<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
         <channel>
         <title>Güvenlik</title>
         <link>https://www.gelecekgundem.com/guvenlik/</link>
         <description></description><item>
			<title><![CDATA[Bakan Tunç'tan Özgür Özel'in 'İBB davası borsası' sözlerine yanıt]]></title>
			<description><![CDATA[Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in "İBB davası borsası" oluşturuldu diyerek adını açıkladığı avukat Mehmet Yıldırım'ın gözaltına alınmasına ilişkin soruyu yanıtladı. Tunç, "Kimin elinde belge, bilgi varsa gitsin yargı makamlarına versin. Gitsin Hakimler ve Savcılar Kurulu'na versin. Mutlaka gereği yapılır eğer varsa elinizde böyle bir belge" dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, gündeme ilişkin basın mensuplarına açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.

'Sahte diploma' iddiaları ile ilgili bir soruya yanıt veren Tunç, "Sahtecilikle ilgili soruşturmayı başlatan yargımız. 13 Ağustos 2024 tarihinde yargı teşkilatına, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na bir kamu kurumumuzdan yapılan bir ihbarla başlatılan bir soruşturma söz konusu. Bunu ortaya çıkaran yargı. Dolayısıyla sanki yargının ortaya çıkarmadığı, birilerinin hatırlattığı bir husus varmış gibi kamuoyunda bir dezenformasyon yapılıyor" dedi.

Tunç, şöyle devam etti: "Özellikle bu sahtecilik şebekesinin, bu çetenin ortaya çıkarılmasıyla ilgili olarak soruşturma makamı olan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı etkin bir soruşturma başlatıyor. Ve özellikle bu şebekenin, bu çetenin tüm unsurlarıyla, kişileriyle, detaylarıyla ortaya çıkarılması gerekiyordu ve bu kapsamda gizli yürütülen bir soruşturma."

Soruşturma hakkında bilgi veren Tunç, "Gizlilik kapsamında yürütülürken kolluk görevlilerimiz süreç içerisinde yakalamalar yaptı, gözaltılar yapıldı. O operasyonlarda gözaltına alınan 220 kişi hakkında adli işlem yapıldı. 220 kişiden 199'u hakkında kamu davası açıldı, 37 kişi hakkında da tutuklama kararı verildi. Ve 150'si hakkında da adli kontrol kararı var" diye konuştu.

ÖZGÜR ÖZEL'İ HEDEF ALDI

CHP'li belediyelere yönelik soruşturmalar hakkında konuşan Tunç, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'i hedef aldı.

Bakan Tunç, şunları söyledi:

"Büyükşehir Belediyesi ve bazı ilçe belediyeleri ile ilgili yolsuzluk, rüşvet, ihaleye fesat karıştırmasıyla ilgili gündemde olan konularla ilgili ana muhalefet partisi lideri, daha soruşturmanın ilk anından itibaren, ilk gözaltılardan itibaren maalesef yargı mensuplarımıza, yargı teşkilatımıza, savcılara, hakimlere yönelik yakışıksız ifadeler kullanıyor. Daha ilk andan itibaren henüz dosyanın içeriğini bilmeden ve delilleri görmeden birtakım beyanlarla bu adli soruşturmaları sanki siyasi maksat ile yapılıyormuş gibi bir izlenim uyandırmaya çalıştı, çalışmaya devam ediyor.

Bu soruşturmalar devam ederken itirafçı beyanları, soruşturmanın başlangıcı zaten kendi arkadaşlarının, birtakım CHP'lilerin başvurularıyla, beyanlarıyla, ortaya çıkan soruşturmalar. Sonrasında adli süreç, soruşturma başladığında itiraflarla ve dijital kayıtlar ve kolluğun ulaştığı belgeler ışığında soruşturma genişletildi."

ÖZEL'İN 'İBB DAVASI BORSASI' AÇIKLAMASI

Bakan Tunç'a, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in "İBB davası borsası" oluşturuldu diyerek adını açıkladığı avukat Mehmet Yıldırım'ın gözaltına alınması da soruldu.

Tunç, "Kimin elinde belge, bilgi varsa gitsin yargı makamlarına versin. Gitsin Hakimler ve Savcılar Kurulu'na versin. Mutlaka gereği yapılır eğer varsa elinizde böyle bir belge" yanıtını verdi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2025/08/bakan-tunc-tan-ozgur-ozel-in-ibb-davasi-borsasi-sozlerine-yanit-5762.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2025/08/bakan-tunc-tan-ozgur-ozel-in-ibb-davasi-borsasi-sozlerine-yanit-5762.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2025/08/bakan-tunc-tan-ozgur-ozel-in-ibb-davasi-borsasi-sozlerine-yanit-5762-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2025/08/bakan-tunc-tan-ozgur-ozel-in-ibb-davasi-borsasi-sozlerine-yanit-5762.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/bakan-tunc-tan-ozgur-ozel-in-ibb-davasi-borsasi-sozlerine-yanit/16544/</link>
			<pubDate>Fri, 08 Aug 2025 12:12:49 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Mit'ten Nokta Operasyon İstiklal Caddesi saldırısının planlayıcısı öldürüldü]]></title>
			<description><![CDATA[Terör örgütü PKK/KCK-PYD/YPG'nin Suriye'deki sözde istihbarat yapılanmasında sorumlu seviyede faaliyet gösteren Mazlum Afrin kod Nabo Kele Hayri, Milli İstihbarat Teşkilatı tarafından düzenlenen operasyonla Suriye'de etkisiz hale getirildi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[MİT, geçen yıl 6 kişinin hayatını kaybettiği İstiklal Caddesi'ndeki terör saldırısının planlayıcılarından PKK/KCK'lı Nabo Kele Hayri'yi Suriye Haseke'de etkisiz hale getirdi.



Ayrıntılar geliyor...
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/10/mit-ten-nokta-operasyon-istiklal-caddesi-saldirisinin-planlayicisi-olduruldu-5888.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/10/mit-ten-nokta-operasyon-istiklal-caddesi-saldirisinin-planlayicisi-olduruldu-5888.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/10/mit-ten-nokta-operasyon-istiklal-caddesi-saldirisinin-planlayicisi-olduruldu-5888-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/10/mit-ten-nokta-operasyon-istiklal-caddesi-saldirisinin-planlayicisi-olduruldu-5888.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/mit-ten-nokta-operasyon-istiklal-caddesi-saldirisinin-planlayicisi-olduruldu/15154/</link>
			<pubDate>Wed, 04 Oct 2023 14:38:41 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Dünya da Siber Saldırılarda Son iki yılda 133. sıradan 28’e yükseldik]]></title>
			<description><![CDATA[Kaspersky, Kazakistan'ın Almati şehrinde gerçekleştirdiği 'siber güvenlik haftası' kapsamında Türkiye'yi de ilgilendiren veriler açıkladı. Global çapta siber güvenlik tehditlerinin giderek arttığını vurgulayan firma, Türkiye'nin bu konuda başı çeken ülkelerden olduğunu açıkladı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türkiye'deki kuruluşlara yönelik casus yazılım saldırıları 2023 yılı başında yüzde 13,7 artarken, kişi başına maruz kalınan online saldırı sayısı ile son iki yılda 133. sıradan 28’e yükseldiği belirtildi.

Saldırıların artışının arkasındaki nedenlerden, en çok siber saldırıya uğrayan sektörlere, Rusya-Ukrayna savaşının sektöre etkilerinden yeni yatırımlara kadar değerlendirmelerde bulunan Türkiye CEO'su İlkem Özar, Akkuyu Nükleer Santrali'nin güvenliği için de görüşmelerinin devam ettiğini vurgulayarak, "Ayrıca Türkiye'de büyük bir iş ortağı ile yatırım yaparak bulut hizmeti verme hedeflerimiz var" vurgusunu yaptı.

Habertürk Teknoloji Editörü Cem Özenen’in haberine göre, günümüz dünyasında dijitalleşme diğer her çalışma biriminden daha önemli hale geldi. Kişisel olarak kullandığımız sosyal medya, internet hizmetlerinin yanı sıra şirketlerin ve hatta devletlerin dijitalleşmesi günümüzün olmazsa olmazı...

Tüm bu dijitalleşen dünya içerisinde sanal saldırıların gücü de fiziksel hırsızlığın çok daha üzerine çıkmış durumda elbette. Dünya çapında siber saldırılar her geçen gün daha fazlalaşırken, Türkiye bu alanda başı çeken ülkeler arasında üst sıralarda yer alıyor.

CASUS YAZILIM SALDIRISI 1 ÇEYREKTE YÜZDE 13,7 ARTTI

Casus yazılımlar, ince istemciler de dahil olmak üzere farklı cihaz türlerinin kullanıcıları için bir tehdit olmaya devam ederken, Firmanın META 2023'te açıkladığı istatistiklere göre, Türkiye'de 2023'ün 1. çeyreğinde ICS bilgisayarların yüzde 35,7'sinde saldırılar tespit edildi. Bu da 2023 yılının başında Türkiye'de casus yazılımlarla saldırıya uğrayan kullanıcıların oranı 2022'nin 4. çeyreğinden yüzde 13,7 artış gösterdiği anlamına geliyor. 2020 yılında kişi başına maruz kalınan online saldırı rakamları ile global çapta 133. sırada olan Türkiye, bu saldırılan artışı ile 2021 yılında 71'inci sıraya, 2022 yılında ise 28. sıraya kadar geldi. Bu artış diğer tüm ülkelerin üzerinde bir yükseliş oldu.

DARKWEB SALDIRILARINDA TÜRKİYE ZİRVEDE

Web'in web arama motorları tarafından indekslenmeyen kısmı olan Darkweb konusunda da Türkiye'deki saldırılar zirvede yer alıyor. Kaspersky'nin verdiği verilere göre, 2021-2022 yıllarında Darkweb aktiviteleri ile en yüksek oranda veri çalma işlemi Türkiye'de gerçekleştirilmiş. Bu yılların toplamında Türkiye'de 1.422.942 adet kayıtlı aktivite bulunurken en yakınındaki Güney Afrika'da 1.270.617 Darkweb saldırısı bulunuyor.

"DATA TOPLAMAK PARA ÇALMAKTAN DAHA DEĞERLİ!"

Artan siber saldırılar, bilinçsiz sosyal medya kullanımı, yapay zekânın hızla gelişimi riskleri ve artıları ile ilgili Kazakistan'daki toplantıda açıklamalarda bulunan Kaspersky Global Ar-Ge Birimi Kıdemli Güvenlik Araştırmacısı Maher Yamout, "Siber saldırıların temelinde yatan esas hedef çoğunlukla kişilerin paralarına veya banka hesaplarına ulaşmaktan çok daha büyük. Kişisel verilerin değerinin çok hızlı şekilde artmasını bu verilerin büyük firmalara satılabilir olması siber saldırıların arkasında yatan neden" şeklinde konuştu.

"YAPAY ZEKÂ MANİPÜLE EDİLEBİLİR"

Her yeni teknolojide olduğu gibi yapay zekâda (AI) da karşımıza çıkan birincil sorunun çalışması dışında diğer boyutların geri planda bırakılması olduğunu vurgulayan Yamout, "AI gelişiminde şu anda biz bu aşamadayız. Gelişimi henüz tamamlanmamış bir teknoloji ile karşı karşıyayız. Şu anda bunu halka açık hale getirerek kullanım esnasında eksiklerini görerek düzeltme yoluna gidiyorlar. Elbette bu da bazı güvenlik açıklarını ortaya çıkartabiliyor.

Yapay zekânın bütün bilgileri çok hızlı şekilde bir araya toplayabilmesi bunu esas çekici kılan kısmı. Çok büyük çaplı bir veriyi bir araya getirirken, soru-cevap üzerine çalışan bir sistem görüyoruz. Bu sistemde AI'ye ne kadar doğru soru sorarsanız o kadar doğru cevaplar alırsınız. Bu da bilgisayar korsanları tarafından belli manipülasyonlara açık olduğu anlamına geliyor. Ek yazılımlar oluşturmak için belirli kısıtlamalar ortadan kaldırılabiliyor ancak şu anda emekleme sürecinde olduğunu hatırlatmak gerekiyor. Yapay zekâ daha geliştiriliyor ve geleceğin teknolojisi olduğunu açıkça söyleyebilirim" ifadelerini kullandı.

"ÜLKELER GİZLİLİK RİSKLERİ SEBEBİYLE CHATGPT'Yİ YASAKLIYOR"

Bazı ülkelerin endişelerini olduğunu açıkladığını ve hatta özellikle Avrupa'da bazı ülkelerin ChatGPT'nin kullanımını yasakladığını dahi görüyoruz. Bu da büyük ölçüde gizlilik riskleri sebebiyle ortaya çıkan yasaklamalar.

Samsung kullanıcıları ChatGPT kullanırken, burada firmanın analiz etmesi amaçlı olarak 'Entelektüel Gizlilik Kaynak Kodu'nu ifşa ettiklerini fark ettiler. Firmaların kullanıcılarının bunu açıkça paylaşmalarına sebep olan bir uygulama olması, bunun bir de devletler içerisinde olduğunu düşünün, endişelerin esas kaynağı olarak ön plana çıkıyor" dedi.

"BİLİNÇSİZ SOSYAL MEDYA KULLANIMI BÜYÜK RİSK TEŞKİL EDİYOR"

Yalnızca yapay zekânın değil internetteki birçok kullanımın kişisel veriler açısından riskli olduğunu vurgulayan Maher Yamout, "TikTok gibi uygulamaların devlet kuruluşları tarafından yasaklanması böyle gelişmeler görüldüğü zaman çok da garip bir davranış değil. Kişisel verilerin, devlet sırlarının bu denli önemli olduğu bir ortamda sosyal medyada her bilgisini paylaşan kullanıcıların banka hesaplarına dahi kolayca girilebilecek tüm bilgilerin sosyal medya üzerinden bulunabileceği bir ortamdayız. Bu sebeple, her bilgiyi sosyal medyada paylaşmak da büyük risk teşkil ediyor" vurgusunu yaptı.

"EN FAZLA SALDIRIYI DEVLETLER ALIYOR"

Dünya çapında artış gösteren siber saldırıların en büyük oranda devletler ve devlet kuruluşları üzerinde olduğunun gözlemlendiğini vurgulayan Kaspersky uzmanları, ikinci sırada politikacıların, üçüncü sırada telekomünikasyon firmalarının ve ardından finans kuruluşlarının geldiğini belirtiyor.

Siber güvenlik haftası kapsamında açıklamalarda bulunan Kaspersky Türkiye Genel Müdürü İlkem Özar dünya çapında kriz ortamlarının veya savunma sanayi ve bağlantılı sistemlerde yapılan geliştirmeler siber saldırılara ülkeleri daha açık bir hale getirdiğini vurgulayarak Türkiye'deki siber saldırıların da özellikle deprem, seçim gibi iç karışıklığın artabildiği bu günlerde daha da yüksek seviyeye çıktığını belirterek, "Dünyada olduğu gibi Türkiye'de de kamu kurumları en çok saldırıya maruz kalırken ikinci sırada finans sektörü geliyor. En iyi güvenlik çözümleri bu alanlarda hizmet verenlerde olmasına karşın, alt kurumlardaki herhangi bir açıktan tüm kuruma sızabiliyorlar" ifadelerini kullandı.

BAĞLANTILI OTOMOBİLLER İÇİN KRİTİK UYARI: EĞLENCE SİSTEMİNE SIZAN OTOMOBİLE SIZAR

Geçtiğimiz haftalarda ortaya çıkan Tesla'nın siber güvenlik problemi ile ilgili de değerlendirmelerde bulunan İlkem Özar, "Gelişen teknoloji ile yollarda daha fazla gördüğümüz bağlantılı otomobillerde güvenlik problemleri daha da fazla hale geldi. Yalnızca eğlence sistemine müdahale edebilen bir siber saldırgan, bu yolla aracın sistemine giriş yapmış demektir. Bu bile başlı başına yeterli probleme sebep olabilecek bir siber güvenlik açığıdır. Kontrol altına alınmadığı taktire otomobilin tamamına müdahale edebilecek şekle bürünebilecek bir açığa yol açabilir" şeklinde konuştu.

"AKKUYU NÜKLEER SANTRALİNİN GÜVENLİĞİ İÇİN GÖRÜŞÜYORUZ"

Siber güvenliğin hayatın her alanında olduğunu vurgulayan Özar, "Siber güvenlik önlemleri yalnızca bilgisayarlar olarak düşünülmemeli, otomobillerden, akıllı evlere, akıllı şehirlerden nükleer santrallere birçok alanda siber güvenliğin önemi çok yüksek. Biz de nükleer santraller için sunduğumuz özel güvenlik çözümlerimizle Türkiye'de kurulan Akkuyu Nükleer Santrali için görüşme halindeyiz. Bu tesisin güvenliğini biz sağlamak için çalışmalarımızı yürütüyoruz" ifadelerini kullandı.

"TÜRKİYE'YE YENİ YATIRIM PLANLIYORUZ"

Dünya çapında Kaspersky'nin bulut hizmeti sunduğu, yaşanan gelişmeler sonrasında Türkiye'nin öneminin daha da çok arttığını vurgulayan İlkem Özar, "Türkiye'de çok büyük bir ortak ile geniş çaplı bir cloud (Bulut) hizmeti kurulumu için yatırım planlarımız var. Bunun için Türkiye'ye bir faaliyet merkezi kurmamız gerekiyor ve bu yatırım şu anda gündemde. 2023 sonu veya 2024 gibi bunu hayata geçirmek istiyoruz" şeklinde konuştu.

"RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI YÜZDE 30 CİRO KAYBETTİRDİ"

Dünya çapında sorunlara neden olan Rusya-Ukrayna savaşının Rus şirketi olan Kaspersky'i de olumsuz etkilediğini belirten CEO İlkem Özar, "İlk etapta yaşanan sorunlar sebebiyle bu durum şirketimize yüzde 30 civarında bir ciro kaybettirdi. Ancak şirketin Orta Doğu, Asya ve Türkiye'deki büyümesi ile bu açığı kapattık. Şirketin ana merkezinin Birleşik Krallıkta olması sebebiyle de ambargoların dışında kalarak birçok ülkede hizmetlerimize devam ettik" dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/05/dunya-da-siber-saldirilarda-son-iki-yilda-133-siradan-28-e-yukseldik-992.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/05/dunya-da-siber-saldirilarda-son-iki-yilda-133-siradan-28-e-yukseldik-992.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/05/dunya-da-siber-saldirilarda-son-iki-yilda-133-siradan-28-e-yukseldik-992-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2023/05/dunya-da-siber-saldirilarda-son-iki-yilda-133-siradan-28-e-yukseldik-992.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/dunya-da-siber-saldirilarda-son-iki-yilda-133-siradan-28-e-yukseldik/14495/</link>
			<pubDate>Tue, 09 May 2023 11:06:09 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Türkiye'de Cezaevleri 20 ilden kalabalık]]></title>
			<description><![CDATA[Cezaevlerinde bulunan tutuklu ve hükümlülerin sayısı 2021’de yüzde 11,6 artışla 297 bin 860 oldu. Cezaevindeki kişi sayısı Türkiye’nin nüfus sıralamasında en sonda bulunan 20 ilden daha kalabalık.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[

Avrupa Konseyi üyesi ülkeler arasında cezaevi nüfusu birinciliğini yıllardır hiçbir ülkeye kaptırmayan Türkiye’deki cezaevlerinde bulunanların sayısı nüfus hızının on katı artıyor. 2021 yılı sonu itibarıyla cezaevlerindekiler 20 ilin ayrı ayrı nüfuslarından daha yüksek bir sayıya ulaştı.

Ceza İnfaz Kurumu istatistiklerine göre, Türkiye’deki cezaevi nüfusu ülkedeki bozulmaya paralel hızla artıyor. Nüfus artış hızı 2021 yılında 1,2 olan Türkiye’de cezaevine girenlerin sayısındaki artış bunun yaklaşık on katı artarak yüzde 11,6 oldu. Ceza infaz kurumlarındaki kişi sayısı Türkiye’nin Yalova’dan itibaren ülkenin nüfus sıralaması açısından son 20 kentinden daha kalabalık bir sayıya ulaştı.

 

 

31 Aralık 2021 tarihindeki cezaevi nüfusunun yüzde 87,2’sini hükümlüler, yüzde 12,8’ini tutuklular oluşturdu. Türkiye'de 100 bin kişi başına düşen ceza infaz kurumundaki kişi sayısı 2011'de 172 iken 2019'da 351, 2020'de 319, 2021 yılında ise 352’ye çıktı. Geçen yıl 12 ve yukarı yaştaki her 100 bin kişiden 390'ı ceza infaz kurumuna girdi.



UYUŞTURUCU PATLADI

Yüzde 96,1’i erkekler, yüzde 3,9’u ise kadınlardan oluşan tutuklu ve hükümlülerin en çok işlediği suçlar önceki yıllara göre dikkati çekici bir farklılık gösterdi. Önceki yıllarda yaralama suçundan cezaevine girenler ilk sırada yer alırken ekonomik krizin büyüdüğü 2021 yılında daha çok hırsızlık suçu işlendi.

Uyuşturucu ile suçlananların ve hüküm giyenlerin oranı da arttı. 2020’de cezaevindekilerin yüzde 4,7'si uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile suçlanıyor ya da hüküm giyiyorken bu oran 2021’de yüzde 7,3’e çıktı.

2021 yılında ceza infaz kurumlarına giren hükümlüler arasında yüzde 14,7 ile hırsızlık suçu ilk sırada geldi. Yüzde 13,5'i kasten yaralama, yüzde 7,3'ü kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak, yüzde 5,8'i trafik güvenliğini tehlikeye sokma, yüzde 5,4'ü ise tehdit suçunu işlemekten hüküm giydi.

SUÇ SAYISI 900 BİN

Cezaevinde bulunanların işledikleri toplam suç sayısı 907 bin 38 oldu. Bunun 223 bin 327’si hırsızlık, 80 bin 81’i konut dokunulmazlığının ihlali, 64 bin 796’sı kasten yaralama, 58 bin 213’ü uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, 38 bin 298’i de uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ya da kullanmak olarak açıklandı.

999’U ÇOCUK

2021’de 12-17 yaş grubunda 999 çocuk cezaevine girdi. Bu kurumlara hükümlü statüsünde girişi sırasında çocuk yaşta (12-17 yaş grubu) bulunanların sayısı, 2020'de toplam bin 283 iken 2021 de bin 817’ye yükseldi. Bunların 122’sini 12-14 yaş grubundakiler oluşturdu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/11/turkiye-de-cezaevleri-20-ilden-kalabalik-8202.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/11/turkiye-de-cezaevleri-20-ilden-kalabalik-8202.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/11/turkiye-de-cezaevleri-20-ilden-kalabalik-8202-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/11/turkiye-de-cezaevleri-20-ilden-kalabalik-8202.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/turkiye-de-cezaevleri-20-ilden-kalabalik/13682/</link>
			<pubDate>Fri, 04 Nov 2022 13:11:08 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Mersin’de polisevine terör saldırısı: 1 polis şehit oldu, 1 polis yaralandı]]></title>
			<description><![CDATA[Mersin'in Mezitli ilçesi Tece Mahallesi'ndeki polisevine düzenlenen canlı bombalı terör saldırısında 1 polis şehit oldu 1 polis yaralı olarak hastaneye kaldırıldı. Bomba imha ekipleri bölgede kontrollü olarak patlama gerçekleştirerek bir bombayı daha imha etti. İçişleri, 1 şüphelinin silahıyla birlikte gözaltına alındığını duyurdu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Mersin’in Mezitli ilçesi Tece Mahallesi’ndeki polisevine saat 23.00 sıralarında terör saldırısı düzenlendi.

Edinilen bilgilere göre araç içinde bulunan kadın, polis kılığına girerek polisevine sızmaya çalıştı.

CANLI BOMBA ARACI PATLATTI

Durumu fark eden polisler aracın girmesini engelleyince silahlı çatışma çıktı. Bunun üzerine canlı bomba olduğu öğrenilen kadın aracı patlattı. saldırıda 1 polis memuru şehit oldu. 

1 polis de yaralı olarak hastaneye kaldırıldı.



İKİNCİ BOMBA İMHA EDİLDİ

Bölgede bomba imha ekipleri kontrollü olarak patlama gerçekleştirerek bir bombayı daha imha etti. Başsavcı Tolgahan Öztoprak da olay yerine gelerek incelemelerde bulundu.

İÇİŞLERİ BAKANLIĞI: 1 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI

 

İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, polisevine kimliği belirsiz kişilerce saldırı düzenlendiği belirtildi. Açıklamada “Ayrıca polisevinin uzağına bırakılan bir bomba düzeneği de kontrollü bir şekilde patlatılmıştır. Olayla ilgisi olduğu değerlendirilen bir şüpheli silahıyla birlikte gözaltına alınmıştır. Saldırıyı düzenleyenlerin yakalanmasına yönelik çalışmalara devam edilmektedir. Gelişmeler oldukça kamuoyuna bilgi verilecektir” denildi.



SORUŞTURMA BAŞLATILDI

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, saldırıyla ilgili soruşturma başlatıldığını duyurdu. Bakan Bozdağ, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda “Mersin ili Mezitli ilçesi Tece Polisevi'ne yapılan saldırıda yaralanan polislerimize Rabbimden acil şifalar diliyorum. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı, adlî soruşturma başlatmıştır. Saldırı bütün boyutlarıyla araştırılmakta ve soruşturulmaktadır” ifadelerini kullandı.

SOYLU MERSİN’E HAREKET ETTİ

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, saldırının ardından Mersin’e gitmek üzere Ankara’dan ayrıldı. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Mersin’deki polisevine yönelik terör saldırısında bir polisin şehit olduğunu, bir polisin de yaralandığını açıkladı.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Mersin'in Mezitli ilçesindeki polisevine yönelik saldırıya ilişkin açıklamalarda bulundu. 

İçişleri Bakanı Soylu: “(Mersin’de polisevine terör saldırısı) Bir tespit belli, ikisinin de kırsalcı olduğunu değerlendiriyoruz. Terör örgütü de belli, hangi terör örgütü olduğu” dedi.



Mersin’deki saldırının ardından bir şüpheli, uzun namlulu silahla birlikte yakalandı.

GÜVENLİK KAMERASI GÖRÜNTÜLERİ ORTAYA ÇIKTI

Mersin’in Mezitli ilçesindeki polisevi girişinde gerçekleşen saldırının güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı.

 

 

En az 2 saldırganın yaya olarak silahlarıyla birlikte polisevi girişine geldikleri görüldü. Güvenlik kamerası görüntülerinde siyah sırt çantalı bir kadının polisevi güvenliğine ateş edip kaçtığı görülüyor.

Çıkan çatışmada bir saldırgan kadının yaralanarak yere yattığı, diğer kadın saldırganın çatışmaya devam ettiği görülüyor. Kaçan saldırganın daha sonra aracına dönerek patlamayı gerçekleştirdiği öne sürülüyor.


]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/09/mersin-de-polisevine-teror-saldirisi-1-polis-sehit-oldu-1-polis-yaralandi-9245.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/09/mersin-de-polisevine-teror-saldirisi-1-polis-sehit-oldu-1-polis-yaralandi-9245.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/09/mersin-de-polisevine-teror-saldirisi-1-polis-sehit-oldu-1-polis-yaralandi-9245-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/09/mersin-de-polisevine-teror-saldirisi-1-polis-sehit-oldu-1-polis-yaralandi-9245.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/mersin-de-polisevine-teror-saldirisi-1-polis-sehit-oldu-1-polis-yaralandi/13448/</link>
			<pubDate>Tue, 27 Sep 2022 04:19:25 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Dünya Miras Listesi'ndeki Kapadokya'da betonlaşma]]></title>
			<description><![CDATA[Mimarlar Odası Ankara Şubesi Başkanı Tezcan Karakuş Candan, Ürgüp Belediyesi İşhanı Projesi'nin inşaatına yeniden başlandığını belirterek, "Hukuksuz bir şekilde devam eden bu inşaat sürecinde yapım ihalesinin iptal edilmesi ve inşaatın ivedilikle durdurulması gerekmektedir.'' dedi.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Mimarlar Odası Ankara Şubesi Başkanı Tezcan Karakuş Candan, Ürgüp Belediyesi İşhanı Projesi'nin inşaatına yeniden başlandığını belirterek, "Hukuksuz bir şekilde devam eden bu inşaat sürecinde yapım ihalesinin iptal edilmesi ve inşaatın ivedilikle durdurulması gerekmektedir. Ürgüp’te yapılan bu tahribat sürecinde, UNESCO Dünya Miras Listesi’nde olan ve Kapadokya'da belediyenin ve alan yönetiminin tahribata yol açan uygulamalarına yönelik Kültür Bakanlığı’nı göreve davet ediyoruz" dedi.

Tezcan Karakuş Candan, bugün yaptığı yazılı açıklamada, Resmi Gazete'de yayınlanan Kapadokya Alan Yönetmeliği'ne ve Kapadokya’da Ürgüp Belediyesi İşhanı Projesi'nin yeniden başlayan inşaat çalışmasına tepki gösterdi. Candan’ın açıklaması şöyle:

'Kapadokya beyliği mi kuruldu'

"UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Kapadokya’da bir yandan tarihi ve doğal alanlar tahrip ediliyor, Millet Bahçesi adı altında ticaret ve konut alanlarına hizmet edecek yapılaşma alanları yaratılıyor, içerisinden hızlı trenin geçtiği bir yandan yeni sermaye ilişkilerine olanak sağlanacak uygulamalar yapılıyor, diğer yandan da Resmi Gazete’de Kapadokya Alan Başkanlığı tarafından yayınlanan işlem tarifesi ile yapılacak her projeden işlem ücretleri alınması düzenleniyor. Kapadokya Beyliği mi kuruldu?

13 Aralık 2021 tarihinde, Ürgüp Belediyesi’nin tarihi mağaraları tahrip ederek iş hanı yapmasını 2863 sayılı Koruma Kanuna aykırı işlemleri nedeniyle görevini kötüye kullanmaktan Ürgüp Belediye Başkanı hakkında Mimarlar Odası Ankara Şube olarak suç duyurusunda bulunmuştuk. Suç duyurusu ve kamuoyunun verdiği tepkilerden kaynaklı, Ürgüp Belediyesi İşhanı Projesi bir süre durdu ve şimdi yeniden inşaata devam edilmekte ve tarihin üzerine beton dökülmektedir."

'Başka kapadokya yok'

Candan, 2863 sayılı Kanun’un 65. maddesinde, “Korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edilen yapıların herhangi bir şekilde (yıkılmaları, yanmaları, koruma kurulundan izin alınmadan yıktırılmaları vb) yok olmalarına sebep olanlar hakkında ceza mahkemelerinde yasal soruşturma açılmasına karar verilir” denildiğini hatırlatarak şunları kaydetti:

“Hukuksuz bir şekilde devam eden bu inşaat sürecinde yapım ihalesinin iptal edilmesi ve inşaatın ivedilikle durdurulması, bugüne kadar yapılan inşa faaliyetlerinin ise kaya formasyonuna yeni bir zarar vermesini önleyecek tekniklerle sökülerek alandan uzaklaştırılması gerekmektedir. Ürgüp’te yapılan bu tahribat sürecinde, UNESCO Dünya Miras Listesi’nde olan ve Kapadokya’da belediyenin ve alan yönetiminin tahribata yol açan uygulamalarına yönelik Kültür Bakanlığı’nı göreve davet ediyoruz.

Ürgüp Belediyesi tarafından Temenni Tepesi eteklerinde gerçekleştirilen ve tarihi mağaraların tahrip edildiği iş hanı projesi, aynı zamanda kültürel bir kıyımın da göstergesidir. Çok kültürlülüğün simgesi olan Kapadokya bölgesi, bu zengin kültürel birlikteliğin de yok edilmesinin ana mekanı haline gelmiştir. Kapadokya Alan Yönetimi ile sistematik şekilde devam eden, arka arkaya gelen bu uygulamalar hem Kapadokya bölgesine hem Ürgüp’te son günlerde yapılmaya çalışılan, içerinden hızlı tren geçen otel projesi, ikişer katlı villalar ve ranta hizmet eden Millet Bahçesi ve proje üretim süreçlerinde ücretlerin talep edildiği işlemler tarifesi, Kapadokya’da düzenin nereye gittiği konusunda tereddüt uyandırmaktadır. Başka Kapadokya yok. Mimarlar Odası Ankara Şubesi olarak hukuksal süreçlerimiz devam edecek. Kapadokya’da katliamı durdurun."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/04/dunya-miras-listesi-ndeki-kapadokya-da-betonlasma-4852.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/04/dunya-miras-listesi-ndeki-kapadokya-da-betonlasma-4852.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/04/dunya-miras-listesi-ndeki-kapadokya-da-betonlasma-4852-t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2022/04/dunya-miras-listesi-ndeki-kapadokya-da-betonlasma-4852.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/dunya-miras-listesi-ndeki-kapadokya-da-betonlasma/12498/</link>
			<pubDate>Mon, 11 Apr 2022 11:20:29 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Devlet böyle soyuluyor!]]></title>
			<description><![CDATA[Sayıştay, tünel inşaatında 19.5 bin liralık iş için 17 milyon lira ödendiğini, bir köprünün ayağının da 2.95 metre kısa yapıldığını tespit etti. 
Raporu okuyan Kuşoğlu, “Uykularım kaçtı” diye isyan etti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Karayolları Genel Müdürlüğü'nün hesaplarını inceleyen Sayıştay, Ovit Tüneli'nde yaklaşık maliyeti 19 bin 568 lira olarak hesaplanan bir iş için müteahhit firmaya 17 milyon lira ödendiğini ortaya çıkardı.

Sayıştay raporunu TBMM'de Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu'na soran CHP Milletvekili Bülent Kuşoğlu, “19 bin lira için 17 milyon lira ödenmiş. Köprü ayağı 2.95 metre daha kısa yapılmış, üstelik parası tam ödenmiş. Bu nasıl vicdan? Sayın bakan, gece bu raporu okuyunca canım sıkıldı, üzüldüm. Yataktan kalkamadım” diye isyan etti. 

Kuşoğlu, Ovit Tüneli'nin aydınlatması için 6 milyon yerine 21.5 milyon lira ödendiğini de söyleyip, “Bu vebaldir, günahtır” dedi. Kuşoğlu, Cumhurbaşkanlığı bütçesinde Sayıştay iddialarına yanıt verilmemesini eleştirdi.

BİR AYAĞI KISA

Sayıştay, Batman'ın Hasankeyf ilçesinde yaptırılan Başur Köprüsü'nde proje değişikliğine gidildiğini, üstelik  üst makamlardan onay dahi alınmadığını belirtti. Raporda, “Köprü çıkış kenar ayak ile orta ayak arasında şev stabilitesi sorunu bulunduğu, çatlaklar oluştuğu, orta ayak yüksekliğinin onaylı projesine göre 2.95 metre daha kısa yapıldığı tespit edilmiştir” denildi.

Sayıştay'ın köprü inşaatlarında müteahhit firma ile denetim elemanlarının proje üzerinde birlikte değişiklik yapıldığı tespitini de okuyan Kuşoğlu, “Ne demektir bu? Biliyorsunuz, bunu bilmek için müteahhit olmaya gerek yok. Bunların hesabını sormayacak mıyız? Hepimiz için bu vebaldir, günahtır” dedi.

963 MİLYONLUK ÖDEME 31 MİLYON GÖSTERİLMİŞ

Sayıştay'ın Avrasya Tüneli'yle ilgili çarpıcı tespitlerine de işaret eden Bülent Kuşoğlu, Avrasya Tüneli Projesi'nde idarece verilen talep garantilerinin hatalı muhasebeleştirildiğini, 2019 -2025 dönemi için toplam 963 milyon lira garanti ödemesi öngörülmesine rağmen kayıtlarda bunun 31 milyon lira olarak yer aldığını söyledi. Kuşoğlu, “Bu nasıl hesaplamalardır, bunlar nasıl kayıtlara geçiriliyor? Anlamak mümkün değil” dedi.


]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2020/11/devlet_boyle_soyuluyor_h9597_670ec.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2020/11/devlet_boyle_soyuluyor_h9597_670ec.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2020/11/devlet_boyle_soyuluyor_h9597_670ec.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2020/11/devlet_boyle_soyuluyor_h9597_670ec.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/guvenlik/devlet-boyle-soyuluyor/9597/</link>
			<pubDate>Sun, 29 Nov 2020 15:40:27 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[İstanbul’da avukatlık bürosunda feci dayak]]></title>
			<description><![CDATA[İstanbul Şişli'de iddiaya göre alacak verecek meselesini çözmek için avukatlık bürosunda buluşan taraflar kavgaya tutuştu. Kavgada feci şekilde dövülerek kanlar içinde kalan 2 kişi hastanelik oldu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
Olay, geçen hafta Esentepe’de bulunan avukatlık bürosunda yaşandı. 

Aralarında ticaret anlaşmazlığı bulunduğu öne sürülen taraflar avukat aracılığı ile anlaşmak için büroda buluştu. 

Tartışmaya başlayan taraflar kavgaya tutuştu.

Araya girenler tarafların yumruklu kavgasına engel olamadı.

Çıkan kavgada öldüresiye dövülen 2 kişinin yüzü kanlar içinde kalırken, olay polis ekiplerine bildirildi. 

Kısa sürede olay yerine gelen polis ekipleri, yaralı kişileri görünce sağlık ekiplerine haber verdi.

Bu sırada başından ciddi şekilde darbeler alan 2 kişi ambulans gelene kadar polis aracında bekledi. 

Bir süre sonra gelen sağlık ekipleri, ambulansa aldıkları yaralılara ilk müdahalede bulundu. Yaralılar, daha sonra tedavileri için hastaneye kaldırıldı.





“GÜVENİP GELDİK, SİLAHIMI ALIP DÖVDÜLER” 

Kavgada yaralanan kişi, “Bizi ‘görüşme yapalım’ diye buraya çağırdılar. 

Avukatlık bürosu olduğu için güvenip geldik. 

8 kişi bir anda vurmaya başladı. 

Kavga sırasında belimdeki taşıma ruhsatlı silahımı gördüler, ‘Demek buraya silahla geldiniz’ diyerek silahımı belimden çektiler.

Bizi zaten dövmüşlerdi, ben onlara silah çekmişim gibi dövmeye devam ettiler” dedi.

“SİLAH ÇEKTİLER DÖVDÜK” 

Tartıştıkları kişileri dövenler de, “Aramızdaki alacak verecek olayını çözmek için avukatlık bürosunda buluştuk. Silah çektiler, kavga çıktı, dövdük. 8 kişi yok. Onlar 2 kişi biz 3 kişiyiz. İkiye iki kavga yaptık araya girenler bizi ayırdı” diye konuştu. 

Polis kavgaya karıştıkları belirtilen kişileri gözaltına alarak polis merkezine götürdü. 

]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2020/10/istanbulda_avukatlik_burosunda_feci_dayak_h9292_9dbfa.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2020/10/istanbulda_avukatlik_burosunda_feci_dayak_h9292_9dbfa.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2020/10/istanbulda_avukatlik_burosunda_feci_dayak_h9292_9dbfa.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2020/10/istanbulda_avukatlik_burosunda_feci_dayak_h9292_9dbfa.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/guvenlik/istanbulda-avukatlik-burosunda-feci-dayak/9292/</link>
			<pubDate>Wed, 21 Oct 2020 10:42:13 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Türkiye&#039;nin sırlarını yurtdışına sızdırdılar! Casuslardan biri bakın kim çıktı]]></title>
			<description><![CDATA[Türkiye'nin Karadeniz ve Akdeniz’de sondaj çalışmaları yürüttüğü kritik süreçte şok operasyon. Ülkenin enerji ithalatına ilişkin kozmik bilgileri yabancı bir enerji devine sızdıran 6 kişilik hücre çökertildi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[


MİT ve İstanbul Emniyeti'nin aylardır izlediği hücrenin başı Emel Öztürk yakalandı.

Özel bir enerji şirketinde genel müdür yardımcısı olan Öztürk siyasi ve askeri casusluktan tutuklandı.

Emel Öztürk'ün, gizli bilgileri yabancı istihbaratçı sevgilisine de ilettiği belirlendi.

Hücrenin iki numaralı ismi Serkan Özbilgin ise, suikastla şehit edilen Danıştay Daire Başkanı M. Yücel Özbilgin'in oğlu.
 
Türkiye'nin Karadeniz'de Sakarya havzasında toplam 405 milyar metreküp doğalgaz kaynağı bulduğu ve Doğu Akdeniz'de de sondaj çalışmaları yürüttüğü kritik bir süreçte ülkemiz aleyhine enerji casusluğu faaliyeti yürüten bir hücre çökertildi. Sabah, uluslararası çalışan bir enerji casusluğu hücresine yönelik suçüstü operasyonunu kamuoyuna ilk kez açıklıyor.

Türkiye'nin ithalat yaptığı enerji devi yabancı bir şirkete gizli bilgileri sızdıran Emel Öztürk adlı enerji şirketi yöneticisi, siyasal ve askeri casusluk suçlamasıyla tutuklandı. Emel Öztürk, bir uluslararası özel şirkette genel müdür yardımcılığı yapıyordu, yani şirketin iki numaralı ismi pozisyonundaydı.

İstanbul Cumhuriyet Savcısı Gökalp Kökçü'nün yürüttüğü soruşturma kapsamında Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT) ve İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nün aylardır yürüttüğü araştırmalar sonucunda Öztürk'le birlikte çalışan beş hücre üyesine ulaşıldı.

YABANCI ŞİRKETE BİLGİ SIZDIRDI
 
SABAH'ın edindiği bilgi ve belgelere göre enerji casusluğu skandalına ilişkin ilk ipuçları 6 Nisan 2020'de İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapılan bir ihbarın araştırılması üzerine ortaya çıktı. Konu, espiyonaj (casusluk) kapsamına girdiği için İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nün yanı sıra MİT İstanbul Bölge Başkanlığı da soruşturma sürecinde savcılığa bilgi, belge temin etti.

Soruşturma derinleştirilince şüpheli Emel Öztürk'ün yabancı şirketten B. V. Y., L. S. S. ve L. D. O. adlı şahıslarla irtibatlı olduğu tespit edildi. Öztürk'ün B. V. Y.'ye ülke ekonomimizi etkileyen ve milyarlarca dolar ekonomik kayba yol açan/açabilecek kozmik bilgileri e-posta yoluyla ilettiği belirlendi. Şüpheli Öztürk'ün bir elektronik posta yazışmasında "Yabancı dostlarımız bu ayki bilgileri bekliyor" şeklinde beyanda bulunduğu da saptandı.

BİR CASUSLA İRTİBATLI
 
Emel Öztürk'ün ayrıca bir ülkenin başkonsolosluğunda görevli istihbaratçı G. S. isimli şahısla gönül ilişkisi yaşadığı ve elde ettiği gizli bilgileri bu şahısla da paylaştığı anlaşıldı.

Öztürk'ün, ilişki yaşadığı istihbaratçı G. S. hakkında "Benimki de ajan" dediği de tespit edildi. Emel Öztürk'ün, soruşturmaya konu olan gizli bilgileri kimden ve ne şekilde temin ettiği ile ilgili çalışmalar derinleştirilince de enerji sektöründe çalışan hücrenin diğer üyeleri Serkan Özbilgin, Mustafa F., Murat K., Arzu G. ve Gürcan Ö.'ye ulaşıldı. Yürütülen soruşturma kapsamında teknik ve fiziki takip süreçleri tamamlandı ve operasyon için düğmeye basıldı. Geçtiğimiz ay gözaltına alınan sanıklar hakkında jet iddianame düzenlendi.

İddianameye göre, soruşturma kapsamında şahısların mail içerikleri ve telefonlarındaki şüphe çeken dokümanlar Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü'ne soruldu. Genel Müdürlük, bilgi ve belgelerin ticari sır kapsamında gizli verilerden oluştuğunu bildirdi. Emel Öztürk'ün irtibatlı olduğu yabancı şahıslar Öztürk'ten Türkiye Cumhuriyeti devletinin günlük doğalgaz tüketim verileri ve doğalgaz ithalat fiyatları gibi gizli bilgileri temin etmesini maille istediler.

Öztürk de talep edilen gizli bilgileri temin etmeleri için enerji sektöründe çalışan Serkan Özbilgin ve Mustafa F.'ye talimat verdi. Özbilgin, yine enerji sektöründe çalışan Gürcan Ö. ile aylık 1.500 TL rüşvet ödemesi yapmak üzere anlaştı. Mustafa F. de yine Emel Öztürk'ün talimatıyla şüpheli Murat K.'yla rüşvet anlaşması yaptı

 Ve Türkiye'nin doğalgaz boru hatlarının kapasitesi hakkındaki bilgileri elektronik bültende yayınlanmadan önce Murat K.'dan aldı.

Emel Öztürk de gizli kalması gereken bilgileri yabancı şirketin yöneticilerine, aylık olarak tablo ve grafikler halinde gönderdi. İddianamede 'Devletin Gizli Kalması Gereken Bilgilerini Siyasal veya Askeri Casusluk Amacıyla Temin Etmek'le suçlanan şüphelilerin TCK'nın ilgili maddeleri gereğince yargılanmaları istendi. Şüpheliler hakkında müebbet hapis ile 21 yıla kadar hapis arasında farklı cezalar talep edildi.

BABASI ŞEHİT KENDİSİ CASUS

Casus hücresinin iki numaralı ismi olan Serkan Özbilgin'le ilgili çok önemli ayrıntı şu:

Serkan Özbilgin, suikasta kurban giden şehit Danıştay 2. Daire Başkanı Mustafa Yücel Özbilgin'in oğlu. Mustafa Yücel Özbilgin, 17 Mayıs 2006 tarihinde Danıştay 2. Dairesi'nde tetikçi avukat Alparslan Arslan tarafından öldürülmüştü.

Casusluk hücresinin başı olan Emel Öztürk'ün şirketteki genel müdürü pozisyonunda olan Mert Göksu ise yurtdışına firar etti. Göksu'nun evinde arama yapıldı ve dijital materyallere el konuldu. Gürcan Ö., İstanbul Cumhuriyet Savcısı Gökalp Kökçü'nün hazırladığı 7 Ekim 2020 tarihli iddianameye göre etkin pişmanlıktan yararlanmak istediği için suçlarını itiraf etti.

Abdurrahman Şimşek/Sabah

]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2020/10/turkiye_nin_sirlarini_yurtdisina_sizdirdilar_casuslardan_biri_bakin_kim_cikti_h9289_b08bd.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2020/10/turkiye_nin_sirlarini_yurtdisina_sizdirdilar_casuslardan_biri_bakin_kim_cikti_h9289_b08bd.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2020/10/turkiye_nin_sirlarini_yurtdisina_sizdirdilar_casuslardan_biri_bakin_kim_cikti_h9289_b08bd.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2020/10/turkiye_nin_sirlarini_yurtdisina_sizdirdilar_casuslardan_biri_bakin_kim_cikti_h9289_b08bd.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/guvenlik/turkiye-nin-sirlarini-yurtdisina-sizdirdilar-casuslardan/9289/</link>
			<pubDate>Wed, 21 Oct 2020 09:33:19 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[KFC&#039;de büyük skandal! Müşterilerin kartları kopyalandı]]></title>
			<description><![CDATA[İstanbul Levent'te bulunan dünyaca ünlü bir fast food zinciri şubesinde sipariş veren ve yemek yiyen müşterilerin kartlarının kopyalandığı ortaya çıktı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Yaşananlar, restorandan sipariş veren Bahar K.'nın hesabından değişik saatlerde para çekildiğini fark etmesiyle ortaya çıktı. Genç kadın önce bankaya giderek hesaplarından izni dışında para çekildiğini söyledi, daha sonra kart bilgilerinin başkaları tarafından kullanıldığı yönünde savcılığa suç duyurusunda bulundu.

GÖZALTINA ALINDI
 İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ncü yürütülen soruşturma kapsamında banka kartının kullanıldığı ATM'lerin güvenlik kameraları inceleme altına alındı.

Bahar K.'nın kartının kullanıldığı olay tarihinde ATM'den para çeken kişinin Hasan D. olduğu belirlendi. Gözaltına alınan Hasan D., ifadesinde olay tarihinden önce Levent'teki restoranda çalıştığını, işletmenin sahibi Bülent T.'nin kendisi ve arkadaşı Mehmet A.'ya kart kopyalama işi yapma teklifinde bulunduğunu söyledi.

Teklifi kabul ettiğini, restoranda ve kurye olarak gittikleri yerlerde kart kopyalama cihazını kullandıklarını ancak Bahar K.'nın kartından para çeken kişinin kendisi olmadığını ifade etti.

SUÇLAMALARI KABUL ETMEDİ

Gözaltına alınan Mehmet A. ise suçlamaları kabul etmeyerek, Hasan D. ile olaydan 6 ay önce tartıştıklarını bu nedenle ismini vermiş olabileceğini iddia etti. Ancak Mehmet A.'nın üzerinde yapılan aramada toplam 8 adet kopyalanmış banka/kampanya kartları ele geçirildi. İşletme sahibi Bülent T. ise bulunamadı.



Soruşturma sonunda şüpheliler Hasan D., Mehmet A., ve Bülent T. hakkında iddianame düzenlendi. 3 şüpheli hakkında "Başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma vb., sahte banka veya kredi kartından yarar sağlama" suçlarından 15 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2020/05/kfc_de_buyuk_skandal_musterilerin_kartlari_kopyalandi_h7851_8a14f.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2020/05/kfc_de_buyuk_skandal_musterilerin_kartlari_kopyalandi_h7851_8a14f.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2020/05/kfc_de_buyuk_skandal_musterilerin_kartlari_kopyalandi_h7851_8a14f.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2020/05/kfc_de_buyuk_skandal_musterilerin_kartlari_kopyalandi_h7851_8a14f.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/guvenlik/kfc-de-buyuk-skandal-musterilerin-kartlari-kopyalandi/7851/</link>
			<pubDate>Tue, 12 May 2020 16:53:13 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[İSTANBUL KADIKÖY DÜRÜMCÜEMMİ&#039;&#039;DE  SİLAHLI SALDIRI]]></title>
			<description><![CDATA[İstanbul’da ünlü restoranda dehşet gecesi!
İstanbul Kadıköy'de ünlü bir restoranda iki grup arasında sözlü olarak başlayan tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Kavga anında silahına sarılan bir kişi sağa sola rastgele ateş etmeye başladı. Doğalgaz borusuna isabet eden mermi nedeniyle restorana dolan gaz paniğe neden oldu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Olay saat 03.00 sıralarında ünlü bir restoranda meydana geldi. 

İddiaya göre, müşteri gibi içeriye giren iki grup arasında henüz belirlenemeyen bir nedenle sözlü tartışma yaşandı.

Kısa sürede kavgaya dönüşen tartışma sırasında bir kişi üzerinde bulunan tabanca ile sağa sola ateş etmeye başladı.



FOTO: DHA

Restoranın ısınmasını sağlayan sisteme giden doğal gaz borusuna mermi isabet etmesi nedeniyle iş yerinin içine bir anda gaz doldu. İçeride bulunan müşteriler büyük panik yaşarken, silahlı saldırganlar dışarı çıktı.





KAÇARKEN DE HAVAYA ATEŞ ETTİLER



Restoranın önünde bulunan lüks otomobile binen iki kişi olay yerinden kaçtı. 

Saldırganlar olay yerinden kaçarken de havaya ateş etmeye devam etti. Kimliği belirlenemeyen saldırganları kovalayan iş yeri çalışanları ve kavgaya karışan diğer gruptakiler, saldırganların otomobilinin camlarını kırdı. Silahlı kavganın ardından olay yerine çok sayıda polis ekibi sevk edildi.





Çevrede geniş güvenlik önlemi alan ekipler, sokak üzerinde çok sayıda boş kovan buldu. Çevrede yapılan aramalarda, kaçan saldırganların kullandığı otomobile ait olduğu iddia edilen plaka bulundu. Polis, kimliği belirsiz, saldırganların yakalanması için geniş çaplı çalışma başlattı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2020/03/istanbul_kadikooy_durumcuemmi_de_silahli_saldiri1_h7368_bf612.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2020/03/istanbul_kadikooy_durumcuemmi_de_silahli_saldiri1_h7368_bf612.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2020/03/istanbul_kadikooy_durumcuemmi_de_silahli_saldiri1_h7368_bf612.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2020/03/istanbul_kadikooy_durumcuemmi_de_silahli_saldiri1_h7368_bf612.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/guvenlik/istanbul-kadikoy-durumcuemmi-de-silahli-saldiri/7368/</link>
			<pubDate>Tue, 10 Mar 2020 11:30:01 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Garanti Koza mağdurları neden Akbank&#039;a dava açtı?]]></title>
			<description><![CDATA[Garanti Koza’nın Esenyurt’ta yürüttüğü projesi Kozapark Evleri’nden konut alan yüzlerce kişi Akbank’a dava açtı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[

Bakırköy Tüketici Mahkemesi’nde açılan dava dosyalarının sayısı oldukça kabarık.

Yönetim Kurulu Başkanlığını Mehmet Şükrü İlkel’in yaptığı Garanti Koza’nın Akbank ile yaşadığı kredi sıkıntısının, 5 bine yakın kişiyi mağdur ettiği iddia ediliyor. 

Açılan dava dosyalarındaki belgelere göre şirketin Akbank’a olan borcunun toplamı 3 milyar TL.

www.gelecekgundem.com'un  öğrendiğine göre, mal sahiplerinin birçoğu dairelerini ve tapuyu teslim aldıktan sonra satmak üzere girişimde bulununca ipotek sürpriziyle karşılaşmış. 

Borçları olmadığı halde, tapularının üzerinde ipotek olduğunu öğrenen konut sahipleri, soluğu Garanti Koza’nın yönetiminde almış. 

Firmanın aldığı ticari krediyi ödeyemediği için Akbank’ın evlere ipotek koyduğunu öğrenmişler.
 
Banka Garanti Koza’nın hesaplarına da el koymuş. 

Bankayla yürütülen görüşmelerin sonuçsuz kaldığı yanıtını alan konut sahipleri yönetime tepki göstermiş. Yönetim, gelen tepkiler karşısında özel güvenlik önlemleri almak zorunda kalmış.

Proje sahibiyle işi çözemeyeceklerini anlayanlar, yasal yollara başvurmak amacıyla soluğu mahkemede almış, ayrıca “Garanti Kozapark Mağdurları” adıyla bir platform oluşturmuşlar. Platformun Sözcüsü Mahmut Kurtaran’a ulaştık. “Açılan dava sayısı yüzlerce. Bunlardan biri davayı kazandı. Dosyası İstinaf Mahkemesi’nde. Eğer buradan da lehimize sonuç çıkarsa dava açacakların sayısı artacak. Halihazırda 3 bin 800 kişi ödeme yükümlülüğünü tamamlamış dairelerini teslim almış durumda. Hiçbir yere borcumuz olmadığı halde dairelerimizle ilgili tasarrufta bulunamıyoruz. Garanti Koza ile Akbank arasındaki kredi ilişkisi nedeniyle biz mağdur olduk. Yönetimle temasa geçtik ama çözüm bulamadık.”
Esenyurt'ta yeni bir vurgun daha! 540 aile dolandırıldı mı?

Projede iki dairesi olan Kazım Atmaca dava açan mağdurlardan. Proje sahibine verdiği vekalet yoluyla tapusunu aldığını söyleyen Atmaca, “Evimi satmak istedim, alıcıyla Tapu Dairesi’ne gittiğimizde üzerinde ipotek olduğunu öğrendik. Ben de hem Garanti Koza’ya hem de Akbank’a haklarımı geri almak için dava açtım.”
 
Diğer yandan ipotekten bilgisi olup da Garanti Koza tarafından bir sıkıntı yaşanmayacağı sözü alanlar da var. 

Bu grubun bankaya çektiği ihtarnameye banka 600 kişilik bir liste yollamış. 

Bu listedeki isimlerin ipotekten haberdar olduğunu bildiren bir yanıt almış.

Henüz tapu almayanların noter aracılığıyla gönderilen ihtarnameye bankanın yanıt verdiği belgede ise şu cümlelere yer verilmiş: “Garanti Koza bankamıza teminat oluşturmak üzere bankamız lehine 25.10.2016 tarihinde 1 milyar 750 milyon TL, ve 07.11.2018 tarihinde 1 milyar 250 milyon TL tutarında ipotek kurulmuştur. İpoteklerin fekki Garanti Koza’nın bankamıza taahhüt etmiş olduğu yükümlülüklerin yerine getirilmesiyle mümkün olacaktır.” 
Binlerce konutu bitiremeyen Engin Yeşil'den pişkin savunma: Derdinizi Erdoğan’a anlatın

Okuyucularımız iki yıl önce Garanti Koza’nın toplam değeri 1.2 milyar euro’yu bulan Bulgaristan’daki projesini durdurduğunu bu sayfalarda okumuştu. 

Şirket, henüz soruna çözüm bulabilmiş değil. 

Akbank’a dava açanlar sadece konut sahipleriyle sınırlı değil. 

Duyduğumuza göre Garanti Koza da Akbank’a hem maddi hem de ticari itibarını zedelediği nedeniyle manevi tazminat davası açmış.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2020/03/garanti_koza_magdurlari_neden_akbank_a_dava_acti_h7342_d89be.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2020/03/garanti_koza_magdurlari_neden_akbank_a_dava_acti_h7342_d89be.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2020/03/garanti_koza_magdurlari_neden_akbank_a_dava_acti_h7342_d89be.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2020/03/garanti_koza_magdurlari_neden_akbank_a_dava_acti_h7342_d89be.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/guvenlik/garanti-koza-magdurlari-neden-akbank-a-dava-acti/7342/</link>
			<pubDate>Fri, 06 Mar 2020 13:09:59 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Putin’den İdlib saldırısı açıklaması: Türk askerleri çıkmamalıydı]]></title>
			<description><![CDATA[İdlib'de 33 şehit verdiğimiz saldırının ardından Kremlin'den Türkiye'yi suçlayan tarzda bir açıklama daha geldi. Reuters'ın son dakika geçtiği habere göre, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Güvenlik Konseyi'yle bir araya geldiği toplantıda, "Türk askerleri gözlem noktasından dışarı çıkmamalıydı. Rusya gözlem noktasındaki askerlerin güvenliği için mümkün olan her şeyi yaptı" dediği belirtildi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türkiye’yi yasa boğan İdlib’deki saldırıyla ilgili sıcak gelişmeler yaşanmaya devam ediyor. 33 askerimizin şehit edildiği saldırının ardından Moskova’dan yapılan ilk açıklamada, Türk askerinin bulunduğu alanda Rusya tarafından operasyon yapılmadığı belirtilerek Esad rejimi sorumlu tutuldu.

İLK TEHDİT CABAROV’DAN

Bu açıklamadan yalnızca dakikalar sonra Rusya Donanması’na bağlı Karadeniz Filosu, Kalibr seyir füzeleri yüklü iki savaş gemisinin Suriye kıyılarına doğru yola çıktığını duyurdu.



Tansiyonu iyiden iyiye yükselten açıklama ise Rus parlamentosunda Uluslararası İlişkiler Komitesi Başkan Yardımcısı Vladimir Cabarov'dan geldi. 

Cabarov, Türkiye'nin İdlib'e yapacağı geniş çaplı bir operasyonun Ankara için kötü şekilde sonuçlanacağını öne sürdü.

TÜRKİYE’Yİ SUÇLADILAR

Rusya’nın Türkiye’yi suçladığı ifadeler ise Reuters tarafından son dakika olarak duyuruldu. 

Kremlin’den yapılan açıklamada, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Güvenlik Konseyi’yle yaptığı toplantıda, “Türk askerleri gözlem noktasından dışarı çıkmamalıydı. Rusya gözlem noktasındaki askerlerin güvenliği için mümkün olan her şeyi yaptı” ifadelerini kullandığı belirtildi.

Açıklamanın devamında ise, “Türkiye’nin ülkede bulunan Rus vatandaşları ve diplomatik temsilcilikleri korumak için her şeyi yapacağını umuyoruz” denildi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2020/02/putinden_idlib_saldirisi_aciklamasi_turk_askerleri_cikmamaliydi_h7300_3fc8f.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2020/02/putinden_idlib_saldirisi_aciklamasi_turk_askerleri_cikmamaliydi_h7300_3fc8f.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2020/02/putinden_idlib_saldirisi_aciklamasi_turk_askerleri_cikmamaliydi_h7300_3fc8f.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2020/02/putinden_idlib_saldirisi_aciklamasi_turk_askerleri_cikmamaliydi_h7300_3fc8f.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/guvenlik/putinden-idlib-saldirisi-aciklamasi-turk-askerleri-cikmamaliydi/7300/</link>
			<pubDate>Fri, 28 Feb 2020 16:35:10 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[ÇIKMAZ SOKAK İDLİP]]></title>
			<description><![CDATA[NATO  (Kuzey Atlantik Antlaşması) ile güya STRATEJİK MÜTTEFİK olarak kabullendiğimiz AMERİKA. Bizimle DOST gözüküpte, gözleri çöplükte! Ortadoğu’nun Petrol yataklarında olan sıcak denizlere açılma politikasındaki RUSYA sınır komşumuz…]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[NATO  (Kuzey Atlantik Antlaşması) ile güya STRATEJİK MÜTTEFİK olarak kabullendiğimiz AMERİKA.

Bizimle DOST gözüküpte, gözleri çöplükte!

Ortadoğu’nun Petrol yataklarında olan sıcak denizlere açılma politikasındaki RUSYA sınır komşumuz…

Amerika’dan sonra çok sevdiğimiz (!) ikinci Dostumuz.
DOSTLARIMIZ VE İLİŞKİLERİMİZ:
Unutmamak gerekir ki; Devletlerarası ilişkilerde mütekabiliyet esası göz önüne alındığında; Kimse kimseyi sevmek zorunda değildir.

Ancak; Devletler siyasi, iktisadi ve ekonomik görüşlerinde her ülke kendi menfaatlerini ön planda tutmak zorundadır.

Karşılıklı görüş anlaşma ve fikir teatilerinde esas, politikanın gereği saygı çerçevesinde karşılıklı menfaatler görüşülür ve MUTABAKATA varılır, Rusya ile MUTABIK kaldığımız gibi(!) Nasıl mutabakat sa?  Maalesef verdiğimiz şehitler ve çatışma!

(Son 1 ay içerisinde 14 Şehit)

Ne AMERİKA, Ne RUSYA!


Bunlar Dost  gözüküpte, POST  bile olamayanlar!...

Nerede bir karışıklık çıkartırız, nerede bir menfaat var.

( Kıtalar arası Uzaklık mevzu bahis olamaz örnek Amerika nere Ortadoğu  ve petrolleri  nerede?...)

 Onlar menfaatin göbeğine dalarlar. Yardım maksadıyla, ,ilişkisini devam ettirdiği ülkelerde toplum içerisinde zehir zemberek nifak tohumlarını ajanları vasıtasıyla atarak, toplumda ( Nifak sokarak) sağ-sol, Kürdi-Arabi, Alevi-Sünni- Hanefi vs. vs. etnik ayrımcılıklara sebep olarak, adeta toplumları allak bullak ederler.

Milleti, insanımızı birbirine KIRDIRIRLAR. Açın bakın yakın tarihimize…
Güya DOST! Ne dostu be?...

Dostlar alışverişte görsün.  

Çıkan karışıklarda, Ortadoğu’da PETROLE el atmaları, olası ve devam eden iç çatışmalarda da; yardım ayaklarına silah pazarlamaları, uçaklar, füzeler, mühimmat vs. vs. Neymiş?

Yardım(!) Kimse kusura bakmasın ama geçmişteki olayları inceleyip irdelersek, neler olup bittiğini sizler de teşhis ve tespit edebilirsiniz.  

 
Dostlarımız(!) Her iki süper devlet, Dünyaya hakimiyet, Ortadoğu petrol rezervlerini  kontrol altına alabilme, hırsları…

RUSYA’nın sıcak denizlere açılma politikası.

Amerika’nın da Rusya yı uzaktan-yakından kontrol altında tutabilmesi için, (Türkiye de İncirlik ve Sinop) Olduğu gibi komşu ülkelerde de Askeri Üs kurma düşünceleri…

Montrö antlaşmasına göre boğazlardan savaş gemileri askeri sevkiyat geçişinin Türkiyenin kontrol ve gözetiminde olduğu alan; yeni açılması planlanan İST KANALDA böyle bir sorun tartışmaya açık olmakla birlikte KANAL İSTANBUL’un kapalı kapılar ardından desteklenmesi…(kim-kimler bilmem!) kısaca her iki dev ülkenin Türkiye yi (SURİYE İç Savaşına Müdahil olarak) başımızın BELAYA sokulurcasına “ TAVŞANA KAÇ - TAZIYA TUT misali..

Bizler yıllardır komşu ülkeler ile DOST iken, şimdi adeta PAPAZ olmamıza sebep olan “ EY AMERİKA! – Ey RUSYA! Diyerek posta atmamız;  Vaktinde ESAT, şimdi ESED diye gıyap ta hitaplar…

Ne alaka ise..

İki süper ülke diye sıfatlandırılan Rusya ve USA nın Ortadoğu bataklığına bizi sürüklemesi gerek HAVA gerekse KARA sahamızı cephe olarak kullanılmasında zarar görebilecek TÜRKİYE mizin ne işi var bu RİZİKOLU girişimlere?

İki papaz ülke( USA-RUSYA) kendi bölgelerinde birbirleriyle hesaplaşsınlar.

Zira bu çatışmalardan Türkiye’mizin bir kazancı olamaz, Petrolü Yedirmezler bize ATATÜRK’ümüzün “ Yurtta SULH Cihanda Sulh” veciz ifadesi şiar edinilerek örnek alınmalı. Dolayısıyle ATATÜRK’ün “Mecbur kalınmadıkça zaruret olmadıkça savaş bir cinayettir.” Sözleri de unutulmamalı…

Eğer bizim için bir toprak sorunu varsa, olursa; Hatay’ın Türkiye’ye ilhak edilmesi gibi savaşmadan masa başında kazanıldığı gibi. Siyaset üstü çalışma stratejisi unutulmamalı. Bilinmeli icap ederse uygulamalı…
Suriye ‘de 9 yıldır savaş var.

Ne bir ABD leri, Rus askerlerini Ne de Rusya, bir ABD askerini öldürdü.

Biz ise ŞEHİTLERİMİZİ, Ortadoğu bataklığı diye adlandırılan bölgede zengin petrol yatakları uğruna ŞEHİTLER verdik maalesef…

Hem de zengin petrol yataklarından faydalanamadığımız işin cabası
Suriye doğu petrol yatakları ABD-PKK Suriye Batısı petrol yataklarını Rusya kontrol ediyor. Bize düşen mi? …

5 milyon Suriyeli!

Bütün yüküyle sırtımıza kambur.

Bu hesapta bir yanlışlık var mı?- yok mu?

Kamuoyu / vatandaş olarak bi sorgulasak mı acaba diyorum?

Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliğinin Bölgenin desteklenmesi için Suriyeli mültecilerin korunma, barınma, iaşe ve ibade sorumluluğunu Türkiyenin alması karşılığında Suriyelilere vatandaşlık verilmesi. Sonra da gelecek seçimlerde onlardan alınacak oy larla mı bedel karşılığı ödenecek...

Netice de Suriyelilere de vatandaşlık verildiğinde onların OY larına mı talibiz?...  

Bilmem ki… Oy-moy, boş ver demeyelim ama, kalitesiz işsiz güçsüzler takımı bir yığın Suriyeli bölgede ki demografik yapıyı da bozacaktır.

( 2 kuma 3 Karı ile 3 değil 15 çocuk yaparak)(!)…
İnce hesaplar kapalı kapılar ardında ne olur ne bilinir? belki de daha korkulanı göç edenlere Özerk Otonom Federe bir devlet mi kurmaları!...

Olmaz olmaz mümkün değil…
Ayrıca mutabık kaldığımız Rusya ile Rus himayesindeki Esad rejiminin saldırılarını durdurmak maksadıyle Türkiye olarak İdlip’te Askeri yığınak yapmamız bölge deki dengeleri bozdu.

Söz de Rusya ile MUTABIK kalmıştık.

Sonuçta Türk ve Rus heyetleri Mutabakatı tekrar görüşmek üzere, Rusya da masaya oturmak uzlaşma adına karar aldılar.
Rus Dış işleri Bakanı Lavrov, iki ülke arasında tam MUTABAKAT ver se bu durum mutabakat sağlayan baskı unsurunu akıllara getirir, Yardımcısı Bogdanov da rejim; mevzilerin gerisindeki TÜRK gözlem noktalarının varlığı kafalar da istifham (sorular) doğurduğunu belirtince; bu nasıl mutabık kalınma diye insanın aklına öyle sorular geliyor ki; bu yüzden kontrol gözlem noktalarında önce 8 sonra 5 ŞEHİT verdik.

Nasıl MUTABAKAT bu hesabını kim verecek.

Zart zurt heyt ile olmuyor bu işler.

Hesap; masada ki yenen yemek hesabı değildir.

ONLAR BİZİM ŞEHİTLERİMİZDİR ŞEHİTLERİMİZ! 
Ne olur dikkat! Sebep sonuçlar için diplomatik ilişkileri iyi çözelim.

Masa başın da olmazsa; dokunulmazlığımıza dokunana icabın da DOKUNALIM Bu uğurda, ŞEHİT ve GAZİ olmak her TÜRK vatandaşının VATAN BORCUDUR ve gelecek neslimize bırakacağımız ONUR ve ŞEREFİMİZDİR.


NOT  DİKKAT
RUSYA-TÜRKİYE arasındaki son Mutabakat 20 Şubat 2020
Resleşme:
CB- RTE Son ikazlarımız yapıyoruz her hazırlığı yaptık İdlip Harekatı an meselesi Bir gece ansızın gelebiliriz.
Putin’in sözcüsü
Türkiye’nin İdlip de Suriye Ordusuna yönelik yapacağı operesyon en kötü seneryo olacaktır.

Emekli Albay Tahsin Ataizi






]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2020/02/cikmaz_sokak_idlip_h7232_d7416.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2020/02/cikmaz_sokak_idlip_h7232_d7416.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2020/02/cikmaz_sokak_idlip_h7232_d7416.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2020/02/cikmaz_sokak_idlip_h7232_d7416.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/guvenlik/cikmaz-sokak-idlip/7232/</link>
			<pubDate>Thu, 20 Feb 2020 22:19:35 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Organize suç Örgütü lideri Yakup Süt yakalandı!]]></title>
			<description><![CDATA[Yakup Süt İstanbul'da gözaltına alındı. Süt, silahlı suç örgütü kurmakla suçlanıyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri uzun süredir takip edilen Yakup Süt ve adamlarını yönelik operasyon yaptı. 

Pendik, Gaziosmanpaşa ve Küçükçekmece ilçeleri başta olmak üzere il genelinde daha önceden belirlenen birçok adrese saat 06.00'da eş zamanlı baskın gerçekleştirildi. 

Operasyona Özel Harekat Polisleri de destek verdi.

Ekipler, haklarında yakalama kararı bulunan çok sayıda şüpheliyi gözaltına aldı.

Gözaltına alınanlar arasındaYakup Süt'ün de olduğu öğrenildi. 

Baskın yapılan adreslerden biri de Gaziosmanpaşa, Fevzi Çakmak Mahallesi, 795 sokakta bulunan siteydi. Saat 06.00 sıralarında Özel Harekat Polisleri ile adrese gelen ekipler içeriye girdi. 

Küçükçekemece'de ise baskın yapılan adreslerden biri Kanarya Mahallesi'nde bulunan Leylek Caddesi oldu. 5 katlı binaya giren ekiplerin, arama ve gözaltı işlemleri devam ediyor.

Üç ilde baskın

İstanbul merkez olmak üzere üç ilde düzenlenen operasyonda, haklarında yakalama ve arama kararı bulunan aralarında Yakup Süt’ün de bulunduğu 52 şüpheli gözaltına alındı. 1990’lı yıllarda işlenen birçok suçta doğrudan veya dolaylı parmağı bulunduğu tespit edilen ve “organize suç çetesi soruşturması” kapsamında aranan Yakup Süt ve adamlarının adreslerinde, çeşitli marka ve modellerde 16 tabanca, üç pompalı tüfek, üç kurusıkı tabanca ile bu silahlara ait fişekler, çok sayıda çek, senet ve bir balistik çelik yelek ele geçirildi.

Yakup Süt Üç kez kaçtı

İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde 51 adamıyla sorguya alınan Yakup Süt, 1989’da tefeci Abuzer Soldanı vurdu. Bir yıl sonra uyuşturucu kaçakçısı olduğu ileri sürülen Halil Kurt’u öldüren Süt, müebbet hapis cezası aldı ve cezaevinden kaçtı. 1994’de uyuşturucu kaçakçısı Nejat Daş’ı kaçırmaya hazırlanırken yakalanan Süt, bu kez adliyeden kaçtı. 1994’te Nejat Daş’ı, Sinop Cezaevi’nden İstanbul’a getiren jandarmaları yemeklerine uyku ilacı koyup uyuttu, on adamıyla birlikte Daş’ı kaçırdı. Bir süre sonra yakalanan Süt’ün adı 1998’de Esenyurt Belediye Başkanı Gürbüz Çapan’ın vurulmasında azmettirici olarak geçti.

Yakup Süt, 1999’da da cezaevinden götürüldüğü hastaneden kaçtı. 

Uyuşturucu Kaçakçısı öldürülen Kemal Sarıtaş'ın, kızkardeşi Endam Sarıtaş ile birlikte Sarıyer de saklandığı evde yakalandı.

Sabıkasında çok sayıda yaralama ve cinayet bulunan Süt, tahsilat, kumar ve silah kaçakçılığından gözaltına alındı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2020/02/organize_suc_orgutu_lideri_yakup_sut_yakalandi_h7192_35108.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2020/02/organize_suc_orgutu_lideri_yakup_sut_yakalandi_h7192_35108.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2020/02/organize_suc_orgutu_lideri_yakup_sut_yakalandi_h7192_35108.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2020/02/organize_suc_orgutu_lideri_yakup_sut_yakalandi_h7192_35108.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/guvenlik/organize-suc-orgutu-lideri-yakup-sut-yakalandi/7192/</link>
			<pubDate>Sat, 15 Feb 2020 10:07:47 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Son dakika… İdlib’de dört şehit, dokuz yaralı]]></title>
			<description><![CDATA[Milli Savunma Bakanlığı, Suriye'nin İdlib kentinde rejim unsurlarınca yapılan yoğun topçu atışı neticesinde, 4 askerin şehit olduğunu, biri ağır 9 askerin de yaralandığını açıkladı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Suriye’nin kuzeybatısında yer alan İdlib’den acı haber…  Milli Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, bölgedeki çatışmaların önlenmesi için göreve gönderilen Mehmetçiklerimizin rejim güçleri tarafından top atışlarıyla vurulduğu belirtildi.

İşte bakanlığın yaptığı o açıklama;

İdlib'de çatışmaların önlenmesi maksadıyla bölgeye takviye olarak gönderilen unsurlarımıza, bulunacakları yerler önceden koordine edilmesine rağmen Rejim unsurları tarafından 03 Şubat 2020 tarihinde yapılan yoğun topçu atışı neticesinde, 4 kahraman silah arkadaşımız şehit olmuş, 1'i ağır 9 silah arkadaşımız yaralanmıştır.

Bölgede tespit edilen hedefler derhal ateş destek vasıtalarımızla yoğun şekilde ateş altına alınarak gerekli karşılık verilmiş ve hedefler tahrip edilmiştir.

Gelişmeler takip edilmekte ve gerekli tedbirler alınmaktadır. Bizleri derin bir acı ve üzüntüye boğan bu olayda hayatını kaybeden aziz şehitlerimize Allah'tan rahmet, kederli ailelerine, Türk Silahlı Kuvvetleri ile asil milletimize başsağlığı ve sabır, yaralı personelimiz için acil şifalar dileriz.



ERDOĞAN: SALDIRININ CEVABINI MİSLİYLE VERDİK



Ukrayna seyahati öncesi havalimanında açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “İdlib’de rejim saldırısı sonrası şehit olan 4 askerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Saldırının cevabını misliyle verdik, vermeye de devam edeceğiz. Türkiye’nin kararlılığını sınayanlar hatalarını anlayacak” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan “Yeni bir harekat olacak mı?” sorusuna, “Harekat zaten devam ediyor. 40’ya yakın nokta hedeflerimiz arasında. Bunun hesabını sormaya devam edeceğiz. Uçaklarımız, toplarımız, obüslerimiz arazide. 30-35 civarında Suriyeli etkisiz hale getirildi. 46 rejim unsuruna 122 fırtına obüsü ve 100 havan topu atışı yapıldı. Rus yetkililere ‘Operasyonda muhatabımız rejim’ mesajı verildi” dedi.

TÜRKİYE BÖLGEDE 12 GÖZLEM NOKTASI OLUŞTURDU

Türkiye-Rusya-İran arasında yapılan Astana görüşmeleri kapsamında Türkiye çatışmasızlık bölgesi ilan edilen İdlib’de süreci denetlemek üzere gözlem noktaları kurmuştu.  Ekim 2017’de başlayan süreç sonucunda Türkiye bölgede 12 gözlem noktası oluşturdu. Bu noktalar daha önce Suriye rejiminin saldırılarına maruz kalmıştı.

İlk olarak 19 Ağustos 2019’da İdlib’e bağlı Morik’te bulunan 9 No’lu gözlem noktasının güvenliğini sağlamak üzere bölgeye gönderilen Türk askeri konvoyuna rejim güçlerin tarafından hava saldırısı düzenlenmiş ve üç sivil hayatını kaybetmişti.

Bölgede Rusya’nın hava desteğiyle Suriye Ordusu’nun ilerleyişi sürerken, 23 Ağustos’ta Türkiye’ye ait 9 No’lu gözlem noktasının etrafı çevrilmişti.

28 Ağustos’ta da Türkiye’ye ait 10 No’lu gözlem noktası yakınlarına havan saldırısı düzenlendiği öne sürülmüştü. O dönemde medyaya yansıyan haberlerde Suriye Ordusu’nun gözlem noktasının 500 metre yakınını vurduğu bilgisi yer almıştı. Türk askerleri ise bu saldırıdan etkilenmemişti.

KALIN: İDLİB MUTABAKATI HİLAFINA YAPILAN SALDIRI

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, saldırı sonrası sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Kalın, “Rejimin açtığı ateş sonucu İdlib'te şehit olan dört askerimize Allah'tan rahmet, ailelerine başsağlığı, yaralılara acil şifa diliyorum. İdlib mutabakatı hilafına yapılan bu saldırıya derhal karşılık verilmiştir. Askerlerimizin kanı yerde kalmayacak, failler hesap verecektir” dedi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun ise “Milletimizin başı sağolsun. Kahraman şehitlerimize Allah´tan rahmet, yaralı askerlerimize acil şifalar diliyorum. Devletimiz bu kalleş saldırının hesabını soracaktır” ifadelerini kullandı.



Türk Silahlı Kuvvetleri dün Hatay’ın Suriye sınırına obüs, zırhlı personel taşıyıcısı, komando ve mühimmat sevkiyatı gerçekleştirdi. 

Bölgede yaşanan krizin son bulmasını isteyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, önceki gün yerleşim alanlarına düzenlenen saldırlar sonrası “Askeri güç kullanmak dahil ne gerekiyorsa yapmaktan çekinmeyeceğiz” demişti.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2020/02/son_dakika_idlibde_dort_sehit_dokuz_yarali_h7074_dbca0.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2020/02/son_dakika_idlibde_dort_sehit_dokuz_yarali_h7074_dbca0.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2020/02/son_dakika_idlibde_dort_sehit_dokuz_yarali_h7074_dbca0.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2020/02/son_dakika_idlibde_dort_sehit_dokuz_yarali_h7074_dbca0.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/guvenlik/son-dakika-idlibde-dort-sehit-dokuz-yarali/7074/</link>
			<pubDate>Mon, 03 Feb 2020 10:47:45 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[İstanbul emniyetinde flaş atamalar]]></title>
			<description><![CDATA[İstanbul Emniyet Müdürlüğü bünyesindeki iki şube ve üç ilçe emniyet müdürlüğüne atama yapıldı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Alınan bilgiye göre, İl Emniyet Müdür Yardımcısı Ayhan Karaduman Kadıköy İlçe Emniyet Müdürlüğüne, İl Emniyet Müdür Yardımcısı Hakan Demir Başakşehir İlçe Emniyet Müdürlüğüne, Eğitim Şube Müdürü Mustafa İşlek Eyüpsultan İlçe Emniyet Müdürlüğüne getirildi.

Kapatılan Yabancılar Şube Müdürü Serpil Hatipoğlu Eğitim Şube Müdürlüğüne, Küçükçekmece İlçe Emniyet Müdür Yardımcısı Yusuf Burak Güler Havacılık Şube Müdürlüğüne atanırken, Sabiha Gökçen Havalimanı Şube Müdür Yardımcı Banu Ördek ise Maltepe İlçe Emniyet Müdür Yardımcısı oldu.

Havacılık Şube Müdürü Mehmet Tok yaş haddinden emekli olurken, Kadıköy İlçe Emniyet Müdürü Murat Işık, Başakşehir İlçe Emniyet Müdürü Eren Öztürk ve Eyüpsultan İlçe Emniyet Müdürü Ömer Kumlu ise müdüriyet emrine alındı.
 
İl Emniyet Müdür Yardımcıları Ayhan Karaduman ve Hakan Demir'in koordinasyonunda olan ilçe ve şube müdürlükleri İl Emniyet Müdür Yardımcıları Sunay Balıklıkaya, Erden Bursalı ve İsmail Kılıç koordinasyonuna verildi.

Ayrıca, Hudut Kapıları Büro Amirliği ile kapatılan Yabancılar Şube Müdürlüğünce yürütülen işlemler Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti ile Mücadele Şube Müdürlüğüne devredildi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2020/01/istanbul_emniyetinde_flas_atamalar_h6842_2cbd5.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2020/01/istanbul_emniyetinde_flas_atamalar_h6842_2cbd5.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2020/01/istanbul_emniyetinde_flas_atamalar_h6842_2cbd5.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2020/01/istanbul_emniyetinde_flas_atamalar_h6842_2cbd5.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/guvenlik/istanbul-emniyetinde-flas-atamalar/6842/</link>
			<pubDate>Mon, 13 Jan 2020 11:37:32 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Adalar İlçe Emniyetinden uyuşturucu operasyonu]]></title>
			<description><![CDATA[Adalar İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri önceki gün düzenlediği operasyonda uyuşturucu madde ele geçirdi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[

Adalar İlçe Emniyet Müdürlüğü, İlçe Müdürü Murat Bingöl önderliğinde başarılı operasyonlara imza atmaya devam ediyor. 

Bu kapsamda önceki gün Heybeliada’da düzenlenen operasyonda 29.3 gr. uyuşturucu madde ele geçirildi.

10.01.2020 günü alınan bir istihbarat üzerine yapılan araştırma ve tespitler neticesinde, Heybeliada Mahallesinde bir adreste gerçekleştirilen aramada;

– Kutu içerisinde 9.6 gr narkotik madde (Hint Keneviri)

– Çanta içerisinden 6.3 gr narkotik madde (Hint Keneviri)

– Şampuan kutusu içerisinde naylon poşete sarılmış 8.4 gr narkotik madde (Hint Keneviri)

– Ayakkabı kutusunda 3 ayrı poşet halinde 2.7// 1.9 //0.9 gr narkotik madde (Hint Keneviri)

Toplamda 29.3 gr narkotik madde ele geçirildi.

Fail yakalanarak adli tahkikata başlandı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2020/01/adalar_ilce_emniyetinden_uyusturucu_operasyonu_h6834_0ecef.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2020/01/adalar_ilce_emniyetinden_uyusturucu_operasyonu_h6834_0ecef.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2020/01/adalar_ilce_emniyetinden_uyusturucu_operasyonu_h6834_0ecef.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2020/01/adalar_ilce_emniyetinden_uyusturucu_operasyonu_h6834_0ecef.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/guvenlik/adalar-ilce-emniyetinden-uyusturucu-operasyonu/6834/</link>
			<pubDate>Sun, 12 Jan 2020 17:40:11 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[İSTANBUL&#039;UN KALBİ SULTANAHMET&#039;TE POLİSLER NAYLON ÇADIRDA NÖNET TUTUYOR!]]></title>
			<description><![CDATA[21 Yüzyılda İstanbul'un kalbi Turizm merkezinde polislerin  naylon çadırda 8-12 saat arası bu soğukta nöbet tutması Turistleri bile şaşırtıyor.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İstanbul'un turizm merkezi sayılan Sultanahmet meydanında Polislerin soğukta naylon çadır içerisinde 8-12 saat arası nöbet tutmaları ve kulube denilen naylon çadır içerisinde ateşle ısınmaları turistler tarafından da ilgiyle takip edilip resim çektirilmesi dikkat çekici.

T.C Devleti ve İçişleri Bakanlığı,Emniyet Genel Müdürlüğü bu işe al atmalı sonrada Yurtdışında bu gibi resimleri kullanarak algı operasyonu haberlerin yapılmasının önüne geçmelidir.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2020/01/istanbul_un_kalbi_sultanahmet_te_polisler_naylon_cadirda_nonet_tutuyor_h6748_9f481.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2020/01/istanbul_un_kalbi_sultanahmet_te_polisler_naylon_cadirda_nonet_tutuyor_h6748_9f481.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2020/01/istanbul_un_kalbi_sultanahmet_te_polisler_naylon_cadirda_nonet_tutuyor_h6748_9f481.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2020/01/istanbul_un_kalbi_sultanahmet_te_polisler_naylon_cadirda_nonet_tutuyor_h6748_9f481.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/guvenlik/istanbul-un-kalbi-sultanahmet-te-polisler-naylon-cadirda/6748/</link>
			<pubDate>Fri, 03 Jan 2020 10:55:07 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[MUTLAKA SEYREDİN!!!   RAHMETLİ YAZAR AYTUNÇ ALTINDAL  &#039;KANAL İSTANBUL AMERİKAN PROJESİDİR&#039;]]></title>
			<description><![CDATA[İsviçre de şüpheli bir intihar sonrası  rahmetli olan  ve ölümünden CİA ve FETÖ Terör örgütünün sorumlu olduğu iddia edilen,Aytuç Altındal 'ın arşivinden....26.04.2006 - "Kanal İstanbul Projesi"ni ABD istedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/12/mutlaka_seyredin_rahmetli_yazar_aytunc_altindal_kanal_istanbul_amerikan_projesidir_h6682_a01c3.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/12/mutlaka_seyredin_rahmetli_yazar_aytunc_altindal_kanal_istanbul_amerikan_projesidir_h6682_a01c3.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2019/12/mutlaka_seyredin_rahmetli_yazar_aytunc_altindal_kanal_istanbul_amerikan_projesidir_h6682_a01c3.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/12/mutlaka_seyredin_rahmetli_yazar_aytunc_altindal_kanal_istanbul_amerikan_projesidir_h6682_a01c3.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/guvenlik/mutlaka-seyredin-rahmetli-yazar-aytunc-altindal-kanal-istanbul/6682/</link>
			<pubDate>Mon, 23 Dec 2019 17:45:41 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Eski MİT’çi Mehmet Eymür’den Hakan Fidan eleştirileri: MİT başarılı değildir!]]></title>
			<description><![CDATA[Eski MİT’çi Mehmet Eymür Halk Tv  canlı yayınından çarpıcı iddialarda bulundu. Eymür Adil Öksüz’ün MİT’in adamı olduğunu ima ederek, böyleyse yurt dışında kesinlikle değildir; yurt içindedir, ancak, yaşamıyor olabilir” ifadesini kullandı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[9 Mart 1971 darbe teşebbüsünden sonra MİT’te Hiram Abas’la birlikte Ziverbey’de 1. Ordu Komutanı Orgeneral Faik Türün’ün emrinde çalışan, Kızıldere ve Ulaş Bardakçı’nın öldürüldüğü operasyonlara katılan MİT Kontrterör Dairesi eski başkanı Mehmet Eymür, Halk Tv’de Yavuz Oghan’ın programında canlı yayına katıldı.
MİT Kontrterör Dairesi eski başkanı Mehmet Eymür, Halktv’de katıldığı programda Adil Öksüz’ün kesinlikle Türkiye’de olduğunu söyledi. MİT Başkanı Hakan Fidan’ı ağır biçimde eleştiren Eymür Adil Öksüz’ün MİT’in adamı olduğunu ima ederek, böyleyse yurt dışında kesinlikle değildir; yurt içindedir” ifadesini kullandı.
Mehmet Eymür bu iddiaları ciddiye aldığını söyledi. Kayıp olması çok dikkat çekici değil mi diye sordu, Öksüz’ün yurt dışında olamayacağını söyledi.
“Kayıp olması çok dikkat çekici değil mi? Hayatta mı değil mi onu da bilmiyoruz.

Ama yurt dışında değildir onu kesinlikle söyleyebilirim. 

Çünkü konuşabilir yurt dışında olursa orada, yani muhtemelen yaşamıyor olabilir.
Adil Öksüz 15 Temmuz’da darbenin hemen sabahında Mürted hava üssünün civarında jandarma tarafından yakalanmış, mahkemeye çıkartılmış ve sonra da salıverilmişti.

Üstelik üstünden çıkan GPS cihazı da iade edilerek.

Sonrasında yapılan bütün araştırmalara rağmen Öksüz’ün izine ne yurt içinde ne de yurt dışında ulaşılmıştır.
Eymür MİT Başkanı Hakan Fidan için ise, “Yanlış bir tayin. Orada emekli albaylar filan var. Hakan Fidan MİT’ten başka yerlerde yabancı yerlerde çalışmış.

Ankara Avusturya sefaretinde iki yıl çalıştı. 

Doğru bir şey değil. Asker sivil önemli değil MİT’in içinden olmalı müsteşar. Olmayacak şeyler yapıyor. 

Paris katliamını MİT’in içindeki muhalif kanat yaptı diyor. MİT müsteşarı kendi altındaki adamı böyle diyebilir mi?” sözlerini kullandı.
Yavuz Oghan’ın “Suriye’de önemli operasyonlar yapıyor ama MİT…” sorusunu, “Başarılı değil. PKK’nin eline olan MİT’çi var iki tane. Öldürüldü mü ne oldu? Türkiye onların olduğu yeri bombalıyor” diye yorumladı.  


]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/11/eski_mitci_mehmet_eymurden_hakan_fidan_elestirileri_mit_basarili_degildir_kaynak_wwwabcgazetesicom_h6538_6bb23.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/11/eski_mitci_mehmet_eymurden_hakan_fidan_elestirileri_mit_basarili_degildir_kaynak_wwwabcgazetesicom_h6538_6bb23.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2019/11/eski_mitci_mehmet_eymurden_hakan_fidan_elestirileri_mit_basarili_degildir_kaynak_wwwabcgazetesicom_h6538_6bb23.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/11/eski_mitci_mehmet_eymurden_hakan_fidan_elestirileri_mit_basarili_degildir_kaynak_wwwabcgazetesicom_h6538_6bb23.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/guvenlik/eski-mitci-mehmet-eymurden-hakan-fidan-elestirileri-mit-basarili/6538/</link>
			<pubDate>Tue, 26 Nov 2019 11:20:43 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[AKP&#039;NİN  GİZLEDİĞİ BELGE!]]></title>
			<description><![CDATA[İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun, halkı Suriyelilere karşı kışkırtmakla suçladığı İYİ Parti İstanbul Milletvekili Ümit Özdağ hoca, “Kendine güveniyorsan gel Suriyeli sığınmacıları konuşalım” diye yanıt vermişti. Özdağ hocanın AKP cenahında tepki görmesinin bir başka nedeni ise geçtiğimiz hafta Türkiye'de hayvancılığın ne hale getirildiğinin en somut göstergesi haline gelen Afganistan'dan çoban ithaline yönelik girişimleri duyurmasıydı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[

Özdağ bu kez de sosyal medya hesabından AKP'nin 'halktan gizliyorlar' dediği 2018-2023 yıllarını kapsayan Uyum Strateji Belgesi ve Ulusal Eylem Planı'nı paylaştı. Özdağ, " AKP'nin gizlediği belge Suriyeli sığınmacılara GÖÇMEN diyor.

Belge çalışmaları hedefinin göçmenlere yönelik kabul düzeyinin güçlendirilmesi ve toplumsal kabulü artırmak için tedbir almak. Türkçesi Suriyelilere vatandaşlık vereceğiz, Türkler tepki göstermesin" dedi.



Özdağ bir başka paylaşımında ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, güvenli bölgede oluşturulacağını açıkladığı 1 ya da 2 milyonluk mülteci şehirleri konusuna değindi. AKP'nin Suriye politikası ile Türkiye'yi krize soktuğunu kaydeden Özdağ,Erdoğan'ın söylediği ' Destek vermezlerse mülteci şehirlerini biz kuracağız' sözüne tepki göstererek, " Türk milletinin cebinden 40 milyar dolar harcadınız. Millet bu harcamaların bedelini tarihinin en ağır krizi ile ödüyor. Şimdi 2 milyon Suriyeliye Türk milletinin cebinden 53 milyar dolar daha harcayıp şehir inşa edeceksiniz. Hak mı bu?" ifadelerini kullandı

]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/11/akp_nin_gizledigi_belge_h6429_a4f32.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/11/akp_nin_gizledigi_belge_h6429_a4f32.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2019/11/akp_nin_gizledigi_belge_h6429_a4f32.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/11/akp_nin_gizledigi_belge_h6429_a4f32.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/guvenlik/akp-nin-gizledigi-belge/6429/</link>
			<pubDate>Thu, 07 Nov 2019 11:18:25 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Bitcoin dolandırıcısı Safiye her yerde aranıyor]]></title>
			<description><![CDATA[Bitcoin borsasıyla 28 kişiyi dolandıran Safiye Gökçen Y., 375 milyon lirayı da alarak sırra kadem bastı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Büyük bir bitcoin vurgunu Aydın'da patlak verdi.

AYDIN'DA 30 MİLYON TL

Kendisini ekonomist-broker olarak tanıtan Safiye Gökçe Y.'nin polis, doktor, hemşire, asker, akademisyen, adliye çalışanı gibi çeşitli mesleklerde bulunan 40 kişiyi, toplam 600 bitcoin yaklaşık 30 milyon TL dolandırdı.

Soruşturmanın basına yansımasının ardından başka illerdeki Bitcoin Safiye mağdurları da şikayet için soluğu polis merkezlerinde aldı.

İstanbul, İzmir, Konya, Kayseri, Adana ve Karaman başta olmak üzere mağdur sayısı 100'ü aştı.

Safiye Gökçen Y., hakkında yurt dışı yasağı konuldu.

8 İLDE 375 MİLYON LİRA

8 ilde toplam 375 milyon liralık vurgun yaptığı öğrenilen Bitcoin Safiye, mağdurlarını kandırmak için kılıktan kılığa girdi.



MAĞDUR KONUŞTU: KAR PAYI VERİYORDU

Mağdurlardan M.S., Safiye Gökçe Y.'nin yaklaşık 2 ay boyunca kendilerini ikna etmeye çalıştığını belirterek şunları söyledi: "Safiye Gökçe Y., hastanedeki doktor ve hemşirelerin bazılarını ikna edip bitcoin satarak, arada kar payı veriyordu.

2 AY PEŞİMİZDEN KOŞTU

O sıralar bize de babamızdan miras kalmış bir para  vardı. Birileri aracılığı ile bunu öğrenmiş. Gelip, bizi buldu. Önce ona güvenmedik. 2 ay peşimizden koştu, bizi ikna etmek için ayrılmadı. İlk olarak 14 bin TL karşılığında bir bitcoin aldım. Bir süre sonra kar payı olarak 5 bin TL verdi. Daha sonra bir miktar daha bitcoin aldık. Paraya ihtiyacımız olmadığı için kar payıyla da bitcoin aldık. Geçen Ağustos ayında ihtiyacım olduğu için paramın tamamını istedim. Sonra bizi oyalamaya başladı. Bitcoin değeri bir anda 3 kat arttı. Kadın daha sonra ortadan kayboldu. Biz de avukat kanalıyla şikayetçi olduk.

60 BİTCOİN ALACAĞIM VAR

60 bitcoin alacağım var. Bu da yaklaşık 3 milyon TL'nin üstünde bir para yapıyor. Bir an önce kendisinin yakalanmasını istiyoruz. Yakalandığı an çok sayıda mağdurda ortaya çıkacaktır."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/11/bitcoin_dolandiricisi_safiye_her_yerde_araniyor_h6419_37e0c.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/11/bitcoin_dolandiricisi_safiye_her_yerde_araniyor_h6419_37e0c.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2019/11/bitcoin_dolandiricisi_safiye_her_yerde_araniyor_h6419_37e0c.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/11/bitcoin_dolandiricisi_safiye_her_yerde_araniyor_h6419_37e0c.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/guvenlik/bitcoin-dolandiricisi-safiye-her-yerde-araniyor/6419/</link>
			<pubDate>Mon, 04 Nov 2019 19:21:48 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Ceza İnfaz yasası  çıkarsa tahliye olacak kişi sayısı]]></title>
			<description><![CDATA[MHP'nin gündemde tuttuğu ve bu dönemde Meclis'e gelmesi planlanan af yasası yürürlüğe girerse; 129 bin kişi tahliye olacak.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Geçtiğimiz yıl Milliyetçi Harekat Partisi'nin (MHP) açıklamasıyla konuşulmaya başlanan; AK Parti i'nin ise önce karşı çıktığı, sonra sıcak baktığı 'af yasası'nda en çok merak edilen konulardan biri de cezaevlerinde bulunan kaç kişinin tahliye olacağı.

İLK ETAPTA 93 BİN KİŞİ

MHP'de ceza infaz  yasasını hazırlayan ve kamuoyuna açıklayan ekibin başında olan Feti Yıldız, Twitter hesabından tahliye sayısıyla ilgili sayıları paylaştı.

Yıldız, 14 Eylül 2019 itibarıyla cezaevlerinde tutuklu ve hükümlü 284 bin 624 kişinin bulunduğunu, tekliflerinin yasalaşması halinde de ilk etapta 93 bin toplamda ise 129 bin kişinin tahliye olacağını açıkladı.


]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/10/ceza_infaz_yasasi_cikarsa_tahliye_olacak_kisi_sayisi_h6374_91c74.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/10/ceza_infaz_yasasi_cikarsa_tahliye_olacak_kisi_sayisi_h6374_91c74.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2019/10/ceza_infaz_yasasi_cikarsa_tahliye_olacak_kisi_sayisi_h6374_91c74.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/10/ceza_infaz_yasasi_cikarsa_tahliye_olacak_kisi_sayisi_h6374_91c74.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/guvenlik/ceza-infaz-yasasi-cikarsa-tahliye-olacak-kisi-sayisi/6374/</link>
			<pubDate>Mon, 28 Oct 2019 10:29:01 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[İstanbul Emniyet Müdürlüğü&#039;nde 75 müdürün yeri değişti]]></title>
			<description><![CDATA[14 il emniyet müdür yardımcısı, 15 şube müdürü, 18 ilçe emniyet müdürü ve 23 ilçe emniyet müdür yardımcısı ile 5 şube müdür yardımcısının görev yeri değiştirildi
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde her yıl gerçekleştirilen il içi atamalar belli oldu.

Bu kapsamda, 14 il emniyet müdür yardımcısı, 15 şube, 18 ilçe müdürü ile 23 ilçe emniyet müdür yardımcısı ve 5 şube müdür yardımcısının görev yeri değişirken, il emniyet müdür yardımcılığı sayısı da 30'da 44'e yükseltildi.
 
Değişiklikle, Zeytinburnu İlçe Emniyet Müdürü Cenk Özmen,

Beyoğlu İlçe Emniyet Müdürü İsmail Kılıç,

Bağcılar İlçe Emniyet Müdürü Murat Taner, 

Bahçelievler İlçe Emniyet Müdürü Niyazi İnci ve Kadıköy İlçe Emniyet Müdür Yardımcısı Belma Aldemir'in de aralarında bulunduğu 14 ikinci sınıf emniyet müdürü, il emniyet müdür yardımcılığına atandı.

Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü'nden sorumlu olan Belma Aldemir, tek kadın il emniyet müdür yardımcısı oldu.

OPERASYONEL ŞUBELERDE DEĞİŞİKLİK YOK

İstihbarat, Terörle Mücadele, Organize Suçlarla Mücadele, Asayiş, Güvenlik, Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele ve Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürleri yerinde kaldı.

Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ne Ömer Ünver, 

Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü'ne Hakan Alpaslan Kırbaş,

Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti ile Mücadele Şube Müdürlüğü'ne Muhammet Hanifi Zengin, 

Hukuk İşleri ve Soruşturma Şube Müdürlüğü'ne Özay Kayhan, 

Güven Timleri Şube Müdürlüğü'ne Murat Bayhan,

Bilgi Teknolojileri Şube Müdürlüğü'ne Şekip Akın,

Bakım Onarım Şube Müdürlüğü'ne Murat Sevgi,

Deniz Limanı Şube Müdürlüğü'ne Mehmet Yaşar Zehir,

Dış İlişkiler Şube Müdürlüğü'ne Nadir Konak, 

Foto Film Şube Müdürlüğü'ne Neslihan Şentürk, 

Genel Denetleme ve Disiplin Şube Müdürlüğü'ne Deniz Halıcı Çelik, 

Koruma Şube Müdürlüğü'ne Selma Gençkaya,

Polis Evi Şube Müdürlüğü'ne Birol Taşkoparan,

Turizm Şube Müdürlüğü'ne Yalçın Erdem ve Ulaştırma Şube Müdürlüğü'ne Hüseyin Güngör getirildi.

18 İLÇE EMNİYET MÜDÜRÜ DEĞİŞTİRİLDİ

Arnavutköy İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne Özcan Aybek, 

Bağcılar İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne Hasan Demirbağ,

Bahçelievler İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne Veli Şengül, 

Beyoğlu İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne Hüseyin Selman, 

Büyükçekmece İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne Aykut Korkmaz, 

Çatalca İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne Sinan Çamuroğlu,

Çekmeköy İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne Mustafa Demir,

Esenyurt İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne Gökhan Karaaslan, 

Gaziosmanpaşa İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne Bülent Çelik, 

Güngören İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne Ayhan Elmalı, 

Kağıthane İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne Murat Çaykara,

Kartal İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne Feramus Çetin, 

Maltepe İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne Selçuk Aldemir, 

Sultangazi İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne Turan Çelik, 

Sultanbeyli İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne Necmettin Yüksek, 

Şile İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne Ali Saraç, 

Tuzla İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne Hazım Gümüş ve Zeytinburnu İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne Burak Bodur atandı.

Ayrıca, 23 ilçe emniyet müdür yardımcısı ve 5 şube müdür yardımcısının da görev yerleri değiştirildi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/10/istanbul_emniyet_mudurlugu_nde_75_mudurun_yeri_degisti_h6325_8afe0.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/10/istanbul_emniyet_mudurlugu_nde_75_mudurun_yeri_degisti_h6325_8afe0.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2019/10/istanbul_emniyet_mudurlugu_nde_75_mudurun_yeri_degisti_h6325_8afe0.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/10/istanbul_emniyet_mudurlugu_nde_75_mudurun_yeri_degisti_h6325_8afe0.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/guvenlik/istanbul-emniyet-mudurlugu-nde-75-mudurun-yeri-degisti/6325/</link>
			<pubDate>Mon, 21 Oct 2019 12:42:31 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Açık artırma çetesi çökertildi… Zanlılar arasında polisler de var!]]></title>
			<description><![CDATA[Ankara'da mezat salonlarında yapılan ihalelere darp, baskı ve tehdit yoluyla başkalarının girmesini engelleyerek haksız kazanç elde ettikleri belirlenen çete çökertildi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ankara Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, mercek altında tuttuğu Ankara genelindeki adliyelere ait mezat salonlarında, birden fazla suç örgütünün tek lider altında organize olarak ihaleleri tekel altına aldığını belirledi. Yaklaşık 1,5 yıl süren teknik ve fiziki takibin ardından operasyon için düğmeye basan polis, bu sabah erken saatlerde başta Ankara olmak üzere İstanbul, Hatay, Rize, Bursa, Antalya, Konya, Nevşehir ve Mersin’de eş zamanlı operasyon gerçekleştirdi.

CEZAEVİNDE DE BOŞ DURMAMIŞ

Operasyonlarda, bir örgüt lideri, 9 örgüt yöneticisi, 69 örgüt üyesinin yanı sıra aralarında 7 icra müdürlüğü çalışanı ile iki polis memurunun bulunduğu şüphelilerden 72’si gözaltına alındı.

Şüphelilerden birinin halen cezaevinde tutuklu olduğu öğrenildi. 

Aramalarda 10 tabanca, 200 fişek, iki pompalı tüfek ile 162 bin lira ele geçirildi.

Sağlık kontrollerinin ardından Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne getirilen şüphelilerin, H.A’nin liderliğinde bir araya gelerek suç örgütünü kurdukları ve V.A, S.A, K.G, S.R.G, Ö.F.S, E.R.A, Ş.A, D.A ve Y.K’nin örgütün yöneticiliğini yaptığı bildirildi.

İHALEYİ ALMAK İSTEYENDEN PARA İSTEMİŞLER

Elde edilen deliller ile yapılan tespitler doğrultusunda şüphelilerin, esnaf ve vatandaşların mezatlardaki ihalelere özgürce katılmasına engel oldukları, ihale salonlarına ya da ihalenin yapıldığı yere kalabalık gruplar halinde gittikleri, yapılan ihalelerin tamamını yönlendirdikleri, üçüncü şahıslar üzerinde tehdit ya da baskı kurarak ihaleye girmelerini engelledikleri, ihaleyi almak isteyen kişilerden bazılarına para karşılığı izin verdikleri, açık artırmaları istedikleri şekilde yönlendirerek piyasa değerinin çok altında fiyatlara ihaleleri kazandıkları tespit edildi.

İCRA DAİRESİNDEKİ KÖSTEBEK

Şüphelilerin izledikleri yöntemleri de deşifre eden Organize Şube ekipleri, örgüt mensuplarından gruplara hakim olan kişilerin ihaleyi örgüt adına ya da üçüncü şahıslar adına kimin alacağını kararlaştırmak amacıyla aralarında anlaştıkları, icra müdürlüğü çalışanlarının da yapılacak ihalelerle ilgili örgüt mensuplarına bilgi vererek yardımcı olduğunu belirledi. 

Operasyonun devam ettiği ve firari şüphelilerin yakalanmasıyla gözaltı sayısının artabileceği kaydedildi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/10/acik_artirma_cetesi_cokertildi_zanlilar_arasinda_polisler_de_var_h6312_013f3.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/10/acik_artirma_cetesi_cokertildi_zanlilar_arasinda_polisler_de_var_h6312_013f3.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2019/10/acik_artirma_cetesi_cokertildi_zanlilar_arasinda_polisler_de_var_h6312_013f3.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/10/acik_artirma_cetesi_cokertildi_zanlilar_arasinda_polisler_de_var_h6312_013f3.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/guvenlik/acik-artirma-cetesi-cokertildi-zanlilar-arasinda-polisler-de/6312/</link>
			<pubDate>Fri, 18 Oct 2019 11:56:08 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Mehmetçiğe Çirkin İftira!]]></title>
			<description><![CDATA[Suriye’nin kuzeyinde başlayan Barış Pınarı Harekatı tüm hızıyla sürerken, teröristlerden skandal paylaşımlar geldi. Terör örgütlerine yakın hesaplar, operasyon ile ilgili yalan haberler paylaşmaya başladı.

]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türk ordusunun Suriye’nin kuzeyindeki terör unsurlarını ortadan kaldırmak için başlattığı Barış Pınarı Harekatı tüm hızıyla sürüyor.

Dün başlayan hava operasyonu sonrası gece saatlerinde kara birliklerinin devreye girmesiyle operasyon hız kazandı.

Milli Savunma Bakanlığı, belirlenen hedeflerin ele geçirildiğini açıklarken, Tel Abyad ve Resulyan’a top atışları sürüyor. 

YALAN HABERLER YAYMAYA BAŞLADI!

Türk askerinin Suriye’nin kuzeyindeki operasyonu tüm hızıyla sürerken, terör örgütü  PKK/YPG’ye yakın hesaplar da sosyal medyadan yalan haberler yaymaya başladı.

Teröristler, sosyal medya hesaplarından Türk askerinin sivilleri hedef aldığı yönünde paylaşımlar yaparken, söz konusu paylaşımlardaki görsellerin Türk Ordusu’nun operasyonu ile ilgisi olmayan eski görüntüler olduğu ortaya çıktı. 

İşte teröristlerin yaptığı skandal paylaşımların bazıları: 



]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/10/mehmetcige_cirkin_iftira_h6276_864e5.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/10/mehmetcige_cirkin_iftira_h6276_864e5.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2019/10/mehmetcige_cirkin_iftira_h6276_864e5.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/10/mehmetcige_cirkin_iftira_h6276_864e5.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/guvenlik/mehmetcige-cirkin-iftira/6276/</link>
			<pubDate>Fri, 11 Oct 2019 11:14:19 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[İstanbul&#039;da havaya ateş açan düğün magandaları tutuklandı]]></title>
			<description><![CDATA[E-5 karayolu Sefaköy-Florya mevkisindeki düğün konvoyunda lüks otomobillerle yolu keserek meşale yakan tabancalarla havaya ateş açan 8 magandadan 6’sı çıkartıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Kaynak: İstanbul'da havaya ateş açan düğün magandaları tutuklandı]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İstanbul'da geçtiğimiz Pazar günü saat 15.30 sıralarında bir grup lüks otomobilli düğün magandası, Sefaköy'de E-5 karayoluna bağlanmış, dörtlü sinyalleri yakarak konvoy halinde ilerlemişti.

Bir süre sonra konvoydaki bir grup maganda, yolu trafiği kesip meşaleler yakarak ortalığı dumana boğmuş, abartı egzoz ve sirenlerle gürültü çıkartmıştı. Magandalar bununla da yetinmeyip karayolunda ve alt geçitlerde tabancalarla havaya ateş açarak terör estirmişti.

Olayın medyaya yansıması ve infial uyandırmasının ardından Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü'ne bağlı Sivil Trafik Ekipler Amirliği görevlileri, çalışma başlatmıştı.

Görüntüleri inceleyen polis, konvoydaki 8 magandayı tespit ederek adreslerinden gözaltına almıştı.

Şubeye götürülen magandalara burada, “Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uymamak” maddesinden 108 lira, “Araçlarının zorunlu bir neden olmadıkça diğer araçların ilerleyişine engel olacak şekilde veya işaretle belirtilen hız sınırının çok altında sürmek, güvenlik nedeniyle veya verilen herhangi bir talimata uyulması dışında başkalarını rahatsız edecek veya tehlikeye sokacak şekilde gereksiz ani yavaşlamak” maddesinden 108 lira ve “Araçları kamunun rahat ve huzurunu bozacak veya kişilere zarar verecek şekilde saygısızca sürmek maddesinden ise 108 lira olmak üzere toplamda 2 bin 592 lira idari para cezası kesilmişti.

6 MAGANDA TUTUKLANDI

Şubede işlemleri tamamlanan magandalar, “Ulaşım araçlarını kişilerin hayat, sağlık veya mal varlığı açısından tehlikeli olabilecek şekilde sevk ve idare eden kişi, 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır” maddesinden adli işlem yapılmak üzere Küçükçekmece Asayiş Büro Amirliğine teslim edilmişti.

Emniyette işlemleri tamamlanan magandalar, sevk edildikleri adliyede çıkartıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilirken, 2 sürücü adli kontrol şartıyla, 1 sürücü ise sorgusunun ardından serbest bırakıldı.




 




]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/09/istanbul_da_havaya_ates_acan_dugun_magandalari_tutuklandi_h6167_53f29.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/09/istanbul_da_havaya_ates_acan_dugun_magandalari_tutuklandi_h6167_53f29.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2019/09/istanbul_da_havaya_ates_acan_dugun_magandalari_tutuklandi_h6167_53f29.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/09/istanbul_da_havaya_ates_acan_dugun_magandalari_tutuklandi_h6167_53f29.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/guvenlik/istanbul-da-havaya-ates-acan-dugun-magandalari-tutuklandi/6167/</link>
			<pubDate>Fri, 20 Sep 2019 16:09:26 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Emniyette köstebek operasyonu]]></title>
			<description><![CDATA[İstanbul Aksaray'da geçtiğimiz cumartesi günü erkete çetesine operasyon düzenlenmişti. Polisteki köstebekleri ile bölgedeki eğlence mekanlarına yönelik operasyonlarını haber alan çete çökertilirken 23'ü kadın çok sayıda kişi gözaltına alınmıştı. Çeteye bilgi sızdırdığı ileri sürülen 11 polis hakkında soruşturma başlatıldı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İstanbul Aksaray’da gözaltına alınan uyuşturucudan kumara, sahte içkiden kaçak konsomatris çalıştırmaya kadar değişik alanlarda faaliyet gösteren suç çetelerine erketelik (gözcülük) yaptığı belirlenen bir şebekeye bilgi sızdırdıkları iddiasıyla, 11 polis hakkında soruşturma başlatıldı. 

Milliyet'ten Ferit Zengin'in haberine göre operasyonel bilgileri erkete şebekesine önceden sızdırdığı iddia edilen 11 polisten 5'i gözaltına alınırken, 5'i ise ifadeye alındı.



Polis baskınlarından korunmak için karakol ve ekip aracı takibi yapıp, baskınları önceden çete üye ve liderlerine ilettiği belirlenen bir şebekeye yönelik olarak İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele ekipleri, geçtiğimiz cumartesi gecesi şebeke üyelerinin irtibat halinde olduğu bazı gece kulüplerine ani baskınlar düzenledi.

Baskınlarda haklarında yakalama kararı çıkarılan kişilerden 8’ini baskın düzenlenen mekanlarda, 2'sini ise adreslerinde gözaltına alan ekipler, basılan mekanların gizli bölmelerinde ise yabancı uyruklu 23 kadın buldu.

Mekan sahipleri tarafından yapılan kimisi ayna arkası, kimisi bar altı gizli bölmelerden çıkarılan ve kaçak şekilde konsomatris olarak çalıştırıldığı tespit edilen kadınları da gözaltına alan ekipler, yine baskın yaptığı adreslerde sahte içki üretim malzemelerinden uyuşturucu ve kumar malzemelerine kadar değişik suç unsurları da ele geçirmişti.

Baskın yapılan adreslerden birisinin gizli kumarhane olduğunu belirleyen ekipler, gizli bölmelerde saklanırken yakalanıp gözaltına alınan 23 yabancı uyruklu kadının ise yurda kaçak olarak sokulduğunu tespit etmişti.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/09/emniyette_kostebek_operasyonu_h6161_c337d.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/09/emniyette_kostebek_operasyonu_h6161_c337d.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2019/09/emniyette_kostebek_operasyonu_h6161_c337d.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/09/emniyette_kostebek_operasyonu_h6161_c337d.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/guvenlik/emniyette-kostebek-operasyonu/6161/</link>
			<pubDate>Fri, 20 Sep 2019 10:56:55 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[22 yaşındaki hacker üniversiteye sahte kayıtla girmiş, notları kendisi vermiş]]></title>
			<description><![CDATA[İstanbul'da çocukları kullanarak 2 milyonluk vurgun yapan kargo çetesinin elebaşı olan Hacker D.E.’nin 2 özel üniversitenin veri tabanına girerek kendisini ve bir adamını farklı bölümlere kaydettiği ortaya çıktı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Sözcü'den Habip Atam'ın haberine göre, İstanbul Emniyetine bağlı Çocuk Şube Müdürlüğü ekiplerinin operasyonla çökerttiği kargo çetesinin farklı suçlara karıştıkları da ortaya çıktı.

Şebekenin beyni olan D.E.'nin kargo firmalarının veritabanlarına girerek, değerli ürün bulunan paketleri sahte evraklarla kendi adamlarına aldırmakla yetinmediği öğrenildi. İnternet bankacılığı hesabı kullanan banka müşterilerini de dolandırdığı belirtilen 22 yaşındaki hackerin, İstanbul'daki 2 özel üniversitenin veri tabanına girdiği öğrenildi.

SINAV NOTLARINI KENDİSİ VERMİŞ 

Polisin yaptığı çalışmada, D.E.'nin şebeke üyesi arkadaşı M.U.’nun da veritabanına kendi isimlerini ekleyerek kayıt yaptırdıkları da ortaya çıktı. Sınava girmeden, casus yazılım kullanarak arkadaşı M.U. ile birlikte üniversiteli olan D.E.'nin, kendi sınav notlarını da kendisinin verdiği belirtildi.

Uyguladıkları yöntemle diploma almayı hedefleyen şüphelilerin, telefonla yaptıkları yazışmalarda, “Notlarını düşürüp bu dönemini yakayım mı” diye espiri yaptıkları da öğrenildi. Şüphelilerin, akademisyenlere ait bilgileri de kopyaladığı öne sürüldü.

TUTUKLANDILAR

Polis ekiplerince düzenlenen operasyonda, 18 yaşından küçük çocukları da kullanan çetenin 15 üyesi yakalanmış şebeke elebaşı D.E.'nin de aralarında bulunduğu 4 şüpheli tutuklanmıştı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/09/22_yasindaki_hacker_universiteye_sahte_kayitla_girmis_notlari_kendisi_vermis_h6154_6300e.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/09/22_yasindaki_hacker_universiteye_sahte_kayitla_girmis_notlari_kendisi_vermis_h6154_6300e.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2019/09/22_yasindaki_hacker_universiteye_sahte_kayitla_girmis_notlari_kendisi_vermis_h6154_6300e.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/09/22_yasindaki_hacker_universiteye_sahte_kayitla_girmis_notlari_kendisi_vermis_h6154_6300e.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/guvenlik/22-yasindaki-hacker-universiteye-sahte-kayitla-girmis-notlari-kendisi/6154/</link>
			<pubDate>Thu, 19 Sep 2019 18:39:38 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[MİT TIR’larının davasının gerekçeli kararı açıklandı]]></title>
			<description><![CDATA[Yargıtay 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla baktığı 54 sanıklı MİT tırlarının durdurulması davasının gerekçeli kararı tamamlandı. Gerekçeli kararda, MİT tırlarının durdurulmasının, doğrudan hükümeti ve MİT'i hedef aldığı, FETÖ'nün planlı bir örgütsel organizasyonu olduğu vurgulandı]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İlk derece mahkemesi sıfatıyla davaya bakan Yargıtay 16. Ceza Dairesinin gerekçeli kararı bin 320 sayfadan oluştu.Gerekçeli kararda, devlet dışı silahlı aktörlerin sürekli ve sistematik silahlı saldırılarına maruz kalan Türkiye’nin, sınırlarını, vatandaşlarını, bekasını korumak için Suriye’nin kuzeyinde Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ile birlikte gerçekleştirdiği askeri operasyonlarda uluslararası hukuk açısından meşru savunma hakkını kullandığının açık olduğu belirtildi.

Suriye iç savaşının etkilerine doğrudan muhatap olan Türkiye’nin 2013’ten bu yana ülke genelinde meydana gelen terör saldırıları sonucunda, güney sınırlarını terörist faaliyetlerden ve saldırılardan korumayı, Suriye topraklarının bölünmesini, parçalanmasını önlemeyi hedeflediği aktarılan gerekçede, sınır bölgesinde PYD’nin koridor açmasına engel olmak amacıyla ÖSO ile beraber Suriye’nin kuzeyinde savunma odaklı faaliyetler yürütüldüğü ifade edildi.

Gerekçeli kararda, nihai amacı anayasal düzeni değiştirmek olan Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) yaşanan bu süreçte özellikle açık mücadele içine girdiği, hükümetin uluslararası arenada zor duruma düşmesi için yürütülen faaliyetleri deşifre etme kararı aldığı bildirildi.

MİT TIR’larının durdurulmasına ilişkin 21 Ocak 2014’te Aydınlık gazetesinde “İşte tırdaki cephane” başlıklı haberin yayımlandığı hatırlatılan gerekçede, gazetenin internet sitesinde ise “Aydınlık Mühimmatın Fotoğrafına Ulaştı: Boru Değil Top Mermisi” başlıklı haberin bulunduğu aktarıldı.

Gerekçede, Cumhuriyet gazetesinde 29 Mayıs 2015’te Can Dündar tarafından yapılan “İşte Erdoğan’ın yok dediği silahlar” başlıklı haber ile 12 Haziran 2015’te Erdem Gül tarafından yapılan “Erdoğan’ın ‘var ya da yok’ dediği MİT tırlarındaki silahlar jandarmada tescillendi. Jandarma ‘var’ dedi” başlıklı haberin yayımlandığı, her iki haberde de tırlarda bulunduğu iddia edilen silah ve mühimmatın fotoğraflarına yer verildiği anlatıldı.

MİT TIR’larının durdurulmasının olağan bir adli soruşturma işlemi değil, FETÖ’nün planlı bir örgütsel organizasyonu olduğuna dikkat çekilen gerekçede, hükümetin ve MİT’in faaliyetlerini hedef alan olayın bireysel hareket eden kişilerce gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığı, bir örgütün faaliyeti kapsamında mensuplarınca gerçekleştirilebileceği kaydedildi.

“Planlı biçimde icra edildi”

Gerekçede,MİT TIR’larının durdurulmasının FETÖ mensubu olduğu somut delilerle kanıtlananlar tarafından planlı biçimde icra edildiğine işaret edildi.

FETÖ’nün, mensuplarınca işgal edilen kamu pozisyonlarının sağladığı yetki ve imkanları suistimal ettiğine dikkati çekilen gerekçede, bu çerçevede örgütsel faaliyetlerin gerçekleştirildiğine değinildi.

MİT TIR’larının durdurulmasında faillerin tamamına yakınının istihbaratçı, özel yetkili savcı olduğu bildirilen gerekçede, FETÖ’nün bu kadrolardaki gücünden istifade ederek olayı planladığı ve icra ettiği aktarıldı.

MİT TIR’larının durdurulmasının, FETÖ’nün planlı bir örgütsel organizasyonu olduğunun kabulü zarurettir.” tespitine yer verilen gerekçede, bu nedenlerle hakkında mahkumiyet kararı verilen ve organizasyon içinde yer alan sanıkların, maddi gerçekle bağdaşmayan, inkara dayanan ve cezadan kurtulmaya yönelen savunmalarına itibar edilmeyeceği vurgulandı.

“Doğrudan hükümet ve MİT hedef alındı”

Yargıtay 16. Ceza Dairesi tarafından da benimsenen, istikrar kazanmış yargısal içtihadlara göre, silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması şartlarının arandığı hatırlatılan gerekçede, şunlar kaydedildi:

“Farklı vilayetlerde ayrı ayrı kurumların yetki ve imkanlarının senkronize ve işlevsel biçimde kullanılması suretiyle icra olunan ve doğrudan Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ve MİT’i hedef alan, mahiyeti, icra şekli, örgütün amacına yaptığı hizmet ve katkı ile doğurduğu sonuçlar itibarıyla bireysel hareket eden kişilerce gerçekleştirilmesi mümkün bulunmayan, ancak bir örgütün faaliyeti kapsamında mensupları tarafından gerçekleştirilebilen, birçok asıl faillerinin FETÖ/PDY terör örgütü mensubu olduğu somut delillerle kanıtlanan, planlı bir biçimde icra edilen olayla ilgili olarak, organizasyon içinde yer alan sanıkların FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu kabul edilecektir.”
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/09/mit_tirlarinin_davasinin_gerekceli_karari_aciklandi_h6100_7ea3f.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/09/mit_tirlarinin_davasinin_gerekceli_karari_aciklandi_h6100_7ea3f.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2019/09/mit_tirlarinin_davasinin_gerekceli_karari_aciklandi_h6100_7ea3f.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/09/mit_tirlarinin_davasinin_gerekceli_karari_aciklandi_h6100_7ea3f.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/guvenlik/mit-tirlarinin-davasinin-gerekceli-karari-aciklandi/6100/</link>
			<pubDate>Wed, 11 Sep 2019 13:33:40 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Fetö Hükümlüsü Yüksel Uğurlu&#039;ya ,Cezaevinde kayıtdışı şüpheli görüşme!]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Antalya Başsavcı Vekili Gürkan Kütük ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın avukatı Köhle, yanında iki kadın ve bir erkekle Antalya L Tipi Cezaevi’ne “kayıt dışı” girerek, FETÖ hükümlüsü Yüksel Uğurlu ile görüştü…

Özel görüşme için göz retina okuma sistemi kapatıldı… 

Ziyarete ilişkin soruşturma yürüten savcılık, usulsüz girişi tespit etti ancak rüşvet iddiasına ilişkin delil bulunamadığı gerekçesiyle takipsizlik kararı verdi.

Antalya L Tipi Ceza İnfaz Kurumu’nda FETÖ hükümlüsü olduğu iddia edilen Yüksel Uğurlu’ya soru işareti yaratan “kayıtdışı” bir ziyaret gerçekleştirildiği ortaya çıktı. 

Antalya Başsavcı Vekili Gürkan Kütük, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın avukatı Ahmet Kürşat Köhle, yanlarında iki kadın ve bir erkekle birlikte, 3 Ekim 2018’de, cezaevine “kayıt dışı” girdi.

Cumhuriyet Gazetesi’nin haberine göre; Cezaevine girişlerde turnikelerden geçilirken, göz retina okuma sistemi kapatıldı. Erdoğan’ın avukatının da olduğu 6 kişi, koğuşundan getirtilen Yüksel Uğurlu ile özel bir odada, 37 dakikalık bir görüşme gerçekleştirdi. Cezaevi müdürü, görüşmenin, babası ölen Yüksel Uğurlu’ya başsağlığı dilemek için yapıldığını iddia etti.

Ancak savcılık, Uğurlu’nun babasının ziyaretten 6 gün sonra öldüğünü tespit etti.

Ziyaret için rüşvet alındığı iddialarını soruşturan savcılık, delil olmadığı gerekçesiyle dosyayı kapattı.

Takipsizlik kararında, ziyaretin kayıt dışı gerçekleşmesinin usulsüz olduğu vurgulandı; konunun idari yönden soruşturulması gerektiği belirtildi.

Cumhuriyet’in ulaştığı Antalya Başsavcılığı’nın soruşturma dosyasına göre, 3 Ekim 2018 tarihinde, Antalya Cumhuriyet Başsavcı Vekili Gürkan Kütük, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın avukatlarından Ahmet Kürşat Köhle ile birlikte Antalya L Tipi Kapalı İnfaz Kurumu’na geldi.

Bu isimlerin yanında kimliği tespit edilemeyen iki kadın ile bir erkek şahıs daha yer aldı.

Cezaevine girişte herhangi bir giriş kayıtları oluşturulmayan bu kişilerin göz retina kaydı da alınmadı. 

Savcı, avukat ve yanındakiler, içeri girmeden önce turnikelerden rahatça geçmesi için göz retina kaydı sistemi kapatıldı. 

İçeriye giriş yapan 5 kişi, cezaevi müdürü Tuncay Avanaş’ın odasında çay içtikten sonra hep birlikte hazır kuvvet odasına geçti.

Gürkan Kütük’ün talimatıyla bu odaya “kahverengi ayakkabı, krem pantolon ve beyaz gömlek” giyen hükümlü Yüksel Uğurlu getirildi.

Odada 11.49-12.26 saatleri arasında, 37 dakikalık bir görüşme yapıldı.

Kurum müdürü: Uğurlu’yu savcı çağırdı

İhbar üzerine Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı, kurum müdürünün de arasında bulunduğu şüpheliler hakkında “rüşvet almak/vermek, görevi kötüye kullanmak” suçlarından soruşturma başlattı. Şüpheli olarak ifadesi alınan müdür Tuncay Avanaş, savcı Gürkan Kütük’ün yanında misafirleri olduğu halde o tarihte cezaevine geldiğini, odasında çay ikram ettiklerini belirterek, yaşananları şöyle anlattı:

“Başsavcı vekilinin misafirleri olduğu için göz turnikesini devre dışı bıraktık, turnikeleri açarak içeri aldık. Çay içtikten sonra Gürkan Kütük, ‘Odaya geçelim’ dedi. Yanında olan diğer şahısların kim ve ne olduklarını soramadım.

Misafirleri ile hazır kuvvet odasının bulunduğu yere birlikte gittik. O sırada Gürkan Kütük, ‘Babası rahmetli olan Yüksel Uğurlu Bey’i getirin’ dedi. Memurlar getirdi. Başsavcı Vekili ve yanında bulunan şahıslar başsağlığı diledi. Gürkan Kütük dışarı çıkınca ben de odadan, arkasından, çıktım. Birkaç dakika kalanlar, içeride oturdu. Tam olarak kaç dakika oturduklarını bilmiyorum. Sonra da kurumdan ayrıldı. Bayanların ne maksatla geldiklerini bilmiyorum.”

Hükümlü: Dosyamla ilgili konuştuk

Soruşturma kapsamında hükümlü Yüksel Uğurlu’nun tanık olarak ifadesi alındı. Ziyaret sırasında gelen iki kadının kız kardeşi, erkeğin ise kız kardeşinin eşi olduğunu öne süren Uğurlu, o gün açık görüşünün olduğunu iddia etti. Uğurlu, “Avukat Kürşat Ahmet Bey, Savcı Bey ve Müdür Bey ile cezaevi ile ilgili konular ve dosyam ile ilgili konularda konuşmalar yaptık. Bana vasi tayin edilmemişti. Kardeşlerimle vasi tayin edilmesi hususunu görüştüm. Ayrıca babamın vefatı dolayısıyla Başsavcı Bey, Müdür Bey ve odada bulunan diğer kişiler başsağlığı dileklerini ilettiler” dedi.

Başsağlığı yalan çıktı

Ancak soruşturma savcısının Uğurlu’nun babasının ölüm kayıtlarını getirmesiyle “Babam öldü, başsağlığı için geldiler” iddiasının yalan olduğu anlaşıldı. Dosyaya giren nüfus kayıtlarına göre, Yüksel Uğurlu’nun babası bu ziyaretten 6 gün sonra, yani 9 Ekim 2018’de, yaşamını yitirdi. Cezaevi idaresinin savcılığa gönderdiği yazıda da Uğurlu’nun Ekim 2018 ayında hiç açık görüşünün bulunmadığı belirtildi.

Cezaevi doğruladı: Kayıt dışı girdiler

Savcılığın soruşturması kapsamında Antalya L Tipi Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü, 1 Mart 2019’da, olaya ve cezaevine giriş kurallarına ilişkin bilgi verdi. Yazıda, “Kurumumuzda genel işleyiş, kuruma gelen hükümlü tutuklu yakınları, avukat, noter veya savcılık izni ile ziyarete gelen kişilerin, ilgili belge veya nüfus cüzdanını ibraz etmesi koşuluyla kurumumuz ziyaret kabul biriminde göz retina kaydı yapılıp, kayıt oluşturularak kuruma girişi sağlanmaktadır. Olay tarihindeki Başsavcı Vekili Gürhan Kütük ve yanındaki şahısların kuruma girişleri esnasında, herhangi bir göz retina kaydı oluşturulmadığından, sistem merkez kamera kontrol biriminde görevli infaz ve koruma memuru M.Ş. tarafından devre dışı bırakıldı” denildi.

Siber, tanıyamadı!

Savcılık, kayıt dışı giriş görüntülerini Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ne gönderdi. Müdürlük, 21 Şubat’ta verdiği yanıtta, cezaevine giriş çıkış yapan şahısların kamera açısının net olmamasından ve şahısların tanınmamasından dolayı giriş çıkış yapan kişilerin kimlik bilgilerine ulaşılamadığını bildirdi.

Görüntüler silinmiş

Savcılık ayrıca, cezaevine 3 Ekim 2018 – 7 Ekim 2018 tarihlerine ait usulsüz şekilde giriş çıkış yapan şahısların bulunup bulunmadığına ilişkin merkez kamera odası kayıtlarının kontrollerinin yapılmasını istedi. Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü, savcılığa verdiği yanıtta, belirtilen tarihlerle ilgili olarak sistem tarafından üzerine veri yazılmak suretiyle görüntülerin bilindiği öne sürüldü.









Erdoğan ve Tamince’nin avukatı

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Antalya’daki davalarını takip eden avukat Ahmet Kürşat Köhle, aynı zamanda işadamı Fettah Tamince’nin avukatlığını da yapıyordu. Tamince hakkında takipsizlikle biten Antalya’daki FETÖ dosyasının avukatlığını da Köhle üstlenmişti.

Savcılık takipsizlik verdi

Memur Suçları Soruşturma Savcısı Ethem Erdoğdu, soruşturma sonucunda 27 Temmuz’da kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Rüşvet iddialarıyla ilgili delil olmadığı belirtilen takipsizlik kararında, “Cezaevi kurum müdürü olarak görev yapan Tuncay Avanaş’ın kurumda hükümlü ve tutuklu olan ve maddi durumu iyi olan bazı kişilerden hediye aldığı şeklindeki iddiaların soyut, mesnetsiz ve dedikodudan ibaret olduğu, hediye veya başka bir şey alındığına dair herhangi bir delil elde edilemediği” belirtildi.

‘İdari soruşturma açılsın’

Kararın bir örneğinin disiplin soruşturması yönünden Antalya Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığı’na gönderilmesine karar veren savcılık, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Şüpheli Tuncay Avanaş’ın 3 Ekim 2018 tarihinde kuruma iki kadın iki erkek ve bir savcı ile bir müdürün usulsüz girişi ile ilgili olarak cezaevi yazışmalarından ve şüphelinin savunmasından da anlaşılacağı üzere cezaevinden sorumlu Başsavcı Vekili Gürkan Kütük’ün cezaevine ziyaret amacı ile geldiği, yanında iki bayan ve iki erkek şahsın olduğu, başsavcı vekili olması sebebi ile göz retina okuma işlemlerinin devre dışı bırakıldığı, burada kurum müdürü olan Tuncay Avanaş’ın eyleminin idari soruşturmaya konu olabilecek nitelikte olduğu anlaşılmıştır.”
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/09/feto_hukumlusu_yuksel_ugurlu_ya_cezaevinde_kayitdisi_supheli_gorusme_h6077_e1cd8.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/09/feto_hukumlusu_yuksel_ugurlu_ya_cezaevinde_kayitdisi_supheli_gorusme_h6077_e1cd8.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2019/09/feto_hukumlusu_yuksel_ugurlu_ya_cezaevinde_kayitdisi_supheli_gorusme_h6077_e1cd8.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/09/feto_hukumlusu_yuksel_ugurlu_ya_cezaevinde_kayitdisi_supheli_gorusme_h6077_e1cd8.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/guvenlik/feto-hukumlusu-yuksel-ugurlu-ya-cezaevinde-kayitdisi/6077/</link>
			<pubDate>Sun, 08 Sep 2019 13:39:24 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[BAKIRKÖY &#039;DE SAHTE POLİS OPERASYONU]]></title>
			<description><![CDATA[İstanbul'da, 'polis' kılığına girerek yabancı uyruklu turistleri durdurup paralarını alan yabacı uyruklu bir kişi, son işinde yakayı ele verdi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İstanbul'da, 'polis' kılığına girerek yabancı uyruklu turistleri durdurup paralarını alan yabacı uyruklu bir kişi, son işinde yakayı ele verdi.


Edinilen bilgilere göre, ülkesinden İstanbul'a gelen Lübnan uyruklu Mohammad Alachı A.(49), Bakırköy Şenlikköy Mahallesi'nde otomobilden inen ve kendini 'polis' olarak tanıtan 1 kişi tarafından durduruldu.

Lübnanlı turistin 500 dolar parasını gasp eden şahıs, daha sonra kullandığı otomobille kaçarak izini kaybettirdi.

Olayın ardından Mohammad Alachı A., plakasını aldığı aracı ve zanlıyı polise bildirdi. 

Şahsın şikayeti üzerine harekete geçen Bakırköy İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı ekipler, olaya karışan aracın plakasından otomobilin kiralık bir araç olduğunu ve zanlının Bakırköy Sahil Yolu üzerinden Zeytinburnu istikametine doğru seyrettiğini tespit etti.

Bakırköy Aksu Caddesi'nde otomobili yakalayan polis, düzenlenen operasyonda yabacı uyruklu Jan M.(42) adlı zanlıyı gözaltına aldı.

Şüpheli Jan A., Bakırköy İlçe Emniyet Müdürlüğüne götürüldü.

Zanlının kendine polis süsü vererek yabancı uyruklu şahısların önünü keserek, haklarında ihbar olduğunu söyleyip mağdurları gasp ettiği belirlendi.






]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/09/bakirkoy_de_sahte_polis_operasyonu_h6050_83e89.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/09/bakirkoy_de_sahte_polis_operasyonu_h6050_83e89.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2019/09/bakirkoy_de_sahte_polis_operasyonu_h6050_83e89.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/09/bakirkoy_de_sahte_polis_operasyonu_h6050_83e89.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/guvenlik/bakirkoy-de-sahte-polis-operasyonu/6050/</link>
			<pubDate>Tue, 03 Sep 2019 17:20:35 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Meclis&#039;te kadına yönelik şiddet teklifi reddedildi]]></title>
			<description><![CDATA[CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, kadın cinayetlerinin önlenmesi için TBMM'ye kanun teklifi sundu. Tanrıkulu'nun sunduğu yasa teklifi Meclis'çe reddedildi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
Birgün'ün haberine göre, CHP 'li Tanrıkulu, "kadına karşı şiddet ve kadın cinayetlerinin önlenmesi"ne ilişkin verdiği yasa teklifi meclise sunuldu. 

Tanrıkulu'nun ceza yasasında ve ceza infaz yasasında 11 maddeye “kadına karşı toplumsal cinayete ve şiddete dayalı” cümlesinin eklenmesine dair sunduğu teklif hükümetçe reddedildi.


Meclis'te yasa teklifi hakkında söz alan ve kadın örgütleriyle birlikte, onların katkısıyla bu yasa teklifini hazırladıklarını belirten Tanrıkulu, bugün kadınların karşı karşıya olduğu ağır koşullara vurgu yaptı.

Yasa teklifini AK Parti ve MHP'li grup başkanvekillerine de gönderdiklerini belirten Tanrıkulu, "AK Parti grup başkanvekilleri böyle bir güzellik yapabilirsiniz.

Yani ilk defa muhalefetten gelen bir öneriyi hiç olmazsa komisyona havale edilmek üzere gündeme aldırabilirsiniz" dedi.
Tanrıkulu'nun kadına yönelik şiddete karşı Meclis'e sunduğu yasa teklifi reddedildi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/08/meclis_te_kadina_yonelik_siddet_teklifi_reddedildi_h5994_76e79.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/08/meclis_te_kadina_yonelik_siddet_teklifi_reddedildi_h5994_76e79.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2019/08/meclis_te_kadina_yonelik_siddet_teklifi_reddedildi_h5994_76e79.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/08/meclis_te_kadina_yonelik_siddet_teklifi_reddedildi_h5994_76e79.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/guvenlik/meclis-te-kadina-yonelik-siddet-teklifi-reddedildi/5994/</link>
			<pubDate>Fri, 23 Aug 2019 12:33:58 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[127 General ve amiralin görev yeri değiştirildi]]></title>
			<description><![CDATA[Türk Silahlı Kuvvetleri'nde (TSK) yapılan yeni atamalara göre, Kara Kuvvetleri Komutanlığında 75, Deniz Kuvvetleri Komutanlığında 25 ve Hava Kuvvetleri Komutanlığında 27 komutana yönelik atamalar yapıldı]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararları kapsamında alınan kararların ardından atama ve terfi işlemleri Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın onayıyla gerçekleştirildi. Buna göre, Erdoğan imzasıyla general ve amirallerin atanmalarına yönelik karar, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.



Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nda yapılan atamaların tamamı şu şekilde:

“3. Ordu Komutanlığına Kara Kuvvetleri Eğitim ve Doktrin Komutanı Korgeneral Şeref Öngay,

Kara Kuvvetleri Eğitim ve Doktrin Komutanlığına Kara Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı Korgeneral Yavuz Türkgenci,

Ege Ordu Komutanlığına 4. Kolordu Komutanı Korgeneral Ali Sivri,

2. Ordu Komutanlığına 7. Kolordu Komutanı Korgeneral Sinan Yayla,

MSB Savunma ve Güvenlik Genel Müdürlüğüne Genelkurmay İstihbarat Başkanı Korgeneral İrfan Özsert,

4. Kolordu Komutanlığına NATO Kara Komutanlığı Kurmay Başkanı Tümgeneral Erhan Uzun,

7. Kolordu Komutanlığına Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Yılmaz Yıldırım,

NATO Kara Komutanlığı Kurmay Başkanlığına 3. Piyade Tümen Komutanı NATO Kara Komutanı Tümgeneral Metin Tokel,

Kara Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanlığına Genelkurmay Strateji Dairesi Başkanı Tümgeneral Mustafa Oğuz,

6. Mekanize Piyade Tümen ve Müşterek Özel Kuvvet Komutanlığına Özel Kuvvetler Komutanı Ahmet Ercan Çorbacı,

Kara Kuvvetleri Komutanlığı Harekat Başkanlığına Genelkurmay Eğitim Dairesi Başkanı Tümgeneral Bahtiyar Ersay,

Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığına 5. Piyade Eğitim Tugay Komutanı Tümgeneral Sezai Öztürk,

Özel Kuvvetler Komutanlığına 5. Piyade Eğitim Tugay Komutanı Tümgeneral Ömer Ertuğrul Erbakan

5. Kolordu Komutanlığına 28. Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tümgeneral Ahmet Karamahmut.

Kara Kuvvetleri EDOK Kurmay Başkanlığına Kara Kuvvetleri Lojistik Komutanlığı Mühimmat Komutanı Tümgeneral Selami Arslan

52. Motorlu Piyade Tümen Komutanlığına Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tuğgeneral Tevfik Algan,

Genelkurmay Genel Sekreterliğine 70. Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Fedai Ünsal,

70. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığına 1. Ordu Komutanlığı Kurmay Başkanı Tuğgeneral Burhan Aktaş,

6. Hudut Tugay Komutanlığına Kara Kuvvetleri Komutanlığı Harekat Başkanı Tuğgeneral Recep Özdemir,

3. Piyade Tümen Komutanlığına Kara Kuvvetleri EDOK Kurmay Başkanı Tuğgeneral Ömer Faruk Bozdemir,

1. Ordu Komutanlığı Kurmay Başkanlığına Kara Kuvvetleri Komutanlığı Denetleme ve Değerlendirme Başkanı Tuğgeneral Faruk Yıldırım,

Kara Kuvvetleri Komutanlığı Lojistik Başkanlığına Ege Ordu Komutanlığı Kurmay Başkanı Tuğgeneral Barbaros Kasar,

3. Ordu Komutanlığı İDA. Kurmay YBŞK'lığına Kara Kuvvetleri EDPK Eğitim Tümen Komutanı Tuğgeneral Mehmet Hakan Akyol,

MSB Harita Genel Müdürlüğüne Topçu ve Füze Okulu Komutanı Tuğgeneral Hurşit Ağırcan,

59. Hava ve Topçu Eğitim Tugay Komutanlığına 1. Ordu Komutanlığı İDA. Kurmay YBŞK. Tuğgeneral Aykut Tonbul,

MSB Lojistik Genel Müdür Yardımcılığına Genelkurmay İstihbarat Daire Başkanı Tuğgeneral Mücahit Zorlutuna,

Kara Kuvvetleri EDOK Okullar Komutanlığına İKM. MLY. Okul ve Eğitim Merkez Komutanı Tuğgeneral Mehmet Salih Akay,

Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığına Genelkurmay Personel İşleri Dairesi Başkanı Tuğgeneral Altan Er,

Kara Harp ENS. Komutanlığına MSB Lojistik Genel Müdür Yardımcısı Tuğgeneral İsmail Şanlı,

Milli Askeri Temsil Heyet Başkanlığına Genelkurmay Proje Geliştirme ve Yönetimi Daire Başkanı Tuğgeneral Rasim Yaldız,

MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliğine Genelkurmay Genel Sekreteri Tuğgeneral Mehmet Özeren,

Kara Kuvvetleri Komutanlığı Personel Başkanlığına Kara Kuvvetleri Komutanlığı Tayin Daire Başkanı Tuğgeneral Selçuk Yavuz,

2. Ordu Komutanlığı Kurmay Başkanlığına 28. Meknaize Piyade Tümen Komutanı Tuğgeneral Mahmut Altun,

28. Mekanize Piyade Tümen Komutanlığına Kara Kuvvetleri Komutanlığı Geliştirme ve Teşkilat Daire Başkanı Tuğgeneral Taner Uysal,

Genelkurmay Strateji Daire Başkanlığına SHAPE YNT. Direktörü Tuğgeneral Taner Sağıroğlu,

Genelkurmay Eğitim Daire Başkanlığına Kara Kuvvetleri Lojistik Komutanlığı İkmal Komutanı Tuğgeneral Özdemir Şan,

Terörizmle Mücadele Eğitim ve Tatbikat Merkez Komutanlığına 10. Komando Tugay Komutanı Tuğgeneral Tamer Ay,

5. Piyade Eğitim Tugay Komutanlığına 48. HD. Tugay Komutanı Hakan Yiğittürk,

6. Mekanize Piyade Tümen ve MÖGK. Komutan Yardımcılığına 2. Zırhlı Tugay Komutanı Uğur Bülend Acarbey,

Topçu ve Füze Okul Komutanlığına 57. Topçu Tugay Komutanı Tuğgeneral Sebahattin Türker,

MSB Personel Genel Müdür Yardımcılığına 58. Topçu Tugay Komutanı Tuğgeneral Ahmet İbiş,

Kara Kuvvetleri Lojistik Komutanlığı Kurmay Başkanlığına MSB Askeri Fabrikalar Genel Müdür Yardımcısı Tuğgeneral İsmail Amanvermez,

Kara Kuvvetleri Lojistik K. İKM. K.'lığına MSB Harita Genel Müdürü Tuğgeneral Osman Alp,

Kara Kuvvetleri Komutanlığı Tayin Daire Başkanlığına Genelkurmay Cari Harekat Daire Başkanı Tuğgeneral Sebahattin Kılınç,

Kara Harp Okulu Komutanlığına Kara Astsubay Meslek Yüksek Okul Komutanı Tuğgeneral Gültekin Yaralı,

Müttefik Dönüşüm Komutanlığı Kurmay Başkanı KAY. Yardımcılığına 5. Zırhlı Tugay Komutanı Tuğgeneral Şefik Atak,

39. Mekanize Piyade Tümen Komutanlığına 15. Piyade Eğitim Tugay Komutanı Tuğgeneral Nihat Ergün,

54. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığına 18. Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Dündar Şahin Güngör,

18. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığına 54. Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Yüksel Erdin,

MSB KRM. Hizmetleri Daire Başkanlığına Tuğgeneral Mustafa Köksal,

6. Mekanize Piyade Tümen ve MÖGK Komutan Yardımcılığına 59. Topçu Eğitim Tugay Komutanı Tuğgeneral Ertuğrul Sağlam,

MSB Askeri Fabrikalar Genel Müdür Yardımcılığına Kara Kuvvetleri Lojistik Komutan Yardımcısı Tuğgeneral Sinan Eren,

Genelkurmay Cari Harekat Daire Başkanlığına Çok Uluslu Müşterek Harp Merkez Komutanı Tuğgeneral Mehmet Cafer Aksoytürk,

MSB Savunma ve Güvenlik Genel Müdürlüğü Daire Başkanlığına Genelkurmay KUV. GLŞ. ve KAY. YNT.D.BŞK.KUV.GLŞ.YRD Tuğgeneral Hikmet Yokarıbaş,

47. Komando Tugay Komutanlığına Dağ Komando Okulu ve EM. Dağ Komando Okul Komutanı Tuğgeneral Sezgin Erdoğan,

4. Özel Kuvvetler Tugay Komutanlığına Genelkurmay Özel Kuvvetler Komutanlığı KUR.BŞK.DENT. ve DEĞ.Ş.DENT. ve DEĞ.SB. Tuğgeneral Ahmet Gülmüş,

23. Komando Tugay Komutanlığına 47. Komando Tugay Komutan Yardımcısı Tuğgeneral Berat Acar,

3. Piyade Tümen Komutan Yardımcılığına Genelkurmay İKK. ve GÜV. D. BŞK. Asimetrik Tehdit ve TEK.İSTH.Ş.MD. Tuğgeneral Fethi Oltulu,

28. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığına 1. Komando Eğitim Tugay Erkan Başkanı Tuğgeneral Hakan Tunç,

48. HD. Tugay Komutanlığına Kara Kuvvetleri Lojistik Komutanlığı Denetleme ve Değerlendirme Başkanı Tuğgeneral Salih Büyük,

6. Komando Tugay Komutanlığına Terörizmle Mücadele Eğitim ve Tatbikat MRK.KOMD.EĞT.A.K Tuğgeneral Metin Eştürk,

18. Zırhlı Tugay Komutanlığına KKTC Güvenlik Kuvvetleri Kurmay Başkanı Tuğgeneral Osman Akyıldız,5. Zırhlı Tugay Komutanlığına Zırhlı Birlikler Okulu ve EM.TNK.EĞT.A.K. Tuğgeneral Hacı Halil Osma,

16. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığına Kara Kuvvetleri Denetleme ve Değerlendirme Başkanlığı 1 No'lu Denetleme Görevlisi Tuğgeneral Ali Fuat Arıkan,

23. Piayade Tümen Komutan Yardımcılığına Kara Kuvvetleri Lojistik Başkanlığı Sekreteri Tuğgeneral Halil Ünver,

6. Mekanize Piyade Tümen ve MÖGK. Komutan Yardımcılığına 8. Kolordu Kurmay Başkanı Tuğgeneral Zekeriya Yalçın,

Kara Havacılık Komutanlığına Kara Kuvvetleri Kara Havacılık Daire Başkanı Tuğgeneral Oğuz Baykal,

MSB Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğüne MSB Askeri Adalet Teftiş Kurulu Daire Başkanı Tuğgeneral Mehmet Avcıoğlu.”
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/08/127_general_ve_amiralin_gorev_yeri_degistirildi_h5979_f2375.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/08/127_general_ve_amiralin_gorev_yeri_degistirildi_h5979_f2375.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2019/08/127_general_ve_amiralin_gorev_yeri_degistirildi_h5979_f2375.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/08/127_general_ve_amiralin_gorev_yeri_degistirildi_h5979_f2375.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/guvenlik/127-general-ve-amiralin-gorev-yeri-degistirildi/5979/</link>
			<pubDate>Thu, 22 Aug 2019 09:41:32 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki YAŞ toplantısı, sona erdi. Erdoğan, YAŞ kararlarını onayladı.]]></title>
			<description><![CDATA[Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki Şura üyeleri, Anıtkabir ziyaretinin ardından Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne geçti.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki Şura üyeleri, Anıtkabir ziyaretinin ardından Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne geçti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığındaki YAŞ üyeleri, daha sonra YAŞ toplantısına katıldı.

TOPLANTIYA KATILANLAR
Erdoğan başkanlığındaki basına kapalı toplantıda; Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ümit Dündar, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Adnan Özbal ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Küçükakyüz hazır bulundu.

YAŞ'TA ALINAN KARARLAR
30 Ağustos 2019 itibarıyla 14 general ve amiral bir üst rütbeye, 40 albay general ve amiralliğe yükseltildi.

Halen 241 olan general ve amiral sayısı, 30 Ağustos 2019 tarihi itibarıyla 233 olacak.

Bir general yaş haddi nedeniyle 1 Eylül'den itibaren, 47 general ve amiral kadrosuzluk nedeniyle 30 Ağustos itibarıyla emekliye sevk edildi.

TERFİ ETTİRİLEN KOMUTANLAR

Kara Kuvvetleri Komutanlığı;

Tuğgeneraller; Bahtiyar Ersay, Ömer Ertuğrul Erbakan, Ahmet Kurumahmut,  Selami Arslan tümgeneralliğe terfi ettirildi.

Deniz Kuuvetleri Komutanlığı;

Tuğamiral Yankı Bağcıoğlu tümamiralliğe terfi ettirildi.

Hava Kuvvetleri Komutanlığı;

Tuğgeneraller; Erdoğan Gür, İsmail Günaydın, İsmail Üner, Kutlay Demir, Ali Serin, Olcay Yılmaz, Selçuk Aygün tümgeneralliğe terfi ettirildi.

EMEKLİYE AYRILANLAR

3. Ordu Komutanı Orgeneral İsmail Serdar Savaş

Ege Ordusu Komutanı Orgeneral Abdullah Recep

GÖREV SÜRESİ UZATILANLAR

Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Özbal ile Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Küçükakyüz'ün görev süreleri bir yıl daha uzatıldı.












]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/08/cumhurbaskani_recep_tayyip_erdogan_baskanligindaki_yas_toplantisi_sona_erdi_erdogan_yas_kararlarini_onayladi_h5887_d7b36.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/08/cumhurbaskani_recep_tayyip_erdogan_baskanligindaki_yas_toplantisi_sona_erdi_erdogan_yas_kararlarini_onayladi_h5887_d7b36.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2019/08/cumhurbaskani_recep_tayyip_erdogan_baskanligindaki_yas_toplantisi_sona_erdi_erdogan_yas_kararlarini_onayladi_h5887_d7b36.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/08/cumhurbaskani_recep_tayyip_erdogan_baskanligindaki_yas_toplantisi_sona_erdi_erdogan_yas_kararlarini_onayladi_h5887_d7b36.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/guvenlik/cumhurbaskani-recep-tayyip-erdogan-baskanligindaki-yas-toplantisi/5887/</link>
			<pubDate>Thu, 01 Aug 2019 19:14:45 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Yeni Askerlik Yasası &#039;SEVR Projesi&#039; Çıktı!]]></title>
			<description><![CDATA[AKP'nin yeni askerlik yasası ile binlerce askeri terhis etmesine Tarihçi-Yazar Sinan Meydan sert tepki göstererek, " 130 bin askerin terhisi Mondros'tan sonraki en büyük terhistir" dedi. Meydan, yasanın da Sevr projesi olduğunu belgeleri ile anlattı!

]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Sevr Antlaşması 152-155 arası maddelere göre; 50 bin kişilik bir askeri birlik dışındaki tüm ordu terhis ediliyordu. 

168. maddeye göre tüm askeri okullar kapatılıyordu. “Askere Alma” başlığını taşıyan 165. maddeye göre “zorunlu askerlik” kaldırılıyor ve askerlik süresi 12 aya indiriliyordu Yeni askerlik kanununa göre bedelli askerlik süreklilik kazanacak; parası olanlar, 30 bin TL vererek askerlik yapmayacak, parası olmayanlar ise sadece 6 ay askerlik yapacak. 

Bu kanun kabul edildiğinde askerlik yapmakta olanlardan 6 aylık askerliğini tamamlamış olanlar üç ay içinde terhis edilecek.

Böylece mevcut ordunun dörtte üçü terhis edilmiş olacak. Bugün dört bir yandan kuşatılmış Türkiye bir anda neredeyse “ordusuz” kalacak. İşte o zaman, ciddi bir “beka” sorunumuz olacak! Peki, neler oluyor? Türkiye'nin “ordusuzlaştırılması” ne anlama geliyor? 

Cevap, “seçmeli ders” yapılan tarihte gizli! 

YENİ ASKERLİK KANUNUYLA ESKİYE DÖNÜŞ 

Başkanlık sistemiyle (anayasa+meclis+saray düzeniyle) fiilen cumhuriyetten meşrutiyete dönen Türkiye, bu yeni askerlik kanunuyla meşrutiyetin de gerisine, Tanzimat'a dönüyor.

Anlayacağınız, nerede biteceği belli olmayan geri dönüş tüm hızıyla sürüyor. 

Şöyle ki, Osmanlı'da 1846'da “Bedel-i Şahsi” uygulamasına geçildi. 

Buna göre “kura” çıkıp 5 yıllık zorunlu askerlik yapmak istemeyenler bedel parası ödeyerek kendilerinin yerine bir başkasını askere gönderebilecekti. 

1865'te “Bedel-i Şahsi” kaldırılıp “Bedel-i Nakdi”ye geçildi. Böylece zorunlu askerlik yapmak istemeyen Osmanlı zenginleri “bedel akçesi” ödeyerek askerlikten kurtuldu.

 Osmanlı'da askerlik, fakir Anadolu delikanlılarının, Türk çocuklarının işi haline geldi. İkinci Meşrutiyet'ten sonra 1909'da çıkarılan askere alma kanunuyla askerlikten muaf olan İstanbul halkının ve Müslüman olmayanların da askerlik yapması zorunlu hale getirildi. 

Mart 1914'te çıkarılan askerlik kanununa göre ise 18 yaşını dolduran her erkek askerlik yapacaktı. 

Cumhuriyet döneminde, 1927'de 1111 Sayılı Askerlik Kanunu çıkarıldı. 

Bu kanuna göre askerlik “bir vatan görevi” kabul edildi. 

Bu kanun, sadece -askerlik süreleri değiştirilerek- bugüne kadar geldi. 

Bu yeni askerlik kanunu ise sadece askerlik süresini değil, cumhuriyetin askerlik sistemini tamamen değiştiriyor. 

Bu yeni askerlik kanunu bir geriye dönüştür. 

Öyle ki, Osmanlı'nın 1846 Askerlik Kanunnamesi'ne göre padişahın özel ferman çıkararak “askerlikten muaftır” dediği kişiler askerlik yapmıyordu.

Yeni askerlik kanununun 45. maddesinde de aynen şöyle denilmektedir: “Cumhurbaşkanınca gerekli görülen sahalarda özel olarak görevlendirilen gönüllüler, Cumhurbaşkanınca belirlenen şartlara uydukları takdirde askerlik hizmetinden muaf tutulur.” Yani, 1846'da “padişaha” verilen yetkinin bir benzeri, 173 yıl sonra, 2019'da “cumhurbaşkanına” veriliyor.

ÖNCE ORDUYU BİTİRMEK İSTEDİLER

1. Dünya Savaşı'nda yenilen Osmanlı'ya 30 Ekim 1918'de imzalatılan Mondros Ateşkes Antlaşması aslında orduyu bitirme planıydı.

Antlaşmaya göre Osmanlı ordusu dağıtılacaktı. 

Düzeni sağlamak için sınırlı sayıdaki geçici birlikler dışındaki tüm ordu silahlarıyla birlikte İtilaf devletlerine teslim olacaktı.

Padişah Vahdettin, Mondros'tan hemen sonra, 5 Kasım 1918'de, “İngilizleri memnun etme politikası gereği” ordunun onda dokuzunun terhis edilerek erlerin memleketlerine gönderilmesine ilişkin kararnameyi, hiç itiraz etmeden, imzaladı. 

Mondros'tan sonra İngilizler büyük bir hızla Türk ordularını dağıtıp, ordu komutanlarını tutuklayıp silah ve cephaneye el koymaya başladılar.

O günlerde Konya'da Kolordu Komutanı Fahrettin Altay Paşa anılarında şöyle diyor: “Konya'ya bir İngiliz subayı gelip demiryolunun denetimini eline aldı, bütün cephane ve silah depolarının kapısına kilit taktırdı. 

Silahların mekanizmalarını toplayıp bir sandığın içine doldurttu. 

Ve üzerine işgalin mührünü bastı.

” YERLİ İŞBİRLİKÇİLERİN ORDU DÜŞMANLIĞI 

Padişah Vahdettin'in vazgeçemediği Sadrazam Damat Ferit, İstanbul'daki İngiliz Yüksek Komiser Vekili Amiral Webb'e, aralarında Ahmet İzzet, Mustafa Kemal, Kazım Karabekir ve Ali Fuat paşaların da bulunduğu gizli bir liste vererek “siyasi düşmanlarım” diye nitelediği bu kişilerin tutuklanarak Malta'ya sürgün edilmelerini istedi. 

İngilizler, Medine Müdafii Fahrettin Paşa'yı, Irak Cephesi komutanlarından Ali İhsan Paşa'yı ve Kafkas Cephesi komutanlarından Yakup Şevki Paşa'yı tutuklayıp Malta'ya sürdü.

Kafkasya'da başarılı işler yapan Nuri Paşa'yı, Albay Mürsel Bey'i ve Albay Rıfat Bey'i hapsettiler. 

Kut Zaferi'nin kahraman komutanı Halil Paşa'yı da tutukladılar.

“Madde 168, Osmanlı askeri kuvvetleri gelecekte yalnız gönüllü askerlerden oluşacaktır.”

Osmanlı Genelkurmayı'nda “İtilaf devletlerine güçlük çıkaracak” ne kadar gözü pek general varsa hepsi görevden alınıp tutuklandı.

Damat Ferit, “Kuvayı Milliye'nin hakkından ben gelirim” diyen emekli Süleyman Şefik Paşa'yı Harbiye Nazırı yaptı.

14 Ağustos 1919'da Harbiye Nazırı olan Süleyman Şefik Paşa, Vahdettin'in, Kuvayı Milliye'yi ezmek için kurduğu Kuvayı İnzibatiye'nin başına geçmekle kalmadı,

Türk ordusunun kalburüstü birçok komutanını da görevden aldı.

Vahdettin'in Şeyhülislamı Mustafa Sabri, ordunun tasfiye edildiği o günlerde, üstelik İzmir'in işgalinden 15 gün sonra, “Ordunun görevi oruç tutmaktır!” diye bir açıklama yaptı. 

 Şeyhülislamın bu açıklamasından üç ay sonra, 27 Ağustos 1919'da Alemdar Gazetesi'nde çıkan bir yazıda, “Ordunun beş vakit namazda padişaha duadan gayrı bir şey bilmemesi lazımdır!” deniliyordu. 

İstanbul Müftüsü Dürrizade de 11 Nisan 1920'de yayınladığı fetvada, “Millici paşaların öldürülmelerinin dinen caiz olduğunu” bildiriyordu. Yerli işbirlikçilerin ordu düşmanlığı İngilizleri aratmıyordu. 

Ordusuz Türkiye projesi: SEVR Saray hükümetinin görevlendirdiği Osmanlı heyeti, 10 Ağustos 1920'de Paris'te Sevr'i imzaladı.

Atatürk'ün önderliğinde Milli Mücadele kazanıldı. Emperyalist paylaşım planı Sevr, tarihin çöplüğüne atıldı.

Lozan imzalandı. Ancak emperyalizmin Sevr hayali hiç bitmedi.

433 maddelik “idam fermanı” Sevr, Anadolu'nun ortasına sıkıştırılmış ve iyice küçültülmüş Türkiye'nin aynı zamanda “ordusuz bir Türkiye” olmasını amaçlıyordu. 

Sevr Antlaşması'nda, Türk ordusunun asker, subay, silah sayısı, hatta subay başına ve tabanca başına kurşun sayısı bile tek tek belirlenmişti. 

İngiltere Dışişleri Bakanı Lord Curzon, Sevr Antlaşması öncesinde, 20 Mart 1920'de “Türklere askerliği yasaklayacaklarını” söylüyordu: “Türkler için askerlik mesleği tümüyle kapanmıştır. Kuşkusuz, Türkler askerlik yapmak isterlerse, başka bir yere gidebilirler.

Fransız lejyonu onları kabul edecektir. 

Ancak, İngiltere buna bile karşıdır.

Çünkü Türkler öteki düşmanlarımızdan  farklıdır, başka bir yerde bile askerlik yapmaları iyi değildir.

Türkiye'ye dönüp yeni bir askeri dönem başlatabilirler.”  Gerçekten de Sevr'in 152'den 208'e kadar, tam 56 maddesi “Ordusuz Türkiye” projesine yönelikti. Sevr'in 152-155 arası maddeleri, Türk ordusunu dağıtırken, silahlı güç olarak, yalnızca üç küçük yapı bırakıyordu. 

Bunlar:

1. Padişahın güvenliğini sağlayacak 700 kişilik özel koruma birliği (hassa alayı),

2. İçeride düzen ve güvenliği sağlayacak 35 bin kişilik jandarma birlikleri,

3. Jandarma birliklerini destekleyecek 15 bin kişiyi aşmayacak özel birlikler. Toplam 50 bin kişi  civarındaki bu askeri birlik dışında kalan tüm ordu 6 ay içinde terhis edilecekti. Sevr'in 168. maddesi; tüm askeri okulları kapatıyordu. Sadece izin verilen birlikler için 1 subay okulu ve her yersel bölgede 1'er küçük astsubay okulunun açılmasına izin veriyordu. 

Sevr'in “Askere Alma” başlığını taşıyan 165. maddesi zorunlu askerliği kaldırıyor, barış döneminde 36 ay olan askerlik süresini 12 aya indiriyordu.

Sevr, Türkiye'nin kara, deniz ve hava gücünü tamamen yok ediyor, hava sahasını yabancılara açıyordu:

184. madde, “Türkiye'de yapılmakta olan -denizaltılar da dâhil- bütün gemiler yok edilecektir” diyor; 188. madde, Deniz Kuvvetleri'ne alınacak subay ve erlerin sayı ve niteliğine, Müttefiklerarası Deniz Kuvvetleri Denetleme Komisyonu'nun karar vereceğini söylüyor; 191.madde, “Türkiye'nin askeri kuvvetlerinde hiçbir kara, deniz, hava kuvveti bulunmayacaktır” diyor; 

192. madde “işbu antlaşma yürürlüğe girişinden başlayarak iki ay içinde Türk kara ve deniz kuvvetlerinde kadrolu olan bütün havacı personel terhis edilecektir” diyor; 193. madde, “Müttefik devletlerin uçakları, Türkiye'nin tümünde; havadan transit geçiş ve iniş özgürlüğüne sahip olacaktır” diyordu. 

Sevr'in 207. maddesi Türkiye'nin herhangi bir yabancı ülkeden askeri destek veya askeri eğitim almasını yasaklıyordu. 

Ayrıca Müttefik Devletlerin de kendi ordularına hiçbir Osmanlı uyruğunu almayacakları belirtiliyordu. 

Böylece Lord Curzon'un istediği gibi Türklere askerlik yasaklanmak isteniyordu.

Atatürk'ün önderliğinde Milli Mücadele kazanılıp Lozan imzalanmasaydı, işte Sevr'in bu maddeleriyle “Ordusuz Türkiye” projesi hayata geçirilecekti. 

SEVR'E UYGUN ADIMLAR 

Benim gördüğüm şu: Önce NATO, sonra FETÖ eliyle TSK zayıflatıldı.

Son 15 yılda Sevr'in askeri maddeleri tek tek hayata geçirildi, geçiriliyor.

Önce 2007'den itibaren TSK'ya yönelik Ergenekon, Balyoz ve Askeri Casusluk gibi FETÖ kumpasları başladı. 

TSK sanık, PKK tanık yapıldı. 

Bu süreçte ordunun “Kozmik Oda”sına bile girildi. Özellikle “MİLGEM” gibi projelerle güçlenen Deniz Kuvvetleri bitirilmek istendi? 

15 Temmuz sonrası OHAL kararlarıyla Jandarma, İçişleri Bakanlığı'na, kuvvet komutanlıkları Milli Savunma Bakanlığı'na bağlandı.

Sivillerin Jandarma Genel Komutanı olabilmesine olanak sağlandı.

Genelkurmay Başkanı, sivil dönemlerde ordu komutanı olmaktan çıkarıldı. 





Böylece Sevr'in 152. maddesinde istenildiği gibi ordunun adeta bir polis gücüne dönüştürülme yolu açıldı. 

“Madde 168, Türkiye'de ancak izin verilen birlikler için subay ve astsubay yetiştirmek amacıyla kesinlikle zorunlu bulunan aşağıdaki okullar kalacaktır.

Subay okulu…

Her yersel bölge için birer küçük astsubay okulu.” 15 Temmuz sonrasında OHAL kararlarıyla 1800'lerde kurulan askeri liseler, Kara Harp Okulu, Deniz Harp Okulu ve Harp Akademisi kapatıldı. 

Böylece Sevr'in 168. maddesinde istenildiği şekilde askeri okullar kapatılmış oldu.

Sevr'in 168. maddesinde askeri okullar kapatıldıktan sonra 1 subay ve her yersel bölgede 1'er astsubay okulu açılması istenmişti.

Bilindiği gibi! 15 Temmuz sonrasında Milli Savunma Üniversitesi açıldı. 

Son olarak da yeni askerlik kanunuyla Atatürk'ün 1111 Sayılı Askerlik Kanunu değiştirilerek askerlik, parası olan için bedelli, parası olmayan için 6 aya indirildi.

Böylece Sevr'in “Askere Alma” başlığını taşıyan 165. maddesinin istediği biçimde “zorunlu askerliğin kaldırılması” yolunda önemli bir adım atıldı.

Şimdi soruyorum; Türkiye, üstelik dört bir yandan kuşatılmışken, neden anayasadaki ifadesiyle “hak ve ödev” olan askerlik “hak ve ödev” olmaktan çıkarılmak isteniyor? 

Neden ordunun büyük bir bölümü terhis ediliyor? 

Askeri okullar niye kapatıldı? İktidar, son yıllarda yapılan askeri düzenlemelerle Sevr'e uygun adımlar atıldığını görmüyor mu?
 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/06/yeni_askerlik_yasasi_sevr_projesi_cikti_h5647_9011e.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/06/yeni_askerlik_yasasi_sevr_projesi_cikti_h5647_9011e.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2019/06/yeni_askerlik_yasasi_sevr_projesi_cikti_h5647_9011e.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/06/yeni_askerlik_yasasi_sevr_projesi_cikti_h5647_9011e.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/guvenlik/yeni-askerlik-yasasi-sevr-projesi-cikti/5647/</link>
			<pubDate>Fri, 28 Jun 2019 18:38:42 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[WhatsApp&#039;ta yeni bir casus yazılım ortaya çıktı]]></title>
			<description><![CDATA[WhatsApp'taki sesli aramalardan telefonlara bulaşan yeni bir casus yazılım tespit edildi.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Dünyanın en popüler anlık mesajlaşma uygulaması WhatsApp, hemen hemen herkes tarafından kullanılıyor. Uygulamanın bu kadar popüler olması, internet korsanlarının da bir numaralı hedefi haline gelmesine neden oluyor.

Mayıs ayının başlarında WhatsApp taki sesli aramalar aracılığıyla birçok kullanıcının telefonuna bulaşan zararlı yazılım, telefonların gizlice gözetlenmesine neden oldu. Üstelik bu casus yazılımdan hem Android hem de iOS kullanıcıları etkilenmiş durumda.

ÇAĞRIYLA TELEFONA GİREN VİRÜS

İsrailli firma NSO Group tarafından geliştirilen kötü amaçlı yazılım, WhatsApp sesli aramalar esnasında kullanıcıların telefonuna sızıyor ve telefonu ele geçiriyor.

YANIT VERMESENİZ BİLE...

Üstelik kullanıcı aramaya yanıt vermese bile sızma gerçekleşebiliyor.

ARAMA KAYDINIZ SİLİNİYOR, FARK EDEMEZSİNİZ

Daha sonra ise zararlı yazılım otomatik olarak arama kaydını silerek kullanıcıların fark etmesini engelliyor.

WHATSAPP ÇALIŞMALARA BAŞLADI

WhatsApp, söz konusu açığı kapatma çalışmalarına geçtiğimiz cuma gününden itibaren başladığını açıkladı. Şirket, kaç kullanıcının bu zararlı yazılımdan etkilenerek bilgilerinin çalındığını ise henüz açıklamadı.

Söz konusu casus yazılımı üreten İsrail firması NSO Group, çeşitli casus yazılımlar üretip, terörizm ve suçla mücadeleye destek olmak için bu yazılımları hükümetlere satmasıyla biliniyor.

Kendi yazılım kodlarının başka kişilerin eline geçtiğini belirten şirket, WhatsApp'taki bu sorun hakkında üzgün olduklarını açıkladı.

NSO Group sözcüsü, ''Şirketimiz yalnızca istihbarat ve kanun uygulayıcı kurumlar tarafından talep edilen teknolojiler üzerinde çalışıyor. Şirketimiz, ürettiği herhangi bir yazılımı bir kişi veya kurumu hedef alacak şekilde asla kullanamaz. Söz konusu ihlalin nasıl oluştuğunu biz de araştıracağız.'' ifadelerini kullandı.



Uluslararası Af Örgütü'nde çalışan bir araştırmacı da casus yazılımdan etkilenen WhatsApp kullanıcıları arasında bulunuyor. Uluslararası Af Örgütü bu durumdan dolayı İsrail Savunma Bakanlığı'ndan NSO şirketinin ihracat lisansının iptal edilmesini istedi.

Uluslararası Af Örgütü'nden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: '' NSO şirketi, geliştirdiği yazılımları insan hakları ihlalleriyle bilinen hükümetlere satıyor ve hükümetler de bu yazılımları  aktivistleri ve eleştirmenleri takip etmek için kullanıyor. İsrail savunma bakanlığı, NSO'nun insan hakları savunucularına yönelik saldırılarla ilişkilendiren kanıtları görmezden geldi. NSO şirketinin  geliştirdiği yazılımlar, uygun kontrol ve gözetim olmadan pazarlandığı sürece Uluslararası Af Örgütü personelinin ve dünyadaki diğer aktivistlerin, gazetecilerin ve muhaliflerin hak ve güvenliği risk altındadır. ”

Aşağıdaki bağlantıdan Ensonhaber Teknoloji Instagram hesabını takip ederek güncel teknoloji haberlerine anında ulaşın.

@eshteknoloji
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/05/whatsapp_ta_yeni_bir_casus_yazilim_ortaya_cikti_h5243_28db1.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/05/whatsapp_ta_yeni_bir_casus_yazilim_ortaya_cikti_h5243_28db1.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2019/05/whatsapp_ta_yeni_bir_casus_yazilim_ortaya_cikti_h5243_28db1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/05/whatsapp_ta_yeni_bir_casus_yazilim_ortaya_cikti_h5243_28db1.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/guvenlik/whatsapp-ta-yeni-bir-casus-yazilim-ortaya-cikti/5243/</link>
			<pubDate>Tue, 14 May 2019 12:15:47 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[&#039;Yurt dışı fon&#039; çetesi, 40 kişiyi 86 milyon lira dolandırdı]]></title>
			<description><![CDATA[Yurt dışından önemli projeleri hayata geçirmek için getirecekleri fonlar üzerinden yüksek kar payı vermeyi vadederek 40 kişiyi 86 milyon lira dolandırdığı ileri sürülen 28 kişi gözaltına alındı. Şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürerken, diğer 6 zanlının yakalanması için çalışıldığı bildirildi
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İstanbul merkezli 4 ilde düzenlenen dolandırıcılık operasyonunda 40 kişiyi 86 milyon lira dolandırdığı iddia edilen 28 kişi gözaltına alındı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, adliye ve emniyete şikayette bulunan 40 kişi ve 10 banka yetkilisinin, bir şebekenin önemli projeleri hayata geçirmek için yurt dışından getirecekleri fonlar üzerinden yüksek kar payı vermeyi vadederek dolandırıcılık yaptığını ifade etmesi üzerine çalışma başlattı.

6 ZANLI ARANIYOR

Ekipler, şebekenin mağdurları arayarak fonlar üzerinden gelecek bütçeden yüksek kar payı verebileceklerini, bunun karşılığında ise projenin bir an önce hayata geçmesi için gerekli teminatın belirli banka şubelerinde kendi adlarına açacakları hesaplara yatırmalarını istediklerini belirledi. 

Şebekenin, söz konusu 10 banka şubesinde irtibatlı olduğu çalışanlar üzerinden sahte evrakla 40 kişinin hesabındaki 86 milyon lirayı farklı hesaplara transfer ettiği tespit edildi.

Soruşturma kapsamında, İstanbul, Tokat, İzmir ve Adana'da eş zamanlı operasyon düzenleyen ekipler, haklarında gözaltı kararı bulunan 34 kişiden 5'i bankacı 28'ini yakaladı.

Şüphelilerin emniyetteki işlemlerinin sürdüğü, diğer 6 zanlının yakalanması için çalışıldığı bildirildi.

ÇETE LİDERİ DE GÖZALTINDA 

Soruşturmayı takip eder isimlerden Av. Mehmet Yıldırım konuya ilişkin “Müvekkillerimiz Hasan Kaya, Veysi Z. ve Hasan M’nin şikayeti ile soruşturma süreci başladı. 

Gelinen aşamada süreç nihayet olumlu sonuçlandı. Şüpheliler, yurt dışında illegal faaliyetlerden elde edilen gelirleri Türkiye’ye getirmek için fon yöntemi kullandıklarını belirtiyordu. Ve bu fon için gösterdikleri bankalarda hesap açtırıp para yatırarak bu kredileri getirmek için kullanacaklarını ve devlete hizmet etmiş olacaklarını belirtiyordu. Bu süreçte aynı zamanda, yatırılan paranın iki katının kazanılacağı vaat ediliyordu. Çete üyeleri, bankalara yatırılan paraları, müştekilerin bilgileri dışında sahte talimatla çektirdi. Çetenin liderliğini yapan E. Ö.’nün de gözaltına alındığını öğrendik” dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/05/yurt_disi_fon_cetesi_40_kisiyi_86_milyon_lira_dolandirdi_h5209_4dc93.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/05/yurt_disi_fon_cetesi_40_kisiyi_86_milyon_lira_dolandirdi_h5209_4dc93.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2019/05/yurt_disi_fon_cetesi_40_kisiyi_86_milyon_lira_dolandirdi_h5209_4dc93.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/05/yurt_disi_fon_cetesi_40_kisiyi_86_milyon_lira_dolandirdi_h5209_4dc93.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/guvenlik/yurt-disi-fon-cetesi-40-kisiyi-86-milyon-lira-dolandirdi/5209/</link>
			<pubDate>Fri, 10 May 2019 22:30:33 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[&#039;Sarallar&#039;a operasyon: 21 kişi tutuklandı.]]></title>
			<description><![CDATA['Sarallar' olarak bilinen suç örgütüne yönelik 3 Mayıs'ta düzenlenen operasyonda gözaltına alınan şüphelilerden 21'i tutuklandı..]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri 3 Mayıs'ta 'Sarallar' olarak bilinen suç örgütüne yönelik düzenlediği operasyonda 22 kişiyi yakalayarak gözaltına almıştı.

Son dakika... İstanbul'da 'Sarallar'a operasyon! Çok sayıda gözaltı var...

Organize polisi gözaltına alınan şüphelilerin tutuklu bulunan şebeke lideri Ümit Saral ve şebekenin cezaevindeki elemanlarına bakan kişiler olduğunu, cezaevinden Ümit Saral'ın avukatı aracılığıyla gelen talimatları yerine getirdiklerini ileri sürdü.

21 KİŞİ TUTUKLANDI
Vatan Caddesi'nde bulunan Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nde işlemleri tamamlanan şüphelilerden 21'i sevk edildiği adliyede çıkartıldığı mahkeme tarafından tutuklandı. 1 şüpheli ise serbest bırakıldı.


]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/05/sarallar_a_operasyon_21_kisi_tutuklandi_h5208_4354f.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/05/sarallar_a_operasyon_21_kisi_tutuklandi_h5208_4354f.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2019/05/sarallar_a_operasyon_21_kisi_tutuklandi_h5208_4354f.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/05/sarallar_a_operasyon_21_kisi_tutuklandi_h5208_4354f.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/guvenlik/sarallar-a-operasyon-21-kisi-tutuklandi/5208/</link>
			<pubDate>Fri, 10 May 2019 22:25:19 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[İzmir’de tefeci çete operasyonunda 10 tutuklama]]></title>
			<description><![CDATA[İzmir'de silahlı çete kurup faizle borç para verdikleri, vatandaşlar üzerinde baskı kurdukları, tehdit, kasten yaralama, yağma ve tefecilik gibi suçları işledikleri iddia edilen ve ’Büyüksular’ olarak bilinen grupta, aynı aileye mensup gözaltına alınan 19 kişiden 10 kişi tutuklanırken 9 kişide adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Menemen Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla kamuoyunda ‘Büyüksular’ olarak bilinen gruba yönelik 7 ay süren teknik ve fiziki takip sonucunda; silahlı çete kurup faizle borç para verdikleri, vatandaşlar üzerinde baskı kurdukları, tehdit, kasten yaralama, yağma ve tefecilik gibi suçları işledikleri yönünde çok sayıda şikayet ve kayıtların bulunması üzerine soruşturma başlatılmıştı. 

İzmir Emniyet Müdürlüğüne bağlı ekipler, Menemen ve İzmir genelinde 20 ayrı adreste çoğunluğu aynı aileye mensup 19 şahsı gözaltına almış ve adreslerinde yapılan aramalarda suç teşkil eden suç unsuru maddelere el konulmuştu.

Mahkemeye çıkarılan şüphelilerden aynı aileye mensup 10'u tutuklanırken 9 kişide adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Konu ile alakalı açıklama yapan Menemen Cumhuriyet Başsavcısı Uğur Gündoğdu, “Hiçbir vatandaşımızı bu çetelerin insafına bırakmayacağız. 

Her şeyi biliyor ve takip ediyoruz. Vatandaşımızın yaşam kalitesini düşüren, asayişi bozan ve huzuru kaçıran grup ve yapılanmalar ile acımasız şekilde mücadelemiz devam edecek.

Bu manada hiç kimsenin adı gecen yapılanma başta olmak üzere çete yapılanmalarından korkmaması vatandaşlarımızın bu hususta Cumhuriyet Başsavcılığımıza başvurmalarını önemle istirham ederim” dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/05/izmirde_tefeci_cete_operasyonunda_10_tutuklama_h5207_f3020.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/05/izmirde_tefeci_cete_operasyonunda_10_tutuklama_h5207_f3020.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2019/05/izmirde_tefeci_cete_operasyonunda_10_tutuklama_h5207_f3020.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/05/izmirde_tefeci_cete_operasyonunda_10_tutuklama_h5207_f3020.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/guvenlik/izmirde-tefeci-cete-operasyonunda-10-tutuklama/5207/</link>
			<pubDate>Fri, 10 May 2019 22:18:31 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Anadolu Farm yöneticisine rekor ceza talebi: 3 bin 900 yıl hapis]]></title>
			<description><![CDATA[Çiftlik Bank benzeri yöntemle dolandırıcılık yapan Anadolu Farm soruşturmasında yönetici ve şirket üyeleri hakkında 3 bin 900 yıla kadar hapis cezası istendi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı, internet üzerinden faaliyet yürüten ve Çiftlik Bank benzeri sistemle üyelerinden para topladığı iddiasıyla hakkında soruşturma açılan Kayseri merkezli Anadolu Farm firmasına yönelik iddianame hazırladı.

Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan, İsa Karademir'in örgüt lideri, 4 zanlının da yönetici olarak yer aldığı iddianamede toplam 41 şüpheli yer alıyor

 
195 kişinin müşteki olarak yer aldığı iddianamede, 41 şüpheli hakkında, "suç işlemek için örgüt kurmak", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "banka ve bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık" suçlarından çeşitli cezalar isteniyor.

  
Hazırlanan iddianamede, örgüt lideri olarak yer alan zanlı Karademir hakkında, bu suçlardan toplam bin 560 ile 3 bin 900 yıl arasında değişen hapis cezaları talep ediliyor.  
Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilen iddianamenin kabul edilmesinin ardından çatı davanın önümüzdeki günlerde başlaması bekleniyor. 

Öte yandan, aynı sanıklar için, olayda şikayetçi olmayan mağdur 3 bin 172 kişiyi, "banka ve bilişim sistemlerini araç olarak kullanmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık" yöntemiyle dolandırmak suçundan ayrı bir iddianame hazırlandığı öğrenildi.

Yaklaşık 1,5 yıl önce kurulduğu belirtilen firma hakkında Gümrük ve Ticaret Bakanlığı da inceleme başlatmış, firmanın banka hesaplarına bloke konulmuştu. Soruşturma kapsamında daha önce İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince gözaltına alınan ve aralarında Anadolu Farm Şube Müdürü İsa Karademir'in de bulunduğu 10 firma yöneticisi ve çalışanı tutuklanmıştı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/04/anadolu_farm_yoneticisine_rekor_ceza_talebi_3_bin_900_yil_hapis_h5081_8a21a.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/04/anadolu_farm_yoneticisine_rekor_ceza_talebi_3_bin_900_yil_hapis_h5081_8a21a.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2019/04/anadolu_farm_yoneticisine_rekor_ceza_talebi_3_bin_900_yil_hapis_h5081_8a21a.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/04/anadolu_farm_yoneticisine_rekor_ceza_talebi_3_bin_900_yil_hapis_h5081_8a21a.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/guvenlik/anadolu-farm-yoneticisine-rekor-ceza-talebi-3-bin-900-yil-hapis/5081/</link>
			<pubDate>Fri, 26 Apr 2019 13:28:04 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Mahkumların hesaplarını boşaltan çete çökertildi]]></title>
			<description><![CDATA[İstanbul’da, Metris Cezaevi’nde yatan mahkûmların kart bilgilerini ele geçirerek 1 Milyon liranın üzerinde vurgun yapan çete, polis ekiplerince çökertildi. Şebekenin mahkûmlara ait kart bilgilerini bir infaz koruma memurundan aldıkları belirlendi. İstanbul, Adana, Hakkari, Zonguldak ve Bursa’da düzenlenen baskınlarda, aralarında şebeke elebaşı, infaz korumam memuru ve nüfus müdürünün de bulunduğu 15 şüpheliden 11’i tutuklandı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İstanbul Emniyeti'ne bağlı Siber Suçlarlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Metris Cezaevi'nde yatan mahkûmlar adına çıkarılan banka ve kredi kartlarıyla işlem yapıldığını belirledi.
Yapılan araştırmalarda, bazı şüphelilere ulaşılarak suç örgütünün elebaşı tespit edildi.

İNFAZ KORUMA MEMURU

Yapılan teknik ve fiziki takiplerde, şebeke elebaşının mahkum ve hükümlülere ait banka kartı, kredi kartı ve nüfus bilgilerini Metris Cezaevi'ndeki bir “İnfaz Koruma Memuru”ndan aldığı öğrenildi. Araştırmalar, şebeke elebaşının Hakkari Çukurca'daki bir nüfus memuruyla da görüştüğünü ortaya koydu. Şebeke elebaşının infaz memurundan aldığı kimlik bilgilerini Çukurca'ya gönderdiği ve “Anne kızlık soyadı” gibi detaylı verileri, görüştüğü nüfus müdüründen aldığı anlaşıldı.



HESAPLAR BOŞALTILDI

Siber polisinin yaptığı çalışmada şebekenin ele geçirdiği bilgilerin ardından, mahkûm ve hükümlüler adına sahte kimlik ve ‘İkiz Sim kart' çıkartıldığı belirlendi. Kimliklerle banka ve kredi kartı müracaatı yapıldı. İkiz Sim kartlar kullanılarak da müşterilere ait şifre bilgileri değiştirildi. Bankaya üçüncü bir kişiye ait farklı bir telefon numarası veren çete üyeleri, şifre ve alışveriş bilgilerini bu numaraya yönlendirdi. Daha sonra ise hesaplardaki paralar çekildi. Mahkûmlar adına açılan kredili hesaplar boşaltıldı.

1 MİLYON 97 BİN

Polisin tespitine göre şebeke bu yöntemle 1 Milyon 97 bin lira vurgun yaptı. Siber birimlerinin takibi sırasında tespiti yapılan 181 bin liralık para transferi ise hesaplara bloke koyularak önlendi.

BEŞ İLDE OPERASYON

Şebekenin bütün yöntemlerini çözen polis ekipleri, 20 şüpheli tespit etti. Yapılan çalışmaların ardından şüphelilerin yakalanması için operasyon düzenlendi. İstanbul, Adana, Hakkari, Zonguldak ve Bursa'da düzenlenen baskınlarda, aralarında şebeke elebaşı, infaz korumam memuru ve nüfus müdürünün de bulunduğu 15 şüpheli gözaltına alındı. Diğer 5 şüphelinin ise daha önceki operasyonlarda yakalandığı ve cezaevinde oldukları belirtildi.
Yapılan aramalarda çok sayıda sahte kimlik, banka kartı ve bir miktar para ele geçirildiği öğrenildi.

11 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI

Gözaltına alınan şüpheliler Vatan Caddesi'ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne görüldü. İşlemlerin ardından adliyeye gönderilen şüphelilerden 11'i tutuklandı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/04/mahkumlarin_hesaplarini_bosaltan_cete_cokertildi_h5078_f042a.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/04/mahkumlarin_hesaplarini_bosaltan_cete_cokertildi_h5078_f042a.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2019/04/mahkumlarin_hesaplarini_bosaltan_cete_cokertildi_h5078_f042a.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/04/mahkumlarin_hesaplarini_bosaltan_cete_cokertildi_h5078_f042a.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/guvenlik/mahkumlarin-hesaplarini-bosaltan-cete-cokertildi/5078/</link>
			<pubDate>Fri, 26 Apr 2019 12:39:19 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Uyanın! İşte AKP&#039;nin Gizlediği Asıl Beka Sorunu...]]></title>
			<description><![CDATA[Türkiye aynı Osmanlı’nın son dönemlerindeki gibi karanlık bir tabloyla karşı karşıya, çok ciddi problemlerimiz var. Peki problemlerimiz olduğunu kabul ediyor muyuz?

]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[" Arapçadan dilimize geçen “beka” kelimesi, devletin varlığını iç ve dış tehditlere karşı devam ettirmesi anlamına geliyor. 

Kuruluşundan 96 yıl sonra bugün Türkiye’nin bekasının tehlikede olup olmadığını tartışıyoruz. 17 yıldır kesintisiz iktidarda olan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yerel seçimlerde kendilerine oy verilmezse ülkenin bekasının tehlikeye gireceğini iddia ediyor. Gerçekten böyle bir tehdit varsa çok ciddi tedbirler almak gerek. Ama maalesef kendisi de kamuoyu da gerçek beka tehlikesinin farkında değil. Yaklaşan tehlikeyi kavramak ve doğru tedbirleri almak için bekasını devam ettirememiş bir örneğe bakmak çok faydalı olacaktır.Bundan önceki devletimiz Osmanlı İmparatorluğu, 200 yıl beka mücadelesi verdikten sonra başarısız olarak tarih sahnesinden çekilmiştir.

BEKA SORUNU VE OSMANLI ÖRNEĞİ 

Elbette Osmanlı’nın yıkılmasının birçok sebebi vardır. Ancak belki de en önemli sebep üretimsizliktir. Padişahların tahttan indirilmesi, “Yeniçeri İsyanları” ile açıklanarak geçiştirilir. Aslında konu bu kadar basit değildir. Her isyanın arakasında ciddi bir ekonomik kriz vardır. Halk aç ve perişandır. Bir noktadan sonra Yeniçeriler (güvenlik kuvvetleri), kendileri de maaş alamaz duruma düşünce, halkı bastırmaktan vaz geçerek isyanın liderliğini üslenip padişahları devirmiştir. Çöküş döneminin padişahlarının hepsi, tahtan indirilerek öldürülme korkusuyla yaşamıştır. Bu haklı korku, onları para arayışına yönlendirmiştir.

Çünkü ekonomiyi ayakta tutacak kaynağı bulamazlarsa, iktidarlarını koruyan kesimlere maaş ödeyemezlerse,yeni bir isyan kaçınılmazdır. Peki para nereden bulunacak? Maalesef bu konuya fazla kafa yorulmamış, işin kolayına kaçılarak borçlanmanın sorunu çözeceği yanılgısına düşülmüştür. 

BORÇLANMANIN GETİRDİĞİ YIKIM 

Belki biraz ağır olacak ama çöküş dönemi padişahlarının neredeyse tamamı iyi birer dilencidir. Hemen hemen hepsi borç para alabilmek için yabancılara yalvarmış, iktidarlarını devam ettirebilmek için devletin bekasını tehlikeye atan birçok tavizi vermekten çekinmemişlerdir. Yabancılar, Osmanlıya her borç verişlerinde yeni tavizler kopartmıştır.

II. Abdülhamit döneminde, bir ekonomiyi döndüren finans araçları bankalar, tamamen yabancıların elindedir. Ekonominin can damarları olan tren yolu, tramvay hatları, limanlar ve deniz ulaşımı yabancıların eline geçmiştir. İletişim araçları, posta ve telgraf hizmetleri yine yabancıların kontrolündedir. Türkiye’de tarihçilerin önemli bir kısmında II. Abdülhamit’in yıkılmakta olan Osmanlının ömrünü uzattığı yönünde bir kanı vardır. 

Bu kanının aksine, Abdülhamit Osmanlının ömrünü uzatmamış, tam tersine Osmanlıyı yıkıma hazırlamıştır. II. Abdülhamit’in aldığı borçlarla iktidarı arasında doğrusal bir orantı vardır. Abdülhamit borç alarak ve ekonomiyi yabancılara teslim ederek kendi iktidarını uzatmış, ama onun bu politikaları devletin ömrünün kısalmasına sebep olmuştur. II. Abdülhamit’in 33 yıllık iktidarı döneminde etrafında aydınından, askerine, iş adamından, gazetecisine kadar birçok kesimi içine alan elit bir tabaka oluşmuştu. Bu elit tabaka iktidardan besleniyordu. II. Abdülhamit’in tahttan indirilmesi durumunda bunlarda makam mevki, güç ve paradan mahrum kalacaktı. O yüzden Abdülhamit’in hiçbir hatasını, yanlışını görmediler; görmek istemediler, padişahı uyarmak işlerine gelmedi. 

Çünkü eleştiri ve uyarılar, II. Abdülhamit’in iktidarını zayıflatabilirdi. 

Onun iktidarının zayıflaması dalkavukların iktidarının zayıflaması anlamına geliyordu. Bu yüzden kraldan daha çok kralcı oldular, eleştirenlere herkesten fazla saldırmayı bir görev bildiler. 

Her türlü yöntemle muhaliflerin sesini kestiler. Böylece yapılan hataların görülmesini engellerken tedbir alınmasının da önüne geçmiş oldular.

Dalkavukların bu davranışları padişahların kendisinin çok büyük olduğunu hiç hata yapmadığını zannetmesini sağladı. 

Her şeyin yolunda gittiğini zanneden padişahlar ile kara tabloyu halka toz pembe göstermeye çalışan dalkavuklar maalesef koca devleti yıkıma hazırladı. 

GÜNÜMÜZÜN BEKA SORUNU 

Şimdi gelelim günümüze. 2002 yılında 129 milyar dolar olan borcumuz günümüzde 600 milyar dolarlara dayandı. 

Aldığımız borçları 1 kuruş döviz getirmeyen beton projelerine gömdük. Köprü, yol, tünel hava alanı gibi bu projeler, döviz kredileriyle yapıldığı için borç taksitleri ödemesi ülkeden inanılmaz miktarlarda döviz çıkışına sebep oluyor. 

Zaten ülkede çoğu sektörde üretim bitmiş durumda, her şeyi ithal ediyoruz. Bu sebeple sürekli cari açık veriyoruz. Bu açığı dış borçlanmayla kapatıyoruz. Ekonominin kötü gidişatınıgören yabancılar da artık borç vermek istemiyor. Bankalarda 50 ila 70 milyar dolar civarında donuk kredi var. Bu miktarda para bulunupfinans sistemine konulamazsa bu krediler batık krediye dönüşecek.Batık krediler,iflas ve işsizlik demektir. 

TÜİK verilerine göre genel işsizlik oranı %13,5’lara çıkmış. Son 1 senede işsiz sayısı 1 milyonartmış. Yeni iflaslarla bu işsizler ordusu daha da büyürse ne olacak? 

Türkiye’de çalışan kesimin %50’den fazlası asgari ücret ve altında paralar kazanıyor. İnsanlar bu parayı bile bulamazsa, toplumsal olaylara gebeyiz demektir. Geçen sene gıda ithalatına yaklaşık 9 milyar dolar para harcamışız. Dış ticaret açığı verdiğimiz bu ortamda 9 milyar dolar tutarında gıda ithal etmek, borç parayla karnımızı doyurduğumuz anlamına gelir. Borç para bulmakta sıkıntı çekersek karnımızı nasıl doyuracağız? Günümüzde ülkeleri dışarıdan yıkmak mümkün değildir. Dış güç ABD bile olsa, Türkiye ölçeğinde bir ülkeye hiçbir şey yapamaz. Bizim gibi bir ülke, ancak ve ancak içeriden yıkılabilir. Halk aç kalırsa ne yiyecek? Birbirini yer. İşte beka meselesi burada yatıyor. Türkiye yüksek enflasyon, işsizlik ve açlık tehlikesiyle karşı karşıya. 

BATAN GEMİNİN MALLARI

Ekonomi çevrelerinde acil olarak 50 ila 70 milyar dolar borç bulmamız gerektiği görüşü hâkim. Bunun için IMF’nin de gelmesine razılar. Pekâlâ bize borç verecek olanlar karşılığında bir şeyler istemeyecek mi?

Mesela Varlık Fonuna koyduğumuz değerlerimizle ilgili talepleri olmayacak mı? 

Zaten Hükümet Varlık Fonuna koyduğu değerleri bir anlamda ipotek göstererek borç almıyor mu? Mesela bize yeni borç verecek olanlar,Varlık Fonuna koyduğunuz değerlerinizi satın dese ne olacak? 

Örneğin, Ziraat Bankası ve Halk Bankasını satsak ne olur? 

Türkiye, karnını doyuramıyor, tarımsal üretimin mutlaka artırılması gerekir.

Bu artış için kredi lazım. Ziraat Bankası yabancılara satılırsa bu krediyi kim, nasıl verecek? İstihdamı arttıran, işsizliği azaltan en önemli sektörlerden birisi Kobiler ve küçük esnaftır. Onları ayağa kaldırmak için de kredi gerekiyor.

Halk Bankasını yabancılara satarsak, bu sektörleri kim, nasıl ayağa kaldıracak?

En önemli değerlerimizden bir tanesi ETİ Anonim Şirketi, ETİ AŞ ile birlikte bor madenlerimizde satılırsa ne olacak? Türkiye Petrolleri, BOTAŞ, Borsa İstanbul, THY, ÇAYKUR gibi kâr getiren ciddi ekonomik değerlerimiz yabancıların eline geçerse devletin ekonomiyi yönetecek hangi araçları elinde kalacak?

Küresel sermaye, bütün dünyada finans ve sigorta sektöründen devletin tamamen çıkmasını istiyor. 12 Eylül 1980 Darbesi öncesinde yaşanan ekonomik krizde, 24 Ocak kararları hazırlanırken,Türkiye’ye kamu bankalarını özelleştirmesi yönünde baskılar yapılmıştı. O zaman bu talebi hiç kimse karşılayamazdı. Çünkü parlamenter sistem vardı. Böylesi bir kararın hesabını hiç kimse Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) veremezdi. 

PARLAMENTER SİSTEM CİDDİ EMNİYET SUPABIYDI BAŞKANLIK SİSTEMİ BÜYÜK TEHLİKE

Bu tür ciddi kararları almak parlamenter sistemde kolay olmaz. Türkiye’nin, Ziraat Bankası, Eti Maden gibi Varlık Fonuna konulan birçok değerini şimdiye kadar kaybetmemesinin ana nedeni, parlamenter sistemde uzun süre koalisyonlarla yönetilmiş olmasıdır. Baskılara dayanamayıp memlekete zarar verecek kararları almayı düşünen hükümetler, koalisyon ortakları tarafından yıkılmıştır. Beka tehdidini içeren karalarhep seçim sonrası kurulacak yeni hükümetlere havale edilerek, tehlike savuşturulmuş, bu sayede milli değerlerimizin elimizde kalması sağlanmıştır. 

Şimdiye kadar yabancı dayatmalarına parlamenter sistem ve koalisyonlar sayesinde dayanmayı başarmıştık. Ama bugün Cumhurbaşkanlığı sistemiyle yönetiliyoruz. TBMM, tamamen işlevsiz hale getirilmiş durumda. Cumhurbaşkanı tek başına imzalayacağı bir kararname ile tank palet fabrikasını da satabilir, Ziraat Bankası’nı da. Böylesi kararları engelleyebilecek politik bir güç veya denetleyebilecek bir mekanizma yok artık. Bu manada “başkanlık sistemi” Türkiye için bir beka tehdidi haline gelmiştir. Bunu şahıslardan bağımsız olarak söylüyorum. Bugün iktidarda A kişisi değil de B kişisi olsaydı o zaman da aynı tehlike söz konusu olacaktı.

SORUNUN ANA KAYNAĞI “TAKİYE” VE TAKİYECİLER 

Türkiye aynı Osmanlı’nın son dönemlerindeki gibi karanlık bir tabloyla karşı karşıya, çok ciddi problemlerimiz var. Peki problemlerimiz olduğunu kabul ediyor muyuz? Açın bakın televizyonlara nerede hata yaptık, ekonomi nasıl düze çıkar tartışması yapılan bir program var mı? Bir tarım ülkesi olarak karnımızı doyuramayacak hale gelmişiz, tanzim satış kuyruklarına varlık kuyruğu diyoruz, bizi bu duruma düşüren hataları tartışabiliyor muyuz? Ana akım medyada, sürekli halka şu mesaj veriliyor: İyi bir şey varsa mutlaka AKP ve Erdoğan yapmıştır. 

Ama kötü bir şeyler oluyorsa sorumlusu, PKK, FETÖ, dış güçler veya muhalefettir. AKP’nin veya Erdoğan’ın kötüye giden bir şeyde hiç payı yoktur; onlar asla hata yapmaz. İktidardan beslenen iş çevreleri, bürokratlar, akademisyenler, gazeteciler kendi iktidarları, kendi kazançları kendi bekaları için gerçekleri vatandaştan gizlemeyi tercih ediyorlar. 

Ama aslında hepsi gerçeğin farkında, memleketin kötü yönetildiğini, işlerin kötüye gittiğini açık ve seçik görüyorlar. 

Peki niçin saklıyorlar? Sorun sadece çıkar meselesi mi? Galiba olay bu kadar basit değil. Gerçek problem Müslümanların inancına sızmış “Takiye” belasında gizli. "Takiye", bir müminin belli durumlarda kendi canını, malını, ırzını veya başka bir mümin ve müminlerin can, mal ve ırzını korumak için ya da çıkacak bir fitneyi önlemek için görüşünü gizlemesi veya en azından susması, açık ve aleni bir girişimde bulunmaması anlamına geliyor. Kendisini mümin sanan bazı kimseler, herkesi mümin saymıyor. 

Kendi dininden, kendi mezhebinden, hatta kendi tarikatından olmayanı düşman görüyor.

İktidarda kalmak, elindeki gücü kaybetmemek için her yol mubah deyip “Takiye”ye, sarılıyor. Kendisiyle birlikte bütün toplumu kandırıyor. Gerçeklerle yüzleşmediği için toplum olarak geri kalmışlığın, Batı karşısında ezilmişliğin ana kaynağının kendisi olduğunu fark edemiyor. Müslüman geçinenlerin bu yapığının vatan severlikle bir alakası yoktur. Kendimize karşı dürüst olmazsak Hristiyan Batı karşısında her zaman yenilmeye mahkûm oluruz. Son kalan varlıklarımızı satıp yeni borçlar bularak sorunu çözemeyiz. 

Bu hareket tarzı mevcut iktidarın ömrünü uzatırken, memleketin sonunu hazırlamaktan başka bir işe yaramaz. 1980’den beri benimsenen kalkınma modeli yanlış, uyanın artık. Çözüm mü Atatürk’ün ne yaptığına bakmanız yeterli…" 
 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/03/uyanin_iste_akp_nin_gizledigi_asil_beka_sorunu_h4746_57db0.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/03/uyanin_iste_akp_nin_gizledigi_asil_beka_sorunu_h4746_57db0.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2019/03/uyanin_iste_akp_nin_gizledigi_asil_beka_sorunu_h4746_57db0.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2019/03/uyanin_iste_akp_nin_gizledigi_asil_beka_sorunu_h4746_57db0.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/guvenlik/uyanin-iste-akp-nin-gizledigi-asil-beka-sorunu/4746/</link>
			<pubDate>Fri, 29 Mar 2019 11:09:41 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Polisten polise rüşvet operasyonu!]]></title>
			<description><![CDATA[Emniyet'teki rüşvet operasyonunda yeni gelişme! Sanal kumar davasında 8.5 yıl hapis cezası alan eski futbolcu Gürcan Çarkçı ve kardeşi Serkan Çarkçı'nın gözaltına alınarak serbest bırakılmaları anını gösteren kamera görüntüleri ortaya çıktı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Veysel Şahin grubuna yönelik yapılan sanal kumar operasyonunda gözaltına alınan eski futbolcu Gürcan Çarkçı, mahkeme tarafından 8.5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Hapis kararı üzerine Gürcan Çarkçı kaçarak izini kaybettirdi.


'GÖZALTI YAPIP 1 MİLYON LİRA RÜŞVET ALDILAR'

 Asayiş Şube Müdürlüğü Aranan Şahıslar Büro Amirliği'nde görevli 2 polis memuru, Gürcan Çarkçı'yı gözaltına aldı. İddiaya göre, polis memurları, Çarkçı'yı 1 milyon lira rüşvet karşılığında serbest bıraktı.

YENİDEN YAKALAYIP İKİNCİ KEZ RÜŞVET İSTEDİLER

Evinden ayrılarak Bakırköy'de bir otele yerleşen Gürcan Çarkçı ve kardeşi Serkan Çarkçı, aynı polisler tarafından otelin çıkışında yeniden yakalanarak gözaltı işlemi yapıldı.

İddiaya göre polisler, Çarkçı kardeşleri "Bize her ay 1 milyon lira vereceksin" diyerek serbest bıraktı.

KARGOYLA ŞİKAYETÇİ OLDU

Polislerin sürekli kendisinden 1 milyon lira rüşvet istemesi üzerine Gürcan Çarkçı, kargo yoluyla avukatı Murat Sultansu'ya bir şikayet mektubu gönderdi. 

Avukat Sultansu da bu mektubu Asayiş Şube Müdürlüğü'ne götürdü.

OPERASYON TALİMATI MUSTAFA ÇALIŞKAN'DAN

İstanbul İl Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan, Asayiş Şube Müdürlüğü'ne rüşvet almakla suçlanan polislerin yakalanması talimatını verdi. Asayiş Şube Müdürlüğü 3. katta bulunan Gasp Büro Amirliği ekipleri, aynı binanın giriş katında bulunan Aranan Şahıslar Büro Amirliği'ne operasyon düzenleyerek polis memurları M.D. ve H.Y.'yi gözaltına aldı.

Haklarında hapis kararı bulunan Gürcan ve Serkan Çarkçı kardeşlerin de yakalanması için operasyonlara devam ediliyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2018/12/polisten_polise_rusvet_operasyonu_h3732_90ead.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2018/12/polisten_polise_rusvet_operasyonu_h3732_90ead.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2018/12/polisten_polise_rusvet_operasyonu_h3732_90ead.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2018/12/polisten_polise_rusvet_operasyonu_h3732_90ead.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/guvenlik/polisten-polise-rusvet-operasyonu/3732/</link>
			<pubDate>Mon, 10 Dec 2018 19:21:01 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Yangına karşı yapılarınızı koruyor musunuz?]]></title>
			<description><![CDATA[Her zaman başımıza gelebilecek doğal afetlerden biri de yangındır. Yangın mal kaybına, çoğu zaman da can kaybına neden olmaktadır. Bunun için alınabilecek önlemler de sınırlıdır. Bu önlemlerden en tanınanı yangın tüpü olsa da daha başka çözümler de bulunmaktadır. Yapılara yangın boyası uygulamak da bu önlemlerden biridir.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Her zaman başımıza gelebilecek doğal afetlerden biri de yangındır. Yangın mal kaybına, çoğu zaman da can kaybına neden olmaktadır. Bunun için alınabilecek önlemler de sınırlıdır. Bu önlemlerden en tanınanı yangın tüpü olsa da daha başka çözümler de bulunmaktadır. Yapılara yangın boyası uygulamak da bu önlemlerden biridir.

Yangın boyası yapının duvarlarına uygulanan bir üründür. Bu ürün yangında açığa çıkan sıcaklığı şişerek engellemekte ve daha uzun sürede tahliye imkanı sunmaktadır. Yangın esnasında 1200-2000 derecelik bir ısı meydana çıkmaktadır. Yangın boyası uygulandığı yerde, meydana gelen bu sıcaklığı 120 dakika gibi bir süre boyunca engellediği gözlemlenmiştir. Yangının olduğu alan 1200 derece ise yangın boyası şişerek bu ısıyı 70-120 derece şeklinde arka kısma iletmektedir. Bu da yapının bozulmasını engellemektedir ayrıca tahliye süresinin uzatabileceği ve itfaiyenin geç kalması durumunda da yangının belli bir süre boyunca başka bir yapıya sıçramasını engellemek anlamına gelmektedir. Buna örnek olarak; hastanelerde birçok farklı tedavi gören insanlar bulunmaktadır. Yangın esnasında ameliyatta olan hastalar, cihazlar yoluyla nefes alan hastalar veya yoğun bakımdakiler gibi birçok hasta yangın esnasında binayı hızla terk edemeyeceği için bu boya bu tür yerlerde verimli olacak ve tahliye süresini uzatacaktır. Bu örneklere okullar, yüksek katlı binalar, oteller, alışveriş merkezleri, endüstriyel yapılar ve daha birçok yapı örnek gösterilebilir. Bu gibi yapılarda yangın boyasının uygulandığı takdirde, yangın esnasında can ve mal kaybı minimuma indirgemiş olacaktır.

Yangın boyası uygulanmayan yapılarda 800 dereceden sonra yapının çelik iskeleti hamurlaşmaya başlamakta ve daha sonra eriyerek yapının çökmesine neden olmaktadır. Yangın esnasında can kaybının da başlıca nedeni daha bina tahliye edilememişken binanın iskeletinin erimesi ve binanın çökmesidir. Buna örnek olarak ikiz kuleleri verebiliriz çünkü orda da bu durum geçerli olmuş ve bina daha tahliye edilememişken ısı dolayısıyla yapının çelik iskeleti eriyip binanın, içindeki insanlarla birlikte çökmesine neden olmuştur. Bu felaket sonucunda da yaklaşık olarak 2600 kişi hayatını kaybetmiştir.

Yangın boyasının insan hayatı üzerinde hiçbir olumsuz etkisi olmadığı gibi, insanları psikolojik olarak güven verdiği de gözlemlenmiştir. Yangının oluşma ihtimali düşünüldüğü zaman, insanların bu konuda önlem aldığını bilmesi psikolojik olarak insanlarda rahatlama ve güvende bulunma duygularını oluşturmaktadır.

Sonuç olarak yangın boyasının uygulanması insan hayatı için oldukça önemli ve etkilidir. Bu sayede yangın esnasında hem mal hem can kaybı minimuma indirgenmektedir ve yangın boyasının kullanılması her açıdan insan hayatı için olumlu bir etki göstermektedir. Yangın esnasında ölüm ve kalım arasındaki o ince çizgiyi belirlemektedir.



GİZEM YILDIRIM


]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2018/12/yangina_karsi_yapilarinizi_koruyor_musunuz_h3677_47138.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2018/12/yangina_karsi_yapilarinizi_koruyor_musunuz_h3677_47138.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2018/12/yangina_karsi_yapilarinizi_koruyor_musunuz_h3677_47138.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2018/12/yangina_karsi_yapilarinizi_koruyor_musunuz_h3677_47138.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/guvenlik/yangina-karsi-yapilarinizi-koruyor-musunuz/3677/</link>
			<pubDate>Tue, 04 Dec 2018 22:11:43 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Kozmik Oda baskınında casusluk tescillendi,şimdi ne olacak peki?]]></title>
			<description><![CDATA[Yargıtay 16. Ceza Dairesi, Kozmik Oda'da FETÖ mensuplarınca ele geçirilen belgelerin, TSK'nin devlet sırrı niteliğindeki belgeleri olduğunu tescilledi. "Kozmik Odada Kumpas" davası sanıkları eski hakimler Nihal Uslu ve Halil İbrahim Kütük'e 10,5 yıldan 23 yıla kadar hapis cezası verilmesi istendi. Davanın sanıklarından eski savcı Mustafa Bilgili'ye de 11 yıldan 24 yıla kadar hapis cezası verilmesi istendi. Dönemin Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, Kozmik Oda'da aramaya itiraz ettiklerini ancak görüşmeye gittikleri Erdoğan'ın "Mahkeme kararına uyun" dediğini açıklamıştı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kozmik Odada Kumpas davasında mütalaa açıklandı. Davada eski hakimler Nihal Uslu ve Halil İbrahim Kütük 'e 10 buçuk yıldan 23 yıla kadar hapis cezası verilmesi istendi.

Yargıtay 16. Ceza Dairesinde görülmeye devam eden Kozmik Odada Kumpas davasında esas hakkındaki mütalaa açıklandı. Davada yer alan sanıklarından eski hakimler Nihal Uslu ve Halil İbrahim Kütük 'e 10 buçuk yıldan 23 yıla kadar hapis cezası verilmesi istendi. "Kozmik Odada Kumpas" davası sanıklarından eski savcı Mustafa Bilgili 'ye de 11 yıldan 24 yıla kadar hapis cezası verilmesi istendi.

Kozmik Oda soruşturmasının, devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgi ve belgeleri hukuka aykırı şekilde temin etmeye yönelik oluşturulan örgütsel plan çerçevesinde kurgulandığı belirtildi.


Kozmik Oda’daki sırlar Özel’in emriyle gitmiş


 Yargıtay 16. Ceza Dairesindeki davada açıklanan esas hakkındaki mütalaada, Kozmik Oda soruşturmasının, devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgi ve belgeleri hukuka aykırı şekilde temin etmeye yönelik oluşturulan örgütsel plan çerçevesinde kurgulandığı vurgulandı.

 Genelkurmay Başkanlığının tüm itirazlarına rağmen, kamuoyunda "kozmik oda" olarak bilinen Genelkurmay Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığında 20 gün boyunca yapılan aramalarda, FETÖ mensuplarınca ele geçirilen belgelerin, TSK 'nin devlet sırrı niteliğindeki belgeleri olduğu tescillendi.

 Eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç 'a yönelik suikast iddialarıyla başlatılan ve Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığının "kozmik odaları"nda günlerce süren aramalarla devam eden soruşturmada görev alan hakim ve savcıların yargılandığı davanın dosyasına, Genelkurmay Adli Müşavirliğinden gönderilen heyet raporu girdi.

 Yargıtay 16. Ceza Dairesindeki yargılamada daha önce alınan ara karar gereği, davaya konu belgelerin ve bilgilerin devlet sırrı olup olmadığı, devlet sırrı niteliğini kaybetmişse bunun nedeni ve suç tarihinde devlet sırrı olup olmadığının araştırılması için Genelkurmay Başkanlığı Adli Müşavirliğine yazı gönderilmişti.


Başbuğ'dan Kozmik Oda açıklaması: Hakim gelmedi


 Mahkemeye, "Genelkurmay Başkanlığı ve diğer birimlerinin ve Özel Kuvvetler Komutanlığı temsilcilerinin içinde bulunacağı heyet oluşturularak düzenlenecek raporun daireye gönderileceği" yönünde cevap verilmişti.

 Alınan bilgiye göre, Genelkurmay Başkanlığı Adli Müşavirliğince tamamlanan İnceleme Heyeti Sonuç Raporu, Yargıtay 16. Ceza Dairesine gönderildi.

 Buna göre 28 Şubat 2018 tarihli raporda, davaya konu belgelerden, incelenen 374 dijital veri ve 7 fiziki belgenin dördünün oluşturulduğu tarihten itibaren devlet sırrı niteliği taşımadığı, bunlar dışında kalan diğer tüm belgelerin başlangıcından itibaren devlet sırrı olduğu ve bu özelliklerini halen koruduklarına oy birliğiyle karar verildiği aktarıldı.

 Raporda, "Devlet sırrı olduğu belirtilen bir kısım belgelerin, düşman ülkeye savaş hazırlıklarımızı, savaş etkinliğimizi ve çalışma prensiplerimizi ortaya koyabilecek nitelikte bilgiler içerdiği anlaşılmıştır" tespiti yapıldı.

Başbuğ ne demişti?

Dönemin Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ , Kozmik Oda kumpası hakkında Gazeteci Zeyrek'e daha sonra yaptığı açıklamada olayı şöyle aktarmıştı:

Başbakan’a da birlikte gittik. Bütün verileri Başbakan’a ve yanındaki ilgili bakanlara anlattık. ‘Örtbas etmeye çalışmıyoruz, çekinmiyoruz ama yasal olarak buraya girilmesi doğru değil’ dedik.

Başbakan Erdoğan mahkeme kararına uyulmasını istedi. Aynı gece arama başladı.

Arınç: Arı kovanına çomak soktuk

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç , söz konusu aramanın ardından Uğur Işılak’ın ‘ATV Avrupa’ kanalı için hazırlayıp sunduğu “Uğur Işılak’la Söz Pazarı” adlı programa önceki gece konuk olmuş ve gündeme ilişkin soruları yanıtlamıştı. Arınç, hakkındaki suikast iddialarıyla ilgili şunları söylemişti:

 ‘Ciddi bulgular vardı’

“Tabii, bir suikast, eylem olarak düşünülmemeli.

Evet gazeteler böyle yazdı ama yani doğrudan silahlı eylemle hedef alınarak bir hareket yapılmış değil.

Ancak ortaya çıkan durumda, birilerinin bir keşif, bir tespit yaptığı, amaçlarının da belki çok kötü olduğunu ortaya koyabilecek bulgular vardı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2018/07/kozmik_oda_baskininda_casusluk_tescillendisimdi_ne_olacak_peki_h2829_5b30f.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2018/07/kozmik_oda_baskininda_casusluk_tescillendisimdi_ne_olacak_peki_h2829_5b30f.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2018/07/kozmik_oda_baskininda_casusluk_tescillendisimdi_ne_olacak_peki_h2829_5b30f.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2018/07/kozmik_oda_baskininda_casusluk_tescillendisimdi_ne_olacak_peki_h2829_5b30f.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/guvenlik/kozmik-oda-baskininda-casusluk-tescillendisimdi-ne-olacak-peki/2829/</link>
			<pubDate>Wed, 18 Jul 2018 17:34:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[İstanbul&#039;da HDP binalarına saldırı]]></title>
			<description><![CDATA[İstanbul'da bulunan çok sayıda HDP ilçe binasına saldırı gerçekleştirildi. Saldırının yapıldığı Ümraniye ilçesinde 11 kişi binada mahsur kaldı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Sultangazi’nin Gazi Mahallesi’nde HDP’nin seçim barajını aşmasını kutlayanlara polis müdahale etti. İsmetpaşa Caddesi üzerinde bulunan Gazi Cemevi önünde toplanarak "HDP halktır halk burada", "Selo başkan" sloganları atan kitleye polis gaz bomları ve plastik mermiler ile müdahale etti. Polis müdahalesi sloganlar ve taşlarla karşılık veren kitle ara sokaklara dağıldı. Bir süre sonra HDP Sultangazi ilçe binasında toplanan kitlenin bekleyişi sürüyor. 

Öte yandan Gazi Mahallesi İstiklal İlkokulunda 6 çuval oy çalındığı iddia edildi. Okulda bulunan yurttaşların anlatımı ile 6 çuval oyun polis eşliğinde Doblo marka araca bindirildiği ve okuldan uzaklaştığı ifade edildi. Oyların çalındığı gerekçesi ile okul önünde toplanan halka da polis biber gazı ile müdahale etti.

Esentepe Mahallesi'nde ise HDP seçim bürosuna AKP üyeleri saldırdı. Saldırıda büronun camları kırılırken içerde bulunan az sayıda yurttaş hafif şekilde yaralandı. Olay yerine çağrılan polisin araya girmesi ile saldırgan gurup olay yerinden uzaklaştırıldı.

SULTANBEYLİ İLÇE BİNASINA SALDIRI 

Sultanbeyli Kent Meydanı'nda toplanan çok sayıda AKP-MHP taraftarları, HDP Sultanbeyli İlçe Örgütü'ne saldırdı. Binada HDP'lilerin olduğu öğrenilirken, HDP İlçe Örgütü Eşbaşkanı Burhan Taşdemir, "Defalarca ilçe emniyetini aramamıza rağmen grubu dağıtmamakta ısrar ediyor" dedi. HDP'liler binada mahsur kalırken, ırkçı gruba müdahale etmeyen polis ve grubun bekleyişi de dışarıda devam ediyor.

11 KİŞİ BİNADA NAHSUR KALDI 

Öte yandan HDP Ümraniye İlçe Örgütü önünde de toplanan çok sayıda ırkçı grup, sokaktaki HDP bayraklarını yakarak binaya taşlı saldırı gerçekleştirdi. Tüm saldırılara rağmen olay yerinde bulunan polisler saldırıları izlemekle yetinirken, aralarında HDP Ümraniye İlçe Eşbaşkanı Damla Savcı'nın da bulunduğu 11 kişi binada mahsur kalmış durumda.

Esenyurt ilçe binası da bir grup tarafından saldırıya uğradı. Binanın camları saldırganlar tarafında kırıldı. (Mezopotamya Ajansı)
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2018/06/istanbul_da_hdp_binalarina_saldiri_h2745_d4fee.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2018/06/istanbul_da_hdp_binalarina_saldiri_h2745_d4fee.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2018/06/istanbul_da_hdp_binalarina_saldiri_h2745_d4fee.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2018/06/istanbul_da_hdp_binalarina_saldiri_h2745_d4fee.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/guvenlik/istanbul-da-hdp-binalarina-saldiri/2745/</link>
			<pubDate>Sun, 24 Jun 2018 23:29:20 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Eski Hazine Müsteşarlığı çalışanlarına FETÖ operasyonu]]></title>
			<description><![CDATA[Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen FETÖ soruşturması kapsamında, 9'u eski Hazine Müsteşarlığı çalışanı 10 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.

]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen FETÖ soruşturması kapsamında, 9'u eski Hazine Müsteşarlığı çalışanı 10 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.

Şüphelilerden 4'ü gözaltına alındı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2018/05/eski_hazine_mustesarligi_calisanlarina_feto_operasyonu_h2492_84a67.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2018/05/eski_hazine_mustesarligi_calisanlarina_feto_operasyonu_h2492_84a67.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2018/05/eski_hazine_mustesarligi_calisanlarina_feto_operasyonu_h2492_84a67.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2018/05/eski_hazine_mustesarligi_calisanlarina_feto_operasyonu_h2492_84a67.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/guvenlik/eski-hazine-mustesarligi-calisanlarina-feto-operasyonu/2492/</link>
			<pubDate>Wed, 02 May 2018 12:08:51 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Huzur uygulamasında aranan bin 102 şüpheli yakalandı]]></title>
			<description><![CDATA[Emniyet ve jandarma birimlerince ülke genelindeki huzur uygulamasında, bin 102 kişi gözaltına alındı. Denetimlerde adli-idari ve trafik yönünden 1 milyon 91 bin 294 lira cezai işlem uygulandı.

]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Emniyet ve jandarma birimlerince ülke genelinde dün yapılan uygulamalarda, bin 102 aranan kişi yakalandı.

Emniyet Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, Asayiş Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda Jandarma Genel Komutanlığı personelinin katılımıyla 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nün huzur ve güven ortamında kutlanabilmesi için dün ülke genelinde "Türkiye Güven Huzur Uygulaması" gerçekleştirildi.

Bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilen uygulamaya, 36 bin 180'i emniyet, 22 bin 157'si jandarma olmak üzere toplam 58 bin 337 personel katıldı.

Denetlemelerde, 10 bin 380 kara, 6 deniz, 2 hava aracı ile 221 dedektör köpek kullanıldı. Ekiplerce 3 bin 11 uygulama noktasında mobil tablet cihazlar üzerinden sorgulama yapıldı.

Uygulama, özellikle vatandaşların yoğun olarak bulunduğu bulvar, cadde, sokak, parklar, okul çevreleri, alışveriş merkezleri ve çevrelerinde yayalara, suçluların barınabileceği umuma açık yerler ile metruk binalardaki kişilerin yakalanmasına yönelik üç aşamalı olarak gerçekleştirildi.

Ekiplerce, uygulama kapsamında 486 bin 329 kişi ve 116 bin 259 araç sorgulandı ve incelendi.

Kontrollerde, 8'i adam öldürme, 4'ü yağma, 35'i yaralama, 16'sı hırsızlık, 7'si dolandırıcılık, biri çocuğun cinsel istismarı, 17'si uyuşturucu madde ticareti yapmak, 3'ü silahlı terör örgütüne üye olmak, 4'ü kaçakçılık ve bin 7'si diğer suçlardan olmak üzere toplam bin 102 aranan kişi yakalandı.

Ayrıca çeşitli suçları işledikleri gerekçesiyle 83 kişinin gözaltına alındığı uygulamada, 52 aranan araç, 544 adet trafikten men edilmesi gereken araç tespit edildi.

Denetimlerde adli-idari ve trafik yönünden toplam 1 milyon 91 bin 294 lira cezai işlem uygulandı.

Aramalarda, 6 ruhsatsız tabanca, 11 ruhsatsız av tüfeği, 16 ruhsatsız kurusıkı tabanca, 78 adet mermi, 14 kesici ve delici alet, 32 gram eroin, 202 gram esrar, 5 gram bonzai, 5 gram metamfetamin ve bin 10 paket kaçak sigara elde edildi.

1 Mayıs'ın güvenli ortamda kutlanması amaçlandı

Emniyet Genel Müdürlüğü Asayiş Dairesi Başkan Yardımcısı Mehmet Hamdemir de yapılan uygulamalara eşlik etti.

Hamdemir, Çankaya ilçesi Dögol Caddesi'nde denetimlerin sürdüğü sırada AA muhabirine yaptığı açıklamada, valiliklerce izin verilen illerde 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nün huzur ve güven ortamında kutlanmasının sağlanması, bu etkinlikleri provoke edebilecek, suç işleyebilecek kişileri tespit ederek yakalanmasına yönelik başta terör, asayiş ve narkotik konuları olmak üzere suç işleme ihtimali olan kişilerin caydırılması, aranan şüphelilerin yakalanması, suça karışmış kişiler ve suç delillerinin ele geçirilmesi için ülke genelinde eş zamanlı olarak uygulama gerçekleştirildiğini ifade etti.

Uygulamaya 81 il emniyet müdürlüğünden ilgili birimlerin katıldığını belirten Hamdemir, uygulamanın özellikle vatandaşların yoğun olarak bulunduğu bulvar, cadde, sokak, park, okul, okul çevreleri, alışveriş merkezleri ve çevrelerinde, suçluların barınabileceği umuma açık yerlerde ve metruk binalardaki şüphelilerin yakalanması amacıyla üç aşamalı yapıldığını kaydetti.

Hamdemir, uygulamanın ilk aşamasının öğrencilerin okullarında huzur içerisinde eğitim görmelerini sağlamak için okul saatleri içerisinde okul çevreleri ile yakınlarındaki park-bahçeler, internet ve elektronik oyun salonları gibi yerlerde şüpheli kişilere yönelik gerçekleştirildiğini, okullarına gitmeyen öğrencilerin ise okullarına tesliminin sağlandığını bildirdi.

İkinci aşamanın öğle saatlerinde vatandaşların yaya olarak yoğun bulunduğu cadde, sokak, bulvar, park ve AVM, otobüs ve metro durakları gibi yerlerde, risk analizi yapabilen özel eğitimli personelin de görev aldığı 5 kişilik timlerce şüpheli kişilere yönelik olduğunu anlatan Hamdemir, üçüncü aşamanın ise her ilin kendisine has özelliklerine göre akşam saatlerinde, metruk binalarda, üniversite öğrencileri ile gençlerin yoğun olarak bulunduğu üniversite kampüsleri dışında faaliyet gösteren umuma açık yerlere ve bu alanların gidiş-geliş istikametlerinde öğrencileri rahatsız edebilecek kişilere yönelik yapıldığını söyledi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2018/05/huzur_uygulamasinda_aranan_bin_102_supheli_yakalandi_h2482_c982d.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2018/05/huzur_uygulamasinda_aranan_bin_102_supheli_yakalandi_h2482_c982d.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/thumbs2/2018/05/huzur_uygulamasinda_aranan_bin_102_supheli_yakalandi_h2482_c982d.jpg"/>
<enclosure url="https://www.gelecekgundem.com/images/haberler/2018/05/huzur_uygulamasinda_aranan_bin_102_supheli_yakalandi_h2482_c982d.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.gelecekgundem.com/guvenlik/huzur-uygulamasinda-aranan-bin-102-supheli-yakalandi/2482/</link>
			<pubDate>Tue, 01 May 2018 16:36:12 +0300</pubDate>
			</item></channel>
</rss>