<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
         <channel>
         <title>Kültür - Sanat</title>
         <link>https://www.gelecekgundem.com/kultur-sanat/</link>
         <description></description><item>
			<title><![CDATA[ Emel Demirel'in Ses Getirecek Kitabı, Ezekiel 38 Satışa Çıktı!]]></title>
			<description><![CDATA[Yazar Emel Demirel’in yeni kitabı “Ezekiel 38: Gog ve Magog – Ortadoğu’nun Gizli Savaşı”, raflardaki yerini aldı. Kitap, Ezekiel 38 bölümünde geçen Gog ve Magog anlatısını, günümüz Ortadoğu dinamikleriyle birlikte çok katmanlı bir analizle ele alıyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Dünya yeni bir kırılma döneminden geçiyor. Enerji hatları yeniden çiziliyor, ittifaklar gevşiyor, bölgesel gerilimler kalıcı hale geliyor. Bu süreçte dikkat çeken şey, yalnızca askeri ya da ekonomik hareketlilik değil, kadim anlatıların yeniden dolaşıma girmesidir.

Kadim Metinlerden Günümüz Jeopolitiğine: “Gog ve Magog” Üzerinden Ortadoğu Analizi yapan araştırmacı yazar Emel Demirel, yeni kitabında dini metinler, ezoterik yorumlar ve modern jeopolitiği bir araya getiriyor.
 





Demirel, çalışmasında tarihsel kırılma noktalarına, güç dengelerine ve bölgesel stratejilere de odaklanarak okuyucuya farklı bir perspektif sunuyor.

Ezoterik yorumlarla jeopolitik gerçeklik arasında köprü kuran kitap, alışılmış anlatıların ötesine geçmeyi hedefliyor.

Yazar Emel Demirel, kitapla ilgili şu değerlendirmede bulunuyor:

"Bu kitap, kadim metinlerin sadece geçmişe ait olmadığını; doğru okunduğunda bugünün
güç mücadelelerini anlamak için de bir anahtar sunduğunu gösterme çabasıdır."

Kitapta öne çıkan başlıklar, Gog ve Magog anlatısının tarihsel ve teolojik arka planı Middle East’te güç dengeleri ve çatışma dinamikleri, Ezoterik yorumların modern jeopolitikle kesişim noktaları, küresel aktörlerin bölge üzerindeki stratejik etkileri, ticaret eksenli boğazlar konusunu kapsıyor.


 




“Ezekiel 38: Gog ve Magog – Ortadoğu’nun Gizli Savaşı”, İzan Yayınevi etiketiyle seçkin kitapçılarda ve online platformlarda okurlarla buluşuyor
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2026/05/emel-demirel-in-ses-getirecek-kitabi-ezekiel-38-satisa-cikti-6047.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2026/05/emel-demirel-in-ses-getirecek-kitabi-ezekiel-38-satisa-cikti-6047.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2026/05/emel-demirel-in-ses-getirecek-kitabi-ezekiel-38-satisa-cikti-6047-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2026/05/emel-demirel-in-ses-getirecek-kitabi-ezekiel-38-satisa-cikti-6047.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/emel-demirel-in-ses-getirecek-kitabi-ezekiel-38-satisa-cikti/17246/</link>
			<pubDate>Fri, 29 May 2026 16:52:45 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[2025 Nobel Edebiyat Ödülü'nün sahibi belli oldu]]></title>
			<description><![CDATA[2025 Nobel Edebiyat Ödülü'nü, 71 yaşındaki Macar yazar Laszlo Krasznahorkai kazandı.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[2025 Nobel Edebiyat Ödülü, "etkili ve vizyoner" eserlerinden dolayı 71 yaşındaki Macar yazar ve senarist Laszlo Krasznahorkai'ya verildi.

İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi'nde düzenlenen basın toplantısında, 2025 Nobel Edebiyat Ödülü'nün sahibi açıklandı.

Açıklamaya göre, Laszlo Krasznahorkai, "sanatın gücünü yeniden teyit eden etkili ve vizyoner" eserleri nedeniyle ödülün sahibi oldu.

2024 Nobel Edebiyat Ödülü'nü "şiirsel düzyazısı nedeniyle" Güney Koreli roman yazarı Han Kang kazanmıştı.

NOBEL ÖDÜLLERİ HAKKINDA

İsveçli Alfred Nobel'in vasiyeti üzerine ölümünden sonra 9 Haziran 1900'de kurulan Nobel Vakfının insanlığa hizmette bulunanlara verdiği ödüller, dünyada en saygın ödüller olarak kabul ediliyor.

Nobel Ödülleri, İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi, İsveç Akademisi, Karolinska Enstitüsü ve Norveç Nobel Komitesi tarafından fizik, kimya, edebiyat, barış ve tıp olmak üzere 5 dalda en başarılı kabul edilen kişiler veya kuruluşlara veriliyor.

Bunlara ek olarak, Nobel Ekonomi Ödülü, 1968'de İsveç Merkez Bankasının Alfred Nobel'in anısına ekonomi dalında da ödül verilmesini kararlaştırmasıyla, ilk kez 1969'da verildi.

Nobel Ödülleri, her yıl Alfred Nobel'in ölüm yıl dönümü olan 10 Aralık'ta düzenlenen törenle sahiplerine teslim ediliyor.

Öte yandan ödüllerin 1901'deki başlangıcından bu yana verilmediği birkaç yıl oldu. Toplamda 49 defa yapılan ödül iptallerinin çoğu, Birinci ve İkinci Dünya Savaşları sırasında gerçekleşti.

Ödül törenleri, Kovid-19 salgını nedeniyle 2020 ve 2021'de de yapılamamıştı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2025/10/2025-nobel-edebiyat-odulu-nun-sahibi-belli-oldu-5982.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2025/10/2025-nobel-edebiyat-odulu-nun-sahibi-belli-oldu-5982.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2025/10/2025-nobel-edebiyat-odulu-nun-sahibi-belli-oldu-5982-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2025/10/2025-nobel-edebiyat-odulu-nun-sahibi-belli-oldu-5982.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/2025-nobel-edebiyat-odulu-nun-sahibi-belli-oldu/16686/</link>
			<pubDate>Thu, 09 Oct 2025 14:49:01 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Merve Dizdar, Cannes Film Festivali'nde en iyi kadın oyuncu ödülünü aldı]]></title>
			<description><![CDATA[Oyuncu Merve Dizdar, 76. Cannes Film Festivali'nde yönetmen Nuri Bilge Ceylan'ın "Kuru Otlar Üstüne" filmindeki rolüyle en iyi kadın oyuncu ödülüne layık görüldü. Merve Dizdar, “Ödülü Türkiye’de yaşamayı hak ettiği güzel günleri yaşamayı bekleyen tüm mücadeleci ruhlara armağan ediyorum” dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Fransa’da 76. Cannes Film Festivali’nde yönetmen Nuri Bilge Ceylan’ın “Kuru Otlar Üstüne” filmine ödül verildi.



Oyuncu Merve Dizdar festivalde en iyi kadın oyuncu ödülünü aldı.



KONUŞMASI GECEYE DAMGA VURDU

Dizdar, ödül aldıktan sonra yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı;

*Filmde canlandırdığım Nuray karakteri inandığı şeyler ve varoluşu için mücadele eden ve bu uğurda bedeller ödemek zorunda bırakılmış bir kadın.

*Onu tanımak ve anlamak için uzun uzun çalışmak isterdim. Ama ne yazık ki yaşadığım coğrafyada bir kadın olmak Nuray'ın ve Nurayların duygusunu doğduğum günden beri ezbere bilmeyi gerektiriyor.

“GÜZEL GÜNLERİ YAŞAMAYI BEKLEYEN TÜM MÜCADELECİ RUHLARA…”

*Bu ödülü Nuray ve onun gibi kadınların mücadelesine güç verebilmek için ve bu ödülü kendisine layık görülenlere boyun eğmeyip eyleme geçen, bu uğurda her şeyi göze alan ve ne olursa olsun umut etmekten vazgeçmeyen tüm kız kardeşlerim ve Türkiye'de hak ettiği güzel günleri yaşamayı bekleyen tüm mücadeleci ruhlara armağan ediyorum.



Erzurum’un Karayazı ilçesinin köylerinde çekimi yapılan yönetmenliğini Ceylan’ın üstlendiği “Kuru Otlar Üstüne” filmi İstanbul’a atanmak isteyen Samet karakterinin hikayesini konu alıyor.

Filmde Deniz Celiloğlu, Merve Dizdar, Musab Ekici, Ece Bağcı, Cengiz Bozkurt, Münir Can Cindoruk, Elif Ürse, Erdem Şenocak, Elit Andaç Çam, Nalan Kuruçim rol aldı.



“RUHUN KARANLIK TARAFLARINA İLGİ DUYAN BİRİYİM”

Yönetmen Nuri Bilge Ceylan, filimin gösterimi sonrası yaptığı açıklamada, filmin salgın döneminde çekildiğini ve bunun getirdiği bazı zorluklar olduğunu söylemişti.

Ceylan, “Belki de bütün karakterlerim, duyguları kendi ruhumda da hissettiğim, en azından ipuçlarını gördüğüm şeylerdir muhakkak, diye düşünüyorum. Ben karanlık taraflarına, ruhunun karanlık bölgelerine ilgi duyan bir insanım. Benim hayatta bir tür anlam yaratma şeklim bu belki de.” ifadelerini kullanmıştı.

FESTİVALDE ÖDÜL ALAN DİĞER İSİMLER

Altın Palmiye: Anatomie d'Une Chute (Yönetmen: Justine Triet)

Jüri Büyük Ödülü: The Zone of Interest / Yönetmen: Jonathan Glazer

En İyi Yönetmen: Trần Anh Hùng / The Pot-au-Feu (La Passion de Dodin Bouffant)

Jüri Ödülü: Fallen Leaves (Yönetmen: Aki Kaurismäki)

En İyi Senaryo: Sakomoto / Monster (Yönetmen: Kore-Eda Hirokazu)

En İyi Kadın Oyuncu: Merve Dizdar (Kuru Otlar Üstüne/Yönetmen: Nuri Bilge Ceylan)

En İyi Erkek Oyuncu: Kōji Yakusho (Perfect Days/ Yönetmen: Wim Wenders)

En İyi İlk Film(Camere D'or): Inside the Yellow Cocoon Shell (Yönetmen: Thien An Pham)
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/05/merve-dizdar-cannes-film-festivali-nde-en-iyi-kadin-oyuncu-odulunu-aldi-3653.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/05/merve-dizdar-cannes-film-festivali-nde-en-iyi-kadin-oyuncu-odulunu-aldi-3653.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/05/merve-dizdar-cannes-film-festivali-nde-en-iyi-kadin-oyuncu-odulunu-aldi-3653-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/05/merve-dizdar-cannes-film-festivali-nde-en-iyi-kadin-oyuncu-odulunu-aldi-3653.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/merve-dizdar-cannes-film-festivali-nde-en-iyi-kadin-oyuncu-odulunu-aldi/14577/</link>
			<pubDate>Sun, 28 May 2023 00:13:54 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Kadın Yönetmenler ve Kısa Filmleri Yeniden Beşiktaş'ta]]></title>
			<description><![CDATA[Beşiktaş Belediyesi 8 Mart Dünya Kadınlar Günü haftasında Kadın Yönetmenler ve Kısa Filmleri etkinliğini Beşiktaş'ta bir kez daha gerçekleştirecek. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ 



 

“Directed By Women Turkey” katkılarıyla Beşiktaş Belediyesi Kadın Dayanışma ve Yaşam Merkezi tarafından ve 2. kez düzenlenen etkinlik kapsamında ulusal-uluslararası özel gösterim seçkileri ve söyleşiler gerçekleştirilecek. 

Beşiktaş Belediyesi Zübeyde Ana Kültür ve Sanat Merkezi, 10-11-12 Mart 2023 tarihlerinde düzenlenecek tüm etkinliklere ev sahipliği yapacak.

Birlikte Güçlüyüz

Türkiye’de kadın kısa film yönetmenlerine yönelik ilk uluslararası festival olan “Directed By Women Turkey”, sinema ve kısa film alanlarında kadınların yaratım süreçlerini desteklemeyi, üretimlerini teşvik etmeyi ve farklı ülkelerden kadın yönetmenlerin arasındaki kültürel ve sanatsal etkileşimi artırma hedefiyle 4 senedir gerçekleştiriliyor.

Festivale ulaşan tüm filmler aynı zamanda birer kadın mücadelesi filmi olma özelliği taşıyor. 

Kadınlar yeryüzünün tüm kıtalarında aynı adalet arayışında benzer sorunlar ve eşitsizliklerle mücadele ediyor. 

Bu arayışa, kadınların anlattığı hikâyeler ve etkinliklerle katkıda bulunmak amaçlanıyor. Program içeriğinde kadın yönetmenler tarafından çekilmiş kısa filmler, belgesel, animasyon, deneysel-kurmaca türünde film gösterimleri yer alıyor. Gösterim sonrası ise yönetmenler eşliğinde panel ve söyleşi etkinlikleri gerçekleştiriliyor.

Tarih: 10-11-12 Mart 2023

Yer: Zübeyde Ana Kültür ve Sanat Merkezi

Directed By Women Turkey Özel Seçki Gösterim Programı

10 Mart 2023 Cuma

13.00 - 14.30 / Gösterim Seçkisi 1

Bir: Elif Sözen - Türkiye, 13.00’

Hit Like A Woman: Tamarzee Nooze - Kanada, 13.00’

İklim Değişikliği: Yasemin Demirci - Türkiye, 19.30’

Standing Nude: Caroline Hallier - Fransa, 21.17’

2 Wedding 3 Stories: Seren Kaspi - Türkiye, 07.40’

15.00 - 16.30 / Söyleşi - Panel

Susma Bitsin Platformu oyuncu, yönetmen ve platform temsilcisi katılımcıları ile “Kültür Sanat Üretim Alanlarında Eril Dilin Rolü, Etkileri”

Konuşmacı: Elit Andaç Çam

 

 

 

11 Mart 2023 Cumartesi

12.00 - 13.30 / Gösterim Seçkisi 2

Don Don Kurşunu: Zuhal Kaya - Türkiye, 05.59’

She’s The Protagonist: Sarah Carlot Jaber - Belçika, 14.01’

Siz Biraz Uzak Kaldınız: Elif Refiğ - Türkiye, 22.15’

Kıyıda: Kader Akyüz - Türkiye, 20:28’

Faces: Zeynep Demirhan - Türkiye, 06.49’

14.00 - 15.30 / Söyleşi

“Yeşilçam’dan Bugüne Türkiye’de Kadın Oyuncu Olmak”

Katılımcı: Oyuncu Asiye Dinçsoy

16.00 - 17.30 / Özel Gösterim

Belgesel: Cadı Üçlemesi 15+

Yönetmen: Ceylan Özgün Özçelik

 

12 Mart 2023 Pazar

14.00 - 15.30 / Gösterim Seçkisi 3

Cemile: Belkıs Bayrak – Türkiye, 11.00’

Çığlık: Nagehan Güven - Türkiye, 04.30’

Incurable: Bahare Nikjoo - İran, 16.42’

Şile: Zeynep Dilara - Türkiye, 08.32’

Bertie Wrote Me A Poem: Vittoria Rizzardo Penalosa - İtalya, 17.23’

16.00 - 17.30 / Söyleşi

“80’ler Türk Sinemasında Kadın”

Konuşmacılar: Sinema yazarı ve eleştirmen Fatma Cihan Akkartal, Oyuncu Aslı Ildır
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/03/kadin-yonetmenler-ve-kisa-filmleri-yeniden-besiktas-ta-8630.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/03/kadin-yonetmenler-ve-kisa-filmleri-yeniden-besiktas-ta-8630.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/03/kadin-yonetmenler-ve-kisa-filmleri-yeniden-besiktas-ta-8630-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/03/kadin-yonetmenler-ve-kisa-filmleri-yeniden-besiktas-ta-8630.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/kadin-yonetmenler-ve-kisa-filmleri-yeniden-besiktas-ta/14233/</link>
			<pubDate>Sun, 05 Mar 2023 23:55:58 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[YAŞAR SEYMAN BEŞİKTAŞ BELTAŞ KİTAP KAFE’DE OKURLARIYLA BULUŞTU]]></title>
			<description><![CDATA[Beşiktaş Belediyesi’nin yazar, düşünür ve gazetecilerle vatandaşları bir araya getirdiği imza ve söyleşi günlerinin bu haftaki konuğu Yaşar Seyman oldu. Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, "Zine, Göçmen Kalem, Yangın Yeriydi Yurdum gibi pek çok değerli çalışmaya imza atan Parti Meclisi Üyemiz, Cumhuriyet kadını, yazar Yaşar Seyman’ı Beltaş Kitap Kafemizde ağırlamaktan mutluluk duyduk’’ dedi. 

]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Beşiktaş Belediyesi’nin Beltaş Kitap Kafe’de düzenlediği imza ve söyleşi günlerinde siyasetçi, kadın hakları savunucusu, sendikacı, yazar Yaşar Seyman okurlarıyla buluştu. 



Usta yazarın Ekim 2020’de çıkardığı son kitabı ‘Zine’nin söyleşi ve imza gününe çok sayıda kitapsever katıldı. 



Seyman, yazarlığa başlangıç serüvenini anlatarak başladığı söyleşide Zine başta olmak üzere çıkardığı kitaplar hakkında okuyucularına bilgi verdi. 

 

Beşiktaş'ta okurlarıyla birlikte olmaktan gurur duyduğunu dile getiren Seyman, "Bugün Beşiktaş’tayız ama bütün Anadolu’nun her tarafından gelen güzel insanlarla beraberiz. Beşiktaş’ta sanat soluduk. En çok gereksinimimiz olan şey. Sanat toplumdaki kirlilikleri güzelleştiren, insanı dünyaya taşıyan yumuşak bir güç. Belediye Başkanımız Rıza Akpokat’a özellikle teşekkür ediyorum. Okurların, halkın denizle buluştuğu muhteşem bir kafedeyiz. Söyleşimize yoğun bir ilgi var. İlgi için de çok teşekkür ediyorum. Bu demektir ki Beşiktaş’ta esen sanat rüzgârı ülkemizi hatta dünyayı saracak. Bugün sanat adına bir şölen oldu ve ben bir yazar olarak çok mutluyum. Umarım okurlar da aynı tadı almıştır’’ dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Gökan Zeybek'in de katıldığı etkinlik sonrası, söz alan Beltaş A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı İnan Güney; ‘’Artık her mecliste kadından, sanattan, gençten yana nasıl projeler geliştirebiliriz bunları konuşuyoruz. Bu yeni nesil belediyecilik anlayışı kapsamında sizleri burada Beltaş Kitap Kafemizde güzel bir söyleşide ağırlamaktan mutluluk duyuyoruz. Katkılarınız için teşekkür ederim’’ dedi.

Söyleşi sonrası usta yazar Yaşar Seyman etkinliğe katılan okurların kitaplarını imzalarken, Beltaş A. Ş Yönetim Kurulu Başkanı İnan Güney, yazar Yaşar Seyman adına Tema Vakfı’na bağışlanan fidan plaketini kendisine takdim etti.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/01/yasar-seyman-besiktas-beltas-kitap-kafe-de-okurlariyla-bulustu-4793.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/01/yasar-seyman-besiktas-beltas-kitap-kafe-de-okurlariyla-bulustu-4793.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/01/yasar-seyman-besiktas-beltas-kitap-kafe-de-okurlariyla-bulustu-4793-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/01/yasar-seyman-besiktas-beltas-kitap-kafe-de-okurlariyla-bulustu-4793.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/yasar-seyman-besiktas-beltas-kitap-kafe-de-okurlariyla-bulustu/14060/</link>
			<pubDate>Sun, 29 Jan 2023 13:42:54 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Emre Kongar ve Zülal Kalkandelen Beşiktaş’ta Okurlarıyla Buluştu]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ 

Beşiktaş Belediyesi tarafından düzenlenen Beltaş Kitap Kafe Söyleşi Günleri'nin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları kapsamındaki konukları Prof. Dr. Emre Kongar ve Gazeteci - Yazar Zülal Kalkandelen oldu. 

Beltaş Kitap Kafe'de saat 14.00’te okurlarıyla buluşan Kongar ve Kalkandelen, birlikte kaleme aldıkları Devrimin ve Karşı Devrimin Yüz Yılı isimli kitabın 2. cildinin tanıtımını yaparak bir söyleşi gerçekleştirdi.

Kitapseverlerin yoğun ilgi gösterdiği Kongar ve Kalkandelen daha önce 

14 Mayıs'ta Beltaş Kitap Kafe Söyleşi Günleri kapsamında okurlarıyla buluşup kitabın 1.cildini anlatıp imza günü düzenlemişti.



Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Kongar ve Kalkandelen'e teşekkür ederek;

"Bu özel günde Prof. Dr. Emre Kongar ve Gazeteci - Yazar Zülal Kalkandelen'i burada ağırlamaktan ve bu etkinliğe gösterilen yoğun ilgiden çok mutluyuz.

Devrimin ve Karşı Devrimin Yüz Yılı, özellikle gençlerimiz için Cumhuriyet tarihi ve değerleri açısından referans niteliği taşıyan bir kitap. 

Beşiktaş Belediyesi olarak, böylesi önemli eserleri bizlerle buluşturan isimleri komşularımızla buluşturmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/10/emre-kongar-ve-zulal-kalkandelen-besiktas-ta-okurlariyla-bulustu-3731.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/10/emre-kongar-ve-zulal-kalkandelen-besiktas-ta-okurlariyla-bulustu-3731.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/10/emre-kongar-ve-zulal-kalkandelen-besiktas-ta-okurlariyla-bulustu-3731-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/10/emre-kongar-ve-zulal-kalkandelen-besiktas-ta-okurlariyla-bulustu-3731.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/emre-kongar-ve-zulal-kalkandelen-besiktas-ta-okurlariyla-bulustu/13654/</link>
			<pubDate>Sat, 29 Oct 2022 20:55:24 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Barış Erdoğdu: “Dünyanın barışa ihtiyacı var ve kadınlar bu değişimin katalizörü olabilir.”]]></title>
			<description><![CDATA[“Sanat-kültür-komünite” mottosunu odağına alarak misafirlerine çok yönlü deneyimler sunan şehir oteli Root Karaköy, kadınların gücünü kutladığı mural çalışmasıyla başlattığı “Barış Ruhu” adlı sanat projesini NFT sergisiyle devam ettiriyor. Root Karaköy’de ziyaret edilebilecek serginin tüm geliri Umut Vakfı’na bağışlanacak.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İstanbul Modern Müze’sinin resmi oteli olan Root Karaköy, sanatı merkez alarak yaptığı çalışmalarla dikkat çekiyor.

Dünyaca ünlü mural sanatçısı Pesimo’nun kadınlara ve kadınların gücünün kutlandığı bir gerçekliğe armağan ettiği “Barış Ruhu” adlı eseri, tarihi Karaköy semtinin sofistike oteli Root Karaköy’ün arka cephesinden caddeyi selamlıyor.

“Barış Ruhu”nun devamı niteliğinde hayata geçirilen NFT sergisi ise mekanla bütünleşen bir sanat yaklaşımı sunuyor. Ödüllü mimar ve sanatçı Sami Savatlı tarafından tasarlanan lobiyle iç içe geçen sergi, otelin girişinde misafirlerini karşılıyor.

“Barış Ruhu Volume II” Dijital NFT Sergisini Istanbul Bienal’i ile es zamanda gezilebilir.

Sergide yer alan sanatçılar, Nancy Jo Ward (California), Eda Zamanpur (İstanbul), “Ayna” Anıl Taşezen (İstanbul), Nelten Wolde (Melbourne), Elen Deliss (Moskova), Bradford Graves (New York), H. Spencer Young (New York), Tinuade Oyelowo (New York).

Barış Ruhu Sanat Projesi, kadınlar ve sanatçılar aracılığıyla barışın peşine düşüyor

New York’ta yaşayan Türk sanatçı, “Barış Ruhu” Projesi’nin Küratörü Pınar Goodstone, projeyle ilgili şunları söyledi; “Barış Ruhu Projesi, barışı nasıl tezahür edeceğimizi sorgulamamızla başladı.

Bunu yapmanın en yaratıcı yolu sanatçılarla çalışmak…

Sanatçılar, gelecekte neyin mümkün olabileceğine dair fikirlerini ve henüz gerçekleşmemiş bir dünyayı somut hale getirerek anlatabiliyorlar.

Barış Ruhu’nun çıkışını, dünyaca ünlü mural sanatçısı Pesimo ile gerçekleştirdik.
Root Karaköy’ün arka cephesinde yer alan eserin ana kahramanı bir kadın. Kadın bizim için barışı temsil ediyor.
Projenin devamında gerçekleştirdiğimiz NFT sergisi ise, yine barışı ve kadınları odağına alıyor.
Bu sergi, bir otel tarafından gerçekleştirilen ilk NFT sergisi olma özelliğini taşıyor; böylece dijital sanatı ve konvansiyoneli Root Karaköy’de bir araya getiriyoruz.”

Pınar Goodstone sözlerine, “Projenin bir sonraki adımında kadın yazarlar ve aktivistlerin yağlı boya eserlerini sergileyeceğiz. Umudumuz eşit, barışçıl, adaletli, sınırlarla sınırlanmamış ve kadınların yaşama haklarının korunduğu bir dünyada yaşamak.” ifadelerini ekledi.

Barış Erdoğdu: “Dünyanın barışa ihtiyacı var ve kadınlar bu değişimin katalizörü olabilir.”

Barış Ruhu Sanat Projesi hakkında konuşan Root Karaköy’ün sahibi Barış Erdoğdu şunları söyledi, “Çok çalkantılı bir çağda yaşıyoruz. Ekonomi ve Barış Enstitüsü, Küresel Barış Endeksi (dünyanın önde gelen küresel barış ölçümü raporu) tarafından hazırlanan rapora göre, ortalama küresel barış seviyesi, son on üç yılın dokuzunda geriledi. Türkiye 163 ülke arasında

149. sırada yer alıyor.

Dünyanın barışa ihtiyacı var ve kadınlar bu değişimin katalizörü olabilir. Sanatı, kültürü destekleyen bir grup olarak kadınların daha aktif rol aldıkları yönetimlerin barışı destekleyeceğine inanıyoruz.

Root Topluluğu olarak bu uğurda farkındalık yaratacak sanatsal ve kültürel etkinlikler düzenlemeye devam edeceğiz.”

 

Root Karaköy hakkında

Müzik, kültür ve sanatın buluştuğu Root Bodrum’la görkemli bir çıkış yapan Root Hotels, İstanbul Karaköy’de açılan yeni oteliyle misafirlerini karşılıyor.

Circle Group Global bünyesinde yer alan Root Karaköy, Necati Bey Caddesi’nde, İstanbul'da konaklamak isteyenlere kapılarını açıyor.

Büyüleyici bir İstanbul şehir ve Boğaz manzarasına hâkim konumuyla Root Karaköy, sıcak bir karşılama sağlayan lobisi, devasa cam pencereden ışığı içeri alan yüksek tavanıyla konuklarını otele giriş anında büyülüyor.

Şöminesi ve ahşap tavanıyla dikkat çeken karşılıklı iki oda, lobideki taze çiçeklerin sağında ve solunda konforlu alanlar sunuyor. İstanbul Modern Sanat Galerisi, Galataport, Tarihi Galata Kulesi'ne yürüme mesafesinde yer alan otel, “sanat, kültür, komünite” mottosunu sahipleniyor.

Ödüllü mimar ve sanatçı Sami Savatlı tarafından tasarlanan otelin sofistike lobisi, Türk ve Avrupalı ziyaretçilerini ağırlıyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/09/baris-erdogdu-dunyanin-barisa-ihtiyaci-var-ve-kadinlar-bu-degisimin-katalizoru-olabilir-8353.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/09/baris-erdogdu-dunyanin-barisa-ihtiyaci-var-ve-kadinlar-bu-degisimin-katalizoru-olabilir-8353.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/09/baris-erdogdu-dunyanin-barisa-ihtiyaci-var-ve-kadinlar-bu-degisimin-katalizoru-olabilir-8353-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/09/baris-erdogdu-dunyanin-barisa-ihtiyaci-var-ve-kadinlar-bu-degisimin-katalizoru-olabilir-8353.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/baris-erdogdu-dunyanin-barisa-ihtiyaci-var-ve-kadinlar-bu-degisimin-katalizoru-olabilir/13358/</link>
			<pubDate>Sat, 10 Sep 2022 13:22:07 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[BAŞKAN RIZA AKPOLAT SÖZÜNÜ TUTTU..CÜNEYT ARKIN'IN ADI BEŞİKTAŞ'TAKİ SANATÇILAR PARKI'NA VERİLDİ]]></title>
			<description><![CDATA[Beşiktaş Belediyesi temmuz ayı meclis toplantısında, geçen hafta hayatını kaybeden Türk sinemasının usta oyuncusu Cüneyt Arkın’ın isminin oy birliğiyle Etiler Sanatçılar Parkı’na verilmesi kararlaştırıldı. Alınan karar doğrultusunda parkın ismi Cüneyt Arkın Sanatçılar Parkı olacak. Arkın’ın Türk sinemasına kattıkları ve onurlu duruşu ile her zaman akıllarda olacağını vurgulayan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat “Usta sanatçımızın anısını Beşiktaş'ta daima yaşatacağız.’’ dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ 



 

Yeşilçam’ın unutulmaz ismi Cüneyt Arkın’ın ölümü herkesi derinden sarstı.

Beşiktaş ilçesine bağlı Akat Mahallesi’nde ikamet eden sanatçı için Beşiktaş Belediyesi, Sanatçılar Parkı’nda bir taziye düzenlemişti.

Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat da usta sanatçının ailesinin yanında olarak Cüneyt Arkın isminin Beşiktaş’ta yaşatılacağını belirtmişti.

Bu çerçevede Beşiktaş Belediyesi temmuz ayı meclis toplantısında, konu gündeme alınarak, mecliste oy birliğiyle kabul edildi.

Alınan karara göre; Cüneyt Arkın’ın adı Etiler Sanatçılar Parkı’nda yaşayacak.

Başkan Akpolat alınan karar sonrası şu ifadeleri kullandı:

‘.’’Belediye Meclisimizin temmuz ayı toplantısının 1. birleşimini gerçekleştirdik. Geçen hafta kaybettiğimiz sinemamızın önemli değeri, komşumuz Cüneyt Arkın’ın adını Etiler Sanatçılar Parkı'na verme teklifimiz OY BİRLİĞİ ile kabul edildi. Usta sanatçımızın anısını Beşiktaş'ta daima yaşatacağız’

 



 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/07/baskan-riza-akpolat-sozunu-tuttu-cuneyt-arkin-in-adi-besiktas-taki-sanatcilar-parki-na-verildi-129.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/07/baskan-riza-akpolat-sozunu-tuttu-cuneyt-arkin-in-adi-besiktas-taki-sanatcilar-parki-na-verildi-129.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/07/baskan-riza-akpolat-sozunu-tuttu-cuneyt-arkin-in-adi-besiktas-taki-sanatcilar-parki-na-verildi-129-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/07/baskan-riza-akpolat-sozunu-tuttu-cuneyt-arkin-in-adi-besiktas-taki-sanatcilar-parki-na-verildi-129.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/baskan-riza-akpolat-sozunu-tuttu-cuneyt-arkin-in-adi-besiktas-taki-sanatcilar-parki-na-verildi/13025/</link>
			<pubDate>Mon, 04 Jul 2022 16:48:51 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[GÖBEKLİTEPE’NİN KEŞFİ ÇOCUK ROMANI OLDU]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
Gazeteci yazar Helin Şahin, dünyanın en eski yerleşim yeri olan Şanlıurfa’daki Göbeklitepe’nin keşif hikayesini çocuk romanı olarak kaleme aldı. Romanda, ilk insanlardan kalma bir tapınak olan Göbeklitepe’nin hikayesi tarihe meraklı olan 11 yaşındaki İbrahim adlı karakterin gözünden anlatılıyor. 

UNESCO tarafından “Dünya Kültür Mirası” listesinde yer alan Göbeklitepe, 8 yıldır turizme açık. Her yıl binlerce turistin akınına uğrayan bu gizem dolu buluntunun hikayesini okuduğumuz romanda eski insanların inanışları, yaşam biçimleri ve kazılarda bulunan binlerce yıllık kalıntılara dair çarpıcı bilgiler yer alıyor. MTS Yayınları’ndan çıkan roman, çocukların tarih bilgisinin gelişmesine katkı sağlamak açısından oldukça yararlı bilgiler içeriyor. Dünyada arkeologların “İnsanlığın doğduğu yer” olarak nitelendirdiği Şanlıurfa’daki bu tarihi eserin çevresinde kazı çalışmaları ise halen devam ediyor.  ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/06/gobeklitepe-nin-kesfi-cocuk-romani-oldu-6068.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/06/gobeklitepe-nin-kesfi-cocuk-romani-oldu-6068.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/06/gobeklitepe-nin-kesfi-cocuk-romani-oldu-6068-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/06/gobeklitepe-nin-kesfi-cocuk-romani-oldu-6068.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/gobeklitepe-nin-kesfi-cocuk-romani-oldu/12870/</link>
			<pubDate>Tue, 07 Jun 2022 15:12:17 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[EMRE KONGAR VE ZÜLAL KALKANDELEN BEŞİKTAŞ BELTAŞ KİTAP KAFE’DE OKURLARIYLA BULUŞTU]]></title>
			<description><![CDATA[Beşiktaş Belediyesi’nin yazar, düşünür ve gazetecilerle vatandaşları bir araya getirdiği imza ve söyleşi günlerinin bu haftaki konukları Prof. Dr. Emre Kongar ve Gazeteci-Yazar Zülal Kalkandelen oldu. Kongar ve Kalkandelen’nin birlikte hazırladıkları "Devrimin ve Karşı Devrimin Yüz Yılı" adlı kitabın imza günü yoğun ilgiye sahne oldu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[


Beşiktaş Belediyesi’nin düzenlediği ve Beşiktaş sahilde bulunan Beltaş Kitap Kafe’de gerçekleşen imza ve söyleşi günlerinde bu hafta Prof. Dr. Emre Kongar ve Gazeteci-Yazar Zülal Kalkandelen okurlarıyla buluştu.

Kongar ve Kalkandelen etkinlikte, birlikte hazırladıkları "Devrimin ve Karşı Devrimin Yüz Yılı" adlı kitabın yazım süreci hakkında bilgiler verdi. Kitapta adının geçmesinden dolayı onur duyduğunu dile getiren Gazeteci-Yazar Zülal Kalkandelen,

“Emre Kongar Hocam taslak halinde olan bu çalışmadan bana bahsedince çok heyecanlandım ve hemen kabul ettim. Kitabın oluşma süreci 7 yılı aşkın bir sürede gerçekleşti. İlk zamanlar kitabı tek cilt olarak tasarlamıştık. Ama içeriğinin zengin olması ve yayın evinin de yönlendirmesiyle kitabın üç cilt olarak çıkartılmasına karar verildi. Umuyorum ki bu üç ciltlik kitap, tarih ve cumhuriyet tarihimizle ilgilenenlere bir referans kitap olacak. Bu kitabı kendi ideolojimiz doğrultusunda değil, tamamen objektif ve bir gazeteci hassasiyetinde yazdık. Özellikle gençlerimizin bu kitabı tarihsel bir roman bakış açısıyla okumasının bugün neler yaşadığımızı anlamalarına büyük katkısının olacağını düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

 

Prof. Dr. Emre Kongar ise kitabı bir diyalektik tarih analizi ve bakışıyla yazdıklarını belirterek;

“Kitapta Atatürk dönemini 2 bölüme ayırarak yazdık. İlk bölüm herkesin de bildiği gibi 19 Mayıs 1919 -1923 arası dönem. İşte bu dönemden sonra yaşanan süreci yeni bir anlayışla ele aldık ve inceledik. Bunlar ise 1923 – 1930 yılları arasında yaşanan dönem. Yani Cumhuriyet’in ilanıyla Serbest Fırka deneyiminin sonlandırıldığı tarih.” şeklinde konuştu.

Atatürk’ün iki büyük mucizeye imza attığını belirten Kongar;

“Bu mucizelerden ilki batmış bir imparatorluğun yoksul ve yenilmiş bir ordusuyla Kurtuluş Savaşı’nı başlatmak, bu orduyla 1. Dünya Savaşı’nı kazanmış olan İngiliz, Fransız ve İtalyan güçlerini yenmek. Yaygın olarak bilinen ve öyle dillendirilen, Kurtuluş Savaşı Yunanlılara karşı verilmiştir savı yanlıştır. İkinci mucize ise Osmanlı Devleti’nin çöküş sebebine doğru teşhis koymak ve endüstri devriminin temellerini atmak. Batının 400 yıla yakın bir süreç içerisinde temellendirdiği endüstri devrimini, Atatürk 15 yıl gibi kısa bir sürede temellendirmiştir. Bu temeller çok uğraşılmasına rağmen 70 yıldır yıkılamadı.” dedi.



Etkinlik sonrası Beşiktaş Belediyesi tarafından Tema Vakfı’na bağışlanan fidan plaketi Emre Kongar ve Zülal Kalkandelen’e takdim edildi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/05/emre-kongar-ve-zulal-kalkandelen-besiktas-beltas-kitap-kafe-de-okurlariyla-bulustu-6358.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/05/emre-kongar-ve-zulal-kalkandelen-besiktas-beltas-kitap-kafe-de-okurlariyla-bulustu-6358.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/05/emre-kongar-ve-zulal-kalkandelen-besiktas-beltas-kitap-kafe-de-okurlariyla-bulustu-6358-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/05/emre-kongar-ve-zulal-kalkandelen-besiktas-beltas-kitap-kafe-de-okurlariyla-bulustu-6358.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/emre-kongar-ve-zulal-kalkandelen-besiktas-beltas-kitap-kafe-de-okurlariyla-bulustu/12715/</link>
			<pubDate>Sun, 15 May 2022 13:35:31 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Usta Oyuncu Şener Şen Beşiktaş’ta İkinci Kez Seyirciyle Buluştu]]></title>
			<description><![CDATA[Usta oyuncu Şener Şen’in başrolünü oynadığı 'Zengin Mutfağı' tiyatro oyunu Mustafa Kemal Merkezi’nde yoğun istek üzerine bir kez daha tiyatroseverlerle buluştu. Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat da oyunu komşularıyla birlikte izledi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[


Beşiktaş Belediyesi'nin gerçekleştirdiği I. Uluslararası Beşiktaş Tiyatro Festivali kapsamında ilk gösterimini 31 Mart günü yapan 'Zengin Mutfağı' yapımı, Beşiktaş Belediyesi'ne gelen yoğun istek üzerine dün akşam bir kez daha sahnelendi.

Beşiktaş Mustafa Kemal Merkezi’nde perde diyen oyun, coşkulu bir kalabalık tarafından yoğun ilgiyle izlendi. Oyunun finalinde usta oyuncu Şener Şen’in performansı ise dakikalarca ayakta alkışlandı.



Oyunu komşularıyla birlikte izleyen Başkan Akpolat sahneye çıkarak yaptığı konuşmasında;

 

"Bugün bizim için çok özel bir gün. Türkiye'nin yetiştirdiği en büyük sanatçılardan Şener Şen'le bu salonda aynı havayı teneffüs etmek bizim için çok büyük bir şans. Sanatın ve sanatçının baskılandığı bir dönemdeyiz. İfade etmenin en önemli alanlarından biri olan tiyatroyu ve tiyatrocuları Beşiktaş'ta görünür kılmak için yoğun bir çaba içerisindeyiz. Bu nedenle I. Uluslararası Beşiktaş Tiyatro Festivali'ni düzenledik.

Festivalimiz 31 Mart günü sona ermişti ama büyük usta Şener Şen'e olan yoğun talep 'Zengin Mutfağı' adlı oyunun bir kez daha sahnelenmesine vesile oldu. Şener Şen'e ve tüm diğer oyuncu arkadaşlara Beşiktaşlılar adına yürekten teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı.



Vasıf Öngören'in kaleme aldığı, Şener Şen'in başrolünü oynadığı ve Doğu Yaşar Akal ile birlikte yönetmenliğini yaptığı 'Zengin Mutfağı' adlı oyun Cumhuriyet tarihinde görülmüş en büyük işçi hareketi olan 15-16 Haziran 1970 olaylarının zengin bir ailenin mutfağına yansımasını konu alıyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/04/usta-oyuncu-sener-sen-besiktas-ta-ikinci-kez-seyirciyle-bulustu-3152.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/04/usta-oyuncu-sener-sen-besiktas-ta-ikinci-kez-seyirciyle-bulustu-3152.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/04/usta-oyuncu-sener-sen-besiktas-ta-ikinci-kez-seyirciyle-bulustu-3152-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/04/usta-oyuncu-sener-sen-besiktas-ta-ikinci-kez-seyirciyle-bulustu-3152.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/usta-oyuncu-sener-sen-besiktas-ta-ikinci-kez-seyirciyle-bulustu/12494/</link>
			<pubDate>Sun, 10 Apr 2022 16:01:04 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[BAKIRKÖY'DE SANATÇILAR AK PARTİ'Yİ PROTESTO ETTİLER!]]></title>
			<description><![CDATA[Ünlü sanatçıları yetiştiren 'Sanatçı Fabrikası' olarak bilinen Bakırköy'deki Kültür ve Sanat Konağı'nın Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca tahliye edilmek istenmesi protesto edildi. 

Sanatçılar, "Buradan Münir Özkul’un perdelere sinmiş tiradlarını nasıl sileceksiniz? 

Cem Karaca’nın duvarlarda çınlayan sesini nasıl yok edeceksiniz? 

Muhsin Kut’un yağlı boya lekelerini yerlerden nasıl kazıyacaksınız? 

Lütfen bu büyük yanlıştan dönün" açıklamasında bulundu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Halkevi olduğu yıllarda Belgin Doruk, Cem Karaca, Tarık Akan, Ayşen Gruda, Ahmet Mekin, Üstün Asutay, Cihat Tamer gibi usta isimlerin sanat eğitimi aldığı ve son 20 yıldır Bakırköylü Sanatçılar Derneği (BASAD) Kültür ve Sanat Konağı olarak hizmet veren tarihi yapının Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı Vakıflar Genel Müdürlüğü'nce tahliye edilmek istenmesi protesto edildi.

‘Sanatçı Fabrikası' diye anılan binanın önünde Bakırköylüler bugün eylem düzenledi.


“BU BÜYÜK HATADAN GERİ DÖNÜN”

BASAD Yönetim Kurulu adına açıklama yapan derneğin başkanı İlhan Gülek, “Burası Atatürk'ün kurduğu ve kapatılan Halkevleri'nin aynı ruh ve işlevle yaşayan son temsilcisidir. Yani gelecek kuşaklara miras bırakmamız gereken eşsiz bir kültürel mirastır. Kültür ve Turizm Bakanlığımızın anayasamızın 64. maddesindeki “Devlet, sanat faaliyetlerini ve sanatçıyı korur.

Sanat eserlerinin ve sanatçının korunması, değerlendirilmesi, desteklenmesi ve sanat sevgisinin yayılması için gereken tedbirleri alır.” maddesine uygun davranmasının zorunlu olduğunu hatırlatıyor; bu büyük hatadan dönmesini bekliyoruz” dedi.


BASAD Yönetim Kurulu Başkanı İlhan Gülek, yetkililere seslenerek, “Buradan Münir Özkul'un perdelere sinmiş tiradlarını nasıl sileceksiniz? Cem Karaca'nın duvarlarda çınlayan sesini nasıl yok edeceksiniz? Muhsin Kut'un yağlı boya lekelerini yerlerden nasıl kazıyacaksınız? Üstün Asutay'ın şakalarıyla yükselen kahkahaları gökyüzünden indirebilecek misiniz? Milli Halk Oyuncularımızın halaylarını, barlarını, horonlarını nasıl unutturacaksınız? Buna gücünüz yeter mi? Tarih yazar. İyiyi de, kötüyü de; doğruyu da yanlışı da yazar. Lütfen bu büyük yanlıştan dönün” ifadelerini kullandı.


2 ŞUBAT’A KADAR BOŞALTILMASI İSTENDİ

Bina, mülkiyetinin Hazineye ait olduğu dönemde “Kültür ve Sanat Evi” olarak kullanılmak üzere Bakırköy Belediye Başkanlığına tahsis edilmiş, sonrasında da Bakırköy Belediye Başkanlığı’nca BASAD’a kiralanmıştı.


Binanın mülkiyetinin Vakıflar İdaresine geçmesinden sonra, 22.12.2020 tarihli dilekçe ile İstanbul Vakıflar 1. Bölge Müdürlüğüne müracaat edilerek, 17 Kasım 2020 tarihinde yürürlüğe giren 7256 sayılı Bazı Alacakların Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanunun 4. maddesinin 10 fıkrası kapsamında kira sözleşmesi yapmak için BASAD tarafında talepte bulunuldu. 01.09.2021 tarihli derneğin başvurusunda da bu talebi yinelendi ancak derneğe yanıt verilmedi ve Bakırköy Kaymakamlığına yazılan yazı ile derneğin binadan tahliyesi istenildi.

Bakırköy Kaymakamlığı'nca BASAD’a yapılan son tebligatla, 2 Şubat 2022, Çarşamba günü saat 10.00'da binanın boşaltılması istendi.


ADİLE NAŞİT, MÜNİR ÖZKUL, HALİT AKÇATEPE…

Binada hizmet veren ve yeni sanatçılar yetiştiren, şu anda 500 öğrencisi olan BASAD'ın kuruluşunda, gelişmesinde ve bugünlere ulaşmasında Toto Karaca'dan, Necdet Mahfi Ayral'a, Münir Özkul'dan Adile Naşit'e, Göksel Arsoy'dan Belgin Doruk'a, Kenan Pars'tan Suna Pekuysal'a, Ahmet Mekin'den Tarık Akan'a, Ayşen Gruda'dan Üstün Asutay'a, Cemal Akyıldız'dan Muhsin Kut'a, Cem Karaca'dan İskender Doğan'a, Ahmet Sezgin'den Arif Şentürk'e, Halit Akçatepe'den Neşe Karaböcek'e, Sadık Şendil'den Suavi Tedü'ye kadar ünlü isimlerin emeği bulunuyor.


Yapıldığı 1908'den bu yana eğitim (Fransız Koleji – Bezezyan Okulu), 1936 sonrasındaki Bakırköy Halkevi'nden itibaren, kültür ve sanat merkezi olarak kullanılan, adı Bakırköy Kültür-Sanat Konağı olan müze niteliğine sahip binada “Muhsin Kut Sanat Galerisi”, “Üstün Asutay Sahnesi”, “Cumhuriyet Halkevleri Yayınları Sergisi”, “Müzik Oyuncakları ve Objeleri Sergisi”, “Film Afişleri Sergisi”, Eski Bakırköy Fotoğrafları Sergisi”, “Bale-Dans Salonları”, “Resim Atölyesi” ve bir “Sanat Kitaplığı” bulunuyor.

Bina, 2012 yılından itibaren de “M.E.B. Özel BASAD Sanat Kursları” adıyla bir sanat okulu olarak hizmet veriyor. Bu tarihi binada halen burslularla beraber, çoğu çocuk olmak üzere 500 öğrenci, farklı dallarda sertifikalı ve süreli sanat eğitimi alıyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/01/bakirkoy-de-sanatcilar-ak-parti-yi-protesto-ettiler-9306.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/01/bakirkoy-de-sanatcilar-ak-parti-yi-protesto-ettiler-9306.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/01/bakirkoy-de-sanatcilar-ak-parti-yi-protesto-ettiler-9306-t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/01/bakirkoy-de-sanatcilar-ak-parti-yi-protesto-ettiler-9306.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/bakirkoy-de-sanatcilar-ak-parti-yi-protesto-ettiler/12083/</link>
			<pubDate>Sat, 29 Jan 2022 23:23:37 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Mekanı Cennet Olsun ! Oyuncu Bülent Şakrak'ın acı günü: Annesini son yolculuğuna uğurladı]]></title>
			<description><![CDATA[Ünlü oyuncu Bülent Şakrak'ın bir süredir tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden annesi Meral Şakrak son yolculuğuna uğurlandı. Anne acısıyla yıkılan Bülent Şakrak, taziyeleri kabul ederken gözyaşlarına boğuldu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Sinema ve tiyatro oyuncusu Bülent Şakrak'ın Alzheimer hastası annesi Meral Şakrak tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Acı haberi Şakrak'ın kendisi gibi oyuncu eşi Ceyda Düvenci duyurdu. Düvenci paylaşımında "Bugün veda ettin bize ama hep yuvamızın babaannesi olarak kalacaksın" dedi.

 

Meral Şakrak için Üsküdar Marmara Üniversitesi İlahiyat Üniversitesi Camii'nde cenaze töreni düzenlendi.



SANATÇI DOSTLARI YANINDAYDI

Törene Bülent Şakrak, eşi Ceyda Düvenci, Cem Yılmaz, Erkan Kolçak eşi Cansu Tosun, Hazal Kaya eşi Ali Atay'ın yanı sıra sinema ve tiyatro camiasından çok sayıda kişi katıldı. Cenaze sonrası Bülent Şakrak taziyeleri kabul ederken eşi Ceyda Düvenci yanından ayrılmadı.



Meral Şakrak'ın cenazesi kılınan namazın ardından Hekimbaşı Mezarlığı'na defnedildi.

Cenazede konuşan Erkan Kolçak, "Annemizi, halamızı aynı zamanda Müjdat Gezen Sanat Merkezi'nin de annesi birçok kişinin annesi, karlar altında bembeyaz yolculuğuna gitti" dedi. 


]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/01/mekani-cennet-olsun-oyuncu-bulent-sakrak-in-aci-gunu-annesini-son-yolculuguna-ugurladi-4818.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/01/mekani-cennet-olsun-oyuncu-bulent-sakrak-in-aci-gunu-annesini-son-yolculuguna-ugurladi-4818.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/01/mekani-cennet-olsun-oyuncu-bulent-sakrak-in-aci-gunu-annesini-son-yolculuguna-ugurladi-4818-t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/01/mekani-cennet-olsun-oyuncu-bulent-sakrak-in-aci-gunu-annesini-son-yolculuguna-ugurladi-4818.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/mekani-cennet-olsun-oyuncu-bulent-sakrak-in-aci-gunu-annesini-son-yolculuguna-ugurladi/12055/</link>
			<pubDate>Mon, 24 Jan 2022 14:57:23 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Tiyatrocu Ferhan Şensoy hayatını kaybetti]]></title>
			<description><![CDATA[Gelen son dakika haberine göre; tiyatrocu Ferhan Şensoy hayatını kaybetti. Şensoy 70 yaşındaydı. İç kanama geçiren Şensoy, 2 Temmuz'dan bu yana hastanedeydi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[70 yaşındaki Ferhan Şensoy bir süredir İstanbul Tıp Fakültesi'nde tedavi görüyordu. Şensoy'un saat 02.30 sıralarında hayatını kaybettiği belirtildi. 

İç kanama geçiren Şensoy, 2 Temmuz'dan bu yana hastanede tedavi görüyordu.

"USTAMI, KIZLARIMIN BABASINI KAYBETTİK"
Sanatçının eski eşi oyuncu Derya Baykal, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, "Ustamı, kızlarımın babasını kaybettik çok üzgünüz." ifadeleriyle Şensoy'un vefatını duyurdu.  Şensoy'un kızı Müjgan Ferhan Şensoy da sosyal medya hesabından "Babam uçtu göklere…" yazarken diğer kızı Derya Sensoy ise "Çok ama çok üzgünüm. Seni çok seviyorum babacım" ifadesini kullandı.
 
"TÜM SEVENLERİNİN BAŞI SAĞOLSUN"
Ferhan Şensoy'un kurduğu "Ortaoyuncular"dan yapılan açıklamada, "Tiyatromuzun kurucusu, ustamız Ferhan Şensoy'u, dün gece, bir süredir tedavi gördüğü hastanede, yapılan tüm müdahalelere rağmen kaybetmiş olmanın derin üzüntüsü içerisindeyiz. Tüm sevenlerinin başı sağolsun… " denildi.

"BELGESELİ ÇEKİLECEKTİ, GEÇ KALINDI"
CNN Türk canlı yayınında konuşan sanatçı Nevra Serezli, "Belgeseli çekilecekti, geç kalındı. Tiyatroya çok büyük şeyler kattı. İlk yıllardan beri küçük sahnelerinden itibaren izlerim. Sadece sahnede seyirciyi elinde tutmasıyla örnek olmuştur. Her sene üst üste seyretseniz bıkmazdınız. Sanatçı kişiliğinin altını dolduran bir insandı. Çok büyük bir değeri kaybettik. Ona hayranlığımı her zaman belirtmişimdir." dedi.

"MAHALLEMİZİN GÜZEL ABİSİNİ KAYBETTİK"
Yönetmen Nebil Özgentürk de, "Ferhan Şensoy tiyatroyu kendinden sonraki kuşaklara aktardı ve öğretti. Onu bu toplum unutmaz. Mahallemizin güzel abisini kaybettik." ifadelerini kullandı.
 

 



 


 

FERHAN ŞENSOY KİMDİR?
Ferhan Şensoy, 26 Şubat 1951 tarihinde Samsun Çarşamba'da dünyaya geldi. Türk tiyatro, sinema ve televizyon oyuncusu; roman, deneme, günlük, televizyon dizisi ve film senaryoları yazarı, şair ve Ortaoyuncular tiyatro topluluğunun kurucusudur.

1957 yılında Samsun Gazi Osman Paşa İlkokulu'nun ardından 1961'de Galatasaray Lisesi'nden mezun oldu. 1970'de Çarşamba Lisesi’ni bitirdi. Aynı yıl Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Yüksek Mimarlık Bölümü'ne girdi. 1971'de Ayfer Feray Tiyatrosu'nda profesyonel oyunculuk yapmaya başladı. 1972'de Ecole Superieure d’Art Dramatique (T.N.S) / Strazburg’da tiyatro öğrenimine başladı.

1993’te yeniden yazdığı 'Parasız Yaşamak Pahalı' oyununu sahneye koyan Ferhan Şensoy, 'Şu Gogol Delisi' adlı oyununu Türkçe olarak yeniden yazdı. Avni Dilligil En Özgün Oyun Ödülü alan oyun; Derya Baykal’a Avni Dilligil En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü getirirken, Canan Göknil’e de, Avni Dilligil En İyi Giysi Ödülü’nü getirdi. 'Güle Güle Godot' ve 'Denememeler' aldı iki kitabı yayınlanan Şensoy’un, 'Kahraman Bakkal Süpermarkete Karşı' oyunu amatör bir Türk tiyatro topluluğu tarafından New York'ta sergilendi. Devam eden 'Ferhangi Şeyler' gösterileriyle, Altın Objektif Ödülü’ne layık görüldü.
 

1989'da Kel Hasan Efendi'den günümüze gelen Ortaoyuncuları Kavuğu’nu Münir Özkul'dan devralan Şensoy, tarihi Ses Opereti'ni onardı ve Ses 1885 adıyla açtı. Sahnenin onarılmasının ardından Ortaoyuncular, Soyut Padişah’ı oynadıkları Küçük Sahne’den Ses 1885’e taşındı. Aynı yıl, yönetmenliğini Yavuz Özkan'ın yaptığı Büyük Yalnızlık filminde Sezen Aksu ile birlikte oynadı.

Tek kişilik oyunu 'Ferhangi Şeyler', 1987 yılından beri aralıksız devam ediyordu. Münir Özkul'dan devraldığı Ortaoyuncuları Kavuğu'nu Rasim Öztekin'e devretmişti.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2021/08/tiyatrocu-ferhan-sensoy-hayatini-kaybetti-8695.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2021/08/tiyatrocu-ferhan-sensoy-hayatini-kaybetti-8695.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2021/08/tiyatrocu-ferhan-sensoy-hayatini-kaybetti-8695-t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2021/08/tiyatrocu-ferhan-sensoy-hayatini-kaybetti-8695.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/tiyatrocu-ferhan-sensoy-hayatini-kaybetti/11262/</link>
			<pubDate>Tue, 31 Aug 2021 10:31:31 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[BEŞİKTAŞ’TA REVİVAL KONSERLERİ BAŞLIYOR]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Beşiktaş Belediyesi, Getir ana sponsorluğunda ve +1 katkılarıyla ülkemizin önde gelen müzisyenlerini Revival Konserleri” ile bir araya getiriyor. Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, 28 Ağustos - 5 Eylül tarihleri arasında Sanatçılar Parkı ve Barbaros Meydanı’nda gerçekleşecek olan konserlere tüm halkımızı davet etti.

Beşiktaş Belediyesi, Pandemi nedeniyle yaklaşık bir buçuk yıldır devam eden kısıtlamalar sonrası “Revival Konserleri” düzenliyor. İlçede adeta festival havası estirecek olan “Revival Konserleri” 28 Ağustos - 5 Eylül tarihleri arasında Sanatçılar Parkı ve İstanbul’un en uğrak noktalarından Barbaros Meydanı’nda gerçekleşecek.

Ünlü isimlerin katıldığı konserlerde müzikseverler açık havada eğlencenin tadını doyasıya çıkaracak.

28 Ağustos’ta Moğollar’ın açılışını yapacağı konserler kapsamında Grup Gündoğarken, Kardeş Türküler, Melek Mosso, ve Ceylan Ertem Sanatçılar Parkı’nda sahne alacak. 30 Ağustos Zafer Bayramına özel gerçekleşecek Türk pop müziğinin sevilen isimlerinden Gülşen konseri ise Barbaros Meydanı’nda dinleyicilerle buluşarak, Zafer Bayramı coşkusunu daha da artıracak.
 

“REVİVAL KONSERLERİMİZE TÜM KOMŞULARIMIZI BEKLİYORUZ”

Müziğin iyileştirici gücüne vurgu yapan Başkan Akpolat şunları söyledi:

Müziğin gücüyle yeniden canlanmak için Beşiktaş’ta sanatçılar ile İstanbulluları tekrar bir araya getirmenin heyecanını yaşıyoruz. 28 Ağustos-5 Eylül tarihleri arasında Beşiktaş’ta birçok değerli sanatçımızın sahne alacağı Revival Konserlerimize tüm halkımızı bekliyorum.

Konser Programı

• 28 Ağustos - Moğollar / Sanatçılar Parkı

• 29 Ağustos - Grup Gündoğarken / Sanatçılar Parkı

• 30 Ağustos - Gülşen / Beşiktaş Barbaros Meydanı (Zafer Bayramı Özel Konseri)

• 1 Eylül - Kardeş Türküler / Sanatçılar Parkı (Dünya Barış Günü Özel Konseri)

• 4 Eylül - Melek Mosso / Sanatçılar Parkı

• 5 Eylül - Ceylan Ertem / Sanatçılar Parkı

DETAYLAR

• Konser etkinliklerine katılım ücretsizdir.

• Konserler saat 21.00’de başlayacaktır.

• Etkinlik alanında HES kodu kontrolü ve ateş ölçümü yapılacaktır.

• Etkinlik süresince maske ve mesafe kurallarına uyulacaktır.



Kurum faaliyetleri ile ilgili tanıtım hizmetleri
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2021/08/besiktas-ta-revival-konserleri-basliyor-3293.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2021/08/besiktas-ta-revival-konserleri-basliyor-3293.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2021/08/besiktas-ta-revival-konserleri-basliyor-3293-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2021/08/besiktas-ta-revival-konserleri-basliyor-3293.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/besiktas-ta-revival-konserleri-basliyor/11242/</link>
			<pubDate>Fri, 27 Aug 2021 12:30:17 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Dt. Ahmet Bahadırlı&#039;nın renkli otobiyografi kitabı çıktı!]]></title>
			<description><![CDATA[Bakırköy Eski Belediye Başkanı Dt.Ahmet Bahadırlı'dan yönetici olmak isteyen gençlere bir fener olmayı hedefleyen renkli otobiyografisi çıktı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[

Dt. Ahmet Bahadırlı ''Hayat, belki de yaşanmışlıklarla lila kadar dokunabilmekten geçer. Bu eserimde sizlere tüm duygularımı lila renginde toplayarak iletmeye çalıştım. Kazanımlarım, deneyimlerim, sevinç ve öfkelerim hülasa beni ben yapan tüm değerleri okurumla paylaşmak istediğim bir denemeydi sadece. Zorluklar, engeller nasıl aşılır, kötülerle nasıl mücadele edilir ve başarıya hangi şartlarda ulaşılır, tümünü bu kitapta topladım.''dedi.

Kitabı bulabileceğiniz internet siteleri....

https://www.kitapyurdu.com/kitap/lila/555398.html

https://www.kitapyurdu.com/kitap/lila/555398.html

https://www.trendyol.com/da-vinci-publishing/lila-ahmet-bahadirli-9786057687371-p-49801124

https://www.kitapyurdu.com/kitap/lila/555398.html

https://www.kitapkoala.com/kitap/lila-ahmet-bahadirli-9786057687371

https://www.odakitap.com/kitap/yeni-kitaplar?sort=specord&page=1&f_author=Ahmet+Bahad%C4%B1rl%C4%B1

https://www.halkkitabevi.com/ahmet-bahadirli
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2020/10/dt_ahmet_bahadirli_nin_renkli_otobiyografi_kitabi_cikti_h9158_36b19.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2020/10/dt_ahmet_bahadirli_nin_renkli_otobiyografi_kitabi_cikti_h9158_36b19.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2020/10/dt_ahmet_bahadirli_nin_renkli_otobiyografi_kitabi_cikti_h9158_36b19.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2020/10/dt_ahmet_bahadirli_nin_renkli_otobiyografi_kitabi_cikti_h9158_36b19.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/kultur-sanat/dt-ahmet-bahadirli-nin-renkli-otobiyografi-kitabi-cikti/9158/</link>
			<pubDate>Fri, 02 Oct 2020 16:58:16 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Güler Sabancı, Sabancı Üniversitesi&#039;nin hikayesini &#039;Bir Üniversite Var Ederken&#039; kitabında anlattı]]></title>
			<description><![CDATA[Sabancı Üniversitesi'nin Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, Sabancı Üniversitesi'nin kuruluş fikrinin ortaya çıktığı ilk andan günümüze kadar geçen süreci Alfa Yayınları'ndan çıkan “Bir Üniversite Var Ederken' kitabında anlattı. Kitabın geliri ise, Sabancı Üniversitesi Burs Fonu'na bağışlanacak.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Bir Üniversite Var Ederken kitabında, yükseköğrenimde fark yaratmak hedefiyle, Türkiye’nin 3. vakıf üniversitesi olarak kurulan ve 20.yılını kutlayan Sabancı Üniversitesi’nin ilk adımlarından günümüze uzanan öyküsü anlatılıyor.

Güler Sabancı, “hayatımın en önemli gayelerinden” dediği Sabancı Üniversitesi’ni anlatırken, kendi kariyer ve yaşam yolculuğu içerisindeki yerine de ışık tutuyor.

Sabancı Ailesi’nin ve Sabancı Vakfı’nın yaptığı katkılar ile akademik kadroların üstlendikleri roller de kitapta anlatılıyor.

“Bir dünya üniversitesi” vizyonuyla yola çıkan Sabancı Üniversitesi’nin kurumsallaşma sürecinde geçtiği aşamalara da kitapta geniş yer veriliyor. 

Üniversitenin çok paydaşlı bir yapı olduğu ve “birlikte” var edildiğinin altı çizilerek, bürokrasiden, akademisyenlere, öğrencilerden uluslararası iş birliği yapılan kurumlara geniş bir pencere sunuluyor. 

Güler Sabancı, kitapta kuruluşundan bu yana geçen 20 yılda Türkiye’nin yükseköğrenim yakın tarihine de bir not düşüyor.

Güler Sabancı, kitabın gelirinin Sabancı Üniversitesi Burs Fonu’na aktarılacağının altını çizerek şunları söyledi, “Sabancı Üniversitesi, Sabancı Ailesi ve Sabancı Vakfı’nın destekleriyle ‘bir dünya üniversitesi’ olma vizyonuyla yola çıktı. Bugün 20.yılını kutlarken de birbirinden başarılı mezunları, uluslararası iş birlikleri, akademik dünyadaki saygınlığı ile örnek bir kurum haline geldi.

Ben de bu kitapla, Sabancı Üniversitesi’nin hayal edildiği, hayata geçirildiği ve bugünlere gelmesini sağlayan yolculukta gönülden verilen emeği anlatmak istedim. Aynı zamanda, bu kitabı Sabancı Üniversitesi’ne katkısı bulunan herkese teşekkür etme fırsatı olarak da görüyorum. Umuyorum ki, Sabancı Üniversitesi’nin hikayesi, benzer hayalleri kuranlara cesaret ve ilham verir”.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2020/09/guler_sabanci_sabanci_universitesi_nin_hikayesini_bir_universite_var_ederken_kitabinda_anlatti_h9135_a2c6b.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2020/09/guler_sabanci_sabanci_universitesi_nin_hikayesini_bir_universite_var_ederken_kitabinda_anlatti_h9135_a2c6b.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2020/09/guler_sabanci_sabanci_universitesi_nin_hikayesini_bir_universite_var_ederken_kitabinda_anlatti_h9135_a2c6b.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2020/09/guler_sabanci_sabanci_universitesi_nin_hikayesini_bir_universite_var_ederken_kitabinda_anlatti_h9135_a2c6b.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/kultur-sanat/guler-sabanci-sabanci-universitesi-nin-hikayesini-bir/9135/</link>
			<pubDate>Tue, 29 Sep 2020 11:05:32 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[27. ULUSLARARASI ADANA ALTIN KOZA FİLM FESTİVALİ ÖDÜL TÖRENİ BEŞİKTAŞ’TA GERÇEKLEŞTİ]]></title>
			<description><![CDATA[BAŞKAN RIZA AKPOLAT USTA OYUNCU NUR SÜRER’E ONUR ÖDÜLÜ’NÜ VERD]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[

Beşiktaş Belediyesi, bu yıl 27. si gerçekleşen Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali Ödül Töreni’ne Süleyman Seba Kültür Merkezi’nde ev sahipliği yaptı. 

Birçok sanatçı ve oyuncunun katıldığı törende, Ercan Kesal’ın senaryosunu yazdığı “Nasipse Adayız” “En İyi Film dalında Altın Koza’nın sahibi oldu.

Altın Koza Onur Ödülü’ne layık görülen usta oyuncu Nur Sürer’e ise ödülünü Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat takdim etti.

Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından bu sene 27. si düzenlenen Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali Ödül Töreni bu yıl Beşiktaş Belediyesi ev sahipliğinde Süleyman Seba Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleşti. Tören hayatını kaybeden sanatçıların saygıyla anıldığı bir video ile başladı. Törende sahne alan Ferhat Göçer de seslendirdiği şarkıyı hayatını kaybeden sanatçılar adına seslendirdi. 

Törenin açılış konuşmasını ise Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar gerçekleştirdi.

Başkan Karalar; ‘’Adana denilince sinema akla gelir. Sinema deyince de Altın Koza Film Festivali akla gelir. 

Bu yıl 27. sini kutluyoruz. Koronavirüs nedeniyle bu sene zor koşullarda gerçekleştiriyoruz. İyi bir şey yaptı arkadaşlarımız Dediler ki Adana denildiğinde akla sinema gelir. Adana’da bir film gösterilir ve Adana’da tutarsa Türkiye’de tutar. Adana’nın sinema da böyle bir etkisi, katkısı vardır. Bu böyle devam edecek’’ dedi.

Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar konuşmasının ardından Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’a hem festivale yaptıkları ev sahipliği hem de katkılarından ötürü plaket takdim etti. 

Başkan Rıza Akpolat ise böyle büyük bir organizasyona ev sahipliği yapmaktan duyduğu onuru dile getirerek;‘’ Altın Koza emekçilerine öncelikle iki kıtanın birleştiği Beşiktaş’a hoş geldiniz diyorum. Gönül isterdi ki biz de gelelim festivalimizi orada kutlayalım ama bu sene burada oldu. Adana diliyorum ki önümüzdeki sene bu festivali daha coşkulu bir şekilde yapacak. Tabi ki Adana bir çok sanatçı yetiştirdi. Yılmaz Güney’den, Şener Şen’e, Karacaoğlan’dan Dadaloğlu’na ismini sayamadığımız yüzlerce sanatçı yetiştirdi. Şimdi bu bayrağı Nebil Özgentürk devam ettiriyor ve biliyorum ki ileride başkaları devam ettirecek. Şunu çok net ifade edebilirim ki; Beşiktaş da, tıpkı Adana gibi, sanat için iyi bir ev sahibidir. Göreve geldiğimiz günden beri sanatı Beşiktaş’ın tüm kılcallarına yayma ve sanatçıyı görünür kılma misyonuyla hareket ediyoruz. Özellikle pandemi sürecinde, sanatçılarımızın zor günlerden geçtiğini biliyor ve yanlarında olmaya çalışıyoruz. ‘’ dedi.

Ödül töreninde Altın Koza Onur Ödülü’ne layık görülen usta oyuncu Nur Sürer’e ödülünü Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat takdim etti.

Usta oyuncu da Adana Altın Koza Film Festivali’nin bir parçası olmaktan duyduğu gururu diler getirerek; Adana benim için gerçekten çok önemli bir şehir oldu her zaman. Çünkü ben 1979 yılında Orhan Kemal’in uyarlaması Bereketli Topraklar

Üzerinde filmiyle Adana’da oyunculuğa başladım. Adana birçok usta ismi yetiştiren bir şehir. Buradan da sinemanın en şahane adamı Yılmaz Güney’e saygılarımı sunuyorum. Ayırca bu ödülü de çok sevdiğim Zeydan Başkanımın döneminde almakta benim için ayrı bir onur’’ ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin en önemli film festivallerinden olan Uluslararası Adana Altı Koza Film Festivali'nde; Usta oyuncu, senarist Ercan Kesal yönetmen olarak imza attığı ilk film 'Nasipse Adayız' En İyi Film dalında Altın Koza kazandı. Senaryo dalında da ödülü Kesal aldı. 

Yönetmen Leyla Yılmaz, 'Bilmemek' adlı filmiyle 'En İyi Yönetmen' ve 'Yılmaz Güney Ödülü'nün sahibi oldu. 

Senan Kara 'Bilmemek'teki rolüyle 'En İyi Kadın Oyuncu' ödülünü alırken, Onur Berk Aslanoğlu (Plaza) ve Serdar Orçin (Ceviz Ağacı) filmlerindeki rolleriyle 'En İyi Erkek Oyuncu ödülünü' paylaştı.

Bu yıl İstanbul Beşiktaş’ta düzenlenen ödül töreninde Onur Ödülleri ve Orhan Kemal Emek Ödülü, birbirinden değerli üç isme takdim edildi. 

Altın Koza Onur Ödülleri sinema, tiyatro ve dizi oyuncusu Nur Sürer’e ödülünü Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat verirken, usta oyuncu, tiyatrocu, yönetmen ve sanat yönetmeni Rutkay Aziz’e ödülünü Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar takdim etti. Orhan Kemal Emek Ödülü de yapımcı, yönetmen ve görüntü yönetmeni Orhan Oğuz’a verildi
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2020/09/27_uluslararasi_adana_altin_koza_film_festivali_odul_toreni_besiktasta_gerceklesti_h9046_9267e.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2020/09/27_uluslararasi_adana_altin_koza_film_festivali_odul_toreni_besiktasta_gerceklesti_h9046_9267e.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2020/09/27_uluslararasi_adana_altin_koza_film_festivali_odul_toreni_besiktasta_gerceklesti_h9046_9267e.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2020/09/27_uluslararasi_adana_altin_koza_film_festivali_odul_toreni_besiktasta_gerceklesti_h9046_9267e.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/kultur-sanat/27-uluslararasi-adana-altin-koza-film-festivali-odul-toreni-besiktasta/9046/</link>
			<pubDate>Mon, 21 Sep 2020 10:18:43 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Kadıköy Belediyesi ve sanatçılar arasında etkinlik krizi çıktı….]]></title>
			<description><![CDATA[Kadıköy Belediyesi her yıl Özgürlük Parkı’nda düzenlediği ücretsiz festivali, bu yıl salgın sürecinden etkilenen sanatçılara destek olmak için biletli yapmaya karar verdi. Nilgün Belgün, Sumru Yavrucuk gibi sanatçıların başvuruları kabul edilmezken, başvurusu kabul edilen Ali Poyrazoğlu ve Behzat Uygur da meslektaşlarının uğradığı tavır nedeniyle etkinliğe katılmayacaklarını bildirdi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
Kadıköy Belediyesi, sanat dünyasına destek olabilmek amacıyla Sanat Parkta başlığı altında yaklaşık iki ay sürecek bir konser ve tiyatro etkinliğine başlıyor. Özgürlük Parkı Amfi Tiyatro'da 4 Ağustos'ta başlayacak etkinlikler 27 Eylül tarihine kadar devam edecek. Toplam 32 tiyatro oyunu sahnelenecek, 21 konser verilecek.

Kadıköy Belediyesi tarafından her yıl yetişkin tiyatroları ve çocuk tiyatroları olmak üzere iki festival düzenliyordu. 

Bu tiyatrolar halka ücretsiz olarak sahnelenirken, belediye tiyatrolara belirli bir ücret ödüyordu. 

Ancak bu yıl yapılan etkinliklerde Belediye sanatçılara destek için Sanat Parkta festivali için tiyatrolardan sahne ücreti talep etti. 

Etkinliklerden elde edilen bilet gelirlerinin ise sanatçılara verileceği duyuruldu.

Nilgün Belgün, Sumru Yavrucuk gibi önemli sanatçıların başvuruları kabul edilmezken, tiyatroculardan seçim yapan kurulun şeffaflığına yönelik tepkiler çığ gibi büyüdü. 

Başvurusu kabul edilen Ali Poyrazoğlu ve Behzat Uygur da duruma tepkisiz kalmadı ve etkinlikten çekildiğini açıkladı.

NİLGÜN BELGÜN'E ONAY ÇIKMADI

Başvurusu reddedilen Nilgün Belgün sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla tepkisini şöyle dile getirdi:



ALİ POYRAZOĞLU VE BEHZAT UYGUR TEPKİ GÖSTERDİ

Festival programına başvurusu kabul edilen Ali Poyrazoğlu, sosyal medya hesabından “ALİ POYRAZOĞLU TİYATROSU ÜZÜLEREK AÇIKLIYOR…” notuyla etkinlikten çekildiğini şu sözlerle açıkladı:



“Kadıköy Belediyesi tarafından organize edilen Sanat Park'ta etkinliğine yaptığımız başvuruya olumlu cevap almamıza rağmen, organizasyon sürecinde birçok meslektaşımızı derinden üzen tavır ve verilen kararlardaki gayrı şeffaf görüntü sebebiyle, etkinlikte yer alamayacağımızı üzülerek duyuruyoruz.”

TİYAP YAŞANANLARA TEPKİ GÖSTERDİ

Tiyatro Yapımcıları Derneği (TİYAP) da Kadıköy Belediyesi'ne tepki göstererek bazı soruların yanıtlanmasını istedi.

Yapılan açıklama şu şekilde:





]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2020/07/kadikoy_belediyesi_ve_sanatcilar_arasinda_etkinlik_krizi_cikti_h8531_0bc66.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2020/07/kadikoy_belediyesi_ve_sanatcilar_arasinda_etkinlik_krizi_cikti_h8531_0bc66.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2020/07/kadikoy_belediyesi_ve_sanatcilar_arasinda_etkinlik_krizi_cikti_h8531_0bc66.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2020/07/kadikoy_belediyesi_ve_sanatcilar_arasinda_etkinlik_krizi_cikti_h8531_0bc66.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/kultur-sanat/kadikoy-belediyesi-ve-sanatcilar-arasinda-etkinlik-krizi-cikti/8531/</link>
			<pubDate>Mon, 27 Jul 2020 14:15:23 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Murat Bardakçı’dan bomba yazı: Tablo çakma çıktı!]]></title>
			<description><![CDATA[Ünlü tarihçi yazar Murat Bardakçı İBB’nin müzayeden satın aldığı ve İtalyan Ressam Bellini’nin olduğu iddia edilen Fatih Sultan Mehmet tablosu hakkında flaş iddialarda bulundu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Murat Bardakçı’nın Habertürk’teki köşesinden ses getirecek yazısı şöyle:

“Türkiye’de herhangi bir kurumun yurt dışında satılan ve bizimle alâkalı olan önemli bir eseri satın alıp memlekete getirmesi güzel bir iştir.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi de böyle yaptı, Londra’da mezata konan ve Fatih Sultan Mehmed ile kim olduğu bilinmeyen bir genci birarada gösteren tabloyu satın aldı.

Fatih tablosunu Belediye’nin veya başka bir resmî kurumun alması arasında fark yoktur; zira eser ait olduğu yere, yani Türkiye’ye gelecektir. Ödenen meblâğ da mühim değildir, ödeme Fatih Sultan Mehmed’in hatırasına yapılmıştır ve işin ardında siyasî maksat bile bulunsa, İstanbul’u fetheden büyük hükümdarın beş asırlık görüntüsü bundan böyle fethettiği şehirde kalacaktır.

Ama, aldığımız böylesine önemli bir objenin “ne olduğunu” ve “ne olmadığını” iyice bilmemiz şarttır!

“Bilmemiz şarttır” dememin sebebi basında ve sosyal medyada tablo hakkında iki günden buyana alâkasız iddiaların ve “bilgi” diye hayalî ifadelerin dolaşıp durması…

Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu tabloyı satın aldıklarının haberini gerçi “…Fatih Sultan Mehmd Han’ın günümüze kadar gelebilmiş üç orijinal portresinden biri olan, İtalyan ressam Gentile Bellini’nin atölyesinden 15. yüzyılda çıktığı tahmin edilen…” şeklinde temkinli bir dille verdi. Ama bu açıklamanın ardından iş döndü, dolaştı, bambaşka bir şekle büründü, satın alınan eserden “İtalyan ressam Bellini’nın Fatih Sultan Mehmed ile oğlu Cem Sultan’ı birarada gösteren tablosu” diye bahsedilir oldu ve hâtâlar böyle devam ettiği takdirde şehir efsanesi hâline gelip hafızalara bu şekilde yerleşecek ve işin esasını anlatabilmek artık mümkün olmayacak!

Şimdi, Londa’daki müzayededen satın alınan tablo konusunda elde mevcut olan “doğru” bilgileri nakledeyim:

* Tablonun kimin eseri olduğu meçhuldür, Gentile Bellini’nin atölyesinde yapılıp yapılmadığı konusunda bile bilgi yoktur, kurulan bağlantılar sadece söylentilerden ibarettir. Kaldı ki, Bellini gibi tablolarının birçoğu asırlar önce bir yangında yokolan ve şu anda elde az sayıda eseri bulunan Rönesans döneminin önemli ressamına aidiyeti kesin şekilde bilinen bir tabloya birkaç yüz bin pound değer biçilmesi mümkün değildir; Bellini’ye ait bir eser milyonlarca, hattâ yüzmilyonlarca pounda satılır.



* Büyükşehir Belediyesi’nin aldığı tabloyu 1737 ile 1817 arasında yaşayan İsviçreli gravür ustası Christian von Mechel 1807’de satın almış, şarkiyatçı Rudolph Tschudi’nin eseri 1930’larda von Mechel’in kolleksiyonunda görüp tanıtmasından sonra da sanat tarihi kitaplarına girmişti…



Gravürcünün soyundan gelenler iki asır boyunca muhafaza ettikleri tabloyu 300 bin pound başlangıç fiyatı ile Sotheby’s müzayede şirketinin Londra’da 8 Haziran 2015’e düzenlediği mezata koydular ve eser o gün vergiler dahil 965 bin pounda satıldı. Tablonun yeni sahibi aradan beş sene geçtikten sonra eseri elden çıkartmak ihtiyacı hissetmiş yahut daha yüksek meblâğlarla satabileceğini düşünmüş olacak ki aynı tabloyu beş sene sonra yine Londra’da ama Christie vasıtasıyla açık arttırmaya çıkardı ve bu defa yine vergiler dahil 935 bin 250 pounda İstanbul Büyükşehir Belediyesi aldı. Yani, eser ilk satıştan 30 bin pound daha düşük fiyata müşteri bulmuş oldu!



* Tabloda FatihSultan Mehmed ile beraber resmedilen gencin kimliği bilinmemektedir, bu konuda yapılan yorumlar, hattâ gencin Fatih’in en sevdiği oğlu Cem Sultan olduğu yolundaki açıklamaların temeli yoktur.



Fatih’in üç oğlu vardır; oğullarından Mustafa, Bellini’nin 1479’da İstanbul’a gelmesinden önce vefat etmiştir. Hükümdarın o sırada 32 yaşında olan büyük oğlu Bayezid babasının yanında değil, Amasya’dadır; üçüncü oğlu olan Cem de o tarihte Konya’dadır.



Ressamı meçhul eserde Fatih’in karşısında görülen gencin Cem Sultan olmamasının imkânsızlığının sebepleri sadece Bellini’nin İstanbul’a gelişi sırasında Cem’in Osmanlı payitahtında bulunmaması değil, hükümdar babanın oğlu ile beraber resmedilmesinin Şark’ın geleneklerine ve protokollerine ters düşmesidir!



Avrupa resminde hükümdarların çoluk-çocuk birarada gösterilmesi âdeti bizde yoktur, üstelik bir padişahın oğlu bile olsa bir başkası ile aynı boyda resmedilmesi örfe ve edebe mugayirdir! Cem Sultan, Bellini’nin İstanbul’da bulunduğu günlerde payitahta gelmiş ve Bellini ile tesadüfen de karşılaşsa bile, bu şekilde, yani babası ile ve onunla aynı boyda beraberce resmedilmesine imkân yoktur! Zaten, tablo hakkında daha önce yapılan çalışmalarda da kimliği meçhul gence tabloda Fatih ile aynı seviyede yer verilmesinin eserin sarayın dışında, hayalî şekilde yapıldığını gösterdiği vurgulanmıştır.



Üstelik, tablodaki gencin kim olduğu hakkında bugüne kadar değişik yorumlar yapılmış ama kesin bir hükme varılamamıştır. Meselâ, Fatih Sultan Mehmed hakkındaki en meşhur biyografi ile Bellini’yi anlatan çok önemli bir makale kaleme almış olan Franz Babinger gencin Bosna hükümdarının İstanbul’da rehin bulunan oğlu olabileceğini yazar ve tablonun Bellini’nin eseri gibi gösterilmesi iddiasını temelsiz gördüğünü söyler.



SATAN BİLE “CEM SULTAN” DEMİYOR!



Üstelik, ortalıkta iki günden buyana dolaşan Cem Sultan iddiaları tabloyu mezata koyan Christie müzayede şirketinin eserin tanıtımı için yayınladığı katologda bile geçmiyor. Christie tablonun saray dışında yapılmış olabileceğini, gencin giydiği ve kol kısmı görünen elbisede kullanılan altın işlemeli lüks kadifenin 15. asır sonlarında İtalya’da dokunduğunu hatırlatıyor, sonra tablodaki genç hakkında bambaşka bir görüş ile sürüyor, “Bu kişi bir Avrupalı, muhtemelen de Osmanlı sarayı ile bağlantısı bulunan ve İstanbul ile alâkasını bu şekilde yâdetmek isteyen Venedikli bir tüccar veya diplomat olmalıdır” diyor.



Hani şimdilerde devlet büyüklerinin yanına yaklaşıp selfi çekebilmek için takla üstüne takla atan bazı işadamları var ya, işte onlar gibi biri…



Unutulmaması gereken bir husus daha var: Osmanlı İmparatorluğu’nun o devrin süper gücü olmaya başladığı 15. asırdan itibaren Batı’da Osmanlı tarz giyim-kuşam modası başlamış; Avrupalı bazı asilzadeler, diplomatlar ve zenginler Türk giysileri giymişler ve zamanın meşhur ressamlarına kendilerini bu giysiler içerisinde gösteren tablolar yaptırmışlardır.



EN SON DÖRT SENE ÖNCE ALDIK!



Türkiye’nin yurtdışında yapılan müzayedelere katılıp tarihimizle alâkalı eserleri satın alması yeni değildir, resmî kurumlar senelerden bu yana gerektiğinde dışarıdaki mezatlardan eser satın alıp memlekete getirirler.



Bir-iki örnek vereyim: Kültür Bakanlığı, 1980’lerin sonunda Fatih Sultan Mehmed’in oğlu İkinci Bayezid döneminde yaşayan, hat tarihimizin en önemli isimlerinin başında gelen ve Sultan Bayezid’in de hat hocası olan Şeyh Hamdullah’ın yazdığı bir Kur’an-ı Kerim’i astronomik ama lâyık olduğu fiyatı ödeyerek almış ve Türkiye’ye getirilen Kur’an, Topkapı Sarayı’na konmuştu.



Devlet bu şekildeki bir müzayedeye bildiğim kadarıyla dört sene önce girdi. 2016’nın 20 Nisan’ında, yine Londra’da, Sotheby’de yapılan mezatta 200 bin pound başlangıç fiyatıyla arttırmaya çıkan ve bir padişahın tahta çıkış merasimini gösteren tek eser olan “Genç Osman’ın Cülûs Tablosu” o zamanki Kültür Bakanı Mahir Ünal’ın talimatı ile 430 bin pounda alındı, vergisi ile beraber 540 bin pounda malolan eser Türkiye’ye getirildi ve şimdi Topkapı Sarayı’ndaki “Padişah Portreleri” salonunda teşhir ediliyor.



RESMÎ KURULUŞ, ARACILAR KULLANIR!



İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin müzayedeye katılma süreci hakkında çıkan haberlerde, arttırmaya Belediye’nin bizzat iştirak ettiği söyleniyordu…



Böyle mi oldu, başka bir yol mu bulundu bilmiyorum ama bu gibi mezatlarda uygulanması âdet olan taktiği anlatayım:



Bir devletin yahut resmÎ bir kuruluşun başka bir memlekette yapılan mezata kimliğini belli ederek katılması yanlıştır, hele devletin kendi adına önceden pey vermesi daha büyük hatâdır, zira bu iş arttırmaya çıkan objenin fiyatını anormal şekilde yükseltir. Karşısında müşteri olarak bir devleti gören alıcı kazanacağı parayı, mezat şirketi de komisyonunu yükseltebilmek maksadıyla vurdukça vurur, yani fiyatı çıkarttıkça çıkartırlar.



Devletler bu yüzden mezatlara güvendikleri ama kim olduğunu antika çevrelerinin pek bilmedikleri kişileri sokar ve fiyatın şişirilmemesi için arttırmayı o kişiye yaptırırlar.



“Genç Osman’ın Cülûs Tablosu”nun Sotheby’deki satışı sırasında da böyle olmuş, tablonun alınmasına karar verilmesinden sonra İstanbul’daki bir işadamının Londra’da yaşayan bir tanıdığından mezata katılması rica edilmiş, asıl alıcının kimliği bilinmediği için fiyat gereğinden fazla artmamış ve satış Türkiye’nin üzerinde kalmıştı.



Aynı metod, müzayedeye konan objeye mezatın yapıldığı memleketin resmî bir kurumu talip olduğu zaman da uygulanır ve özellikle Fransa’da yürürlükte olan bu uygulamaya “déclaration d’etat” denir.



Devletin görevlisi mezat salonuna gelir, arttırmaya katılmak için gereken katılım numarasını bile almaz, objenin satış sırasının gelmesini bekler, arttırma nihayete erip kürsüdeki münadi “Şu numaralı müşteriye saaaaat-tıııım!” deyiip çekicini vurduğu anda ayağa kalkar ve “déclaration d’etat” devletin objeyi en yüksek fiyattan satın aldığını duyurur.



Fatih Sultan Mehmed tablosunun satışında Büyükşehir Belediyesi’nin nasıl bir yöntem takip ettiğini bilmiyorum, sadece en makul uygulamanın ne şekilde olması gerektiğini burada yazmakla yetiniyorum…



Sözün kısası; İstanbul Büyükşehir Belediyesi mâlûm tabloyu Londra’daki mezatta satın almakla iyi bir iş yapmıştır. Bu tablonun Belediye’ye bağlı Atatürk Kitaplığı’nda muhafaza edilen ve mevcudiyetini az kişinin bildiği “Fatih Madalyonu” ile beraber teşhiri daha da hoş olur ama tabloda hükümdarın karşısında görünen gencin Cem Sultan olmadığının ve kimliği tablonun mevcudiyetinin öğrenildiği 80 küsur seneden bu yana merak edilen bu kişinin muhtemelen bundan böyle de meçhul kalacağının unutulmaması gerekir.”


]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2020/06/murat_bardakcidan_bomba_yazi_tablo_cakma_cikti_h8211_a02f4.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2020/06/murat_bardakcidan_bomba_yazi_tablo_cakma_cikti_h8211_a02f4.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2020/06/murat_bardakcidan_bomba_yazi_tablo_cakma_cikti_h8211_a02f4.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2020/06/murat_bardakcidan_bomba_yazi_tablo_cakma_cikti_h8211_a02f4.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/kultur-sanat/murat-bardakcidan-bomba-yazi-tablo-cakma-cikti/8211/</link>
			<pubDate>Sun, 28 Jun 2020 15:02:01 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[CNR 7.ULUSLARARASI KİTAP FUARAI AÇILDI!]]></title>
			<description><![CDATA[İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, 8-16 Şubat tarihleri arasında gezilebilecek olan CNR 7. Uluslararası Kitap Fuarı’nın açılış törenine katıldı.

Fuar açılışında İmamoğlu’na CHP İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, Bakırköy Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu, İBB Başkan Danışmanı Murat Ongun ve İBB Kültür A.Ş. Genel Müdürü Serdal Taşkın da eşlik etti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Pozitif Fuarcılık tarafından KOSGEB desteğiyle bu yıl yedinci kez düzenlenen "Uluslararası CNR Kitap Fuarı" başladı.





Yeşilköy CNR Expo İstanbul Fuar Merkezi'nde gerçekleştirilen fuarın açılışında konuşan CNR Holding İcra Kurulu Başkanı Ali Bulut, fuarların kent ekonomisi noktasında çok önemli bir işleve sahip olduğuna dikkati çekerek, İstanbul'un yanı sıra Gaziantep ve Mersin'de de kitap fuarı gerçekleştirdiklerini hatırlattı.

- Fuara bu yıl 500'den fazla yayıncı ve marka katılıyor

Bulut, bugüne kadar yaptıkları 50'den fazla sektör organizasyonu arasında kitap fuarlarının ayrı bir yeri olduğuna işaret ederek, "Değişen dünyamızda özellikle çocuklarımızın ve gençlerimizin kitap sevgisi ve kitap okuma alışkanlığının devam etmesi açısından bu fuarın çok önemli bir misyonu vardır." değerlendirmesini yaptı.

Bu yılki fuarda ziyaretçi sayısını 350 binin üzerine çıkarmayı hedeflediklerine vurgu yapan Bulut, şunları kaydetti:

"CNR İstanbul Kitap Fuarı'na bu yıl 20 bin metrekare alanda 500'den fazla yayınevi ve marka katılıyor. Fuar ve yayıncılık yelpazesinin tüm kesimleri temsil ediliyor. Bu yıl fuar onur konuğumuz usta yazar Ahmet Ümit'le birlikte 500'den fazla seçkin yazar, fuar süresince imza günleriyle okurlarıyla buluşacaklar. Fuarda ayrıca duayen gazeteci Hıfzı Topuz'a 'Yaşam Boyu Onur Ödülü' takdim edilecek. Fuarımıza Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı okullardan 70 bin civarında öğrenciyi CNR tarafından organize edilen ulaştırma ağıyla taşıyacağız. Bunun yanı sıra iş birlikleriyle çok sayıda özel okullardan da fuara öğrenciler gelecek."

Fuarın bu yılki onur konuğu yazar Ahmet Ümit de kitap fuarlarının artması gerektiğinin altını çizerek, "Sadece İstanbul'da değil, her yerde kitap fuarları açmamız gerekiyor. Çünkü insan bir form olarak dünyaya geliyor ve insanlaşma sürecimiz noktasında en büyük rol kitaplar oluyor. İnsanı diğer canlılardan ayıran en önemli özellik empati yeteneğidir. Biz öteki canlılarla, cansızlarla, doğayla empati kurabiliriz. Bunu sağlayan en büyük etken kitap ve kitabın içerisindeki edebiyattır." ifadelerini kullandı.

Bu yıl "Keşfet" temasıyla yola çıkan fuar, 16 Şubat'ta sona erecek.

- İBB Başkanı İmamoğlu ulaşım zammını savundu

Fuarın açılışına konuk olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ise kitap fuarlarının yanı sıra dünyaya ancak kültürel, sanatsal ve bilimsel faaliyetlerle mesaj verilebileceğine işaret ederek, "Bu anlamda kitap çok değerli bir yer işgal ediyor." dedi.

İmamoğlu, fuarda emeği geçen herkese teşekkürlerini ileterek, stantları gezerken basın mensuplarına İstanbul'daki toplu taşımaya yapılan zam konusuna ilişkin yaptığı açıklamada, şunları söyledi:

"Otobüslerimiz 3 yıldır zam yapmıyor. Türkiye'de bu zam fırtınasına bizim dayanma şansımız yok. Yakıt zammını o tarihten bu tarihe vatandaşlarımız biliyor. Bütün maliyetlerle ilgili bizim yaptığımız zammın en az iki katı bir artışla mücadele ediyoruz. Şu an sadece yaptığımız hizmetimizi sürdürebilme çabası. Ama vatandaşımızın yanında olma konusundaki çabamızdan ötürü inanın ki o maliyetlerin çok çok altında kalan bir zam.Yoksa bugünkü ekonomik koşullarda vatandaşımız her yapılan zam konusuna tepki göstermekte haklı."


]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2020/02/cnr_7uluslararasi_kitap_fuarai_acildi_h7133_a343b.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2020/02/cnr_7uluslararasi_kitap_fuarai_acildi_h7133_a343b.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2020/02/cnr_7uluslararasi_kitap_fuarai_acildi_h7133_a343b.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2020/02/cnr_7uluslararasi_kitap_fuarai_acildi_h7133_a343b.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/kultur-sanat/cnr-7uluslararasi-kitap-fuarai-acildi/7133/</link>
			<pubDate>Sat, 08 Feb 2020 15:35:02 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[DR. HAYAL KÖKSAL’DAN "İMECE İLE YENİDEN KÖY...]]></title>
			<description><![CDATA[Bu kitap Köy Enstitülü öğretmenlerde yetişip eğitime kırk bir yılını vermiş bir Eğitim Enstitüsü mezununun gençleri de işin içine katarak “Hayâlleri Gerçeğe döndürme” öyküsüdür.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Şu günlerde içinizi umutla dolduracak bir kitap okumaya ne dersiniz?

Bu kitap Köy Enstitülü öğretmenlerde yetişip eğitime kırk bir yılını vermiş bir Eğitim Enstitüsü mezununun gençleri de işin içine katarak hayâllerini gerçeğe döndürme öyküsüdür.

Küçük yaşlarımdan başlayarak önce ailemden sonra öğretmenlerimden duyduğum, içinde Atatürk’ün, Hasan Âli Yücel’in, İsmail Hakkı Tonguç’un adının çokça geçtiği; “imece” kavramını barındıran, “bize uygun eğitim sistemi” ve “gelişmekte olan ülkeler için önerilmesi gereken eğitim modeli” olarak tanımlanan dünyaca tanınmış bir sistemden; “Köy Enstitülerini Felsefesini genç öğretmen adaylarıma aktarma ve bunu kitap olarak paylaşma” yolculuğumdan bahsediyorum.

Dr. Hayal KÖKSAL

Dr. Hayal Köksal’ın “uzman bir eğitimci, akademisyen” gözüyle hazırladığı “İmece ile Yeniden Köy Enstitüleri” adlı son kitabı  “Köy Enstitüleri ve imece anlayışını günümüz çağdaş eğitimi ve kalite yaklaşımıyla ile toplumsal yaşama kazandıran tarihe bir not düşmek ve gençlere umut vermek amacıyla yazılmış,  uygulamalı projeler üreten çok değerli, önemli ve örnek bir yapıt.

Prof. Dr. Ayhan ALKIŞ

Hayal Köksal’ın son kitabı “İmece ile Yeniden Köy Enstitüleri ”nin bir bölümünü, özet ve içeriğini büyük bir memnuniyetle okudum. Dr. Köksal’ın Türkiye’de bir zamanlar köyü ve köylüyü kalkındırma projesi olarak Atatürk tarafından başlatılan “Köy Enstitüleri” açmak fikrinin yeniden Türkiye’de, Hindistan ya da dünyanın herhangi bir ülkesindeki kırsal alanlarda bir eğitim projesi olarak güncelleştirerek çalışılır hale getirilmesi düşüncesini ve bunu genç öğretmen adaylarıyla paylaşıyor olması fikrini takdir ettim.

Dr. Jagdish GANDHI

“İmece ile Yeniden Köy Enstitüleri” geçmişin köy yaşamında eğitimin temellerini atan harika bir sistemle modern çağ yaklaşımlarını bir sanat eseri becerisiyle yoğurarak okuyucuyla buluşturan bir eser. Bilgi ve sevecenliği bir arada bünyesinde barındırmayı başarmış olan Dr. Hayal Köksal’ın kendi duygularını Atatürk’ün vizyonuyla en mükemmel şekilde harmanlayarak kaleme aldığı u eser için kendisini kutluyorum.

Dr. Vineeta KAMRAN 

Her ne kategori olursa olsun bir kitabı okurken onu yazan hakkında kişisel ipuçları bulmak, daha doğrusu avlamak, okur olarak ayrı bir zevktir. Bu kitapta, özü ve içeriğinden kopmamak adına çoğu yerde yazarın kendini yok sayan sadeliğinde, eğitimcilik söz konusu olduğunda, yazarın nasıl kendisinden vazgeçebileceğinin ipuçlarını bulabiliyorsunuz.

Tansel ÖZBEY

Kitap Tanıtımı

“İMECE İLE YENİDEN KÖY ENSTİTÜLERİ” kitabı, Eğitim Fakültelerinde okuttuğum öğretmen adayı öğrencilerim başta olmak üzere tüm eğitim sevdalılarını ve paydaşlarını ilgilendiren bir çalışma. Köyü ve köylüyü kalkındırmak için kurgulanan, kuramla uygulamayı iç içe geçiren “iş içinde eğitim” felsefesiyle yoğurulmuş aydınlanmanın bu projesini kapatılmasından yıllar sonra kaleme alma nedenim, Köy Enstitülü büyüklerimizin paylaşımlarından hareketle gençlerin de bakış açısını katarak eğitim sorunlarımıza çözüm üretmek. Emek veren öğrencilerim başta olmak üzere onların bilgilenmesinde katkısı olmuş Köy Enstitülü büyüklerimin ve farkındalığı yüksek genç meslektaşlarımın seslerini içeren yazılı bir kayıt. Çok kısa süre yaşamış ama vatanın yirmi bir ocağında on yedi binden fazla mezun vermiş o “Aydınlanmanın Okulları”nın kapanışının üzerinden yarım yüzyıldan fazla zaman geçmesine karşın hâlâ yaşıyor olmasının kanıtı olan, yalnızca ikinci ve üçüncü kuşakları değil daha sonrakileri de kucaklayabilecek ve yıllarca sürdürülebilecek bir imecenin ürünü.

İstanbul’da kuruluş aşamalarında yer aldığım iki Köy Enstitüsü ile ilgili Derneğin çalışmaları esnasında, gençleri de yaşını almış mezunların yanına çekebilmek amacıyla gerçekleştirmeyi kafama koyduğum bir proje 2016 yılında, hâlâ ilk günün heyecanı ve aşkı ile devam ediyor. Bunun nedeni; Köy Enstitülerinin mucizevi kurgusunun çağdaş yapısı. Yurt dışında bazı ülkelerde köylülerin sosyal yaşamına uyarlanmış benzerlerini gördüğüm bu sisteme, o ülkelerin insanları öylesine inançla sarılmışlardı ki gösterdikleri başarı inanılmazdı. “Biz neden yapamadık? Neden yapamayalım?” soruları yıllardır aklımdan asla çıkmadı, çıkmayacak. Bu alanda ülkemizde de çok sayıda eğitimci, vakıf ve derneğin etkin olarak çalışıyor olması gurur verici, ancak ‘İmece’nin gücünün bu kişi ve kuruluşların emekleri birleşince daha da devleşeceğine inanıyorum. Bana bu konuda inanan ve destek veren ve de bundan sonra verecek olan herkese en içten saygı, sevgi ve selâmlarımı sunuyorum. 

ÖZGEÇMİŞ: İzmir Eğitim Enstitüsü, İngilizce Öğretmenliği Bölümü 1976 mezunu olan Dr. Köksal, İngilizce Dil Eğitimi alanında Yüksek Lisans, Eğitim Bilimleri alanında da Doktora yapmıştır. On yıl Anadolu’nun çeşitli kentlerinde İngilizce Öğretmeni olarak çalışan Köksal otuz bir yıldır da çeşitli Üniversitelerde özellikle Eğitim ve Mühendislik Fakültelerinde “Eğitimde Kalite”, “Öğretmenlik Mesleğine Giriş”, “Yenilikçi Öğretmenlik”, “Şiddetsiz Eğitim”, “Çağdaş Sınıf Yönetimi” gibi dersleri vermektedir. Sivil toplumun gücüne inanan Dr. Köksal çok çeşitli derneklerde görev almış olup 2003 yılından bu yana merkezi Hindistan’da bulunan Eğitimde Mükemmellik ve Toplam Kalite Dünya Konseyinin Türkiye Genel direktörlüğünü, İstanbul’da kurulan Yenilikçi İmece Derneğinin de Başkanlığını yapmaktadır. On altı kitabı bulunan Köksal’ın yurt içi ve yurt dışında verilmiş olan çeşitli ödülleri bulunmaktadır.

Dr. Hayal KÖKSAL
Yenilikçi İmece Derneği, Kurucu Başkanı
WCTQEE, Türkiye Genel Direktörü
Boğaziçi Üniversitesi, Eğitim fakültesi Yarı zamanlı öğretim görevlisi
Cep: 0 532 373 84 87
hayal@hayalkoksal.com hayal@yimeder.org hayal@boun.edu.tr www.hayalkoksal.com www.yimeder.org






]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2020/02/dr_hayal_koksaldan_imece_ile_yeniden_koy_h7082_0e91a.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2020/02/dr_hayal_koksaldan_imece_ile_yeniden_koy_h7082_0e91a.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2020/02/dr_hayal_koksaldan_imece_ile_yeniden_koy_h7082_0e91a.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2020/02/dr_hayal_koksaldan_imece_ile_yeniden_koy_h7082_0e91a.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/kultur-sanat/dr-hayal-koksaldan-imece-ile-yeniden-koy/7082/</link>
			<pubDate>Mon, 03 Feb 2020 15:47:48 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Dolmabahçe Sarayı&#039;nda yapılan restorasyonda yüz yıllık gazete kupürleri bulundu]]></title>
			<description><![CDATA[MİLLİ Saraylar İdaresi'ne bağlı Dolmabahçe Sarayı'nın Süfera Salonu'nda yapılan restorasyon çalışmaları sırasında duvar sıvasının altından 1917 tarihli gazete parçaları çıktı.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Dolmabahçe Sarayı Süfera Salonunun 30 numaralı odasında yapılan restorasyon çalışmaları sırasında ortaya çıkan Osmanlıca gazete parçalarının, Sultan V. Mehmed Reşad döneminde gerçekleştirilen onarım sırasında dolgu malzemesi olarak kullanıldığı tespit edildi. Süfera Salonu'ndaki restorasyon ve konservasyon çalışmalarında dikkat çeken bir diğer bulgu ise duvardaki boya katmanlarının altında tespit edilen erkek portresi. Yağlı boya ile çizildiği anlaşılan eskiz şeklindeki portrenin, Saray kalemkârlarının tarihe bıraktığı bir hatıra olabileceği düşünülüyor.



OSMANLI'NIN İLK UÇAKLARI HAKKINDA BİLGİ VERİYOR

Tanzimat, Meşrutiyet ve Cumhuriyet gibi farklı dönemlere tanıklık eden Süfera Salonu'nda bulunan gazete parçalarında Osmanlı Devleti'nin ilk iki uçağı 'Osmanlı' ve 'Prens Celaleddin' hakkında bilgi veriliyor. 'Prens Celaleddin' uçağının, 11 Şubat 1917 tarihinde Beyrut'tan Şam'a yaptığı uçuşun sorunsuz olarak gerçekleştirildiği bildiriliyor.







ESKİZ ŞEKLİNDE DUVARIN ALTINDA PORTRE BULUNDU

Restorasyon çalışmaları hakkında bilgi veren Milli Saray İdaresi Başkanlığı Restorasyon Daire Başkanı Cem Eriş "Dolmabahçe Süfera Salonunda 32 numaralı odadayız. Burada saray uzmanlarımız tarafından tavan ve duvarda konservasyon çalışmalarımız devam ediyor. Duvardaki özgün olmayan boya katmanlarını kaldırırken altından insan sureti çıktı. Anlaşılıyor ki tavan ile ilgili boya çalışmamaları bezeme çalışmaları yapılırken bir kalemkarımız duvarları resim paleti gibi kullanırken muhtelif renklerini, fırçalarını denemişler. Bir kalemkar da insan sureti resmetmiş. Bu bizim için ilginç bir bilgi bir hatıra. Bu katmanın altında başka katmanlar da var. En erken 1850'ler veya 19.yy sonu diyebiliriz" dedi.



BULDUĞUMUZ ÖZGÜN KATMANLARI KORUYORUZ

Cem Eriş "Arkadaşlarımız sıva ile ilgili çalışma yaparken kapının altında pervazın arkasında dolgu amaçlı gazete kupürleri buldular. Bu gazete kupürlerinde Osmanlıca ve Fransızca metinler var. Osmanlıca yazılan metinde de ilginç bir haber var. İlk uçaklarımız olan 'Osmanlı' ve 'Prens Celaleddin' uçaklarının Beyruttan Şam'a yaptıkları 40 dakikalık seyahatin haberi var onu okuyoruz. Fransızca kupürlerde ise bir tiyatro oyununun reklamı var. Onu okuyoruz. Ayriyetten 1910 ile 1917 yıllarına ait kullanılan elektrik malzemelerinin karton kutusu var. Restorasyon çalışmaları hızla devam ediyor. Bulabildiğimiz özgün katmanları koruyoruz. Tavan ve duvar da aynı şekilde. Dolayısıyla bu uzun bir süreç. Buradaki boyaları çok kontrollü bir şekilde kimyasal yöntemlerle konservasyondan geçiriyoruz. Onun için çok zaman alıyor" diye konuştu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2020/01/dolmabahce_sarayi_nda_yapilan_restorasyonda_yuz_yillik_gazete_kupurleri_bulundu_h6950_c9428.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2020/01/dolmabahce_sarayi_nda_yapilan_restorasyonda_yuz_yillik_gazete_kupurleri_bulundu_h6950_c9428.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2020/01/dolmabahce_sarayi_nda_yapilan_restorasyonda_yuz_yillik_gazete_kupurleri_bulundu_h6950_c9428.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2020/01/dolmabahce_sarayi_nda_yapilan_restorasyonda_yuz_yillik_gazete_kupurleri_bulundu_h6950_c9428.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/kultur-sanat/dolmabahce-sarayi-nda-yapilan-restorasyonda-yuz-yillik-gazete/6950/</link>
			<pubDate>Wed, 22 Jan 2020 15:18:38 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Prens Selman&#039;ın aldığı 450 milyon dolarlık tablo sahte çıktı]]></title>
			<description><![CDATA[Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın geçtiğimiz senelerde 450 milyon dolara aldığı tablo sahte çıktı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'In iki yıl önce müzayedede satın aldığı Da Vinci'nin Hz. İsa tablosunun sahte olduğu ortaya çıktı.

450 MİLYON DOLAR VERDİ

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Salman, 2 yıl önce Leonardo Da Vinci'nin Salvador Mundi adlı tablosunu 450 milyon dolar ödeyerek satın almıştı. Rekor bedelle satın alınan bu tablo tarihe geçerken, Veliaht prens tatsız bir sürpriz ile karşılaştı.

Suudi Prens'in Da Vinci tablosu diye aldığı eserin atölye çalışması olduğu ortaya çıktı.

PRENS SELMAN DOLANDIRILDI

Veliaht Prens Selman adeta açık artırmayla satılan ve rekor bedel ödenen eseri satın alarak dolandırıldı.

Tabloyu New York'taki bir müzayededen satın alan Veliah Prens'e kötü haber iki yıl sonra geldi.

450 Milyon dolar saydığı eserin sahibinin Leonardo Da Vinci olmadığı anlaşıldı.

Paris'teki Louvre Müzesi'nde görevli olan sanat tarihi uzmanları tablonun atölye çalışması olduğuna karar verdi.

Hz. İsa'nın resmedildiği Salvador Mundi yani Dünyanın Kurtarıcısı adlı tablonun gerçek sahibinin Leonardo Da Vinci olduğundan önceden de şüpheleniliyordu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/05/prens_selman_in_aldigi_450_milyon_dolarlik_tablo_sahte_cikti_h5419_cbdf0.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/05/prens_selman_in_aldigi_450_milyon_dolarlik_tablo_sahte_cikti_h5419_cbdf0.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2019/05/prens_selman_in_aldigi_450_milyon_dolarlik_tablo_sahte_cikti_h5419_cbdf0.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/05/prens_selman_in_aldigi_450_milyon_dolarlik_tablo_sahte_cikti_h5419_cbdf0.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/kultur-sanat/prens-selman-in-aldigi-450-milyon-dolarlik-tablo-sahte-cikti/5419/</link>
			<pubDate>Wed, 29 May 2019 23:25:12 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[RESSAM NAZAN PAMUK&#039;TAN MUHTEŞEM SERGİ!]]></title>
			<description><![CDATA[F Sanat Galerisi, “Düşlerim DÖRTNALA” adlı kişisel sergisi ile Nazan Pamuk‘u konuk ediyor. Düzenlenen kokteylle açılan sergide sanatçının 25 eseri yer alıyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ressam Nazan Pamuk, bu sergisinde yılkı atlarını doğa unsurları ve kadın temalarını kendine özgü üslubuyla betimliyor. Çalışmalarının odağında yer alan yılkı atlarının boyunduruğa girmemeyi temsil ettiğini vurgulayan ressam, “Düşlerim DÖRTNALA” serisinde zihnini dizginlemeyi reddeden kadınları tuvale yansıtıyor.

Yurt içi ve yurt dışında pek çok karma sergide de yer alan sanatçının 14. kişisel sergisi “Düşlerim DÖRTNALA” 10 Haziran 2019 tarihine kadar F Sanat Galerisi‘nde sanatseverlerin ziyaretine açık.






















]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/05/ressam_nazan_pamuk_tan_muhtesem_sergi_h5349_54c07.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/05/ressam_nazan_pamuk_tan_muhtesem_sergi_h5349_54c07.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2019/05/ressam_nazan_pamuk_tan_muhtesem_sergi_h5349_54c07.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/05/ressam_nazan_pamuk_tan_muhtesem_sergi_h5349_54c07.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/kultur-sanat/ressam-nazan-pamuk-tan-muhtesem-sergi/5349/</link>
			<pubDate>Thu, 23 May 2019 18:40:56 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[UYGUR TÜRKLERİNİ UNUTMA!]]></title>
			<description><![CDATA[Çinin  Müslüman Uygur Türklerine yapmış olduğu zulümü unutmayın...]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ana yurdumda Annesi Kampa kapatilan Uygur Balilarinin Nidasi:

Üşüyorum ben sensizlikte Anne, 
Arıyorum her yerden seni sessizce , 
Bırakıp gittin beni yaban ellere, 
Bu gidişin dönüşü yok mu be Anne???

Korkuyorum bu günlerde Anne 
Kara geceler geliyor kabus gibi üstü üstüme 
Bir tek yaşlı dedem birde ben varız bıraktığın evde , 
Bu gidişin dönüşü yok mu be Anne?

Kokun geliyor her yerden Anne,
Siman geçiyor gözümün önünde delicisine, 
Çok ağladığım sana, amcalar alıp gittiğinde, 
Bu gidişin dönüşü yok mu be Anne?

Gelmiyorsun, göremiyorum seni ben anne, 
Dört dönüyorum çileden evin içinde, 
Bak göz yaşlarım göl oldu, göl oldu yine, 
Bu gidişin dönüşü yok mu be Anne?

Anne! Anne diye bağırıyorum her yerde, 
Ah ! O gülen yüzün bana “Balam “ dediğin dilin nerde?
Sıcacık kucağın, mis kokulu hidin nerde? 
Nerdesin gel be Anne,
Bu gidişin bir dönüşü yok mu be Anne?

Özlüyorum çok özlüyorum bu günlerde ,
Bir tek çok sevdiğim yüzün kaldı bende,
Küçücük çocuğum ben, sensiz yapamam 
Nerdesin, gel be Anne, Nerdesin?
Canım yanıyor, İçim sızlıyor , sensiz olmuyor, 
ÖLESİYE 
ANNE! ANNE!
( Kamptaki annesini emmek için çıkan 2 yaşındaki Hacimet nehirde donarak hayatını kaybetti )

Fruze Eysa
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/03/uygur_turklerini_unutma_h4740_905c8.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/03/uygur_turklerini_unutma_h4740_905c8.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2019/03/uygur_turklerini_unutma_h4740_905c8.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/03/uygur_turklerini_unutma_h4740_905c8.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/kultur-sanat/uygur-turklerini-unutma/4740/</link>
			<pubDate>Thu, 28 Mar 2019 15:52:15 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Gökhan Saraçoğlu&#039;nun ilk kitabı "Benim Kadınlarım" çıktı]]></title>
			<description><![CDATA[Gökhan Saraçoğlu'nun Flora Yayınları’ndan çıkan şiir kitabı ‘Benim Kadınlarım’ yayımlandı. Yazdığı şiirlerde kadın, insan, tanrı, aşk ve yalnızlık gibi konuları işleyen yazarın, kavramları işleyiş şekli günümüz şiir dünyasında bir yenilik olarak görülüyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gökhan Saraçoğlu'nun Flora Yayınları’ndan çıkan şiir kitabı ‘Benim Kadınlarım’ yayımlandı. Yazdığı şiirlerde kadın, insan, tanrı, aşk ve yalnızlık gibi konuları işleyen yazarın, kavramları işleyiş şekli günümüz şiir dünyasında bir yenilik olarak görülüyor. Kitabı D&R mağazalarında bulabilirsiniz hem gidip alarak hemde online olarak alabilirsiniz

Gökhan Saraçoğlu kitabı hakkında;

"Hiçbiri benim değildi aslında;

Onlar yolcu, ben ise hancıydım...

Hep birine bakıp çıktılar hayatımdan.

Ama iyi ki baktılar;

Ben onlara karşılıksız sevgiyi tattırdım,

Onlarsa bana hayatın taşlı yollarını..." diyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/03/gokhan_saracoglu_nun_ilk_kitabi_benim_kadinlarim_cikti_h4612_fc777.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/03/gokhan_saracoglu_nun_ilk_kitabi_benim_kadinlarim_cikti_h4612_fc777.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2019/03/gokhan_saracoglu_nun_ilk_kitabi_benim_kadinlarim_cikti_h4612_fc777.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/03/gokhan_saracoglu_nun_ilk_kitabi_benim_kadinlarim_cikti_h4612_fc777.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/kultur-sanat/gokhan-saracoglu-nun-ilk-kitabi-benim-kadinlarim/4612/</link>
			<pubDate>Tue, 12 Mar 2019 15:57:17 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[İnternet gazeteciliğinin kitabını yazdı]]></title>
			<description><![CDATA[Akademisyen Dr. Aysel Çetinkaya’nın kaleme aldığı “İçerik Üretiminden Reklama Çevrimiçi Gazetecilik” kitabı uzun ve keyifli bir çalışmanın ürünü olarak Nobel Akademik Yayıncılık etiketiyle raflardaki yerini aldı.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Bir yanda, tiraj kaybına rağmen varlığını sürdürmeye devam eden basılı gazeteler, diğer yanda sektöre getirdiği birçok yenilik ve mesleği dönüştüren yönleriyle çevrimiçi gazeteler, basın endüstrisinin iki kanadını oluşturuyor.

İletişim alanının ekonomisi ile ilgilenenlerin büyük ölçüde ilgisini çeken gazetelerin mülkiyet yapısı ve yapılanma sorunları dışında, mesleğin karakterini etkilemesi bakımından reklam-gazete içeriği ilişkisi son derece dikkat çekici hale geliyor. 

Basın endüstrisi içerisinde günden güne büyüme gösteren çevrimiçi gazeteciliği, günümüz ekonomik dinamikleri ve üretim biçimleri temel alınarak açıklamak önem kazanıyor. 

Eser, temelde reklam gelirine dayanan bu ekonomik modelde Türkiye’deki çevrimiçi gazeteciliği, içinde faaliyet gösterdiği medya piyasasını da göz önünde tutarak maliyet yapısı, gelir modeli ve reklam – içerik bağı yönünden inceliyor. 

Yazar, çevrimiçi gazetelerin ilgili bölümlerinden yetkililerle yaptığı görüşmelerden özgün ve aydınlatıcı bulgulara ulaşarak okuyucunun kafasındaki reklam ve yazı işleri arasındaki bağa dair soruları gidermeyi amaçlıyor. 

Aysel Çetinkaya’nın bu eseri, modern kamusal örgütlenmenin üçlü yapısı olarak bilinen yasama, yürütme ve yargı güçlerine eşlik eden dördüncü gücün, yani medyanın mutfağı olarak adlandırılan yazı işleri süreçlerine ve içeriklere gerçekçi ve eleştirel bir gözle bakabilmenin yolunu da açıyor. 


]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/03/internet_gazeteciliginin_kitabini_yazdi_h4514_55b4a.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/03/internet_gazeteciliginin_kitabini_yazdi_h4514_55b4a.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2019/03/internet_gazeteciliginin_kitabini_yazdi_h4514_55b4a.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/03/internet_gazeteciliginin_kitabini_yazdi_h4514_55b4a.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/kultur-sanat/internet-gazeteciliginin-kitabini-yazdi/4514/</link>
			<pubDate>Sat, 02 Mar 2019 11:46:43 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[BAKIRKÖY BELEDİYE BAŞKANI&#039;NDAN "BÜYÜK VEFA"]]></title>
			<description><![CDATA[Yaklaşık 6000 m² büyüklüğünde, içinde; Otopark, Kültür Sanat Atölyeleri, Akademik Sınıflar, Aşevi, Morg, Etüt Merkezi ve Kütüphanenin de yer aldığı Bakırköy’deki İlk ve TEK KÜLTÜR MERKEZİ ve CEM EVİ’nde Prof. Emre Kongar, Halk Müziğinin usta sanatçısı Arif Sağ ve Tarihçi Yazar Sinan Meydan'ı ağırladı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Geçenlerde Bakırköy Belediye  Başkanı Dr. Bülent Kerimoğlu öncülüğünde tanıtımı yapılan,Yaklaşık 6000 m² büyüklüğünde, içinde; Otopark, Kültür Sanat Atölyeleri, Akademik Sınıflar, Aşevi, Morg, Etüt Merkezi ve Kütüphanenin de yer aldığı Bakırköy’deki ilk  ve TEK KÜLTÜR MERKEZİ ve CEM EVİ’nde Prof. Emre Kongar, Halk Müziğinin usta sanatçısı Arif Sağ ve Tarihçi Yazar Sinan Meydan'ı ağırlayan Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Bülent Kerimoğlu "insanlara  sanatçılara yaşarken değer verilmelidir"dedi.



Türkiye'nin sayılı projelerinden olan Bakırköy Kültür ve Cemevini beraberce gezen Prof.Dr. Emre Kongar,Arif Sağ, Sinan Meydan projeyi çok beğendiklerini ve Başkan Dr. Kerimoğlu'na da sonsuz teşekkürlerini ileterek bizleri çok mutlu etti diyerek başarılarının devamını dilediler.













]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2018/11/bakirkoy_belediye_baskn_indan_buyuk_vefa_h3474_5ce38.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2018/11/bakirkoy_belediye_baskn_indan_buyuk_vefa_h3474_5ce38.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2018/11/bakirkoy_belediye_baskn_indan_buyuk_vefa_h3474_5ce38.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2018/11/bakirkoy_belediye_baskn_indan_buyuk_vefa_h3474_5ce38.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/kultur-sanat/bakirkoy-belediye-baskani-ndan-buyuk-vefa/3474/</link>
			<pubDate>Sat, 17 Nov 2018 17:28:45 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Büyük komutan Atatürk&#039;ü 80 yıldır özlemle anıyoruz]]></title>
			<description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu, cesur ve unutulmaz önderi Mustafa Kemal Atatürk, Kurtuluş Savaşı'nı başarıyla yöneten komutan olmasının yanı sıra gerçekleştirdiği devrimlerle de dahi bir devlet adamı olarak tarihe geçti.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Büyük Önder Atatürk, 1881'de Selanik'te halihazırda müzeye dönüştürülen üç katlı evde doğdu.

Babası Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde Hanım olan Atatürk, ilkokulu Selanik'te Şemsi Efendi Mektebi'nde okudu. Öğrenimini Selanik Askeri Rüştiyesi ve Manastır Askeri İdadisi'nde sürdüren Atatürk, 1899'da girdiği İstanbul Harbiye Mektebi'ni 1902 yılında piyade teğmeni rütbesiyle Harp Akademisi'ni de 1905'te kurmay yüzbaşı olarak bitirdi.

Mustafa Kemal Atatürk, 1905'te Şam'da 5'inci Ordu'da, 1907'de Makedonya'daki 3'üncü Ordu'da görevlendirildi. Manastır ve Selanik'te görevliyken 1909'da İstanbul'daki 31 Mart Vakası'nı bastıran Hareket Ordusu'nda görev yaptı. 

Arnavutluk isyanını bastırma harekatına katılan Atatürk, İtalya'nın 1911'de Trablusgarp'a asker çıkarması üzerine Tobruk'a gönderildi. Tobruk ve Derne'de Türk kuvvetlerini başarıyla yönettikten sonra binbaşı rütbesiyle 1912-1913 yıllarında Balkan Savaşı'na katılan Atatürk, Edirne'yi Bulgaristan'dan geri alan kolorduda görev yaptı.

Çanakkale'de üstün başarı

Sofya'da 1913-1915 yıllarında ataşe olarak bulunan Atatürk, Birinci Dünya Savaşı'nda, 1915'te 19'uncu Tümen Komutanı olarak Çanakkale Savaşı'na katıldı. Mustafa Kemal Atatürk, Gelibolu'da düşman saldırılarını başarıyla durdurdu, "Anafartalar kahramanı" olarak ün kazandı.

Doğu Cephesi'ne 1916'da Kolordu Komutanı olarak atanan Atatürk, generalliğe terfi etti. Rus saldırılarını durduran, Bingöl ve Muş'u düşmandan geri alan Mustafa Kemal Atatürk, 1917'de Filistin ve Suriye'de görevli 7'nci Ordu Komutanlığı'na atandı. Atatürk, aynı yıl Veliaht Vahdettin ile Almanya'ya gitti. 

Alman Genel Karargahı ve Alman savaş cephelerinde incelemeler yaptı. 1918'de yeniden görevlendirildiği Suriye cephesinde 7'nci Ordu Komutanıyken, Birinci Dünya Savaşı'nın sona ermesiyle imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması'ndan sonra İstanbul'a döndü. Ülkeyi düşman işgalinden kurtarmak amacını gizli tutarak, Ordu Müfettişliği görevi ile İstanbul'dan ayrıldı.

Tam bağımsızlığa giden ilk adım

Karadeniz yoluyla 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkan Mustafa Kemal, 22 Haziran 1919'da Amasya Genelgesi'ni yayımladı. Türk milletine, "Vatanın bütünlüğünün ve milletin bağımsızlığının tehlikede olduğunu, azim ve kararlılıkla vatanın kurtarılması için Sivas’ta bir kongre toplanacağını" bildirdi. Ayrıca Osmanlı Hükümeti'nin verdiği görevden ve askerlikten istifa ederek, 23 Temmuz 1919'da Erzurum'da, 4 Eylül 1919'da Sivas'ta toplanan kongrelerin başkanlığını yaptı.

Bu kongrelerde, "Düşman işgaline karşı milletin vatanı savunacağı, bu amaçla geçici bir hükümetin kurulacağı ve bir milli meclisin toplanacağı, manda ve himayenin kabul edilmeyeceği" kararları alındı ve açıklandı.

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), onun çabalarıyla 23 Nisan 1920'de Ankara'da tarihi görevine başladı. Mustafa Kemal, Meclis ve Hükümet Başkanı seçildi. Osmanlı Hükümeti ile İtilaf Devletleri arasında imzalanan Sevr Antlaşması'nı Türk milletinin kabul etmediğini dünyaya duyurdu.

TBMM açılmadan 17 gün önce, 6 Nisan 1920'de, Mustafa Kemal Atatürk'ün talimatıyla Anadolu Ajansı (AA) kuruldu.

"Türkiye'nin sesini dünyaya duyurmak" amacıyla kurulan AA, TBMM'nin çıkardığı ilk yasaları duyurdu, Milli Mücadele'nin ve Kurtuluş Savaşı'nın her aşamasına, Cumhuriyet devrimlerine tanıklık etti.

Yunan Ordusu bozguna uğratıldı

İtilaf Devletleri'nin yardımıyla İzmir'i işgal eden Yunan kuvvetlerinin ilerlemesi 1921'de, Birinci ve İkinci İnönü savaşlarıyla durduruldu. 23 Ağustos 1921'de yeniden saldıran Yunan ordusu bozguna uğratılarak, Başkomutan Mustafa Kemal Paşa'nın yönettiği Türk ordusu, Sakarya Meydan Savaşı'nı zaferle sonuçlandırdı. 22 gün süren bu savaşta Yunan ordusu ağır kayıplara uğratıldı. Bu zafer nedeniyle Mustafa Kemal Atatürk'e, TBMM tarafından "Mareşal" rütbesi ve "Gazi" unvanı verildi.

Türk ordusu, vatanı düşman işgalinden kurtarmak için 26 Ağustos 1922'de karşı saldırıya başladı. Mustafa Kemal Paşa'nın yönettiği 30 Ağustos 1922'deki Başkomutan Meydan Savaşı'nda Türk ordusu, Yunan ordusunun büyük kısmını yok etti. Bozguna uğrayarak kaçan düşman kuvvetlerini izleyen Türk ordusu, 9 Eylül 1922'de İzmir'e girdi. 11 Ekim 1922'de Mudanya Ateşkes Antlaşması imzalandı ve İtilaf Devletleri işgal ettikleri Türk topraklarından çekildi. 

Cumhuriyetin kurucusu

Kurtuluş Savaşı'nın ardından TBMM tarafından 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet ilan edilirken, Mustafa Kemal Atatürk de Cumhurbaşkanı seçildi. 1938'deki ölümüne dek arka arkaya 4 kez cumhurbaşkanı seçilen Atatürk, bu görevi en uzun süre yürüten cumhurbaşkanı oldu.

Türkiye Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Paşa'ya 14 Haziran 1926'de, İzmir'de yapılması planlanan suikast girişimi engellendi. Suikast girişiminin elebaşları İzmir'de tutuklandı.

Mustafa Kemal, suikast girişimine ilişkin Anadolu Ajansı'na yaptığı açıklamada, "Alçak girişimin benim şahsımdan ziyade mukaddes Cumhuriyetimize ve onun dayandığı yüksek ilkelerimize yönelmiş bulunduğuna şüphe yoktur. Benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır." dedi.

Mustafa Kemal'e, 24 Kasım 1934'de 2587 sayılı kanunla "Atatürk" soyadı verildi ve bu soyadının başkaları tarafından kullanılması yasaklandı.

Bölgesinde ve dünyada etkin Türkiye

Mustafa Kemal Atatürk, 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı'nın etkilerini hafifletmek ve ülkenin kalkınmasını hızlandırmak amacıyla 1933'te Beş Yıllık Sanayi Planı'nı başlattı. Aynı dönemde dış politikada da önemli adımlar atıldı; Milletler Cemiyeti'ne girilmesi, Balkan Antantı'nın imzalanması, Montrö Boğazlar Sözleşmesi ve Sadabat Paktı gibi girişimler, Türkiye'nin bölgesinde ve dünyada etkili bir aktör olarak öne çıkmasına katkıda bulundu.

Atatürk, Hatay'ın anavatana katılması için yoğun diplomatik çaba sarf etti ve onun bu amacı, vefatının ardından 1939'da gerçekleşti.

Yalnızca Türk milletinin Kurtuluş Savaşı'nı başarıyla yöneten bir komutan olarak değil, aynı zamanda gerçekleştirdiği devrimlerle de dahi bir devlet adamı olarak tarihe geçen Mustafa Kemal Atatürk, 57 yıl süren yaşamının büyük kısmında, milletinin ve vatanının bağımsızlığı ve mutluluğu için yılmadan çalıştı ve girdiği her mücadeleden zaferle çıktı.

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu, cesur ve unutulmaz önderi Mustafa Kemal Atatürk, 80 yıl önce 10 Kasım 1938'de Dolmabahçe Sarayı'nda saat dokuzu beş geçe hayata gözlerini yumdu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2018/11/buyuk_komutan_ataturk_u_80_yildir_ozlemle_aniyoruz_h3382_ae8e9.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2018/11/buyuk_komutan_ataturk_u_80_yildir_ozlemle_aniyoruz_h3382_ae8e9.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2018/11/buyuk_komutan_ataturk_u_80_yildir_ozlemle_aniyoruz_h3382_ae8e9.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2018/11/buyuk_komutan_ataturk_u_80_yildir_ozlemle_aniyoruz_h3382_ae8e9.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/kultur-sanat/buyuk-komutan-ataturk-u-80-yildir-ozlemle-aniyoruz/3382/</link>
			<pubDate>Sat, 10 Nov 2018 12:39:12 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Bursa&#039;da 1700 yıllık camiye cam kapı taktılar!]]></title>
			<description><![CDATA[Bursa’nın İznik ilçesindeki tarihi Ayasofya Orhan Camii’ne, restorasyon çalışmaları kapsamında, monte edilen cam kapı ve buzlu camlar, tepkilere neden oldu. İznik Müzesi’nin eski müdürü Taylan Sevil, "Burada resmen rezillik yaşanmıştır. Ayasofya olmazsa İznik’te inanç turizmi olmaz. Restorasyon adı altında 1700 yıllık tarihi esere cam kapı, pencerelerine buzlu cam mı takılır?" dedi.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[787 yılında, Hristiyanlıkla ilgili önemli kararların alındığı, 7’nci Konsül’ün toplandığı Ayasofya Kilisesi, 1331’de Orhan Gazi’nin İznik’i fethetmesiyle camiye çevrildi. Daha sonra müze olarak hizmet verilmeye başlanan Ayasofya, Bursa Vakıflar Bölge Müdürlüğü kararıyla 2007 yılında restorasyon kapsamına alındı. Tarihi yapı, 6 Kasım 2011 tarihinde Kurban Bayramı’nın 1’inci günü minaresinden sabah ezanı okunup, bayram namazı kılınmasıyla tekrar cami olarak kullanılmaya başlandı. Erken Bizans Dönemi’nde inşa edilmiş kilise yapısı olan ve bir dönem Ortodoks mensuplarının hacı olmak için geldiği; ancak cami olarak kullanılmaya başlanmasıyla bu özelliğini kaybeden Ayasofya Orhan Camii’nde sürdürülen restorasyon çalışmaları kapsamında girişe cam kapı, pencerelere de buzlu cam takılması tepkilere neden oldu.



’DAHA KÖTÜSÜ OLAMAZ’

İznik Müzesi’nin eski müdürü Taylan Sevil, Ayasofya Orhan Camii’ne cam kapı ve buzlu cam takılmasına tepki göstererek, "Burada, Ayasofya Kilisesi’ne onarım ve restorasyon amacıyla yapılan çalışmalarda zaman zaman orijinalinden uzaklaşılmıştır ve Ayasofya’nın eski görünümü kaybolmuştur. Ayasofya’nın camiye çevrilmesiyle birlikte Ortodoks hristiyanlarının hacı olmak için burayı ziyaret etmesi sonlanmış, bu açıdan İznik turizmi bitmiştir. Bu tamamıyla yanlış bir iş olmuştur. İznik turizm gelirlerinde büyük zarara uğramıştır. İznik halkı büyük bir yanılgı ile son zamanlarda çok fazla otel inşaatına girmiştir. Bunlar şimdi ne kadar kara kara düşünseler faydası yok. Cam kapılar olmamalı. Bu onarım ve restorasyon işi müteahhitlere bırakılacak iş değildir. Restoratör uzmanların işletiminde ve bizzat restorasyon elemanlarının çalışmasıyla yapılacak iştir. Aksi halde buzlu cam kapı da olur, şeffaf kapı da olur. Bundan daha kötü bir şey olamaz" diye konuştu.



AYASOFYA ORHAN CAMİİ

Dünya tarihi açısından önemli yapı olan Ayasofya, milattan sonra 7’nci yüzyılda Romalılar tarafından inşa edilen Gymnasium üzerine Bizans Dönemi’nde bazilika olarak yapıldı. Orhan Gazi tarafından İznik’in fethiyle 1331 yılında camiye dönüştürülen yapı, Kanuni Sultan Süleyman döneminde Mimar Sinan tarafından yenilendi. Yazılı belgelerde adı ilk kez 11 Ekim 787 tarihinde, Patrik Trasios yönetiminde toplanan ve 350 piskoposla çok sayıda keşişin katıldığı 7’nci Konsül dolayısıyla anılıyor. 1065’teki büyük depremde hemen hemen bütünüyle harap olan yapı, daha sonra zemini 1,40 metre yükseltilerek, neredeyse baştan inşa edildi. 1331’te Orhan Gazi zamanında İznik’in fethedilmesinden sonra yapı yeniden yükseltildi, minare ve mihrap eklenerek, camiye dönüştürüldü. Gerek bugünkü minarede gerekse yapıdaki Türk dönemini yansıtan değişikliklerin büyük bölümünde Mimar Sinan’ın izleri bulunuyor. 1980li yıllardaki çevre düzenlemesi ve kamulaştırma sonucu Ayasofya’nın etrafındaki yapılar yıkıldı ve etrafı yeşillendirildi. Geçen yılın Aralık ayından itibaren de Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün restorasyon çalışması gerçekleştirildi. Kurban Bayramı’nın 1’inci günü olan 6 Kasım 2011’de sabah namazından itibaren bir kısmı cami olarak hizmet verilmeye başlandı. Cami olarak açılmasıyla birlikte Ayasofya Orhan Camii’nin Osmanlı Dönemi’nden önceki bazı bölümleri ziyarete açıldı. Ziyarete açık bölümlerin, geçmişe ait kısımları korumaya alınarak, yerli- yabancı turistler tarafından ziyaret edilmesi sağlanıyor. (DHA)


]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2018/10/bursa_da_1700_yillik_camiye_cam_kapi_taktilar_h3285_6cd5e.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2018/10/bursa_da_1700_yillik_camiye_cam_kapi_taktilar_h3285_6cd5e.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2018/10/bursa_da_1700_yillik_camiye_cam_kapi_taktilar_h3285_6cd5e.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2018/10/bursa_da_1700_yillik_camiye_cam_kapi_taktilar_h3285_6cd5e.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/kultur-sanat/bursa-da-1700-yillik-camiye-cam-kapi-taktilar/3285/</link>
			<pubDate>Tue, 30 Oct 2018 13:49:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Atatürk’ün Latife Hanım’a taktığı nikâh yüzüğü]]></title>
			<description><![CDATA[Mustafa Kemal Atatürk/Mücadelesi ve Özel Hayatı kitabı için araştırma yapan yazar İpek Çalışlar, Mustafa Kemal Atatürk'ün alyânsının fotoğrafını paylaştı.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kitabı için uzun soluklu bir araştırma yapan İpek Çalışlar, daha önce hiç gün yüzüne çıkmamış, Atatürk’ün Latife Hanım’a hediye ettiği nikah yüzüğünün fotoğrafını ve hikayesini ortaya çıkardı.

GELİNLE DAMADA TESLİM

Yazar İpek Çalışlar, fotoğrafın hikayesini şöyle anlatıyor; “Mustafa Kemal ikisinin de zevkine hitap edecek yüzükleri Lozan görüşmeleri için İsviçre’de bulunan İsmet Paşa’ya ısmarlamıştı. İsmet Paşa, telgrafa cevap verirken nişan halkası için aldığı emrin kendisini bahtiyar ettiğini yazmıştı. Lozan’a giden bir grup delege, İsmet Paşa’dan nikâh haberini alınca okul çocuklarınınkini andıran bir heyecanla evlenecek çifte yüzükleri hediye olarak almıştı."



Çalışlar’a göreyse yüzüğün üzerine kazınan ibare “Gazi Mustafa K. 1339” şeklindeydi. Küçük olduğu belirtilen bu yüzük Latife için hazırlanmıştı.

ÖLDÜKTEN SONRA BOŞANMA SÖZLEŞMELERİ ORTAYA ÇIKTI

Latife Hanım ile Mustafa Kemal 5 Ağustos 1925’te boşandı. Latife, İzmir’deki aile evine döndü. Boşanma yazışmalarına dair müsveddesi bugüne ulaşan bir belgede karşılıklı iade edecekleri değerli eşya içinde yüzüklerin iadesi notu da yer alıyor.

YILLARCA PEMBE KÂĞIT İÇİNDE SAKLAMIŞ

Atatürk’ün ölümünün ardından açılan kasasından “Gazi Mustafa K.” yazılı bir nişan yüzüğü çıktı. Latife Hanım vefat ettikten sonra eşyaları tasnif edilirken kasasından çıkan ve içinde “Latife 1339”yazılı yüzük, Mustafa Kemal’in ona nikâh sırasında mehr-i muaccel olarak verdiği (kadın için bir mali güvence olarak verilen mal ya da para) on gümüş parayla birlikteydi. Latife, çok değer verdiği bu hatıra yüzüğü pembe kâğıda sarıp bir mücevher kutusuna koymuş, kutuyu da tülbent bir muhafazada saklamıştı.



“PARMAĞIMDAN ÇIKARMADIM”

Boşanma aşamasında Latife Hanım, Mustafa Kemal’e yazdığı mektubunda şöyle diyor: "Kendilerini terk etmek için ilk adımı benim attığımı söylüyorlar. Ben eğer buna karar verseydim doğrudan kendilerine söylemeye hakkım olurdu. Hiçbir hanımı hiçbir vazifeyle tavzif etmedim. Ve nişan yüzüğümü parmağımdan çıkarmadım. Şimdi benimkini, evvela reisicumhur hazretleri iade ettikten sonra, sizinle kendilerininkini de iade ediyorum."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2018/10/ataturkun_latife_hanima_taktigi_nikh_yuzugu_h3205_c478e.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2018/10/ataturkun_latife_hanima_taktigi_nikh_yuzugu_h3205_c478e.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2018/10/ataturkun_latife_hanima_taktigi_nikh_yuzugu_h3205_c478e.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2018/10/ataturkun_latife_hanima_taktigi_nikh_yuzugu_h3205_c478e.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/kultur-sanat/ataturkun-latife-hanima-taktigi-nikh-yuzugu/3205/</link>
			<pubDate>Wed, 17 Oct 2018 11:03:57 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[BAŞKAN DR.KERİMOĞLU, TARIK AKAN&#039;I UNUTMADI]]></title>
			<description><![CDATA[Bakırköy Belediyesi, aramızdan ayrılışının ikinci yılında Bakırköylü unutulmaz sanatçı Tarık Akan’ı başrolünde oynadığı “Sev Kardeşim” filminin ücretsiz gösterimiyle anıyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Film gösterimi; Bakırköy Belediyesi Sanatçılar Parkı ve Spor Kompleksi’nde(Ataköy 3.Kısım Rio de Janerio Cad.-Ataköy Polis Merkezi karşısı) 16-Eylül-Pazar günü saat 19.30’da başlayacak.

Tarık Akan, Ertem Eğilmez’in yönetmenliğinde 1972 yapımı Sev Kardeşim filminde; Hülya Koçyiğit, Adile Naşit, Münir Özkul ve Hulusi Kentmen gibi Türk sinemasının iz bırakan sanatçılarıyla birlikte rol almıştı.

Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Bülent Kerimoğlu da yaptığı açıklamada, ”Cumhuriyet değerlerine yürekten bağlı, yeri asla doldurulamayacak, Atatürkçü, aydın sanatçı Bakırköylü hemşehrimiz Tarık Akan’ın aramızdan ayrılışının 2.yılında; Bakırköy Belediyesi Sanatçılar Parkı ve Spor Kompleksi’ndeki Sev Kardeşim filmini izlemeye tüm yurttaşlarımızı davet ediyorum” dedi.

MEZARI BAŞINDAKİ ANMA SAAT 15.00’DE

Öte yandan Tarık Akan vefatının 2.yılında Bakırköy Belediyesi’nin karşısında bulunan Bakırköy Mezarlığı’ndaki kabri başında Pazar günü saat 15.00’de; ailesi, Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Bülent Kerimoğlu, sanatçı dostları ve sevenlerinin katılacağı anma töreniyle de anılacak.




]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2018/09/baskan_drkerimoglu_tarik_akani_unutmadi_h3048_a6f19.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2018/09/baskan_drkerimoglu_tarik_akani_unutmadi_h3048_a6f19.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2018/09/baskan_drkerimoglu_tarik_akani_unutmadi_h3048_a6f19.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2018/09/baskan_drkerimoglu_tarik_akani_unutmadi_h3048_a6f19.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/kultur-sanat/baskan-drkerimoglu-tarik-akan-i-unutmadi/3048/</link>
			<pubDate>Fri, 14 Sep 2018 00:00:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Bağcılar Belediyesi Sebilürreşad&#039;ın ilk sayılarını kitaplaştırdı]]></title>
			<description><![CDATA[Mehmet Akif Ersoy'un başyazarlığını yaptığı Sebilürreşad'da milli şairin şiirleri ve Kurtuluş Savaşı sırasında Anadolu'yu dolaşarak verdiği vaazları yer alıyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Bağcılar Belediyesi, Mehmet Akif Ersoy'un başyazarlığını üstlendiği, Sıratı-ı Müstakim adıyla yayın hayatına başlayan ve daha sonra ismi Sebilürreşad olarak değiştirilen derginin ilk sayılarını, 11 cilt halinde kitaplaştırdı.

Bağcılar Belediyesi'nden yapılan yazılı açıklamaya göre, Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından çıkarılan 306 eserden kimi ders notları kimi hikaye kimi de hatıralardan oluşuyor.

Yayınlar, dalında uzman araştırmacılar tarafından uzun süreli bir çalışma sonucu yayım hayatına kazandırılıyor. Bu yayınlar arasında en çok ilgiyi ise milli şair Mehmet Akif Ersoy'un başyazarlığını yaptığı Sebilürreşad adlı dergi görüyor.

İlk 182 sayısı Sırat-ı Müstakim, sonraki 459 sayısı ise Sebilürreşad adıyla çıkan dergi, milli mücadeleye katkısıyla dikkati çekiyor. Dergide Akif'in şiirleri ve Kurtuluş Savaşı sırasında Anadolu'yu dolaşarak verdiği vaazları yer alıyor.

Derginin Osmanlıca olarak 1925 yılına kadar yayımlanan ilk dönemi, Bağcılar Belediyesi'nce yayın dünyasına kazandırıldı. Bu kapsamda derginin ilk sayıları, 11 cilt halinde kitaplaştırıldı.

Ülkenin en zor zamanlarında Anadolu ve Ankara'nın sesi olan dergi, milli mücadele yıllarında milletin geleceğinin şekillenmesinde büyük rol oynadı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı, geçmişini bilmeyenlerin geleceklerine yön veremeyeceğini belirtti. Hemşehrilerinin bu kitaplar sayesinde tarihlerini öğrendiğini, aldıkları derslerle ayaklarını yere daha sağlam bastığını aktaran Çağırıcı, "İçerik olarak zengin ve faydalı bu eserlerden herkesin faydalanmasını isterim." değerlendirmesinde bulundu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2018/03/bagcilar_belediyesi_sebilurresad_in_ilk_sayilarini_kitaplastirdi_h2276_99685.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2018/03/bagcilar_belediyesi_sebilurresad_in_ilk_sayilarini_kitaplastirdi_h2276_99685.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2018/03/bagcilar_belediyesi_sebilurresad_in_ilk_sayilarini_kitaplastirdi_h2276_99685.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2018/03/bagcilar_belediyesi_sebilurresad_in_ilk_sayilarini_kitaplastirdi_h2276_99685.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/kultur-sanat/bagcilar-belediyesi-sebilurresad-in-ilk-sayilarini-kitaplastirdi/2276/</link>
			<pubDate>Tue, 27 Mar 2018 11:40:26 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[BAKIRKÖY&#039;DE EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ’NDE, TÜRKÜLERLE EĞLENECEKLER]]></title>
			<description><![CDATA[8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde Bakırköy Belediyesi tarafından düzenlenen “Her Telden” konseri yarın(Perşembe) saat 19.00’da Bakırköy Belediyesi Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi’nde yapılacak.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Konserde; Şef Belkıs Akkale yönetimindeki Bakırköy Belediyesi Türk Halk Müziği Korosu, şef Faruk Salgar yönetimindeki Bakırköy Müzik Akademisi  ve pop müzik eserleriyle Grup Rengarenk sahne alacaklar.



Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Bülent Kerimoğlu da kadınlarımızın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutlayarak ücretsiz gerçekleşecek konsere, başta kadınlarımız olmak üzere tüm Bakırköylüleri, ve İstanbulluları davet etti.



YER: Bakırköy Belediyesi Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi (Osmaniye Mah. İncirli Yolu Sok. No:1)



TARİH: 8 Mart 2018-Perşembe

SAAT: 19.00
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2018/03/bakirkoy_de_kadinlar_gununde_ter_telden_sarkilarla_turkulerle_eglenecekler_h2137_e516f.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2018/03/bakirkoy_de_kadinlar_gununde_ter_telden_sarkilarla_turkulerle_eglenecekler_h2137_e516f.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2018/03/bakirkoy_de_kadinlar_gununde_ter_telden_sarkilarla_turkulerle_eglenecekler_h2137_e516f.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2018/03/bakirkoy_de_kadinlar_gununde_ter_telden_sarkilarla_turkulerle_eglenecekler_h2137_e516f.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/kultur-sanat/bakirkoy-de-emekci-kadinlar-gununde-turkulerle-eglenecekler/2137/</link>
			<pubDate>Wed, 07 Mar 2018 16:48:13 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[BAKIRKÖY BELEDİYESİNİN EV SAHİPLİĞİNDE , 25. TROYA KÜLTÜR-SANAT ÖDÜLLERİ SAHİPLERİNİ BULDU]]></title>
			<description><![CDATA[25. Troya Kültür-Sanat ödülleri Bakırköy’de düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Bakırköy Belediyesi’nin katkılarıyla düzenlenen 25. Troya Kültür-Sanat Ödülleri, Bakırköy Belediyesi Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi’nde yapıldı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ulusal kültürümüzü koruma ve yaşatma amacıyla kurulan Troya Folklor Araştırmaları Derneği, uğraşlarını ve başarılarını çeşitli alanlarda sergileyerek çağdaş, demokratik ve laik; bilim insanı, sanatçı ve kurumlara 25 yıldır ödül veriyor.



Sinema ve tiyatro sanatçıları Gülsen Tuncer ve Ender Yiğit'in sunduğu gecede, 12 farklı kategorideki ödüller sahiplerini bulurken Troya Folklor Araştırmaları Derneği'nin halk oyunları ekibi, halk müziği ve seyirlik grubu da, Bakırköylü Sanatçılar Derneği ve Ödül Komitesi Başkanı İlhan Gülek'in hazırladığı "Madenin Türküsü" adlı gösteriyle izleyenlerden büyük alkış aldı.

Sanatçı ve akademisyenlerin yanı sıra çok sayıda davetlinin katıldığı gecede, ev sahibi Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Bülent Kerimoğlu törenin ilk ödülü olan Atatürkçülük Ödülünü Yazar Sinan Meydan’a verdi.



Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Bülent Kerimoğlu, yaptığı konuşmada “Kültür ve Sanatın Başkenti Bakırköy’de böyle bir geceye katkı sağlamanın gururunu yaşıyoruz. İçinden geçtiğimiz bu zor günlerde eğilmeyen, bükülmeyen, Atatürkçü, Cumhuriyetçi yazarlara, akademisyenlere, aydınlara ihtiyacımız var. Bilimsel belgelere dayalı, hiçbir görüşe yandaş olmadan hazırladığı ‘Yüzyılın Lideri’ adlı kitabından dolayı kendisini tebrik ediyorum.” dedi.

Atatürkçülük Ödülü’nü alan Sinan Meydan, “Çare Atatürk’tür, gelecek Atatürk’tür. Atatürkçülük Ödülü’nün ne anlama geldiğini biliyor, bu yolda üstlendiğim sorumluluğun bilinciyle bu ödülü Çanakkale’den Afrin’e tüm gazilerimiz ve şehitlerimiz adına alıyorum.” dedi.


 

Çok sayıda halk oyunuyla beraber, halk kültüründen örneklerin sunulduğu gecede, değerlendirme sonucu ödüle değer bulunanlar şöyle oldu:

ATATÜRKÇÜLÜK                                 : SİNAN MEYDAN

ÇAĞDAŞ HALK MÜZİĞİ                      : NURETTİN RENÇBER

EDEBİYAT                                            : İHSAN OKTAY ANAR – SEL YAYINCILIK

FOTOĞRAF                                         : ŞEVKET ŞAHİNTAŞ

HALK MÜZİĞİ                                      : EKREM ÇELEBİ

ŞİİR                                                      : EGEMEN BERKÖZ

PLATİK SANATLAR                             : MUHSİN KUT

HALK OYUNLARI                                : ADNAN BAYDİLİ

P.N. BORATAV HALKBİLİMİ                : NAİL TAN

SİNEMA                                               : GÜLSE BİRSEL- GÖKSEL ARSOY

TİYATRO                                              : GÜLRİZ SURURİ



TROYA ÖZEL ÖDÜLÜ                         : YEŞİL ARTVİN DERNEĞİ
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2018/02/bakirkoy_belediyesinin_ev_sahipliginde_25_troya_kultur_sanat_odulleri_sahiplerini_buldu_h2041_97033.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2018/02/bakirkoy_belediyesinin_ev_sahipliginde_25_troya_kultur_sanat_odulleri_sahiplerini_buldu_h2041_97033.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2018/02/bakirkoy_belediyesinin_ev_sahipliginde_25_troya_kultur_sanat_odulleri_sahiplerini_buldu_h2041_97033.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2018/02/bakirkoy_belediyesinin_ev_sahipliginde_25_troya_kultur_sanat_odulleri_sahiplerini_buldu_h2041_97033.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/kultur-sanat/bakirkoy-belediyesinin-ev-sahipliginde-25-troya-kultur-sanat/2041/</link>
			<pubDate>Sun, 18 Feb 2018 15:27:17 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Cemal Süreya aramızdan ayrılalı 28 yıl oldu (Cemal Süreya kimdir?)]]></title>
			<description><![CDATA[Türk edebiyatının usta şairi Cemal Süreya ölümünün 28. yılında anılıyor. Ünlü şair, Üvercinka, Beni Öp Sonra Doğur Beni, Göçebe, Üstü Kalsın gibi eserleyle günümüzde de aşıkların duygularına tercüman olmaya devam ediyor. Peki kimdir Cemal Süreya, gerçek adı ne, ne zaman öldü?]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[1931 yılında Tunceli Pülümür'de dünyaya gelen Cemal Süreya, bundan 28 yıl önce, 9 Ocak 1990'da henüz 59 yaşındayken hayatını kaybetmişti. Usta şairin ölüm nedeni kalp yetmezliği olarak açıklanmıştı.

Kabri Kulaksız Mezarlığı’nda olan şair, yayınlanmayan son şiirinde “üstü kalsın” diyordu: “Ölüyorum tanrım/ Bu da oldu işte./ Her ölüm erken ölümdür/ Biliyorum tanrım./ Ama ayrıca aldığın şu hayat/ Fena değildir.../ Üstü kalsın.”



“Ölüyorum tanrım/ Bu da oldu işte./ Her ölüm erken ölümdür/ Biliyorum tanrım./ Ama ayrıca aldığın şu hayat/ Fena değildir.../ Üstü kalsın.” Cemal SÜREYA



CEMAL SÜRAYA KİMDİR?

Çocukluğunun ilk yıllarını Erzincan’da geçiren Süreya ilkokula Bilecik’te başladı ve daha sonra İstanbul Beyoğlu’nda bitirdi.

Haydarpaşa Lisesi’nden mezun olan Süreya Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi maliye ve iktisat bölümünü bitirdi. Üniversiteden sonra Maliye Bakanlığında müfettiş yardımcılığı ve müfettişlik, darphane müdürlüğü, KültürBakanlığı'nda kültür yayınları danışma kurulu üyeliği, Orta Doğu İktisat Bankası yönetim kurulu üyeliği ve 25 yılı aşkın Türk Dil Kurumu üyeliği görevlerinde bulundu. Cemal Süreya bu süre zarfında yayınevlerinde danışmanlık, ansiklopedilerde redaktörlük, çevirmenlik de yaptı. 







CEMAL SÜREYA'NIN GERÇEK ADI

Nüfus cüzdanında “Cemalettin Seber” yazılı olan şairin, bu adı yapıtlarında kullanmadığı kaydediliyor. Ece Ayhan ile 1987’de “Şehir” dergisinde yaptıkları “Kıyı Bucak” başlıklı konuşmalarda Beyoğlu 37. İlkokulu’nun ikinci sınıfındayken, adından, soyadından, okulundan, mahallesinin adından, sokağının adından utandığını söyleyen Cemal Süreya, bunu şöyle açıklıyor: “Düşün: adım Cemalettin, soyadım Seber (ki anlamı yok, herkes yanlış anlıyor); Pürtelaş Mahallesi’nde oturuyoruz, sokağımızın adı da Tavukuçmaz... Okulum da ahşap bir yapı; A, B, C diye şubeleri olmayan çok küçük bir okul, Pürtelaş’ın anlamını da bilmiyorum. Yıllar sonra anladım gerçeği: O adlar (benim kendi adım dışında) ne güzel adlarmış.” Yazar olmaya karar verdiğinde de yazara yakışır bir ad bulmaya girişir ve Cemalettin’i kısaltarak, yanına “Süreyya”yı ekler, zamanla “Seber”den vazgeçer.

SEVGİLİSİNDEN AYRILINCA SOYADINDAN Y HARFİNİ ATTI

1956’da yayınlanan “Elma” şiirinin son dizesinde adının bir harfini attığını duyurur ve bunun nedeni olarak bir iddiayı kaybetmesini gösterir. Yakın çevresine göre ise asıl neden “Üvercinka” başlıklı şiirinin esin kaynağı olan ve şiirin yayınlanmasından kısa süre önce ayrıldığı sevgilisidir.

Süreya; Pazar Postası, Yeditepe, Oluşum, Türkiye Yazıları, Politika, Yeni Ulus, Aydınlık, Saçak, Yazko Somut, 2000′e doğru gibi yayın organlarında şiir ve yazılarını yayımladı. İkinci yeni hareketinin önde gelen şair ve kuramcılarından sayılan Süreya’nın ilk şiiri “Şarkısı Beyaz” Mülkiye dergisinin 8 Ocak 1953 tarihli sayısında yayımlandı.

Kendine özgü söyleyiş biçimi ve şaşırtıcı buluşlarıyla, zengin birikimi ile, duyarlı, çarpıcı, yoğun, diri imgeleriyle ikinci yeni şiirinin en başarılı örneklerini verdi. Ölümünden sonra adına bir şiir ödülü kondu. 1997′de de Cemal Süreya arşivi yayımlandı. Süreya 59 yaşında hayat veda etti. Ölüm nedeni ise kalp yetmezliği olarak açıklandı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2018/01/cemal_sureya_aramizdan_ayrilali_28_yil_oldu_cemal_sureya_kimdir_h1901_b55fc.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2018/01/cemal_sureya_aramizdan_ayrilali_28_yil_oldu_cemal_sureya_kimdir_h1901_b55fc.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2018/01/cemal_sureya_aramizdan_ayrilali_28_yil_oldu_cemal_sureya_kimdir_h1901_b55fc.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2018/01/cemal_sureya_aramizdan_ayrilali_28_yil_oldu_cemal_sureya_kimdir_h1901_b55fc.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/kultur-sanat/cemal-sureya-aramizdan-ayrilali-28-yil-oldu-cemal-sureya-kimdir/1901/</link>
			<pubDate>Tue, 09 Jan 2018 12:48:03 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[USTA OYUNCU MÜNİR ÖZKUL HAYATINI KAYBETTİ]]></title>
			<description><![CDATA[Yeşilçam'ın usta oyuncusu, Türk sinemasının efsanesi Münir Özkul'un vefat haberinin ardından art arda taziye mesajları geliyor.
 Usta oyuncu Ayşen Gruda, "Münir Özkul sadece Türkiye’de değil dünya çapında büyük bir oyuncuydu. Türkiye’nin başı sağolsun. O çocuklarına vicdanı öğreten bir babaydı. Asla yeri doldurulmaz" dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türk sinemasının yaşayan efsanesi Münir Özkul İstanbul'daki evinde 93 yaşında hayatını kaybetti. Usta oyuncu uzun süredir bilinci kapalı bir şekilde yatakta hayatını sürdürüyordu.







Münir Özkul, uzun yıllardır KOAH ve DEMANS hastalığı ile mücadele ediyordu.

Münir Özkul kimdir?



Münir Özkul, 15 Ağustos 1925 tarihinde İstanbul'un Bakırköy semtinde, eski Osmanlı paşalarından birinin torunu olarak dünyaya geldi. Küçük yaşlarda tiyatroya merak salmış olan Özkul, İstanbul Erkek Lisesi'ndeki eğitiminin ardından oyuncu olmaya karar vererek gözünü sahnelere dikti.



O zamana kadar yaşamını sürdürdüğü ve aşinası olduğu Bakırköy'de bulunan Halkevi'nde oyunculuğa adım attı. İlk amatör sahne deneyimlerini burada gerçekleştiren Özkul, İstanbul Devlet Tiyatrosu'nda bir süre oynadıktan sonra Ankara Devlet Tiyatrosu'na geçti. Ardından da, İstanbul Şehir Tiyatrosu'nda profesyonel oyunculuk kariyerine devam etmeye başladı ve artık bağımsız çalışabilecek düzeye geldiğine kanaat getirerek, özel sektöre geçiş yaparak Ses Tiyatrosu'nda sergilenen oyunlarda rol almaya başladı. Ancak buradaki çalışması uzun soluklu olamadı ve hemen ardından yien özel bir tiyatro olan Küçük Sahne'ye geçti.







Küçük Sahne, genç oyuncunun kariyerinin yükselişinde bir dönüm noktası oldu. Çünkü, ilk defa önemli bir oyunda rol alma şansı doğdu. Sadri Alışık, Nevin Akkaya, Şükran Güngör ve Cahit Irgat gibi güçlü oyuncularla, yönetmenliğini Muhsin Ertuğrul'un yaptığı ve Steinback'in aynı adlı romanından tiyatroya uyarlanan "Fareler ve İnsanlar"da oynadı. Yeteneği Musin Ertuğrul'un gözünden kaçmayan Özkul, Küçük Sahne'de ayrıca, "Yarış", "Onikinci Gece", "Aşağıdan Yukarı" ve "Karışık İş" gibi başarılı oyunlarda da yer aldı.



Tiyatro sahnelerinden "tesadüfen" film setlerine geçişi 40'lı yılların sonuna denk düşen Özkul, askerliğini yaptığı dönemde, "Vatan ve Namık Kemal" adlı filmde yönetmen asistanlığı yapan arkadaşı Sırrı Gültekin'i ziyaret için Yeşilçam'a gittiği birgün ilk defa bir filmde figüran olarak rol aldı. Üniformalı bir figüran arayışı içinde olan arkadaşının ricasını kırmayarak, biraz da komik bir anı olsun diye kamera karşısına geçti ve rol aldığı 400'ün üzerinde filmle, Türk sinemasına damgasını vuran önemli karakter oyuncuları arasına girmesini sağlayacak sinema serüveni böylece başlamış oldu.







50'li yılların başlarında, ilk olarak beyaz perdenin siyah-beyaz karelerinde küçük rollerle karşımıza çıkan Özkul, ilk defa 1950 yılında, senaryosu İhsan Koza ile Nazım Hikmettarafından yazılan ve Vedat Ar'ın yönetmenliğinde çekilen "Üçüncü Selim'in Gözdesi" adlı bir İpek Film yapımında yer aldı. Hemen ardından, 1951'de, yine birer İpek Film yapımı olan "Yavuz Sultan Selim ve Yeniçeri Hasan" ile "Lale Devri"nde yardımcı oyuncu olarak kamera karşısına geçen Özkul, aynı yıl, Muhsin Ertuğrul'un yönetmenliğinde çekilen "Evli mi Bekar mı" ve Baha Gelenbevi'nin yönettiği "Barbaros Hayrettin Paşa" adlı filmlerde başrol oynadı.



Yabancı sinemanın tipik karakterlerinden etkilenen Türk sinemasında, Burhan Felek tarafından Lorel-Hardi ikilisinin kendi kültürümüze uyarlanmasıyla dönüştüğü Edi-Büdü ikilisinin 1952 yılında sinemaya aktarılmış versiyonu olan "Edi ile Büdü Tiyatrocu" ve "Edi ile Büdü" filmlerinde Vasfi Rıza Zobu ile birlikte rol alan Özkul, artık sinema çevrelerinde adını duyurmaya, halktan büyük ilgi görmeye başlamıştı. İlk yıllarında genellikle İpek Film yapımlarında yer alan oyuncu, çoğu zaman komedi türü filmlerde rol aldı ve özellikle mimikleriyle, samimi tavırlarıyla halk tarafından kısa sürede benimsendi. Ancak asıl başarısını Arzu Film yapımlarıyla yakaladı.




	
	EFSANE 92 YAŞINDA

	Yeşilçam'ın kimine göre 'Mahmut Hoca'sı kimine göre ise 'Yaşar Usta'sı, Türk sinemasının yaşayan efsanesi Münir Özkul hayatını kaybetti. 
	
	
	

	

	"AİLECEK BABAMIN YANINDA OLACAĞIZ"

	Münir Özkul'un oyuncu kızı Güner Özkul babasının 92. yaş gününde (Geçen Ağustos) konuşmuştu.

	
	
	
	

	

	GEÇEN YIL TEPKİ VERMİŞTİ

	Özkul "Geçen sene doğum gününde tepki vermişti. Bu sene ne olacak göreceğiz. Akşam ablamlarla birlikte ailecek yanında olacağız." demişti.

	50 yaşındaki Özkul geçtiğimiz yıl ise "Daha uzun yıllar yaşayacak babam. Durumu stabil, metabolizması sağlam. Bugün babama 'doğum günün kutlu olsun baba. Bu akşam sana tango çaldırayım mı dedim' gözlerini kırptı. O da bugün doğum günü olduğunu anladı. Uzun süredir bir reaksiyon alamamıştım. Bugün iki kere tepki verdi. Çok mutlu oldum" ifadelerini kullanmıştı.

	İşte usta oyuncu Münir Özkul'un yaşamı ve fotoğraflarından bazıları...

	
	
	
	

	

	15 ağustos 1925 tarihinde İstanbul Bakırköy'de doğan Münir Özkul küçük yaşlarda tiyatroya merak sardı. Özkul, İstanbul Erkek Lisesi'nden mezun oldu. Bir süre İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'ne ve Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü'nde eğitimine devam etti.
	
	
	

	

	Eğitiminin tamamlayan Özkul, Bakırköy'de bulunan Halkevi'nde oyunculuğa adım attı. İlk amatör sahne deneyimlerini burada gerçekleştiren Özkul, İstanbul Devlet Tiyatrosu'nda bir süre oynadıktan sonra Ankara Devlet Tiyatrosu'na geçti.
	
	
	

	

	Ses Tiyatrosu'nda sergilenen oyunlarda rol almaya başladı. Ardından özel bir tiyatro olan Küçük Sahne'ye geçti. Burası Özkul'un yükselişinde bir dönüm noktası oldu.

	
	
	
	

	

	Yeteneği Muhsin Ertuğrul'un gözünden kaçmayan Özkul, Küçük Sahne'de birçok başarılı oyunlarda da yer aldı.
	Tiyatro sahnelerinden "tesadüfen" film setlerine geçişi 40'lı yılların sonuna denk düşen Özkul, askerliğini yaptığı dönemde, "Vatan ve Namık Kemal" adlı filmde yönetmen asistanlığı yapan arkadaşı Sırrı Gültekin'i ziyaret için Yeşilçam'a gittiği birgün ilk defa bir filmde figüran olarak rol aldı.
	
	
	

	

	Üniformalı bir figüran arayışı içinde olan arkadaşının ricasını kırmayarak, biraz da komik bir anı olsun diye kamera karşısına geçti ve rol aldığı 400'ün üzerinde filmle, Türk sinemasına damgasını vuran önemli karakter oyuncuları arasına girmesini sağlayacak sinema serüveni böylece başlamış oldu.
	
	
	

	

	Münir Özkul yaklaşık 10 dizi, 20 tiyatro oyunu ve 220 filmde rol aldı.

	
	
	
	ÖDÜLLERİ

	

	1967-İlhan İskender Armağanı 
	1972-9. Altın Portakal Film Festivali, En İyi Erkek Karakter Oyuncu Ödülü 
	1991-Dümbüllü Ödülü 
	1997-Altın Kelebek Ödülleri Onur Ödülü 
	1999-Dokuz Eylül Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları Bölümü "Muhsin Ertuğrul Tiyatro Emek Ödülü" 
	2004-37. Sinema Yazarları Derneği Ödülleri Onur Ödülü 
	2006-Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali Onur Ödülü 
	2014-18. Afife Tiyatro Ödülleri, Muhsin Ertuğrul Özel Ödülü
	2015-T.C. Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü
	
	
	

	

	                                       Fotoğraflarla Münir Özkul...
	
	
	

	

	
	
	
	

	
	
	
	

	
	
	
	

	

	
	
	
	

	
	
	
	

	
	
	
	

	

	
	
	
	

	
	
	
	

	
	
	
	

	

	
	
	
	

	
	






Bu haber 0 defa okun
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2018/01/usta_oyuncu_munir_ozkul_hayatini_kaybetti_h1881_69679.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2018/01/usta_oyuncu_munir_ozkul_hayatini_kaybetti_h1881_69679.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2018/01/usta_oyuncu_munir_ozkul_hayatini_kaybetti_h1881_69679.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2018/01/usta_oyuncu_munir_ozkul_hayatini_kaybetti_h1881_69679.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/kultur-sanat/usta-oyuncu-munir-ozkul-hayatini-kaybetti/1881/</link>
			<pubDate>Fri, 05 Jan 2018 13:09:52 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[BAKIRKÖY BELEDİYE TİYATROLARI ‘SENİ SEVİYORUM TÜRKİYE’ İLE  TAHRAN YOLCUSU]]></title>
			<description><![CDATA[Bakirköy Belediye Başkanı Dr. Bülent Kerimoğlu da yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Son yıllarda ülkemizin seçkin tiyatro ödüllerine adeta ambargo koyan BBT oyunlarının yurt dışında da önemli tiyatro festivallerinde sahnelenmesi bizi çok mutlu etmektedir. Başta tiyatromuzun genel sanat yönetmeni Alican Yücesoy olmak üzere tüm tiyatro emekçilerimizi kutluyorum.”]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Bakırköy Belediye Tiyatroları(BBT)’nın 21. İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında prömiyer yapan yeni oyunu ‘Seni Seviyorum Türkiye’ dünyanın sayılı festivalleri arasında yer alan Fajr Tiyatro Festivali’ne davet edildi.                                                                                                  

Tahran’da düzenlenen festival Avrupa’nın seçkin tiyatrolarını buluşturuyor.

‘Seni Seviyorum Türkiye’ Ocak ayında düzenlenen Uluslararası Fajr Tiyatro Festivali kapsamında 24-29 Ocak tarihleri arasında dört temsil yapacak.

Oyunda; İstanbul’un göbeğinde bir çamaşırhanede yanlarında kirli çamaşırları ile beş kişinin yolları kesişiyor. Türkiye’nin puslu politik iklimini ve memleketin haletiruhiyesini hissedeceğimiz bu çamaşırhanede hem gerçekçi hem de ironik bir atmosfer hakim olmaya başlıyor.

Ceren Ercan’ın yazdığı, Yelda Baskın’ın yönettiği Seni Seviyorum Türkiye bugün bu ülkeyi sevme çabası üzerine bir oyun. Oyunda karakterler; aksayan hayatın akışı içinde “buradayım ve ben de Türkiye’yim” demenin imkânı üzerine bir yolculuğa çıkıyorlar.



BBT bugüne ait içerden hikayeler anlatmanın yolunu ararken sahne için de yeni sorular sormanın peşinden gidiyor. Bugünün kendisini görünür kılabilecek bir sahne estetiğini de bu arayışın bir parçası haline getiriyor.

Oyunda; Alican Yücesoy, Defne Şener Günay, İrem Sultan Cengiz, Damla Karaelmas, Emre Koç rol alıyorlar. Oyunu koreografisi Melih Kıraç’a, dekor ve ışık tasarımını Cem Yılmazer’e, kostümleri Selin Ölçen’e, müzikleri Okan Kaya’ya ait.

‘Seni Seviyorum Türkiye’ yaşarken karamsarlık içinde baktıklarımıza tiyatronun birleştirici gücü ve coşkulu özü ile yeni bir soluk getirmeyi hedefliyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2018/01/bakirkoy_belediye_tiyatrolari_seni_seviyorum_turkiye_ile_tahran_yolcusu_h1874_6c043.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2018/01/bakirkoy_belediye_tiyatrolari_seni_seviyorum_turkiye_ile_tahran_yolcusu_h1874_6c043.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2018/01/bakirkoy_belediye_tiyatrolari_seni_seviyorum_turkiye_ile_tahran_yolcusu_h1874_6c043.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2018/01/bakirkoy_belediye_tiyatrolari_seni_seviyorum_turkiye_ile_tahran_yolcusu_h1874_6c043.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/kultur-sanat/bakirkoy-belediye-tiyatrolari-seni-seviyorum-turkiye-ile/1874/</link>
			<pubDate>Thu, 04 Jan 2018 12:36:07 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[AYŞE KULİN, EDİZ HUN, TULUHAN TEKELİOĞLU VE DR. BÜLENT KERİMOĞLU’NA YILIN GÖNÜLLÜSÜ ÖDÜLÜ]]></title>
			<description><![CDATA[İstanbul Aydın Üniversitesi(İAÜ) ve Türkiye Yardım Severler Derneği(TYSD)  Bakırköy Şubesi tarafından Dünya Gönüllüler Günü’nde düzenlenen etkinlikle; ünlü Yazar Ayşe Kulin, Sinema Sanatçısı Ediz Hun, Gazeteci-Yazar, Sunucu Tuluhan Tekelioğlu ve Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Bülent Kerimoğlu’na yardımseverlik ve gönüllülük çalışmalarına olan desteklerinden ötürü  yılın gönüllüsü ödülü  verildi.

]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Aydın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yadigar İzmirli ve TYSD Bakırköy Şube Başkanı Türkan Alper’in evsahipliğinde İAÜ Halit Aydın Yerleşkesi Konferans Salonu’nda gerçekleşen etkinlikte; Kulin, Hun, Tekelioğlu ve Kerimoğlu’na gönüllü çalışmaların önemini toplumsal olarak vurgulamak ve gönüllü çalışmalara teşvik etmek amacıyla plaket sunuldu.



Törende bir konuşma yapan Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Bülent Kerimoğlu şunları ifade etti: “Cömert, alicenap ve yardımsever Bakırköy halkının desteğiyle sosyal belediyecilik anlayışımızın gereği olarak gönüllülük ve yardımseverlik çalışmalarına olan desteğimizin artarak devam edeceğinin sözünü veriyorum.”dedi.


]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2017/12/ayse_kulin_ediz_hun_tuluhan_tekelioglu_ve_dr_bulent_kerimogluna_yilin_gonullusu_odulu_yc_yalcin_cetin_yanitla_h1766_44dcf.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2017/12/ayse_kulin_ediz_hun_tuluhan_tekelioglu_ve_dr_bulent_kerimogluna_yilin_gonullusu_odulu_yc_yalcin_cetin_yanitla_h1766_44dcf.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2017/12/ayse_kulin_ediz_hun_tuluhan_tekelioglu_ve_dr_bulent_kerimogluna_yilin_gonullusu_odulu_yc_yalcin_cetin_yanitla_h1766_44dcf.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2017/12/ayse_kulin_ediz_hun_tuluhan_tekelioglu_ve_dr_bulent_kerimogluna_yilin_gonullusu_odulu_yc_yalcin_cetin_yanitla_h1766_44dcf.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/kultur-sanat/ayse-kulin-ediz-hun-tuluhan-tekelioglu-ve-dr-bulent-kerimogluna/1766/</link>
			<pubDate>Wed, 06 Dec 2017 12:56:41 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Bakırköy Sokaklarında Sherlock Holmes]]></title>
			<description><![CDATA[Bakırköy Belediye Tiyatroları (BBT), bu sezon izleyicilerini Bakırköy’ün geçmişine, Abdülhamid dönemine doğru bir yolculuğa çıkarıyor; Berfin Zenderlioğlu rejisi, A. Sami Özbudak’ın hikayesi ve BBT oyuncularının sahnelemesiyle karşımızda “Sherlock – Hamid”…]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Bakırköy Belediye Tiyatroları’nda (BBT) seçimle göreve gelen Alican Yücesoy’un Genel Sanat Yönetmenliği’nde çalışan ekip, üçüncü sezonunda da seyirciye yenilikçi bir repertuvar sunmaya devam ediyor. BBT’nin, polisiye türüne göz kırpan, İstibdat döneminde geçen müzikli yeni oyunu; “Sherlock - Hamid”. Sir Arthur Conan Doyle’in yarattığı Britanyalı hayalî dedektif kahraman, polisiye edebiyatının önemli ilk kişiliklerinden biri olan Sherlock Holmes, bu defa Galata Köprüsü’nde cansız yatan, 27 yaşındaki tersane işçisi Ziya’nın katilini arıyor. Yıl: 1890 sonları. Mekan: İstanbul , Makriköy, bugünkü Bakırköy.

Kısaca mevzu uzun ama algı deryasında havalandırma yaptıracak kadar gidip de izlenilesi! ‘İz’, ‘Hayali Temsil’, ‘Kar Küresinde Bir Tavşan’ gibi kaleme aldığı oyunlarla seyircisinden tam not alan Ahmet Sami Özbudak’ın yazdığı, Destar Tiyatro’nun kurucularından, özgün işleriyle dikkat çeken Berfin Zenderlioğlu’nun yönettiği oyunun dramaturjisi Irmak Bahçeci, dekor ve ışık tasarımı Kerem Çetinel, kostümleri Sadık Kızılağaç, müzikleri Burçak Çöllü, koreografisi ise Dicle Doğan’a emanet. Enerjik performanslarıyla göz dolduran oyunculuklarda ise; Ali Rıza Kubilay, Kadir Hasman, Yunus Emre Kılınç, Nurhayat Atasoy, Didem Germen, Nazan Koçak yer alıyor. Oyun ve sezonu konuşmak üzere BBT Genel Sanat Yönetmen Yardımcısı (aynı zamanda oyunda da rol alan) Ali Rıza Kubilay, yazar Özbudak ve yönetmen Zenderlioğlu ile bir araya geldik.

“Biz bağıracağız, birileri hiç duymayacak”

*“Biz bağıracağız, birileri hiç duymayacak, hep aynı hikâye, duyanlara selam olsun” diyor ya İsmet Özel, oyunu izlerken ki haleti ruhiyemin özetiydi. Metinle hemhal süreciniz nasıldı?

A. Sami Özbudak: Bence tarih tekerrür etmiyor, her dönemde, herkes kendi hikayesini yaşıyor. Fakat duygu ve his hep aynı kalıyor. Yazarken de buradan yola çıktım; hikaye Abdülhamid döneminde geçiyor ve -kaynaklardan öğrendiğim, o tarihlerde çok fazla tersane grevi olmuş- Ziya da o tersanelerden birinde çalışan 27 yaşında bir işçi. ‘Ziya’ karakteri Sanayi Devrimi’nden bu yana, 100 yıl sonra da şekil değiştirerek var olacak. Hikayenin eleştirisi; ‘kraldan çok kralcılar’ ve bizi hep bu 
(oyundaki karakter) ‘Memduhlar’ mahvediyor.

*İlk defa kurumsal bir tiyatroda çalıştınız, algınızda ve süreçte neler oldu?

Berfin Zenderlioğlu: BBT bir kaç yıldır ‘ısrarla’ çok iyi işler yapıyor. Oyunlarını takip ettiğim bir yapı. Bu yüzden de teklif gelince kurumsal yapı gibi bakmadım. BBT’nin ve Sami’nin olması yeterince ikna ediciydi. Genel Sanat Yönetmeni Alican’ın (Yücesoy) bana: “Kurum tiyatrosudur, bir sansür olur mu diye hiç düşme, kendini özgür hissetmeni istiyoruz, her şekilde yanındayız” söylemi, var olan pek çok algımı da törpüledi.
A. Sami Özbudak: Maxim Gorki Tiyatrosu Berlin için neyse, BBT de İstanbul için öyle hissi veriyor bana. Böyle direnç göstermeye devam ederlerse de, bu yarattığı sinerji, bence diğer kurum tiyatroların da algısını olumlu yönde etkileyecek.



“Bir dönemi anlatıyoruz gibi bir iddiamız yok”

*Metinle reji kısmında nasıl bir yol izlediniz?

Berfin Zenderlioğlu: Metinde; biraz daha gerçekçi bir yapı kurmam gerektiğini düşünerek yol aldım. Seyircide haz oluşturabilecek, geçmiş ve günümüz dünyasındaki zihnin karşılaştırmasını ya da eşelemesini yapabileceğini düşünerek kendimce bir formdan yola çıktım. Seyirciyi de içine alabilecek bir divan oluşturarak aslında ‘sahnedeyiz ama hepimiz aynı noktadayız ve biz sadece bir hikaye anlatıyoruz’ durumunu yaratmak istedim. Bir dönemi anlatıyoruz gibi bir iddiamız yok, biz bir hikaye anlatıyoruz ve seyirci de dahil hepimiz bunun birer parçasıyız.

*Siz aynı zamanda BBT’nin Genel Sanat Yönetmen Yardımcısı’nız; tiyatro olarak hikaye ile yolunuz nasıl keşişti?

A. Rıza Kubilay: BBT olarak repertuvarımızda, belli estetik ölçülerin içinde, her türden oyunların olması gerektiğine inanıyoruz. Ki zaten tüm Şehir ve Devlet Tiyatroları yönetmeliğinde ‘yerli ve genç yazarlara, repertuvarın belli bir kısmında yer ayrılması gerekliliği’ vardır. Sami ve Berfin’i daha öncesinden zaten tanıyorduk. Tarihi binamızı ve Bakırköy’ü de içine alan, o dönemi bu zamana bağlayan bir hikaye olsun düşüncesiyle Sami’den bize bu minvalde bir oyun yazmasını istedik.

“Bakırköy tarihinden, sokaklarından yola çıktım”

*Abdülhamid, Sherlock Holmes ve Ziya nasıl bir araya geldi, kaynaklarınız neydi?

A. Sami Özbudak: 1876-1909 yılları arasında hükümdarlık yapmış Abdülhamid ilginç biri; Sherlock Holmes ve polisiye romanlar tutkusu, ilk defa tiyatro sahneletmesi, yabancı yazarları takip etmesi gibi daha pek çok şey var. Ayrıca o dönemde kurdurduğu Hafiyelik Teşkilatı da var… Üç, dört aylık bir araştırma yaptım. Bakırköy tarihinden yola çıktım ve karşıma Sherlock ve Abdülhamid ilişkisi çıktı. François Georgeon mesela benim başucu kitabım oldu. Yervant Odyan ve Nahid Sırrı Örik okudum. Tüm bunların ışığında da genç bir adamın Ziya’nın isyanına işaret etmeye çalıştım. Kısaca; büyük resimde, başka bir şey anlatıyorum, o da yaratılan ‘sistemler’le ilgili.

“BBT olarak bütün düşüncelere, renklere açığız!”

*Karşımızda bugüne kadar erk’in yer yer dozu yüksek modda ‘öteki’ dediği mevzularla şahsına münhasır işler çıkaran yönetmen ve yazar var. Kurumsal bir tiyatro için biraz iddialı bile diyebilirim…

A. Rıza Kubilay: BBT için önemli olan ‘iyi’ tiyatrocu, yazar, yönetmen, oyuncu olup olmadığı! Amblemimiz bile gökkuşağı rengi üzerinde… Biz bütün düşüncelere, renklere açığız. Biraz iddialı olacak ama izleyenlerin oyunlarımızda o katarsis’i, tedaviyi yaşamalarını istiyoruz. Biz insanların vergileriyle tiyatro yapıyoruz ve seyircinin; ‘evet, biz de bunları yaşıyoruz’ diyebildiği konular üzerinden, bir nevi o haklarını sahnede temsil ediyoruz. Oyuna dönersek de; ortaya seyri doyurucu bir iş çıkardığımızı düşünüyoruz. Oyun bitimi herkesin coşkusu ve alkışından görüyoruz. Ki bizim BBT olarak bu sezon istediğimiz; repertuvarımızdaki her oyundan birer kelime seçerek müthiş bir cümle oluşturabilmek. Kurumsal yapının içinde özgür bir şey üretmek zor. BBT olarak mücadele sonucu bu demokratik işleyişi ve seçimle yönetimi sağladık. Ayrıca her ne kadar eleştirsek de bu olayda belediyemizin konforunu da yaşadık. Başka bir belediyede böyle yapamaya bilirdik de. BBT’nin bu işleyişin içinde bize güç verense; Genel Sanat Yönetmenimiz Alican’ın (Yücesoy) ‘sanat politikası’ ve inancıyla özgürce ve iyi işler çıkardığımızı düşünüyorum.



*Hikayeyi yazarken fonda ne vardı? Oyunda en çok sevdiğiniz nedir desem?

A. Sami Özbudak: Fonda, -habitat çalıştım- Bakırköy tarihi ve sokakları… Oyundaki kadın karakterleri çok seviyorum. 1950’lerde, Bette Davis, Joan Crawford’un rol aldığı “Bebek Jane'e Ne Oldu?” filmindeki iki kadın da sıra dışıdır mesela. ‘Farklı’ ve ‘sıra dışı’ karakterlerin, düz konservatif yapının aksine, yaşamı renklendiren ve dünyayı değiştirebilen cesarete sahip olduklarını düşünüyorum. Oyundaki üç kadına baktığımızda ‘deli’ ya da ‘trajik’ gelir ama orada müthiş bir zarafet var. Bizim göremediğimiz başka bir algı var ve oyunda da altını çizdiğim buydu.

"Önce iyi insan olun, sonra oyuncu da olursunuz"

*Siz rolünüzün fonunda neyi fotoğrafladınız ya da hangi melodi vardı?

A. Rıza Kubilay: Ziya’nın abisi Mithat’ı oynuyorum. İlk süreçte kardeşinin ölümünden dolayı diplerde ve romantik bir yerde aramaya başladım karakteri. Sonrasında Berfin’in; ‘kardeşin dahi olsa yaşama devam ediyorsun ki…’ uyarısıyla Mithat’ı daha insan bir yere çektim, tabii kendi tecrübelerin de buna yardımcı oluyor… Bu oyunda güzel olansa, gün sonunda Mithat’ın eline, hikayesini sarayda anlatma fırsatı geçiyor, hem de kahraman olmasında gerek kalmadan. Her şeyi ‘kahraman’laştırma merakımız var, özellikle oyuncularda. Halbuki Gogol’un 1842’de, sıradan insanı anlattığı kısa hikayesi ‘Palto’sundan çıktık hepimiz’. Müşfik (Kenter) Hoca’nın söylediği; ‘Önce iyi insan olun, sonra oyuncu da olursunuz… Basit düşünün!’ O zamanlar gençken ‘basit’ düşünmeyi ‘sıradan’ olarak anlamıştık. Çok sonrasında, ‘basit’ düşünmenin ‘saf’ bir yerden olduğunu ve kıymetini anladık.

Berfin Zenderlioğlu: İlk okumasında daha gölgeler ve görseller oluştu. Sonrasında ışıktan dekora, kostümden oyuncuya, önceliğim olan; ‘onlar benim dünyama, ben onların dünyasına ne kadar yaklaşabiliyorum’un peşinde düştüm. Çünkü ben, oyuncu merkezli tiyatro yapıyorum… Dünyada bir sürü olumsuzluklar oluyor ve belki de bir kaçış, var olma benim-bizim için tiyatro. Oyun oynama haliyle, bir nevi ruh sağlımızı koruyoruz. Bu bir yanıyla temiz ve eğlenme hali ve bu hali unutmamak lazım! Dans tiyatrosunun öncüsü Pina Bausch’un söylediği sözü kıymetli buluyorum: ‘Benim için insanların nasıl hareket ettiği değil, insanları neyin harekete geçirdiği önemlidir.’ Metinle çalışırken de fondaki şarkım; Fazıl Say ve Serenad Bağcan’da ‘İnsan İnsan’…

*BBT ‘de bu sezon neler var?

A. Rıza Kubilay: Bu sezon ‘bir sorun mu var?’ hashtag’i ile sosyal medya tanıtımlara başladık. Özgürlük, dayanışma, sevmek, insan, vicdan, öteki gibi alt başlıklarla sezon tanıtımını sürdürüyoruz. Oyunlarımız arasında Jonas Hassen Khemiri’nin yazdığı, Caner Akdeniz’in yönettiği “Kardeşlerimi Arıyorum” ; İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında yer alan, Ceren Ercan’ın yazdığı ve Yelda Baskın’ın yönettiği “Seni Seviyorum Türkiye” ; Emrah Eren’in proje tasarımını, Çiğdem Erken’in müzik direktörlüğünü üstlendiği, Türkiye müzikal tarihinin anlatıldığı “Cıngıllı” ise Aralık’ta seyirci ile buluşacak. Geçtiğimiz sezon Avrupa’da pek çok farklı tiyatro tarafından sahnelenen Ferdinand Von Schirach'ın “Terör”ü ise ilk kez BBT’de sahnelenecek. Oyunu Nurkan Erpulat yönetiyor.

Program için: www.bbt.bel.tr




]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2017/11/bakirkoy_sokaklarinda_sherlock_holmes_h1692_0a845.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2017/11/bakirkoy_sokaklarinda_sherlock_holmes_h1692_0a845.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2017/11/bakirkoy_sokaklarinda_sherlock_holmes_h1692_0a845.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2017/11/bakirkoy_sokaklarinda_sherlock_holmes_h1692_0a845.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/kultur-sanat/bakirkoy-sokaklarinda-sherlock-holmes/1692/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Nov 2017 19:55:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[CHP &#039;li Ali Öztunç ile kitabı “Devr-i Mahzuni” üzerine söyleşi]]></title>
			<description><![CDATA[Ali öztunç gazetecidir.. Gazi Üniversitesi iletişim fakültesi mezunuyum. Uzun yıllar Türkiye’nin en saygın televizyon ve gazetelerinde gazetecilik yaptım. Daha...]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ali öztunç gazetecidir.. Gazi Üniversitesi iletişim fakültesi mezunuyum. Uzun yıllar Türkiye’nin en saygın televizyon ve gazetelerinde gazetecilik yaptım. Daha sonra siyasete girdim. Önce CHP’nin RTÜK üyesi oldum; ardından da 1 Kasım 2015 seçimlerinde CHP’nin Kahmaramanmaraş milletvekili adayı oldum. Çok az bir oy ile 400-500 oy kadar seçimi kaybettik. Ama siyaseti sürdürüyorum. Şu anda CHP Parti Meclisi üyesiyim. Çeşitli gazeteci dernekleri ve sivil toplum örgütlerinde görev almaktayım.

-Mahzuni Şerifle ilgili böyle bir kitap yazma ihtiyacı nereden doğdu?

Ben Maraşlıyım. Aşık Mahzuni’nin hemşerisiyim yani. Çocukluğumuz Mahzuni türkülerini dinleyerek geçti. Aynı zamanda Mahzuni’nin ailesi ile de dostuz. Oğlu Ali ve eşi Fatma Ana ile böyle bir kitap yazmaya karar verdik. 20 binin üzerinde şiir, 450 civarında plak ve albümü olan Mahzuni Şerif’in gelecek nesillere aktarılması gerekmektedir. Binlerce türküsü var ve toplumsal mesajları en iyi veren ozanlardan birisidir. Aşık Veysel, Mahzuni Şerif’i asrın Pir Sultan’ı olarak tanıtıyor. Bizim de görevimiz böyle büyük bir ozanı gelecek nesillere taşımak olmalıdır. Bu amaçla kitabı hazırladım.



-Mahzuni’nin hakkında bu kadar özel bilgiye nasıl sahip oldunuz?

Öncelikle ailesi yardımcı oldu. Mahzuni babanın kendi özel arşivini bana açtılar. Yazdığı mektupları, notları, türkü sözlerini verince kitap daha da güzel oldu. Ayrıca Mahzuni Baba kendisi hayatının bir bölümünü kaleme almış ancak tamamlaması mümkün olmamış. Ondan da çok faydalandık. Arkadaşları, yakınları , dostları ve kendi röportajlarından da yararlandık.

-Okuyucuya bu kitapla neyi ulaştırmayı hedeflediniz?

Okuyucuya bir kez daha ozanlığı anlatmak istedik. Mahzuni aracılığıyla ozanlığın ne kadar ulu bir görev olduğunu anlatmak istedik. Aynı zamanda az önce söylediğim gibi Mahzuni Şerif’in gelecek kuşaklara taşınmasını istedik. İçinden geçtiğimiz dönemde Mahzuni Şerif gibi toplumsal duyarlılığı yüksek bir ozana ihtiyacın olduğunu göstermek istedik. Bugün Amerika’ya kızanlar yıllar önce Mahzuni’nin ‘Amerika katil katil’ türküsünü dinlemiyorlardı. Hatta Mahzuni’yi suçluyorlardı. Ancak o kesim şimdi ‘Amerika katil’ demeye başladı. Hırsıza soyguncuya ‘yuh yuh’ çeken Mahzuni hala dinleniyor ve haklı bulunuyor. Düşünsenize Türkiye’nin tüm liderlerine türkü yazmış Mahzuni. Demirel’e çok ağır türküler yazmış. Denizlerin idamı üzerine ‘erim erim eriyesin’ demiş Nihat Erim’e. Hapislere girmiş, işkenceler görmüş, ama hiç yılmamış ve hep doğruyu söylemeye devam etmiş. Bugün sanatçılara bakıyoruz; en ufak bir baskı üzerine hemen kaçacak delik arıyorlar. Yeni kuşağın da Mahzuni’yi tanıyarak biraz ders almasını istedik.

-Sanırım bu ilk kitabınız… Yazarlık kariyerine adım attınız, buna devam edecek misiniz?

Hayır ikinci kitabım. İlk kitabımda Afganistan ve Irak savaşlarında yaşadıklarımı yazmıştım. Her iki savaşı da savaş muhabiri olarak takip etmiş sonra anılarımı ‘En Son umutlar ölür’ isimli kitabımda yazmıştım. Şimdi Mahzuni babayı yazdık. Önümüzdeki süreçte çok daha güzel bir projem var onunla da okuyucularımız ile buluşacağım.

-Son olarak eklemek istediklerinizi bu başlık altında alabiliriz…

Mahzuni, gerçekten de Aşık Veysel’in dediği gibi asrın Pir Sultan’ıdır. Anadolu aydınlanmasının en önemli isimlerinden birisidir. Sayfalarca kitap ile anlatılamayacak olan bir şeyi iki cümle ile halk dilinde anlatan büyük bir ozandır. Köy yaşamını , Anadolu’nun gariban çocuklarının perişanlığını, şehirlerin beyaz yakalıları ile buluşturan bir ozandır. Bu kitapta Mahzuni’nin bilinmeyen tüm özelliklerini öğreneceksiniz. Hangi türküyü nerede kime yazdığını bulacaksınız. Caezaevi anılarını, nasıl işkence gördüğünü, sanatçı arkadaşları ile ilişkilerini ve neler yaşadığını. Umarım okuyucalırımız beğenirler.




Tahmini okuma suresi: 3 dakika.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2017/10/chp_li_ali_oztunc_ile_kitabi_devr_i_mahzuni_uzerine_soylesi_h1620_8fb40.png</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2017/10/chp_li_ali_oztunc_ile_kitabi_devr_i_mahzuni_uzerine_soylesi_h1620_8fb40.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2017/10/chp_li_ali_oztunc_ile_kitabi_devr_i_mahzuni_uzerine_soylesi_h1620_8fb40.png"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2017/10/chp_li_ali_oztunc_ile_kitabi_devr_i_mahzuni_uzerine_soylesi_h1620_8fb40.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/kultur-sanat/chp-li-ali-oztunc-ile-kitabi-devr-i-mahzuni-uzerine-soylesi/1620/</link>
			<pubDate>Tue, 17 Oct 2017 12:58:05 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[BBT, özgün ve cesur repertuvarı ile yeni sezona hazır]]></title>
			<description><![CDATA[Bakırköy Belediye Tiyatroları özgürlük, dayanışma, sevmek, insan, vicdan, öteki gibi alt başlıklarla sezon tanıtımını sürdürüyor.
Bakırköy Belediye Tiyatroları (BBT) bu sezon “bir sorun mu var?” hashtag’i ile sosyal medya tanıtımlarına başladı. Özgürlük, dayanışma, sevmek, insan, vicdan, öteki gibi alt başlıklarla sezon tanıtımını sürdürüyor. Bu kelimeler aracılığıyla bugün tüm dünyaya hâkim olan tekinsiz atmosfere dikkat çekilirken bir yandan da sezon repertuvarına dair ipuçları veriliyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ www.bakirkoygazetesi.com haberine göre,BBT’de seçimle göreve gelen Alican Yücesoy’un Genel Sanat Yönetmenliği’nde çalışan genç ekip, üçüncü sezonunda da seyirciye yenilikçi bir repertuvar sunuyor. Ülkede ve dünyada olanlara duyarlı, zamanın ruhuna tiyatro yoluyla tepki veren bir sanat politikası izlemeyi amaçlayan BBT’de, yeni metinler ve güncelle ilişkisini canlı tutan içerikler göze çarpıyor. Bu sezon sahnelenen oyunların tümü İstanbul’da ilk kez seyirci ile buluşacak.

‘KARDEŞLERİMİ ARIYORUM’ VE SHERLOCK HAMİD

Politik olana yeni bir dil kazandıran Jonas Hassen Khemiri’nin ‘Kardeşlerimi Arıyorum’ isimli oyunu Ekim ayında prömiyer yapacak. Almanya’daki rejileri ile tanınan Caner Akdeniz’in yönettiği oyunda; günümüzde metropolleri saran şehir terörü yenilikçi ve dinamik bir söylem ile ele alınıyor Ahmet Sami Özbudak’ın, Bakırköy semtinden ilham alarak yazım sürecine başladığı ‘Sherlock Hamid’ de Ekim ayında prömiyer yapacak oyunlar arasında. İstibdat döneminde geçen müzikli oyun; dönemin baskı atmosferi içinde renkli karakterleri ile bir cinayetin izini sürüyor. Polisiye türüne göz kırpan Sherlock Hamid’i son yıllarda alternatif tiyatrolarda başarılı oyunlara imza atan genç yönetmen Berfin Zenderlioğlu yönetiyor.

KASIM VE ARALIKTA 3 OYUN BİRDEN

İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında Kasım ayında prömiyer yapacak olan ‘Seni Seviyorum Türkiye’ değişen koşulların içinde ülkeye dair hoşnutsuzlukları olanların aidiyet ile kurdukları ilişkiyi sorguluyor. Kalanların ve bir ülkeyi sevmeye çabalayanların hikâyesini anlatan oyunun yazarı Ceren Ercan, yönetmeni ise Yelda Baskın. Emrah Eren’in proje tasarımını, Çiğdem Erken’in müzik direktörlüğünü üstlendiği ‘Cıngıllı’, Aralık ayında seyirci ile buluşacak. Eren’in tematik konser olarak tanımladığı proje; yerli müzikallerimizden örnekleri Türkiye tarihi ile iç içe geçirerek seyirciye keyifli bir seyirlik sunuyor.

Geçtiğimiz sezon Avrupa’da pek çok farklı tiyatro tarafından sahnelenen Ferdinand von Schirach’ın ‘Terör’ isimli oyunu İstanbul’da ilk kez BBT’de sahnelenecek. Oyun; bugünün dünyasında devlet ve insan arasındaki ilişkiyi hukuk açısından tartışmaya açıyor. İnteraktif bir yapısı olan oyunda; yakın zaman önce gerçekleşen bir uçak kaçırma girişimi ekseninde pek çok güncel soru masaya yatırılıyor. Terör’ü; yenilikçi ‘Gülünç Karanlık’ rejisi ile BBT seyircisinin dikkatini çeken Nurkan Erpulat yönetiyor.

ÇOCUKLAR DA UNUTULMADI

Çocuk tiyatrosunda yeni bir dil arayışını önemseyen BBT, bu sezon Özer Tunca’nın ‘Otobüs Durağında Üç Bencil’ oyununu Burak Dur’un özgün rejisi ile seyirci ile buluşturuyor.
Geçtiğimiz sezonlardan devam eden oyunlar ise şöyle; William Shakespeare’in yazdığı, Tim Supple’ın yönettiği ‘Yanlışlıklar Komedyası’, İnci Aral’ın eserinden Emrah Eren’in uyarlayıp yönettiği ‘Kıran Resimleri’, Jean Genet’nin yazdığı, Oğuz Utku Güneş’in yönettiği ‘Hizmetçiler’ ve Wolfram Lotz’un yazdığı, Nurkan Erpulat’ın yönettiği ‘Gülünç Karanlık’. Ekip sezon boyunca pek çok sürpriz etkinliğe dair çalışmalarını da sürdürüyor. Uluslararası alandaki ortaklıklarla sahnesini yeni deneyimlere açık tutarak içeriğini daha da genişletmeyi hedefliyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2017/09/bbt_ozgun_ve_cesur_repertuvari_ile_yeni_sezona_hazir_h1503_78fdd.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2017/09/bbt_ozgun_ve_cesur_repertuvari_ile_yeni_sezona_hazir_h1503_78fdd.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2017/09/bbt_ozgun_ve_cesur_repertuvari_ile_yeni_sezona_hazir_h1503_78fdd.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2017/09/bbt_ozgun_ve_cesur_repertuvari_ile_yeni_sezona_hazir_h1503_78fdd.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/kultur-sanat/bbt-ozgun-ve-cesur-repertuvari-ile-yeni-sezona-hazir/1503/</link>
			<pubDate>Wed, 06 Sep 2017 12:50:34 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Bakırköy Belediye Tiyatrolarına bir ödül daha ‘En İyi Tiyatro Oyunu Ödülü"]]></title>
			<description><![CDATA[Bakırköy Belediye Başkanı Dr.Bülent Kerimoğlu"Ülkemizin seçkin tiyatro ödüllerinden 20'ye yakın ödül alan, BBT'nin gururu "Gülünç Karanlık" adlı oyunumuzun oyuncularının ziyaretindenbüyük memnuniyet duydum. BBT Genel Sanat Yönetmeni Alican Yücesoy olmak üzere BBT'nin tüm emekçilerini bütün kalbimle kutluyorum."dedi

]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türkiye Gençlik Ödülleri’nde BBT’nin ‘Gülünç Karanlık’ adlı oyunu ‘En İyi Tiyatro Oyunu Ödülü’nü kazandı. Ödülü almak için törene katılan Alican Yücesoy söyledikleriyle geceye damgasını vurdu.
Türkiye Gençlik Ödülleri önceki gece düzenlenen törenle sahiplerini buldu.

Geceye damgasını vuran ise Bakırköy Belediye Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Alican Yücesoy’un, oyunun oyuncularından Elif Ürse, Doğacan Taşpınar ve Erol Ozan Ayhan’la birlikte, “Gülünç Karanlık” oyununa verilen ‘En İyi Tiyatro Oyunu Ödülü’nü almak üzere sahneye çıktığında yaptığı konuşma oldu.

GECEYE DAMGA VURAN KONUŞMA

Yücesoy, bu ödülü gençlerin oylarıyla almanın çok değerli olduğunu vurguladığı konuşmasında, çürümeye terk edilen ve yıkılıp AVM yapılan sinema ve tiyatro binalarını hatırlatarak, “Zorbalıkları unutmayın” dedi: “AKM, Aziz Nesin Sahnesi, Taksim Sahnesi, Alkazar Sineması, yerinden edilen İnci Pastanesi... Tüm bunlar sadece taş duvarlar değildi. Orayı dolduran insanlar, anılar, sesler, sözlerdi.

Bir şehre karakterini veren bu hafıza, bilinçli ya da bilinçsiz bir politikayla gün gün yok edildi. Meydan dümdüz edildi. Emek’i yıkmak ve yerine bir AVM dikmek için yapılan zorbalıkları hiçbir zaman unutmayın. 2010’dan beri sokakta adım adım verilen mücadeleyi de...”

‘Şiddetle bastıran bir zihniyet’

Yücesoy konuşmasına Emek Sineması’nın yıkımına karşı verilen mücadelenin öneminden bahsederek, şu ifadelerle devam etti: “7 Nisan 2013’ü hatırlayın: O gün yaşadıkları kent ve sinemalarının geleceği konusunda söz hakkı isteyen insanları gaza boğdular. Costa Gavras da oradaydı, Erden Kıral da, sen de, ben de... Hepimiz oradaydık. Grand Pera bir ‘kültür merkezi’ olmuş... O kültürü var eden insanların iradesini hiçe sayan, şiddetle bastıran bir zihniyetten nasıl bir kültür merkezi çıkar sizce?

Emek’in kırmızı perdesi, çalışanları, orada izlenen filmler, sinemaya o binanın ruhuyla âşık olan genç, orada tanışan insanlar, hep aynı koltuğa bilet alan sinefil, koltuklarında öpüşen gençler, salonu dolduran düşünceler şimdi evsiz. ‘Emek’i koruyamayan hayatını da koruyamaz demişti’ o gün sokağı dolduranlar. Bu sözü tekrar düşünme günüdür bugün.”
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2017/05/bakirkoy_belediye_tiyatrolarina_bir_odul_daha_en_iyi_tiyatro_oyunu_odulu_h1053_0db42.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2017/05/bakirkoy_belediye_tiyatrolarina_bir_odul_daha_en_iyi_tiyatro_oyunu_odulu_h1053_0db42.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2017/05/bakirkoy_belediye_tiyatrolarina_bir_odul_daha_en_iyi_tiyatro_oyunu_odulu_h1053_0db42.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2017/05/bakirkoy_belediye_tiyatrolarina_bir_odul_daha_en_iyi_tiyatro_oyunu_odulu_h1053_0db42.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/kultur-sanat/bakirkoy-belediye-tiyatrolarina-bir-odul-daha-en-iyi-tiyatro-oyunu-odulu/1053/</link>
			<pubDate>Thu, 18 May 2017 12:00:22 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[BAKIRKÖY"DE "MEMLEKETİM NAZIM HİKMET"MÜZİKLİ GÖSTERİ]]></title>
			<description><![CDATA[“Memleketim Nâzım Hikmet” isimli müzikli gösteri, Bakırköy Belediyesi Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi’nde Bakırköylülerle buluştu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Nâzım Hikmet’in doğumunun 115. yıl dönümünde ; gazeteci-yazar Enver Aysever’in yazdığı ve tiyatro sanatçısı Melda Gür ile birlikte sahnelediği “Memleketim Nâzım Hikmet” isimli müzikli gösteri Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Bülent Kerimoğlu’nun da katılımıyla Bakırköy Belediyesi Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi’nde Bakırköylülerle buluştu.

“Bu bir şairin öyküsü. Bu bir hasretlik öyküsü. Nazım Hikmet memleket, memleket Nâzım Hikmet... Bu onun türküsü" sözleri ile gösteriye başlayan Aysever, Melda Gür ile birlikte şair Nazım Hikmet’in yaşamından kesitleri şiirsel bir dil ile aktardı. Gösteriye Özge Metin, Çiğdem Erken, Gökhan Büyükkara ve Mustafa Soydemir kendi besteleriyle eşlik etti.

Ayrıca izleyiciler gösterinden önce, Bakırköylü Sanatçılar Derneği tarafından düzenlenen Nazım Hikmet Resim Sergisi’ni ziyaret etme olanağı buldu.

Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Bülent Kerimoğlu da yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Nazım Hikmet Ran’ın doğumunun 115. Yılında hem müzikli gösteriye hem de resim sergisine Bakırköy Belediyesi olarak ev sahipliği yapmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Ülkemizde iz bırakan kültür-sanat ustalarını anmaya devam edeceğiz.”
 


]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2017/01/bakirkoyde_memleketim_nazim_hikmetmuzikli_gosteri_h881_5fb1d.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2017/01/bakirkoyde_memleketim_nazim_hikmetmuzikli_gosteri_h881_5fb1d.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2017/01/bakirkoyde_memleketim_nazim_hikmetmuzikli_gosteri_h881_5fb1d.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2017/01/bakirkoyde_memleketim_nazim_hikmetmuzikli_gosteri_h881_5fb1d.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/kultur-sanat/bakirkoyde-memleketim-nazim-hikmetmuzikli-gosteri/881/</link>
			<pubDate>Tue, 17 Jan 2017 18:37:03 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Gündemin en çok konuşulan konularından biri oldu]]></title>
			<description><![CDATA[Beyoğlu’nda Mart ayında kapılarını sanatseverlere açmaya hazırlanan tarihi Emek Sineması, Twitter’da "EmekSinemasıYenidenDoğdu" hashtagi ile TT (Trend Topic) listesine girerek, gündemin en çok konuşulan konularından birisi oldu. Mart ayında...]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Beyoğlu’nda Mart ayında kapılarını sanatseverlere açmaya hazırlanan tarihi Emek Sineması, Twitter’da "EmekSinemasıYenidenDoğdu" hashtagi ile TT (Trend Topic) listesine girerek, gündemin en çok konuşulan konularından birisi oldu. Mart ayında perdelerini açmak için gün sayan Emek Sineması, Twitter’da gündemin en çok konuşulan konularından birisi olarak TT (Trend Topic) listesine girdi. Haberin duyulmasının ardından milyonlarca sosyal medya kullanıcısı "EmekSinemasıYenidenDoğdu" hashtagi ile paylaştıkları mesajlarla tarihi Emek Sineması’nın yeniden inşa edilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirirken, Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan’a teşekkür etti."TEŞEKKÜRLER BAŞKANIM"Sosyal medya kullanıcılarının tarihi Emek Sineması’nın yeniden inşa edilmesiyle ilgili Twitter üzerinden yaptığı paylaşımların bazıları şöyle:R.Sezer Katırcıoğlu: Beyhude protestolarla günlerce gündemi meşgul ettiler fakat Emek Sineması Yeniden Doğdu teşekkürler @AhmetMisbah BşknmArzu Erdoğral: Emek Sineması tadilat yalanıyla kapatılıyor diyenler şu an renginizi harbi merak ediyorum  Emek Sineması Yeniden DoğduÇağdaş Yıldız: Emek Sineması gerçekten tarihine yakışır hale gelmiş, yenilenmiş. Dünyadaki örnekleri gibi yeni bir çekim merkezi olmaya aday.Canan  Kuzu : Emek sineması çok şükür AVM  olmadı, restore edilmiş yapanların ve yıkılmaması için mücadele edenlerin yüreğine sağlık"2016’NIN EN BÜYÜK HEDİYE PAKETİ EMEK SİNEMASI"Beyoğlu’nun tarihi simgelerinden birisi olan Emek Sineması yeniden inşa edilerek hayata döndürüldü. İstiklal Caddesi’ndeki Grand Pera projesi kapsamında inşa edildiği dönemin mimari özelliklerine uygun şekilde yeni mekanına taşınan Emek Sineması, 820 kişilik seyirci kapasitesi, bin 250 metrekarelik fuaye alanı ve teknolojik donanımıyla kapılarını Mart ayında sanatseverlere açmaya hazırlanıyor.Tarihi Emek Sineması hakkında açıklamalarda bulunan Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, "Beyoğlu için 2016’nın en büyük hediye paketi Emek Sineması’dır"(İHA)]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2016/01/gundemin_en_cok_konusulan_konularindan_biri_oldu.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2016/01/gundemin_en_cok_konusulan_konularindan_biri_oldu.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2016/01/gundemin_en_cok_konusulan_konularindan_biri_oldu.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2016/01/gundemin_en_cok_konusulan_konularindan_biri_oldu.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/kultur-sanat/gundemin-en-cok-konusulan-konularindan-biri-oldu/460/</link>
			<pubDate>Tue, 12 Jan 2016 09:56:05 +0200</pubDate>
			</item></channel>
</rss>