önüne geçiyor. Bizim için en büyük sorun ayrılıkçı yapıların siyasetin içine sızmasıdır. İşte biz ilk günden beri buna karşıyız. 

Sadece sayısal çoğunluğu baz alan sığ siyaseti reddediyoruz. İktidarın değirmenine su taşıyan ilkesiz siyaseti reddediyoruz. İYİ Parti olarak seçim sonrası çok iyi anladık ki ittifak yapısı içinde milli bir siyaset ve sürdürülebilir bir başarı söz konusu değildir.

Öfkeleri kırgınlıkları milletin aklıselimiyle aşacağız. Türk siyasetinde milletten kaçan değil, milletle birlikte olan, oyalayan değil çözüm olan bir anlayışla var olacağız. Biliyorsunuz önümüzde yerel seçim var. 2023’ü çantada keklik görenler yerel seçimi şimdiden genel seçim havasında görenler var. 

Halbuki yerel seçim bir genel seçim değildir. Yereli ortadan kaldırmak demokrasiyi ortayan kaldırmaktır. Başarıyı matematiksel değil ilkesel yaklaşımla yakalamak gerekiyor. 

Biz 2019’da bir teklif sunduk. İttifak kurduk ve başarılı olduk Önümzüdeki seçimde İYİ Parti kadrosuyla milletimizin karşısına çıkacağız. İktidardan muhalefete herekse çağrı yapyorum. Gelin hepimiz bir rekabet ortamı oluşturalım. Gelin tüm siyasi partiler ayrı ayrı seçime girelim. Biz varız. Sizleri de bekleriz.

Ancak biz İYİ Parti olarak hür ve milli siyaset anlayışımız gereği, kariyer hedeflerini önceleyen, marjinal ve gerici yapılarla yan ya duran hiçbir yapıyla işbirliği yapmayacağız. Böyle bir işbirliğinin milletimize hiçbir yararı dokunmadığı gibi hem partimize hem de milletimize zarar vereceğini düşünüyoruz.

 

Bizim istikametimizi belirlemeye hevesli insanlar var. Dün neredeysek bugün de oradayız.

Kapımız herkese açık değil. Mesela bu yolda Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e düşman olanlara hayır diyoruz. Cumhuriyet değerlerimize hiçe sayanlara hayır diyoruz. Hatay Arap şehridir diyen meczuplara, ahlaksızlara kol kanat gerenlere hayır diyoruz. 

Türk demekten korkanlara hayır diyoruz. Andımızdan rahatsız olanlara, anayasanın ilk 4 maddesinden rahatsız olanlara hayır diyoruz. Terörle ve bölücü unsurlarla ilişkili olanlara hayır diyoruz. 

İnancımızı çatıştıranlara, ahlakımızı yozlaştıranlara, yüce dininizi ticaret ve siyasetle istismar edenlere hayır diyoruz. Toplumsal öfkeden siyaset devşirenlere hayır diyoruz. Gençlerimizi hor görenlere, Türk kadınını aşağılayanlara hayır diyoruz. Seçmeni çantada keklik gören o buyurgan ve iğrenç siyaset tarzına hayır diyoruz.

Hiçbir makam ve mevki beklemeyenleri davet ediyorum. Liyakatli ve basiretli insanları mücadelemize davet ediyorum. Partimizin 6. kuruluş yıldönümünde demokratik milli yükseliş belgesini milletimize sunacağız.

Ayrıntılar geliyor…

Şuhut ilçesi Çakırözü köyünden yaklaşık 450 otobüs 600 özel araç bölgeye gitti. Milletvekili ve GİK üyeleri de bölgedeler. Alanda 11 binin üzerinde vatandaş olduğu öne sürüldü.

Genel başkan Meral Akşener önce anıta çıkacak. Saygı duruşu, İstiklal Marşı. Çelenk sunumu akabinde 16 Türk devleti ve bir Türkiye Cumhuriyeti için kurulmuş çadırların olduğu vatandaşların olduğu alana inecek.

Öte yandan Akşener'in konuşması, "Türk siyaseti için önemli bir başlangıç olacak" denilerek duyurulmuştu.








]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/08/meral-aksener-yerel-secimlere-iyi-parti-olarak-girecegiz-6474.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/08/meral-aksener-yerel-secimlere-iyi-parti-olarak-girecegiz-6474.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/08/meral-aksener-yerel-secimlere-iyi-parti-olarak-girecegiz-6474-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/08/meral-aksener-yerel-secimlere-iyi-parti-olarak-girecegiz-6474.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/meral-aksener-yerel-secimlere-iyi-parti-olarak-girecegiz/15021/</link>
			<pubDate>Sat, 26 Aug 2023 16:29:17 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[CHP'DE TÜZÜK DEĞİŞİKLİĞİ HAZIRLIKLARI''İLÇE BAŞKANLARINI TÜM ÜYELER BELİRLESİN,MİLLETVEKİLLİĞİ SÜRESİ KISITLANSIN']]></title>
			<description><![CDATA[CHP’de seçimlere yönelik hazırlıkların yanı sıra kurultay için çalışmalar sürüyor. Yeni tüzük için 10 bin partiliden öneri geldiğini aktaran kurmaylara göre CHP lideri seçimler için "çok hırslandı".]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[CHP Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında bir araya geldi. MYK toplantısının ana gündemi, kur korumalı mevduat (KKM) sisteminde yapılan değişiklik ve ekonomi alanında yaşanan dar boğaza karşı atılması gereken adımlar oldu.

Edinilen bilgiye göre CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu kurmaylarına ekonomik tablonun görünür kılınması için daha fazla sahada olunması talimatı verdi.

 

Hafta sonunda çiftçilerin ve besicilerin sorunlarını dinlemek için Ankara yakınlarında bir köye giden Kılıçdaroğlu’nun da daha fazla saha programı organize edeceği, toplumun ekonomik anlamda dezavantajlı gruplarıyla buluşacağı öğrenildi.

100’ÜNCÜ YIL İÇİN ÖZEL HAZIRLIK

CHP MYK’nin bir diğer başlığı da partinin ve Cumhuriyet'in 100’üncü yıl etkinliklerine ilişkin oldu.

Buna göre 9 Eylül tarihinde Ankara’da yapılacak programla birlikte ‘100’üncü yıl programlarının’ startı verilmiş olacak.

29 Ekim tarihine kadar Türkiye’nin farklı kentlerinde yapılacak programların “görkemli” olacağını ve bu ölçüde hazırlanıldığını belirten kurmaylara göre yerel seçimlere ilişkin partinin söylemleri de bu organizasyonlarda görünür olmaya başlayacak.

Öte yandan CHP’de hafta içerisinde deprem bölgesi Hatay’a yapılan ziyaretin sonuçları da masaya yatırıldı. 

CHP Grup Başkanvekili Burcu Köksal başkanlığındaki heyetin yaşanan sorunları aktarmasının ardından MYK diğer deprem bölgelerine de ziyaret kararı aldı.

‘KILIÇDAROĞLU ÇOK HIRSLANDI’

CHP’li kurmaylara göre parti yerel seçimlere kilitlenmiş durumda. Seçimin kaybedilmesinin ardından açığa çıkan travmanın sönümlendiğini belirten kurmaylara göre bu dönem 2018 yılını andırıyor.

Türkiye’de 2018 yılında büyük bir sistem değişikliği yaşandığını, 2019 yılında muhalefetin büyük bir başarı elde ettiğini, aynı durumun tekrarlanabileceğini işaret eden bir CHP’li isim, “Kılıçdaroğlu seçimler için çok hırslandı. Bizde olmayan belediyelerin de alınması için çok ciddi bir adanmışlığı var. Kurultay sürecinin ardından bunun daha da anlaşılacağını düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

CHP’DE TÜZÜK DEĞİŞİKLİĞİ HAZIRLIKLARI: 10 BİN ÖNERİ TEK TEK İNCELENİYOR

CHP’de ‘değişim’ tartışmalarının ardından parti içerisinde başlayan kurumsallaşma çabalarının sonucunda tüzük ve program değişikliği için de harekete geçildi.

Edinilen bilgiye göre parti üyelerinden CHP’ye tüzükte yapılması gereken değişikliklere dair 10 bine yakın yazılı öneri geldi. Eylül ayı ortasında gelen öneriler doğrultusunda yeni tüzük taslağının oluşturulacağını belirten kurmaylar, ekim sonu ya da kasım başı gibi yapılacak büyük olağan kurultaydan önce iki günün de tüzük kurultayına ayrılacağını söyledi.

‘İLÇE BAŞKANLARINI İLÇEDEKİ TÜM ÜYELER SEÇSİN’

Edinilen bilgiye göre partililer yoğunlukla mahalle delege seçimlerindeki küskünlüklere dikkat çeken öneriler sundu. Mahallelerde seçim yapılmadan ilçe başkanlarının belirlenmesi için çalışmalar yürüten CHP’lilerin formüllerinden biri de ilçedeki üyelerin tamamının katılımıyla seçim yapılması ve ilçe başkanlarının bu yöntemle belirlenmesi.

Bunun “devrimsel nitelikte” olacağını belirten partililerin aktarımına göre tüzük değişikliği için gelen önerilerden biri de kadın ve genç kotasının yanı sıra “engelli kotasının” getirilmesi.

‘MİLLETVEKİLLİĞİ SÜRESİ SINIRLANSIN’

Milletvekilliği süresinin sınırlandırılması için önerilerin de dile getirildiğini ifade eden partililere göre “eğer ön seçim olmadan adaylar belirlenirse bir kişi en fazla üç dönem milletvekilliği yapsın” önerisi de kuvvetli bir şekilde masada duruyor.

‘İLÇE BAŞKANI EL DEĞİŞTİRİNCE GENEL MERKEZE MUHALİF YAPI ÇIKTIĞI ANLAMINA GELMESİN’

CHP’de 14 ve 28 Mayıs seçimlerinin ardından başlayan kurultay süreci kapsamında ilçe kongrelerinin yarısından fazlası da tamamlandı.

Eylül ayının ortasında başlayacak il kongreleri öncesinde ortaya çıkan sonuçlar da parti yönetimi tarafından yakından takip ediliyor. 

‘Değişim’ talep edenler ile CHP Genel Merkezi arasında ortaya çıkan sonuçların kıyaslanmaması gerektiğini belirten bir CHP’li kurmaya göre süreç genel merkezin müdahalesi olmadan devam ediyor.

Seçilen ilçe başkanlarının CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na “bağlılıklarının” ortada olduğunu belirten kurmay, “Bu algı yaparak edinilecek bir iş değil. Ekim sonu, kasım başı kurultayımızı yapmak istiyoruz. Bir ilçe başkanının değişiyor olması da çok önemli değil. 

Örneğin Bağcılar’da Murat İmrek’ti, yarıştığı kişi Murat Sönmez’di, kıl payı Murat Sönmez kazandı. 

Üç yıl önceki kongrede yine bu iki isim yarışmış kıl payı Murat Sönmez’e karşı Murat İmrek o zaman seçimi kazanmıştı. 

Bunun değişimle, genel merkezle ya da şunla bunla ilgisi yok. 

İlçe başkanı el değiştirince genel merkeze muhalif yapı çıktığı anlamına gelmesin” dedi.

‘ÖZGÜR ÖZEL’İN SONUÇ ALMASI MÜMKÜN DEĞİL’

Kılıçdaroğlu’nun karşısında büyük kurultayda aday olabileceği uzun süre konuşulan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun geçtiğimiz hafta yaptığı açıklama CHP’deki bu tartışmayı sönümlendirdi.

İmamoğlu’nun “İstanbul için yola çıkıyorum” sözlerinin ardından gözlerin çevrildiği CHP Grup Başkanı Özgür Özel, partinin en üst organı olan MYK toplantısına katıldı.

CHP Grup Başkanı Özgür Özel’in, “Aday olursam benden duyarsınız” açıklamaları yaptığı süreçte partililere göre Özel Kılıçdaroğlu’nun karşısında aday olmayacak.

Kurultayda Kılıçdaroğlu’nun karşısına aday çıkacağını düşünmediğini, çıkarsa da bunun demokrasi açısından önemli olduğunu belirten bir kurmay, Özgür Özel’in aday olmayacağını düşünmesine dair, “Türkiye haritası karşımda. Kongre sürecinde ilçe ve illerden gelen sonuçlara bakıyorum. Ne oranda destek bulur bilmiyorum. Sonuç alabilir mi, mümkün değil. Buna kurultay delegeler karar verecek ve gelen sonuçları görüyoruz. Oraya gitmek için il başkanlarından ’50-60’ı Özgür Özgür’ diyecek ki gidesin, seçilesin. Günün sonunda bu tablo açığa çıkıyor” ifadelerini kullandı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/08/chp-de-tuzuk-degisikligi-hazirliklari-ilce-baskanlarini-tum-uyeler-belirlesin-milletvekilligi-suresi-kisitlansin-3168.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/08/chp-de-tuzuk-degisikligi-hazirliklari-ilce-baskanlarini-tum-uyeler-belirlesin-milletvekilligi-suresi-kisitlansin-3168.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/08/chp-de-tuzuk-degisikligi-hazirliklari-ilce-baskanlarini-tum-uyeler-belirlesin-milletvekilligi-suresi-kisitlansin-3168-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/08/chp-de-tuzuk-degisikligi-hazirliklari-ilce-baskanlarini-tum-uyeler-belirlesin-milletvekilligi-suresi-kisitlansin-3168.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/chp-de-tuzuk-degisikligi-hazirliklari-ilce-baskanlarini-tum-uyeler-belirlesin-milletvekilligi-suresi-kisitlansin/14996/</link>
			<pubDate>Tue, 22 Aug 2023 11:08:50 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[CHP'de İstanbul'da 10 ilçe kongresi tamamlandı:  Genel Merkeze  yakın isimler çoğunluğu aldı...]]></title>
			<description><![CDATA[CHP İstanbul’da 10 ilçede gerçekleştirilen kongre seçimleri tamamlandı. 10 ilçenin 7'sinde genel merkeze yakın isimler seçimi önde tamamladı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Dün Bahçelievler, Arnavutköy, Beykoz, Esenler, Ümraniye, Eyüpsultan, Kağıthane, Maltepe, Şişli ve Sultanbeyli ilçelerinde delege seçimleri yapıldı.

10 ilçenin 6'sınde Oğuz Kaan Salıcı-Canan Kaftancıoğlu-Zeynel Emre ve genel merkeze yakın ekipler kazandı.

Bahçelievler, Arnavutköy, Esenler'de değişim listeleri kazandı.

En çok delegeye sahip Maltepe ve Ümraniye, sonucu en çok merak edilen ilçeler arasındaydı.

26 delegeye sahip Maltepe'de ve 24 delegeye sahip Ümraniye'de genel merkez yanlıları seçimleri önde tamamladı.

20 delegeye sahip Bahçelievler'de ise değişim yanlıları kazandı.

İşte ilçe ilçe seçim sonuçları...

EYÜPSULTAN

Eyüpsultan ilçe kongresinde Doğan Sarıtaş, Hüseyin Derin ve Yeşim Fatma Tektaşlı yarıştı. Seçimi Doğan Sarıtaş kazandı.

ÜMRANİYE

Ümraniye’de görevi bırakan ilçe başkanı Zeynel Kızılkaya’nın yerine iki isim aday oldu. Ümraniye ilçe sekreterliği yapmış olan Avukat Hakan Kızılelma ile daha önce Ümraniye ve Ataşehir Belediyelerinde zabıta müdürlüğü görevlerinde bulunan Erzincanlılar Derneği Başkanı Gürsel Sarımaden yarıştı.

Seçimi 216 oyla Hakan Kızılelma kazandı. Yeni ilçe başkanı genel merkeze yakınlığı ile biliniyor.

ŞİŞLİ

Şişli’de mevcut ilçe başkanı Tamer Özcanlı ile Hayri İnönü döneminde Belediye Başkan Yardımcısı olarak bu ilçe görev yapan Orhan Beğenmiş yarıştı.

Seçimlerde Tamer Özcanlı 235, Orhan Beğenmiş 114 oy aldı. Özcanlı'nın Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin ve Canan Kaftancıoğlu'na yakın olduğu biliniyor.

BEYKOZ

Beykoz’da eski ilçe başkanı Mahir Taştan ile görevden alınan ilçe başkanı Aydın Düzgün’ün desteklediği Temel Karadeniz yeni ilçe başkanı olmak için kozlarını paylaştı.

Seçimlerde Mahir Taştan 229, Temel Karadeniz 144 oy aldı. Karadeniz "değişim" talebini dile getirenlerin Karadeniz ise Kaftancıoğlu ve genel merkezin adayı olarak biliniyordu.

KAĞITHANE

Kağıthane’de mevcut ilçe başkanı Cihan İlim Yeşildağ ile eski gençlik kolu başkanı Kaner Berberoğlu yarıştılar.

Cihan İlim Yeşildağ 201, Kaner Berberoğlu 180 oy aldı. Yeşildağ, genel merkez yanlısı tutumuyla dikkat çekiyordu.

ESENLER

Esenler’de mevcut ilçe başkanı Kemal Şahin ile Cemal Kaya yarıştılar.

Esenler'de da ise Cemal Kaya 199 oy, Kemal Şahin 182 oy alarak seçimi tamamladı. Kaya, "değişim" ekibine yakın olarak biliniyordu.

SULTANBEYLİ

Sultanbeyli’de mevcut ilçe başkanı Özgür Erdem ile Durmuş Çoban yarıştılar.

Kemal Kılıçdaroğlu'na yakınlığı ile bilinen Özgür Erdem 183 oy alırken, Durmuş Çoban 43 oyda kaldı.

ARNAVUTKÖY

Arnavutköy’de genel seçimden önce atanan ilçe başkanı Ayhan Örs ile Hüseyin Çelik yarıştılar.

Ekrem İmamoğlu’na yakınlığıyla bilinen Hüseyin Çelik 127 oy alırken, Ayhan Örs 125 oy aldı.

BAHÇELİEVLER

Bahçelievler’de mevcut İlçe Başkanı Özgür Çelik ile Hüseyin Aydoğdu yarıştı.

Özgür Çelik 240, Hüseyin Aydoğdu 138 oy aldı. Çelik'in değişim ekibiyle hareket ettiği biliniyor.

MALTEPE

Maltepe’de eski İl Gençlik Kolu Başkanı Kenan Otlu ile, eski parti ilçe yöneticisi mevcut Maltepe Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı Olcay Yılmaz arasında geçti.

Kenan Otlu 209 oy alırken Olcay Yılmaz 193 oyda kaldı. Kenan Otlu'nun genel merkeze yakın olduğu biliniyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/08/chp-de-istanbul-da-10-ilce-kongresi-tamamlandi-genel-merkezine-yakin-isimler-cogunlugu-aldi-1869.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/08/chp-de-istanbul-da-10-ilce-kongresi-tamamlandi-genel-merkezine-yakin-isimler-cogunlugu-aldi-1869.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/08/chp-de-istanbul-da-10-ilce-kongresi-tamamlandi-genel-merkezine-yakin-isimler-cogunlugu-aldi-1869-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/08/chp-de-istanbul-da-10-ilce-kongresi-tamamlandi-genel-merkezine-yakin-isimler-cogunlugu-aldi-1869.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/chp-de-istanbul-da-10-ilce-kongresi-tamamlandi-genel-merkezine-yakin-isimler-cogunlugu-aldi/14990/</link>
			<pubDate>Mon, 21 Aug 2023 08:13:59 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[CHP'de kurultay öncesi ilçe ilçe delege çekişmesi var]]></title>
			<description><![CDATA[CHP’de yapılacak kurultay öncesi İstanbul’un ilçelerinde büyük delege çekişmesi yaşanıyor. Kulislerden gelen bilgiye göre, delege seçimlerinde bazı ilçelerde ‘değişim’ isteyenler kazanırken, bazı ilçelerde ise Kılıçdaroğlu’nu destekleyen gruplar galibiyet elde etti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[CHP’nin sonbaharda yapılması tahmin edilen kurultayına en çok delege gönderen İstanbul’da kıran kırana geçen mahalle delege seçimlerinde Kılıçdaroğlu’nu destekleyen gruplar önde çıktı.

Cumhuriyet gazetesinde yer alan habere göre, bazı ilçelerde “Değişimciler” birçok ilçede “genel merkezciler” net bir galibiyet elde ederken bazı ilçelerde de birbirine denk sayıda delegeye sahip oldular.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu destekleyen ve kendilerine “değişimciler” diye adlandırılan grup Beylikdüzü, Silivri, Tuzla, Fatih, Beyoğlu, Beşiktaş, Gaziosmanpaşa, Bahçelievler, Güngören ve Zeytinburnu’nda mahallelerin büyük bir kısmında kendilerine yakın delegeleri sandıktan çıkarmayı başardı. 

Buna karşın Kılıçdaroğlu’nu destekleyen gruplar ise Avcılar, Bakırköy, Küçükçekmece, Büyükçekmece, Kadıköy, Bağcılar, Pendik, Ataşehir, Arnavutköy, Çekmeköy, Sancaktepe, Şişli, Kâğıthane, Sarıyer, Sultangazi, Bayrampaşa, Kadıköy, Esenyurt, Eyüp, Ümraniye ve Beykoz’da başarı kazandı.

 

BAŞKANLAR ETKİLİ

Maltepe, Çatalca ve Üsküdar’da ise mahalle delege seçimlerinde kimse birbirine ağırlık sağlayamadı. 

İlçe başkan adayları ortaya çıkınca netlik kazanacağı söyleniyor.

Seçimlere müdahil olan belediye başkanlarından Kemal Deniz, Battal İlgezdi, Şerdil Dara Odabaşı, Şükrü Genç genel merkezi destekleyen belediye başkanları olarak ilçelerinde destekledikleri listeleri çıkartmayı başardılar.

Ekrem İmamoğlu’nu destekleyen belediye başkanları arasında ise mahalle delege seçimlerinde Rıza Akpolat ve Mehmet Murat Çalık ilçelerine hakim olurken yine bu kanattan Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün, Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel, Avcılar Belediye Başkanı Turan Hançerli ile Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi destekledikleri listeleri seçtiremediler.

 

Bakırköy ve Küçükçekmece’de Kılıçdaroğlu yandaşı listeler birbirleri ile yarıştı.

Delegelerin rengi aşağı yukarı belli olsa da ilçe başkanlığı seçimlerinde ittifaklar sonucu listeler parçalı çıkabilir.

İL BAŞKANLIĞI ADAYLARI

İl başkanlığı için İmamoğlu kanadında isim konusunda henüz net bir isim yok. 

 

Kulislerde her ne kadar Onursal Adıgüzel’in adı geçiyorsa da kendisi bunu yalanlıyor. 

Bahçelievler ilçe başkanı Özgür Çelik ismi en çok geçen isim.

Genel merkez tarafında ise Mehmet Ali Yüksel ile Selçuk Sarıyar adı kulislerde yayılıyor.

 

 

https://www.yenicaggazetesi.com.tr/chpde-kurultay-oncesi-ilce-ilce-delege-cekismesi-var-693927h.htm
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/08/chp-de-kurultay-oncesi-ilce-ilce-delege-cekismesi-var-470.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/08/chp-de-kurultay-oncesi-ilce-ilce-delege-cekismesi-var-470.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/08/chp-de-kurultay-oncesi-ilce-ilce-delege-cekismesi-var-470-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/08/chp-de-kurultay-oncesi-ilce-ilce-delege-cekismesi-var-470.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/chp-de-kurultay-oncesi-ilce-ilce-delege-cekismesi-var/14940/</link>
			<pubDate>Sun, 06 Aug 2023 12:30:15 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Kılıçdaroğlu, parti içindeki muhalif isimlere belediye başkanlığı mı önerecek?]]></title>
			<description><![CDATA[CHP’deki değişim çağrılarına kulak tıkayan ve parti içinden gelen eleştirilere sessiz kalan Kemal Kılıçdaroğlu’nun, muhalif isimlere yerel seçimlerde belediye başkan adaylığı önereceği öne sürüldü.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Parti Meclisi’nde dengelerin bıçak sırtı olduğu CHP’de Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu dengeleri kendi lehine çevirmeye yönelik yeni stratejiler üzerinde duruyor.

Kılıçdaroğlu, geçtiğimiz seçimlerde hükümete gelmeleri halinde o dönem MYK’da bulunan Selin Sayek Böke, Onursal Adıgüzel, Muharrem Erkek gibi isimlere bakanlık vaadinde bulunmuştu.

Bu isimler bakan olmak için milletvekilliği adaylığına başvurmamıştı.

Seçimleri kaybedince söz konusu isimler, ‘değişim’ talebini dile getiren İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yanında yer aldılar.

Edinilen bilgiye göre, Kılıçdaroğlu yerel seçimlerden önce bu isimlere belediye başkanlığı vaadinde bulunarak kendi tarafına çekmeyi planlıyor.

Muharrem Erkek başta olmak üzere İmamoğlu’nun Zoom toplantısına katılan CHP’liler Kılıçdaroğlu’nun odağında. PM üyesi isimleri yanına çekmeye çalışan CHP lideri, yaklaşan yerel seçimlerde Zoom ekibindeki dengeleri belediye başkanlığı vaadiyle bozmaya çalışıyor.

Muharrem Erkek’e Çanakkale Belediye Başkanlığı, Ali Öztunç’a Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başbakanlığı, İstanbul 1. bölgeden vekil seçilen Onursal Adıgüzel’e de Ataşehir, Adalar   ya da Kadıköy gibi CHP’nin güçlü olduğu bir ilçe belediyesi için adaylık teklif edilecek.

TEŞKİLATLARA DA AYNI TAKTİK

CHP’nin kalesi olan İzmir’in Karşıyaka ilçesine de bir dönem partide genel sekterliğe kadar yükselen Selin Sayek Böke’nin aday yapılabileceği, İzmir Büyükşehir Belediyesi için de isminin konuşulduğu ifade ediliyor. Kılıçdaroğlu kendisine muhalif olan bazı il ve ilçe başkanlarını da bu yöntemlerle yanına çekmeyi planlıyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/08/kilicdaroglu-parti-icindeki-muhalif-isimlere-belediye-baskanligi-mi-onerecek-3120.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/08/kilicdaroglu-parti-icindeki-muhalif-isimlere-belediye-baskanligi-mi-onerecek-3120.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/08/kilicdaroglu-parti-icindeki-muhalif-isimlere-belediye-baskanligi-mi-onerecek-3120-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/08/kilicdaroglu-parti-icindeki-muhalif-isimlere-belediye-baskanligi-mi-onerecek-3120.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/kilicdaroglu-parti-icindeki-muhalif-isimlere-belediye-baskanligi-mi-onerecek/14912/</link>
			<pubDate>Wed, 02 Aug 2023 11:57:55 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Meral Akşener'in CHP'yi bölme planı]]></title>
			<description><![CDATA[CHP ile İYİ Parti arasında seçim sonrası savaş başladı. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu üzerinden bir kez daha sahneye çıkarak ön planda Kılıçdaroğlu ve arka planda CHP’yi bitirme planına girişti. Akşener’in son söylemlerini A Haber’de yorumlayan Eski Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan, “Meral Akşener’in kafasında 2 plan var.” deyip İP liderinin CHP üzerindeki sinsi planını duyurdu.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
14-28 Mayıs seçimleri ardından CHP ve İYİ Parti'nin başını çektiği kolisyonda çok büyük bir savaş başladı.


CHP'nin içişlerine karışarak İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nu koz olarak kullanan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, CHP'nin seçim kaybetme rekoru kıran Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu devirme planına filli bir şekilde dahil oldu.



Meral Akşener, Uluborlu Kiraz Festivali'nde son yaptığı çıkışla yeni planını açık etti.

Seçime ilişkin açıklamalarda bulundu ve "Şimdi ben seçim olduğundan beri ağzımı açmadım. İlk defa burada konuşuyorum" diyen Akşener, "Sonuç itibarıyla kaybettik, lamı cimi yok. kaybettik" ifadelerini kullandı.





 

Meral Akşener CHP'ye karşı açtığı savaşın yeni manifestosunu şöyle sıraladı:

-Seçim olduğundan beri ağzımı açmadım.
-Kaybettik, lamı cimi yok.
-Sayın Erdoğan ve arkadaşları kazandı.
-Saygısız bir dille seçmeni sorgulayarak sonuç alamayız.
-Milletin tercihinden bir siyasetçi şikayet edip onu sorguluyorsa derhal emekli olup evine gitmelidir.



A Haber'de yayınlanan Satır Arası'nda İP Genel Başkanı Meral Akşener'in bu sözlerini konuklar yorumladı.


 

SAYAN: AKŞENER'İN KAFASINDA 2 PLAN VAR!

Eski Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan ise "Meral Akşener'in kafasında 2 plan var. Kılıçdaroğlu'nu gönderip İmamoğlu'nu CHP'nin başına getirmek. Eğer onu başaramazsa İmamoğlu'na yeni bir parti kurdurmak. Bunun bütün amacı bütün düşüncesi bunun üzerine kuruldur." dedi.




 


"DOĞRUDAN CHP'NİN İÇİNE MÜDAHALE..."

GENAR Araştırma Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı İhsan Aktaş ise, "Meral Hanım'ın bu çıkışı doğrudan CHP'nin içine bir müdahaledir. Yani (Kılıçdaroğlu) 'bıraksın gitsin emekli olsun' derken dikkat ederseniz aslında İBB kazanıldığından beri CHP'lileri belediyelere sokmadılar. Belediyenin hem yönetimini hem de kadrolarını hem de rantını diyelim veya duygusal meselelerini İmamoğlu ile Meral Akşener birlikte yönettiler. Bir yönüyle CHP'nin kazandığı İYİ Parti'nin kullandığı bir İstanbul Büyükşehir Belediyesi. Burada bir çıkar ortaklığı da var.



"MİRAS ORTADA KALDI"

Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda canla İmamoğlu'nun aday gösterilmesi meselesi sadece kazanacak aday olmasından değil, Türkiye'nin geleceğini İmamoğlu üzerinden İYİ Parti'nin yönetme çabasıydı. Burada seçimlere gitmeden önce Meral Hanım, Kılıçdaroğlu'nun çekip gitmesini yerine de evladının gelmesini istiyor. Bir ana-oğul ve baba-oğul meselesi vardı. Miras ortada kaldı. Ama annenin kullanma ihtimali mirası daha yatkın duruyor geleceğe bakacak olursak" ifadelerine yer verdi.

]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/07/meral-aksener-in-chp-yi-bolme-plani-8697.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/07/meral-aksener-in-chp-yi-bolme-plani-8697.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/07/meral-aksener-in-chp-yi-bolme-plani-8697-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/07/meral-aksener-in-chp-yi-bolme-plani-8697.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/meral-aksener-in-chp-yi-bolme-plani/14884/</link>
			<pubDate>Sun, 30 Jul 2023 12:02:32 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[CHP’de kurultay çalışmaları başladı]]></title>
			<description><![CDATA[CHP Parti Meclisi (PM), seçim sonuçlarını değerlendirmek amacıyla toplandı. Toplantı sonrası yapılan açıklamada, "Partimizin Kurultay takviminin düzenlenmesi ile ilgili karar Parti Meclisimizce değerlendirilmiş ve takvimlendirme çalışmalarına başlanmıştır." denildi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi Parti Meclisi, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı.

 



Kılıçdaroğlu’nun konuşmasıyla başlayan toplantıda, Genel Başkan Yardımcısı Fethi Açıkel’in seçim sonuçlarına ilişkin sunum yaptığı belirtildi. Toplantıda ayrıca genel seçimler dolayısıyla daha önce bir yıl ertelenen kurultay takvimi de ele alındı.



PM’nin, kurultay takvimine ilişkin yeni Merkez Yönetim Kurulu’na (MYK) tam yetki verdiği öğrenildi. Toplantı sonrası yapılan açıklamada, “Partimizin Kurultay takviminin düzenlenmesi ile ilgili karar Parti Meclisimizce değerlendirilmiş ve takvimlendirme çalışmalarına başlanmıştır” denildi.

 

Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun yeni MYK’yi açıklamasının ardından toplanacak kurul, kurultay takvimini belirleyecek.

ÖZELEŞTİRİLER DİKKATE ALINACAK

Toplantı sonrası CHP’den yapılan açıklamanın tam metni ise şöyle:

“Cumhurbaşkanlığı seçimi siyasi tarihimizin en eşitsiz koşullarında gerçekleşmiştir. Cumhurbaşkanı adayı Erdoğan yalan, iftira, montaj, kutuplaştırma gibi çirkin yöntemlere başvurmuştur. Bu süreç, siyasal iktidarın ve Cumhurbaşkanı adayının ahlaki meşruiyetini sorgulanır hale getirmiştir.

Tüm bu olumsuzluklara karşın partimiz, yönetim organlarında seçim süreçlerini ve sonuçlarını ilk andan itibaren detaylı bir şekilde değerlendirmeye başlamıştır. Bugünkü Parti Meclisi toplantımızda da seçim sonuçları detaylı bir şekilde değerlendirilmiş, “bilgi ve iletişim teknolojilerinden” sorumlu birimimiz seçimlerde kullandığımız sistemimize ilişkin detaylı sunumlar gerçekleştirmiştir.

Cumhuriyet Halk Partisi, seçmenin verdiği mesajı, seçim sonuçlarını sandık sandık, köy köy, ilçe ilçe, il il dikkatle incelemeye ve analiz etmeye – parti kurul ve karar organlarında – devam edecektir. Bu değerlendirme sürecinde özeleştiriler samimiyetle dikkate alınacak ve gereği hızla yerine getirilecektir.

Partimizin Kurultay takviminin düzenlenmesi ile ilgili karar Parti Meclisimizce değerlendirilmiş ve takvimlendirme çalışmalarına başlanmıştır. Kurultay sürecinin parti içi demokrasi kültürümüze yaraşır bir şekilde gerçekleşmesi için yapılacak gerekli hazırlıklar ve alınacak kararlar yeni Merkez Yönetim Kurulu tarafından açıklanacaktır.

Cumhuriyet Halk Partisi olarak giderek derinleşen ekonomik krizden çıkışın yollarını göstermeye kararlılıkla devam edeceğiz. On milyonların demokrasi, özgürlük, adalet ve refah mücadelesinde buluşan ve büyüyecek olan iradesine sahip çıkacak, eşit ve özgür bir Türkiye'yi kurma mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.”
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/06/chp-de-kurultay-calismalari-basladi-9962.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/06/chp-de-kurultay-calismalari-basladi-9962.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/06/chp-de-kurultay-calismalari-basladi-9962-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/06/chp-de-kurultay-calismalari-basladi-9962.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/chp-de-kurultay-calismalari-basladi/14609/</link>
			<pubDate>Sat, 03 Jun 2023 17:47:04 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[FARUK ÇELİK'E ARTVİN' DE PROTESTO! ]]></title>
			<description><![CDATA[AKP'li Faruk Çelik, milletvekili adayı olduğu Artvin'de, Hopaspor taraftarı tarafından statta protesto edildi. Tepkiler üzerine tribünü terk etmek durumunda kalan Çelik, stattan çevik kuvvet eşliğinde ayrıldı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Hopa Şehir Stadı’nda bugün 3. Lig takımlarından Hopaspor- Tepecikspor maçı oynandı. 

AKP Artvin Milletvekili Adayı Faruk Çelik Maçı izlemek için stada geldi.

"Bursaspor'u şampiyon yaptım" açıklaması ile gündeme gelen eski bakan Faruk Çelik, Hopaspor taraftarları tarafından protesto edildi.

STATTAN ÇEVİK KUVVET EŞİLİĞİNDE ÇIKARILDI

Hopasporlular, ıslıklarla Faruk Çelik’i protesto ederken; “Dışarı” ve “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganı attı. 

Protestolar üzerine Faruk Çelik tribünü terk etti.

Çelik maçın bitmesinin ardından da çevik kuvvet polisi eşliğinde stattan ayrıldı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/04/faruk-celik-e-artvin-de-protesto-283.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/04/faruk-celik-e-artvin-de-protesto-283.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/04/faruk-celik-e-artvin-de-protesto-283-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/04/faruk-celik-e-artvin-de-protesto-283.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/faruk-celik-e-artvin-de-protesto/14424/</link>
			<pubDate>Sun, 23 Apr 2023 22:23:26 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan madde madde açıkladı! İşte AK Parti'nin Seçim Beyannamesi]]></title>
			<description><![CDATA[Ev hanımlarına emeklilikten maaş ücretlerine, gençlere vergi muafiyetinden evlenecek çiftlere faizsiz krediden birçok maddenin yer aldığı AK Parti Seçim Beyannamesi'ni Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan resmen açıkladı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla AK Parti Seçim Beyannamesi ve Milletvekili Aday Tanıtım Toplantısı gerçekleşti.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın fotoğrafları ve Türk bayraklarının yer aldığı salon içerisinde, AK Parti ve Türkiye Yüzyılı logoları öne çıkıyor. Salonda, "Doğrusu AK Parti", "Türkiye Yüzyılı için doğru adımlarla yola devam", "Türkiye Yüzyılı için hemen şimdi", "Doğru zaman doğru adam", "Lider masa başında değil iş başında belli olur" sloganlarının yazılı olduğu afişler yer aldı.

Yoğun sevgi gösterileri arasında salona giren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, partilileri platformdan selamladı.

 



 

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamaları şöyle; Aziz milletim Cumhur İttifakı’mızın saygıdeğer temsilcileri, kıymetli basın mensuplarımız, değerli kardeşlerim sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Şu karşımdaki tabloyu gerek salon dışında gerek salon içinde Cumhuriyetimizin ilk asrını geride bırakmakta olduğumuz bir dönemde Türkiye yüzyılının muştusu olarak görüyorum. Sevginiz, coşkunuz, ahde vefanız, ülkemize ve milletimize hizmet için çarpan kalpleriniz, dosta güven veren, düşmana korku salan aslan yürekleriniz için her birinize ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum. 

 

Rahmetli Özal’ın Türkiye’ye çağ atlatma azminden, Rahmetli Erbakan’ın önce ahlak ve maneviyat üzerinde kurduğu sanayi ve teknoloji hamlesinden, rahmetli Türkeş’in Türk dünyasının birliği ve Türk devletinin ayakta kalması uğrunda verdiği mücadeleden, rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nun ömrü boyunca vatanını sevmenin çilesini çekerken sergilediği asil duruşundan bu topraklara bu millete dair hayırlara olan ne varsa ondan alan siz dava ve yol arkadaşlarımla birlikte olmaktan şeref duyuyorum.

"BİZİM 'YETER!' DEMEMİZ BAY BAK KEMAL'İN DEMESİNE BENZEMEZ"

Yine bir 14 Mayıs arifesinde, 1950’deki inanç ve irade ile bir kez daha 'Yeter! Söz milletindir' demek. 'Yeter! Söz de karar da gelecek de milletindir' demek için bir aradayız. Bizim 'Yeter!' dememiz Bay Bay Kemal’in 'Yeter' demesine benzemez.

Hayatlarını özellikle bu mücadeleye adamış milletin adamlarının kiminin sonu darağacında bitmiş olsa da yüreklerde yattıklar hak, hukuk, özgürlük ateşi hiç sönmedi. Darbeciler süngüleri ile bu ateşi söndürmeyi başaramadı.

"MİLLETİMİZ TERCİHİNİ İSTİKRARDAN YANA KULLANDI"

Girdiğimiz her seçimi bu çetin mücadelenin yeni safhası olarak yaşadık. 2002 seçimlerine ne dedik o zaman tek başına iş başına diyerek gittik. Milletimiz bizi tek başına iktidara getirdi. 2011 seçimlerine istikrar sürsün Türkiye büyüsün diyerek gittik. Milletimiz tercihini istikrardan yana kullandı.

2015 seçimlerine sen, ben yok. Ne var? Türkiye var diyerek gittik. Türkiye’yi yanımızda bulduk. Vakit Türkiye vakti diyerek gittik. Milletimizden yeni yönetim sistemimize onay aldık. Bugün de Türkiye yüzyılı için doğru adımlar diyerek bir kez daha milletimizin huzurundayız.

"TÜRKİYE YÜZYILI'NIN KAPISI ARALAMAK İÇİN BURADAYIZ"

Darbecilere, küresel emperyalistlere siyasi ve sosyal mühendislik projelerine karşı milletimizle birlikte Türkiye Yüzyılı'nın kapısını aralamak için buradayız. Var ıyız bu yürüyüşe? Durmak yok 14 Mayıs’ta inşallah sandıkları hep birlikte patlatıyor muyuz? Ben ana kademede bu cesareti görüyorum. Kadın kollarımızda bu cesareti görüyorum. Gençlerde bu cesareti görüyorum. AK Parti’nin 14 Mayıs’ta milletimizin huzuruna çıkacak kadrosu olarak ahdimizi yenilemek için bir aradayız.

Türkiye yüzyılının yürüyüşünü yarın değil hemen şimdi başlatmak için bugün burada bir aradayız. İzmir bu defa ben inanıyorum ki sandıklardan bir başka çıkacak. İzmir buna hazır mı? Doğru zaman İzmir için hiç gecikmeden hemen şimdi. Bu defa İzmir’de bunu göreceğiz.

 



 

"TÜM İSLAM DÜNYASI 14 MAYIS'I TAKİP EDİYOR"

Bu yürüyüşün gücünü milli mücadeleyi başarıya ulaştırıp son devletimizi kuran ve yaşatan şehirlerimizin, gazilerimizin manevi mirasından yer alıyoruz. Son 21 yılda ülkemize kazandırdığımız eserler ve hizmetlerden alıyoruz. Bu yürüyüşün gücünü geçmişte yaşadıkları zulümlerin, baskıların yol açtığı hak ve özgürlük hasretlerini dindirdiğimiz herkesten alıyoruz.

Bu yürüyüşün gücünü Türküyle, Kürdüyle, Sunnisiyle, Alevisiyle, Romanıyla istisnasız bu ülkenin tüm vatandaşlarını analarını ak sütü gibi helal olan hak ve özgürlükleri buluşturmayla alıyoruz.

Kardeşlerim bakın ben size buradan bir mesaj veriyorum. Şu anda 14 Mayıs’ı siz zannediyor musunuz Türkiye takip ediyor. Tüm İslam dünyası 14 Mayıs’ı takip ediyor. 14 Mayıs seçimlerinde ne olacak bunu takip ediyorlar ve İslam dünyasının bu heyecanını ben inanıyorum ki bu kadro aynen paylaşacak.

"HER ŞEYİMİZLE KENDİ AYAKLARIMIZIN ÜZERİNDE DURACAĞIZ"

Rabbim gazamızı mübarek eylesin, Rabbim yolumuzu açık eylesin, Rabbim zaferimizi kutlu eylesin. Değerli kardeşlerim şu Ramazan’da bakıyorsunuz İslam dünyasından bir ülke 200 ton hurma gönderiyor. Nereye? Deprem bölgesine. Niçin? Oradaki depremzede kardeşlerimiz iftarlarını hurma ile açsın diye. Bakıyorsunuz bir diğeri kakıyor 100 ton gönderiyor. Bir diğeri 100 ton gönderiyor. İstiyorlar ki depremzede kardeşlerimiz iftarlarını hurmalarımızla açsın. Bu bir anlayışın ifadesidir, yaklaşımın ifadesidir. Bu ne demek? 'Biz depremzede kardeşlerimizi bu Ramazan’da yalnız bırakamayız' demek. Katar böyle, Libya böyle, Cezayir böyle bu bir anlayış.

Türkiye de bu kardeşleri ile beraber bu yolda yürüdü. Yaşadığımız her saldırı, her felaket, her acı, 6 Şubat depremleri birliğimizi daha çok sıkılaştırmamız, kardeşliğimizi daha da güçlendirmemiz gerektiğini gösteriyor. Biz Türkiye olarak önce alt yapımızla, güvenliğimizle, diplomasimizle, her şeyimizle kendi ayaklarımızın üzerinde duracağız. Bunu sağladıktan sonra bize uzanan elleri tutabilir, bize el uzatanların yardımlarını kabul edebiliriz. Çünkü kanımızla, canımızla alın terimizle, kendimize vatan yaptığımız kadim coğrafya tüm dünyanın gözünü diktiği yerdir.

"DEPREM AFETLERİ KARŞISINDA DA AYNI YAKLAŞIMLA HAREKET EDİYORUZ"

Kardeşlerim, Türkiye Cumhuriyeti devletinin her bir ferdinin bu ülkenin refahından aynı düzeyde yararlanma hakkı olan 1’inci sınıf vatandaşlar olduğunu söylerken bu özgüvene dayanıyor. Deprem afetleri karşısında da aynı yaklaşımla hareket ediyoruz. Ülkemizin bir köşesindeki insanların evleri başlarına yıkılmışken diğer hiçbir yerdeki insanımız hayatını hiçbir şey olmamış gibi sürdüremez.

Deprem haberinin alındığı andan itibaren istisnasız her şehrimiz mağdurların imdadına koşmak için seferber oldu. Milletimizin gösterdiği samimi gayret binlerce yıldır bizi diri tutan hasretlerimizin dimdik ayakta tutan işaretleridir.

 



 

COVID-19 SALGINI HATIRLATMASI

Bu tablo devletin, milleti için var olduğu gerçeğini her bir insanımızın yüreğine tekrar işledi. Dünyada etkileri tamamen ortadan kalkmamış Covid-19 salgını insanlığın hiç umulmadık şekilde ortaya çıkabilecek ne büyük tehditlerle karşı karşıya kalabileceğini hepimize hatırlatmıştır.

"6 ŞUBAT DEPREMLERİN İZLERİNİ EN KISA SÜREDE SİLECEĞİZ"

Bu küresel sağlık ve yönetim krizinin yıkıcı sonuçlara yol açabilecek tehditlerinin üstesinden sergilediğimiz dayanışma ile geldik. Aynı şekilde son felakete göre nispeten daha sınırlı alanlarda yaşadığımız deprem, sel gibi afetlerin yaralarını da milletimizle birlikte hızla sarmıştık. 6 Şubat depremlerin izlerini de kısa sürede sileceğiz.

AK Parti olarak karşılaştığımız her meseleyi önce insan bakışıyla değerlendiriyor hareket tarzımızı ona göre belirliyoruz. Kardeşlerim partimiz kuruluşu, teşkilatlanması, üye sayısı, iktidar süresi icraatı uluslararası saygınlığı gibi bu tür unsurlarla dünyanın en büyük sivil teşekkülleri arasında yer alıyor. Küresel dengelerin yeniden oluştuğu şu kritik dönemde ülkenin direksiyonunda AK Parti’nin birikimine ve etki gücüne sahip kadronun olması çok kıymetlidir. Dünya sürekli yeni meydan okumalarla kendine yön ararken, Türkiye AK Parti’nin kurumsal tecrübesi ve bizim siyasi liderliğimiz sayesinde herkesten bir adım öne geçme şansını yakalamıştır.

AK Parti’nin ilk günden beri verdiği mücadelenin sırrını çözmek için önce partimizin bazı özelliklerini anlamak gerekir. Her şeyden önce AK Parti klasik manada bir siyasi parti olmanın ötesinde dava sahibi, hayal sahibi, vizyon sahibi, vicdan sahibi bir harekettir.

YAKLAŞIK 12 MİLYON ÜYE

Partimiz bu vasfı ile milletimizin son 2 asır süren arayışında en önemli toplanma yeri olmuştur. Şu anda üyesi itibarıyla yaklaşık 12 milyon üyeye sahip bir başka parti Türkiye’de yok. Türkiye’nin demokrasisi ve kalkınması konusunda çözüm tekliflerimizin, dünyada yaşanan siyasi ve sosyal çarpıklıklara karşı yükselttiğimiz itirazlarımızın, insanların ortak dertlerinin ve taleplerinin sözcülüğünü yapabilmenin, bizi diğerlerinden ayıran özelliklerimizin gerisinde temsilcisi olduğumuz davanın kadim kodları var.

 



 

"BUNLARIN OLMADIKTAN SONRA SENİN DOMATESİN DE OLMAZ PATATESİN DE"

Geçen akşam bir TV kanalında bir Prof. ne dese beğenirsiniz? Köprü yapmakla, baraj yapmakla, havalimanları yapmakla bu iş çözülmez, soğan patates kaç para onu söyle. Bu adam Profesör. Barajın yok, havalimanın yok, bütün bunlarla beraber TOGG’un yok. Uçak gemin yok, domates patates kaç para onu söyle. Öncelikle senin profesörlüğünden bu millete ne gelir? Önce bir ülkenin kalkınması için nelere ihtiyaç var bunu söyle. Eğitimde yoksun, sağlıkta yoksun, ulaşımda yoksun, adalette yoksun, emniyette yoksun. E neymiş? Domates, patates vah zavallı vah. Bunlar olmadıktan sonra senin domatesin de olmaz patatesin de olmaz. Biz asıl devrimi zihinlerde yaptık. Bu Prof.’un zihinlerinde değişim olmamış.

Karadeniz’den Kafkasya’ya her yerde bunun örnekleri var. Geçmişte bu millete yapamazsın denilen ne varsa hepsinin olabileceğini gösterdik. Savunma sanayiinden, yerli otomobilimize, uçağımıza kadar her alanda bunun sayısız örnekleri var. Dün üzerinde konuşlanacak Kızılelması ve Bayraktar TB-3'ü ile kendi sınıfında dünyanın ilk insansız savaş araçları ile donatılmış savaş gemisini hizmete aldık.

"AYAKLARA VURULAN PRANGALARI KIRARAK ATTIK"

Geçmişte bu coğrafyada teşebbüs edilemez ne varsa hepsinin de gerçekleşebileceğini gösterdik. Darbecilerin hüsrana uğratılmasından Ayasofya’nın ibadete açılmasından her konuda bunun örnekleri var. Büyük ve güçlü Türkiye’ye giden her adımı kalplere sarılı korkuları yenerek, ayaklara vurulan prangaları kırarak attık.

"DÜNYA 5'TEN BÜYÜKTÜR İTİRAZIMIZA HER GEÇEN YIL DESTEK DAHA FAZLA BÜYÜYOR"

Türkiye’nin siyasi ve ekonomik esaret çukuruna yeniden yuvarlanmamak için güçlü olmaktan, gücünü artırmaktan başka çaresi yoktur. Buna sadece bizim değil güvenlik ve tabiat tehditleri sebebiyle dengesizleşen dünyanın da ihtiyacı var. Dünya 5'ten büyüktür itirazımıza her geçen yıl destek daha fazla büyüyor. Bu sebeple Rusya-Ukrayna savaşında her iki tarafla görüşebiliyor, tahıl koridor gibi somut ilerlemeler sağlayabiliyor, barış ihtimalini masada tutabiliyoruz. Libya’dan Karabağ’a pek çok yerde haksızlıkların düzeltilmesi için fiilen sahaya inip netice alabiliyoruz.

 

"2053 VE 2071 VİZYONLARIMIZI DUYUNCA TÜMDEN ZIVANADAN ÇIKMIŞLAR"

Herkesin sırtını döndüğü mazlumlara kol kanat gerebiliyoruz, himaye edebiliyoruz, bu sebeple Türk devletleri teşkilatı gibi stratejik adımlar atabiliyor İslam alemi ile iş birliğimizi kimsede icazet almadan güçlendirebiliyoruz.

 



 

Emperyalistlerin, terör örgütleri üzerinden yürüttüğü vekalet savaşının sonu yaklaşıyor. Türkiye’nin 21 yıldır onun yönetiminde olan AK Parti’nin bir vizyonu olmasaydı tüm bunları soruyorum kardeşlerim konuşabilir miydik? Birileri gibi ne işimiz var Karabağ’da, Libya’da, Suriye’de, Balkanlar’da, Akdeniz’de, Afrika’da deseydik. Birileri gibi bu kadar yolu, barajı, elektriği, suyu, aracı, konutu ne yapacaksınız? deseydik. Bu kadar konutu toprağa mı gömeceksiniz? deseydik, herkese duymak istediğini söylesem ama vesayetin, darbecilerin, terör örgütlerinin koltuğunun altından kalkmasaydık, milletimizin huzuruna alnımız ak, başımız dik çıkabilir miydik?

Bundan 12 yıl önce 2023 hedeflerimizi açıkladığımızda birileri bize dudak bükmüştü. Bizim 2023 hedefleri ile 12 yıl sonrasına uzanan program ve proje yapabilmemizi akılları almayanlar 2053 ve 2071 vizyonlarımızı duyunca tümden zıvanadan çıkmıştır. Bunların siyaset derinliği yarım asırlık vizyonu ertesi günlerini bile göremeyecek kadar sığdır.

Biz 2023 hedeflerimizde milletimize ilan ettiğimiz projelerin çoğunu hayata geçirdiğimiz gibi daha büyük vizyonlara yelken açıyoruz. İşte bunun için AK Parti geleceğin partisidir diyoruz. Cumhur İttifakı bir ilkeler ittifakıdır diyoruz. Hiçbir ayrım olmaksızın milletimizin her bir ferdinin bu aydınlık gelecekte yeri vardır.

Bugüne kadar hangi partiye oy verirse versin her bir vatandaşımızı AK Parti’nin tabii bir mensubu olarak sayıyoruz. Değerli kardeşlerim sadece bugüne kadar kendisini henüz partimizin ve ittifakımızın saflarına katamadığımız, kazanamadığımız için hayıflandıklarımız var. Ülkemizi eski günlerine döndürmenin milletimizin bünyesindeki fay hatlarını tetiklemenin peşinde koşanlar birlik, beraberlik, kardeşlik siyasetini asla anlamadı, anlamayacak.

"DAHA İYİYE GİTMENİN MÜCADELESİNİ VERECEĞİZ"

Tarihi tecrübemize uygun şekilde insanları yaradılışta eş, dinde kardeş görme yaklaşımı ile vatan topraklarının her karışına hizmet vermeye devam edeceğiz. Siyasete başladığımız günden beri vesayet odakları ile çarpışa çarpışa yürüdüğümüz bu yoldan milim sapmadan daha iyiye gitmenin mücadelesini vereceğiz.

Umudunu millet dışı her odağa, her güce, içeride ve dışarıda yaşayan her arzi gelişmeye bağlayanların milli iradenin tercihine saygı duyacağı günleri göreceğine inanıyorum. Siyaset kurumu bu dönüşümü gerçekleştirdiğinde güvenle bakabiliriz.

 



 

Bay Bay Kemal niçin HDP’nin genel merkezinde değil de parlamentoda görüşmeyi yaptı? Kapalı kapılar arkasında ne görüştüler? Bunları açıklayabildi mi? Hayır. Ülkesini yabancılara şikayet eden, yaptırım uygulamaları çağrısında bulunan idrak yoksunları bitmez.

"KÜSKÜNÜ BARIŞTIRACAĞIZ"

Zihniyet ve kalibre bakımından daha da geriye giden bir muhalefetle karşı karşıyayız. İnşallah 14 Mayıs seçimlerinin en hayırlı neticelerinden biri ülkemiz muhalefetini alacakaranlıktan çıkarmak olacaktır.

Küskünü barıştıracağız, sevmeyeni sevdireceğiz, her eve her iş yerine gireceğiz. Kalbini kazandırmadık kimseyi bırakmayacağız. Kararsızları ikna edeceğiz. Zaten gönlünde olduklarımızı ihmal etmeyeceğiz. Hiç kimseyi atlamadan teker teker herkese dokunacağız. Siyasetin sokakta yapıldığını, seçimin sandıkta kazanıldığını asla unutmayacağız. Her seçimin önemli olduğunu ama 14 Mayıs’ın bu milletin tüm evlatlarının geleceğini şekillendireceğini aklımızdan çıkarmayacağız.

14 Mayıs’ta bay bay Kemal’i ve ortaklarını sandığa gömüyor muyuz? 14 Mayıs’ta ailemize, çocuğumuza, inancımıza, değerlerimize göz dikenlerin heveslerini kursaklarında bırakıyor muyuz? Rabbim hepinizden razı olsun.

 

TÜRKİYE YÜZYILI VURGUSU

AK Parti olarak kurulduğumuz günden beri 15 seçim ve halk oylamasının tamamından birinci çıkmayı başardık. Türk siyasetine değil, dünya demokrasisine ismini altın harflerle yazdırmış bir partidir.

Ülkemize kazandırdığımız her eser elbette önemlidir. Ama önümüzdeki 5 yıl boyunca milletimize özellikle ne vereceğimiz, evlatlarımızın geleceği için hangi ilerlemeleri sağlayacağımız daha önemlidir. Bu doğrultuda ilk adımımızı geçtiğimiz 28 Ekim’inde açıkladığımız Türkiye Yüzyılı vizyonu ile atmıştık. 17 temel başlığın üzerinde inşa edeceğimizi söylemiştik. Neydi bu başlıklar: Türkiye Yüzyılı unutmayın, şefkatin yüzyılıdır.

Türkiye Yüzyılı üretimin yüzyılıdır. Türkiye Yüzyılı verimliliğin yüzyılıdır. Türkiye Yüzyılı istikrarın Yüzyılıdır. Türkiye Yüzyılı kalkınmanın, sürdürülebilirliğin yüzyılıdır. Türkiye Yüzyılı huzurun Yüzyılıdır. Türkiye Yüzyılı iletişimin Yüzyılıdır. Türkiye yüzyılı istikbalin Yüzyılıdır. Türkiye yüzyılı gücün Yüzyılıdır. Türkiye yüzyılı haklının Yüzyılıdır. Türkiye Yüzyılı değerlerin yüzyılıdır. Türkiye yüzyılı dijitalin yüzyılıdır. Türkiye Yüzyılı gençliğin yüzyılıdır. Türkiye Yüzyılı barışın yüzyılıdır. Türkiye Yüzyılı başarının Yüzyılıdır. Türkiye Yüzyılı bilimin Yüzyılıdır. Velhasıl seçim beyannamemizi de işte bu temeller üzerinde şekillendirdik.

Türkiye yüzyılı için doğru adımlar yaklaşımı ile hazırladığımı hacimli bir esere dönüşen beyannamemizde yer alan tüm hususları burada tekrarlamayacağım. Beyannamemiz kitap olarak sizlere ulaştırıldı veya ulaştırılıyor. Dijital mecralar vasıtası ile milletimizle paylaşıldı. Burada sadece kısa hatırlatmalarla yetinerek asıl işi evlerde sokaklarda, mahallelerde yüz yüze yapacağımız çalışmalara bırakmak istiyorum.

 



 

"ÖNCELİĞİMİZ DEPREMİN YIKTIĞI ŞEHİRLERİMİZİ YENİ AYAĞA KALDIRMAK"

Beyannamemize yazdığımız her maddeyi uzun hazırlıklar sonunda ortaya çıkardık. Önceliğimiz elbette 6 Şubat depreminin yıktığı şehirlerimizi yeniden ayağa kaldırmak olacaktır.

Allah’ın izniyle 319 bini 1 yılda teslim edilecek şekilde toplam 650 bin yeni konut yaparak afetin 11 ilimizde ve mücavirinde açtığı yaraları tamamen saracağız. Türkiye Ulusal Risk Kalkanı modeli ile 81 ilin tamamını afetlere dirençli şehirler haline dönüştüreceğiz. Vatandaşın can ve mal güvenliği bizim için her şeyin önünde gelir.

"BAY BAY KEMAL, BİZ BUNLARI YAPARKEN SİZ NEREDEYDENİZ?"

2022 yılında iktidara gelirken ülkemizi eğitim, sağlık, emniyet, adalet üzerinde yükselteceğimizi söylemiştik. Eğitimde okulunda öğretmenine tüm unsurları ile güçlü bir altyapı kurduk. Bu altyapı üzerinde değerler eğitiminin esas olduğu anlayışla kaliteyi artıracak çalışmalara yöneliyoruz. Eğitimin ilk kademelerinden itibaren keşfedilerek becerilerine uygun yönlendirilmelerini sağlayacak bir sistem kuracağız.

Sağlıkta hastaneleri ile personeli ile, hizmete erişimin kolaylığı ile dünyaya örnek olan bir seviyeye geldik. Sancaktepe’de 45 günde Pakize Öz hastanesini kurduk. Bay bay Kemal biz bunları yaparken siz neredeydiniz?

Büyükşehir belediyeleriniz vardı. Güya çadırların içerisinde sahra hastaneleri kurdunuz. Araştırdık gördük, böyle bir hastane yok. Biz ise yetinmedik. Ankara’da Bilkent’i kurduk mu? Yetmez dedik ikinci bir dev hastaneyi yine Ankara’mızda kurduk.

Aile sağlığı, aile dış hekimliği gibi hizmetleri ülke sathında güçlendireceğiz. Sağlık turizminde dönem sonunda 3 milyon misafir ve 10 milyar dolar gelir hedefliyoruz. Ülkemize sağladığımız kazanımların en başında her bir vatandaşımızın huzurla evinde oturacağı güvenli Türkiye iklimi geliyor.

İnsanlarımızın geleceklerine güvenle bakabilmelerini temin ettik. Önleyici güvenlik çalışmaları ile Türkiye’nin huzur ve güvenlik adası olarak istikrarla yoluna devam etmesini sağlayacağız.

Hukuk devletimizi güçlendirecek bu reformları kesintisiz devam ettirecek kapsamlı bir yasama reformu için uzlaşma zemini özellikle arayacağız. Yüksek standartlı demokrasi için dönüştürücü reformlar döneminden tamamlayıcı reformlar dönemine geçeceğiz. Bundan sonra da toplumumuzun hiçbir kesimine hayat biçimi ve kimlik dayatılmasına asla izin vermeyeceğiz.

Demokratik siyasetin önündeki engelleri kaldırmaya devam ederken terör örgütlerinin ve vesayet odaklarının siyasete müdahalesine göz yummayacağız. Kürt kardeşlerimizin ne CHP faşizmini ne HDP sapkınlığının ne PKK zulmünü asla tenzih etmeyeceğiz.

 



 

EV HANIMLARINA EMEKLİLİK

Hayata geçireceğimiz gelir tamamlayıcı aile destek sistemi ile hiçbir hanenin gelirinin belirli bir seviyenin altına düşmemesini temin edeceğiz. Aile koruma kalkanı programı ile ev hanımlarının emekliliğine destek vermekten her ailede en az 1 çalışan olmasını sağlamaya kadar pek çok uygulamayı başlatacağız.

AİLE VE GENÇLİK BANKASI GELİYOR

Evliliğinden çocuk bakımına kadar her alanda kendilerine maddi katkı vereceğiz. Hedeflere ulaşmak için kaynağı ülkemizin kendi ürettiği doğal gaz ve petrol gelirlerinden sağlanacak bir aile ve gençlik bankası kuracağız.

GENÇLERE VERGİ MUAFİYETİ

Yüksek öğrenimdeki gençlerimize bir defaya mahsus olmak üzere cep telefonu ve bilgisayar ediniminde vergi muafiyeti sağlayacağız. Ayrıca aylık 10 GB ücretsiz internet vereceğiz. Kültür sanat değerlerimizin her alanda işlenmesini sağlayacak mekanizmalar kurarak ülkemizin potansiyelini hareket geçireceğiz.

"ÇALIŞANLARIMIZIN ÜCRETLERİNİ DAİMA ENFLASYONUN ÜZERİNDE ARTIRARAK REFAH DÜZEYİNİ YÜKSELTECEĞİZ"

Ekonomimizin yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yolu ile büyütmeyi sürdüreceğiz. Enflasyonu yeniden tek haneli rakamlara düşürerek ülkemizi bu sorundan kurtaracağız. Memurundan emeklisine ve işçisine kadar çalışanlarımızın ücretlerini daima enflasyonun üzerinde artırarak refah düzeyini yükselteceğiz. Turizmde 90 milyon turist ve 100 milyar dolar turizm geliri hedefi ile yatırımı ve tanıtımı hızlandıracağız.

Bilişim icraatında 15 milyar dolara ulaşarak ülkemizi bu alanda küresel merkez haline dönüştüreceğiz. Yıllık 5.5 büyüme oranı ile milli gelirimi 1.5 trilyon dolara ardından da asıl hedefimiz olan 2 trilyon dolara çıkartacağız.

Kişi başına düşen milli geliri 2600 dolardan 10600 dolara yükselttiğimiz gibi önümüzdeki dönemde önce 16000 dolara ardından daha yüksek seviyelere ulaştıracağız. 5 yılda 6 milyon yeni istihdam oluşturarak işsizlik oranımızı yüzde 7 seviyesine gerileteceğiz.

İŞE ALIMLARDA MÜLAKAT KALKIYOR

Kadın ve genç istihdamına özel önem vermeyi sürdüreceğiz. Kamuya işe alımları görevin getirdiği zorunluluklar dışında mülakatı kaldırarak gençlerimizin sınavlardaki başarı sıralamasına göre yapacağız. Girişimcilerimize verdiğimiz destekle ülkemizden en kısa sürede 15 adet milyar dolar ve 5 adet 10 milyar dolar değerinde şirket çıkmasını sağlayacağız.

Üretimin tabana yayılmasında görev ifa eden KOBİ’lerimizin finansmandan istihdama her alanda daha güçlü şekilde destekleyeceğiz. Bugüne kadar hassasiyetle devam ettirdiğimiz bütçe disiplininden önümüzdeki dönemde taviz vermeyeceğiz. Yeni nesil dijital TL projemizi hayata geçireceğiz.

 

"DOĞAL GAZ KULLANAMAYAN İLÇEMİZ KALMAMASINI TEMİN EDECEĞİZ"

Kalkınmanın temel alt yapısı olan enerjideki atılımlarımızı kesintisiz sürdüreceğiz. Yerli ve yenilenebilir enerji yatırımlarımızla önümüzdeki dönemin sonunda enerji ithalatımız yarıya düşüreceğiz. Karadeniz doğal gazını ve Akkuyu Santrali’nin tam kapasite devreye girmesi ülkemizin enerji bağımsızlığında bir milat olacaktır. Doğal gaz kullanamayan ilçemiz kalmamasını temin edeceğiz.

Otoyol ve bölünmüş yol projelerimiz ile havayolu inşaatlarımızı tamamlarken yeni dönemde ağırlığı raylı sistemlere vereceğiz.

Hızlı tren hattımızı 13 bin 400 km, demiryolu ağımızı 28 bin 600 km ulaştırmayı hedefliyoruz. Bu çerçevede önümüzdeki dönemde halen inşası süren hızlı demiryolu hatlarına ilave olarak yeni projelerin yapımına da başlayacağız.

HIZLI TREN AĞI 52 İLE ÇIKIYOR

Ankara-Kırıkkale, Yozgat-Sivas hattını açılması ile 11 ili bir bir ile hızlı tren ağı ile bağlıyoruz. İzmir-Ankara hattı başta olmak üzere tüm projeleri tamamladığımızda bu sayıyı 52’ye çıkararacağız. Ankara-İstanbul arasında süper hızlı tren hattı kuracağız. Tekirdağ,Mersin,İskenderun ve Kocaeli’nde limanlarla lojistik gücümüzü artıracağız.

"TÜRKİYE'NİN UZAYDAKİ GÜCÜNÜ DAHA DA ARTIRACAĞIZ"

İnternette 5 G teknolojisinin nüfusumuzun tamamı tarafından kullanılabilmesini temin edecek alt yapıyı kullanacak 6 G teknolojisinin hazırlıklarına başlayacağız. Dünyanın en büyük 10 uydu operatörü halinde getirdiğimiz Türkiye’nin uzaydaki gücünü daha da artıracağız.

Milli teknoloji hamlemizi kesintisiz sürdüreceğiz. Milli gururumuz TOGG’un üretime ve satışa başlaması ile duyduğumuz sevinci önümüzdeki yıllarda 1 milyon aracı yollarda görmemizi temin ederek daha da güçleneceğiz. Elektrikli araç şarj altyapısını ilk etapta 142 megawatt güce çıkarak ülke genelinde destekleyeceğiz.

Arazi toplulaştırma çabalarında 100 milyon dekara çıkarak alet ve ekipman kullanımında verimliliği artıracağız. Ülkemizin şartlarına uygun üretim planlaması ile hem verim hem çiftçilerimizin gelirini yükseltecek bir sistem kuracağız.

"EKONOMİK FİYATLARLA ETE ERİŞİMİ KOLAYLAŞTIRACAĞIZ"

Mera, yaylak ve kışlak alanları ıslah ederek hayvancılığımızı destekleyeceğiz. Dönem sonunda büyükbaş hayvan varlığımızı 19 milyona, küçükbaş hayvan varlığımızı 68 milyona çıkararak vatandaşlarımızın ekonomik fiyatlarla ete erişimini kolaylaştıracağız.

Verimli orman alanı miktarını 14.5 milyon hektara ulaştıracağız.

Bölgelerimizi ülke ekonomisi ve sosyal hayatı ile bütünleştirecek şekilde kalkınma planları yapacağız. Dünyaya model olarak sunduğumuz insani ve vicdani dış politikamızı atılım hedefleri ile girişimci, etkin ve sonuç alıcı bir şekilde geliştirmeyi sürdüreceğiz.

Son 5 yıldaki uygulama tecrübesi ve değişen ihtiyaçlara göre Cumhurbaşkanlıığı hükümet sistemini restore ederek Türkiye Yüzyılı hedeflerine daha fazla katkı verecek şekilde geliştireceğiz.

Her vatandaşımıza geçmişten bugüne asırlık hizmetler sunduk. Sizlerin nezdinde ülkemizdeki tüm hanım kardeşlerime soruyorum. Evinizde, işinizde, sokakta, evladınızın okulunda, sevdiklerinizin hayatında 20 yılda hangi değişimleri gerçekleştirdiğimizi biliyorsunuz değil mi? Sıraların üzerinde artık ücretsiz olarak kitapları nasıl dağıttığımızı biliyorsunuz değil mi?

Bizler tekstil kağıtlarla hazırlanmış o kağıt parçaları ile okuduk. Bizim jenerasyon bunları çok iyi bilir. Biz bunları yaşadık artık bu nesil bunları yaşamasın istedik ve bütün sıraların üzerin kitapları koyuyoruz.

EMEKLİ MAAŞI VE İKRAMİYE

Tüm bu hizmetlerin artarak sürmesi için 14 Mayıs’ta bizimle beraber misiniz? Şimdi emeklilerimize soruyorum. En düşük emekli maaşını 66 liradan almıştık. 7500 liraya çıkardığımızı bayramlarda ikramiye verdiğimizi biliyorsunuz değil mi? Ömürlerini aileleri ve ülkeleri için çalışmaya adamış emekliler için ikinci baharlarını sürdürmek için gereken ilave destekleri de kendilerine yine biz verebiliriz biz. Şimdi de ikramiyeyi 2 bin lira olarak açıkladık mı? Bunun için emekli kardeşlerime sesleniyorum. 14 Mayıs’ta bizimle beraber misiniz?

Başınızın tekrar yere eğilmemesi için 14 Mayıs’ta bizimle beraber misiniz? Aynı soruyu esnaflarımıza, çiftçilerimize, sanayicilerimize de sorsak yine aynı cevabı alacağız.

Elbette ulaşamadığımız hedefler çok emek verip başaramadığımız işler oldu. 21 yılda yaptıklarımız bile ülkemizin asırlık eksiklerini, ihtiyaçlarını, kayıplarını telafi etmeye yetmiştir. Biz bunları yeterli görmüyoruz. Milletimizin daha fazlasına layık olduğunu biliyoruz.

Bizim 21 yıllık envanterimiz işte bizim Türkiye yüzyılı vizyonumuz, seçim beyannamemiz, işte bizim heyecanımız şevkimiz, aşkımız akıl ve vicdan sahibi herkesin ortaya koyduğumuz tablo ile bay bay Kemal’in çapını, kalibresini bundan sonra vermiş olduğu sözleri mukayeseye davet ediyorum.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/04/cumhurbaskani-erdogan-madde-madde-acikladi-iste-ak-parti-nin-secim-beyannamesi-4300.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/04/cumhurbaskani-erdogan-madde-madde-acikladi-iste-ak-parti-nin-secim-beyannamesi-4300.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/04/cumhurbaskani-erdogan-madde-madde-acikladi-iste-ak-parti-nin-secim-beyannamesi-4300-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/04/cumhurbaskani-erdogan-madde-madde-acikladi-iste-ak-parti-nin-secim-beyannamesi-4300.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/cumhurbaskani-erdogan-madde-madde-acikladi-iste-ak-parti-nin-secim-beyannamesi/14410/</link>
			<pubDate>Tue, 11 Apr 2023 21:30:47 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Yeşil Sol listeleri: Pervin Buldan Van'dan, Mithat Sancar Urfa'dan aday]]></title>
			<description><![CDATA[Yeşil Sol Parti, HDK, DTK, DBP ve HDP eş başkanları ve eş sözcülerinin aday gösterildiği kentler belli oldu. Mevcut vekillerin büyük kısmı listede yer almadı. Pervin Buldan Van'dan, Mithat Sancar Urfa'dan aday.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Emek ve Özgürlük İttifakı çatısı altında seçimlere girecek olan Yeşil Sol Parti milletvekili aday listeleri üzerinde çalışmalar devam ediyor. Yeşil Sol Parti bileşenlerinin eş genel başkanları ve eş sözcülerinin aday gösterildiği kentlerde belli oldu.

HANGİ MİLLETVEKİLLERİ ADAY DEĞİL?

Parti yetkililerinden edinilen bilgilere göre, mevcut vekillerin yüzde 75’e yakınının yeniden aday gösterilmeyeceği belirtildi. Yeniden aday gösterilmeyen milletvekilleri arasında Garo Paylan, Erol Katırcıoğlu, Filiz Kerestecioğlu, Zeynel Özen, Züleyha Gülüm, Abdullah Koç, Dilan Dirayet Taşdemir ve Ali Kenanoğlu gibi isimler yer alıyor.

Mevcut vekillerin yeniden aday gösterilmemesinin en önemli sebeplerinden biri de HDP’de işletilen iki dönem kuralı. HDP’de tüzük gereği milletvekilliği iki dönemle sınırlandırılmış durumda. HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar’ın da aralarında bulunduğu 16 milletvekili iki dönem kuralına takılıyor. Ancak HDP'nin iki dönem kuralında eş genel başkanlara esneklik sağlanacağı belirtilmişti.

EŞBAŞKANLAR VE EŞSÖZCÜLERİN YERLERİ

Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar İstanbul’dan; Eş Sözcü İbrahim Akın ise İzmir'den aday gösterildi.

 

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Cengiz Çiçek, İstanbul’dan aday gösterildi.

Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Başkanı Berdan Öztürk, Diyarbakır'da liste başında aday gösterildi.

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz Mardin'de; Eş Genel Başkan Keskin Bayındır memleketi Batman'dan aday gösterildi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) EŞ Genel Başkanı Pervin Buldan Van'da liste başından, Eş Genel Başkan Mithat Sancar ise Urfa'dan aday gösterildi.

EHP, SMF, EMEP ESP SYKP, SODAP ADAYLARININ YERLERİ

EHP Genel Başkanı Hakan Öztürk, SMF’den Cemil Güngören ve TÖP Sözcüler Kurulu üyesi Perihan Koca İstanbul’dan; EMEP’ten İskender Bayhan İstanbul'dan ve Sevda Karaca Demir ise Antep'ten aday gösterildi. Ezilenlerin Sosyalist Partisi’nden (ESP) Çiçek Otlu İstanbul’dan; Sosyalist Yeniden Kurtuluş Partisi’nden (SYKP) Tülay Hatimoğulları Adana’dan; Devrimci Parti’den Burcugül Çubuk İzmir’den; Sosyalist Dayanışma Platformu’ndan (SODAP) Kezban Konukçu ise İstanbul’dan aday gösterildi.

KÜRT İTTİFAKI ADAYLARI: ÇİFTYÜREK VAN'DAN MEHMET KAMAÇ DİYARBAKIR'DAN

Kürt Özgürlük ve Demokrasi İttifakı’nda yer alan Kürdistan Komünist Partisi (KKP) Genel Başkanı Sinan Çiftyürek Van’dan; İnsan ve Özgürlük Partisi (PİA) Genel Başkanı Mehmet Kamaç Diyarbakır aday gösterildi.

ALEVİ, ÊZİDÎ, SÜRYANİ VE ÇERKES ADAYLAR

Yeşil Sol Parti listesinde Alevilerden Garip Dede Dergahı Vakfı Başkanı Celal Fırat ile Êzidî halkından Azad Barış Diyarbakır'dan, Süryani cemaatinden George Aslan Mardin'den, Çerkes halkından Metin Kılıç Ankara’dan aday gösterildi. Diğer bazı adaylar da şöyle:

ÖNDER, CEMAL, ÇANDAR, HAMZAOĞLU, FIRTINA, TÜRKDOĞAN, ÇELENK...

Sırrı Süreyya Önder, Hasan Cemal, Onur Hamzaoğlu, Kerem Fırtına, Özgül Saki, Öztürk Türkdoğan - İstanbul

Mehmet Emin Aktar, Cengiz Çandar Sevilay Çelenk, Samet Mengüç - Diyarbakır

Ömer Faruk Gergerlioğlu- Kocaeli

Saruhan Oluç – Antalya

Ömer Öcalan, Ferit Şenyaşar - Urfa

Sezai Temelli - Muş

Nurten Ertuğrul -Batman

Sırrı Sakık – Ağrı

Ali Kenanoğlu- Adıyaman

Asrın Hukuk Bürosu avukatlarından Nevroz Uysal ve gazeteci Ayşegül Doğan Şirnex’ten aday gösterildi. Ferit Şenyaşar Urfa'dan aday gösterildi.

Ayrıntılar geliyor...
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/04/yesil-sol-listeleri-pervin-buldan-van-dan-mithat-sancar-urfa-dan-aday-6733.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/04/yesil-sol-listeleri-pervin-buldan-van-dan-mithat-sancar-urfa-dan-aday-6733.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/04/yesil-sol-listeleri-pervin-buldan-van-dan-mithat-sancar-urfa-dan-aday-6733-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/04/yesil-sol-listeleri-pervin-buldan-van-dan-mithat-sancar-urfa-dan-aday-6733.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/yesil-sol-listeleri-pervin-buldan-van-dan-mithat-sancar-urfa-dan-aday/14405/</link>
			<pubDate>Sun, 09 Apr 2023 15:04:22 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[KEMAL KILIÇDAROĞLU "5Lİ ÇETELER HERKESİ SATIN ALACAKLARINI DÜŞÜNÜYOR"]]></title>
			<description><![CDATA[CHP lideri ve Millet İttifakı'nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu  Habertürk TV canlı yayınında gazeteciler Serap Belet ve Kürşad Oğuz'un gündeme...]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[CHP lideri ve Millet İttifakı'nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu  Habertürk TV canlı yayınında gazeteciler Serap Belet ve Kürşad Oğuz'un gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Türkiye'nin çok önemli bir seçime gideceğini belirten Kılıçdaroğlu, "İlk 1 haftada ne yapacağız, ilk 1 ayda ne yapacağız hepsi yazılı. 6 liderin ortaklaştığı bir metin. Biz ortaklaştık, onlar Erdoğan'a teslim oldu" dedi.

Gerekli düzenlemeleri yapıp Avrupa Birliği ile görüşerek AB ülkelerine vizeleri kaldıracaklarını bildiren Kılıçdaroğlu, "Demokrasi temel kavramdır ve 6 lideri bir araya getiren de demokrasi özlemidir" dedi. Memleket Partisi lideri Muharrem İnce'ye bir teklifin yapıldığını söyleyen Kılıçdaroğlu, "Ayrıntılara girmek istemem ama kabul edilmedi. Karşı tarafı suçlamam, saygı göstermek zorundayız" diye konuştu.



Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından satır başları şöyle:

"Ortak liste için şu anda çalışıyoruz. Önemli bir seçim bizim açımızdan da Türkiye açısından da. Komşularımız açısından da çok önemli. Bilime, akla, sağduyuya dayanan, kutuplaştırmayan, kucaklaştıran siyasete ihtiyacımız var.

Biz 6 lider ortak mutabakat metnini hazırladık. Eğitimden sağlığa, teknolojiden milli eğitime hayatın her alanıyla ilgili 2 bine yakın madde başlığını açıkladık. Cumhur İttifakı ne yaptı? Böyle bir şey açıkladı mı? Açıklamadı. Kamuoyu neden onları tartışmıyor, neden onları eleştirmiyor?

"DEPREM BÖLGESİ ÜRETİM VE İSTİHDAM MERKEZİ OLACAK"

İlk 1 haftada ne yapacağız, ilk 1 ayda ne yapacağız hepsi yazılı. 6 liderin ortaklaştığı bir metin. Ben de söyleyeceğim, Millet İttifakı'nın diğer ortakları da aynı şeyi söyleyecek. Çünkü biz ortaklaştık. Orada Erdoğan ne derse hepsi teslim olmuş. Teslimiyet siyaset değildir. Bir parti iseniz siyasetinizi açıkça yazarsınız. Siz önümüzdeki 5 yıl içinde ne yapacaksınız?

Cumhurbaşkanı olarak ne yapılacak? Her bir bakanlık neler yapacak? Yeni bakanlık kurulacak mı? Üniversitelerde, bilimde, teknolojide, tarımda ne yapılacak? Depremle ilgili teklif hazırladık. Deprem bölgesiyle ilgili bunlar hiçbir şey yapmadılar. Çadır, konteyner yarım yamalak dağıttılar. Biz iktidar olunca deprem bölgesini bütünlük içinde ele alacağız. Bununla ilgili kanun teklifi verdik. Üretim üssü haline getireceğiz, insanlar buraya gelip, çalışacak. Burada büyük istihdam sağlanacak. Bu bölge aynı zamanda istihdam ve üretim merkezi olacak.

"VATANDAŞLARIMIZ AB'YE VİZESİZ GİDECEK"

Ortak listelerle ilgili bütün seçenekler düşünülüyor. Bizden ve diğer partilerden genel başkan yardımcıları var. Önemli olan maksimum yarar nasıl sağlanabilir? Yapılan anketler var. O anketler de diğer lider ve kadroların önünde var. Önümüzdeki 1-2 gün içinde biraz daha netleşecek.

Biz diğer partilerin konumuna bakıp, kendimize politika oluşturmuyoruz. Biz iktidara geleceğiz, Cumhurbaşkanlığını kazanacağız, bu ülkeyi en geç 1 yıl içinde rahat nefes alacağı ülke haline getireceğiz. Ülkede her vatandaş AB'ye vizesiz girecek. Hasar tespitlerini yaptık. Cumhur İttifakı zaten yaptığını yaptı, batırdı. Biz ne yapacağımızı biliyoruz. Çiftçi, üreticinin kazanacağı, istihdamın büyüyeceği, fabrikaların çalışacağı bir Türkiye hayal ediyoruz.

Vizeyi kaldıracağız. Gerekli düzenlemeleri yapacağız. Bu ülkeye gerçek anlamda demokrasiyi getireceğiz. Siz düşünce özgürlüğüne kısıtlama getirirseniz sizin ülkenizde demokrasi yoktur. Biz diyeceğiz ki, 'Bizim ülkemizde her türlü düşünce özgürce paylaşabilir, medya özgürce yayın yapabilir'. Ben gençlere 'Cumhurbaşkanı olunca en rahat beni eleştireceksiniz' diyorum.

"DEMOKRASİ TEMEL KAVRAMDIR, 6 LİDERİ BİR ARAYA GETİREN DE BUDUR"

Benim hatam varsa doğal olarak eleştiri olacaktır. Ben de aynı hatayı tekrar etmemeye özen göstereceğim. Erdoğan eleştiriye tahammül edemiyor, sabah insanlar gözaltına alınıyorsa bu düzen yıkım getirir.

AB'nin öngördüğü bütün demokratik kuralları ülkemize getireceğiz. Neden insanlar yanyana gelince özgürce konuşamıyorlar? Bu Türkiye açısından utançtır. İnsanlar düşüncelerini söylerler. Emin olun, telefonla konuşurken 'Acaba biri bizi dinliyor mu?'. Ben söylüyorum, dinliyorlar. Demokrasi temel kavramdır ve 6 lideri bir araya getiren de demokrasi özlemidir.

Milletvekilliği listelerinde oran ya da kişi bazında bir çalışma yok. Bu oturulacak, makul insanlarız hepimiz. Bizim listeden giren olur mu olmaz mı, herkes bağımsız girer mi girmez mi? Uygar insanlar gibi oturup tartışıyoruz. Ben Millet İttifakı'nın demokraside uyumu sağlama açısından bizim tarihimize çok önemli bir aşama olduğunu düşünüyorum. İttifak olarak samimi olarak birbirimize düşüncelerimizi açıklıyoruz. İkinci kurmaylarımıza aktarıyoruz. Onlar kendi aralarında konuşuyor sonra genel başkanları olarak biz konuşuyoruz. Parlamentoda çoğunluğu sağlayağız, artı Cumhurbaşkanlığını da kazanacağız.

Bunlar konuşulur, tartışılır. Bunu belirleyecek olanlar önce kurmay heyeti, arkasından da genel başkanlar. Önce altyapı oluşması lazım. Sonra bizler bir araya gelip, oturup konuşacağız. Zaten 1-2 gün içinde bütün sonuçlar netleşecek. Ben 5 lider adına konuşma yetkisine sahip değilim. Onların da düşünceleri var. Yeri geldiğinde itirazları oluyor, onlara da saygı olmamız lazım.

Biz yeni safya, yeni kültür ve inşa süreci başlatmak istiyoruz.

CHP olarak hedefimiz doğal olarak 1. parti olmak. Bütün partilerin isteği bu. Bunun için çalışıyoruz, emek harcıyoruz. Cumhurbaşkanlığını açık farkla almak istiyoruz. Biz belli spesifik konularda araştırma yaptırıyoruz ama geniş bir kamuoyu araştırması değil.

"TÜRKİYE'NİN HER YERİNDE BİR DEĞİŞİM VAR"

Trabzon'da güzel bir atmosfer var. Millet gidişten şikayetçi. 'Gelecekler, nasıl düzeltecekler?' diye bekliyor. Onu anlatmaya çalıştım. İlk 1 ay içinde neleri yapacağımızı ifade ettim. Normalde çadırda yapacaktık ama çadıra izin vermediler, ona izin vermediler. Meydanda yaptık, sonra pişman oldular izin vermedikleri için.

AFAD fırtına olacak, çatılar olacak diye duyuru yapmış. AFAD bunu niye yapar bilmiyorum? Meteoroloji'nin işi bu. AFAD çalışanları değil tabii ama AFAD'ın ne olduğunu gördük. Trabzon'da büyük bir kalabalık vardı. Kadınların mitinge katılmaları, sorunları dile getirmeleri, çözümlerle ilgili yaptığımız çalışmaları elbette güzel. Halkla iyi diyalog kuruyoruz. Trabzon, Kayseri ve Türkiye'nin her tarafında bir değişim var.

'Bunlar gerçekten bu söylediklerini yapabilirler mi?' diye düşünüyor halk. Biz neyi nasıl yapacağımızı çok iyi biliyoruz. Halkımdan şunu istiyorum, Kılıçdaroğlu'nun hesap uzmanı olduğunu, 27,5 yıl devlete nasıl hizmet ettiğini bilmek istiyorlarsa bana, evime, mutfağıma, evlatlarıma bakacaklar. Devletin kucaklayıcı olması gerektiğini, sosyal devlet olması gerektiğini, fakirin fukaranın yanında olması gerektiğini düşünen birisiyim.

Allah aşkına Türk Telekom'u, bankaları dış güçler mi 'Satın' dedi. O yıllarda büyük gelirler elde ettiniz. Sonra para bitti, satacak mal da bitti. Düzelteceğiz. Türkiye onların düşündüğünden çok daha zengin bir ülke.

"MANSUR BEY VE EKREM BEY İKİ DEĞERLİ ARKADAŞIMIZ"

İki değerli arkadaşımız. Mansur Bey ve Ekrem Bey de. Osmanlı'nın eski başkentini yöneten kişi Ekrem İmamoğlu, Türkiye Cumhuriyeti'nin güzel başkentini yöneten Mansur Yavaş. İkisinin halk nezdinde ciddi kabulü var. Bütün engellemelere rağmen güzel şeyler yapıyorlar. Trabzon'da bakan, 4 milletvekili var. Kabinede var. Trabzon'a raylı sistem yapamadılar. Ekrem İmamoğlu 10 metro inşaatını ayna anda başlatan ve yapan kişi diye söyledim.

Seçmen, gençler mutlu. Onlarla zaman zaman bir araya geliyoruz. Burada önemli olan Türkiye'nin sağlıklı bir zemini yakalayabilmesi için o inanç, heyecandan yararlanan insanların toplumun önüne çıkması lazım. Ekrem ve Mansur Bey de o inancı ve heyecanı besleyen arkadaşımız. Onlar önemli görev üstleniyorlar. Bakın Ekrem Bey İstanbul'da engelleniyor. Cumhurbaşkanı Yardımcısı olunca bu engeller kalkacak.

2 arkadaşımız Cumhurbaşkanı Yardımcısı oldu diye diğer belediye başkanlarımız çalışmayacak mı? Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı para bulmuş, metro yapacak, inşaat yapmaya izin vermiyorlar. Biz bu engelleri bitireceğiz.

"İNCE'YE TEKLİF YAPILDI, REDDETTİ"

Ben birinci turda sonucu alacağımıza inanıyorum. Sonuçta sağduyu galip gelecek. Ülke bu halde iken, işsizlik dizboyu iken, gençler iş bulamazken, soğanın tanesi 7.5, 10 lirayı bulmuşken. Bunun bir an önce bitmesi lazım. Son düzlüğe girdiğimizde seçmenin sağduyusuna güveniyorum.

Sayın İnce'yi ziyaret ettiğimiz toplantıda değil ama teklif yapıldı. Ayrıntıya girmek istemem. İşin özeti; teklif yapıldı.

Bana göre üzerimize düşeni yaptık. Karşı tarafı suçlamak istemem. Bana göre bize düşeni yaptık. Karşı tarafı suçlamak gibi hakkım yok benim. Ben Muharrem Bey'e böyle haksızlık yapmak istemem. Sonuçta beraber çalıştık. Cumhurbaşkanı adayımızdı, grup başkan vekilimizdi. Haksız bir eleştiri yapmak istemem.

Ben Muharrem Bey'in düşüncelerine saygı göstermek zorundayım. 'Niçin böyle düşünüyorsunuz' diye suçlamam asla doğru değil. Büyük ihtimalle 4 adayla gidilecek, bu saatten sonra neyi değiştireceksiniz?

Bu toplumun sağduyusuna güvenin. Birinci turda bu iş biter. Bu işsizlikle nereye gideceğiz? Türkiye'nin bu cehennemden çıkması lazım. Bakmayın saraya, oradakilerin keyfi yerinde. Bir pazara gidin bakalım. Emekliye zam yapıyor, fiyatlara gelen zam çok daha yüksek. O para kur korumalı mevduata gidiyor. Kimin parası o? Bir avuç insanın. Bunlar sözde faize karşı. Sen faize hizmet ediyorsun. Emekli, işçiye bir şey yok. Polisle jandarma arasında ayrımcılık yapıyor. Hangi gerekçeyle polise vermiyorsun? Çifte standart var.



"KURBAN BAYRAMINDA 15 BİN LİRA EMEKLİLERE YATACAK"

Ne söylüyorsam hepsinde haklıyım. Cesaret edip oturup konuşmuyorlar. 27,5 yılını devlette harcayan, verilmeyecek hiçbir hesabı olmayacak kişiyim. Bütün sülalemizi araştırdılar, ne buldular?

Her şeyi kuruşu kuruşuna hesaplıyoruz ve yapıyoruz. Erdoğan ne diyor? 'Emekli maaşı üzerinden istismar ediyormuş'. Biz iki maaş ikramiye dedik, sonra ne oldu? Emekliye verdi iki maaş ikramiyeyi. Ben emekliye asgari ücret kadar Ramazan ve Kurban'da verilecek. Aynı şeyi söylüyorum. Hesabını kitabını kuruşu kuruşuna yaptık. Kurban bayramında Cumhurbaşkanı olarak geldiğimde bütün emeklilerin hesabı 15 bin lira para yatacak. Önümüzdeki kurban bayramında. Bütün emekliler görecek. Para yokmuş, 5'li çeteye paralar var, KKM'ye para var, saraydan maaş alanlara par var.

Emekli bu ülkenin kalkınması için emek harcayan kişidir. Bütün hayatında çalıştı, alın teri döktü, primini ödedi ve sonra geldi emekli oldu. Eskide emeklinin aldığı aylık asgari ücretten fazlaydı. Şimdi açlık sınırının altında. Emekliyi bu hale getirdiler. Ben o aylıkları tamamını Kurban Bayramı'nda her bir emeklinin aylığına yatıracağım. 15 bin lirayı yatıracağım. Görecekler Bay Kemal sözünden dönmez.

"5Lİ ÇETELER HERKESİ SATIN ALACAKLARINI DÜŞÜNÜYOR"

5'li çeteler benim Cumhurbaşkanı adayı olmamı asla istemedi. 418 milyar doları götürenler, kul hakkı yiyenler, yolsuzluk yapanlar asla istemediler. Engel olmak istediler. Bunların para gücü var, imkanları var, herkesi satın alacaklarını düşünüyorlar. Allah şahittir ne onların paralarına ne 1 centine ne 1 kuruşuna asla ihtiyacım var. Sarayda değil Çankaya'da yaşayacağım. Sade hayat yaşayacağım. Hayalim, hiçbir çocuğun yatağa aç girmemesi. Akdeniz havzasının en güçlü olacak bir ülke. Bunu yaratacağız, hiç endişem yok. Zengin, güçlü, sözü dinlenen, teknolojiye imza atan Türkiye. Para var bizde.

O 418 milyarın nerelere gittiğini çok iyi biliyorum. Yurt dışında hukukçularla görüştüm. Kimin parası hangi bankada? Kuruşu kuruşa biliyorum. Belediye başkanlığı yapanlar ve yapmış olanlar dahil. O paraların tamamını getireceğiz.

"KİMLERİ SATIN ALDIKLARINI GAYET İYİ BİLİYORUM"

Kin tutmak şöyle; bu iş yapılırken intikam değil hukuk zihniyetiyle. Bütün bunları belgeleyeceğim, yargıya teslim edeceğim. Yargı bunlara bakacak yolsuzluk varsa bunları yurt dışından isteyecek. Biz kinle öfkeyle hareket edersek bunlardan farkımız kalmaz. Adalet aynı zamanda haksızlık karşısında susmamaktır.

Ben onları çok iyi biliyorum. Nerelerde neler yaptığını gayet iyi biliyorum. Kimleri satın aldıklarını gayet iyi biliyorum. Yeri zamanı gelince onları açıklarız.

Yazılar yazıldı, haberler yapıldı, haksız eleştiriler yapıldı. Kimlerin nasıl, nereden beslendiğini gayet iyi biliyorum. Bu devlet hepsini biliyor. Devletle bağımı koparmadım. Koskoca Türkiye Cumhuriyeti devletinin nasıl olur da bu hale düştüğünü devlette çalışanlar da biliyor.

"HER ŞEYİN BELGESİ VAR"

Kılıçdaroğlu gidecek IMF'den para toplayacak? Ne toplayacak? Türkiye zengin ülke. Sen ABD'de gökdelenler yapacaksın, Muhammed Ali Clay'ın çiftliğine evler yapacaksın, Kemal Kılıçdaroğlu bunu seyredecek. Dünyanın hiçbir mahkemesi uluslararası mahkeme bir devletin soyulmasına izin vermez. Bu konudaki kararları da çıkardım.

Hepsinin belgesi var. Devlete liyakatı öldürürseniz süreç başka yere evrilmiş olur. Devletin kolonları kesilir. Şimdi adalet var mı? Adalet kolonu devletin orta direğidir. Adaleti yeniden inşa etmemiz lazım. Medya özgür mü? Hayır değil. Biraz eleştirin RTÜK kapatır. İletişim Başkanlığı işi görevi bırakmış, trollerle Goebbels'in yaptığı işi yapıyor. Harcanan paraya üzülüyorum. Emekliye para vermiyorsun, milyonları, dolarları bu işlere harcıyorsun. İnsanda biraz vicdan olur.

"YAŞAYIŞIMI İNSANLARA AÇTIM, PROJELERİMİ ANLATTIM"

Yaşayışını açtınız, geçmişinizi açtınız, samimiyetinizi açtınız. Devlet deneyimim var. Devlet adamı kimliğim var benim. Suriyeliler, Afganlarla ilgili projelerimi anlattım kamuoyuna. Öyle büyük laflar değil, hayali laflar değil, ayağı yere basan her şey.

Sakin bir insanım, herkesi sağduyuyla dinlerim, her şeye itiraz etmem. Bürokraside bir terbiye öğretildi, birisi aksine bir şey söylüyorsa hemen yanıtlamayın, hafızanızda ölçün biçin ondan sonra cevap verin.

Mantıklı bir eleştiri geliyorsa ona elbette bakıyorum. Bir yerde hata yapmışsak 'Evet hata yaptık' diyoruz. Hata insana özgü kavramdır. Hatasız kul olmaz diye şarkı bile var. Orhan Gencebay'ındı yanlış hatırlamıyorsam.

Seccade olayı o kadar çok anlatıldı ki. İsmail Müftüoğlu Bey, eski Adalet Bakanı, bir platformun yöneticisi. Bir iftar yemeği verdi. Orada akaddemisyen insanlar vardı. Güzel bir iftar yaptık, dualar okundu. Arkasından konuşmalar yapıldı. Lokantanın iç bölümüne geçildi. Orada fotoğraflar çekildi. Yerde seccade olduğunu fark etmedim. İsmail Bey de fark etmedi. Kendisi Milli Selamet Partili eski Adalet Bakanı. Bir yanlışımız vardı orada, fark edemedik. Biz politikacılar yere çok az bakarız. Hep karşıya bakarız. Koruma uyarır 'Efendim kaldırım var, çukur var' diye. Gelen kişilerle fotoğraf çektirdik. Eleştiri gelebilir. Kalkıp da bir suçlama yapmak istemem. Ben samimi bir Müslümanım.

Onu bilmiyorum ama gerçeklerden yola çıkarım. Tuzak, komplo diyenler oldu. O gerçeği bir gerekçeye sığdırmam bana yakışmaz. Ben samimi Müslümanım. Herkesin inancına, kimliğine saygı duyarım. Benim kalkıp da onu gerekçelendirip başka bir şeylerle örtmeye çalışmam olmazdı. Evet bunu samimi Müslümanlara sığınıyorum. Bir eksiğimiz, yanlışımız vardı evet doğru.

"PEYGAMBERE VERİLMEYEN YETKİYİ BUNLAR KULLANIYOR"

İnternette bir sürü fotoğraflar, düğünler vs. Bu tamamen acaba Kılıçdaroğlu'nun yükselişini nasıl indirebiliriz. Bu özel yapılıyor. Bunu istismar etmek doğru değil. Söylenmesi gerekeni söyledim. Defalarca açıklama yaptım. Saadet Partisi'nin iftar yemeğinde açıklama yaptım, güzel de alkış aldım. Kimlik üzeriden politika yapmak doğru değildir. Peygambere verilmeyen yetkiyi bunlar kullanıyorlar. Terazi yüce yaradandadır. İnancı siyasete malzeme etmek doğru değil. Ben bunu 15 Temmuz darbe girişiminden sonra Yenikapı'da mitinginde söyledim; din üzerinden siyaset yapmayın, yargıya, askeriyeye siyaseti sokmayın.

Allah aşkına hangimiz anne babamızı seçme özgürlüğüne sahip? O zaman niye anne ve babamızın üzerinden ötekileştiriyoruz, bu büyük haksızlık. Sadece bana değil yaradana karşı haksızlık. Kimliğinden, inancından ötürü niye suçluyorsunuz? Hata varsa üstünü örtün der sevgili peygamberimiz. Bunlar gerçekten müslüman mı? Samimi müslüman bunu yapmaz. Bu siyasete malzeme olmaz. Malzeme olduktan sonra iş çığırından çıkıp başka yere sürüklenmiş oluyor.

Keşke aynı tepkiler kul hakkı yiyenlere, haram yiyenlere yapılsaydı? Ayda 10 bin dolar rüşvet alan siyasetçilere yapılsaydı. Açlıktan ölen çocuklar için mücadele etselerdi. En büyük günahın kul hakkı yemek olduğunu ben biliyorum, herkes biliyor.

"ÖYLE HELALLEŞME OLMAZ"

Güç kullanan kimsenin yaptığı haksızlığı gidermesi lazım. Sayın Erdoğan galiba Adıyaman'da depremzedelere size ev yapacağız, gelin helalleşelim, dedi. Hayır efendim, o helalleşme değil. Şunun olması lazım; kardeşim ben bu daireyi, dükkanı alırken 42 kişi 23 ayrı belgeye imza attı. Bu bina, dükkan, ev depreme dayanıklıdır. Her şey yapılmıştır. Test, zemin etüdleri, statik hesapları yapılmıştır diye.

Devlet 'Her şey tamam satın alabilirsin' diyor. Tapuda imza atıyor ve alıyorum. Binanın sağlam olmadığı ortaya çıktı. Yakınları, eşi, evladı öldü mü? Öldü. Hayır efendim devletin kabahati kusuru vardır. Zamanında yapılmadı, düzenlenen belgelerin tamamı doğru değildir. Vatandaş o belgeye güvendi. Burası yıkıldı, yakınları öldü. Sana ev yapacağım, senden 1 kuruş almayacağım derse benim helal etme anlayışım budur.

Anayasa ne diyor; idarenin kusurundan oluşan zararları idare öder diyor. Çamaşır makinası, koltuk ne varsa devletin tazmin etmek zorunda. Adamın canı yanmış. Evi yıkılmış, dükkanı yıkılmış. Diyorsun ki 2 yıl ödemesiz, 20 yıl taksit diyor. Torununu bile borçlandırıyor. Özürü kabahatinden büyük. Ben bütün o depremzedelerle helalleşeceğim. Hiçbirinden 1 kuruş almadan evlerini, dükkanlarını, ahırlarını yapacağım.

"ADIYAMAN'DA 7 YILDIR KONTEYNERDE KALAN AİLE VAR"

İktidar Adıyaman Samsat'a gitti mi? 7 yıl önce deprem oldu. 7 yıldır konteynerde kalan var. 7 yıldır Samsat'ta hala konteynerde kalan, evleri yapılmayan aileler var. Şimdi tamamını 1 yılda mı yapacağız diyorlar? Tamamı yapılır, biz yapacağız. 7 yıldır gerçeği orada. Biz tamamını yapacağız, kuruş alınmayacak. Güçlendirme yapacağız, kuruş alınmayacak. 1 milyona yakın binanın ya yeniden yapılması ya da güçlendirilmesi lazım. Nasıl yapacaklar? Çıkıp anlatsınlar. Kaç ay geçti? Temel attılar, gördük temellerini. Biz hepsini depreme dayanıklı yapacağız hepsinin sözünü veriyoruz. 1 kuruş almadan anahtarı t eslim edeceğiz. Ondan sonra gel helalleşelim kardeşim, devlet olarak kabahatimiz oldu, kusurumuz oldu diyeceğiz.

"AĞIRALİOĞLU GELİR ÇAYIMIZI İÇER, KONUŞURUZ"

Yanlış yaptığımı düşünmüyorum, ben de insanım, hatam da olabilir. Varsa bir şey sayın Ağıralioğlu gelir Ramazan'dan sonra, oturur konuşuruz. Siyaset kavga etme alanı değil, uzlaşma kültürüdür. Benim farketmediğim eksiğimi de görmüş olabilir.

Niye gelip karşıma bunları söylemiyor? Niye cesaret edemiyor? Akıl alacak şey değil; kimden gelirse gelsin, nereden gelirse gelsin teröre karşıyız. Bin sefer söyledik. Gidip onlarla sohbet eden, kucaklaşan sensin kardeşim. Hiçbir partiyi dışlamıyoruz. Teröre karşıyız. HDP'li milletvekili TBMM'yi yönetmiyor mu? Her HDP'li Başkanvekili parlamentoyu yönetiyor. Ucuz suçlamalara milletin karnı tok. Kimden gelirse gelsin terör bir insanlık suçudur. Kimden gelirse gelsin.

Burada bağıran çağıran Erdoğan, 33 askerimiz şehit oldu. Nefesi Putin'in kapısında aldı. Hani dünya lideriydin. Putin ne yaptı açtı kronometreyi bütün dünyaya kaç dakika beklettiğini gösterdi, sonra içeri aldı. Tek hedefimiz Türkiye Cumhuriyeti devleti. Afra tafra yapıp suçlamalarına bakmayın. Türkiye Cumhuriyeti devletinde 'aptal olma' diye mektup alan bir kişi nasıl olur da dünya lideri olur? Tek laf etmeden. Erdoğan beni kızdırma mal varlığını araştırırım dedi Trump. Tek cümle kuramadı. Araştırmazsan namertsin diyemedi. Bana söylesinler, söylesinler şunu derim; araştırmazsanız namertsiniz.

Tüyü bitmemiş yetimin hakkını yiyene oy vermeyin dedim. Hangi terör? PKK terör örgütünün saldırısına uğrayan benim. El bebek gül bebek getiren oydu. Akıl alacak şey değil bu...

AK Partili kardeşlerimden de oy verecekler var. Onlarla da oturuyorum. İnançlı insanlar bunlar. Yanlışı görüyorlar. Bunu siz düzeltebilirsiniz diyor. Kanaat önderleriyle görüşüyorum. Türkiye öyle noktaya geldi ki, kamplaşmadan, kutuplaşmadan bıktık. Benim ne olduğumu bütün devletin organları senin elinde değil mi? Mal varlığımızı, yaşantımızı çıkar. Siyasete halka adanmışlıktır. Siyaset nasıl zenginleşeceğim değil halka nasıl hizmet edeceğimdir.

"BÖLGEDE TERÖRÜN OLMAMASINI İSTİYORUZ"

HDP'ye bakanlık verilmesi gibi bir şey yok. Bu konuları zaten konuşmadık. Birileri kalkıp kendisine göre bir şey söylüyor. Biz ittifak bir aradayız görüşüyoruz. Terörden hepimiz şikayetçiyiz. Mutabakat metnine zaten bunu yazdık. 'Millet İttifakı teröre destek veriyor' algısını yaratabilir miyim, yok efendim öyle şey. Biz bölgede de terörün olmamasını istiyoruz.

Türkiye, İran, Irak, Suriye bir araya geleceğiz. Terörden arındıracağız. Komşumuzda da terör olmayacak; çünkü bize sıçrayabilir. Ortadoğu halkları da terörden şikayet ediyor. O bölgeden terörü temizlemek zorundayız. Türkiye bu bölgenin dominant ülkesi. Bütün Akdeniz'de en güçlü ülke haline getireceğiz. Samandağ'dan Mersin'e bütün Akdeniz'in en güçlü merkezi haline getireceğiz, üretim üssüne döndüreceğiz.

5 yıl içinde İstanbul'un nüfusu 2,5 milyon azalacak. İnsanlar buraya gelecek. Deprem bölgesini kapsayan 11 ili özel teşvik yasasını, ki yasa taslağını ittifak olarak Meclis'e sunduk. O yasa teklifimizi odalara göndereceğiz. Bunlar sadece ev yapacağız diyorlar. Bölge elden gidiyor. Ticaret, ekonomi nasıl? İnsanlar kenti terk etti, nasıl gelecek. Bunları düşünmüyorlar, günlük yaşıyorlar. Uzmanlarla oturup konuştuk, hangi avantajları sağlayacağız. İnşaatlar bittikten sonra bu fabrikalar ne olacak? Ortadoğu'ya ihracat yapacak. Vallahi de billahi de nasıl yöneteceklerini bilmiyor. Bir deprem oldu Türkiye buradan daha güçlü ayağa kalkabilir.

"ORTADOĞU COĞRAFYASINDA TERÖRÜ BİTİRECEĞİZ"

Kahramanmaraş'ta buraya bakanlar, bürokratlar gelip sorunlarınızı dinlediler mi diye sordum. Bakan derdi dinler, çözümü bürokrasi üretir. Diğer birimler bir araya gelecek. Bir daha bu tür felaketler olduğunda kenti, ülkeyi dayanıklı hale getiririz. Bununla ilgili teklif hazırladık. Vallahi billahi devleti nasıl yöneteceklerini bilmiyorlar. Ama şeytanın aklına gelmeyen bunların aklına geliyor.

Gitsin, yakalasınlar, mücadele etsinler, biz karşı mı çıktık? Hiç kimse unutmasın, terörle en sağlıklı, en tutarlı mücadeleyi biz yapacağız. Sadece kendi ülkemizi değil bütün bölgeyi terörden arındıracağız. Ortadoğu coğrafyasında terörü bitireceğiz.

"YASALARA UYAN TÜM PARTİLERE SAYGILIYIZ"

Ben yasalara göre kurulan bütün siyasi partilere saygılıyım. Devletin izin verdiği her siyasi partiye saygılı olursunuz. Bir siyasi partiyi suçluyorsanız gerekçeleriniz olması lazım. Devlet izin vermiş. Siyasi parti var mı var. Geçmişi sorgulanacaksa sorgulayacak olan siyasal iktidardır. Teröre bulaştı mı, bulaşmadı mı? Varsa devleti tehlikeye sokacak bir şey ilgili birimler harekete geçer.

Ben partilerin kapatılmasını doğru bulmuyorum. Partiler demokrasinin vazgeçilmez unsurlarıdır. Teröre bulaşmışsa gereğini yaparız. Bugüne kadar pekçok parti kapandı. Ne oldu?

Millet İttifakı olarak yolumuza devam ediyoruz. Bir anlamda 6 partinin seçim bildirgesi var. Cumhur İttifakı'nın böyle bir şeyi yok. Ekonomiyi nasıl düzeltecek, belli değil.

Vatandaş bilir kime oy vereceğini. 4 kişi arasından bir tercih yapacak. Vatandaş oyunu kullanırken vicdanının sesini dinleyip oy kullanırsa bizim açımızdan hiçbir sorun yok.

6 liderin bir arada her seferinde bulunmasının doğru olmadığı kanısına vardık. Bayramda 6 lider 6 ayrı deprem bölgesinde olacağız. Değişik yerlerde. Sürekli 6 liderin bir arada olması enerji kaybına yol açıyor. Ben Adana'da isem Temel Bey Çorum'da, Meral Bey Mersin'de, sayın Babacan Urfa'da olmalı; yani her birimiz bir arada olmalıyız. Çünkü ortak mutabakat metni çıktığı için hepimiz aynı şeyi söylüyoruz. Ama anlıyorum ki, Cumhur İttifakı'nda Erdoğan konuşacak diğerleri dinleyecek.

"GÖREVE GELDİĞİMİZDE 6 AY İÇİNDE RAHATLAMA OLACAK"

2015'te ne dediysek bugün de aynı şeyi söylüyorum. İnsanların hayatında çok şey değişecek. İnsanlar evlerinde rahat oturacak, mutfaklar şenlenecek. Hemen kısa sürede değil. Ama kısa sürede 6 ay içinde rahatlama, ferahlama olacak. Herkes biraz 'şu anda iyi yönetiliyoruz' diyecek. Eleştiri geldiğinde saygıyla alacağız. Önce bir Hasar Tespit Komisyonu kuracağız. Şu anda devletin geliri, gideri, yükümlülükleri nedir bilmiyoruz. 15 gün içinde bize Türkiye'nin bütün yükümlülükleri, Avro, Dolar yükümlülüğümüz nedir? 5'li çeteye ne ödeyeceğiz?

Sağlıklı karar vermenizin temel yolu veriye dayanır. Biz bunun hepsini yapacağız. Ortak mutabakat metninde ilk yapacağımız işlerden biri budur d edik. Ekonomik Sosyal Konseyi hemen oluşturacağız. İşçiler, iş dünyası, sanayi, ticaret erbabını çağıracağız. Bunu yapacağız. Süratli şekilde devlette liyakatı sağlayacağız. Merkez Bankası'nı bilen iç ve dışarıda güven veren bir kişiyi getireceğiz. Merkez Bankası Başkanı'nın kim olacağı ortak hafızamızda var.

Bakanlıkların hangi partiye verileceğine girmedik. Kalkıp da ekonomide şu olacak demek ayrı bir şey. Ben bürokrasiden söz ettim. Bürokrasi likayata dayanacak. İşi ehline teslim etmek zorundasınız. İlk görüşmemizde karara bağladık bunu. Devlette liyakat sisteminin bozulduğunu, devletin çürüme sistemine girdiğini, hemen her alanda rüşvetsiz iş yapılmadığı tablonun ortaya çıktığını konuştuk. 6 lider görüş birliği içindeyiz, yolumuza devam edeceğiz.

"ULUSAL VERGİ KONSEYİ KURACAĞIZ, DEVLET SAYDAM OLACAK"

Nitelikli insan getireceksiniz. Bu konuda anlaştık. Şu anda devletin içinde son derece nitelikli, saygın insanlar var. Ama bunlar kenara atılmışlar. Her şeye hazırlıklıyız. BDDK, Kamu İhale Kurumu çok önemli. SPK'da söğüşlenenler. Bütün bunların hepsini biliyoruz. Kimlerin neler yaptığını? 2 milyon dolar rüşvet alıp para isteyen kişi Meclis genel kuruluna giriyor, hiçbir şey olmamış gibi. İnsanın yüzüne bakamaz. Din iman onlarda. Biz başka bir şey olduk. Böyle bir garabet çıktı ortaya. Milletin parasını, pulunu yiyorsun, kul hakkını yiyorsun sonra kahramanım diyorsun.

Bizim inanç felsefemize, kuruluş felsefimize, insanlığa aykırıdır. Devleti saydam kuracağız. Ulusal Vergi Konseyi kuracağız. Vatandaş ey devlet benden vergi aldın nereye harcadın diye sorma hakkı var.

Bu konuda ilk yazıyı yazan benim. Fransa dönüşü. Fransa'da Ulusal Vergi Konseyi, devlette toplanan vergileri alır, analiz eder, Cumhurbaşkanına sunar Resmi Gazete'de yayınlanır. Bizim amaçladığımız o. Kesin Hesap Komisyonu kuracağız dedik. Geçen senenin bütçesi nereye harcandı? Komisyon başkanı muhalefetten olacak."

İlk genelgelerimizden birisi de savurganlıkla mücadele olacak. Asla israfa izin vermeyeceğiz. Devlette böyle yetiştim. Beyaz kağıdın arkasını doldurmadan o kağıdı yırtıp atmazdık. Ne demek 13 uçak. Fakir fukarasının parasını alıyorsun, 1 uçak sana yetmiyor mu? Saray tam anlamıyla israf şeyidir. İsraf İslamiyette haramdır. Bunların anlayışını anlamakta zorluk çekiyorum.

"BU YIL 100 BİN ÖĞRETMEN ATAMASI YAPACAĞIZ"

100 bin öğretmen ataması yapacağız Cumhuriyetin 100. yıldönümünde. Köylerde okul açacağız. İmam, öğretmen, ziraat teknisyeni, hayvancılık yapıyorsa veteriner olacak. Köylerde yaşayan bütün genç ve kadınların SGK primini devlet ödeyecek.

Türkiye zengin ülke. Nerede kaynak yok? Tasarrufa gidersiniz. 300 milyar dolar temiz para getireceğim bu ülkeye. Temiz para. Öyle IMF git yalvar yakar değil. Onlar bize gelebilir miyiz diyecekler. Evet gelebilirsiniz, şu yatırımı yapıyorsa. İstihdam yaratıyorsa gel kardeşim. Samandağ'dan Mersin'e kadar olan bölgeyi Akdeniz'i en güçlü katma değerini üreten bölge haline getireceğiz.

Anadolu'da Yozgat, Çankırı'da fabrikanız var diyelim. Limana taşıdığınızda lojistiği tüm masrafları biz karşılayacağız.

"SEN FABRİKANI YAP, LOJİSTİK BİZDE"

Kayseri, Çorum'da yapamıyorum, denizin kenarında yaparsam maliyet ucuz olacak derse hayır diyeceğiz. Sen fabrikanı yap, lojistiğini biz karşılayacağız. Erzurum-Elazığ-Tunceli-Kars-Ardahan tarım ürünleri özel merkezi yapacağız. Önce hayvanları tümüyle ücretsiz vereceğiz. Ondan sonra ete dayalı, hayvan ürünlerine dayalı sanayi oluşturacağız.

Fındıkta, çayda aynı şekilde. Rizelilere söz verdim. Kaçak çayları önleyeceğiz. Rize maydanında kaçak çayları yakacağız. Bunun mücadelesini halka göstermezseniz inandırıcı olamazsınız.

İklim değişikliğinin Ortadoğu, Akdeniz, Türkiye'de yaptığı tahribatın önlenmesiyle ilgili güzel bir rapor var, onu açıklayacağım. Arkadaşlarımız Jeremy Rifkin'le görüşüyor. Sağlık sorunu var. Zoom üzerinden görüşüyorlar.

Beşiktaş saldırısında 49'u polis 52 kişi hayatını kaybetti. Orada da para toplayıp dağıtmadılar. 1 hafta içinde hak sahiplerine dağıtacağız. O parayı dağıtmayanlardan hesabını soracağız.

O kadar büyük haksızlıklar yaptılar ki, buna kimsenin izin vermemesi lazım. Türkiye'nin buradan çıkması lazım. İlk 1 hafta içinte tank palet fabrikasını Katar'dan alacağız, ordumuza teslim edeceğiz.

İktidar olduğumuzda neyi yapacağımızı çok iyi biliyoruz. Ortak mutabakat metninde bunlar var. Karşı taraf ne yapacak, bunu kimse bilmiyor. Uyuşturucu baronlarına hizmet eden bir siyasal iktidar olamaz. Türkiye uyuşturucu cenneti oldu. En son galiba yanlış hatırlamıyorsam Güney Amerika'dan Türkiye'ye gelecek olan ciddi uyuşturucu yükünü daha yakaladılar. Polis hepsini tek tek biliyor. Afrika'ya nereye geldi, buradan nasıl dağıtıldığını, dağıtımını kimler yaptı, hepsini polis biliyor. Ama siyasi otorite baskılıyor.

Geldik 1 hafta içinde yapacağız dersem doğruyu söylememiş olurum. 1 hafta içinde esnafın pandemi döneminde aldığı kredilerin, depremde esnafın banka kredilerinin faizlerini 1 hafta içinde sileceğiz. Çiftçilerin de 1 hafta içinde faizlerini sileceğiz.

"ERDOĞAN'IN DAMADININ İŞ YERİNE ONDAN ÖNCE BEN GİTTİM"

Hiçbirisi geriye gitmez. Erdoğan damadının işyerine gitmeden önce ben gittim. İHA, SİHA'ların merkezine ben gittim. Teşvik eden benim. Ekibiyle oturan konuşan benim. Çok güzel bir ekibi var. Onları yüreklendiren benim. Savunma sanayine niye karşı çıkayım? Türkiye zaten savunma sanayinde güçlü olmak zorunda. Niye F-35 planının dışına çıktı? Niye oradaki paralarımızı geriye alamadılar? Hani dünya lideriydi beyefendi?

Savunma sanayinin 1970'lerde çıkmış gizli kararnamesi var bende. Siz bu sanayiye önem veriyorsunuz, bu ülke 2018'de tank yapacaktı. Tank palet fabrikasında 5 ayrı tank üretilirdi. Tank palet fabrikasını toplarını Kırıkkale'de Aselsan, Roketsan işbirliği ile yapıldı. Tamamı başarılıydı. Bir gece çıktılar hayır siz yapmayacaksınız dediler. Katar'a satıldı. İHA yapıyorsun gurur duyuyorsun, biz de gurur duyuyoruz. Daha fazla destek devam edecek. Aselsan'ın içi boşaldı. Önemli savunma sektörü. Bütün çalışanlar Avrupa'ya gitti. Oralarda yaşanan tabloyu kaç kişi biliyor? Orada çalışan namuslu insanlar burada önümüzü kesiyorlar diyor. Hepsinin önünü açacağız.

O konuda 6 lider karar aldık. Güçlendirilmiş Parlamenter Sistemine geçince partiyle ilişkimizi keseceğiz. 6 liderin ortak kararı bu. Ben de o karara doğal olarak uyuyorum."

Ben kazanacağıma inanıyorum. Ülkenin içinde bulunduğu tablo belli, bu tablodan bu ülkeyi kurtaracak kişi belli. Devlet adamı olması lazım, kul hakkı yememesi lazım, kendisini vatandaşa adaması lazım. Bu ülkenin ferasetine, insanlarına güveniyorum. İnsanlar niye aç gezsin, pazara giderken ne alayım, ne almayayım diye niye hesap yapsın? Hayvancılık yapan birisi 'ineğimi yeterince besleyemiyorum, param yok' diyor. Nerede bu gübre fabrikaları. Bu ülke 34 yıl sonra şeker ithal etti. Bu bile başlı başına ayıptır. Trolleri var, üstlerini örtmeye, kapatmaya çalışıyorlar. Türkiye sorunlar yumağı içinde, buradan çıkması lazım.

Çoğunluğu parlamentoda sağladıktan sonra Anayasa metinlerini de hazırladık. Ondan sonra gerçek anlamda demokrasi gelecek, siyaset kurumu halkına hesap verecek. Devlet vatandaşıyla kucaklaşacak. Bunlar devleti devlet ana olmaktan çıkardılar.

"1 YILDIR SEÇİM GÜVENLİĞİ İÇİN ÇALIŞIYORUZ"

Hem içeride hem dışarıda seçim güvenliği konusunda yaklaşık 1 yıl çalışıyoruz. İllerden gelen her bir seçmen sandıkta görev yapacak olan arkadaşlarımızın listesiyle ilgili olarak tek tek telefon ediliyor. Hangi sandıkta görevli olduğu soruluyor, eğitim veriliyor. Onlar sandık başında görevli olacak, ayrıca gönüllü arkadaşlara müşahit kartı vereceğiz. Gönüllüleri de görevlendireceğiz. Büyük metropollerde barolar her okulda bir avukatı bulunduracak. Uyuşmazlık çıktığında müdahil olacak. Tek isteğim vatandaşlarımız sandığa gitsinler, oylarını kullansınlar. Elinizi vicdanınıza koyun, oyunuzu öyle kullanın. Kul hakkı yemeyen, bu ülkeye hizmet edecek olan insana oy verin. Türkiye çok ciddi sorunla karşı karşıya. Tarım perişan vaziyette. Sanayicilerle gidin konuşun. Doları frenlemek için satmadıkları bir şey kalmadı. Arka kapıdan 128 milyar doları sattılar. Borsada yapılan vurgunlar. Bu vurgundan Türkiye'yi kurtaracağız.

YSK'dan gelen her türlü veri ekibimiz tarafından tek tek gözden geçiriliyor. Kimi ilk kez oy kullanacak bunların hepsini biliyoruz. Çok güçlü dijital altyapımız var. Hatalar varsa YSK'ya bildiriyoruz, düzeltiyorlar.

Düşük düzeyli bir memurun 7 çocuklu ailesinden gelen birisiyim. Babam küçük bir memurdu. İlkokul mezunuydu. Annem rahmetli okuma yazma bilmezdi. Büyük ablam da Kocaeli'de yaşıyor, o da okuma yazma bilmiyor. 7 kardeşin içinde üniversiteye giden benim. Diğerlerini gönderemedi. Sınava girdik kazandık. Meslekte muavinlik yaptılar. Bitirip memur olarak başladığınız gün ile yeterlilik sınavını verip hesap uzmanı olduğunuz gün arasında büyük farklar vardır. Dünyaya bakışınız. Biz DPT, Gelirler Kontrolörleri Bankalar Yeminli Murakıpları devletin en nitelikle yerlerinde görev yaparlar.

Böyle bir kadroda yetiştim. Maliye Bakanlığı, Bağkur'da çalıştım. SSK'da çalıştım. Daha sonra kendi arzumla emekli oldum. Vatandaşın Vergisini Koruma Derneği başkanlığı yaptım. O dönem pekçok yolsuzluk dosyasını ortaya çıkardım. Sonra kader, siyasete davet üzerine geldim. Milletvekili olunca yine bu olayların üzerine gittim. Vatandaşın hakkını yemek suçtur efendim. Devletin soyulmasına izin vermemeniz lazım. Vatandaş devlet ayakta kalsın diye vergi veriyor. Bütün hayatım bununla geçti. Pek çok iftiralar atıldı. Sonuçta hesabını veremeyeceğimiz hiçbir şey yok. Devlette çalışırken de 'acaba bir şey yapmış mıdır' diye müfettiş orduları görevlendirdi. Bir şey bulamadılar. Benim mal varlığım budur diye internet sitesine koydum. Böyle bir ahlaki gelenekten geliyoruz, böyle yetiştik. Çocuklarımı siyasetin dışında tutuyorum, elleri ekmek tutuyor. Onlar kimdir nedir, mümkün olduğu kadar medyadan uzak tutmaya özen gösteriyorum.

Türkiye olmazsa takımlar da olmayacak. Takımlar güçlü olmalı. Bütün takımlar bizim takımlarımız. Ortaklaştığımız yer milli takım."


Tahmini okuma suresi: 15 dakika.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/04/kemal-kilicdaroglu-5li-ceteler-herkesi-satin-alacaklarini-dusunuyor-3189.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/04/kemal-kilicdaroglu-5li-ceteler-herkesi-satin-alacaklarini-dusunuyor-3189.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/04/kemal-kilicdaroglu-5li-ceteler-herkesi-satin-alacaklarini-dusunuyor-3189-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/04/kemal-kilicdaroglu-5li-ceteler-herkesi-satin-alacaklarini-dusunuyor-3189.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/kemal-kilicdaroglu-5li-ceteler-herkesi-satin-alacaklarini-dusunuyor/14381/</link>
			<pubDate>Wed, 05 Apr 2023 23:39:01 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[AKP listelerinde 3 dönem krizi: Dikkat çeken isimler var]]></title>
			<description><![CDATA[AKP'de milletvekili adayları için yapılan temayül yoklamasının ardından başlatılan mülakat süreci bugün bitiyor. Erdoğan başkanlığındaki üst komisyon ise çalışmalarına pazartesi günü başlayacak ve milletvekili listelerine son şeklini verecek.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Mülakatlar için oluşturulan 14 ayrı komisyonun raporlarını ele alacak üst komisyonda Erdoğan’a, AKP Genel Başkanvekilleri Numan Kurtulmuş ve Binali Yıldırım, Teşkilât Başkanı Erkan Kandemir, Seçim İşleri Başkanı Ali İhsan Yavuz, Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Ayşe Keşir ve Gençlik Kolları Başkanı Eyyüp Kadir İnan eşlik edecek.

 

ÜÇ DÖNEM KURALINA TAKILAN İSİMLER

AKP Genel Merkezi’nde, daha önce alınan kararla 24., 26 ve 27. dönemi kapsayacağı açıklanan “üç dönem kuralının”, milletvekili listeleri hazırlanırken kesin olarak uygulanacağı görüşü hakim. CNN Türk'ün haberine göre partinin üç dönem kuralına takılan önemli isimleri arasında Meclis Başkanı Mustafa Şentop, AKP Grup Başkanı İsmet Yılmaz ile Grup Başkanvekilleri Mustafa Elitaş, Bülent Turan ve Yılmaz Tunç; AKP Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, Parti Genel Sekreteri Fatih Şahin, Genel Başkan Yardımcıları Hayati Yazıcı, Mehmet Özhaseki , Ali İhsan Yavuz, Hamza Dağ, Nurettin Canikli ve Vedat Demiröz yer alıyor. Kuralın istisnasız uygulanması halinde parti vitrininde yer alan pek çok önemli isim, Meclis dışında kalmış olacak.

BAKANLIK İHTİMALİ

Erdoğan’ın seçimlerden zaferle çıkması halinde bu isimlerden bazılarının bakan olarak atanabilmesi ihtimali gündeme gelebilecek ancak tersi durumda parti içinde ciddi tecrübe sahibi bu isimler Meclis’te de yer alamayacak. Bu durum, parti kulislerinde bir handikap olarak değerlendiriliyor.

Edinilen bilgiye göre çarşamba günü yapılan Grup Toplantısı’nın ardından Erdoğan, partisinin grup başkanvekilleriyle kısa bir toplantı gerçekleştirdi. Burada Erdoğan’ın kurmaylarına listeleri hazırlarken üç dönem kuralını uygulayacağını söylediği bunun üzerine bazı grup başkanvekillerinin Erdoğan’a “O zaman adaylığa niye müracaat ettik?” diye sorduğu öğrenildi. Erdoğan’ın ise buna karşılık olarak “Yine topu bana attınız” diye espri yaptığı kaydedildi.

Öte yandan Erdoğan’ın, 3 Nisan’da Saray'da bir iftar programı düzenleyeceği açıklandı. İftira AKP ve MHP milletvekilleri davet edildi. Davetiyenin CHP ve İYİ Parti’li milletvekillerine de gönderildiği iddia edildi ancak muhalefet bu iddiayı doğrulamadı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/04/akp-listelerinde-3-donem-krizi-dikkat-ceken-isimler-var-249.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/04/akp-listelerinde-3-donem-krizi-dikkat-ceken-isimler-var-249.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/04/akp-listelerinde-3-donem-krizi-dikkat-ceken-isimler-var-249-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/04/akp-listelerinde-3-donem-krizi-dikkat-ceken-isimler-var-249.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/akp-listelerinde-3-donem-krizi-dikkat-ceken-isimler-var/14377/</link>
			<pubDate>Sat, 01 Apr 2023 15:33:56 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Bugün seçim olsa hangi ilde hangi ittifak kazanıyor? Sonuçlar dikkat çekti…]]></title>
			<description><![CDATA[2023 seçimlerine 2 aydan kısa bir süre kala, anket sonuçları da merakla takip ediliyor. Son olarak şubat ayı anketlerinin ortalamaları alınarak il il hangi ittifakın nerede kazandığı belirlendi. Peki bugün seçim olsa hangi ilde hangi ittifak kazanıyor? İşte detaylar…]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
 



Türkiye, kritik bir seçimin eşiğinde sandığa gitmeye gün sayıyor. Sandık sonuçları merakla beklenirken, yapılan anketlere de her geçen gün ilgi artıyor. Son olarak şubat ayında yapılan anketlerin ortalaması alındı ve il il hangi ittifakın nerede kazandığı belirlendi.

Ankete göre bölge bölge ve il il sandıktan çıkacak sonuçlar şöyle:

194
  


MARMARA BÖLGESİ

CHP seçmeninin yoğunlukta yaşadığı Marmara Bölgesi'nde sandık sonuçları neler söylüyor?

İşte Şubat ayı anketlerinden çıkan sonuçlar:

294
  


Edirne: Millet İttifakı


394
  


Tekirdağ: Millet İttifakı

494
  


Kırklareli: Millet İttifakı

594
  


Çanakkale: Millet İttifakı

694
  


Balıkesir: Millet İttifakı


794
  


Bursa: Cumhur İttifakı

894
  


İstanbul: Millet İttifakı

994
  


Yalova: Millet İttifakı

1094
  


Kocaeli: Cumhur İttifakı


1194
  


Bilecik: Millet İttifakı

1294
  


Sakarya: Cumhur İttifakı

1394
  


EGE BÖLGESİ

Şubat anketleri Marmara Bölgesi'nde ağırlıklı tercihin Millet İttifakı'ndan yana olduğunu ortaya koydu.

Ege Bölgesi'nde ise seçmenin tercihi şöyle:

1494
  


Kütahya: Cumhur İttifakı


1594
  


Manisa: Millet İttifakı

1694
  


İzmir: Millet İttifakı

1794
  


Afyonkarahisar: Cumhur İttifakı

1894
  


Uşak: Millet İttifakı


1994
  


Denizli: Millet İttifakı

2094
  


Aydın: Millet İttifakı

2194
  


Muğla: Millet İttifakı

2294
  


İÇ ANADOLU BÖLGESİ

Cumhur İttifakı seçmeninin yoğunlukta olduğu İç Anadolu Bölgesi'nde bu seçim sürprizler yaşanabilir.

İç Anadolu halkının şubat ayı anketine verdiği yanıtlara göre partilerin oy oranları şöyle:


2394
  


Ankara: Millet İttifakı

2494
  


Eskişehir: Millet İttifakı

2594
  


Çankırı: Cumhur İttifakı

2694
  


Kırıkkale: Millet İttifakı


2794
  


Kırşehir: Millet İttifakı

2894
  


Konya: Cumhur İttifakı

2994
  


Karaman: Cumhur İttifakı

3094
  


Aksaray: Cumhur İttifakı


3194
  


Niğde: Millet İttifakı

3294
  


Nevşehir: Cumhur İttifakı

3394
  


Yozgat: Cumhur İttifakı

3494
  


Kayseri: Cumhur İttifakı


3594
  


Sivas: Cumhur İttifakı

3694
  


AKDENİZ BÖLGESİ

Akdeniz Bölgesi seçmeni, şubat ayı anketlerinde oy tercihlerini açıkladı.

Anketlerin ortalamalarına göre şu sonuçlar ortaya çıktı:

3794
  


Burdur: Millet İttifakı

3894
  


Antalya: Millet İttifakı


3994
  


Isparta: Cumhur İttifakı

4094
  


Mersin: Millet İttifakı

4194
  


Adana: Millet İttifakı

4294
  


Osmaniye: Millet İttifakı


4394
  


Hatay: Millet İttifakı

4494
  


Kahramanmaraş: Cumhur İttifakı

4594
  


KARADENİZ BÖLGESİ

AK Parti'nin kalesi olarak bilinen Karadeniz Bölgesi'nde Şubat anketleri neler söylüyor? Millet İttifakı mı yoksa Cumhur İttifakı mı ağırlıklı olarak seçildi? 

İşte Karadeniz Bölgesi'ndeki illerin şubat anketi sonuçları:

4694
  


Düzce: Cumhur İttifakı


4794
  


Bolu: Cumhur İttifakı

4894
  


Zonguldak: Millet İttifakı

4994
  


Karabük: Cumhur İttifakı

5094
  


Bartın: Cumhur İttifakı


5194
  


Kastamonu: Cumhur İttifakı

5294
  


Çorum: Cumhur İttifakı

5394
  


Sinop: Cumhur İttifakı

5494
  


Samsun: Cumhur İttifakı


5594
  


Amasya: Cumhur İttifakı

5694
  


Tokat: Cumhur İttifakı

5794
  


Ordu: Cumhur İttifakı

5894
  


Giresun: Cumhur İttifakı


5994
  


Gümüşhane: Cumhur İttifakı

6094
  


Trabzon: Cumhur İttifakı

6194
  


Bayburt: Cumhur İttifakı

6294
  


Rize: Cumhur İttifakı


6394
  


Artvin: Millet İttifakı

6494
  


DOĞU ANADOLU

Doğu Anadolu Bölgesi'nde seçmen tercihleri ne olacak? Hangi İttifak yarışı önde tamamlayacak?

İşte seçmenin yanıtlarına göre partilerin oy oranları:

6594
  


Ardahan: Millet İttifakı

6694
  


Erzincan: Millet İttifakı


6794
  


Malatya: Cumhur İttifakı

6894
  


Erzurum: Cumhur İttifakı

6994
  


Elazığ: Cumhur İttifakı

7094
  


Bingöl: Cumhur İttifakı


7194
  


Bitlis: Cumhur İttifakı

7294
  


Kars: Cumhur İttifakı

7394
  


Tunceli: HDP

7494
  


Muş: HDP


7594
  


Ağrı: HDP

7694
  


Iğdır: HDP

7794
  


Van: HDP

7894
  


Hakkari: HDP


7994
  


GÜNEY DOĞU ANADOLU BÖLGESİ

Güneydoğu Anadolu Bölgesi seçmeni, sandık başında ne karar verecek?

Şubat ayı anketlerinin ortalamasından çıkan sonuçlara göre, partilerin oy oranları şöyle:

8094
  


Kilis: Cumhur İttifakı

8194
  


Gaziantep: Cumhur İttifakı

8294
  


Adıyaman: Cumhur İttifakı


8394
  


Şanlıurfa: Cumhur İttifakı

8494
  


Diyarbakır: HDP

8594
  


Mardin: HDP

8694
  


Batman: HDP


8794
  


Siirt: HDP

8894
  


Şırnak: HDP

8994
  


MİLLETVEKİLİ DAĞILIMI NASIL OLACAK?

14 Mayıs'ta yapılacak seçimlerde en çok merak edilen konulardan biri de parlamento çoğunluğun hangi partinin sağlayacağı oldu.

Anketler ve Raporlar'ın hazırladığı simülasyona göre, seçim böyle sonuçlanırsa ittifakların milletvekili dağılımları şöyle olacak:

9094
  


Cumhur İttifakı: 278


9194
  


Millet İttifakı: 260

9294
  


HDP: 62

9394
  


KAYNAK: Anketler ve Raporlar

9494
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/03/bugun-secim-olsa-hangi-ilde-hangi-ittifak-kazaniyor-sonuclar-dikkat-cekti-2115.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/03/bugun-secim-olsa-hangi-ilde-hangi-ittifak-kazaniyor-sonuclar-dikkat-cekti-2115.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/03/bugun-secim-olsa-hangi-ilde-hangi-ittifak-kazaniyor-sonuclar-dikkat-cekti-2115-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/03/bugun-secim-olsa-hangi-ilde-hangi-ittifak-kazaniyor-sonuclar-dikkat-cekti-2115.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/bugun-secim-olsa-hangi-ilde-hangi-ittifak-kazaniyor-sonuclar-dikkat-cekti/14368/</link>
			<pubDate>Thu, 30 Mar 2023 22:05:30 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Eski YSK Başkanı: Erdoğan üçüncü defa aday olamaz ]]></title>
			<description><![CDATA[Eski Yüksek Seçim Kurulu Başkanı Tufan Algan, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın üçüncü kez adaylığına ilişkin olarak, "Tecrübelerime dayanarak sizin söylediklerinizle ilişkilendirdiğimde üçüncü defa aday olamayacağını düşünüyorum. " dedi.

Algan, Yeniçağ yazarı Orhan Uğuroğlu'na konuştu. Uğuroğlu'nun, "2014 ve 2018'de iki kez seçilen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 3'üncü defa aday olup olamayacağı konusunda ne düşünüyorsunuz?" sorusuna Algan şu yanıtı verdi:]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Eski Yüksek Seçim Kurulu Başkanı Tufan Algan'a sordum:

-2014 ve 2018'de iki kez seçilen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 3'üncü defa aday olup olamayacağı konusunda ne düşünüyorsunuz?

Tufan Algan dedi ki;

"Erdoğan'ın üçüncü defa aday olamayacağı konusunu CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da daha önce dile getirmişti.

Tecrübelerime dayanarak sizin söylediklerinizle ilişkilendirdiğimde üçüncü defa aday olamayacağını düşünüyorum. 

Ancak Meclis erken seçim yapar aday olması için.

3 Kasım 2002 seçimlerinde de Tayyip Bey milletvekili olabilir mi olamaz mı tartışması vardı.

2839 sayılı milletvekili seçimi kanununun 11'inci maddesi, Türk Ceza Yasasının 312'nci maddesinden mahkûm olanların milletvekili seçilemeyeceğini söylüyor. 

O zaman Tayyip Bey kendisini İstanbul birinci bölge birinci seçim çevresinden ilk sırada aday gösterdi. Bu şekilde geçici milletvekili listesinde yer aldı. O zaman seçime girebilir mi giremez mi konusu sorun oldu.

Kuruldaki oylamada 3 girer, 3 giremez oyu geldi.

7 asil üye olmamız hasebiyle son oy benimdi.

Ben de giremez deyince 3 Kasım 2002'de seçime giremedi.

Böyle yoruma muhtaç olmayan açık maddelerde yorum yapılamaz.

Tayyip Bey'in Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi'nden aldığı cezada Türk Ceza Kanunun un 312'nci maddesiydi. Bunu inkâr etmek görevi kötüye kullanmak demektir.

İktidar ve muhalefet o zaman 'seçime girer' oyu verenler hakkında herhangi bir işleme gitmedi. 3 Kasım 2002'de 'seçime girer' diyenler hakkında suç duyurusunda bulunsalardı veya savcılık resen hareket etseydi bugün kimse farklı düşünemezdi. YSK hukuku kabul ederdi."

Değerli okurlarım,

Eski 6 Adalet Bakanı ile söyleşiler yaptım.

*Sadullah Ergin,

*Hasan Denizkurdu,

*Prof. Dr. Hikmet Sami Türk,

*Seyfi Oktay,

*Şakir Şeker,

*Oltan Sungurlu.

Yazılarımda hepsini bulursunuz ki hepsinin kararı şöyle oldu:

-"Erdoğan 3'üncü kez Cumhurbaşkanı adayı olamaz."

2007 yılında Erdoğan'ın oluşturduğu Anayasa Değişikliği Komisyonu'nun başkanı Prof. Dr. Ergun Özbudun ile Anayasa hukuku uzmanları; Prof. Dr. Serap Yazıcı, Prof. Dr. Fikret Eren, Prof. Dr. Metin Günday, Prof. Dr. Levent Köker de Erdoğan'ın üçüncü kez aday olamayacağını açıkladılar ki hepsine yazılarımda yer verdim.

Erdoğan için şu tabloyu Yüksek Seçim Kurulu'nun 11 üyesinin dikkatine sunuyorum:

Gerçek durum şöyle:

2014: Erdoğan 1. kez Cumhurbaşkanı seçildi

2018: Erdoğan 2. kez Cumhurbaşkanı seçildi

AKP ve MHP'lilerin dediklerine göre farz edelim ki;

2018: Erdoğan 1. kez Cumhurbaşkanı seçildi

14 Mayıs 2023: Erdoğan 2. kez Cumhurbaşkanı seçildi.

Farz edelim ki;

Ocak 2028: Meclis erken seçim kararı aldı

Mart 2028: Erdoğan 3. kez Cumhurbaşkanı seçildi.

Mart 2033'te biter.

Anayasa çiğnenir, 101. Maddesinin 2. Fıkrası YSK kararı ile ilga edilirse bu durumda;

2014'ten 2033'e kadar Erdoğan;

-Toplam 4 kez seçilip

-Toplam 19 yıl Cumhurbaşkanlığı yapar…

YSK üyeleri buna ne denir biliyor musunuz?

-Anayasa rafa bu nasıl kafa…

Değerli okurlarım,

Son günlerde Erdoğan'ın bakanlarını "Dokunulmazlık kazanmaları" amacıyla milletvekili yapacağı iddiası var.

Bu iddia gerçek değil.

Çünkü anayasanın 106. Maddesine göre bakanlara neredeyse "ömür boyu" dokunulmazlık var.

Hiçbir milletvekilinin öyle bir dokunulmazlığı yok.

106. maddeyi özetleyeyim;

"Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar hakkında görevleriyle ilgili suç işledikleri iddiasıyla, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının salt çoğunluğunun vereceği önergeyle soruşturma açılması istenebilir.

Meclis, önergeyi en geç bir ay içinde görüşür ve üye tamsayısının beşte üçünün gizli oyuyla (360 oy- OU) soruşturma açılmasına karar verebilir.

Soruşturma açılmasına karar verilmesi halinde;

Türkiye Büyük Millet Meclisi, üye tamsayısının üçte ikisinin (400 oy- OU) gizli oyuyla Yüce Divan'a sevk kararı alabilir.

Bu kişilerin görevde bulundukları sürede, görevleriyle ilgili işledikleri iddia edilen suçlar bakımından, görevleri bittikten sonra da beşinci, altıncı ve yedinci fıkra hükümleri uygulanır."

Bu koruma kalkanı elbette cumhurbaşkanı için de geçerli.

Örneğin Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan.

Nanoksia adlı aile şirketi Pekcan'ın bakanlığı sırasında Ticaret Bakanlığı'na hem de yüksek fiyattan dezenfektan sattı.

"Hesap sorulsun" diyor musunuz?

O halde Millet İttifakı'na Meclis'te en az 400 milletvekili çıkarması için oy vermelisiniz.

İlaveten;

-Erdoğan'ın diploması gerçeğinin ortaya çıkmasını,

-15 Temmuz hain darbe girişiminin,

-Kozmik Oda ihanetinin,

-Askerin başına çuval geçirilmesinin,

-Rüşvet ve yolsuzluklara bulaşan 4 bakanın,

-Reza Zarrab'ın rüşvetlerinin,

-Tüm rüşvet ve yolsuzlukların,

-Erdoğan ailesi ve aile vakıflarının mal varlıklarının,

-Sinan Ateş cinayetinin,

-Gazetecilere ve siyasetçilere saldırıların,

-İhalesiz tahsislerin,

-Tank Palet skandalının,

-Kayıp 128 milyar doların,

Ve; Ergenekon gibi kumpas davalarının hesabının sorulmasını istiyorsanız Millet İttifakı'na Meclis'te en az 400 milletvekili çıkarması için oy vermelisiniz.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/03/eski-ysk-baskani-erdogan-ucuncu-defa-aday-olamaz-eski-ysk-baskani-erdogan-ucuncu-defa-aday-olamaz-8044.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/03/eski-ysk-baskani-erdogan-ucuncu-defa-aday-olamaz-eski-ysk-baskani-erdogan-ucuncu-defa-aday-olamaz-8044.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/03/eski-ysk-baskani-erdogan-ucuncu-defa-aday-olamaz-eski-ysk-baskani-erdogan-ucuncu-defa-aday-olamaz-8044-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/03/eski-ysk-baskani-erdogan-ucuncu-defa-aday-olamaz-eski-ysk-baskani-erdogan-ucuncu-defa-aday-olamaz-8044.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/eski-ysk-baskani-erdogan-ucuncu-defa-aday-olamaz-eski-ysk-baskani-erdogan-ucuncu-defa-aday-olamaz/14329/</link>
			<pubDate>Sun, 26 Mar 2023 10:27:01 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan “en düşük emekli aylığı 7 bin 500 lira olacak”]]></title>
			<description><![CDATA[Başkan Recep Tayyip Erdoğan bugün saat 22.00'da iki özel kanalın ortak yayınında Seda Öğretir, Ahmet Arpat, Nazlı Çelik ve Burhanettin Duran'ın sorularını yanıtladı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Başkan Erdoğan burada yaptığı açıklamada "(Deprem konutları) Yarın temel atmaya başlıyoruz ve söz verdiğimiz gibi inşallah 1 yıl içerisinde kalıcı konutları bitirmeye Rabbim bizleri muvaffak etsin." ifadelerini kullandı. Üniversitelerde "yüz yüze eğitim ne zaman başlayacak" sorusuna yanıt veren Başkan Erdoğan "Uzun bir süre olmayacak ama online sistemle biraz devam edelim. Çünkü yurtlarımız çok işimizi görüyor. Şartlar elverişli olursa uzaktan eğitim ile yüz yüze eğitimin harmanlandığı hibrit öğretim seçeneği tabii ki değerlendirilecektir." dedi. Dikkat çeken ifadeler kullanan Başkan Erdoğan konuşmasında "(HDP'nin cumhurbaşkanı adayı göstermemesi) HDP zaten masanın yedinci ortağı idi. 'Gizli ortak var' demiştik. Şimdi masanın altından üstüne çıktı." dedi. Cumhur İttifakı genişleyecek mi? sorusuna açık cevap veren Başkan Erdoğan "Yerli ve milli siyaset yapan, milletin değerleriyle barışık siyasi partilere kapımız açık." dedi. Gündemin önemli bir diğer başlığı olan "Bakanlar nereden aday gösterilecek? sorusu üzerine Başkan Erdoğan "17 kabine üyemin hemen hemen her birine değişik illerde görevler vereceğiz, onları büyükşehirlerden aday yapmayı belirledik" ifadelerini kullandı.

(Deprem sonrasında kiralardaki artışlar) Adalet ve İçişleri bakanlıklarımız yakın takipteler. Kira konusunda sıkıntı oluşturulmasına izin veremeyiz". diyen Başkan Erdoğan ayrıca "(Gıda fiyatları) Bu artışlar tamamen spekülatif. Bunu maliyetle açıklayamazsınız. Spekülatif artışların önüne kesinlikle geçeceğiz." dedi.

 

Emekli maaşlarına zam olacak mı?

 

 

sorusuna ilişkin Başkan Erdoğan "Emeklilerle ilgili çalışmamızı yaptık. Bakanlıklarımız ile yaptık. Açıklamak bana kaldı. Müjdeyi vermiş olayım. 7.500 lira olarak bu akşam buradan açıklamış olayım." dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, deprem felaketinin yaşandığı 11 ilde başlatılan konut yapım süreci, seçim kampanyası, ekonomi, dış politika ve gündeme dair önemli konularla ilgili canlı yayında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

 

Başkan Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:
Bu gece ile birlikte mubarek Ramazan ayını idrak etmeye başlıyoruz. Bu gece sahura kalkacağız, Ramazan'ın manevi havasını inşallah teneffüs etmeye başlayacağız. Tüm İslam alemi için özellikle depremde ebediyete uğurladığımız şehitlerimize inşallah rahmete vesile olsun. Bu arada 100 bini aşkın yaralılarımızın şifa bulmasına vesile olsun diyorum. Özellikle de enkazların süratle kaldırılması ve bir diğer taraftan şu anda malum bir taraftan çadırkentler öbür taraftan konteyner kentler, prefabriklar ve şimdi de yarın inşallah temel atmaya başlıyoruz. Kalıcı konutların da süratle söz verdiğimiz gibi 1 yıl içerisinde kalıcı konutları bitirmeye Rabmim muvaffak etsin. Böyle bir yıkımın karşısında Türkiye'den daha hızlı refleks gösterecek başka bir ülke yok.

 



 

"HER İLİN MİLLETVEKİLLERİN ORALARDA GÖREV YAPTI"
Bakan arkadaşlarım o günden bugüne bölgeden hiç ayrılmadan koordinatörlük görevini yaptılar. Her ilin milletvekilleri oralarda görev yaptı. O ilin valisi bakan arkadaşlarıma yardımcı oldular. Diğer illerden başta büyükşehir belediyeleri olmak üzere bölgeye sevk ettik. Polis, asker, sağlıkçı, madenci, itfaiyeci aklınıza kim gelirse bölgeye gönderdik. Madencilerden yeraltı çalışmalardan büyük kabiliyetleri var. Kendilerinden çok istifade ettik. Binlerce iş makinasını, uçağından helikopterine gemisinden İHA'sına kadar depremzedelerimiz için harekete geçirdik. Çalışmaların düzene girmesiyle arama kurtarmadan enkaz kaldırma çalışmalarını profesyonelce yerine getirdimeye çalıştık.

 

"ASRIN FELAKETİNDE ASRIN DAYANIŞMASINI GÖSTERDİLER"
Ağır kış şartlarına rağmen gerek dahili, harici tüm arama kurtarma ekiplerinin başarılı çalışmalarını gördük. Yılmadılar, usanmadılar. Çalışmaları yerine getirdiler. Ne kadar büyük bir millet olduğumuzu bir kez idrak ettiler. Milletimiz asrın felaketi karşısında asrın dayanışması gösterdiler. Bundan sonra da en önemli gündemimiz deprem olacak. Tek derdimiz yaraları sarmak olacak.

 



 

DEPREM SORUŞTURMALARINDA SON DURUM
Depremde yıkılan binalarda sorumlulukları olanlar soruşturmada. Bu arada 302 şüpheli tutuklandı. 312 şüpheli hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Şüphelilerden 4'ünün yurt dışında olduğu, 64'ünün de öldüğü t espit edildi. 106 müteahit, 163 yapı sorumlusu, 18 şüpheli de binada değişiklik yapan kişi. Adli kontroldeki 466 şüpheliden 85'i müteahhit, 56'sı yapı sahibi, 34'ü binada değişiklik yapan kişiler. Adli süreçler devam ediyor. İddianameler de mahkemelere gönderilecek. Milletime bu acıları yaşatan, sorumluluklarını yerine getirmeyen adalet önünde bunun hesabını verecek.

 

 

 

"BİZ BU İŞTE ÇIRAK DEĞİLİZ, KALFALIĞI GEÇTİK, USTALIĞI YAKALADIK"
Şu anda Çevre Şehircilik ve İklim Değişiklik Bakanlığı'nın geçmiş deneyimleri ve ellerinde tip projeleri var. Yeniden inşa ve ihya dönemi fiilen başlamış durumda. Van'da biz bu işi yaşadık. Bingöl'de, İzmir'de yaşadık. Antalya, Muğla, Manavgat'ta bu işleri yaşadık. Sadece şehirlerde devasa dikey mimari tarzı değil. Bir taraftan zemin artı 3 bilemedin 4. Bir taraftan da köy evlerini yapmak suretiyle bunları ispatladık. Bu işte çırak değiliz, kalfalığı geçtik, ustalığı da yakaladık. Artık sulak zeminler değil, sert zeminlerde kalıcı konutların yapılması çalışmalarını sürdürüyoruz. Toplam 40 bin 104 afet konutunun ihalesi yapıldı. 6 bin 223 köy evinin de ihalesi yapıldı. Böylelikle afet bölgelerinde toplamda 46 bin 327 afet konutu ve köy evinin yapım süreci başladı. Bir yıl içerisinde 11 ilde toplamda 650 bin konut inşa ederek hak sahiplerine teslim edeceğiz

 

"EDREMİT İLÇESİNDEN VAN DENİZİNİ SEYREDERLER"
Müddei iddiasını ispatla mükelleftir. Bu konularda özellikle biz ilk defa bu adımları atmıyoruz. Bunu söyleyenlerin geçmişinde bu tür adımlar yok. Sen 1 seneyi hedef koyarsın 13, 14, 15 ay olur. Biz bunu Van gibi depremde ispat ettik. Şu anda bu işi yaşamak görmek isteyenler Van'a giderler, Edremit ilçesinden Van denizini seyrederler. Böyle bir yeri depremin ardından gerçekleştirmiş olan bu iktidar. Aynı şekilde Erciş'i baştan aşağı yaptık. İzmir'de aynı şekilde. Dikey mimariye girmiyoruz. İlk yaptığımız iş süratle zemin kontrollerini yapmak oldu. Bütün bunlarla beraber diyorsunuz ki 'şu konutlar az zarar, orta zarar veyahutta ağır hasar'. Buna rağmen vatandaşımız giriyor. Bundan sonraki süreçte temennimiz o ki, bu uyarılara uyarlar biz de hedefimizi zemin artı 3 bilemedin 4 şeklinde elimizdeki tip projelerle hareket ederek bu adımları atacağız. Devletin kendine ait olan inşaatlarda düşüncemiz şu, sismik izolatör kullanmak suretiyle oralardaki inşaatları yapacağız. Maliyeti artsa da bunların talimatını Murat bakanıma verdim. Devletin buraları da sismik izolatörleri kullanarak inşaatlerimizi yapalım.

 

RİSK KALKANI TOPLANTISI
Kısa bir süre önce İstanbul'da devlet yetkilileri ve akademisyenlerle 110 kişilik toplantı yaptık. O toplantının ikincisi Gaziantep'te Murat bakanımın riyasetiyle yapıldı. Zemin etüdü doğru yapıldığı, zemin dayanıklılığı iyi tespit edildiği yeterli güçlendirme olduğu takdirde, en önemlisi fay hatlarından uzak bölgeler seçildiği takdirde o bölgede inşaatlar yapılabilir. Elazığ depreminin üzerinden hemen sonra artçılar devam ederken temellerimizi attık. Özellikle o gün inşaa ettiğimiz konutların hiçbirinde en küçük hasar dahi meydana gelmedi. Şayet herhangi hasar çatlak meydana gelirse çeşitli bazı tekniklerle onarımı yapılır. Şu anda bölgede inşaatları bu kriterler üzerinde başlatıyoruz. Artık mikserlerle beton dökme işlemlerini yapıyoruz. Kullandığınız çakıldan, deniz kumu falan değil, çimentosuna varıncaya kadar hassasiyetlerimiz çok çok önemli. Buradan adımları başarılı şekilde atmış oluyoruz.

 

"TA BELEDİYE BAŞKANI İKEN BİZ KENTSEL DÖNÜŞÜM DEDİK"
Ben İstanbul çocuğuyum. Orada doğdum, orada büyüdüm. Yaklaşık 5 yıl İBB Başkanlığını yaptım. İstanbul'u iyi tanıyorum. Aşırı derecede iddialı olmak yalan yanlış olur. Depremin tehdit etmeyeceği diyebilirim ki hiçbir şehir olamaz. Buna Ankara'da dahil. Deprem felaket telallığı yapmayı doğru bulmuyorum. Bu o şehirde yaşayan insanların o şehirlerde yaşama noktasında onları adeta tehdit altına almayı getirir. İstanbul Belediye Başkanı iken İstanbul'a girişi vizeye tabi tutma gibi tezim vardı. İstanbul'a her gelen rahatlıkla girsin, bu olamaz. İstanbul'a girmenin bir bedelinin olması lazım. Londra'ya giremezsiniz, belli kuralları var. Bunun sebebi nedir? Trafiktir. Oralarda araç otoparklar şunlarla ilgili olarak yasaklar konulmuştur. İstanbul'da 8 milyondu nüfus. Şu anda 15 milyonu geçti. Bir de tabii planlama noktasında İstanbul maalesef zannedildiği gibi planlanmadı, uygulamaya konulmadı. Kimse o planlara uymuyor. Bu zamana kadar iddiamız vardı. Kentsel dönüşüm dedik. Muhalefet kentsel dönüşümü rantsal dönüşümü rantsal dönüşüm diye tanımlamaya başladı. Rant toplama işi muhalefete ait. Bu işi iyi beceriyor.

 

"ÜSKÜDAR KÜPLÜCE, YAVUZTURK'TE MUHTEŞEM KONUTLAR YAPTIK"
Fikirtepe'de kentsel dönüşüm için adeta affınıza sığınıyorum yırtındık. Buradaki kentsel dönüşümü yeni yeni hayata geçirdik, o kadar sıkıntılar yaşadık. Aynı şekilde Üsküdar'ın Küplüce, Yavuztürk, Ferah Mahallesi'nde muhteşem konutlar yaptık. Benim vatandaşım oranın belli kısmında çok direndi. Yaptırtmadı. Kendi oturduğum yeri bile verdim. Bizi görsünler onlar da buna uysunlar diye Burhaniye'de. Şu anda oraları bir görseniz, oralardaki kentsel dönüşümün ne kadar güzel, hakikaten insanlara gurur, onur verici olduğunu görürsünüz. Bitenlerin dışında hala devam eden inşaatlar var. Çamlıca Camii'nin alt kısmını kapsayan bir yer. Manzarasıyla her şeyiyle çok çok güzel bir yer. Bazen takılıyorlar bana. Yapılan binanın bedeli en az bire beş, bire on katladı. Tabii giriş katlarında dükkanlar, mağazalar açılmaya başladı. Yapıldıktan sonra herkes 'Allah razı olsun' diyorlar ama oraya kadar çok çok çileden çıkarıyorlar.

 

Bir gün cuma namazından sonra onlara hitap ettim, 'Ne olur şu binalarınızı yıkalım, kiranızı biz ödeyeceğiz, süratle bu yıkımları yapalım, korkuyorum, yarın bir gün buralarda deprem olur, ondan sonra bunun hesabını kime soracaksınız? Gelip Erdoğan'a soracaksınız, beni bu durumda ıakmayın' dedim. Bu tür şeyleri halkımla yaşayarak geliyoruz. Maksat şimdiden tedbirlerimizi alalım. Bütün tedbirlerimizi alıyoruz, alacağız. İnşallah bunlardan hummalı çalışmalarla en az hasarla bunları atlatmaya gayret edeceğiz. İnşallah CHP ve ortakları bu depremden ders çıkarmış olurlar da kentsel dönüşümün karşısında durmaktan vazgeçerler diyorum.

 

"ŞU ANDA ONLİNE SİSTEMİNE BİRAZ DAHA DEVAM EDECEĞİZ"
YÖK'e gerekli talimatları verdik. YÖK'te yüz yüze eğitimle alakalı nasıl Covid'de 2 sene sürdü. Online sistemle işi götürdük. İnşallah uzun süre olmayacak ama şu anda online sistemle biraz devam edelim. Şu anda KYK çok işimizi görüyor. Yurtlarda bir güven var. Osmaniye'de yurda gittim, baktım vatandaşlarım yerleşmişler. Yemek herşey orada çıkıyor. Çocuklar için abur cubur da var. Onlarla oturduk yemeğimizi yedik. Vatandaşla sohbetimde baktım güven var. Şartlar elverişli olursa uzaktan eğitimle yüzyüze harmanlandığı hibrit öğretim seçeneği tabii ki değerlendirecektir. Gereken adımların atılmasını sağlayacağız. Yüzyüze ile online mukayese edilemez. Türk Devletleri Teşkilatı ile artı yekvücud olduk. Onların sıkıntısında yanlarında olduk. Bizde sıkıntı olunca onlar bizim yanımızda oldu. Yaraların sarılmasına kadar kardeş ülkelerin desteğini gördük. Her türlü afete hazırlıklı olmalıyız. Başta Azerbaycan olmak üzere Kırgızistan, Kazakistan, Türkmenistan sağolsun hepsi de geldiler. Buradaki çalışmaları aynı heyecanla takip ettiler.

 

"BİZ BİR HAYALİ DEĞİL GERÇEKLEŞTİRDİKLERİMİZİ KONUŞUYORUZ"
Milletim 20 yılda samimiyetimizi gördü bize inandı. Samimiyet üzerine, güven üzerine inşa edilen her birliktelik ebedidir. 20 yılda yaptıklarımız, eğitimde, sağlıkta, adalette, emniyette, ulaşımda, tarımda, dış politikada neler yaptık? Bundan sonra neler yapacağız. Bütün bunları vatandaşlarımıza anlatalım. Bir hayali konuşmuyoruz, gerçekleştirdiklerimizi konuşuyoruz. Biz göreve geldğimizde 6 bin 100 kilometre yol vardı bu yolu 29 bin kilometreye çıkardık. Otoyollardan otobanlara varıncaya kadar. Sadece İstanbul'dan İzmir'e 3,5 saate indi. Biz göreve geldiğimizde Türkiye'de 26 tane havalimanı vardı, şimdi 58. Vatanımızın dört bir yanını inşa ve ihya etmemiz gerekir dedik. Eğitimde attığımız adımar var. 78 üniversitemiz varken şimdi 208 üniversitemiz var. Şu anda Iğdır, Ağrı, Muş, Hakkari'ye varıncaya kadar üniversitemiz var. Benim Güneydoğu'daki vatandaşım, çocuğum üniversiteye girdiği zaman hali ne olacak demiyor.

 

"ŞEHİR HASTANELERİ OLMASAYDI KOVİDDE NE YAPARDIK BİZ?"
İlkokulda kitabımızı bulamazdık. Kırtasiyeciye gittiğimizde 1 hafta 10 gün sonraya gün verirlerdi. Bugünler CHP'nin günleriydi. Onlar bize bunu yaşattı. Şimdi sıraların üzerine bu kitapları koyuyoruz. Çocuklarımız kitaplarını önlerinde buluyor. Hastaneler noktasında, sağlıkta bizler sayın Kılıçdaroğlu'nun Bay Bay Kemal'in SSK'nın genel müdürü olduğu dönemleri biliyoruz. Rahmetli Savaş Ay'ın programında beyefendiyi gayet iyi anlatıyordu. Okmeydanı SSK'da afederseniz ölüp de rehine alınanları anlatıyordu. Bunları yaşadık. Şimdi orası Prof. Dr. Cemil Taşçı Şehir Hastanesi oldu, biz yaptık. Biz şehir hastanelerinden bahsediyoruz, çıkıyor bay bay Kemal 'biz şehir hastaneleri yapamayacağız' diyor. Ankara'da, İstanbul'da şehir hastaneler olmasaydı biz kovitte ne yapardık? Biz büyükşehirlerin tamamına bu şehir hastanelerini yapacağız. Sağlıkta başarılı olmaya mecburuz. Sağlıklı ülke olmadıktan sonra bir yere varmanız mümkün değil.

 

"TAHIL KORİDORUNDA TÜRKİYE'NİN BAŞARISI HERKESİN DİLİNDE"
Ulaşımda, tarımda, diplamaside aynı başarı devam ediyor. Rusya-Ukrayna savaşında arabulucu ülke olarak şu anda parmakla gösterilen tek ülke Türkiye. Biz zaten dünyada kabul görmüşüz bu konuda. Karadeniz Tahıl Koridoru olayında Türkiye'nin başarısı hepsinin dilinde. Sayın Putin, 'Ben tahıl koridorundan tahılı göndereyim, Avrupa'ya buradan yüzde 44 gitmesin, az gelişmiş Afrika ülkelerine gönderelim' diyor. Ben de kendisine 'Biz de bunu una çevrilelim ve az gelişmiş ülkeler egönderelim' dedim. Sayın Putin'le tekrar görüşmemiz olacak. Aynı şekilde gübrede ihtiyaçlar var. Bunları temin, tedarik edeceğiz. Bunları az gelişmiş ülkelere göndererek onları rahatlatmanın gayreti içerisinde olacağız. Sıfır atık konusunda Türkiye'nin örnek uygulamaları var. Bizim hanım BM'de bir sunum yapacak. Bir şeyler yapıldığı için bu davetleri alıyorsunuz. Türkiye'ye yaşattığımız her bir sessiz devrim niteliğinde yapısal reformları dile getirsem günler sürer.

 

"KIZILELMA DİYORSUN ADAM ANLAMIYOR, KIZILELMA BİR UFUKTUR"
Nereden nereye diyorum ya, iki kelimenin arasını anlatmakla bitmez. Kimine Ayasofya derim, kimine Karabağ derim. Biz Ayasofya, Karabağ dediğimiz zaman anlayanlarla beraber yol yürüyoruz. Kimine TOBB derim. Anlayanı var, anlamayanı var. Bazısında Karadeniz'de doğalgazı keşfettik derim geldiğimiz yeri kavrar. Kimine İHA, SİHA, Akıncı'yı anlattığımda bunu dünya anlıyor da bizde hala anlamayanlar var. Kızılelma diyorsun adam anlamıyor. Kızılelma bir ufuktur. O ufku yakalamak herkesin kârı değildir.

 

"DAĞIT SANDALYELERİ AL CUMHURBAŞKANLIĞINI HAVALARINDA"
Şu anda o masanın ortaya çıkardığı aday, biz Cumhurbaşkanı olduğumuz zaman bir cumhurbaşkanı yardımcımızı çıkardık diye bizimle istihza ediyordu, alay ediyordu. Şu anda bay bay Kemal, Cumuhrbaşkanına böyle bir soru sorulamaz, bu 15 de olur diyor. Böyle bir devlet yönetimi olabilir mi? Şu anda Ankara ve İstanbul belediye başkanlarını Cumhurbaşkanı yardımcısı olarak taltif ettiğini söylüyor. Terör örgütünün siyasi uzantısını da masaya koydu. Devlet yönetiyoruz. Türkiye Cumhuriyeti bir kabile devleti değildir. Öyle lafla sadece ben buradan Cumhurbaşkanlığı kaparsam, herkese sandayeler dağıtırsam Cumhurbaşkanlığını alırım diye ülke yönetilemez. Tam anlamıyla eski Türkiye'deki koalisyon mantığı ile çalışıyorlar. Dağıt sandalyeleri al Cumhurbaşkanlığı havalarında, bu kadar basit.

 

"BENİM VATANDAŞIM YERLİDİR, BENİM VATANDAŞIM MİLLİDİR"
HDP en başından beri bu masanın yedinci ortağı idi. Biz masanın altında demiştik. Şimdi masanın altından üstüne çıktı. CHP'nin HDP ile asgari müşterekleri olduğunu biliyoruz. HDP eşittir PKK'dır, YPG, PYD'dir. Bu denklemde CHP'nin yeri nerede kalıyor? Bunu benim milletim düşünsün. Benim vatandaşım millidir, yerlidir, özellikle dışarılardan yönetilen emperyal kafaların mahkumu değildir. Emperyal kafaların tamamen dışında milli ve yerli olan yönetime benim vatandaşım layıktır. Benim vatandaşlarımı Kürt de olsa, Zaza da olsa, bunların ölümüne neden olanları dışarı çıkartmak için gayret sarfediyorsak bunun hesabını ne bu dünyada ne de ebedi alemde veremeyiz? HDP'lerin planları arasında neler var? Kandil'deki talimatlarını uygulamak var. 6'lı Masa'nın görüştüğü HDP budur. Kandil'deki terörist elebaşları da zaten 6'lı Masa'nın kendileri için umut verdiğini söylüyorlar. Meral Hanım HDP de HDP'nin talepleri de masaya gelemez demişti. Şimdi HDP kumar masasına utormuş durumda. HDP elbette taleplerinin karşılanmasını isteyeceklerini açıkça belirtiyorlar. Bu talepleri Kandil belirliyor. 14 Mayıs'ta inşallah hepsine gereken dersi benim aziz milletim verecek.

 

"BURADAN BAŞARI BEKLEMEK MÜMKÜN DEĞİL"
Bu masanın ilkesizlik üzerine kurulu olduğunu hep söyledik. Masadakilerin birbirine pusu kurduğunu dile getirdik. Meral hanım bu masayı kumar masası olarak anlattı. Biz noterden gelecek talimatlarla hareket etmeyiz dedi. Hile hurda hainlik bu masada her şey var. Herkes birbirine çalım atıyor. İçlerinden bazılarının hakikati dile getirmesi tabii ki önemli. Yapılan açıklamalara baktığımızda. Buradan başarı beklemek mümkün değil.

 

"HÜDAPAR'IN CUMHUR İTTİFAKI'NA DESTEĞİNİ KIYMETLİ BULUYORUM"
Cumhur İttifakı'nın 14 Mayıs'tan zaferle çıkacağından ittifak olarak hiç kuşkumuz yok. Cumhur İttifakı'nın yerli, milliliğin, samimiyetin adresi. Şu anda Cumhur İttifakı'nın içerisinde yer alan BBP, HÜDAPAR'la ilgili uydurma yaklaşımlar var. Biz ittifakımızın ilkelerinde zaten uyumlu olmuşuz. Uyum olmasa Cumhur İttifakı'nın içerisinde yol yürümeyiz. Şu anda HÜDAPAR'a yakıştırılmak üzere çirkinlikler var. HÜDAPAR bunları kabul etmiyor, bizim terörle hiçbir ilgimiz olmaz diyor, tamamen yerli ve milli yapı. HÜDAPAR Cumhur İttifakına desteğini önemli ve kıymetli buluyorum. Eğer Karabağ'da, Kızılelma'da buluşabiliyorsak, eğitim, sağlık, adalet, emniyette aynı istikamette buluşabiliyorsak bizim ayrı kalmamız diye bir şey yok. Süreç içerisinde takvimi ayne uygulayabiliyorsak kapımızı kapatmamız mümkün değil. Şurada fazla bir zaman kalmadı.

 

"DÜNYADAKİ SİYASİ LİDERLERE BAKTIĞIMIZDA EN KIDEME BU KARDEŞİNİZ SAHİP"
Yenilenmeye, tazalenmeye, yeni başlangıçlar yapmaya her zaman ihtiyaç var. Kongre süreçlerimizde parti kadrolarını yeniliyor ve tabii ki gençleştiriyoruz. Beşeri sermayemiz çok zengin. Kabinede görev alabilecek yetkinlikle çok sayıda arkadaşımız mevcut. Dünyadaki siyasi liderler içerisinde baktığımızda kıdem konsunda en büyük, en ileri kıdeme bu kardeşiniz sahip. 20 yıldır Başbakanlıktan Cumhurbaşkanlığa kadar görevleri ulusal ve uluslararası alanda gerçekleştirdik. Bütün bu hizmetlerimizde uluslararası kuruluşların, kurumların tüm organizasyonlarını yaşamış irisi olarak, uluslararası imzaları atan kimse olarak bu işin içerisinde bulundum. Kabineden olan arkadaşlarımın her birisinin şu anda belli illere adaylar olarak görevlendirdik. Hem deprem kuşağında hem de verdiğimiz illere gidecekler. Ağırlıklı olarak deprem illerindeki görevlerini daha çok önemsiyorum.

 

"FUAT BEY ANKARA'DAN BAKAN ARKADAŞLARIMIZ BÜYÜK ŞEHİRLERDEN ADAY OLACAK"
Fuat Bey Ankara'dan bir bölgeye onu da aday yapıyoruz. Bu adaylıkları belirlerken, Fuat Bey örneğin nereli? Yozgatlı. Ankara'da Yozgat nüfusu nerede yoğun? Diyelim ki ikinci bölgede. Fuat Bey'i de orada görevlendirip. Fuat Bey siyasete bizimle teknokrat, bürokrat girdi, şimdi siyasi formayı da giyerek koşturacak. Büyükşehirler bakan arkadaşlarım için en uygun yerlerdir. Onları büyükşehirlerden belirledik, çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

 

"AMERİKA'NIN GÖBEĞİNDE TÜRK EVİNİ İNŞA ETTİK"
Muharrem Bey'le ağız dalaşına, zihinsel repliğe girmeyi doğru bulmuyorum. Kendisi ne diyordu 'yenmiş de yenmiş, yenmiş de yenmiş' diyor. Bunu bay bay Kemal için söyledi. Ne oldu sonunda, mağlup oldu. Biz ne yaptık, bunlarla milletimizin karşısındayız. Eğitimde sağlıkta, adalette, ulaşımda neler yaptık. Dış politikada neler yaptık, bunlarla konuştuk. Bugün Amerika'nın göbeğinde BM'ni tam karşısına Türk Evi'ni inşa ettik. Buralarda kiralık yer bulamayız.

 

"SAPKIN AKIMLARLA MÜCADELE EDECEĞİZ"
Bizim ailenin korunması noktasında esas aldığımız başlık odur. Toplumuz sapkın akımlar nedeniyle kaygılı. Bu kaygıları görmezden gelemeyiz. İnsan hakları konusunda taviz vermeden sapkın akımların aile yapımızı tehdit edecek şekilde yaygınlaşmasına asla müsaade etmeyeceğiz. Sapkın adımları kültürümüze, değerlerimize tehdit olarak görüyoruz, bunlarla mücadelede kararlıyız.

 

"KIYMA 119 LİRA, KUŞBAŞI ET 129 LİRA OLARAK BELİRLENDİ"
Bu artışlar tamamen spekülatif. Bunu maliyetle açıklayamazsınız. Spekülatif artışların önüne kesinlikle geçeceğiz. Bu konuda Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımız açıklamalarını yaptı. Makul fiyatlı ürünleri vatandaşlarımıza sunacağız. Et ve Süt Kurumu kıyma ve kuşbaşı miktarını iki katına çıkaracak fiyat kıyma için 119 lira, kuşbaşı et için 129 lira olarak belirlendi.

 

"MEHMET ŞİMŞEK BEY GÖREV DÜŞERSE SEVE SEVE YAPACAĞINI İFADE ETTİ"
Mehmet Bey benim geçmişte bakanım olmuş, mesai arkadaşım olmuş, yol arkadaşım. Kendisiyle ilgili özellikle insanımızın refahı, huzuru noktasında bundan sonraki süreçte de nasıl bazı değerlendirmeleri yapabiliriz kendisiyle ekonomik gelişmeler konusunda fikir alışverişinde bulunalım istedim. Sağolsun yurt dışından dönüştü yanıma geldi. Kendisinin fikirlerine çok çok önem veririm. Kendisiyle bu görüşmeleri ilk defa yapmıyoruz. Hem benimle hem arkadaşlarımla bu zamana kadar hep istişare halindeyiz. Bize desteği hep devam etti, şu anda da devam ediyor. 6'lı Masa siyaseti kirlettiği için bu tür toplantılar farklı anlamlar oluyor. Bizi kendileriyle karıştırmasınlar. Mehmet Bey'in yurt dışında bozamayacağı taahhütleri, danışmanlıkları var. Kendisiyle bundan sonraki süreçte de olabilir. Mehmet Bey görevler düşerse seve seve üstüne düşeni yapacağını söyledi. Davetime icabeti konusunda kendisine teşekkür ediyorum.

 

"EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞI 7 BİN 500 LİRA OLACAK"
Emeklilerle ilgili çalışmamızı yaptık ve bu rakamı da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımız, Hazine ve Maliye Bakanlığımızla yaptık. Açıklamak yine bana kaldı. Bu akşam buradan güzel müjdeyi vermiş olayım. Bunu 7 bin 500 lira olarak bu akşam buradan açıklamış oluyoruz. Hayırlısı olsun.

 

"KEŞKE KATAR GİBİ ÜLKEMİZDE YATIRIMLARA GİREN ORTAKLARIMIZ OLSA"
Arifiye'deki tesisleri Katar'a sattıllar dedikler Katar, 10 bin konteyneri deprem bölgesine gönderdi. Aramızda bu ilişiler olmasa Katar kalkıp hem nakti hem ayni olarak bu destekleri verir mi? Bunlar hiçbir şeyi araştırmıyor, öğrenmiyor, yalan yanlış yaklaşımlarla milleti aldatmaya çalışıyorlar. Keşke bizim Katar gibi ülkemizde yatırımlara giren ortaklarımız olsa. Türkiye, Türkiye olarak kolay kolay herhangi bir savaşın tarafı olmayacaktır. Türkiye barışın savunucusu olacaktır. Dünya barışına her türlü katkıyı nasıl sağlayacak bunun adımlarını atacaktır. Nitekim Rusya ve Ukrayna'da yaptığımız budur.

 

"TOGG TÜRKİYE YÜZYILI'NIN GERÇEK NİŞANESİ OLACAK"
Bu fabrikadan inşallah şu ana kadar talep 80 bin. 85 milyon nüfusumuzun da burası ortak gururu. Siparişler yoğun. 60 yıllık hayal gerçek oldu. Söz verdik ve bu hayali gerçeğe dönüştürdük. 7 ayrı renkte TOGG'larımız var. İnşallah bu ay sonundan itibaren caddelerimizi onlar da zenginleştirecek. Türkiye Yüzyılı'nın gerçek bir nişanesi olacak. İlk 24 saat dolmadan 22 bin 150 sipariş verildi. Ne diyorlardı, 'bu arabanın fabrikası nerede'. Fabrikayı açtık, sonra ne dediler 'üretemezsiniz'. TOGG'u banttan indirdik mi, indirdik. Milletimiz bu heyecanın ortağı, asıl sahibidir. 2012'den beri ülkemizde satılan elektrikli otomobil sayısı 14 bin 780. TOGG ülkemizde 10 yılda satılan elektrikli otomobil sayısının 5 katı kadar siparişi sadece 6 günde aldı. TOGG'un üretim hedefi 2030'a kadar 1 milyon üretmiş olacağız. Hayırlısı olsun.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/03/cumhurbaskani-erdogan-en-dusuk-emekli-ayligi-7-bin-500-lira-olacak-5383.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/03/cumhurbaskani-erdogan-en-dusuk-emekli-ayligi-7-bin-500-lira-olacak-5383.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/03/cumhurbaskani-erdogan-en-dusuk-emekli-ayligi-7-bin-500-lira-olacak-5383-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/03/cumhurbaskani-erdogan-en-dusuk-emekli-ayligi-7-bin-500-lira-olacak-5383.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/cumhurbaskani-erdogan-en-dusuk-emekli-ayligi-7-bin-500-lira-olacak/14307/</link>
			<pubDate>Thu, 23 Mar 2023 01:28:08 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Kemal Kılıçdaroğlu Altılı Masa'nın Cumhurbaşkanı adayı oldu]]></title>
			<description><![CDATA[2 Mart'ta masadan kalkan İYİ Parti lideri Meral Akşener, Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş'ı cumhurbaşkanı yardımcısı adayı olarak teklif ederek yeniden masaya döndü. Gerçekleştirilen kritik toplantı sonrası Millet İttifakı'nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu oldu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu, DEVA Partisi lideri Ali Babacan, DP lideri Gültekin Uysal, SP lideri Temel Karamollaoğlu cumhurbaşkanı adayının açıklanması gündemiyle bugün saat 14.00'te masaya oturma kararı almıştı.

Toplantıya saatler kala İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP liderinin bilgisi dahilinde İYİ Parti lideri Meral Akşener’le görüşüp yeniden masaya davet etti. Bu davet üzerine Akşener masaya İmamoğlu ve Yavaş’ın etkin cumhurbaşkanı yardımcısı olma teklifini sundu.

BAŞ DÖNDÜREN TRAFİK…

Bu gelişmenin ardından Ankara kulisleri bir anda hareketlendi ve baş döndürücü bir trafik başladı. Millet İttifakı’nın saat 14.00’da yapılması planlanan toplantısı önce 15.00’e ardından 16.00’ya ertelendi.

6 LİDER BİR ARAYA GELDİ

İki belediye başkanının ardından CHP lideri Kılıçdaroğlu ile de bir araya gelen Meral Akşener’in de katılımıyla 6 lider yeniden Saadet Partisi Genel Merkez’inde bir araya geldi.

ADAY KILIÇDAROĞLU

Saatler süren toplantının ardından Saadet Partisi lideri Karamollaoğlu alınan kararı açıkladı. Karamollaoğlu şu ifadeleri kullandı;

*İçinde bulunduğumuz günler acılı günler. Birçok şehirde bina ayakta kalmadı. Vefat eden bütün kardeşlerimize Cenabı Hak’tan rahmet diliyorum, yaralılara acil şifalar diliyorum.

*Bugün burada bir araya gelmemizin sebebini biliyorsunuz. Bu toplantılarımızın neticesinde aldığımız kararı sizlere duyurmayı görev addediyorum.

*Sayın Kemal Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanı adayımız. Seçimlerin ardından kendisine başarılar diliyorum.

KILIÇDAROĞLU: HEP BİRLİKTE BAŞARACAĞIZ

*Bu sofra Halil İbrahim sofrasıdır. Halil İbrahim sofrası tek bir çocuğun yatağa aç girmemesidir. Bu sofra hakkın, hukukun, adaletin kılınması demektir.

*Bizim soframız barışın ve kardeşliğin sofrasıdır. Türkiye’yi neşeli, huzurlu ve bereketli günlere taşımaktır. Allah’ın izniyle bunu başaracağız.

DİĞER LİDERLER YARDIMCISI OLACAK

*Türkiye’yi istişare ve uzlaşıyla yöneteceğiz. Güçlendirilmiş Parlamenter Sisteme geçiş sürecinde mutabık kaldık.

*Parlamenter sisteme geçiş sürecinde diğer partilerin Genel Başkanları Cumhurbaşkanı Yardımcısı olacaktır. Millet İttifakı’nın kapısı herkese sonuna kadar açıktır.

*Hiç kimse merak etmesi ahlakın ve adaletin iktidarını hep birlikte kuracağız. Yolumuz açık olsun.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/03/kemal-kilicdaroglu-altili-masa-nin-cumhurbaskani-adayi-oldu-2324.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/03/kemal-kilicdaroglu-altili-masa-nin-cumhurbaskani-adayi-oldu-2324.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/03/kemal-kilicdaroglu-altili-masa-nin-cumhurbaskani-adayi-oldu-2324-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/03/kemal-kilicdaroglu-altili-masa-nin-cumhurbaskani-adayi-oldu-2324.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/kemal-kilicdaroglu-altili-masa-nin-cumhurbaskani-adayi-oldu/14239/</link>
			<pubDate>Mon, 06 Mar 2023 21:35:10 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[CHP 'den Kılıçdaroğlu'na tam yetki verildi]]></title>
			<description><![CDATA[CHP grubu, Kemal Kılıçdaroğlu'na cumhurbaşkanlığı aday belirleme sürecinde tam yetki verdi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[CHP grup toplantısı, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında, parti genel merkezinde basına kapalı yapıldı. Kılıçdaroğlu’nun sunuş konuşmasıyla başlayan toplantıya, deprem bölgesinde görevli milletvekilleri çevrim içi katıldı.

Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından gerçekleştirilen çalışmaların ele alındığı toplantıda, “Cumhurbaşkanlığı Seçimi ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi” hazırlıkları görüşüldü.

CHP grubu, Kemal Kılıçdaroğlu’na cumhurbaşkanlığı aday belirleme sürecinde tam yetki verdi.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, “CHP TBMM grubu olarak 26 Şubat günü olağanüstü gerçekleştirdiğimiz toplantımızda cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda bundan sonra bütün süreçlerde grubumuz adına karar verme sürecinde oybirliğiyle Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu tam yetkilendirilmiştir” dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/02/chp-den-kilicdaroglu-na-tam-yetki-verildi-500.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/02/chp-den-kilicdaroglu-na-tam-yetki-verildi-500.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/02/chp-den-kilicdaroglu-na-tam-yetki-verildi-500-t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/02/chp-den-kilicdaroglu-na-tam-yetki-verildi-500.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/chp-den-kilicdaroglu-na-tam-yetki-verildi/14198/</link>
			<pubDate>Sun, 26 Feb 2023 14:24:32 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[CHP, Güneydoğu, çıkmazlar!]]></title>
			<description><![CDATA[Yeniçağ yazarı Mehmet Faraç CHP güneydoğu için ilginç bir analiz yazısı yazmış.
İşte o yazı ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Doğu ve Güneydoğu bölgeleri demografik tablo, aşiret yapılanması ve tarikat- cemaat örgütlenmesinin etkileri açısından da farklı siyasi riskler taşıyor...

Bu bölgelerde etkili olamayan bir partinin ülke genelinde iktidara gelmesi de zor görünüyor...

 

CHP'nin 10 yılı aşkın süredir bu iki coğrafyada etkinlik gösterememesinin bir nedeni de (genel başkanlığa soyunanların)  delege ve iktidar mücadelesi...

Hem bu yüzden, hem de (AKP'yi AKP'lileşerek yenme) gafletinden de, CHP Doğu ve Güneydoğu'da ciddi sıkıntılar yaşıyor CHP...

Diyarbakır, Mardin, Batman, Siirt, Şırnak Hakkari, Kilis, Bitlis, Van, Erzurum, Ağrı, Bingöl, Muş, Kars, Iğdır, Ardahan ve Erzincan'da bir tek milletvekili bile yok CHP'nin...

Malatya'da bir vekil güçlükle çıkarılıyor, Elazığ'daki vekil ise 40 yıl sonra (ancak Saadet Partisi ve İYİ Parti'den gelen oylarla) seçilebilmiş...

Ana muhalefettin Güneydoğu'daki oyları yüzde 1 ile 7 arasında değişiyor...

Ancak örgütlenme açısından kaderine terk edilen ve geçmişte sandıklara bile sahip çıkılamayan bu bölgenin en büyük şehirlerinde 14 Mayıs seçimlerini riske sokacak çok vahim sorunlar var...

İşte bu sorunlar; toplum Batıda Millet İttifakı'ndan umutlanırken, Doğuda çıkmazları derinleştiriyor...

CHP ÖRGÜTLERİ AKP'LİLERE TESLİM!

Türkiye'nin en büyük kentlerinden olan Güneydoğu'nun sanayi merkezi Antep'te bile CHP'nin yaşadığı sıkıntılar partiyi yaralıyor...

İki milletvekilini güçlükle çıkaran Antep'te parti tüm ilçelerle birlikte (iki yıl boyunca) kayyumla yönetilince tabanda yılgınlık yaşanmış...

Nisan 2021'de beş kişiyle birlikte kayyum olarak görevlendirilen Neşet Uçar ancak iki hafta önce il başkanı olarak atanmış... Antepli CHP'liler, "seçime üç buçuk ay varken atanan yönetimle nasıl başarı sağlanacak" diye soruyor?..

Nüfusu 1.8 milyonu aşan Diyarbakır'da ise kayyum krizi ancak 4.5 ay önce çözümlenebilmiş... AKP'den gelen Abdullah Atik olağanüstü kongrede (ancak 49 oyla) il başkanı seçilince partinin kentteki eski dinamikleri de geri çekilmiş...

CHP'nin yıllardır varlık gösteremediği Bitlis'te, (oğlu Parti Meclisi olmasına rağmen) istifa ettiği ya da görevden alındığı öne sürülen il başkanı Veysi Uyanık'ın yerine eski bir AKP'li kayyum olarak atanmış!..

Ancak mahkemeye başvuran Uyanık'ın bu kez kendisinin kayyum olarak atanması yeni bir krize yolaçarken, bir süre sonra onun yerine Ecvet Leventoğlu'nun (kongre yapılmadan) il başkanı olarak görevlendirilmesi hem kavgaya, hem de çözülmeye neden olmuş...

Çünkü Leventoğlu'nun da daha önce AKP'den milletvekili aday adayı olduğu ortaya çıkmış!!!

Peki, nüfus yoğunluğu açısından Türkiye'nin en büyük 10 şehri arasında bulunan Urfa'daki büyük skandalara ne demeli?..

Urfa'da, 2018 seçimindeki ittifak kapsamında İYİ Parti ve Saadet'ten gelen oylarla kazandığı tek milletvekilini riske sokacak öyle siyasi hatalar yapılıyor ki, GAP'ın başkentinde ana muhalefet için alarm zilleri çalıyor...

12 Eylül'ün baskıcı ortamında bile CHP'nin (Halkçı Parti) bir milletvekili çıkardığı Urfa'da, en son başarı DYP'nin 2002'de baraj altında kalması nedeniyle  3 milletvekili çıkarılmasıydı...

Ancak o günden bu yana şehrin nüfusu üç katına ulaşmasına rağmen CHP'nin oyları zaman zaman yüzde 2 ile yüzde 4 arasında değişmekten öteye gidemiyor...

2 MİLYONLUK URFA'DA NELER OLUYOR?..

Çünkü 2018 seçimlerine katılan 1 milyonu aşkın seçmen içinde Muharrem İnce'nin 8.2, CHP'nin ise 3.9 oy alabildiği Urfa'da, CHP yönetimi hem etkili olamıyor, hem de parti örgütlenmelerinde (AKP'lileşerek) AKP'nin bölgedeki direncini kırılacağı gafletinde bocalayıp duruyor...

Hangi akla hizmet edildiyse, Urfa'daki CHP yönetimi aylar önce görevden alınmış ve yerine "parti kadrolarından gelmeyen" Ferhat Karadağ adlı bir genç

"kayyum" olarak atanmış...

Ancak 5 kişilik kayyum yönetimindeki iki kişinin daha önce AKP'den milletvekili adayı adayı olduğunun ortaya çıkması büyük bir skandala dönüşmüş...

Urfa'da infial yaratan bu olay üzerine, görevden alınan eski yönetim, açtığı davayı kazanarak geçen hafta kongrede yeniden seçilmiş ama skandallar bitmemiş!..

Çünkü CHP'nin Alevi yoğunluğu nedeniyle en büyük desteği gördüğü Kısas-Sırın bölgesinde yaşayan yeni il başkanı Ahmet Budak 3 gün sonra görevden alınmış ve yerine eski kayyum yeniden başkan olarak atanmış!!!

Ancak nüfusu 2.2 milyona yaklaşan Urfa'daki bu kaos sürerken, yeni il yönetiminde "en çok 6 kişinin CHP'li" olması "partinin kökleri"ne büyük darbe vurmuş...

Bu arada İstanbul'un Anadolu yakasında, adı rüşvet (!!!) rezaletleri ve haciz skandallarına karışan bir belediye başkanının parti merkezindeki müttefikleri üzerinden yaptığı müdahalelerin de Urfa'daki kaosu derinleştirdiği şehirde yaygın olarak konuşuluyor...

Ne yazık ki Urfa'da, ısrarlı görevden almalar sadece il örgütünü değil, ilçeleri de darmadağın etmiş...

Suruç, Haliliye, Karaköprü ilçelerinde seçilmiş yönetimler

sürekli değiştirilirken, partinin 50 yıllık üyesi olan Viranşehir ilçe başkanı Remzi Taylan bile görevden alınmış...

Evet; sözde "Doğu masası" adı altında çalışanların, krizleri çözmek yerine daha da büyüttüğü (18 milyon nüfuslu) Doğu ve Güneydoğu'da parti örgütlenmelerinde HDP'liler ve AKP'liler yoğunlaşırken, bazı yerlerde taban İYİ Parti'ye de yöneliyor...

Velhasıl, 6 milyonu aşkın yurttaşın yaşadığı Antep, Urfa ve Diyarbakır'daki sorunlar bile CHP'nin Türkiye'nin en büyük kentlerinde seçimlere hangi koşullarda girdiğini göstermeye yetiyor...

Peki; sadece CHP'yi değil, Millet İttifakı'nı da yaralayan bu vahim olayların genel merkezdeki (parti içi iktidar) kavgasından kaynakladığı ve seçimlerde büyük sıkıntılar yaratacağı Kılıçdaroğlu'na söylenmiyor mu?..
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/02/chp-guneydogu-cikmazlar-5019.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/02/chp-guneydogu-cikmazlar-5019.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/02/chp-guneydogu-cikmazlar-5019-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/02/chp-guneydogu-cikmazlar-5019.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/chp-guneydogu-cikmazlar/14077/</link>
			<pubDate>Thu, 02 Feb 2023 10:43:38 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[İSTANBUL 3.SEÇİM BÖLGESİNDEKİ ANKETTEN SÜPRİZ SONUÇLAR ÇIKTI !]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İstanbul 3.Seçim Bölgesi (Küçükçekmece-Bağcılar-Esenyurt-Bahçelievler-Başakşehir-Avcılar-Güngören-Arnavutköy-Beylikdüzü-Büyükçekmece-Silivri-Çatalca-Bakırköy)

14 Mayıs 2023 tarihinde yapılması beklenen seçimler öncesi heyecan dorukta. HDR Medya Grup Araştırma ve Danışmanlık tarafından 17-18 Ocak tarihleri arasında İstanbul 3. bölgede 1231  kişi ile anket yapıldı.

 Anket şirketi, katılımcılara, "Bu pazar bir milletvekilliği seçimi olsa oy kullanma tercihiniz nasıl olurdu?" sorusu soruldu.

 Anket sonunda ortaya çıkan manzara ise vatandaşın eğiliminin değişmeye başladığının göstergesi oldu.


CUMHUR İTTİFAKI İSTANBUL 3.BÖLGE' DE DÜŞÜŞTE!

AK PARTİ DÜŞÜŞ'TE!

Anket sonuçlarına göre İstanbul 3. Seçim Bölgesi ,  AK Parti’nin oyları yüzde 30,8 oldu.
2018 yılında yapılan seçimlerde AK Parti yüzde 41.82  oranında oy almıştı.

MHP’DE KAN KAYBI!

Cumhur İttifakı’nın ortağı olan Milliyetçi Hareket Partisi’nde (MHP)hızlı  düşüş yaşandığı görüldü.

2018 seçimlerinde yüzde 8,46  oy alarak TBMM’ye 3 vekil gönderen MHP’nin oy oranı yüzde 4,2 geriledi.

MHP’de yaşanan kayıp dikkatlerden kaçmadı.


MİLLET İTTİFAKI OYLARINI ARTTIRMIŞ GÖZÜKÜYOR
 

CHP’DE DEĞİŞİM SÜRÜYOR

Ankette 2018 yüzde 25,32  oranında oy alan CHP’de anket sonuçlarına göre değişim gözüküyor.

CHP  2018 yılında 9 milletvekili çıkartmıştı.

Ankete göre, CHP’nin oy oranı yüzde 33,9  oldu

İYİ PARTİ YÜKSELİŞİ VAR 

İYİ Parti 2018 seçimlerinde 8,19 oy oranıyla 3 milletvekili çıkartmıştı.

Ankete göre ,İYİ Partinin oy oranı  15,7  gözüküyor.


HDP'DE  YÜKSELİŞ SÜRÜYOR

Ankette 2018 yılındaki seçimlerde 14,36 oyunu yükseltmiş gözüküyor. 

HDP 2018 seçimlerinde 5 milletvekili çıkartmıştı.

Ankete göre HDP Oy oranı 17,59 olarak gözüküyor.
 

KARARSIZLARIN ORANI YÜKSEK!

Ankette yer alan diğer verilere göre, Diğer partiler yüzde 4,1 olarak gözüküyor.

DEĞİŞİM SİNYALİ!

2018 yılında yapılan seçimlerde Cumhur İttifakı yüzde 50,28, Millet İttifakı  yüzde 34,88 oy alabilmişti.

2018 yılında yapılan seçimlerde İstanbul  3.Seçim Bölgesinde 

-AK Parti 15,
-CHP 9,
-MHP 3,
-İYİ Parti 3 ,
-HDP 5 milletvekili çıkarmıştı.

Ankette ortaya çıkan manzara İstanbul 3.Seçim Bölgesinde  14 Mayıs tarihinde yapılması beklenen seçimlerde oy grafiğinin önemli ölçüde değişeceğinin göstergesi oldu. 

Ankete cevap verenlerin çoğu  artık siyasette genç ,kadın ve yeni yüzleri görmek istediklerini ifade ediyorlar.

Ankete cevap veren  bazı siyasi parti temsilcileri de milletvekili adaylarının partili ve parti emekçisi olmalarını ,bazı siyasilerin oğulları ve akrabaları olmaması ,tepeden zengin işadamlarının bölgeyi bilmeyen ve partilerle hiçbir ilişkisi olmayan kişilerin milletvekili yapılmamasını istiyorlar.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/01/istanbul-3-secim-bolgesindeki-anketten-supriz-sonuclar-cikti-676.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/01/istanbul-3-secim-bolgesindeki-anketten-supriz-sonuclar-cikti-676.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/01/istanbul-3-secim-bolgesindeki-anketten-supriz-sonuclar-cikti-676-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/01/istanbul-3-secim-bolgesindeki-anketten-supriz-sonuclar-cikti-676.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/istanbul-3-secim-bolgesindeki-anketten-supriz-sonuclar-cikti/14037/</link>
			<pubDate>Wed, 25 Jan 2023 18:22:18 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[CHP'de tüzük krizi!]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[“Seçilecek aday” deyip duruyor.

Bu aralar konuşulan iki isim.

Biri İlhan Kesici…

 

Diğeri Faik Öztrak…

Ama Kılıçdaroğlu da,

İmamoğlu da vazgeçmiş değil.

Anlayacağınız Millet İttifakı karışık.

 

CHP’nin içi de farklı görünmüyor.

CHP’DE YENİ TARTIŞMA

Adaylık tartışması sürerken,

CHP’de yeni bir kriz gündemde.

Milletvekili adayları nasıl belirlenecek?

Geçen seçimde listeye giremeyenler,

CHP tüzüğünü hatırlatıyor.

Tüzük hükümlerinin uygulanmasını istiyor.

CHP TÜZÜĞÜ

Kastedilen tüzüğün 52. maddesi.

Maddenin 2. fıkrasında şöyle deniliyor:

“Aday saptamada hangi seçim çevresinde hangi yöntemin uygulanacağına il örgütünün görüşünü de alarak Parti Meclisi karar verir. Parti Meclisi, önseçim ya da aday yoklaması yapılan bir seçim çevresindeki aday listesinde, merkez adaylığı için Siyasi Partiler Kanunundaki ilkelere göre yeteri kadar sıra ayırabilir. Bir kişi iki dönem üst üste merkez adayı gösterilemez. Ancak bu kural, bir yıldan fazla olmamak kaydıyla son seçimin yapıldığı tarihi izleyen 1 Ekim günü başlayacak yasama yılı tamamlanmadan seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi halinde uygulanmaz.”

KAPALI

Hukukçu eski CHP milletvekili.

Konunun da uzmanı.

Şöyle dedi:

“Siyasi Partiler Kanunu ve Parti Tüzüğü.

İlgili maddeler çok açık.

Seçimde başka partilerle ittifak olabilir.

Bu durumda ön seçim yapılmayabilir.

YSK’ya verilecek 600 kişilik aday listesi…

Merkez yoklaması ile belirlenebilir.

Ancak bu durumda tüzük devreye girer.

Tüzükte açıkça yazıyor:

‘Bir kişi iki dönem üst üste merkez adayı gösterilemez.’

Bu da şu demektir:

Bir önceki seçimdeki adaylar…

600 kişi merkez yoklaması ile belirlenmişti.

İçlerinde şu andaki milletvekilleri de var.

Tüzüğe göre hiç biri aday gösterilemez.

Gösterilirse iş yargıya taşınır.

Bu nedenle parti yönetimi tüzüğe uymalı.

Ya ön seçim yapmalı, ya da geçen seçimde aday gösterilen 600 kişi dışında yeni adaylar göstermeli.

Tüzüğe göre başka bir yol yok.

KONTENJAN ADAYLARI

Konuyu CHP’nin duayenlerine de sordum.

Yıllarca PM’de, MYK’da görev yapmış isimler.

Düşüncelerini sansürsüz aktardılar:

“Kılıçdaroğlu’nun yakın çevresi…

CHP’li olmayan CHP’liler…

Tanrıkulu, Çeviköz, Bekaroğlu gibileri…

Arkasında kim olduğu tartışmalı isimler…

ABD kontenjanından milletvekili olanlar…

Hepsi merkez yoklaması ile geldiler.

Artık işleri bitti.

Tüzük hükümleri tartışmaya açık değil.”

İŞ CİDDİ

Şu anda gündem, Millet İttifakı.

Cumhurbaşkanı adayının kim olacağı.

Ama sırada bekleyen başka sorunlar da var.

İyi Parti kongre yapacak.

İçeride tartışmalar sürüyor.

Bazı tasfiyelerden söz ediliyor,

CHP’de kurultay ertelendi.

Bunun yarattığı bir sıkıntı vardı.

Şimdi de tüzük hükümleri konuşuluyor.

Kılıçdaroğlu duymaza yatsa da iş ciddi.

FIRTINA ÖNCESİ

CHP ve İyi Parti…

Millet İttifakı’nın iki büyük partisi.

Diğer 4 ortağın fazla bir ehemmiyeti yok.

Onlar kontenjan peşinde.

İyi Parti pek yanaşmıyor.

CHP’nin üstünde kalacaklar gibi.

Bunun CHP’de yaratacağı sarsıntı da ayrı.

İki partide de fırtına öncesi sessizlik yaşanıyor.

Cumhurbaşkanlığı adayında anlaşsalar bile milletvekilliği adaylığında ipler koparsa sürpriz olmaz.

 

 

 

https://www.aydinlik.com.tr/koseyazisi/chpde-tuzuk-krizi-357838

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/12/chp-de-tuzuk-krizi-2506.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/12/chp-de-tuzuk-krizi-2506.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/12/chp-de-tuzuk-krizi-2506-t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/12/chp-de-tuzuk-krizi-2506.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/chp-de-tuzuk-krizi/13915/</link>
			<pubDate>Mon, 26 Dec 2022 09:20:24 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[CHP’den siyaset üstü kurul]]></title>
			<description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye’yi ekonomik krizden çıkaracak istikrarlı büyüme modelini ve para politikaları konusundaki yol haritasını açıkladı. Toplantıda ABD’li yazar, ekonomist Jeremy Rifkin, Prof. Dr. Daron Acemoğlu, Prof. Dr. Refet Gürkaynak’ın aralarında olduğu İkinci Yüzyıla Çağrı Grubu tanıtıldı. “Siyaset üstü kurul” olarak tanımlanan ekip, para politikaları, büyüme ve istihdam üzerine çalışacak.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’ndeki vizyon toplantısında, Türkiye’yi ekonomik krizden çıkaracak istikrarlı büyüme modelini açıkladı.

Teknolojik gelişmelerin ve yatırımların ülkeye çekilip, istihdamın arttırılması ve para politikaları konusundaki yol haritasını duyurdu.

CHP lideri Kılıçdaroğlu, salona CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ile geldi.

Toplantıya katılanlar arasında CHP’li milletvekilleri, CHP’li belediye başkanları da yer aldı.

Salonda “Gençlik seninle durma ilerle, seni başkan yapacağız” sloganları atıldı.



 









“HER ŞEY BU ÜLKEDE ÇOK AMA ÇOK GÜZEL OLACAK”

Partisinin vizyon belgesini açıklayan Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satır başlıkları şu şekilde:

*Her şey bu ülkede çok ama çok güzel olacak. Bugün sizleri Türkiye için uyanmanın ve ayağa kalkmanın ve büyümenin vizyonunu ortaya koymak için davet ettik.

*Bugün burada halkımızdan ne için oy isteyeceğimizi öğreneceksiniz. Sadece bir adaya, başka bir tek adama bir zümrenin çıkarına asla oy istemeyeceksiniz.

 

*Artık oyu halkımızdan, herkes için daha iyi bir yaşama yeni bir düzene, yeni bir Türkiye hayaline yeni bir siyaset kültürüne ve yeni bir siyaset üstü anlayışa oy isteyeceksiniz. İste bu yeni sistemi bugün açıklıyorum.



“YENİ BİR TEK ADAM ARAMIYORUZ”

*Krizden alnımın akıyla ve hep birlikte çıkacağız. Asıl zor olan, ülkenin yeniden yapısal bir krize girmesini kalıcı olarak engellemek.

 

*Çünkü bu ülke durmaksızın krizlere girdi, krizlerden çıktı şimdi de derin bir krizin içerisindeyiz. Sürekli aynı girdaba düşen halkımız ekonomik ve sosyal olarak dayanılmaz acılar çekti. Bugün ülkenin kaderini değiştirme günüdür.

*Bunun için yönetim anlayışını, yaklaşımımızı kökten değiştirmeliyiz. Ancak bunun çaresi, mevcut tek adam gitsin, başka bir tek adam gelsin değildir.

*Tek adam gitsin mi? Evet gitsin. Tek adam rejimi bitsin mi? Evet bitsin. Ancak yerine çalışan yeni bir sistem gelsin. Yeni bir tek adam aramıyoruz.

 

 

“MESELE MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN O BÜYÜK HAYALİNE SAHİP ÇIKMAKTIR”

*Bugün bizden bambaşka bir sistemin alt yapısını dinleyeceksiniz Türkiye Cumhuriyeti’ni ikinci yüzyılında bir daha artık böyle acımasız, adaletsiz ve kutuplaşmış dönemler yaşamayacak.

*Partimizin ikinci yüzyıla çağrı beyannamesinde ilan ettiğimiz gibi, ülkemizin üzerine çöken kara bulutları dağıtıp Türkiye’yi çağdaş uygarlığa ulaştırma ve onu aşma kararlılığını bugün bir adım daha ileriye taşıyoruz.

*Türkiye’yi, kurumları yeniden inşa edilmiş, sistemi yasal çerçeveye oturtulmuş, toplumsal güven ve huzurun hakim olduğu, bölgesinde barışın ve refahın merkezi haline geldiği bir Türkiye'yi inşa edeceğiz.

*Dolayısıyla meselemiz, sadece hükümeti devralma meselesi değildir. Mesele Mustafa Kemal Atatürk'ün o büyük hayaline sahip çıkmaktır.

*İnşallah bize nasip olacak. Bugün yepyeni bir güç birli ile tanışacaksınız. 70 kişiden oluşan büyük bir güç birliğinden söz ediyorum.

“BAY KEMAL ASLA GERİ ADIM ATMAZ”

*Ne derlerse desinler inandığım vizyon yolculuğundan asla geri adım atmayacağım. Çünkü ne istediğimi ve bu yolun nereye varacağını daha başlarken biliyordum. Hepiniz şuna inanın Bay Kemal çıktığı yoldan asla geri adım atmaz.

*Kısa bir süre sonra da Almanya’ya gideceğim. Seyahatlerimde ve sonrasında bahsettiğim bu 70 değerli isimle tek tek görüştüm.

*Onları siyaset üstü güç birliğine katılmaları için davet ettim. Elimizde üç büyük güç var, bize inanan halkımız, siyasi gücümüz ve dostlarımızla kurduğumuz siyaset üst güç birliğimiz.

*Bizler siyasi ve siyaset üstü, rozetli veya rozetsiz unutmayın hepimiz ülke için vatan için birlikteyiz.

“VATANLARI İÇİN ÇALIŞACAKLAR”

*Bahsettiğim bu sistemi hangi mantıkla oluşturdum? Bu değerli 70 kişi Türkiye için 24 saat çalışan bir güç birliği olacak. Bir daha ifade edeyim. 24 saat çalışan bir güç birliği olacak.

*Bir kısmı günü bitip uyumaya hazırlanırken dünyanın diğer yanındaki vatanseverlerimiz ve dostlarımız güne merhaba diyecekler. Devlet 7 gün 24 saat çalışacak.

*Zamanın, mekanın, enlemlerin, boylarım ötesinde kesintisiz üreten Türkiye’yi şimdiden inşa etmeye başlıyorum. Bakınız, bu 70 değerli isim ne bir kişi için, ne bir parti için, ne de iktidar için çalışacaklar. Onlar vatanları için çalışacaklar vatanları.

*Çünkü Bay Kemal olmak böyle bir şey. Çünkü benim işim birleştirmektir. Çünkü benim işim sistemi kurmaktır. Çünkü benim işim sistemi çalıştırmaktır. Benim işim o sistemi ayrıca kalıcı kılmaktır.

*Bugün bizimle ülkeyi birlikte dönüştürmeye cesaret edenlerin bazılarını huzurlarınıza çağıracağım.

*Önce onlar anlatsınlar. Sonra ben çıkıp adım adım yapacaklarımızı özetleyeceğim. Buradan dinleyeceğiniz değerli konuşmacılar, tüm karanlığa rağmen ışığa çok yakın olduğumuzu size anlatacaklar.



TEK TEK TANITTI

*Sayın Jeremy Rifkin ile tanışacaksınız. Kendisi Almanya'da Merkel’in endüstri ve sanayi teknolojileri danışmanıydı. Çin Devlet Başkanı’nın da danışmanlığını yaptı.

*Benim de yeni endüstriyel dönüşüm başdanışmanım. Dünyanın ilk 10 ekonomisi arasında gösterilen Sayın Daren Acemoğlu bizimle birlikte olacak.

*Ben Sayın Acemoğlu’nun gelecek yıllarda Nobel ödülü alacağından da yüzde yüz eminim. Sayın Öztrak, ülkeye nefes aldıracak makroekonomik çözümleri.

*Sayın Böke, dijital kalkınma ve yeşil dönüşümü. Sayın Hakan Kara ve Sayın Refet Gürkaynak, para politikalarını. Sayın Ufuk Akçiğit, istihdam politikalarını.

*Sayın Hacer Foggo ise sosyal politikalarımızı anlatacak. Bu değerli isimlerle kurduğum sistem Türkiye’yi hızlıca karanlıktan çekip aydınlığa çıkaracak. Cumhuriyet kendi özünden güç alarak yeniden şahlanacak. Haydi başlayalım.

RIFKIN ‘İKLİM KRİZİNİ’ ANLATTI

Kılıçdaroğlu’nun başdanışmanı Jeremy Rifkin, toplantıya video konferansla bağlandı.

*Bilimsel, teknik ve ekonomik girdi sağlayacağım. Türkiye’nin kapsamlı bir yön haritası oluşturmasına yardımcı olacağım. Sayın Kılıçdaroğlu ülkesini bir dönüşümden geçirecek.

*Bu bir sanayi dönüşümü ve sıfır karbon emisyonu içeriyor. Benim ekibim AB’de temel mimari görevlerde yer aldı ve aynı şekilde Çin’de iklim değişikliği gibi konularda da görev aldı. Birleşmiş Milletler'de de önemli görevler üstlendik.

“AKDENİZ’İN 22 ÜLKESİ DÜNYANIN GERİ KALANINDAN YÜZDE 20 DAHA HIZLI ISINIYOR”

*Sayın Acemoğlu ile birlikte çalışıyor olmak mutluluk verecek bana. Son dönemdeki iklim çalışmaları bize şunu gösteriyor.

*Akdeniz’in 22 ülkesi, yani 480 milyon kişi, dünyanın geri kalanından yüzde 20 daha hızlı ısınıyor. En hızlı yağmur azalımı da bu bölgede görülüyor.

*Bu şekilde devam ederse burası yerleşilemez hale gelecek. Her Akdeniz ülkesinin bu konuyu ele alması gerekiyor. Birlikte çalışırsak ancak başarılı olabiliriz.

“BU YOLCULUKTA BÜTÜN TÜRK HALKININ DAYANIŞMA İÇERİSİNDE OLMASI GEREKİYOR”

*Bu yolculukta bütün Türk halkının dayanışma içerisinde olması gerekiyor. Bunu akılda tutarak bir düşüncemi paylaşmak istiyorum.

*Türkiye’de Akdeniz Havzası'nda yaşayan insanlara olan biten anlatmak zorunda bile değiliz, çünkü herkes bunun farkında. Çok ciddi seller yaşanıyor.

*Yaz aylarına geldiğimizde ise kuraklık ve susuzluk kıtlıklar yaşanıyor. Sonbaharda ise fırtınalar, tayfunlar bizi vuruyor. Bunların hepsi bir araya gelerek ekosistemimizi altüst ediyor. Bu yalnızca insan hayatı değil, gezegendeki diğer hayatları da tehdit eden bir gerçek.

“BEŞ KEZ ÖNEMLİ YOK OLUŞLAR YAŞANDI ŞİMDİ İSE ALTINCISININ BAŞINDAYIZ”

*Z kuşağı başta olmak üzere şunu söylemek istiyorum; İnsanlık için çok önemli bir zaman diliminden geçiyoruz. Daha önce beş kez önemli yok oluşlar yaşandı.

*Şimdi ise altıncısının başındayız. Bilim insanları bunu bu şekilde söylüyor. Karşımızdaki gerçeği olduğu gibi görmemiz ve bir anlamda uyanmamız gerekiyor. İklim değişiyor çünkü küresel ısınmaya yol açan gazlar salınıyor.

*Bu gazlar, güneşten gelen ışığın dünyadan yansımasını engelliyor. Her bir derecelik artış için atmosfer yüzde 7 daha fazla ısı emiyor.”

FAİK ÖZTRAK: İSRAFA SON VERECEĞİZ

Rifkin’in ardından kürsüye CHP sözcüsü Faik Öztrak sahneye çıktı. Öztrak’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“DÜNYA YENİ BİR SANAYİ DEVRİMİNİ YAŞIYOR”

*Ünlü düşünür Gramsci'nin deyimiyle; ‘Eskinin öldüğü, ama yeninin henüz doğmadığı…' Bu arada çok farklı hastalık belirtilerinin ortaya çıktığı bir ara dönemdeyiz.

*2008'de Küresel Finans Krizi; dünyaya hâkim olan ekonomik modeli temellerinden sarstı. 2020'de Küresel Covid salgını küresel arz zincirlerinin dağılmasına yol açtı. 2022'de Rusya'nın Ukrayna'yı işgali uluslararası güç ve güvenlik dengelerini çatırdattı.

*Küresel sistem, yön bulmak için kendine yeni kerterizler arıyor. Uluslararası ticaret ve tedarik zincirlerinin rotası, ilkeler ve değerler temelinde, ‘dostluk' ve ‘müttefiklik' ekseninde yeniden çiziliyor. Dünya yeni bir sanayi devrimini yaşıyor.

*Yaşadığımız Dördüncü Endüstri Devrimi'nin yakıtı ‘işlenmiş veri', iletişim teknolojisi ise sanal ve gerçek dünyanın bütünleşmesi.

*Otonom robotlar ve karanlık fabrikalar, nesnelerin interneti ve bulut teknolojileri, üç boyutlu yazıcılar ve artırılmış gerçeklik; tüm iş yapış biçimlerini değiştiriyor. Yaşamın her alanını dönüştürüyor.

“TERTEMİZ BİR GELECEK İNŞA EDECEĞİZ”

*Bu yeni dönemi iyi okuyan devletler, iyi hazırlık yapan milletler, yeni dönemin kazananları olacak. Hızla zenginleşecek.

*Cumhuriyet Halk Partisi olarak, Cumhuriyetimizin İkinci Yüzyılında ülkemizi Dördüncü Endüstri Devrimi'nin takipçisi ve tüketicisi değil, geliştiricisi ve üreticisi yapmaya kararlıyız. Temiz enerjiyle, temiz üretimle, temiz fonlarla, temiz toplumla, tertemiz bir gelecek inşa edeceğiz…

“MİLLETİMİZİ ORTA GELİR TUZAĞINDAN KURTARACAĞIZ”

*Zenginleşeceğiz. Milletimizi, orta gelir tuzağından kurtaracağız. Kimseyi geride bırakmayacağız.

*Bu büyük hamleyi Türkiye'deki ve dünyadaki tüm bilim insanlarımızla kuracağımız, büyük iş birliğiyle gerçekleştireceğiz. Biz; sahip olduğumuz üstünlükleri ve ülkemizin potansiyelini çok iyi biliyoruz.

*İnsanımıza güveniyoruz. 4,5 saatlik uçuş mesafesinde; 58 ülkeye, 1,5 milyarlık nüfusa, 22 trilyon dolarlık bir pazara erişim imkânımız var. Çalışabilir aktif nüfusumuz, çocuk ve yaş almış bağımlı nüfusumuzdan hala daha hızlı artıyor.

GENÇLERİMİZİN İŞSİZLİĞİ EN BÜYÜK İSRAFTIR

*Ama bu fırsat penceresinin kapanmakta olduğunun da farkındayız. Gençlerimiz ülkemizin en büyük servetidir.

*Gençlerimizin işsizliği ise en büyük israftır. Biz; genç ve dinamik iş gücümüzü, en etkin şekilde kullanacağız.

“ÜLKEMİZİ HAK ETTİĞİ ZENGİNLİĞE KAVUŞTURACAĞIZ”

*Girişimci, rekabetçi, dünyayı iyi tanıyan iş insanlarımız var. Genç ve dinamik iş gücümüzle, bilim insanlarımızla, küresel arenada rekabet eden iş insanlarımızla, eşsiz coğrafi konumumuzla, küresel tedarik zincirlerinin yeniden dizildiği şu günlerde Afro-Avrasya'nın en önemli arz ve tedarik merkezi olmaya kararlıyız. Ülkemizi hak ettiği zenginliğe kavuşturacağız.

“YENİ NESİL KALKINMA STRATEJİMİZİ HAZIRLADIK”

*Ekonomi Masamızla 44 ilimizi gezdik; 40 bin kilometreden fazla yol yaptık. İş ve meslek örgütleriyle konuştuk. Sorunlarını dinledik, fikirlerini aldık.

*Yeni Nesil Kalkınma Stratejimizi hazırladık. Ekonomideki büyük yangını da gördük. Acilen önce feraha, ardından da refaha kavuşturacak bir programın ne kadar önemli olduğunu bir kere daha tespit ettik.

“YÜKSEK RİSK PRİMİNİ HIZLA AŞAĞIYA ÇEKMEMİZ GEREKİYOR”

*Kısa sürede ferahlamak için yanlış ekonomi politikalarının neden olduğu belirsizlik çarkını kırmamız; ülkemizin olağanüstü yüksek risk primini hızla aşağıya çekmemiz gerekiyor.

*Bunu gerçekleştirmek için; önce Merkez Bankası'nın başına tüm dünyanın saygı duyduğu bir ismi atayacağız. Merkez Bankası'nın hedefi ‘Enflasyonu kalıcı olarak düşük, tek haneye indirmek' olacak.

*Merkez Bankası'nın araç bağımsızlığını güvence altına alacak yasal düzenlemeleri hemen yapacağız. Makro ihtiyati politikaları asli işlevine döndüreceğiz.

2023 BÜTÇESİNİ YENİDEN YAPACAĞIZ

*Ekonomik öncelik ve ihtiyaçları gözeterek, 2023 Bütçesini yeniden yapacağız. Şatafata ve israfa son vereceğiz.

CUMHURBAŞKANLIĞI MAKAMINI ÇANKAYA KÖŞKÜNE TAŞIYACAĞIZ

*Cumhurbaşkanlığı makamını ait olduğu yere, Çankaya Köşküne taşıyacağız. Sağlanacak tasarruflarla krizin ezdiği kırılgan kesimleri destekleyeceğiz. ‘Mali kural' uygulamasını başlatacağız. Türkiye Varlık Fonu'nu tasfiye ederek, bütçe birliğini sağlayacağız.

*Kamu Özel İşbirliği Projeleri başta olmak üzere, devletin sırtındaki tüm koşullu yükümlülükleri, Durum ve Hasar Tespit Komitesi eliyle ortaya çıkaracağız. Hızla atacağımız bu adımlarla, kısa sürede ekonomide öngörülebilirliği artıracak, risk primimizi düşürecek, makroekonomik istikrarı sağlayacağız.

“TÜRKİYE'NİN GELECEĞİ DEMOKRATİK, KURALLI DÜNYADADIR”

*Feraha kavuşmak için, iki önemli çapamız var. Güçlü Türkiye, güçlü Avrupa'dır. Türkiye'nin geleceği demokratik, kurallı dünyadadır. Avrupa Birliği üyelik müzakerelerini canlandıracağız.

*Bu çerçevede özellikle; 23. Yargı ve Temel Haklar Faslının gereklerini hızla tamamlayacağız. Bu fasıldaki siyasi blokajın kaldırılmasını da AB'den isteyeceğiz.

STRATEJİMİZİ DÖRT SÜTUN ÜZERİNE İNŞA ETTİK

*İkinci çapamız ise; hızla hayata geçireceğimiz ‘Yeni Nesil Kalkınma Stratejimiz' olacak. Bu; hem ülkemizi ferahlatacak, hem de kalıcı refaha ulaşmamızın önünü açacak.

*2030 gündemi, sürdürülebilir kalkınma amaçları ve Paris İklim Anlaşması, aslında stratejimizin en önemli küresel referanslarıdır.

*Biz stratejimizi dört sütun üzerine inşa ettik: Demokrasisi, kurumları ve kuralları güçlü Türkiye; üreterek zenginleşen, rekabetçi Türkiye, zenginliği adil paylaşan Türkiye, temiz ve yeşil Türkiye.

‘BİZE KRAL DEĞİL, KURAL GEREK' DİYORUZ

*Neden kurumları ve kuralları güçlü Türkiye? Güçlü bir demokrasi, kurum ve kurallar; toplumda can ve mal güvenliğini, istikrar ve huzuru sağlar.

*Yatırımı, istihdamı, aşı, işi artırır. Zenginliğin önünü açar. Bugün fert başına gelirimiz Üyesi olduğumuz Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı'nın (OECD) ancak dörtte biriyse, bunun en önemli nedenlerinden biri kurumlarımızın kalitesinin OECD'nin ancak yarısı kadar olmasıdır.

*Bu da daha önceki rakamlarla. Herhalde bugün bunu yapsak, yarısı bile değiliz. Biz bu nedenle ‘Bize kral değil, kural gerek' diyoruz. Kurumları ve kuralları güçlü Türkiye'de; ‘Güçlendirilmiş Demokratik Parlamenter Sistem' olacak.

“SİYASİ AHLAK YASASINI ÇIKARACAĞIZ, SİYASETİN İTİBARINI KORUYACAĞIZ”

*Cumhurbaşkanı tarafsız olacak. 85 milyonu kucaklayacak. Yargı bağımsız ve tarafsız olacak. Üstünlerin hukuku değil, hukukun üstünlüğü olacak.

*Merkez Bankası başta olmak üzere düzenleyici ve denetleyici kurumların araç bağımsızlıkları yasal güvence altında olacak. Kamu İhale Kanunu'nu uluslararası normlara uygun şekilde yenileyeceğiz. İhalelerde şeffaflık ve rekabeti sağlayacağız.

*Atamaları sadakate göre değil, liyakate göre yapacağız. Kayırmacılığa son vereceğiz. Siyasi ahlak yasasını çıkaracağız, siyasetin itibarını koruyacağız.

“TÜRKİYE'Yİ GRİ LİSTEDEN ÇIKARACAĞIZ”

* Kara paraya sıfır tolerans göstereceğiz. Türkiye'yi, Mali Eylem Görev Gücü'nün gri listesinden çıkaracağız. Kurumları ve kuralları güçlü Türkiye'de, OECD ülkeleriyle bu konuda aramızdaki makası, 2030'a kadar hızla kapatacağız.

*Stratejimizin ikinci sütununda; zenginleşen, rekabetçi Türkiye var. İlk iş; küresel, bölgesel ve yerel kalkınma dinamiklerini takip eden, özel kesim ile yeni iş birliği modellerine öncülük eden, ekonomideki oyunculara ufuk veren Strateji ve Planlama Teşkilatı'nı kuracağız.

*Zenginleşen, rekabetçi Türkiye'de; sanayimizin, Endüstri 4.0 dinamikleri ile Dijital Dönüşüm ve Yeşil Dönüşüm ışığında yüksek teknolojili, katma değerli bir yapıya dönüşmesini destekleyeceğiz. Bu çerçevede üniversite-sanayi-sivil toplum-kamu iş birliği modellerini en etkin şekilde kullanacağız.

*Evlatlarımızı ekonominin ve çağın gerektirdiği yeteneklerle donatacak bir milli eğitim politikasını uygulayacağız.

*Eğitimde niceliğe değil, kaliteye odaklanacağız. Üniversitelerimizde bilimsel özgürlüğü ve özerkliği sağlayacağız. İnternete erişimi özgürleştireceğiz. Şehirlerimizin veri iletim alt yapısını güçlendireceğiz.

OECD ÜLKELERİ İLE ARAMIZDAKİ MAKASI 2030'A KADAR HIZLA KAPATACAĞIZ

*Ar-Ge faaliyetlerini destekleyen kurumsal yapıyı güçlendireceğiz. Yaratıcı endüstrilerin özelliklerini dikkate alarak, bu endüstriye teşvik ve destekleri daha da güçlendireceğiz.

*Girişimi destekleyen finansal araçları çeşitlendireceğiz. Yeşil yatırımların, sürdürülebilirlik projelerinin ve sosyal yatırımların finansmana ulaşımını kolaylaştıracağız. Fin-Tekleri ve dijital ödeme sistemlerini yaygınlaştıracağız.

*Zenginleşen, rekabetçi Türkiye'de; bu konuda OECD ülkeleri ile aramızdaki makası 2030'a kadar hızla kapatacağız.

“İSTANBUL SÖZLEŞMESİNİ YENİDEN YÜRÜRLÜĞE SOKACAĞIZ”

*Gelelim stratejimizin üçüncü sütununa: Zenginliği adil paylaşan Türkiye'de ülkemizde hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek. Aile Destekleri Sigortasıyla her aileye asgari bir gelir sağlayacağız. Kayıt dışılığı azaltarak vergi tabanını genişleteceğiz.

*Vergi yükünü adil dağıtacağız. Dolaysız vergileri esas alan, dolaylı vergilerin ağırlığını azaltan vergi yapısını tesis edeceğiz. Sendikalaşmanın, örgütlü toplumun önünü açacağız.

*Eğitimde fırsat eşitliğini sağlayacağız. Cinsiyet eşitsizlikleriyle etkin şekilde mücadele edeceğiz.

*Kadınların iş yaşamına katılımı önündeki engelleri kaldıracağız. Kadınların toplumsal hayattaki konumunu güçlendireceğiz. Kadına yönelik şiddete sıfır tolerans göstereceğiz. İstanbul Sözleşmesini yeniden yürürlüğe sokacağız.

“KANAL İSTANBUL GİBİ RANT PROJELERİ İÇİN KULLANMAYACAĞIZ”

* Sınırlı kamu kaynaklarını, Kanal İstanbul gibi rant projeleri için kullanmayacağız. Kaynaklarımızı GAP, DAP, KOP ve DOKAP başta olmak üzere bölgesel ekonomik gelişmişlik farklarını azaltacak yatırımlarda kullanacağız.

“TOPLUMSAL UZLAŞI YOLUYLA OLUŞTURACAĞIZ”

*Ve stratejimizin son sütunu; Temiz, yeşil Türkiye… Dünya ekolojik limitlerine yaklaşıyor, özellikle de bölgemiz. Türkiye'nin Paris İklim Anlaşmasını onaylamasını, 2053 için net sıfır emisyon hedefi vermesini önemsiyoruz. Bu konudaki stratejilerimizi, Sayın Böke sizlere anlatacak.

*Ama ben kısaca birkaç başlığa değineyim. Karbonsuzlaşma Stratejisini ve Yeşil Mutabakatı, ekolojik krizin tüm muhatapları ile beraber, toplumsal uzlaşı yoluyla oluşturacağız.

*Döngüsel ekonominin imkânlarından sonuna kadar yararlanacağız. Çevreci ürünler ve sürdürülebilir üretime yönelik özel finansman yöntemleri geliştireceğiz. Temiz, Yeşil Türkiye'de; bu konuda OECD ile aramızdaki makası kapatacağız.

“BİZ HAZIRIZ. MİLLETİMİZ HAZIR

* Nereye gideceğini bilmeyen kaptana hiçbir rüzgâr yardım edemez. Biz ülkemizi nereye götüreceğimizi, insanlarımıza nasıl bir gelecek sunacağımızı çok iyi biliyoruz. Temiz enerjiyle, temiz üretimle, temiz fonlarla, temiz toplumla, tertemiz bir gelecek inşa edeceğiz…

*Bu iddialı hedefleri yakalamaya milletimizi önce feraha, sonra refaha kavuşturmaya hazırız. Biz hazırız. Milletimiz hazır.”

FOGGO: SOSYAL DEVLET DÖNEMİ BAŞLIYOR

CHP Yoksulluk ve Dayanışma Ofisi Koordinatörü Hacer Foggo açıklamalarda bulundu.

Hacer Foggo’nun satırbaşları şöyle:

*Bugün burada ilan edilen vizyon ile güçlü sosyal devlet ile fırsat eşitliği dönemi başlıyor. Bu kalkınma vizyonunun en önemli boyutlarından biri sosyal devlettir.

*Çünkü sosyal devlet, bir çocuğun beslenme hakkı ile eğitime erişme hakkı arasında bir fark görmez.

*CHP iktidarının ilk 6 ayında Aile Destekleri Sigortası Kurumu kurulacak. Tüm sosyal yardımlar tek bir çatı altında toplanacak.

*Hiç kimse sosyal yardım almak için kapı kapı dolaşmak zorunda kalmayacak. Devlet, zorda olanın ayağına gidecek.

PROF. DR. KARA: KALKINMAYI DESTEKLEYECEK POLİTİKAYA İHTİYAÇ VAR

Merkez Bankası’nın eski Baş ekonomisti ve Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Kara, video konferans yoluyla toplantıda konuştu.

Kara’nın satırbaşları şöyle oldu:

*2001 yılından alınan dersler, daha önceki dönemde alınan derslerle birlikte bütün bunlar bir arada devreye konulursa o zaman sağlıklı bir kalkınma ve refah artışı için elverişli bir zemin oluşturulur diye düşünüyorum.

*Kolay değil, birikmiş sorunlar var. Fakat sorunları öteleyerek, görmezden gelerek veya içe kapanarak halledemeyiz.

*Türkiye'nin 40 yıla aşkın dışa açılma deneyimi var. Buradan artık sert bir şekilde geriye dönüş çok zor.

*Bununla yaşamasını ve buradan gelebilecek olumlu faktörleri ön plana çıkaran, olumsuzları dengeleyen araç tasarımına ve kurumsal tasarıma ihtiyaç var.

*Bunu yaparken de ülkeye özgü ihtiyaçları gözetmek gerekiyor. Geçmişten alınan dersleri de içselleştirmek lazım. Bu çok önemli. Çünkü dışarıdan şablon şeklinde gelen politikaların sürdürülebilir olmadığını geçmişte yaşayarak gördük.

*Türkiye sahip olduğu birikim ve beşeri sermaye ile bence bunları yapabilecek kapasiteye sahip. Yeter ki daha bilimsel normlara doğru dönüşü destekleyen bir iklim oluşsun.

PROF. DR. GÜRKAYNAK’DAN ENFLASYON MESAJI

Bilkent Üniversitesi İktisat Bölümü Başkanı Prof. Dr. Refet Gürkaynak da video konferansla toplantıya bağlandı.

Gürkaynak, şöyle konuştu:

“ENFLASYONU NASIL DÜŞÜRECEĞİMİZİ BİLİYORUZ”

*Enflasyon yükseltip büyüme mümkün değil. Hiçbir zaman olmadı.  2 ay sonrasına vadeli çek yazılamayan ülkeye yatırım yapılamaz.

*Merkez Bankacılığı güven işidir. Bütünsel bir değişiklik elzem. Sadece merkez bankacısını değiştirerek enflasyonu düşüreceğimiz konusunda kendimizi kandırmayalım.

*Enflasyon, fakirden alıp zengine veren en aşağılık vergidir. Makro ihtiyati politikalarının sahibi yok, bir sahibi olmalı. Vergi reformu yapılmak zorunda. Gelir vergisi toplanması gerekiyor.

*Bunları yaptıktan sonra Merkez Bankası'na dönüp işini doğru düzgün yap diyebiliriz. Türkiye varlık içinde yokluk yaşıyor.

*İyi iktisat politikası yapmak mümkün. Türkiye'de enflasyonu düşüren politikanın maliyeti var. Bu maliyet bir kere ödenecek.

*Gelecek nesiller kurtulacak. Enflasyonu düşürmek mümkün, nasıl yapacağımızı biliyoruz.  Toplumsal mutabakat ve niyet gerekiyor bunun için

PROF. DR AKÇİĞİT: ÇOK FAZLA ALANDA SIKINTILARIMIZ VAR

Chicago Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ufuk Akçiğit, video konferansla toplantıda konuşma yaptı.

Akçiğit, şunları söyledi:

*Türkiye'deki rekabet ortamın 2013'ten sonra bozulmaya başlıyor. Bu rekabeti yeniden yerine oturtabilmek gerek. Sanayi politikaları ile eğitim politikaları birbirinden ayrı düşünülemez.

*Beşeri sermayeye yatırım yapmamız gerekli. Yetişmiş deneyimli araştırmacılar yurtdışına gidiyor.

*Yurtdışına gittiklerinde verimliliklerinde yüzde 25 artıyor. Türkiye'de kalan bağlantı halinde olduğu insanların da verimliliği artıyor.

*Türkiye'ye döndüklerinde ise verimlilikte azalma yaşanıyor. Türkiye ekonomisini nerede bıraktıysak orada kalmış, 60 yıldır değişen hiçbir şey yok.

*Çok sıkıntılı alan var ama yapacak çok şey de var. Kısa zamanda düzeltebileceğimiz çok şey olur.

*Teşhisi doğru koymazsak sesi en yüksek çıkanı dinlersek çözüm olmaz. Ülkenin çok fazla yetişmiş insan var. Önemli olan partiler üstü çalışabilmek.

“YÖK'Ü KALDIRACAĞIZ, BOGAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ ÖZGÜRLEŞECEK”

Dijital ve yeşil dönüşüm politikalarını anlatan CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke sunumunda şunları kaydetti:

*Çalışanlar için en kötü koşulların olduğu 10 ülke arasında Türkiye. Adil bir dönüşümü gerçekleştirdiğimizde temiz fonları Türkiye'ye getireceğiz. Yeni bir kamucu anlayışla yönetmeye geliyoruz. Her şeyin önüne kamu yararını koyacağız. Yeteneklere, insana yatırım yapan yeni bir kamucu anlayışıyla geliyoruz.

*Etki analiz ve değerlendirme kurulu kuracağız. Nitelikli istihdam da yaratmış olacağız. Kamunun kaynakları yandaşlık üzerinden değil kamu yararı yaratmak için kullanılacak. Kamu ihale kanununu yeşil ekonomi ile uyumlu, kara para aklama suçları ile mücadele eden şekilde değiştireceğiz. Temiz ihale dönemi başlayacak.  Kamunun kaynakları yolsuzluk içeren ihalelerle harcanmayacak.

*Gençler için hayata atılma fonu oluşturacağız. Becerilerin dönüşümü için kişisel eğitim hesapları geliyor. Torpille değil yeteneklerimizle var olacağız. İş bulmak için “danışmanını ara” uygulaması başlatacağız. İnşa edeceğimiz toplu sosyal konutlarda her 20 binadan biri ortak alan olacak. Orada kreş, dijital kütüphane olacak.

*YÖK'ü kaldıracağız, Boğaziçi Üniversitesi ve tüm üniversiteleri hep birlikte özgürleştireceğiz. Barış akademisyenlerini yeniden öğrencileri ile buluşturacağız. Yurtdışına giden bilim insanları ile bilim köprüleri kuracağız.

*Teknoloji elit bir grubun tekelinde olmayacak. Yenilenebilir enerji ile 3 katına çıkan elektrik faturaları gümbür gümbür düşecek. 2023'ten başlayarak iktidarımızda yeşil bütçe reformunu başlatacağız. Bugünün buhranında hiç karamsarlığa kapılmayacağız. Artık rantın, yolsuzluğun dönemi sona eriyor.

ACEMOĞLU: ENFLASYON KONTROL DIŞINDA

ABD'den toplantıya bağlanan Prof. Dr. Daron Acemoğlu “Türkiye'nin kurumları probleme açık. Yargıya, yolsuzluğu denetleme kurumlarına bakabilirsiniz. 2006'dan sonra kurumlarda bir çökme var. Türkiye'deki kurumların düzeyi giderek kötüleşiyor. Freedom House endeksine göre Türkiye'de siyasi haklar 1980'ler düzeyine geldi. En büyük demokrasi çöküşü Türkiye'de oldu. İfade özgürlüğünde korkunç bir çöküş var. Şu an enflasyon tamamen kontrol dışında. Bu çarpıtılmış bir sistemin sonucu. Çözümler var. Türkiye'nin potansiyeli çok yüksek. Kısa dönemde normalleşme için para politikalarını değiştirerek enflasyonu değiştirmek gerek. Şirket ve banka bilançoları düzelmeli. Yoksulluğu ve işsizliği azaltacak bir çerçeve olmalı. Orta dönemde Türkiye'nin teknolojik atılım ve yatırım yapması gerek. Doğru kurumsal yapılar ve demokrasi olmadan bunlar olmaz. Türkiye'nin tarih boyunca problemi, devlet güçlü olsa da toplum güçlenemiyor. Türkiye'nin geleceği için iyimser olmak çok mümkün” dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/12/chp-den-siyaset-ustu-kurul-7750.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/12/chp-den-siyaset-ustu-kurul-7750.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/12/chp-den-siyaset-ustu-kurul-7750-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/12/chp-den-siyaset-ustu-kurul-7750.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/chp-den-siyaset-ustu-kurul/13843/</link>
			<pubDate>Sat, 03 Dec 2022 19:44:32 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Erdoğan’ın türban serbestisi konusundaki ‘referandum’ çağrısının perde arkası]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, “türban serbestisi” ile ilgili anayasa değişikliği teklifinde “referandum” çağrısında bulunmasının perde arkasında “CHP’yi tuzağa çekmek amacının yattığı” belirtiliyor. 

Erdoğan, önceki gün, Malatya’da, “türban serbestisi” ile ilgili partisinin hazırladığı anayasa değişiklik teklifine ilişkin “Başörtüsü konusundaki anayasa değişikliğini Meclis’e gönderdik. Sapkın akımlara karşı ailenin de korunmasını içeren bir anayasa değişikliğinin hazırlığına başladı. Kabul edilirse önemli bir kazanım olmuş olacak. Şunu da yapabiliriz: Sıkıyorsa gel, referanduma gidelim. Parlamentoda bu iş çözülmüyorsa millete götürelim, kararı millet versin” çıkışında bulunmuştu.

Erdoğan’ın bu çıkışının ardından CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Erdoğan’a, “Macaristan Başbakanı Viktor Orban” benzetmesinde bulunarak “Tek parti döneminde bile kadının kılık kıyafetiyle uğraşılmamıştır. Bizim söylediğimiz kanun teklifi bu felsefeyi taşıyor” diyerek CHP’nin yasa teklifine destek vermesini istemişti. 

AKP kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Erdoğan bu çıkışı ile CHP’yi “samimiyet testine tabi tutmak” istiyor. CHP’nin, “başörtüsü teklifinde samimi olmadığını” düşünen Erdoğan’ın, “yurttaşlar nezdinde de CHP’nin başörtüsü teklifinde samimi olmadığını, LGBTİ+ düzenlemesini bahane ederek başörtüsü değişikliğine hayır diyeceğini kanıtlamak istediği” belirtiliyor. 

"360’A DESTEK VERİN"

AKP’li kaynaklar, Erdoğan’ın “referandum” çıkışıyla birlikte CHP’yi “Meclis’te de test etmek istediğini” kaydediyor. 

 

AKP’ye göre CHP, “anayasa değişikliği teklifini referanduma götürebilmek için de onay vermeyecek.” Söz konusu anayasa değişikliğini referanduma götürebilmek için parlamentoda 360 milletvekilinin “evet” oyu vermesi gerekiyor. Değişikliğin doğrudan TBMM’de kabul edilebilmesi için de 400 milletvekilinin onayı şart.

AKP’li kaynaklar, şu değerlendirmeyi yapıyor: “Biz diyoruz ki ‘Madem AKP’nin hazırladığı anayasa değişikliği teklifine onay vermek istemiyorsunuz. 

 

O zaman hakem halk olsun. Başörtüsü konusunda samimi olduğunuzu ifade ediyorsanız, gelin 400 milletvekili ile değişikliği doğrudan TBMM’den geçirmek yerine halkın oyuna gidelim. Cesaretiniz varsa, 360 için destek verin. 

Halk ne derse o olsun. Ailenin korunmasını da içeren anayasa değişikliği teklifine CHP neden ‘hayır’ diyecek? Bunu Türk halkına nasıl anlatacak?” 

"MEYDANDA ANLATIRIZ"

AKP kanadı, seçimlere az bir zaman kala CHP’nin anayasa değişikliği teklifine “hayır” demesi durumunda Erdoğan’ın, meydanlarda bu durumu yurttaşlara anlatacağına da dikkat çekiyor.

AKP’de, “Kılıçdaroğlu, daha önce çözümlenmiş bir konuyu yeniden gündeme getiriyor. Sonra ‘Gelin, teklifimize destek verin’ diyor.

Biz de diyoruz ki ‘Madem bu kadar başörtüsü ile ilgili kaygıların var, gel sen bize destek ver, bunu anayasal güvence altına alalım.’ Kılıçdaroğlu’nun, bu değişiklik teklifine ‘hayır’ demesi durumunda, bunu elbette meydanlarda halka anlatırız. Madem daha önce Anayasa Mahkemesi’ne taşıdığın başörtüsü serbestisinde bugün samimisin, yurttaşlarla helalleşmek istiyorsun, o zaman ‘hayır’ın gerekçesini de anlat. Biz de halka neden hayır dediğini anlatalım” yorumları yapılıyor.

KILIÇDAROĞLU: "BAŞÖRTÜSÜ YASAĞINI BEN KALDIRDIM"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, üniversitelerde türban serbestisi için “Şimdi ‘Başörtüsü yasağını biz kaldırdık’ diyorlar ama hikâye. Yasağı kaldıran bu kardeşinizdir” açıklaması yaptı. Kılıçdaroğlu önceki akşam yerel bir TV kanalında katıldığı programında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Kılıçdaroğlu, türban serbestisi için şunları söyledi: “Yusuf Ziya Özcan o dönem YÖK başkanıydı. Ben de yeni genel başkan olmuştum. Üniversiteler kız öğrenci alınmıyor. Bunlar da hükümetti, sesleri bile çıkmıyordu. Özcan’a dedim ki ‘Niye bu kız öğrencileri almıyorsunuz?’. ‘Siz karşısınız’ dedi. ‘Hayır biz karşı değiliz’ dedim. ‘O zaman ben yarın sabah alıyorum’ dedi. Alın, niye almıyorsunuz. Alındı. Sayın Abdullah Gül de gayet yakından bilir bu telefon görüşmesini. Bunu propaganda aracı olarak hiç kullanmadım.”
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/10/erdogan-in-turban-serbestisi-konusundaki-referandum-cagrisinin-perde-arkasi-5416.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/10/erdogan-in-turban-serbestisi-konusundaki-referandum-cagrisinin-perde-arkasi-5416.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/10/erdogan-in-turban-serbestisi-konusundaki-referandum-cagrisinin-perde-arkasi-5416-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/10/erdogan-in-turban-serbestisi-konusundaki-referandum-cagrisinin-perde-arkasi-5416.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/erdogan-in-turban-serbestisi-konusundaki-referandum-cagrisinin-perde-arkasi/13631/</link>
			<pubDate>Mon, 24 Oct 2022 08:40:44 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Anayasa Mahkemesi'nden Kılıçdaroğlu kararı. Hırsızların hamileri demişti]]></title>
			<description><![CDATA[Anayasa Mahkemesi tarafından verilen kararda 17-25 Aralık rüşvet iddialarıyla gündeme gelen dört bakanı Yüce Divan'a sevk etmedikleri için AKP'liler için "hırsızların hamileri" diyen CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun sözlerini “ifade özgürlüğü” kapsamında değerlendirildi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Anayasa Mahkemesi (AYM) yolsuzluk ve rüşvet iddialarıyla Türkiye'yi sarsan 17-25 Aralık soruşturmasının kapatılmasına yönelik eleştiriler için "ifade özgürlüğü" kararı verdi. Dört bakanı Yüce Divan'a göndermeyen AKP'lilere yönelik "hırsızların hamisi" diyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun sözlerini "ifade özgürlüğü" kapsamında değerlendiren Anayasa Mahkemesi, bu sözlerin "keyfi ve sebepsiz bir saldırı" değil, "devlet ve toplum hayatında ciddi etkileri olan dört bakanın yolsuzluk iddialarına ilişkin" olduğuna dikkati çekti.

DW'dan Alican Uludağ'ın haberine göre, Anayasa Mahkemesi, 17-25 Aralık 2013 tarihindeki rüşvet ve yolsuzluk iddialarının üzerinin "takipsizlik kararıyla" kapatılmasına karşı yapılan eleştiriler lehinde bir karara imza attı. İş insanı Rıza Sarraf, bürokratlar ve bakan çocuklarının da gözaltına alındığı 17-25 Aralık soruşturması, yargıya yapılan müdahale sonucunda hâkim ve savcıların değiştirilmesiyle takipsizlikle sonuçlanmıştı.

Yolsuzluk iddialarında adı geçen ve haklarında Meclis soruşturması açılan bakanlar Zafer Çağlayan, Muammer Güler, Erdoğan Bayraktar ve Egemen Bağış'ın Yüce Divan'a gönderilmesi talebi AKP'li vekillerin oylarıyla reddedilmişti.

AKP’Lİ VEKİLLER İÇİN ‘HIRSIZLARIN HAMİLERİ” DEMİŞTİ

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM Soruşturma Komisyonu'nun AKP'li dokuz üyesini, 6 Ocak 2015 tarihindeki grup toplantısında "hırsızların hamisi olmakla" suçlamıştı. Grup toplantısında dokuz milletvekilinin adını tek tek sayan Kılıçdaroğlu, "Bu milletvekilleri hırsızların hamiliğine soyunmuş milletvekilleridir arkadaşlar, herkes bunu böyle bilsin. (…) Siz kimsiniz ki bu kadar açıkça ortaya çıkmış yolsuzluk dosyalarını kapatıyorsunuz? Bu milletin vicdanı bunu kabul eder mi, hangi yüzle çocuklarınızın yüzlerine bakacaksınız siz" demişti. Kılıçdaroğlu, daha sonra yaptığı konuşmalarda da AKP'li vekillere yönelik "satılık insan"; "ahlaksız"; "vicdansız"; "imansız"; "onursuz"; "namussuz"; "şerefsiz" şeklinde ifadeler kullanmıştı.

Komisyon üyelerinden AKP Milletvekili Bilal Uçar, bunun üzerine Kılıçdaroğlu aleyhinde tazminat dava açtı. Ancak dava reddedildi. Uçar, bunun ardından AYM'ye bireysel başvuruda bulundu.

İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ DETAYI

Anayasa Mahkemesi, yaptığı değerlendirmede AKP'li Bilal Uçar'ın başvurusunu şeref ve itibarın korunması hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez buldu. Kararın gerekçesinde Kılıçdaroğlu'nun sözlerinin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek, "Zira davalının bir siyasetçi olarak yaptığı konuşmada yine siyasetçi olan başvurucu hakkında kullandığı ifadelerin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmemesini gerektiren herhangi bir toplumsal ihtiyacın mevcut olmadığı görülmektedir. Aksi yönde değerlendirme bir temel hak olan ifade özgürlüğünün özüne dokunmaktadır" denildi.

Kararda, şu değerlendirme yer aldı:

"Konuşmanın esas olarak kamuyu ilgilendiren güncel meseleler hakkında olduğu, davalının başvurucuya yönelik keyfi ve sebepsiz bir saldırıda bulunmaktan çok devlet ve toplum hayatında ciddi etkileri olan, o tarihten bu güne kadar siyasetin merkezi gündem konularından biri haline gelen dört bakanın yolsuzluk iddialarına ilişkin kendisinin ve temsil ettiği partililerinin düşüncelerini yansıtmaya çalıştığı değerlendirilmiştir. Kaldı ki başvurucu da o tarihlerde milletvekili olduğundan rahatlıkla davalıya cevap verme imkânına sahiptir. O hâlde, başvurucunun kendisine yönelik eleştirilere daha fazla hoşgörü göstermesi gerekir."

KAMUSAL TARTIŞMA VURGUSU

Kararda, ayrıca "Toplumun tamamını ilgilendiren ve kamusal bir tartışmaya katkı sunduğu konusunda şüphe bulunmayan konularda oluşan rahatsızlıkların yüksek sesle dillendirilmesinin ancak düşüncelerin herhangi bir engelle karşılaşmadan açıklanabildiği demokratik rejimlerde mümkün olduğu unutulmamalıdır" denildi. Bilal Uçar'ın, grup toplantısında Kılıçdaroğlu'nun yaptığı konuşmalarda kendisini sebepsiz yere hedef aldığını ve salt aşağılama amacı güttüğünü söyleyemeyeceği vurgulandı. Kararda, şu ifadeler yer aldı:

"Zira konuşma içerisinde sıklıkla yer alan 'hırsızların hamisi' şeklindeki ifade, bizzat başvurucunun hırsız olduğu anlamına gelmeyip yolsuzluk yaptığı iddia edilen eski bakanların Yüce Divana sevk edilmelerine olumsuz oy verdiği için, hırsız olduğu iddia edilen kişileri koruduğu imasını taşımaktadır."

17-25 ARALIK DOSYASI YENİDEN GÖRÜLEBİLİR Mİ?

Peki, kapatılan 17-25 Aralık soruşturmaları yeniden nasıl açılır? Yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasının yeniden başlatılması için dosyaya yeni delil sunulması şart. Bunun ardından ise sulh ceza hâkimliğinin, takipsizlik kararını kaldırması gerekiyor. Böylece savcılık, bu iddialara ilişkin sil baştan soruşturma yürütebilir.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/10/anayasa-mahkemesi-nden-kilicdaroglu-karari-hirsizlarin-hamileri-demisti-1101.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/10/anayasa-mahkemesi-nden-kilicdaroglu-karari-hirsizlarin-hamileri-demisti-1101.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/10/anayasa-mahkemesi-nden-kilicdaroglu-karari-hirsizlarin-hamileri-demisti-1101-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/10/anayasa-mahkemesi-nden-kilicdaroglu-karari-hirsizlarin-hamileri-demisti-1101.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/anayasa-mahkemesi-nden-kilicdaroglu-karari-hirsizlarin-hamileri-demisti/13569/</link>
			<pubDate>Fri, 14 Oct 2022 18:50:26 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Davutoğlu'ndan Berat Albayrak ve Rezza Zarrab bombası]]></title>
			<description><![CDATA[Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Oğuzhan Uğur'un Youtube'taki Mevzular Açık Mikrofon programına konuk oldu. Davutoğlu yolsuzluklar konusunda bomba açıklamalarda bulundu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, başbakanlığı döneminde yolsuzlukların köküne kadar gittiğini belirterek, "Sadece sivrisineklerle değil bataklığı kurutmak için şeffaflık yasası, ihale yasası, imar yasası dedim geldim" ifadelerini kullandı.

"BERAT ALBAYRAK'TAN BAŞLAYARAK HESABINI SORACAĞIM; HEPSİ ZİHNİMDE"

"Nerede oluyor o yolsuzluk?" diye soran Davutoğlu, "Vergi muafiyetlerinde... Bu vergi muafiyetini verenler hesaba çekilecekler." dedi. Bir örnek veren Davutoğlu, "Rusya ile Akkuyu anlaşması imzalandı. Başbakan olduğumda Rusya tarafı bir talepte bulundu. Vergi muafiyeti talebinde. Stratejik yatırımlara vergi muafiyeti tanındığı için... Rus tarafı Türkiye'den vergi talep etti. Önüme getirdiler. Enerji Bakanımızı çağırdım dedim ki; 'Bu formülü bana bir anlat bakalım'. Taner Yıldız Enerji Bakanı... '11.7 cente anlaştık' dedi. Peki dedim, 'bu formüle vergi muafiyetini koydunuz mu?', 'hayır efendim' dedi. O zaman gidin Ruslara söyleyin; vergi muafiyeti yaparız yalnız fiyatı gözden geçireceğiz. Fiyat 11 cent olmayacak artık. Çünkü geleceğe dönük yaklaşık 7 milyar dolarlık gelecek neslin parasını engelleyemeyiz. Gidin Ruslara; ‘vergi muafiyeti sağlayacaksak siz de fiyatı indireceksiniz.’ deyin. Ruslar o zaman yok dedi. Ne zaman verildi biliyor musunuz; ben başbakanlıktan ayrıldım, bir veya iki ay sonra Ruslara vergi muafiyeti verildi. Hazine açık bir şekilde zarara sokuldu. Bunun hesabını bir gün geldiğimde soracağım. Kim atmış bu imzayı? Berat Albayrak'tan başlayarak kimler varsa Hazine'den de... Hesabını soracağım hepsi zihnimde" ifadelerini kullandı.

Başka yolsuzluk ve usulsüzlük örnekleri de veren Davutoğlu, "Karayolları'nda bazı istimlaklar dolayısıyla Kuzey Marmara Yolu'nda bir gecede Karayolları Genel Müdürü'nü görevden aldım. Ama Cumhurbaşkanına başdanışman oldu sonra da Bakan oldu. Bakan olarak benim izin vermediğim şeye, Bakan olmadan önce Kuzey Marmara Otoyolu'nun konsorsiyumunun başkanı oldu. Ben görevden almışım, istimlakla ilgili yanlışlıklar dolayısıyla... Cumhurbaşkanı almış bunu başdanışman yapmış, sonra Danıştay'a üye, sonra ayrılmış konsorsiyumunun başına geçmiş, sonra da bakan olmuş. Bunlara neşter attığım için bu operasyon bana yapıldı. Sessiz kalsam zaten ayrılmazdım" dedi. Davutoğlu'nun anlattığı ismin Mehmet Cahit Turhan olduğu öğrenildi.

ERDOĞAN'IN REZZA ZARRAB'A NASIL SAHİP ÇIKTIĞINI ANLATTI

Davutoğlu konuşmasının devamında Rezza Zarrab olayını anlattı. Davutoğlu, "Reza Zarrab'ın bütün bakanlarla ilişkisi var, bana yaklaşamadı. Başbakan olduğumda Numan Kurtulmuş Reza Zarrab'a bir yerde ödül verdi. Ben Bakanla Kurulu'nda dedim ki; 'Bu adamla bir tekinizin resmini görmek istemiyorum. Bu adam ileride Türkiye'nin başına büyük bela açabilir'. O hafta sayın Erdoğan, 'Ne istiyorsunuz Ahmet bey bu adamdan, bu adam hayırsever' dedi. Kendisine de söyledim; bu adamı Türkiye'de yargılamalıyız. Eğer biz yargılamazsak Amerikalılar yargılar. Şimdi Türkiye'nin başında Demokles'in kılıcı gibi duruyor." dedi.

Davutoğlu açıklamasına şöyle devam etti:

 

 

Sezgin Baran Korkmaz... Herkes gidip oteline kalmış. Benim arkadaşlarım; Feridun Bilgin Ulaştırma Bakanı, Serkan Özcan Merkez Bankası'nda, BDDK'da görevli, İbrahim Turan Borsa İstanbul Başkanı, Tuncay Dinç Borsa İstanbul Başkanı, Selim Temurci İstanbul İl Başkanı, Selçuk Özdağ Genel Başkan Yardımcısı... Bu arkadaşlarla ilgili bu iktidarın elinde tek bir dosya olsa şimdiye kadar çıkarmazlar mı? Ben kurucular toplantısında şöyle dedim; arkadaşlar Tarık Bin Ziyad gibi çıkacağız. Gemilerinizi yakacaksınız, bagajı olan gelmesin.

 

“YOLSUZLUĞA BULAŞMIŞ KADROLARIN TÜMÜ TEMİZLENECEK”

"Sabah görevi alalım bir hafta içinde yolsuzluğa bulaşmış kadroların tümü temizlenecek." diyen Davutoğlu kendisinden 5'li çetenin ve Pelikan çetesinin rahatsız olduğunu, Başbakanken bir müteahhidin şunları söylediğini aktardı:


“Davutoğlu geldi, Ulaştırma Bakanlığı'ndaki bütün yolsuzluklar durdu. “


"Yolsuzluklar nasıl durdu?" sorusuna Davutoğlu, "Ulaştırma Bakanını, müsteşarını çağırdım, buradaki bütün çarkları durduracaksınız. Tek bir rüşvet duymayacağım. Bir müteahhit şöyle demiş, 'Sayın Davutoğlu geldiğinde rüşvet kapıları kapandı ama kendisi ile bir müzakere edemiyoruz'. Ben de milletvekiline dedim ki; benim görevim müteahhit ile müzakere etmek değil. İhaleye girecek en kaliteli işi; en ucuz fiyata yapacak ve işi alacak. Hiçbir müteahhit benim dönemimde Başbakanlık kapısından içeri giremedi. Bir önemli kamu görevlisini gece yarısı görevden aldım. Bulunduğu yere bütün akrabalarını atadığı için...".

Davutoğlu yolsuzluk ve rüşvetlerin akrabalar üzerinde yürüdüğünü söyledi.

Davutoğlu şöyle devam etti:


Bizde düzelmede yukarından başlar bozulma da yukarıdan başlar. Yukarında bir Cumhurbaşkanı damadını Hazine Bakanı yapar ise alta doğru herkes etrafını toplar.

]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/10/davutoglu-ndan-berat-albayrak-ve-rezza-zarrab-bombasi-288.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/10/davutoglu-ndan-berat-albayrak-ve-rezza-zarrab-bombasi-288.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/10/davutoglu-ndan-berat-albayrak-ve-rezza-zarrab-bombasi-288-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/10/davutoglu-ndan-berat-albayrak-ve-rezza-zarrab-bombasi-288.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/davutoglu-ndan-berat-albayrak-ve-rezza-zarrab-bombasi/13517/</link>
			<pubDate>Fri, 07 Oct 2022 11:30:21 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[İYİP’in ipiyle kuyuya inilir mi?]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Bu hafta eyvallahsız bir yazı yazdım. Üzgünüm ama ülkem uçuruma sürüklenirken bu şımarıklığa daha fazla tahammül edemeyeceğim.

Türkiye tarihinin belki de en kritik seçimi için geri sayım başladı. Yeniden cumhuriyet mi, yoksa saltanat ve halifelik mi? Kaderin cilvesine bakın, cumhuriyetin ilan edilişinin 100. yılında yapılan seçimde, 623 yıl tebaa olmuş bir halkın 100 yıllık cumhuriyet tecrübesinin ardından cumhuriyeti tercih edip etmediğinin sağlamasını yapacağız.

 

Ancak bununla birlikte her birimizin ayrı ayrı derecelerde hissettiği üzere ekonomik kriz, ülke kaynaklarının talanı, hukuk ve eğitimdeki çürümüşlük dayanılamaz bir hal aldı. Buna rağmen Cumhur İttifakı’nın inşa ettiği saray rejiminin karşısında yeniden cumhuriyet kodlarına dönmek için kurulan Altılı Masa bu günlerde seçim gündeminin dahi önüne geçen bir konu ile mücadele ediyor. 

“Çok sessizler, acaba güçlü bir aday çıkarabilecekler mi, neden doğru düzgün bir politika geliştirip artık halka anlatmaya başlamıyorlar, muhalif seçmenin dahi ilgisini çekemiyorlar” diye eleştirdiğimiz Altılı Masa’dan sadece muhalif seçmenin değil herkesin dikkatini çekecek açıklamalar gelmeye başladı. Her ay yayınladıkları sıkıcı bildirileriyle dikkatimizi çekmeyi başaramayan Altılı Masa üyeleri, Gürsel Tekin’in “HDP’ye bakanlık verilebilir” açıklamasının ardından düşmeleri en muhtemel tuzağa düştü ve HDP ile ilgili fikir ayrılıkları gerilime dönüştü. Haliyle hükümeti, muhalefeti, vatandaşı, medyası, herkesin gözü üzerlerinde. Hükümetin büyük bir keyifle locadan izlediği tartışma, başından beri eleştirildikleri “Masada neden HDP yok?” sorusu etrafında şekilleniyor. Ali Babacan’ın HDP sorusuna verdiği cevabın bir benzerini Kemal Kılıçdaroğlu kendi seçmenine veriyor: “Masanın altında yok, üstünde yok, duvarda yok, tavanda yok. Masamızda HDP yok. Gizli de yok, açık da yok.” 



Keşke gözünüzün önünde görebileceğiniz bir yerde olsaydı da bu kadar aramasaydınız. 

Ancak masada olmadığını ifade etmesine rağmen Kemal Kılıçdaroğlu da partisinden farklı isimler de HDP ile temasta bir beis görmüyor. Altılı Masa’nın en önemli iki ayağı CHP ve İYİ Parti arasında tırmanan gerilim tüm muhalif seçmeni etkisi altına aldı. Hepimizin geleceğini etkileyecek olan seçim için farklılıklarına rağmen bir araya gelmiş olan Altılı Masa’nın başından beri sallanan bir ayağı var: İYİ Parti. 

Özellikle son dönemde cumhurbaşkanı adayı kim olmalı, HDP ile ilişkiler, ekonomi politikaları ile ilgili çıkışları, Mansur Yavaş isminin sürekli zarf içinde masada tutulması ile masanın dengesini bozacak çıkışlar yapıyorlar. Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın “Adayımız Mansur Yavaş’tır” çıkışından sonra aynı soydan gelen İYİ Parti de İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu üzerinden Mansur Yavaş adını sesli bir şekilde dile getirdi. “Acaba İYİ Parti ve Özdağ’ın göbek bağı başından beri hiç kesilmemiş miydi?” diye kafamda mini komplo teorileri kurarken bir yandan da hükümet kanallarından masanın adayı olması için Mansur Yavaş adının geçirildiğini aklıma getiriyorum ve bu farklı bileşenleri Mansur Yavaş ismi etrafında birleştiren nedir diye düşünüyorum ama işin içinden çıkamıyorum. 

Agatha Christie romanları gibi bir şey. Bu sefer ortada bir cinayet değil, kahraman yapılmak istenen bir adam var. Katiller değil, sempatizanlar var. Üstelik rakip gibi görünen hükümet, İYİ Parti ve Zafer Partisi aynı şey için mücadele ediyor. Neydi düşman kardeşleri bir isimde birleştiren şey? Hayli ilginç bir denklem. Belki de denklemi kurarken bir hata yapıyoruzdur. Parantezleri yanlış yerlere koyuyoruzdur mesela. Belki de “Aynılar aynı yerde” demek için daha dikkatli bakılmalı kümenin elemanlarına.

Ben bu kafa karışıklığı ile denklemi ve amaçlarını anlamaya çalışırken Ruşen Çakır, Medyascope Youtube kanalında izleyicilerle ortak yaptığı “Bitmeyen tartışma: Muhalefetin adayı kim olacak?” yayınının [22:32]-[23:08] saniyeleri arasında bir şey söyledi. Mansur Yavaş cumhurbaşkanı seçilirse MHP kökenli devri sabıkların bir kısmının görevlerinde kalabileceğini belirtti. O anda kafamda lambalar yandı. MHP’den daha milliyetçi olan AKP, güçten düşen ama iktidardan düşmeyen MHP, önce MHP’de sonra İYİ Parti’de barınamayan Ümit Özdağ ve İYİ Parti. Hepsi tek bir şey için savaşıyorlar. Milliyetçiler olarak iktidarda olmak, iktidarda kalmak. Devleti milliyetçi muhafazakârlar haricinde kimseye teslim etmemek. Bu basit şeyi göremememin tek sebebi Mansur Yavaş, Ekrem İmamoğlu ya da Kemal Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanı olarak hangisi gelirse gelsin eskiyi temizleyecek, yeni kadrolar gelecek diye saf saf düşünmemdi. Hâlbuki Önder Algedik’in Twitter ’da hepimize duyurduğu üzere Yavaş, Ankara’da Melih Gökçek’in yarım kalan ODTÜ ormanının içinden geçecek otoban projesini tamamlıyordu. Üstelik, hiçbir siyasi söylemde bulunmayarak antipati yaratabilecek milliyetçi cümlelerini kendisine saklıyordu. 

MHP, Cumhur İttifakı içerisinde AKP’ye her ne yaptıysa, İYİ Parti şuan Altılı Masa’da CHP’ye ve masaya aynı şeyi yapıyor. Boyuna ve oyuna bakmadan bağırıyor, çağırıyor, tehdit ediyor ve kabadayılıkla yaygara kopararak alacağını almaya çalışıyor. Üstelik bunu kendilerinden daha fazla oy potansiyeli olan HDP’yi düşmanlaştırarak yapıyorlar. Üstelik bunu ülke yangın yerine dönüşmüşken, alacakları bir şey kalmamışken yapıyorlar. Üstelik bunu kemik bir oy potansiyelleri henüz yokken, AKP’den MHP’den kopan yüzergezer oylara güvenerek yapıyorlar. Ufka bakın!! Gerçekten bu kadar kısa vadeli kar hesaplamaları yapıyorsanız neden Erdoğan sizi hükümet ortağı olmaya davet ettiğinde gitmediniz? Erdoğan, Akşener’i Cumhur İttifakı’na davet ettiğinde şöyle düşünmüştüm. Erdoğan kan kokusunu aldı. Onların da kendisi ile aynı olduğunu halka göstermek için Akşener’i kendi masasına davet etti. O davetten sonra Akşener ister gitsin, ister gitmesin, halkın gözünde cumhurla aynı parti olarak işaretlenmiş oldu. Kendisinden daha temizini arayan seçmen için de şimdilik nereye gideceğini göstermiş oldu Erdoğan. İYİ Parti ise söylemleriyle bu zannı yıkmak için hiçbir şey yapmıyor. Hafta içinde Yavuz Ağıralioğlu’nun “HDP ile yan yana gelmemiz mümkün değil” açıklamasının ardından Meral Akşener, Ağıralioğlu’nun açıklamasına benzer şeyler söyledi. Meral Hanım da aynı söylemi tekrar edince HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş’tan enfes bir açıklama geldi. 

“Kötü milliyetçilerin yerine İYİ milliyetçilerin gelmesini istemiyoruz”

Kürt meselesi çözümünü tıpkı hükümet gibi bomba yağdırıp, seçilmiş belediye başkanlarının yerine kayyumlar atayıp, milletvekillerini tutuklatıp, halkını adalet sarayları önünde adalet nöbeti tutturacak şekilde çözmekse siyasetiniz, ne siz bekleyin, ne bizi oyalayın, derhal gidip AKP’ye üye kaydınızı yaptırın. Ya da Cumhur İttifakı’na geçin. Oturduğunuz masaya Millet İttifakı adını verdiniz ya. İşte o masada Kürtler’in de olması gerekiyor ki masa milleti ifade etsin. Cumhur İttifakı’nda ağzınızda sakil duran muhafazakâr cümlelerin de, milliyetçi söylemin de alası yapılıyor zaten. 

İYİ Parti’nin tek derdi musluğun başına geçmekse keşke ittifakla, her ay toplantı yapmakla uğraşmasaydı da daveti kabul etseydi. Ben yepyeni bir Türkiye hayali kurarken 2023 model bir AKP görmek istemiyorum karşımda. 

HDP diye bir parti var, ve evet HDP içinde PKK yanlısı söylemi olan vekiller var. Ancak sizin partilerinizde de sizin politikalarınızı aşan, sizden daha sert söyleme sahip vekilleriniz, üyeleriniz var. Terör sorununu da, Kürt meselesini de görmezden gelerek, masaya oturtmayarak çözemeyeceksiniz. 

Madem gezilerinizde Cumhur İttifakı seçmeni tarafından HDP ile masaya oturmakla suçlanıyorsunuz, neden birlikte resim verip nasıl durduğuna bakmıyorsunuz? 

Belki o zaman kararsızlar çıkar aydınlığa, kendinizi daha İYİ hissedersiniz. Süleyman Soylu bile Kürt gençlerle bir araya gelip def çalan kızlara İbrahim Tatlıses gibi elini sallayarak beceriksizce tempo tutuyor, sizi bu kadar korkutan nedir, “Barışacağız” demekten?

Kemal Kılıçdaroğlu “Helalleşme” söylemi ile sizin elinize harika bir kapı açtı. Helalleşme başlığı ile neden görüşemiyor, “Sorunları seçimden sonra konuşup çözeceğiz ama şimdi hep birlikte hareket edip seçimi kazanmalıyız” diyemiyorsunuz?

Ufuksuzluğunuz gözlerimi yaşarttı. Bu ülke bu kadar ucuza gitmemeliydi. Cumhuriyet kurulmadan önce Kurtuluş Savaşı’nda nasıl Kürdü, Türkü, Lazı, Çerkezi birlikte savaştıysa, cumhuriyet kurtarılırken de birlikte savaşmalıyız. HDP’li bakan da olur, Meclis başkanı da. Madem millet seçmiştir, daha Meclis’e girmeden milleti bölemez, milletin seçtiği vekile “Siz bizden daha az vekilsiniz” diyemezsiniz. Milletin bir kısmı için “Onlar bizim milletimizden değil” diyemezsiniz.

Kafamda türlü varyasyonlar türüyor. 

İYİ Parti hükümetle anlaşıyor, Erdoğan çıkıp halkından özür dileyip İYİ Parti ile güçlerini birleştirip her şeyi düzelteceğini söylüyor.

“Bilge Yılmaz ekonomi direksiyonuna geçecek” diyor. “Birlikte yeni politikalar geliştireceğiz” diyor. MHP arka kapıdan gönderiliyor, belki de tutuluyor hiçbir önemi yok. Ve dağılmış bir masa ile İYİP kötü bir evlilik yaparak iktidara yürüyor. Olmaz mı? Olur. Ama cicim ayları ya üç ay sürer ya beş ay.

Sonra bir önceki yazımda da bahsettiğim kısa filmdeki gibi >> Next Floor. Başka bir varyasyon: “Madem millet Mansur Yavaş diyor o halde onu aday gösterelim seçimi bir şekilde alırız”. Türkler’in en büyük hatası uzun vadeli plan yapmamak. Köklerimiz Yörük olabilir ama kervan yolda düzülmez. 

Kemal Kılıçdaroğlu genel başkan olduğu günden beri ilmek ilmek bir hayali dokuyor. 

Cin fikirlerle, bir anda gaza gelmelerle hareket edecekseniz varın gidin şimdiden. Bizim kazanacak bir savaşımız var.

İYİ Parti iyi düşünmeli. Söylemleriyle Cumhur İttifakı’nın sağ avucunu mu kaşındıracak, yoksa Kemal Kılıçdaroğlu’nun söylemlerine destek olup daha tahammüllü, daha kontrollü ve kapsayıcı hareket ederek yeni Türkiye’de söz sahibi mi olacak?

Şu saatten sonra bir yandan kurumuş, mantarlamış dalları budayarak CHP’yi dönüştüren, bir yandan “Şahsım rejimi”nin yıkımını takip ederek rejim ile mücadele etmeye çalışan, Altılı Masa’yı kurarak birlikten güç almaya çalışan Kemal Kılıçdaroğlu haricinde adı geçen hiçbir cumhurbaşkanı adayına güvenmiyorum. 

 

 

 

https://medyascope.tv/2022/09/10/elif-gokce-aras-yazdi-iyipin-ipiyle-kuyuya-inilir-mi/
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/09/iyip-in-ipiyle-kuyuya-inilir-mi-4640.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/09/iyip-in-ipiyle-kuyuya-inilir-mi-4640.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/09/iyip-in-ipiyle-kuyuya-inilir-mi-4640-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/09/iyip-in-ipiyle-kuyuya-inilir-mi-4640.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/iyip-in-ipiyle-kuyuya-inilir-mi/13355/</link>
			<pubDate>Sat, 10 Sep 2022 10:44:03 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[CHP'de görev değişimi]]></title>
			<description><![CDATA[CHP’de görev değişimi gündeme geldi. Genel Sekreter Selin Sayek Böke Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı’na getirilecek. Ankara Milletvekili Tekin Bingöl’ün de Böke’den boşalan Genel Sekreterlik görevine getirilmesi bekleniyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[www.gelecekgundem.com'un CHP Kulislerinden edindiği  bilgiler göre , Böke ilk ısınma turunu Alman heyeti ile görüşerek yaptı. Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock'un CHP'yi ziyaretinde yer aldı. Örgütlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevini geçmiş dönemde yürüten Ankara Milletvekili Tekin Bingöl'ün de yeniden genel merkeze döneceği belirtiliyor. Bingöl'ün Böke'den boşalan Genel Sekreterlik görevine getirilmesi bekleniyor.

Bu arada Kılıçdaroğlu'nun Koordinatör Başdanışmanı Erdoğan Toprak'ın görev alanının genişletilerek, iş dünyasında da sorumlu olacağı kaydedildi.

CHP'de bir kritik atama da İstanbul İl Başkanlığı'nda yaşanacak. Hakkındaki siyasi yasak kararının ardından “Gönüllerin başkanı” ilan edilen Canan Kaftancıoğlu'nun yerine atama yapılacak.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/08/chp-de-gorev-degisimi-3652.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/08/chp-de-gorev-degisimi-3652.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/08/chp-de-gorev-degisimi-3652-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/08/chp-de-gorev-degisimi-3652.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/chp-de-gorev-degisimi/13147/</link>
			<pubDate>Mon, 01 Aug 2022 08:50:13 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Memleket Partisi'nde olağanüstü kurultay: 'Birileri bizi sattı, o yüzden buradayız']]></title>
			<description><![CDATA[Memleket Partisi, altı üst düzey ismin istifasının ardından parti meclisini yenilemek üzere 1. Olağanüstü Kurultay’a gitti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Memleket Partisi, yönetimdeki istifa dalgasının ardından ilk olağanüstü kurultayını Ankara’da bulunan bir otelde gerçekleştirdi. Muharrem İnce liderliğinde 13 ay önce kurulan partide, geçtiğimiz günlerde yaşanan üst düzey istifalar nedeniyle 60 kişiden oluşan parti meclisi 43 kişiye düşmüş, İnce yaşanan istifaları ‘kuruluş sancısı’ olarak değerlendirerek olağanüstü kurultaya gideceklerini açıklamıştı.

Parti meclisini yenilemek üzere bugün toplanan olağanüstü kurultaya, eşi Ülkü İnce birlikte katılan Muharrem İnce, partililerin oluşturduğu koridordan "Gençlerin umudu" sloganlarıyla geçerek kurultayın yapılacağı salona giriş yaptı. Kurultay’ın yapıldığı salona girişte son dönemde artan korona virüsü vakaları nedeniyle maske dağıtıldı ve salonda sık sık maske takılması yönünde anons yapıldı.

EN GENÇ ÜYEYE MAVİ KRAVAT HEDİYESİ

 

Memleket Partisi’nin 1. Olağanüstü Kurultayı’nda, Divan Başkanlığı’na İzmir il Başkanı Cüneyt Oğuz seçildi. Konuşmasını yapmak üzere kürsüye gelen Muharrem İnce, partide yer alan en genç üyeye mavi renkteki kravatını hediye etti.

'NEDEN SATTIKLARINI ZAMAN GÖSTERECEK'

İnce, kurultayı ‘olağanüstü’ yapmalarının nedenini, “Dağ başını duman almış dedik, beraber yola çıktık. Birileri bizi sattı, o yüzden buradayız. Neden sattıklarını zaman gösterecek. Ben sizinle sonsuza kadar yürümek için buradayım. Bu ülkenin kaderini değiştireceğiz” sözleriyle açıkladı.



‘MİLLETE ‘SÜRTÜK’ DİYORSUN, SEN DE 3-5 MİLYON İÇİN KATAR’IN KAPISINDA SÜRTÜYORSUN’

Türkiye’deki ekonomik tablonun giderek kötüye gittiğine dikkat çeken Muharrem İnce, bu durumun sorumlusu olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ı göstererek şöyle konuştu:

“Ekonomist olmaya gerek yok. Erdoğan bu ülkeyi batırdı. Ülkede zengin bir azınlık, yoksul bir çoğunluk var. Bunun tek sorumlusu Erdoğan’dır. Erdoğan’ın iş bilmezliği, Erdoğan’ın inadıdır. Memleketin hali içler acısı. Umudumuz Katar, umudumuz Suudi Arabistan. Millete ‘sürtük’ diyor. Erdoğan, millete sürtük diyorsun, 3-5 milyar dolar için Katar'ın kapısında sürtüyorsun. Kimmiş sürtük?"

‘TÜM SEKTÖRLER KÜÇÜLÜRKEN BANKACILIK SEKTÖRÜ REKOR SEVİYEDE BÜYÜDÜ’

Muharrem İnce, bütün sektörler küçülürken bankacılık sektörünün rekor seviyede büyüdüğünün de altını çizerek, “2021’in ilk beş ayı ile 2022 yılının ilk beş ayı kıyaslandığında bankacılık sektörü yüzde 434 büyümüş. Gelmiş geçmişin en büyük faizcisi Erdoğan’dır” dedi.

‘BAHÇELİ’YE GİTTİĞİMİ ELEŞTİRENLER KILIÇDAROĞLU’NUN NEDEN RANDEVU VERMEDİĞİNİ DE ELEŞTİRSİN’

Türkiye’de tarımın hiçbir zaman stratejik bir ürün olarak görülmediğini ifade eden İnce, “En büyük yanlışları ‘paramız var. Dışardan alırız’ yanılgısı oldu. Pandemi var, doğal afet var. Paran olsa da anlamayabilirsin. Mesela 10 yıl içinde su problemimiz var. Memleket Partisi’nin gıda güvenliği, tarım ile ilgili hazırladığı bir raporu var. Tüm partilerden randevu talep ettik. Pek çok siyasi parti genel başkanı randevu verdi. Bir sürü gereksiz adam ‘Bahçeli’ye neden gittin” diye eleştirdi. Sen Bahçeli’ye gittiğimi eleştireceğine Kılıçdaroğlu ile Akşener’in neden randevu vermediğini eleştirsene” ifadelerine yer verdi.

‘ALTILI MASADA BİRİ BİR ŞEY SÖYLÜYOR ÖBÜRÜ BAŞKA BİR ŞEY’

AK Parti’nin ve Erdoğan’ın 20 yılda ülkeyi batırdığına vurgu yaparak, altılı masanın da bu noktada çözüm üretemeyeceğine dikkat çeken Muharrem İnce, şöyle konuştu:

"İstanbul Sözleşmesi ile ilgili Kılıçdaroğlu başla bir şey söylüyor, Temel Karamollaoğlu başka bir şey söylüyor. Ali Babacan 'Ergenekon’u yeniden açacağız' diyor. Kılıçdaroğlu ertesi günlerde Ali Tatar’ın eşi Nilüfer Tatar’ı ziyaret ediyor. Ergenekon açılacak mı, açılmayacak mı? Birisi ekonomide kamulaştırma diyor, diğeri başka bir şey söylüyor. Mesela, eğitimde ne yapacaklarını bilmiyorlar. CHP, Libya tezkeresine 'hayır' dedi, İYİ Parti ise 'evet' dedi. Bu tezkere seneye de olacak. Ne yapacaklar? Hükümet düşer hükümet. Türkiye’de kafası en net parti Memleket Partisi'dir. Eğitimleri tarikatlara cemaatlere asla bırakmayacağız.”

‘BİZE OPERAYON ÇEKMEK İSTEDİLER AMA ÖRGÜTLER DİMDİK AYAKTA’

Konuşmasını "Bize operasyon çekmek istediler" sözleri ile tamamlayan İnce, “Bir yanda Cumhur İttifakı, diğer tarafta Millet İttifakı. Biz 'üçüncü yoluz deyince Muharrem İnce çıkıntılık yapar bunun partisini çökertelim. Birilerine sözler verelim' dediler, operasyon çektiler. Ama Allah’a şükür örgütler dimdik ayakta” dedi.



MEMLEKET PARTİSİ TÜZÜK DEĞİŞİKLİĞİNE GİTTİ

Kurulduğu günden bu yana katılımlar kadar, parti kuruluşunda yer alıp son dönemde art arda yaşadığı istifalar ile de gündem olan Memleket Partisi kurultayında tüzük değişikliğine gidildi.

Parti kuruluşu sırasında ‘en çağdaş ve en demokratik’ tüzüğün Memleket Partisi’ne ait olduğuna ve parti içi demokrasiye vurgu yapan Muharrem İnce, “Genel Başkan sultanlığına son verdik” ifadelerine yer vermişti.

OLAĞANÜSTÜ KURULTAYLARDA ‘BLOK LİSTE’ UYGULANACAK

Memleket Partisi’nin 1. Olağan Kurultayı'nın üzerinden bir yıl geçmeden tüzüğün 22 maddesinde değişikliğe gidildi. Tüzük Komisyonu tarafından yapılan çalışma kapsamında, başta Muharrem İnce olmak üzere parti yönetiminin ve genel merkezin müdahalesi olmadan belirlenmesi için önseçim ve kurultayda esas alınan çarşaf liste uygulamasında değişiklik yapıldı.

Buna göre sadece olağanüstü kurultaylarda geçerli olmak üzere çarşaf liste uygulamasına son verildi. Partide, olağanüstü kurultaylarda parti meclisi listesi blok liste yöntemiyle yapılacak.

GENEL BAŞKAN VEKİLLİĞİNE SON VERİLDİ

Kurultayda, parti tüzüğünün 29. maddesinde yer alan ‘genel başkanvekilliği’ ibaresine de son verildi. Kabul edilen önerge doğrultusunda artık Memleket Partisi’nde ‘genel başkanvekili’ bulunmayacak. Böylece, genel başkanın yokluğunda merkez yönetim kurulu toplantılarına genel başkanvekili değil, genel başkan tarafından belirlenecek merkez yönetim kurulu üyesi vekalet edecek.

TÜZÜK GERİLİMİ: 'ŞOV YAPMA SALONU TERK ET'

Kurultayda yapılan tüzük değişikliği sırasında bir üye kararlara itiraz ederek, konuşma talebinde bulundu. Divan başkanlığı tarafından talebine olumsuz yanıt alan üye, “Beni neden çağırıyorsunuz o zaman. Parmağı indir kaldır diye mi?” sözleriyle tepki gösterdi. Divan Başkanı Cüneyt Oğuz, üyeye “Şov yapma” diyerek salonu terk etmesini istedi. Bunun üzerine üye salondan çıkartıldı.

‘BLOK LİSTELERDE ATANMIŞ LİSTE RUHU VARDIR’

Tüzük değişikliğinin kabul edilmesinin ardından söz alan bir parti üyesi de yaptığı konuşmada ‘blok liste’ kararını eleştirdi, “Olağanüstü durumlar hiçbir zaman bitmez. Eleştirdiğimiz partiler gibi olmayalım. Blok listelerde atanmış liste ruhu vardır” dedi. Parti üyesinin aleyhte yaptığı konuşma sırasında araya giren Divan Başkanı Oğuz, tüzük değişikliğinin sebebini Muharrem İnce’nin ‘satıldık’ ifadeleri üzerinden açıkladı. 

BLOK LİSTEYLE SEÇİME GEÇİLDİ

Kurultayda 60 kişilik Parti Meclisi (PM) üye seçimine geçildi. Memleket Partisi lideri İnce’nin hazırladığı tek blok listeyle gidilen seçimde delegeler yeni parti meclisini belirleyecek.


]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/07/memleket-partisi-nde-olaganustu-kurultay-birileri-bizi-satti-o-yuzden-buradayiz-2342.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/07/memleket-partisi-nde-olaganustu-kurultay-birileri-bizi-satti-o-yuzden-buradayiz-2342.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/07/memleket-partisi-nde-olaganustu-kurultay-birileri-bizi-satti-o-yuzden-buradayiz-2342-t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/07/memleket-partisi-nde-olaganustu-kurultay-birileri-bizi-satti-o-yuzden-buradayiz-2342.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/memleket-partisi-nde-olaganustu-kurultay-birileri-bizi-satti-o-yuzden-buradayiz/13111/</link>
			<pubDate>Sat, 23 Jul 2022 22:45:55 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Seçimin ikinci tura kalması halinde Kılıçdaroğlu Doğu ve Güneydoğu’da büyük fark atıyor]]></title>
			<description><![CDATA[BUPAR, HDP’nin birinci parti olduğu 5 ilde cumhurbaşkanlığı anketi yaptı. Sonuç: Seçimin ikinci tura kalması halinde CHP lideri Kılıçdaroğlu büyük fark atıyor.

 ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[BUPAR Araştırma Şirketi, son seçimde HDP’nin birinci parti olduğu Ağrı, Diyarbakır, Mardin, Muş ve Van’da anket çalışması yaptı. Araştırmada, 15 Mayıs-15 Haziran tarihlerinde 2 bin 532 kişiyle yüzyüze görüşüldü.

“Bölgede milletvekili seçimi yapılsa ilinizde hangi partiler oylarını artırır?” sorusu yöneltildi. 

 

Cumhuriyet’ten Sena Tufan’ın haberine göre, ankete katılanların yüzde 76.6’sı bu soruya “CHP” yanıtını verdi. 

 

CHP’yi sırasıyla yüzde 56.8 ile DEVA Partisi, yüzde 54.6 ile İYİ Parti takip etti.

 

Milletvekili seçimlerinde Cumhur İttifakı’nın çoğunluğu sağlayamayacağını düşünenlerin oranı ise yüzde 74.2 oldu.

2018 milletvekili seçim sonuçlarına göre CHP, Ağrı’da yüzde 2.4, Diyarbakır’da yüzde 2, Mardin’de yüzde 2.8, Muş’ta 2.2, Van’da 2.1 oy almıştı.


AK Parti’nin aynı illerde sırasıyla oy oranı yüzde 27.8, yüzde 20.3, yüzde 29.5, yüzde 31.5, ve yüzde 30.8 olmuştu.

 

Ankette, cumhurbaşkanı seçimine ilişkin “Recep Tayyip Erdoğan ve Kemal Kılıçdaroğlu ikinci turda yarışırsa kime oy verirsiniz?” sorusu da yöneltildi. 

Katılımcıların yüzde 75.5’i Kılıçdaroğlu derken, yüzde 15.7 Erdoğan yanıtını verdi. 

Yüzde 8.8 ise “Fikrim yok, sandığa gitmem” dedi.

 

 

“Sizce ülke ekonomik olarak iyi yönetilmekte midir” sorusuna, yüzde 89.5 “Hayır” yanıtını verirken, yüzde 4.9 “Evet”, yüzde 5.6 “Fikrim yok” dedi.

Anket sonuçlarını yorumlayan BUPAR Araştırma Başkanı Erdal Akaltun, “AKP ve Recep Tayyip Erdoğan bölgede var olan yüzde 30 oyunun yaklaşık yüzde 40’ını kaybediyor demektir. CHP bölgede hem oylarını artırmaktadır hem de Kılıçdaroğlu cumhurbaşkanlığı seçiminde HDP oylarının çok büyük çoğunluğunu alıyor demektir” ifadesini kullandı.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/06/secimin-ikinci-tura-kalmasi-halinde-kilicdaroglu-dogu-ve-guneydogu-da-buyuk-fark-atiyor-8124.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/06/secimin-ikinci-tura-kalmasi-halinde-kilicdaroglu-dogu-ve-guneydogu-da-buyuk-fark-atiyor-8124.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/06/secimin-ikinci-tura-kalmasi-halinde-kilicdaroglu-dogu-ve-guneydogu-da-buyuk-fark-atiyor-8124-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/06/secimin-ikinci-tura-kalmasi-halinde-kilicdaroglu-dogu-ve-guneydogu-da-buyuk-fark-atiyor-8124.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/secimin-ikinci-tura-kalmasi-halinde-kilicdaroglu-dogu-ve-guneydogu-da-buyuk-fark-atiyor/12974/</link>
			<pubDate>Sun, 26 Jun 2022 15:19:50 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[ Faik Öztrak'tan Kaftancıoğlu'na 'Sen sus' mesajı: Partimizin görüşlerini biz açıklarız]]></title>
			<description><![CDATA[İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu'nun "Sığınmacıların tamamını gönderemeyiz, kalanlar entegre edilecek" sözlerine CHP Sözcüsü Faik Öztrak, "Partimizin görüşlerini Genel Başkanımız, Parti Sözcüsü ve Grup Başkanvekilleri açıklar" şeklinde yanıt verdi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, Twitter'da katıldığı bir sohbet odasında sığınmacılarla ilgili "Tamamını gönderemeyiz, kalanlar entegre edilecek" dedi.

Canan Kaftancıoğlu'nun sözlerine İzmir'in Çeşme ilçesinde basın toplantısı düzenleyen CHP Sözcüsü Faik Öztrak'tan yanıt verdi.

Öztrak, “Partimizin görüşlerini Genel Başkanımız, Parti Sözcüsü ve Grup Başkanvekilleri açıklar. Suriyelileri geri gönderme konusunda başlangıçtan beri tavrımız nettir. En geç iki yıl içerisinde ülkelerine gönderilmeleri, aziz milletimize taahhüdümüzdür" dedi.

NE OLMUŞTU

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, dün Twitter'da Atilla Taş'ın başlattığı bir sohbet odasına katıldı.

Katıldığı sohbet odasında Suriyelilerin ülkelerine gönderilmesine ilişkin değerlendirmelede bulunan Kaftancıoğlu, evrensel hukuk kurallarına göre bunun mümkün olmadığını söyledi.

Kaftancıoğlu, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun, "İktidara geldiğimizde bütün Suriyelileri göndereceğiz." sözlerini hatırlatarak, bunun hiçbir gerçekliği olmadığına dikkat çekti. Kaftancıoğlu, "Hani bu şey gibi, "İktidara geldiğimizde bütün Suriyelileri göndereceğiz" söylemek çok kolay. Senin içinin yağlarını da eritebilir. Ama bunun bir gerçekliği yok" dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/05/faik-oztrak-tan-kaftancioglu-na-sen-sus-mesaji-partimizin-goruslerini-biz-aciklariz-4133.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/05/faik-oztrak-tan-kaftancioglu-na-sen-sus-mesaji-partimizin-goruslerini-biz-aciklariz-4133.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/05/faik-oztrak-tan-kaftancioglu-na-sen-sus-mesaji-partimizin-goruslerini-biz-aciklariz-4133-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/05/faik-oztrak-tan-kaftancioglu-na-sen-sus-mesaji-partimizin-goruslerini-biz-aciklariz-4133.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/faik-oztrak-tan-kaftancioglu-na-sen-sus-mesaji-partimizin-goruslerini-biz-aciklariz/12665/</link>
			<pubDate>Fri, 06 May 2022 20:11:07 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Erdoğan'ın eski sağ kolu Turhan Çömez Babacan'ın son hamlesini deşifre etti]]></title>
			<description><![CDATA[DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan'ın önümüzdeki seçimlere kendi logolarıyla girme kararını aldığını açıklamasından ardından siyasetin kulisleri bir anda hareketlendi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eski doktoru Turhan Çömez'in konuyla ilgili paylaşımı dikkat çekti]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada "Demokrasi ve Atılım Partisi, önümüzdeki seçimlere kendi adıyla, kendi şanıyla, kendi logosuyla girme kararını almıştır. Ülkemiz için, demokrasimiz için hayırlı olsun" ifadelerini kullandı.

BABACAN: MUTABAKAT SAĞLANAMAZSA DİĞER TERCİHLERE BAKILIR
Haftalık değerlendirme toplantısında açıklamalarını sürdüren Babacan, partisinin seçim kararına şöyle açıklık getirdi:
“Mutabık kaldığımız alanlarda, altılı masaya her türlü katkıyı vermeye devam edeceğiz. O masada oturan bütün partilerle, işbirliği yaptığımız alanları genişletmek konusunda güçlü bir iradeye sahibiz.
Kin ve intikam zehriyle alınan kararların adaletsizlikten başka hiçbir şey getirmediğini tarih boyunca deneyimledik, deneyimliyoruz. Türkiye’yi ‘rövanşların ülkesi’ yapmayacağız.
6'lı masa ile ilgili bugüne kadar verdiğimiz bütün sözlerin arkasındayız. Ortak çalışma alanları olarak belirlediğimiz alanlarda yoğun bir şekilde katkı vermeye devam edeceğiz. Masadaki siyasi partilerle işbirliği alanlarını geliştirmek konusunda tam bir irademiz var.
Geçen pazar günü yaptığımız toplantının sonunda 6'lı partinin ortak cumhurbaşkanı adayının niteliklerini tarif ettik. Ortak aday çıkartılması seçimlerde başarı saplamak için çok önemli bir yöntem olacaktır. Birinci tercihimiz budur. Mutabakat sağlanamazsa diğer tercihlere bakılır.”

AKP Balıkesir eski Milletvekili ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eski doktoru Turhan Çömez, resmi sosyal medya hesabından Babacan’ın cümleleri ile ilgili konuştu.
Turhan Çömez'in paylaşımı şu şekilde:
“Rüştünü ispat
Özgüven gösterisi
AKP tabanına zeytin dalı
CHP tabanına mesafe
Gelecek Partisi ve SP için yeni bir çekim alanı
Gül için yeni bir pazarlık gücü
Meclis dışı kalsa bile hükümette olabilme şansı
İyi hesaplanmış, riskli ama doğru bir hamle.”

 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/04/erdogan-in-eski-sag-kolu-turhan-comez-babacan-in-son-hamlesini-desifre-etti-2795.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/04/erdogan-in-eski-sag-kolu-turhan-comez-babacan-in-son-hamlesini-desifre-etti-2795.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/04/erdogan-in-eski-sag-kolu-turhan-comez-babacan-in-son-hamlesini-desifre-etti-2795-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/04/erdogan-in-eski-sag-kolu-turhan-comez-babacan-in-son-hamlesini-desifre-etti-2795.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/erdogan-in-eski-sag-kolu-turhan-comez-babacan-in-son-hamlesini-desifre-etti/12625/</link>
			<pubDate>Thu, 28 Apr 2022 08:39:49 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[GECELERİN BELALI ADAMI CAN TANRIYAR'IN İLGİNÇ HAYATI!]]></title>
			<description><![CDATA[Medyaradar'ın usta yazarı Radar Operatörü, Uçankuş TV'de yaşanan ekonomik krizleri çözmek yerine bunu yazan internet sitelerine 'tehdit ve hakaretler' yağdıran Can Tanrıyar'ı mercek altına aldı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Magazinci Can Tanrıyar, sahibi olduğu Uçankuş TV’de yaşadığı ekonomik sorunlar merkezinde yine medyanın gündeminde. Ve geçmiş sicili vukuatlarla dolu Can Tanrıyar bir kez daha mağduru oynuyor.

Haksızlığa uğrayan, iftira atılan, üstün meslek başarısı kıskanılan Tanrıyar her nedense kendisi yüzünden mağduriyet yaşayanları görmezden gelerek, gerçekleri yazanlara da kin kusuyor… Üstelik hala bir Petek Dinçöz gerçeği sıcağı sıcağına karşımızda dururken…

1998 yılında mankenlik yaparak başladığı kariyerine oyunculuk, şarkıcılık ve sunuculuğu ekleyen Petek Dinçöz’ün hayatı Can Tanrıyar ile birlikte adeta kabusa dönüştü… 8 yıllık flörtün ardından 2 yıl evli kalan Petek Dinçöz, Can Tanrıyar’dan olaylı bir şekilde boşanmıştı. İkili hala kanlı bıçaklı.

Ünlü şarkıcı yaşadığı kâbus dolu günlerden kurtuluşu televizyon ekranlarında dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslenmekte arıyordu…

Dinçöz’ün iddiaları yenilir yutulur türden değildi. Evleri elinden alınmış, şiddet görmüş, tehdit edilmiş, iddiaları uzayıp gidiyordu… Ancak Tanrıyar’a göre asıl mağdur kendisinden başkası değildi! Aksini iddia eden olursa da aba altından sopayı göstermekten de geri kalmıyordu!

Oysa, Petek Dinçöz ile evlenmek için kanser hastası olan çocuklarının annesi Şafak Demircioğlu’ndan boşandığında vicdanı hiç sızlamıyordu Can Tanrıyar’ın...

 Şafak Demircioğlu vefat etmeden kısa bir süre önce verdiği röportajda Can Tanrıyar'a sitemlerini şu sözlerle dile getirmişti;

"Boşandıktan sonra cuma, cumartesi, pazar çocukları alması gerekirdi. Dört yıl boyunca hiçbir cuma, cumartesi, pazar İstanbul’da olmadı. O kızcağız nerede konser veriyorsa Can valizlerini topladı, peşinden koştu.

Babalık sorumluluğunu hiçbir zaman üstüne almadı. Dört yılda beş kereden fazla, çocuklarıyla gün geçirmemiştir. Soruyorum hangi yılbaşı, hangi bayram çocuklarını almak istemiş, ben göndermemişim? Geçen bayram, Petek Dinçöz Sheraton’da şarkı söylüyordu, o da onun yanındaydı. Bir de utanmadan Televole’de çocuklarına birlikte kaldıkları odayı gösterdi. Nasıl babalık bu?

Sevgi emektir. Emek vermediğiniz hiçbir şeyden karşılık alamazsınız. Ne yapmışsın bu çocuklar için? Sadece para vermişsin ama paranın satın alamayacağı şeyleri; babalığı insanlığı bir kenara bırakmışsın."

Can Tanrıyar, için bir tek kendisi vardı… Onun suyuna gitmeyen oldu mu, yarattığı korku imparatorluğu içinde başlıyordu atıp tutmaya… Bugüne kadar medya dünyası içinde itibar edilmeyen bu şahsiyet nedense ‘renkli gece hayatında’ yer buluvermişti kendisine... Ve burada edindiği sözde dostlukları kendince kullanmayı da ustalıkla bildi… Ancak Türkiye artık onun at koşturduğu Türkiye değildi! Ve hiçbir şey gizli de kalmıyordu. İşkembeden atıp tutmalarına, aba altından sopa göstermelere kimse pabuç bırakmıyordu artık! Zaten bunlara itibar da etmiyordu. Son olarak yarattığı mağduriyetin duyulmaması için en iyi bildiği şeyi yani ‘hakaret ve tehdit etme’ yöntemini kullanmaya çalıştı. Bunu yaparken de yakınlarının instagram hesabını kullanmaktan da geri kalmıyordu! Buradan yaptığı sinkaflı paylaşımlardan medet umması ise bir başka yaman çelişkiydi!

Paylaşımlarda ‘hakaret ve tehditler' havada uçuşuyor ancak Uçankuş’ta yarattığı mağduriyetlerden hiç söz etmiyordu! Evlerine haciz giden, elektrik ve doğalgazları kesik olan emekçilerin içler acısı durumları onu nedense hiç ilgilendirmiyordu!

Pandemi döneminde üstelik kanunen yasak olmasına karşın 80 emekçiyi tazminatsız bir şekilde kapının önüne koyması onun için son derece sıradan bir olaydı!

Son olarak 6 ayı aşkın süredir maaşlarını alamayan çalışanlarına para vermek yerine nasihat vermesi ise bir başka yaman çelişkiydi!

Ve gelelim bugüne… Uçankuş TV’de mahkeme kararı ile ortağı iş insanına ödemesi gereken parayı ödemeyen Can Tanrıyar'ın bunu haber yapan haber sitelerine sosyal medyadan ayar vermeye çalışması ise komik ötesi bir durum yaratıyordu… Onun bu bayatlamış numarası ne yazık ki gerçek habercilere işlemiyordu. Tanrıyar yerlerde olan ‘seviye ibresini’ instagramda bir kez daha gözler önüne sermekten geri kalmıyordu!

Kendini her zaman haklı gören, sadece kendini önemseyen ve seven, sürekli “Ben ne dersem o” diyen kişilerin ortak özelliği nedir bilir misiniz?

Ben söyleyeyim size: ‘Narsist olmaları!’ Duymuşsunuzdur narsizm bir hastalık. Her ne kadar kendilerine aşık gözükseler de uzmanlara göre altında özgüven eksikliği, kendini sevmeme, kabul görmeme kaygısı ve kontrol etme ihtiyacı olan bir hastalık hem de. Narsizmden muzdarip insanlar için hayat gerçekten zor. Ama asıl zor olan bu insanlara katlanmak…

Bir narsistin asla değişmeyeceğini unutmayın! O gerçekleri yalanlar ve abartılarla harmanlayıp size kanıt olarak sunacaktır. Ve narsist sadece kendini ve kendi çıkarlarını düşündüğünden onu ikna etmek istiyorsanız onun faydasına olabilecek sonuçlardan bahsedin…

Bu gerçeklik ışığında kalın sağlıcakla…


Kaynak..https://www.medyaradar.com/etrafina-kotuluk-sacip-hep-magduru-oynuyor-can-tanriyar-narsist-mi-makale-2078431
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/03/gecelerin-belali-adami-can-tanriyar-in-ilginc-hayati-6563.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/03/gecelerin-belali-adami-can-tanriyar-in-ilginc-hayati-6563.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/03/gecelerin-belali-adami-can-tanriyar-in-ilginc-hayati-6563-t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/03/gecelerin-belali-adami-can-tanriyar-in-ilginc-hayati-6563.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/gecelerin-belali-adami-can-tanriyar-in-ilginc-hayati/12337/</link>
			<pubDate>Thu, 10 Mar 2022 23:51:24 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[CHP Lideri Aile Destekleri Sigortası madde madde anlattı! ]]></title>
			<description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Aile Destekleri Sigortası'yla ilgili bir videoda konuştu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[CHP Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu kamera karşısına geçerek partisinin Aile Destekleri Sigortası projesini anlattı. Tanıtım filmi CHP’nin resmi sosyal medya hesaplarından paylaşıldı.

Tanıtım filminde Kılıçdaroğlu, “Aile Destekleri Sigortası, sosyal güvenlik sisteminin 9 sigorta dalından biridir. Yürürlülüğe girmesiyle kişi, doğumundan ölümüne kadar sosyal devletin güvencesine kavuşacaktır. Aile Destekleri Sigortası, asgari ücretin altında geliri olan veya hiç geliri olmayan bütün aileleri kapsıyor. Aile Destekleri Sigortası, sosyal güvenlik anlamında bütün ailelerin güvencesi olacak” açıklamasında bulundu.

“HİÇ KİMSE AÇ VE AÇIKTA KALMAYACAK”

Kılıçdaroğlu'nun sorulara verdiği yanıtlar şu şekilde:

Aile Destekleri Sigortası yoksul ailelere sadece asgari ücret tutarında mı destek verecek?

-Hayır. Ailede engelli, bakıma muhtaç yaşlı veya eğitimde olan çocuk varsa bu aileye daha yüksek bir aylık bağlanacak.

Devlet kamuya eleman alırken, Aile Destekleri Sigortası'ndan yararlanan ailelere pozitif ayrımcılık yapacak mı?

-Elbette yapacak. Devlet, aile destekleri sigortasından yararlanan ailelerden eleman alacak. Bu ailelere öncelik tanınacak. Temel hedefimiz, her ailede asgari bir sigortalının olmasıdır.

Aile Destekleri Sigortası'nı hangi kurum uygulayacak?

-Aile Destekleri Sigortası'nı yeni kurulacak olan Aile Destekleri Sigortası Kurumu uygulayacak.

Aile Destekleri Sigortası çıktığında engelli, evde bakım ve yaşlılık maaşları kesilecek mi?

-Hayır, bırakın kesilmeyi tam aksine kadının banka hesabına yatacak aylık artacak.

Aile Destekleri Sigortası kapsamındaki aileleri çocuklarının eğitim harcı karşılanacak mı?

-Elbette ki karşılanacak. Çocuğun bütün eğitim harcamaları karşılanacak.

Yoksul olup tek başına yaşayan kişiler de Aile Destekleri Sigortası'ndan yararlanacak mı?

-Elbette karşılanacak. Hiç kimse aç ve açıkta kalmayacak.

1971 yılında uygulaması taahhüt edilen Aile Destekleri Sigortası bugüne kadar niçin uygulanmadı?

-Çünkü devleti yönetenler, yoksulluğu bitirmek için değil yoksulluğu yönetmek için çaba harcadılar.

Aile Destekleri Sigortası kapsamındaki aileler, sigorta primi ödeyecek mi?

-Kesinlikle hayır. Herhangi bir prim ödemeyecekler. Bu sigorta dalının harcamaları genel bütçeden karşılanacak.

“BU TOPRAKLARDA HİÇBİR ÇOCUK YATAĞA AÇ GİRMEYECEK” 

Türkiye'de Aile Destekleri Sigortası’nı karşılayacak kaynak olduğunu da belirten Kılıçdaroğlu, “Kaynak da var para var ancak bu bir siyasi tercihtir. Bütçede toplanan paraların nerelere harcanması gerektiğine siyasetçi karar verir. Biz halk için harcayacağız. Bu topraklarda hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek” dedi.

“HER EVDE BEREKET İSTİYORUM”

Kılıçdaroğlu, sözlerini “Her evde bereket istiyorum. Her evde barış istiyorum. Bunu sağlamanın yolu herkese ekonomik güvence, her aileye ekonomik güvence. Bu sigorta dalı bunu sağlıyor. Bize inanın ve güvenin. Biz bunu mutlaka yapacağız” ifadeleriyle sonlandırdı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/01/chp-lideri-aile-destekleri-sigortasi-madde-madde-anlatti-1899.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/01/chp-lideri-aile-destekleri-sigortasi-madde-madde-anlatti-1899.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/01/chp-lideri-aile-destekleri-sigortasi-madde-madde-anlatti-1899-t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/01/chp-lideri-aile-destekleri-sigortasi-madde-madde-anlatti-1899.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/chp-lideri-aile-destekleri-sigortasi-madde-madde-anlatti/12099/</link>
			<pubDate>Mon, 31 Jan 2022 22:45:42 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Kılıçdaroğlu: AKP milletvekillerinin dünyadan haberi yok]]></title>
			<description><![CDATA[Yolsuzluk belgeleriyle ilgili yeni bir açıklamada bulunan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, "Erdoğan'ın imzası bulunan belgeyle ilgili 3 grup başkanvekilimiz önümüzdeki hafta basın toplantısı yapacaklar. Bu belgeler Meclis Genel Kurulu'nda da indirilecek çünkü AK Parti milletvekillerinin de bunu bilme hakkı var. Onların dünyadan haberi yok" dedi. Kılıçdaroğlu, belgelerle ilgili suç duyurusunda da bulunduklarını belirtti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[CHP lideri Kılıçdaroğlu, geçtiğimiz günlerde sosyal medya hesabından yayınladığı videoda “Tek bir imzayla, 6 milyar lira çeteye peşkeş çekildi” demişti.

Belgelerle ilgili detayları da anlatan Kılıçdaroğlu’na dün katıldığı televizyon programında cevap veren Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, böyle bir belgenin olmadığını söylemişti.

Bugünse Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, avukatı aracılığıyla CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hakkında, sosyal medyadaki paylaşımı nedeniyle ‘Cumhurbaşkanı’na hakaret’ iddiasıyla suç duyurusunda bulundu ve 250 bin TL’lik manevi tazminat davası açtı.

“AK PARTİLİ VEKİLLERİN DÜNYADAN HABERİ YOK”

CHP lideri Kılıçdaroğlu, Halk TV’de katıldığı programda belgelerle ilgili yeni bir açıklamada bulundu. Kılıçdaroğlu, “Erdoğan’ın imzası bulunan belgeyle ilgili 3 grup başkanvekilimiz önümüzdeki hafta basın toplantısı yapacaklar. Bu belgeler Meclis Genel Kurulu’nda da indirilecek çünkü AK Parti milletvekillerinin de bunu bilme hakkı var. Onların dünyadan haberi yok” dedi.

“ERDOĞAN’A DAHA ÇOK SÜRPRİZİM VAR”

Erdoğan’a yeni sürprizleri olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü;

*Ben o yayında Erdoğan’ın imzası olduğu iki belge gösterdim. Erdoğan’a daha çok sürprizim var. Öyle tazminat davası açtım Kılıçdaroğlu susacak, yemezler. Tüyü bitmemiş yetimin hakkını sonuna kadar savunacağım.

*Onların parayla işi var benim çok şükür karnım doyuyor, parayla işim yok. Ben onlar gibi değilim, hesabını sorarım.

“BELGELERLE İLGİLİ KUŞKUM YOK, HEPSİ RESMİ”

*Benim bu belgelerden hiçbir kuşkum yok. Bunlar resmi belge. Bu ihale yapılmış zaten. Sen alıyorsun iptal edip 21b’ye göre yapıyorsun ikinci ihaleyi.

*Ne demek 21b; savaş, deprem, olağanüstü hal olacak ki bunu yapabilesiniz. Niye 2 yıl sonra yapıyorsunuz bu ihaleyi de 6 milyar fazladan veriyorsunuz?

*Bu belgelerle ilgili milletvekilimiz suç duyurusunda da bulundu. Diyorlar ya ‘neden savcıya vermiyorsun?’ Biz bu belgeleri savcıya da verdik.

*Suç duyurusunda da bulunduk. Niye yapıyorsun sen bunu, savaş hali mi var? Ek iş için uzatıldı diyorlar, Bunu yandaşa vermek için bir bahane gerekli zaten.

“BÜROKRATLARDAN BELGE AKIŞI BAŞLADI”

CHP lideri, daha önceden bürokratlara yaptığı çağrısının sonuç verdiğini anlatarak, “Direnen bürokratlar var. Yolsuzluk dosyalarını raporlayanlar var. Bu ülkenin namuslu, vatansever bürokratları var. Bir dosya akışı başladı. Belgeler da başladı. Her yerden belgeler yağmur gibi yağıyor. Onları tasnif ediyoruz. Ayırıyoruz. Yağan her dosyaya ‘Bu doğrudur' diye bakmıyoruz. Onun doğrulanması ve ondan sonra onun kamuoyuyla paylaşılması lazım” dedi.

“ARTIK TAHAMMÜL EDEMİYORUZ”

“Bürokrasi, ‘iktidar gidici' okuması mı yapıyor?” sorusunu yanıtlayan Kılıçdaroğlu, “Öyle düşünenler olabilir. Ama bu haksızlara artık tahammül edemiyoruz diyenler var. İmzalamayanlar var. İmzalamadıkları için görevden alınanlar var. Onlarla görüşüyorum da” dedi ve daha önceden dile getirdiği ‘Memur Teoman’ ile ilgili olarak, “Memur Teoman'a rüşveti teklif ediyorlar. Rüşveti gümrükte çalışan memur Teoman almıyor. Memur Teoman'ı sürüyorlar” diye konuya açıklık getirdi.

BÜROKRATLARA SESLENDİ: BU ÜLKENİN GERÇEK SAHİPLERİSİNİZ

Bir kez daha bürokratlara seslenen Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı:

*Buradan bütün namuslu bürokratlara sesleniyorum. Siz bu ülkenin gerçek sahiplerisiniz. Siz, devletin gerçek sahiplerisiniz. Siz liyakatin egemen olduğu bir devlette çalışmayı hak ediyorsunuz.

*Sizin hakkınızı hukukunuzu sonuna kadar savunmak benim boynumun borcu olacaktır. Sakın ola ki tüyü bitmemiş yetimin hakkını yiyen bir evrakın altına imza atmayın. Namusunuzla şerefinizle görevinizin başında bekleyin.

*Sizi görevden alabilirler, alsınlar. Sizi görevden alacak olan yazı, sizin çocuklarınıza göstereceğiniz şeref belgesi olacaktır.

ERDOĞAN’A SESLENDİ

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın canlı yayına bağlanmasını isteyen Kılıçdaroğlu, “AKP'nin genel başkanı bağlanmak isteyebilir. Düşüncelerini ifade etmek isteyebilir. Yeni bir tazminat davası açacağım da diyebilir ama cesaret edemez. Keşke cesaret edebilse. Keşke o da burada olsaydı, beraber tartışsaydık” ifadelerini kullandı.

Yapay gündemler oluşturulduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, “Mesela bir kar yağdı bütün tartışma İstanbul oldu. Koca Türkiye'nin sorunları var. İnsanlar geçinemiyor. Her evde bir işsiz var. Bu sorunlar varken neden böyle kısır tartışmaların içine giriyoruz?” şeklinde konuştu.

“KAÇAN İNSAN DAVA AÇAR”

Erdoğan'ın kendisine tazminat davası açmasına yanıt veren Kılıçdaroğlu, “Kaçan insan dava açar. Niye dava açıyorsun kardeşim? Gelirsin buraya. Bütün bilgiler senin elinde. Gelirsin buraya oturursun, ‘Ben sana devletin belgelerini açıklıyorum' dersin” dedi.

Erdoğan'ın açtığı davaları üst mahkemeden kazandığını belirten Kılıçdaroğlu, “En son da AİHM'den kazandım ve bu devlet bana 13 bin avro para ödedi. Çünkü ben haklıyım” ifadelerini kullandı.

‘5’Lİ ÇETEDEN’ GÖRÜŞME TALEBİNİ AÇIKLADI

“Beşli çete diye ifade edilen 5 müteahhidin şirketinin sizinle görüşme talebi size net bir şekilde iletildi mi?” sorusuna yanıt veren Kılıçdaroğlu, “Net bir şekilde iletilmedi dolaylı olarak (iletildi). Görüşmedim. Niye görüşeyim? Anlatacakları varsa, ellerinde dosyalar varsa…Belki onlar da haksızlığa uğradıklarını söyleyeceklerdir. Belki ‘Bizden şu kadar rüşvet istediler ödemek zorunda kaldık' diyeceklerdir. Bunlar da gelecek. Kime ne kadar rüşvet ödedikleri bugün olmasa bile yarın onlar da gelecek” diye konuştu.

BAKANA ÇAĞRI YAPTI

Kılıçdaroğlu, açıkladığı belgelerin devamının geleceği sinyalini verdi ve Bakan Karaismailoğlu’na seslenerek şöyle konuştu:

“Sevgili bakanım, ‘İstanbul'daki kupon arazileri önce bana soracaksın’ diyen ben miydim? Kupon arazilerden haberi olmadan kimse satamazken, milyar dolarlık ihaleleri sen ondan habersiz yapabilir misin? Onun istediği adama vermeden seni o koltukta bir saniye bile tutmaz. Ben bunları bilmiyor muyum? Bizi enayi mi sanıyorlar? Bunların rakamlarını da doğru dürüst kamuoyu bilmiyor. Benim çok sürprizlerim var. Kul hakkı yiyeni rahat uyutmayacağım.”

“İBB BAŞKANI’NIN DEVLETİN RAKİBİ OLARAK GÖRÜYORSUNUZ”

İstanbul'da kar yağışıyla ilgili yaşanan tartışmalara değinen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

*Bir sorun olabilir itirazım yok. Bütün mesele sorunların çözülmesidir. Ben İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin elinden gelen bütün çabayı gösterdiğini biliyorum. (O gece İmamoğlu) ile irtibatım vardı, sonrasında da vardı.

*Yeni yaptıkları havalimanının kargo terminalinin çatısı çöktü, orada binlerce turist slogan attı. Tartışıldı mı? Hayır. Sizin Türkiye Cumhuriyetini rezil etmeye hakkınız var mı? Oradaki turistleri alıp otele dahi götüremediniz. İnsanlara karton dağıttınız. Asıl tartışılması gereken nokta bu değil mi? Bunlar olurken bu devletin valisi, bakanı neredeydi mi diyeceğiz?

*İktidarsınız, İstanbul Büyükşehir Belediye başkanını devletin rakibi olarak görüyorsunuz. Akıl tutulmasıdır bu.

*Siz bir kişiyi hedef alıp, o kişiyi karalayarak kendi kusurlarınızı örtmeye çalışırsanız yanılırsınız. Bir sorun yaşanıyorsa, devleti yönetenler sorunun çözümüne katkıda bulunurlar.

*İstanbul'u kaybetmeyi bir türlü içine sindiremiyor beyefendi. Beyefendi, sindireceksin sindireceksin! Ankara'yı, İstanbul’u, Antalya'yı, Mersin'i, Adana'yı da sindireceksin, sindirecekler.

CHP’Lİ BELEDİYELERİN SOSYAL YARDIM RAKAMLARINI AÇIKLADI

CHP’li belediyelerin 2 milyon 794 bin 69 aileye yardım yaptığını açıklayan Kılıçdaroğlu, toplam yardım tutarının 1 milyar 750 milyon 893 bin 500 lira olduğunu söyledi ve “Bana sorsunlar, yapabiliyorlar mıydı? Oturup kalksınlar, CHP'li belediyelere dua etsinler. Talimat verdik, belediye başkanlarımıza söyledik. Bulunduğunuz beldede bir çocuk bile yatağa aç girmeyecek. Herkese koşacağız” dedi.

“BİZİ İZLEMEZSENİZ NAMERTSİNİZ”

Kar yağışının yaşandığı günler için, “Büyükşehir belediyesinin bütün kadroları çalışıyordu” diyen Kılıçdaroğlu, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun restorana iş yemeğine giderken MOBESE görüntülerinin servis edilmesiyle ilgiliyse şunları söyledi;

“Benim, ailemin, çocuklarımın telefonlarını dinliyorlar dedim. CHP'li belediye başkanlarının telefonlarını dinliyorlar dedim. Bir gerçek daha ortaya çıktı. Bir de izliyorlar. İnsan biraz utanır.

İzleyip ne yapacaksınız? İzlemezseniz, dinlemezseniz namertsiniz. Bizim verilmeyecek hesabımız mı var? Ama ben demokrasi adına utanıyorum.”

“HÜKÜMETİN TAZMİNAT İSTEMESİ LAZIM”

Özel işletmelere ait otoyolların kar yağışında kapanması ve çok sayıda vatandaşın mahsur kalmasıyla ilgili olarak Kılıçdaroğlu, “Hükümetin tazminat istemesi lazım” görüşünü paylaştı.

“SANKİ SAVAŞ HALİNDEYİZ”

Kılıçdaroğlu, ülkenin durumunu şu ifadelerle özetledi;

“Adalet yok, bilgi yok, birikim yok, liyakat yok, bir kişiye teslim etmişsiniz o da zaten memleketi batırmış. Savaş halindeyiz sanki. Sanki 2. Dünya Savaşı koşulları var. Elektrik yok. Doğal gaz yok. Her şey perişan vaziyette. Zam üstüne zam yağıyor. Saray ışıl ışıl.”

“BU KARDEŞİNİZ ATEŞTEN GÖMLEĞİ GİYDİ”

‘Demokrasinin yolu Diyarbakır'dan geçer' ifadesiyle ilgili Kılıçdaroğlu, şunları söyledi;

*Bu ülkeye demokrasiyi kesinlikle getireceğiz. Diyarbakır'da çekilen zulümleri, Diyarbakır hapishanesinde yaşanan zulümleri bilmiyor muyuz? Ben boşuna mu helalleşme dedim?

*Helalleşme dedim her taraftan saldırı geldi. Bu kardeşiniz ateşten gömleği giydi. Ben bu helalleşmeyi yapacağım. Bu milleti barıştıracağız.

ERDOĞAN’IN ÖCALAN AÇIKLAMASI

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Öcalan'ın, Demirtaş'ın oradan vermiş olduğu mesajlardan rahatsız olduğu ortada bir gerçek” sözlerini de yorumlayan CHP lideri, “Hani görüşmüyorlardı? Demek ki görüşüyorlar. Kendisi de söylüyor” dedi ve  “Selahattin Demirtaş niye tutuluyor içeride? Haksız yere tutuluyor. Osman Kaval haksız yere tutuluyor. Ellerine silah mı aldılar, birisini mi öldürdüler? Bir insan siyasi görüşü dolayısıyla hapse atılır mı? Demirtaş'ın içeride kalmasının tek sebebi ‘Seni başkan yaptırmayacağız' demesidir” diye ekledi.

İTTİFAK AÇIKLAMASI

İttifak çalışmalarına da değinen Kılıçdaroğlu, şunları söyledi;

*6 lider görüşüyoruz. Hepimizin ortak bir hedefi var o da bu ülkeye demokrasi getirmek. 6 liderin ortak kararıyla güçlendirilmiş parlamenter sistem çalışmalarında bir metin ortaya çıktı.

*Her bir genel başkan bu çalışmaları gördü ve anlaşma sağlandı. 6 lider güçlendirilmiş parlamenter sistemin açıklamasını yapacak. Genel başkan yardımcısı arkadaşlar yine görüşecekler ve 6 liderin Ankara’da olduğu bir günde biz bu metne sahip çıkacağız. Şubat ayı içerisinde bunun altına imza atacağız

SANDIK ÇAĞRISI YAPTI

Erken seçim çağrısını bir kez daha yineleyen Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü;

*6 parti arasında eşitler arasında bir ilişki olmasını istiyoruz. Biz samimiyiz ve Türkiye’yi bu cendereden çıkarmak istiyoruz. Söz konusu olan vatandır gerisi teferruat.

*Biz güçlendirilmiş parlamenter sistem yapmak istiyoruz. Hiç kimse merak etmesin liderler nasıl bir sorumluluk aldıklarının bilincindeler.

*Bütün partilerin iyi kurmayları var. Bunların büyük bir kısmı devlette uzun yıllar çalışan, deneyim sahibi olan kurmaylar var.

*İktidar da denetlensin, TBMM’de denetlensin. Her bir lider bunu biliyor. Biz devlette liyakatin önüne geçmeliyiz.

*Oraya en yetkin insanı getirmeliyiz. Türkiye’de bu zulmün sona ermesi için bir an önce sandık gelmeli.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/01/kilicdaroglu-akp-milletvekillerinin-dunyadan-haberi-yok-9363.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/01/kilicdaroglu-akp-milletvekillerinin-dunyadan-haberi-yok-9363.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/01/kilicdaroglu-akp-milletvekillerinin-dunyadan-haberi-yok-9363-t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/01/kilicdaroglu-akp-milletvekillerinin-dunyadan-haberi-yok-9363.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/kilicdaroglu-akp-milletvekillerinin-dunyadan-haberi-yok/12080/</link>
			<pubDate>Sat, 29 Jan 2022 02:06:34 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[CHP, AKP'yi yakaladı]]></title>
			<description><![CDATA[“Bu pazar seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz” sorusuna, seçmenin % 32.3’ü ‘AKP’ % 31.5’i de ‘CHP’ yanıtını verdi. İYİ Parti’ye destek % 12.6 çıktı. MHP % 6.1’de kaldı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kamuoyu araştırma şirketi Yöneylem'in Aralık 2021'e ilişkin Türkiye Siyaset Paneli araştırması sonuçlandı.

Doç. Derya Kömürcü başkanlığındaki ekibin yaptığı araştırmada, iktidardaki Cumhur İttifakı partilerinde oy kaybının sürdüğü görüldü. AKP'ye destek yüzde 32.3'e, MHP'ye destek de yüzde 6.1'e indi. CHP, yüzde 30 bandını aşarak yüzde 31.5 ile AKP'yi yakaladı.

İYİ Parti'ye destek yüzde 12.6 olarak ölçüldü.

Böylece Cumhur İttifakı'nın oyu yüzde 39.4'te kalırken, Millet İttifakı'nın iki büyük bileşenine verilen destek yüzde 44.1'e yükseldi.

“Cumhurbaşkanlığı seçimini Erdoğan mı, muhalefetin adayı mı kazanır” sorusuna katılanların yüzde 61.9'u muhalefet adayının kazanacağını söyledi. 

Erdoğan'ın kazanacağını düşünenlerin oranı yüzde 38.1'de kaldı. Parlamenter sisteme dönülmesini isteyenlerin oranı yüzde 62, Cumhurbaşkanlığı sistemi ile devam etmek isteyenlerin oranı yüzde 30.5 oldu. 

Erken seçim isteyenlerin oranı yüzde 55, istemeyenlerin oranı yüzde 41 oldu. Seçmenlerin yüzde 61'i “Türkiye kötü yönetiliyor”, yüzde 25'i “iyi yönetiliyor” görüşünü de belirtti. Erdoğan'a en yaygın oy vermeme nedeni de “Kötü yönetim” olarak vurgulandı. “Erdoğan'a asla oy vermem” diyenler, 20 yıllık yönetimden rahatsızlığını dile getirdi.

ANKET ŞİRKETLERİ HER NEDENSE CHP GENEL BAŞKANI KILIÇDAROĞLU VE İBB BAŞKANI EKREM İMAMOĞLU'NU ERDOĞAN'LA KARŞILAŞTIRIP ALGI OPERASYONUNA DEVAM EDİYORLAR..

KILIÇDAROĞLU ADAY OLMAYIN DEDİĞİ İMAMOĞLU 'NU KENDİ EKİBİ ANKETLERE SOKTURARAK ANKETLER YAPTIRILIP GUNDEMDE TUTULARAK KAMUOYU BASKISI YAPTIRILIYOR.

SON ANKETTE DE İMAMOĞLU  FARK ATTI

Cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turunda, Erdoğan'ı, HDP'nin Selahattin Demirtaş'ı, Millet İttifakı'nın ise Ekrem İmamoğlu'nu aday göstermesi durumunda, seçmenlerin yüzde 37'si Erdoğan'ı, yüzde 41'i İmamoğlu'nu, yüzde 10'u Demirtaş'ı destekliyor. “Kararsızım” diyenler yüzde 1.6;  “Oy kullanmam'' diyenler ise yüzde 8.6 seviyesinde kaldı. 2. turda ise Erdoğan 37.4, İmamoğlu ise 51.6 oy alıyor.

İmamoğlu Erdoğan'a karşı, hem ilk turda hem de 2. turda üstünlük sağlıyor. Muhalefetin adayının Kılıçdaroğlu olması durumunda ise seçmenlerin yüzde 37'si Erdoğan'ı, yüzde 33'ü Kılıçdaroğlu'nu destekleyeceğini ifade etti.

Kararsızlar yüzde 2, oy kullanmayacaklar ise yüzde 14 olarak ölçüldü.

Ankette, “Asgari ücrete yapılan zam iktidarın oyunu artırır mı” sorusu da yöneltildi. Yüzde 68'i iktidarın oy oranında artış olacağını düşünmediğini, yüzde 25 ise artacağını öne sürdü. Seçmenlerin yüzde 74'ü Türkiye'nin geçen yıla göre daha kötü bir durumda olduğunu düşünüyor. Seçmenlerin yüzde 58'i Türkiye'nin 2022'de daha da kötüye gideceğini düşünüyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/01/chp-akp-yi-yakaladi-7933.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/01/chp-akp-yi-yakaladi-7933.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/01/chp-akp-yi-yakaladi-7933-t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/01/chp-akp-yi-yakaladi-7933.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/chp-akp-yi-yakaladi/12001/</link>
			<pubDate>Fri, 14 Jan 2022 11:51:49 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[CHP'DE 'EKREM'CİLER   VE KEMAL'CİLER ''KAVGASI BÜYÜYOR.]]></title>
			<description><![CDATA[Gün geçmiyor ki CHP 'de Ekrem İmamoğlu ve Kemal Kılıçdaroğlu'nun ve taraflarının haberleri çıkmasın. Özellikle CHP Basın ve internet  siteleri ,havuz medyasından daha sık haberler yapmaya başladılar. Herkes bir taraf olmuş durum da ve Ekrem İmamoğlu muhalif basını ele geçirmiş durumda. Kemal Kılıçdaroğlu'nun basın işlerini yürütenler beceriksizliklerinden Ekrem İmamoğlu'nun gerisinde kalmış gözüküyorlar. 
Yancılar hem Ekrem başkana duygusallıktan daha fazla çalışıyorlar..]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Millet İttifakı'nın cumhurbaşkanı adayının kim olacağı tartışması sürerken, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Habertürk canlı yayınında "Eylül ayında" seçim beklediğini söyledi. Erken seçim bekleyen CHP'nin hala Cumhurbaşkanı adayını belirleyememiş olması parti içinde de çatlağı giderek büyütüyor. 

İmamoğlu'na "tek başına bile seçime girsen sen kazanırsın" diyorlar

T24 yazarı Murat Sabuncu, Cumhurbaşkanı adaylığı konusunda CHP yönetiminin şimdiden ikiye bölündüğünü yazdı. Kılıçdaroğlu'nun adaylık sinyalleri verdiğini hatırlatan Sabuncu, Ekrem İmamoğlu için de şu iddiayı gündeme getirdi: "Hatta kimilerinin İmamoğlu’na 'tek başına bile seçime girsen sen kazanırsın' dediği konuşuluyor."

Ayrılma genel merkeze, il teşkilatlarına ve belediyelere...

CHP içinde ağırlığı olan saygın bir isimle yaptığı görümeyi anlatan Murat Sabuncu "Hem parti hem seçimlerin geleceği için endişem var" diyerek şunları anlattığını yazdı: "Parti içinde cumhurbaşkanlığı adaylığı için Kemalciler Ekremciler diye bir ayrım olmaya, hatta büyümeye başladı. Genel merkezde, il örgütlerinde, belediyelerde…"

O zaman cumhurbaşkanlığı yarışı unutulur, genel başkanlık yarışı başlar

"Bunu hem parti hem seçimlerin geleceği açısından riskli buluyorum. Hele bir de Kemal Bey aday olur, daha önce söz verdiği gibi parti genel başkanlığından ayrılırsa durum daha da karışır.

Çünkü CHP tüzüğünün görevin boşalması başlıklı 24. Maddesi’nin 2 bölümü ‘kurultay en geç 45 günde toplanır’ diyor. O zaman cumhurbaşkanlığı yarışından çok parti genel başkanlığı yarışı bile yapılabilir."

CHP tüzüğü 24. madde ne diyor?

CHP tüzüğünün 24. Maddenin 2 bölümü şöyle:  Genel Başkanlık boşaldığında, Parti Meclisi yeni Genel Başkanı seçmek için kurultayı en geç (45) gün içinde toplantıya çağırır. Bu süre içinde Genel Başkanlık görevleri, Parti Meclisi’nde belirlenen Genel Başkan Yardımcısı tarafından yürütülür.

Önce CHP’nin tüzüğünden partide ağırlığı olan bu önemli ismin işaret ettiği  24. Maddenin 2 bölümünü aynen aktarayım: 

Genel Başkanlık boşaldığında, Parti Meclisi yeni Genel Başkanı seçmek için kurultayı en geç (45) gün içinde toplantıya çağırır. Bu süre içinde Genel Başkanlık görevleri, Parti Meclisi’nde belirlenen Genel Başkan Yardımcısı tarafından yürütülür. 

Gelelim ikinci konuya. Yani ‘partili cumhurbaşkanlığı adaylığı’ konusuna. Kemal Kılıçdaroğlu 2018 seçimlerine giderken "Bana göre partili cumhurbaşkanı olmamalı. Genel başkan olarak aday olmayacağımı aylar önce söylemiştim" diye konuşmuştu. Yani aday olursa partide bir genel başkanlık yarışının başlaması kaçınılmaz. 

İttifak ortağı, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in de ‘anketlerde belediye başkanlarının adları üzerinden yapılan tahminler, yaratılan beklentilerden hoşnut olmadığı’ biliniyor. 

AKP Genel Başkanı Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli belli ki isim belli olana hatta seçimlere kadar şu an için adaylık potasında gözüken özellikle iki isimle Kılıçdaroğlu ve İmamoğlu ile uğraşacak. Ne kadar başarılı olurlar bilinmez. Ama parti içinde de resmi aday belli oluncaya kadar bitmeyeceği anlaşılan bu tartışmanın endişe yarattığını görmek ilginç oldu. Önümüzdeki günlerde adaylık belirleme şekli üzerine düşünen kimi isimlerle konuşup aktarmaya çalışacağım.”


KEMAL KILIÇDAROĞLU'NUN POLİTİK YOL HABER SİTESİYLE KAHVALTILI TOPLANTISINDAN SONRA BU HABERİN ÇIKMASI DA DİKKAT ÇEKİCİ.
AKP ELEŞTİRİ ÜZERİNDEN KEMAL KILIÇDAROĞLU'NU ELEŞTİRMEK ,İSTİHBARATTA HABER İÇİNDEKİ ALGI OPERASYONLARINDAN MESAJ VERMEYİ BECERMİŞLER..

Ak Parti’nin içinde İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya yakın kişilerden oluşan bir “şahinler” ve eski Milli Görüş geleneğinden gelen “güvercinler” grubunun varlığından bahsetmek mümkün.

İçişleri Bakanlığı’nın bir Pazar gecesi devlet ve kurumsal ciddiyetinden uzak biçimde twitter üzerinden yaptığı bir açıklamayla İBB’ye yönelik “terör” teftişi başlatıldığını öğrendik. Bu meselenin kara mizah boyutunu bir kenara bırakarak, iktidarın İBB üzerinden kurgulamaya çalıştığı muhtemel seçim stratejilerini spekülasyona açmayı tercih edeceğim.

AK PARTİ’NİN “ŞAHİN”LERİ VE “GÜVERCİN”LERİ KİMLER?

Ak Parti’nin içinde İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya yakın kişilerden oluşan bir “şahinler” ve eski Milli Görüş geleneğinden gelen, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’de tecessüm eden bir de “güvercinler” grubunun varlığından bahsetmek mümkün. İlk grup, MHP’yle olan simbiyotik ilişki ve milli güvenlik siyasetinin sürdürülmesini isterken; ikinci grup ise günden güne sertleşen rejimin Ak Parti’ye zarar verdiğini düşünüyor. Nitekim çok da haksız sayılmazlar. İktidar partisi MHP’yle yakınlaştıkça başta eski merkez sağ seçmen ve Kürtler olmak üzere kendisini yıllarca iktidarda tutan gruplarla ilişkileri negatif yönde seyretmeye başladı. İktidar partisi ayrıca, hem sağda çoğalan alternatifler hem de çoklu organ yetmezliğini andıran çok boyutlu travmatik krizler dolayısıyla geleneksel tabanında da kopuşlar yaşamaya başladı.

Ancak 2015’ten 2018’e kadar de facto, 2018’den bugüne kadar da de jure olarak süren bu uzun süreli ittifak boyunca Ak Parti’nin şahinleri ile MHP arasındaki ilişkiler giriftleşti. Nitekim Soylu’nun partisiyle yaşadığı her krizde arkasında MHP liderini bulması boşuna değil. Ayrıca Ak Parti’nin “güvercin” kadrosunun tecessümü olan Abdülhamit Gül’ün Bahçeli tarafından grup toplantısı esnasında açıkça hedef alınması da aynı doğrultuda değerlendirilmeli. Bu grupların nitelikleri ve hatta nicelikleri, hangi kriz anlarında nasıl tepkiler verdikleri ayrı ayrı yazıların konuları olabilecekken beni esas bağlamımdan uzaklaştıracağı için buralara hiç girmiyorum. Bu iki kanattan bahsetmemin nedeni ise bu kanatlar arasındaki güncel çatışmanın İBB ve İmamoğlu üzerinden yaşanıyor olması.


Şahinler grubunun ikinci düşüncesi de HDP’yi kapatmak. Aslında bu da İmamoğlu’nu görevden alma düşüncesinin bir paraleli.


İlk grubu, yani “şahin” olanı temsil edenlerin öncelikli hedefleri, siyasi geleceklerini tehdit ettiğini düşündükleri, tüm kurumsal kısıtları aşarak topluma doğrudan seslenme yetisi olan İmamoğlu’nu görevden alarak onu siyasi yasaklı hâle getirmek üzerinden şekilleniyor. Onların zihninde bunun sadece önümüzdeki seçime yönelik değil, aynı zamanda Erdoğan sonrasına da dönük bir korkunun yansıması olduğundan eminim: Hepsi, Erdoğan’ın bile yenemediği İmamoğlu’nu yenemeyeceklerini biliyorlar. Her zaman olduğu gibi bu düşünceleri yine Bahçeli’den en yüksek perdede destek görüyor ve “kayyumsa kayyum” noktasına kadar varıyor. Bu grubun ikinci düşüncesi de HDP’yi kapatmak. Aslında bu da İmamoğlu’nu görevden alma düşüncesinin bir paraleli. MHP destekli bu grup, bu iki koşulu sağladıktan sonra apar topar bir baskın seçime gitmek istiyor. Peki bu iki durumun birbiriyle ne gibi bir ilişkisi var? 

CHP VE HDP SEÇMENİNİ SANDIKTAN UZAKLAŞTIRMA HEDEFİ

Bu iki operasyonun ardı ardına yapılmasıyla birlikte son yaşanan döviz krizini tersine çevrilme çabalarında yaşandığı gibi muhalefet bir kaosun içine sürüklenip demoralize edilmeye çalışılacak. Muhalefetin bu konuda pek de iyi bir sınav vermediği son örnekte de görüldü.

İşte tam da bu kaosu yaratmada başarılı olunduğu anda ise kamuoyu baskısıyla birlikte Mansur Yavaş’ın adı “İmamoğlu olamıyorsa Yavaş olsun” denilerek öne çıkarılacak ve Erdoğan rakibini de şekillendirmiş olacak. Bu yolla ilk olarak ABB ve İBB belediye meclislerindeki çoğunluklarına dayanarak yeniden Cumhur İttifakı’nın eline geçmiş olacak.


Dolayısıyla oy alma ihtimali olmayan seçmeni sandığa küstürme, şahinler kanadının yeni stratejisi olarak ortada duruyor.


Ardından ise Yavaş’ın Soğuk Savaş döneminde solcularla ilgili söylemleri ve onun ülkücü geçmişi vurgulanarak CHP’nin bir bölümü; 1990’larda ateşlenen Kürt sorunu tartışmalarıyla ilgili söyledikleri gündeme getirilerek de zaten partileri kapatılmış olan HDP’lilerin ekseriyeti sandığa küstürülmeye çalışılacak. 1990’larda Yavaş’ın bu yönde konuşmaları var mı yok mu bilinmez ancak, MHP’nin Türkeş dahil bu dönemki söylemleri “Kürtlerin Türklüğü”nü ispatlamak ve hatta onların “Turani ırk” olduklarını ifade etmek üzerine şekillendiği düşünülürse bu yönde tek bir açıklama bulmaları bile “işte Erdoğan’dan önceki devlet aklının uzantısı…” propagandası yaparak Erdoğan’ı Kürtler gözünde ehven-i şer yapma amaçlarına hizmet edecektir.

Dolayısıyla oy alma ihtimali olmayan seçmeni sandığa küstürme, şahinler kanadının yeni stratejisi olarak ortada duruyor. Yazının başında da dediğim gibi, bunlar sadece benim spekülasyonlarım, ancak dümdüz “geliyor gelmekte olan” diyerek yola devam edemeyiz. İktidarın yaptıklarında neden-sonuç ilişkisi aramak zorundayız.

İşte bu ahvalde CHP’nin bir bütün olarak İmamoğlu’nun arkasında durması gerekirken, “pop-star seçmiyoruz” gibi iktidar blokunun katıla katıla kahkaha atarak “halaya duracağı” açıklamalar yapılmamalı. Doğru olan stratejiye İmamoğlu’nun CHP Genel Merkezi’ndeki konuşmasında yaptığı gibi İBB konusunda Adalet Bakanı ve İçişleri Bakanını, dolayısıyla şahinler ve güvercinleri karşı karşıya getirmekle başlamalı. Tabii bir de 20 yıl iktidarda kalmayı başarabilecek kadar manevra kabiliyeti yüksek bir partiyi hafife almayarak…

https://www.politikyol.com/ibb-teftisi-ve-sahinlerin-cumhurbaskanligi-plani/



EKREM İMAMOĞLU MEDYA 'DA KEMAL KILIÇDAROĞLU'NDAN DAHA GÜÇLÜ!

Ekrem İmamoğlu'nun basın ve iletişim işlemleri Murat Ongun tarafından yapılıyor.
Ekrem İmamoğlu'na destek verdiği iddia edilenler,FOXTV,TELE 1 ,HALKTV, CUMHURİYET, YENİÇAĞ ,KARAR, GERÇEKGUNDEM, BİRGUN, POLİTİKYOL,
ARASIRA SÖZCÜ,DAMGA GAZETESİ.SOL GAZETESİ,T24, ODATV..
Bu siteler algı operasyonları yaparak birilerine hizmet ediyorlar.


Google haberler aramasında Ekrem İmamoğlu'nun  Yaklaşık 1.450.000 sonuç bulundu


Kemal Kılıçdaroğlu'nun basın ve iletişim Tuncay Özkan yürütüyor ..

Kemal Kılıçdaroğlu'na destek verdiği iddia edilenler, KRT ,ARASIRA SÖZCÜ.
Kemal Kılıçdaroğlu'na kendi anındakiler tarafından kumpas kuruluyor .
Bir Genel Başkan iletişim ve Basını bu kadar zayıf olur mu,kendi Belediye Başkanından daha az haberleri çıkar mı  yanındaki kriptocular iş başında demek ki ...

Google haberler aramasında Kemal Kılıçdaroğlu 1.420.000 sonuç bulundu sonuç bulunuyor.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/01/chp-de-ekrem-cilerve-kemal-ciler-kavgasi-buyuyor-5930.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/01/chp-de-ekrem-cilerve-kemal-ciler-kavgasi-buyuyor-5930.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/01/chp-de-ekrem-cilerve-kemal-ciler-kavgasi-buyuyor-5930-t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/01/chp-de-ekrem-cilerve-kemal-ciler-kavgasi-buyuyor-5930.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/chp-de-ekrem-cilerve-kemal-ciler-kavgasi-buyuyor/11983/</link>
			<pubDate>Mon, 10 Jan 2022 15:14:46 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[SON ANKET SÜPRİZ SONUÇLAR ! AKP VE MHP ERİYOR]]></title>
			<description><![CDATA[MetroPOLL Araştırma’nın Kurucusu Özer Sencar, sosyal medya hesabından MetroPOLL Türkiye’nin nabzı Aralık 2021 araştırmasının sonuçlarını yayımladı. Verilere göre Millet İttifak, Cumhur İttifakı’nı yüzde 5’lik farkla geride bıraktı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[MetroPOLL Türkiye’nin nabzı Aralık 2021 araştırmasının sonuçlarını yayımladı. MetroPOLL Araştırma’nın aralık ayı seçim anketinde, AKP yüzde 23.9, CHP ise yüzde 20.3 oy oranında çıktı.

Türkiye genelinde 26 bölgedeki 28 ilde toplamda 1.514 kişiyle yapılan ankette “Bu Pazar bir milletvekili seçimi olsa hangi siyasi partiye oy verirsiniz?” sorusu soruldu.

Buna göre, kararsız oyların dağıtılmadan gerçekleştirilen oy dağılımları şu şekilde:

- AKP yüzde 23,9

- CHP yüzde 20,3

- İYİ Parti yüzde 10,5

- HDP yüzde 8,8

- MHP yüzde 3,9

- DEVA Partisi yüzde 1,9

- Memleket Partisi yüzde 1,2

- Saadet Partisi yüzde 1,1

- Gelecek Partisi yüzde 0,8

- Diğer yüzde 1,7

- Kararsızım yüzde 11,1

- Protesto oy yüzde 9,9

- Cevap yok yüzde 4,9



“Kararsızlar, protesto oy ve cevap yok” oylarının dağılımıyla birlikte ise şu sonuçlar ortaya çıktı:

- AKP yüzde 32,3

- CHP yüzde 27,4

- İYİ Parti yüzde 14,2

- HDP yüzde 11,9

- MHP 5,3

- DEVA Partisi yüzde 2,6

- Memleket Partisi yüzde 1,6

- Saadet Partisi yüzde 1,5

- Gelecek Partisi yüzde 1,1

- Diğer yüzde 2,3



 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2021/12/son-anket-supriz-sonuclar-akp-ve-mhp-eriyor-7160.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2021/12/son-anket-supriz-sonuclar-akp-ve-mhp-eriyor-7160.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2021/12/son-anket-supriz-sonuclar-akp-ve-mhp-eriyor-7160-t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2021/12/son-anket-supriz-sonuclar-akp-ve-mhp-eriyor-7160.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/son-anket-supriz-sonuclar-akp-ve-mhp-eriyor/11932/</link>
			<pubDate>Thu, 30 Dec 2021 12:37:10 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[KILIÇDAROĞLU KARARINI VERDİ "İMAMOĞLU VE YAVAŞ'IN GÖREVLERİNE DEVAM ETMELERİNİ İSTİYORUM"]]></title>
			<description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Karar TV’de Cumhurbaşkanlığı aday ile ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Elif Çakır ve Taha Akyol sunduğu Gündem Özel'in konuğu oldu. “Cumhurbaşkanı adayı nasıl olmalı?” sorusuna Kılıçdaroğlu şöyle yanıt verdi:

“Devleti tanıması lazım önce bu çok önemli çünkü alınan kararların nasıl süreçler doğuracağını bilmesi lazım. Yine uzlaşmacı olması lazım. Cumhurbaşkanı adayının bütün siyasi partilerle samimi bir görüşme içinde olması lazım. Bunlar uzlaşmacı kimliğinin olması, liyakati koruması, kurumlara müdahaleyi engellemesi, her kuruşun hesabının vatandaşa verilmesi, bütçenin kaynaklarının nereye ne kadar harcandığının hesabını vermesi... Bu pozisyonda bir kişi olursa huzur sağlanacak, atamalar liyakate göre yapılacak, gençlere güven verecek. Gençler özgürlük istiyor, baskı olmasın istiyor, bu gençler bir siyasi partinin kimliği altında da görünmek istemiyor. Ben karamsar değilim. Ülkenin çözülmeyecek sorunu yok aslında.”

“'Erdoğan Kılıçdaroğlu'nu cumhurbaşkanı adayı olarak istiyor' iddiasıyla ilgili ise Kılıçdaroğlu, “Ben Erdoğan'ın beni karşısına göreceği konusunda onun mutlu olacağını sanmıyorum. Onu şu anda en çok rahatsız eden kişi benim. Bu iddialar ittifakı karıştırmak için ortaya atılıyor.” İfadelerini kullandı.

"GÖREVLERİNE DEVAM ETMELERİNİ İSTİYORUM"

Kılıçdaroğlu, Millet İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adaylığı için belediye başkanlarının gösterilip gösterilmeyeceği konusuyla ilgili açıklamalarda bulundu.

“Belediye başkanları aday gösterilir mi?” sorusuna Kılıçdaroğlu, ”Belediye başkanlarımızın görevlerine devam etmelerini istiyorum. Öncelikle belediye meclislerinde çoğunluğumuz yok. Seçildiler önce bir bulundukları kentin güvenini kazansınlar önlerinde bir zaman var.” diye cevap verdi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Elif Çakır ve Taha Akyol sunduğu Gündem Özel'in konuğu oldu. “Cumhurbaşkanı adayı nasıl olmalı?” sorusuna Kılıçdaroğlu şöyle yanıt verdi:

“Devleti tanıması lazım önce bu çok önemli çünkü alınan kararların nasıl süreçler doğuracağını bilmesi lazım. Yine uzlaşmacı olması lazım. Cumhurbaşkanı adayının bütün siyasi partilerle samimi bir görüşme içinde olması lazım. Bunlar uzlaşmacı kimliğinin olması, liyakati koruması, kurumlara müdahaleyi engellemesi, her kuruşun hesabının vatandaşa verilmesi, bütçenin kaynaklarının nereye ne kadar harcandığının hesabını vermesi... Bu pozisyonda bir kişi olursa huzur sağlanacak, atamalar liyakate göre yapılacak, gençlere güven verecek. Gençler özgürlük istiyor, baskı olmasın istiyor, bu gençler bir siyasi partinin kimliği altında da görünmek istemiyor. Ben karamsar değilim. Ülkenin çözülmeyecek sorunu yok aslında.”

“'Erdoğan Kılıçdaroğlu'nu cumhurbaşkanı adayı olarak istiyor' iddiasıyla ilgili ise Kılıçdaroğlu, “Ben Erdoğan'ın beni karşısına göreceği konusunda onun mutlu olacağını sanmıyorum. Onu şu anda en çok rahatsız eden kişi benim. Bu iddialar ittifakı karıştırmak için ortaya atılıyor.” İfadelerini kullandı.

"GÖREVLERİNE DEVAM ETMELERİNİ İSTİYORUM"

Kılıçdaroğlu, Millet İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adaylığı için belediye başkanlarının gösterilip gösterilmeyeceği konusuyla ilgili açıklamalarda bulundu.

“Belediye başkanları aday gösterilir mi?” sorusuna Kılıçdaroğlu, ”Belediye başkanlarımızın görevlerine devam etmelerini istiyorum. Öncelikle belediye meclislerinde çoğunluğumuz yok. Seçildiler önce bir bulundukları kentin güvenini kazansınlar önlerinde bir zaman var.” diye cevap verdi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2021/11/kilicdaroglu-kararini-verdi-imamoglu-ve-yavas-in-gorevlerine-devam-etmelerini-istiyorum-6563.png</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2021/11/kilicdaroglu-kararini-verdi-imamoglu-ve-yavas-in-gorevlerine-devam-etmelerini-istiyorum-6563.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2021/11/kilicdaroglu-kararini-verdi-imamoglu-ve-yavas-in-gorevlerine-devam-etmelerini-istiyorum-6563-t.png"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2021/11/kilicdaroglu-kararini-verdi-imamoglu-ve-yavas-in-gorevlerine-devam-etmelerini-istiyorum-6563.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/kilicdaroglu-kararini-verdi-imamoglu-ve-yavas-in-gorevlerine-devam-etmelerini-istiyorum/11651/</link>
			<pubDate>Sat, 06 Nov 2021 12:25:06 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Akşener ve Kılıçdaroğlu'ndan ortak açıklama: İmamoğlu, Diyarbakır'a giderken benden izin aldı!]]></title>
			<description><![CDATA[İYİ Parti lideri Meral Akşener ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu canlı yayında ortak açıklama yaptı. Kılıçdaroğlu, İmamoğlu'nun Diyarbakır seyahatinin sorulması üzerine "Giderken benden izin aldı" cevabını verdi.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İYİ Parti lideri Meral Akşener ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu canlı yayında ortak açıklama yaptı. Kılıçdaroğlu, İmamoğlu'nun Diyarbakır seyahatinin sorulması üzerine "Giderken benden izin aldı" cevabını verdi.

6 PARTİNİN ORTAK ÇALIŞMASI

Akşener: Partimiz adına bu çalışmayı diğer siyasi partilere takdim etmek üzere bir sistem oluşturduk. Bugün de CHP’ye bu çalışmayı takdim ettik. Hem de Sayın Kılıçdaroğlu ile istişarede bulunduk. Türkiye’ye dair çözümlerin oluşması açısından istişarenin çok değerli olduğunu düşünüyoruz. İttifakın dört partisinin istişare kavramını tekrar Türkiye’nin gündemine getirmesi açısından memnunun. Ben yaptım oldu diyenlerin de istişare kavramını gündemlerine almaları gerektiğini düşünüyorum.

 

Kılıçdaroğlu: Türkiye’nin pek çok gündemi var. Türkiye’nin daha dinamik bir yapıya ulaşması lazım bunun için de istişarede bulunduk. Karşılıklı biz de görüşlerimizi aktardık. Ayrıca 6 siyasi partinin çalışması var. Bu konuda arkadaşlar bilgi verdiler. Türkiye’nin çözülemeyecek hiçbir sorunu yoktur.

 

OSMAN KAVALA KONUSU

Akşener: Osman Kavala sizin görüşünüze göre SOROS’cu. Soros’ta masaya kim oturdu. Sayın Kılıçdaroğlu ve ben değil. Büyükelçilerin böyle bir talepte bulunmasını doğru bulmuyoruz. Böyle taleplere yol açacak olayların yaşanmasını da doğru bulmuyoruz. Rahip Bronsun tipi olayların yaşanmasına engel olunmalıdır.

Kılıçdaroğlu: Bir ülkenin itibarı imza attığı sözleşmenin arkasında durmaktır. Türkiye’nin itibarının her sahada korunmasını isteriz. Türkiye bir hukuk ülkesiyle bu çerçevede hareket etmesi lazım. Türkiye’ye dışarıdan yapılacak hiçbir müdahaleyi doğru bulmayız. Ama dışarıdan müdahaleye kapı açacak bir yönetimi de kabul etmeyiz. Geldiğimiz nokta maalesef üzücü bir nokta.

 

ARINÇ'IN "CHP'NİN OYLARI ARTTI" AÇIKLAMASI

Kılıçdaroğlu: Sayın Bülent Arınç’ın CHP’nin oyları artacak demesi güzel bir şey. Gerçeği gördüğü için çok mutluyuz. TÜSİAD da başkanlar da üzülmesinler Türkiye’ye güzel günler getireceğiz.

Akşener: Laiklik bir hukuk kuralıdır. O ülkenin kanunlarının ilahi vahye göre mi olacak yoksa insanlar için mi hazırlanacak buna karar veren bir hukuk terimidir. Bugüne kadar siyasetçiler, din adamları konuştu ama hukukçuların konuştuğu görülmedi. Ortadan kayboldu gitti. 21. Yüzyılın yeni değer setlerine uygun bir kanun anlayışının ortaya konulması gerekiyor. İş adamları açısından laikliğin önemi hukuk açısından önemli. Ekonominin patronu güvendir, bunun anahtarı da hukukun üstünlüğüdür. Laikliğin değeri bu günlerde daha iyi anlaşılıyor. Laikliğin ne olduğunun bir türlü anlaşılamadığını da anlatmak isterim.

Biz Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne gelen tüm tezkereler için önce bir ekip kurarız. Konu uzmanı arkadaşlarımız üzerinden bir rapor ortaya çıkar. Sonra da milletvekili arkadaşlarımızla bu paylaşılır. Bu çalışma yapıldı ve eleştirilerimiz baki kalmak kaydıyla evet oyu vereceğimizi söylemek isterim.

PARTİLER ARASI GÖRÜŞMELER

Akşener: Sarıgül’le görüşme yaptık. Karamollaoğlu ile de görüştük. DSP bizi ziyaret etmişti. Genel Başkanları ile ileri süreçte bir görüşme imkanımız olacak. İstişareyi çok önemsiyoruz biz. Ben aylardır Anadolu’yu geziyorum. Vatandaşın gerçek dertleri görüp bunun üzerinden konuşmak, seçmeni velinimet yapmak. Türkiye adına ve seçmenimiz adına bu rekabeti iş birliği içinde yapmak imkanımız var. Bir fener tutmaya çalışıyoruz. Son derece de verimli sonuçlar aldık. Parlamenter sisteme dair ana hatlarıyla ziyaret ettiğimiz siyasi partilerin bir itirazı yok. 6 siyasi partinin genel başkan yardımcıları birlikte çalışıyorlar. Aralık ayı gibi bize sunulacak bir metin ortaya çıkacak. İnşallah her şey iyi olacak.

Kılıçdaroğlu: Aralık ayında 6 siyasi partinin uzlaştığı temel ilkeler ortaya çıkacak.

Akşener: Ortada seçim yok, kurulmuş bir iktidar yok. Türkiye’de bizlerle ilgili on adım sonra şunu yapacaksınız diye parmak sallanıyor. Sayın Buldan’ın söylediğini sizden duydum. Gündemimizde öyle bir şey yok.

İMAMOĞLU BENDEN İZİN ALDI

Kılıçdaroğlu: İttifakı bozacak ne yapsak diye düşünüp duruyorlar ama başaramayacaklar. Bizim tek güvencemiz milletimiz.

İmamoğlu’nun bana gelmiş bir talebi yok. Ayrıca giderken de benden izin aldı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2021/10/aksener-ve-kilicdaroglu-ndan-ortak-aciklama-imamoglu-diyarbakir-a-giderken-benden-izin-aldi-5102.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2021/10/aksener-ve-kilicdaroglu-ndan-ortak-aciklama-imamoglu-diyarbakir-a-giderken-benden-izin-aldi-5102.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2021/10/aksener-ve-kilicdaroglu-ndan-ortak-aciklama-imamoglu-diyarbakir-a-giderken-benden-izin-aldi-5102-t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2021/10/aksener-ve-kilicdaroglu-ndan-ortak-aciklama-imamoglu-diyarbakir-a-giderken-benden-izin-aldi-5102.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/aksener-ve-kilicdaroglu-ndan-ortak-aciklama-imamoglu-diyarbakir-a-giderken-benden-izin-aldi/11563/</link>
			<pubDate>Wed, 20 Oct 2021 14:28:41 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Antalya'da Gelecek Partisi Konyaaltı Kadın Kolları başkanına saldırı]]></title>
			<description><![CDATA[Gelecek Partisi Antalya Konyaaltı Kadın Kolları Başkanı Hilal Oktay Başaslan saldırıya uğradı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gelecek Partisi Antalya Konyaaltı Kadın Kolları Başkanı Hilal Oktay Başaslan ailesine yönelik saldırıyı video kaydına aldı.

Başaslan, “Bana 6. kattan cam fırlatan caniler, bu kez eşime, kızıma ve bana balkondan silahla ateş edip ardından aşağıya inip “pala, sopa ve silah ile saldırdı. Eşimde kırık, bende kızımda kesikler mevcut” dedi.

Aleni bir şekilde palanın tersi ile eşinin kafasına vurulduğunu kaydeden Başaslan, “2 kişi eşime saldırıyor, 1 tanesi 12 yaşındaki kızımı sıkıştırıyor! Ben kızıma koşarken, bir palalı da benim boğazıma koyuyor palayı ”seni burda keserim”” dedi.

Saldırganların görüntülerde polislere de “polisinde a… koyarım” dediği duyuluyor.

GELECEK PARTİSİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI SELÇUK ÖZDAĞ DA SALDIRIYA UĞRAMIŞTI
Gelecek Partisi Genel Başkanı Selçuk Özdağ’a saldırarak sopa ile darp eden ve silah çeken 5 şüpheli savcılığın talebi üzerine 20 gün sonra tahliye edilmişti.

Kararı veren ağır ceza mahkemesi, ‘asliye ceza mahkemesiyle yaşanması muhtemel görev uyuşmazlığı nedeniyle sanıkların mağduriyetine neden olabileceğini’ gerekçe göstermişti.




















]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2021/09/antalya-da-gelecek-partisi-konyaalti-kadin-kollari-baskanina-saldiri-8762.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2021/09/antalya-da-gelecek-partisi-konyaalti-kadin-kollari-baskanina-saldiri-8762.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2021/09/antalya-da-gelecek-partisi-konyaalti-kadin-kollari-baskanina-saldiri-8762-t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2021/09/antalya-da-gelecek-partisi-konyaalti-kadin-kollari-baskanina-saldiri-8762.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/antalya-da-gelecek-partisi-konyaalti-kadin-kollari-baskanina-saldiri/11397/</link>
			<pubDate>Thu, 16 Sep 2021 12:04:08 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Seçim barajı düşüyor! Erdoğan rakam verip resmen duyurdu]]></title>
			<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bosna Hersek ziyareti sonrası Türkiye'ye dönüş yolunda çok çarpıcı açıklamalar yaptı. Erdoğan'ın açıklamaları arasındaki seçim barajınınyüzde 7 olması için MHP'nin onayını beklediklerini söyledi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Bosna Hersek ve Karadağ ziyaretleri sonrası yurda dönüşte gazetecilerin sorularını yanıtladı. 

Erdoğan, seçim barajıyla ilgili de çok önemli açıklamalarda bulundu.

SEÇİM BARAJI DÜŞECEK Mİ?

Soru: Seçim ve siyasi partiler yasasındaki değişikliklerde sona gelindi. En merak edilen nokta seçim barajı. Baraj yüzde 5'e düşme ihtimalinden söz ediliyor. Bir başka ihtimal eğer partiler ittifak halinde seçime girerlerse onlar için ayrı bir baraj, mesela yüzde 7 ya da 10 barajının devam etmesi öngörülüyor. Seçim barajı düşecek mi? Sizin ittifaklar için başka bir baraj olması yönünde görüşünüz var mı?

Barajla ilgili olarak şu anda belirgin hale gelen aslında 7 ama bu konuda Cumhur İttifakı olarak MHP'li arkadaşlarımızın nihai kararını bizim arkadaşlarımız henüz almış değiller. Ancak 7 netleşmiş vaziyette. MHP de 7'ye olumlu bakıyor. Bunun altında bir şey olur mu olmaz mı, henüz önümüze gelmiş değil. Öyle bir şey olursa o da tabi konuşulabilir ama şimdilik böyle bir şey yok.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2021/08/secim-baraji-dusuyor-erdogan-rakam-verip-resmen-duyurdu-1740.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2021/08/secim-baraji-dusuyor-erdogan-rakam-verip-resmen-duyurdu-1740.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2021/08/secim-baraji-dusuyor-erdogan-rakam-verip-resmen-duyurdu-1740-t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2021/08/secim-baraji-dusuyor-erdogan-rakam-verip-resmen-duyurdu-1740.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/secim-baraji-dusuyor-erdogan-rakam-verip-resmen-duyurdu/11253/</link>
			<pubDate>Sun, 29 Aug 2021 14:15:06 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA['Kanal İstanbul' ihalesinde perde aralanıyor: İşte öne çıkan şirket!]]></title>
			<description><![CDATA[İktidarın 'Kanal İstanbul' projesinin ihalesinde ibrenin Kalyon'un ve Çinli şirketinin oluşturduğu konsorsiyuma kaydığı öne sürülüyor.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[AKP'nin tepki ve uyarılara rağmen vazgeçmediği, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın "İnadına yapacağız" dediği Kanal İstanbul projesinin ihalesiyle ilgili çarpıcı bir iddia dile getirildi.

 

İBB ve Bakırköy'ün CHP'li Belediye Meclis Üyesi Nadir Ataman, ihalede ibrenin AKP'ye yakınlığıyla bilinen Kalyon'un ve Çinli CCCC şirketinin oluşturduğu konsorsiyuma kaydığını söyledi.

Ataman, Twitter hesabından konuya ilişkin şunları yazdı:

"Gary Lineker in futbol ile ilgili bir sözü vardı 'Futbol, 22 kişi ile 90 dk oynanan, sonunda Almanların kazandığı bir oyundur' diye. Mega projeler için de ben diyorum ki çılgın diye adlandırılan sonunda yine tanıdık müteahhitlerin aldığı inşaat işleridir.

Kanal İstanbul'da ibre yine Çin'e kaydı. Kalyon İnş. ile Çinli CCCC (China Communications Construction (China Communications Construction Company) ihale için konsorsiyum oluşturacak. İhale yılın son çeyreğinde."



 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2021/08/kanal-istanbul-ihalesinde-perde-aralaniyor-iste-one-cikan-sirket-7647.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2021/08/kanal-istanbul-ihalesinde-perde-aralaniyor-iste-one-cikan-sirket-7647.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2021/08/kanal-istanbul-ihalesinde-perde-aralaniyor-iste-one-cikan-sirket-7647-t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2021/08/kanal-istanbul-ihalesinde-perde-aralaniyor-iste-one-cikan-sirket-7647.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/kanal-istanbul-ihalesinde-perde-aralaniyor-iste-one-cikan-sirket/11115/</link>
			<pubDate>Tue, 10 Aug 2021 13:12:48 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[AKP iktidarına yakın anket şirketinden Erdoğan'a soğuk duş!]]></title>
			<description><![CDATA[AKP iktidarına yakın anket şirketi olan ORC Araştırma'dan Erdoğan'a soğuk duş geldi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ORC Araştırma'nın paylaştığı son anket sonuçlarına göre bu pazar seçim olsa AKP'nin oy oranı yüzde 33 seviyesinde kalırken, MHP ve HDP baraj altında kalıyor.

ORC Araştırma Şirketi'nin yaptığı son anket çalışmasından dikkat çeken sonuçlar ortaya çıktı. Söz konusu ankette "Bu pazar seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?" sorusuna, çarpıcı cevaplar geldi.

Ankete göre, AKP yüzde 33,4’le ilk sırada, CHP ise yüzde 25,0'la ikinci olurken, İYİ Parti yüzde 12,5 ile üçüncü sırada yer aldı. Öte yandan MHP ve HDP yüzde 10'luk baraj dilimine takılarak baraj altında kaldı.

ORC'nin yayımladığı ankete göre partilerin oy oranları şöyle:

AKP: %33,4
CHP: %25,0
İYİ Parti: %12,5
MHP: %9,8
HDP: %8,0
Gelecek Partisi: %2,9
DEVA: %2,2

Memleket Partisi: %1,5
Saadet Partisi: %1,3
TDP: %1,0
Yeniden Refah Partisi: %0,8
BBP: %0,7
DP: %0,5
Diğer: %0,4
 

 




Güncelleme Tarihi: 23 Temmuz 2021, 16:36]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2021/07/akp-iktidarina-yakin-anket-sirketinden-erdogan-a-soguk-dus-8576.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2021/07/akp-iktidarina-yakin-anket-sirketinden-erdogan-a-soguk-dus-8576.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2021/07/akp-iktidarina-yakin-anket-sirketinden-erdogan-a-soguk-dus-8576-t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2021/07/akp-iktidarina-yakin-anket-sirketinden-erdogan-a-soguk-dus-8576.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/akp-iktidarina-yakin-anket-sirketinden-erdogan-a-soguk-dus/10988/</link>
			<pubDate>Fri, 23 Jul 2021 17:32:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[CHP’nin ‘Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’inin detayları açıklandı!]]></title>
			<description><![CDATA[CHP’li İbrahim Kaboğlu, güçlendirilmiş parlamenter sistemi Cumhuriyet’ten Erdem Sevgi’ye anlattı]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[CHP İstanbul Milletvekili, Anayasa Profesörü İbrahim Kaboğlu, “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem (GPS) taslağına ilişkin, “Yasama girişimi” ile hükümet ve Meclis’in yanı sıra halkın da yasa önerisi verebilmesini öngörüyoruz. Belirli imza sayısına ulaşılırsa, örneğin Fırtına Vadisi ya da Kaz Dağları’nın Sit alanı ilan edilmesi için halk yasa önerisi sunabilecek.

 

 

‘Halk vetosu’ ile uluslararası anlaşmalar, vergi düzenlemeleri gibi belirli konular dışında Meclis’in çıkardığı yasalara karşı, 500 bin ya da 1 milyon kişi ‘hayır’ derse yapılan değişiklikler kaldırılıyor” dedi.

CHP çalışma grubu tarafından hazırlanan “GPS, Bağımsız ve Tarafsız Yargı Raporu” geçen ay yapılan parti meclisi (PM) toplantısında kabul edildi. CHP PM, 75 sayfalık rapora son şeklini vermesi için Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nu yetkilendirdi. Raporu hazırlayan grupta yer alan Kaboğlu; CHP’nin GPS taslağına ilişkin ayrıntıları Cumhuriyet’e anlattı. Kaboğlu’nun aktardığı bilgiler şöyle:

 

 

Türkiye’de yürürlükteki anayasa yetersiz mi, neden değişikliğe ihtiyaç duyuluyor?

 
Mevcut anayasada çok sayıda hak ve özgürlük var ama erkler ayrılığı yok. Demokratik hukuk devletinde hak ve özgürlükler bütündür, erkler ayrıdır. Bunu sağlamak amacıyla bugünkü anayasadaki hak ve özgürlükleri birer kazanım olarak aldık ve bununla birlikte yasama, yürütme ile yargının nasıl olması gerektiğini planladık.

 

 

CHP, temel olarak hangi gerekçeyle anayasa değişikliğine yönelik bir hazırlık ihtiyacı duydu?

 
Anayasa dendiğinde önce hak ve özgürlükler güvencesi gelir. Fakat bu güvence de devlet iktidarının yapılanma tarzı ile ortaya çıkar. Burada da konu; yasama, yürütme ve yargının nasıl yapılandırıldığına ulaşır. 2017’de yapılan anayasa değişikliği ile yürütme tarihimizde ilk kez çift başlı yürütme tek başlı hale getirildi, bütün “baş” ile başlayan makamlar tek kişide birleştirildi. Bununla da yetinilmedi, bu kişi parti başkanı oldu. Bundan dolayı raporda, ‘Yasama, yürütme, yargı nasıl olmalıdır’ sorularına teker teker yanıt verdik.

 

 

Rapor, ilk bölümde kapsamlı şekilde Türkiye’nin anayasa geçmişini ele alıyor. Bu bölüm neyi hedefliyor?

 
CHP’nin GPS raporunun dün, bugün ve yarın zaman ekseninde hazırlanmış olması önemli. Çünkü hiçbir toplum geçmişini görmezden gelerek bugünü anlayamaz. Bugünü anlayamadığı sürece geleceğe yönelik sağlıklı adım atamaz. CHP’nin GPS taslağının en sistematik ve özgün tarafı; meselelerin dün, bugün ve yarın ele alınması. Çalışmayı hazırlarken dünün ışığında bugünü masaya yatırdık ve yarına dair somut önerilerimizi sıraladık.

 

 

Yasama ile ilgili bölümde, “yasama girişimi” ve ‘halk vetosu’ başlıkları dikkat çekiyor. Bunları kısaca açabilir miyiz?

 
Raporda, “Yasama nasıl olmalıdır” sorusunu yanıtlarken, “Sadece hükümet ya da Meclis değil, halk da yasa önerisi verebilmelidir” dedik. Buna “yasama girişimi” deniyor. Belirli imza sayısına ulaşılırsa, örneğin Fırtına Vadisi’nin, Kaz Dağları’nın Sit alanı ilan edilmesi için halk yasa önerisi sunabilecek. Bir de ‘halk vetosu’ öngörüyoruz. Uluslararası anlaşmalar, vergi düzenlemeleri gibi belirli konular dışında Meclis’in çıkardığı yasalara karşı, 500 bin ya da 1 milyon kişi “hayır” derse yapılan değişiklikler kaldırılıyor. Yasama başlığı altında Meclis’e giden yolların demokratikleştirilmesini, Meclis’in müzakereye açık olmasını ve güçlenmesini amaçladık.

 

 

HSK’nin yerine AYK’nin kurulmak istenmesinin sebebi nedir?

 
Yargı başlığında Adalet Yüksek Kurulu’nu (AYK) ayrıntılı şekilde düzenledik. Bugünkü HSK ile yargı bağımsızlığı sağlanamadığını üç yıldır görüyoruz. Bunun için AYK’yi yansız ve bağımsız olarak düzenledik. AYK’de üyelerin yarısını bizzat yargı mensupları, diğer yarısını da Meclis seçecek. TBMM’nin bugünkü HSK üye seçimleri gibi değil, daha ciddi, şeffaf bir süzgeç uygulanarak seçim yapılacak.

 

 

Raporda yer alan ‘ortak söylem, eylem ve işlem’ başlıkları kamuoyunda “muhalefete çağrı” olarak yorumlandı. Bu kavramlar tam olarak neyi kastediyor?

 
GPS için çizdiğimiz yol haritasında ortak söylem, ortak eylem ve ortak işlem olmak üzere üç başlık tasarladık.

Ortak söylem şu anlama geliyor: Farklı görüşlerde, düşüncelerde olabiliriz ama anayasaya karşı nötr olmak durumundayız. Çünkü anayasa hepimizi eşitleyen, bağlı olduğumuz tek bir metin. Örneğin Meclis’te anayasayı ihlal eden bir yasa oylanabilir. Bunu Anayasa Mahkemesi iptal edecek. Ortak eylem ve işlem bölümlerinde ise madem CHP olarak biz bu değişiklikleri tek başımıza yapamıyoruz, o zaman bu ihtiyacımız olan anayasal kültür ve bilinci diğer partilerle birlikte oluşturacağız. Eğer bu birlikteliği sağlayabilirsek, ortak şekilde hazırladığımız anayasa metnine ortak sadakatimiz çok daha güçlü olur.

 

 

‘ÇOCUKLUKTAN İTİBAREN ANAYASAL BİLİNÇ’

 
Raporda “anayasal bilgilenme hakkı” ve “anayasal kamuoyu’ kavramlarını görüyoruz. Bunlar somut olarak hangi eksikleri giderecek?

 
Raporda tüm yurttaşların anayasal bilgilenme hakkına da dikkat çektik. Örneğin bir çocuk seçmen olmasa da, yaşı çok küçük olsa da anayasa hakkında bilgi sahibi olmalı. “Büyüdüğünde, okula gittiğinde bu kurallara tabi olacaksın, hakların bunlar olacak. Devlet sana parasız eğitim sunacak, ihtiyacın varsa burs verecek. Yaşamının sonuna kadar bu kurallara tabi olacaksın. Bunu bilmen senin ve toplumun yararına” diye bilinçlendirilmeli. Anayasal kamuoyunun mutlaka oluşturulması gerekiyor. Doğru anayasal bilginin halka ulaşması lazım.

 

Örneğin bir yurttaş başkanlık rejimini, bir diğeri parlamenter sistemi, bir diğeri de yarı başkanlık sistemi isteyebilir. Bu istekler hepsinin doğal hakları. Fakat burada isteklerin ne ölçüde demokratik olduğu ve anayasal denge ve denetim ölçeklerini ne derece yansıttığına bakmak gerekiyor. Demokratik bir sistem içerisinde bir yurttaş başkanlık rejimini de savunabilmeli fakat bunu başka amaçlarını örtmek amacıyla kullanmamalı. Buna “anayasal dürüstlük” diyoruz.

Dünyada parlamenter rejim, demokrasinin özüne daha uygun bir yönetimdir. Bu bakımdan parlamenter rejimi savunuyoruz. Ortaya çıkan bir parti, bir uzlaşma metni. İddialı, özgün ve kapsayıcı bir rapor ortaya koyduk. Bunun böyle olması yadırganmamalı. Çünkü CHP asırlık bir partidir, Türkiye’nin kuruluşunda olduğu gibi idamesinde ve geleceği bakımından belirleyici bir göreve sahiptir. Kapsamlı bir rapor hazırlaması, asgari bir gerekliliktir.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2021/07/chp-nin-guclendirilmis-parlamenter-sistem-inin-detaylari-aciklandi-98.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2021/07/chp-nin-guclendirilmis-parlamenter-sistem-inin-detaylari-aciklandi-98.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2021/07/chp-nin-guclendirilmis-parlamenter-sistem-inin-detaylari-aciklandi-98-t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2021/07/chp-nin-guclendirilmis-parlamenter-sistem-inin-detaylari-aciklandi-98.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/chp-nin-guclendirilmis-parlamenter-sistem-inin-detaylari-aciklandi/10986/</link>
			<pubDate>Thu, 22 Jul 2021 13:17:32 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Ümit Özdağ partisinin kurucu üyelerini açıkladı]]></title>
			<description><![CDATA[Ayyıldız Hareketi lideri Prof. Dr. Ümit Özdağ, partisinin 8 kurucu ismini açıkladı.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ayyıldız Hareketi lideri ve Bağımsız İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Ümit Özdağ, İstanbul’da basın mensuplarıyla bir araya geldi.

Prof. Dr. Ümit Özdağ, partisinin 8 kurucu ismini açıkladı.

Ümit Özdağ’ın açıklamasından satır başları şöyle;

“Değerli basın mensuplarını sevgi ve saygıyla selamlamak isterdim ama İhlas Haber Ajansı ve ANKA dışında sanırım basın toplantımıza katılan çok fazla basın organı yok.” dedi ve sözlerine şöyle devam etti:

“Bu bizi şaşırttı mı? Hayır şaşırtmadı. Ve aslında Ayyıldız Hareketi’nin ne kadar haklı ve doğru bir çıkış olduğunu; vermiş olduğum mücadelenin ne kadar doğru bir mücadele olduğunu, bu sabah bir kez daha burada görüyoruz.”

Prof. Dr. Ümit Özdağ, yandaş medyanın ambargo uyguladığı basın toplantısında, partileşmekte olan Ayyıldız Hareketi’nin siyasi duruşu, programı ve kadroları ile ilgili bilgi paylaşımında bulundu.

 

Ümit Özdağ’ın kuracağı partinin kurucu üyeleri,

1.Doç. Dr. Tuğrul Kıhtır (Estetik Cerrah, Türk tarihçisi, ABD Estetik Cerrahi Derneği eski yöneticisi)

2.Doç.Dr.Esra Özsüer (Yunanistan tarih, kültür ve siyaseti konusunda Türkiye’nin önde gelen uzmanlarından)

3.Avukat Sevdagül Tuncer

4.Avukat Ayla Ülük

5.Avukat Burak Mengü

6.Salim Kabasakal (Dünyanın önde gelen bilişim şirketi sahibi. Endüstri 4.0 uygulayıcısı firma sahibi)

7.İlkim Yüksel (Akademisyen)

8.Doç.Dr.Kahraman Berk olarak açıklandı.

Özdağ, Ülkemiz iç içe geçmiş dört ağır krizden geçiyor. Bu krizler devlet krizi, milli birlik krizi, ekonomik krizi ve sığınmacılar krizidir.” ifadelerini kullandı.

Özdağ, “Devlet krizi yaşıyoruz çünkü devlet her türlü kurumsal işlevini yitirmiş, tek kişinin yönettiği, bir aşiret devleti yapısına dönüşmüştür.

Toplum, Cumhur ittifakı ve Millet ittifakı çerçevesinde düşman cephelere ayrışmıştır. Uyuşturucunun hedefi haline gelen Türk toplumu uyuşturucu ile içten tahrip edilmektedir. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın partileşmesi İslam’ı birleştirici olmaktan hızla çıkarmaya başlamıştır.

Yaşanan ekonomik kriz Cumhuriyet tarihinin en ağır ekonomik krizidir. 16 milyon kişi aç, 50 milyon kişi yoksuldur. 22 milyon kişi sosyal yardım almaktadır.

2001 ekonomik krizini başbakanlık önünde atılan yazar kasa ile hatırlıyoruz. Bugün yaşanan ekonomik krizi toplu intiharlar ile hatırlayacağız.

Ve Türkiye son 10 yılda dünyanın en fazla sığınmacısının yaşadığı ülke haline geldi.

Resmi açıklamalara göre Türkiye 9 milyon Suriyeliyi yediriyor, içiriyor, giydiriyor, eğitiyor, sağlık hizmetlerini sağlıyor. Ve parasını Türk halkı ödüyor. Suriyeliler
dışında 2 milyona yaklaşan Afgan, Irak, Pakistanlı, İranlı ve Afrikalı ülkemizde yaşıyor. Sadece son bir hafta içinde 35 bin Afgan Türkiye’ye giriş yaptı.

Özetle Türk halkı dört krizin pençesinde eziliyor.” değerlendirmesinde bulundu.

“Saray rejimi ülkemizi bu kadar ağır bir krize sürüklemiş olmasına rağmen rejimin 19 seneden bu yanan Türkiye’yi yöneten AKP hala birinci parti. En büyük 2.parti kararsızlar partisi.” diyen Ümit Özdağ, açıklamalarına şöyle devam etti:

“Bir ülke ancak bu kadar kötü, bu kadar zarar vererek yönetilebilir. Buna rağmen hala AKP hala birinci parti ve kararsızlar

İkinci parti ise Türkiye’de ciddi bir muhalefet sorunu var demektir. Evet, Türkiye’de kötü bir iktidar ve kötü bir muhalefet tükenmiş bir iktidar ve başarısız bir muhalefet Türk milletini nefret eksenli olarak iki cepheye bölmüş durumdalar.

Ayyıldız Hareketi, cepheleşen Türk siyasetinde düşman cepheler dışında demokratik bir seçenek oluşturma girişimidir. Mevcut cepheler 1.Dünya Savaşı’nda cephe savaşına devam etmek tükenmez biçimde birbirlerini tüketen Alman-Fransız orduları gibi, Türk milletinin birliğini, beraberliğini tüketiyorlar. Biz mevcut cephelerin dışında siyaset yapıyoruz. 

Biz Atatürk çizgisinde Türk milliyetçiliğini Türkiye’ye hizmet için moral güç kaynağı olarak görüyoruz.

Siyaseti ile Türk milletini ve Türk devletini daha fazla yormadan “Bilim, Birlik, Barış” diyerek Türk milletinin önüne projelerimiz ile çıkacağız.

Biz Atatürk çizgisinde Türk milliyetçiliğini Türk halkının refah ve demokratik gelişimi için enerji üreten kaynak olarak görüyoruz.

Biz Atatürk çizgisinde Türk milliyetçiliğini, Türk milletinin menfaatlerini Türk milletine yönelik tehditleri tespit için ölçüt olarak görüyoruz.

Bizim milliyetçiliğimiz diğer milletlerle boks müsabakasında yenmek değil; maraton yarışında geride bırakmayı hedefleyen Atatürk çizgisinde Türk milliyetçiliğidir .

Bu noktada üzerinde durmak istediğim bir diğer hususta sarı muhalefetin Ayyıldız Hareketi’nin muhalefeti böldüğüne dair iddiasıdır. Bu saldırı birçok açıdan yanlış, siyasi ahlaktan yoksun ve çarpıtılmış bir saldırı .

Şimdi biz Sarı Muhalefete beş temel soru ile cevap veriyoruz :

1- Türkiye’de AKP iktidarda olduğu sürece muhalefet partisi olarak mevcut muhalefet partilerinin dışında hiçbir parti kurulmamalı mı? Hayır, kurulmamalı diyorsanız siz nasıl demokratsınız? Evet, kurulmalı diyorsanız, karşı çıktığınız sadece Ayyıldız Hareketi mi?

2- Mevcut sarı muhalefet partileri son 20 senede ülkemizde gerçekleşen seçimlerin çok büyük bir bölümünü kaybettiklerine göre 2023 seçimlerini kazanmaları kesin midir?

3- Seçmeni “ya Millet İttifakı’nı seçeceksin ya Cumhur İttifakı’nı” dayatması ile karşı karşıya bırakmak demokratik bir duruş mudur?

4- AKP Türkiye’yi bu kadar kötü yönetmesine rağmen AKP anketlerde hala birinci partidir. İkinci büyük parti ise Kararsızlar Partisidir. Çünkü AKP’den uzaklaşan seçmen sari muhalefet partilerinin Türkiye’yi yönetebileceğine inanmamaktadır. KONDA Genel Müdürü Bekir Ağırdır’ın ifadesi “AKP otobanında yol alan araçlar sağa çekmiş beklemektedir. Ancak muhalefetin Türkiye’yi yönetecek somut projelerin olduğuna inanmamaktadır .” Özetle, biz muhalefeti bölmüyoruz. Bir seçmeni kafamızda düşman ve dost diye ayırmadan Türk Milletinin aziz fertleri olarak değerlendiriyoruz.

Ayyıldız Hareketi kararsız seçmeni kararlı hale getirecek partidir. Türk halkının önüne cesur, büyük ve sonuç alacak projeler ile çıkmaktadır. Partimiz, Millet İttifakı’nın HDP’den oy almak, destek almak için yaptığı siyasal dansözlüğü yapmayacak.

Ayyıldız Hareketi, Millet İttifakı’nın ulaşma cesaretini gösteremediği vatansever Cumhur İttifakı seçmenine ulaşacaktır. Ayrıca, bizim partimize şimdiye değin sari muhalefet partilerine oy vermek zorunda kalan seçmen oy verince sarı muhalefet oy kaybedecektir ancak bu Cumhur İttifakı’nın oy kazandığı anlamına gelmez.

Bizim hedefimiz sarı muhalefet gibi muhalefette kalmak değil, Türkiye’yi yönetmek. Ve biz genç, güvenilir, dinamik, liyakatli ve bilgili seçkin kadrolarımızla Türkiye’nin 21. yüzyılını inşa etme mücadelesi veriyoruz.

Ayrıca sarı muhalefet partilerinin iddia ettiği gibi Cumhurbaşkanlığı seçiminde yüzde 51 gerektiği için ittifak kurulduğu iddiası doğru değildir. 2018 genel seçimlerinde CHP – İYİ Parti – Saadet Partisi ve DP Millet ittifakını kurarak yüzde 51 gerekmeyen parlamento seçimlerine birlikte girerken, yüzde 51 gerektiren cumhurbaşkanlığı seçiminde CHP Muharrem İnce’yi, İYİ Parti Meral Akşener’i , Saadet Partisi Temel Karamollaoğlu’nu cumhurbaşkanı adayı gösterdiler. Madem yüzde 51 için ittifak yapıldı, neden ayrı aday çıkarıldı? Buna şu cevap veriliyor: “Efendim, ikinci tura kalan aday desteklenecekti.” Erdoğan’a karşı ikinci tura kalan adayı desteklemek için parlamento seçimlerinde ittifak yapmaya gerek yoktur. Zaten seçmen ikinci tura Erdoğan’a karşı çıkacak adaya kendiliğinden destek verir. Seçmeni bu kadar küçümsemeyin.

Değerli basın mensupları,

İttifaklar siyasetin doğal dengesini bozarken, seçmeni psikolojik cephelere ayrıştırıyor ve oy kaymalarını engelliyor. Örneğin, İYİ Parti kurulduğu zaman yüzde 22 bandını çok rahat gördü. Bunun yüzde 7.5’dan fazlası AKP’den gelen seçmendi.

Ne zaman CHP ile İYİ Parti ittifaka girdiler, AKP’den İYİ Parti’ye doğru hareketlenen seçmen döndü MHP’ye gitti. Çünkü, AKP seçmeni içinde çok büyük bir bölüm seçmen CHP ile hiçbir şekilde ilişki içinde dolaylı olarak dahi olsa olmak istemiyor.

Bu noktada üzerinde en son durmak istediğim husus, İttifak siyasetinin en çok Erdoğan’a hizmet ettiği ve sarı muhalefetin büyük bir aymazlık ile Erdoğan’a çalıştığıdır. İttifaklar, Erdoğan’ın işine yaramakta ve ” Biz ve Onlar” ayrışmasını yapmayı kolaylaştırmaktadır .

Esasen Cumhur İttifakı sona ermişti. Erdoğan ve Bahçeli ayrı ayrı açıklamalar ile Cumhur ittifakının sona erdiğini açıkladılar. Bu Türk siyasetinde cepheleşmenin ortadan kalkması için bir fırsattı. Ancak benim bütün karşı çıkmama rağmen İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener CHP ile yerel seçimler için ittifak kararı alıp bir araya gelince, Erdoğan ve Bahçeli’de bir araya gelerek, Cumhur İttifakını tekrar kurdular. Sonuç olarak her iki tarafta ittifaklardan memnun. En çok memnun olanlar ise hangi ittifak gelir ise gelsin para kazanmaya devam edenler. Belediyeler AKP’li başkanlar tarafından yönetilirken ihaleleri alan kişi ve şirketler belediyeler CHP’ye geçtikten sonra da ihaleleri almaya, belediyeleri yönetme devam ediyorlar. Onlar mutlu ve mesut. Özetle ben boşuna sarı muhalefet demiyorum.

Bu siyasal durumumuzu ortaya koyduktan sonra şimdi politik programımızın bazı ana hatlarını ortaya koymak istiyorum.

Değerli Basın Mensupları,

Dünya tarihinin yeni bir aşamasına giriyoruz. Bu salonda bulunanlar iki kutuplu Soğuk Savaş Dünyasını, Tek Kutuplu küreselleşmeyi yaşadılar ve şimdi ABD- Çin küresel rekabetinin damgasını vurduğu Korona sonrası bir dünyaya geçtik. Bu yeni dünya Türkiye’nin önüne değerlendirdiği takdirde önemli fırsatlar sunacak olan bir dünya ve dönem. Değerlendirilmediği takdirde ise Türkiye’yi ağır tehditler ve tehlikeler bekliyor.

Partimizin programı Korona sonrası dünyada tehditleri bertaraf ederek ve fırsatları yakalayacak bir program olma özelliği taşıyor.

Değerli Basın Mensupları,

Partimiz neo-liberalizmin kontrolsüz, doğayı, insanı, emeği sömüren programını tarihin çöplüğüne atarak, sürdürülebilir planlı kalkınma ekonomisine geçecektir. Devlet Planlama Teşkilatını tekrar kuracağız. 12 yıllık kalkınma planları çerçevesinde ekonomik kalkınma sürecini başlatacağız. Devlet sanayi alanlarında yeni yatırımlar yapacak.

Türk ekonomisi sanayide tarımda ve hayvancılıkta üretim ekonomisine dönecek. Partimiz imalat sanayisinin ve fabrikaların partisi olacak.
Sığınmacı işçilerin değil, Türk işçilerin partisi olacağız. Yabancı sermayenin değil, Türk sermayesinin partisi olacağız. Bizim için önemli olan iş adamlarının fazla karı değil Türk insanının istihdamı olacak.

Partimiz çiftçinin ve köylünün partisi olacak.

İktidara yandaş sermaye grupları kavramını ortadan kaldıracağız. Dürüst iş insanlarının yasalar çerçevesinde adil rekabetinin önünü açacağız.

Kanal İstanbul’u durdurup İstanbul’u yeniden inşa edeceğiz. Türkiye Varlık Fonunu tasfiye edeceğiz. Yap- İşlet- Devret projelerinin geçireceğiz. Anlaşmaları yenileyeceğiz.

Büyükşehir yasasının ilgili maddelerini iptal ederek köyleri tekrar kuracağız. Çiftçi için kapsamlı bir sigorta düzenlemesi yaparak gençlerin köylerde kalmasını sağlayacağız. Köyler tekrar üretim merkezi haline gelecek.

Eğitim alanının son 20 yılda büyük bir gerileme içine girdik. Değil 21. Yüzyılın meydan okumalarına cevap vermek. Türkiye eğitimde 20. Yüzyılın gerisine düşmüştür.

Değerli basın mensupları,

Devlet okulları adeta devlet eli ile tahrip edilmektedir. Öğrenciler özel okullara yönlendirilmektedir. Anneler çocuklarını okullara yollarken okulda pislik içindeki okul tuvaletlerini kullanmamasını öğütlemekte, çocukların yanına şişe suyu vermektedir. Eğitim kalitesi yerlerde sürüklenmektedir. Bütün okulları imam hatip olarak açma fanatizmi çöküşü hızlandırmaktadır. Büyük okul binalarının büyük bir bölümü imam hatip okulları tercih edilmediği için boş kalmaktadır. Mesele AKP’li bakanlar değil, AKP zihniyetidir.

Biz eğitim sistemini bilim düşmanı değil, bilimsel bir zihniyet ile yeniden inşa edeceğiz. Anneler ve babaların çocukları hastalanmasından, uyuşturucu tuzağına düşmesinde, kötü alışkanlıklara kapılmasından korkmadan, iyi eğitim alacağından emin olarak okula yollayabileceği bir devlet okulları eğitim sistemi inşa edeceğiz.

Eğitim konusunda Türkiye’nin en önde gelen isimlerinden birisi olan eski Türk Eğitim Sen genel başkanı olan Adana milletvekilimiz sayın İsmail Koncuk ile birlikte çalışıyoruz.

Konuşmamın sonunda dış politika üzerinde duracağım. Partimiz dış politikada milli – gerçekçi bir çizgi izleyecek.

Değerli basın mensupları,

Türk dış politikası, Arap’tan fazla Arapçı, Filistin’den fazla Filistinci ve Hamas’tan fazla Hamascı olmayacak.

Dış politikamızı ideolojik maceracılıktan Türkiye’nin milli menfaatlerini temsil eden bir zemine hızla çekeceğiz. Komşularımızın iç işlerine karışmayacağız.

Dış politikada atacağımız adımların bazılarını tek tek ortaya koymak istiyorum.

1) Suriye’de iç savaşın sona ermesi için etkili bir süreç başlatacağız. Bu süreci Avrupa Birliği, Rusya, İran ve Suriye ile eşgüdüm içinde sürdüreceğiz. Suriye’de Şam yönetiminin ülke bütünlüğünü sağlamasına ve demokratikleşmeye yönelik çalışmaları destekleyeceğiz. Suriye’nin kuzey bölgelerinin yeniden inşası için Şam ve AB ile işbirliği yaparak Türk iş dünyasının bu coğrafyada önünü açacağız.

2) Irak ile ilişkilerimiz geliştireceğiz. Irak’ta güvenlik ve merkezi otorite ve refahın gelişmesi için çok boyutlu bir ilişki modeli geliştireceğiz. 3) Mısır ile ilişkilerimizi ideolojik yüklerden kurtararak her iki ülkenin tarihsel derinliğine ve yakınlığına uygun bir zemin üzerinde çok boyutlu olarak geliştireceğiz.”

Ayyıldız Hareketi Lideri Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın, yeni kurulacak partisinin kurucu üyelerini açıkladığı basın toplantısında bazı basın mensupları dışında basının ambargo uygulayarak toplantıyı görmemesi dikkat çekti.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2021/07/umit-ozdag-partisinin-kurucu-uyelerini-acikladi-8939.png</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2021/07/umit-ozdag-partisinin-kurucu-uyelerini-acikladi-8939.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2021/07/umit-ozdag-partisinin-kurucu-uyelerini-acikladi-8939-t.png"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2021/07/umit-ozdag-partisinin-kurucu-uyelerini-acikladi-8939.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/umit-ozdag-partisinin-kurucu-uyelerini-acikladi/10951/</link>
			<pubDate>Wed, 14 Jul 2021 16:01:13 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'ndan elleri kirli olduğu için tereddüt eden esnafa: O eli sıkmaktan şeref duyarım]]></title>
			<description><![CDATA[Kemal Kılıçdaroğlu, Gaziantep'te esnafları ziyaret etti. Kılıçdaroğlu, torna ustası Ergün Hilaloğlu elleri kirli olduğu için Kılıçdaroğlu’nın uzattığı eli sıkmakta tereddüt edince “Uzat, uzat o el emekçi eli. O eli sıkmaktan şeref duyarım” dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, beraberindeki CHP Genel Başkan Yardımcısı Ali Öztunç, CHP Gaziantep Milletvekilleri İrfan Kaplan, Bayram Yılmazkaya ile Belediye Başkanları Çalıştayı'na katılmak üzere geldiği Gaziantep'te, Mavikent Sanayi Sitesi'ne geçti.

Burada esnafla sohbet edip sıkıntılarını dinleyen Kılıçdaroğlu, bir işyerindeki konuşmasında, siyasetçinin temiz olması gerektiğini ve tek derdinin hizmet etmek olması gerektiğini belirtti.

Gaziantep esnaf ziyareti sırasında torna ustası Ergün Hilaloğlu elleri kirli olduğu için Kılıçdaroğlu’nın uzattığı eli sıkmakta tereddüt edince, Kılıçdaroğlu, “Uzat, uzat o el emekçi eli. O eli sıkmaktan şeref duyarım” dedi.

Kılıçdaroğlu, "Şu an esnafın büyük sıkıntılar içinde olduğunu biliyoruz. Sadece Gaziantep'te değil tüm Türkiye'de sıkıntı var. Eğer biz temiz siyaseti getirebilirsek, vatandaşın verdiği vergileri doğru yere harcarsak, bu memlekette işsizlik olmaz, esnaf kazanır ama Allah'ın izniyle çözeceğiz." dedi.

Kılıçdaroğlu ve beraberindekiler, Yeşilsu Caddesi'nde bulunan Şehitlik Anıtı'na karanfil bıraktıktan sonra Bakırcılar Çarşı'nı gezdi.

Bakırcı esnafının kendisi için hazırladığı ve üzerinde CHP logosuyla isminin yazılı bulunduğu bakır tabağı sembolik olarak çekiçle işleyen Kılıçdaroğlu, Gaziantep savunmasının önemli isimlerinden Karayılan'ın mezarını ziyaret etti, kabrine karanfil bıraktı, dua etti.
Karayılan'ın yakınları ise Kılıçdaroğlu'na Kurtuluş Savaşı döneminde bölge halkı tarafından giyilen siyah kalpak hediye etti.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2021/06/chp-genel-baskani-kilicdaroglu-ndan-elleri-kirli-oldugu-icin-tereddut-eden-esnafa-o-eli-sikmaktan-seref-duyarim-4588.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2021/06/chp-genel-baskani-kilicdaroglu-ndan-elleri-kirli-oldugu-icin-tereddut-eden-esnafa-o-eli-sikmaktan-seref-duyarim-4588.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2021/06/chp-genel-baskani-kilicdaroglu-ndan-elleri-kirli-oldugu-icin-tereddut-eden-esnafa-o-eli-sikmaktan-seref-duyarim-4588-t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2021/06/chp-genel-baskani-kilicdaroglu-ndan-elleri-kirli-oldugu-icin-tereddut-eden-esnafa-o-eli-sikmaktan-seref-duyarim-4588.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/chp-genel-baskani-kilicdaroglu-ndan-elleri-kirli-oldugu-icin-tereddut-eden-esnafa-o-eli-sikmaktan-seref-duyarim/10745/</link>
			<pubDate>Sat, 19 Jun 2021 16:04:17 +0300</pubDate>
			</item></channel>
</rss>