Kılıçdaroğlu meydan okudu!

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu yarım kalan konuşmasını tamamladı. Kılıçdaroğlu'nun gündeminde KHK'lılar, Tank Palet Fabrikası ve 'dokunulmazlığı'nın kaldırılmak istemesi vardı. Kılıçdaroğlu, Tank Palet Fabrikası'nın satılmasını 'vatana ihanet' olarak değerlendirirken dokunuzmalık konusunda meydan okudu: Kaldırmazsanız namertsiniz...

Kılıçdaroğlu meydan okudu!
06 Ekim 2019 Pazar 10:38

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun 27.dönem 2.Çalışma ve Değerlendirme Toplantısı'nın açılış konuşmasını yaptığı sırada Cumhurbaşkanı Erdoğan da partisinin Kızılcahamam'da gerçekleştirilen 29. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nın açılış konuşmasını yapmaya başladı. CHP kurmayları ile AKP kurmayları iki liderin konuşmasının aynı saate gelmemesi için anlaşmıştı. Önce Kılıçdaroğlu konuşacak daha sonra Erdoğan açıklama yapacaktı. Ancak AKP'li kurmaylar sözünde durmadı, bunun üzerine Kılıçdaroğlu konuşmasını yarıda kesti.

Kılıçdaroğlu, öğleden önce yaptığı ve Erdoğan'ın Kızılcahamam'daki konuşmasına denk gelen konuşmasını neden kısa kestiğini, 'konuşmamı malum zat da dinlesin diye yarı da kestim. Çünkü hak diyoruz, adalet diyoruz kardeşlik diyoruz. Söylediklerimizi vatandaş da dinleyecek devletin en üst kademesi de' diyerek açıkladı.

"20 TEMMUZ SİVİL DARBESİ"

Kılıçdaroğlu, "15 Temmuz'dan sonra 20 Temmuz'da sivil bir darbe gerçekleşti. Binlerce insan işlerinden oldu. Aradan bu kadar zaman geçti artık haklı ile haksız ayrılmalı. Haklıysa, hakkında dava açılmamışsa, açılan davadan beraat ediyorsa işine dönmeli" ifadelerini kullandı. 

"VATANA İHANETTİR"

Kılıçdaroğlu Tank Palet Fabrikası'nın Katar' Ordusu'na satılmasına ilişkin "Bir devlet kendi askeri sırlarını yabancı başka bir devlete verir mi? Ülkücü ve vicdanlı AK Partili kardeşlerime sesleniyorum dünyada kendi silah fabrikasını başka bir orduya peşkeş çeken devlet var mı? Bana milliyetçilik dersi verenlere de bu kapak olsun. Tank Palet fabrikasının satılması vatana ihanettir. Bunu bilip sessiz kalırsanız bu da vatana ihanete ortak olmaktır" dedi.

"KALDIRMAZSANIZ NAMAERTSİNZİ"

Kılıçdaroğlu, Bahçeli'nin dokunulmazlık açıklamasına, "Sonuna kadar tüyü bitmemiş yetimin hakkını savunacağım. Bu milletin hakkını savunacağım; rahatsızlar, beni susturmak istiyorlar.Bunları söylediğim için tehdit ediyorlar. Dokunulmazlığımı kaldırmak istiyorlar; kaldırmazsanız namertsiniz" karşılığını verdi.

İşte Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satır başları:

15 Temmuz'dan sonra 20 Temmuz'da sivil bir darbe gerçekleşti. Binlerce insan işlerinden oldu. Aradan bu kadar zaman geçti artık haklı ile haksız ayrılmalı. Haklıysa, hakkında dava açılmamışsa, açılan davadan beraat ediyorsa işine dönmeli. Adalet herkes için lazım. Askeri öğrenciler hapiste, tutuklayacaksan komutanını tutukla.

17-25 Aralık'tan sonra apartman aidatını Bank Asya'ya yatıranı işten attılar, 17-25 Aralık'tan sonra Pensilvanya'ya gidenlere kamu ihalesi verildi. 

Kardeşi FETÖ'cü diyerek insanları kamutan attılar, ama kardeşi FETÖ'den tutuklu olan bazı isimleri büyükelçi atadılar.

AYAKKABI KUTUSU İLE RÜŞVET ALANI, KURAN İLE DALGA GEÇENİ ÖDÜLLENDİRDİLER

Barış Akademisyenlerini cezalandırdılar ayakkabı kutusu ile rüşvet alanı, Kuran ile dalga geçeni ödüllendirdiler. Biz devlette liyakat isteriz, onlar sadakat ister.

Vatan toprağına galoşlu çizmeyle basmayız. Aşık Veysel'in dediği gibi kara toprağı sevdamız olarak kabul ederiz. Onlar vatandaşa hesap vermeyi asla kabul etmezler. kul hakkı yemeyi en büyük günah olarak kabul ederiz. Bizimle onlar arasında siyahla beyaz kadar fark vardır. Biz düşünen insana saygı duyarız. Farklı düşündüler diye günlerce aylarca hapse atarlar. Bizde kibir yok, hesap vermeyi onurlu bir görev kabul ederiz.

Onlar doğal olarak demokrasiyi de içselleştirmiş değillerdir. İktidarı ele geçirdikten sonra oradan ayrılmanın bütün yolları ararlar.

Suya parti rozeti takacaklar. Allah akıl fikir versin. İBB'yi cezalandıracağız diye. Suda ayrım olur mu? Bunlar bir de devleti yönetecekler. 63 yerde Kuran'da sudan bahsedilir. Hamidiye suyu içenler Hamidiye suyu içmeyenler. Kim yapıyor bunu? AKP'li yöneticiler. Böyle bir rezalet dünya siyaset tarihinde yoktur.

TANK-PALET'İN SATIŞINA TEPKİ

Sattılar her şeyi bir şey kalmadı. Sıra ordunun tank palet fabrikasına geldi. Bir anlaşma imzaladılar. Tank palet fabrikasının arazisinden daha büyük araziyi BMC firmasına veriyorlar. Bu arada arsa yetmiyor. Teşvik lazım diyor bana. Büyük teşfikler veriliyor. Hiçbir firmaya verilmeyen desteklerin tamamı veriliyor. Buyur tankı üret diyorlar. Arsa 2200 dönüm. Teşvik var. Ne zaman teslim edilecek 2020'de. Hazır fabrikayı bana ver burada üreteyim diyor. 20 milyar dolarlık bir fabrika istiyor. Mühendisler hazır fabrika hazır ARGE hazır. Bu fabrika kendisine tahsis edilirse tank üreteceğini söylüyor. Bunu da verdin ama diyor para yok diyor. Nereden para gelecek? Katar emirinden para gelecek. Katar emiri bana ne vereceksin diyor. Şirket yönetiminde benim söz sahibi olmak gerek diyor. Bunlar da veriliyor. MSB orduya ait tank palet fabrikası için şöyle bir formül düşünüyorlar. khk ile burayı anonim şirketine dönüştürüyorlar. Özelleştirme kararı alıyorlar. Biz kıyameti koparıyoruz. Kendi askeri sırları başka bir ülkeye verilebilir mi?

Milliyetçilik kendi vatanına kendi ordusuna sahip çıkmaktır!'Bunu yapanların dini imanı yoktur. Memleket sevgisi yoktur. Özelleştirme kanunu der ki: Milletin bilmesi esastır. İyi ki CHP var. O gizli kararnameyi bulduk. Ortaya çıkardık.

Katar ordusuna bu fabrikayı tahsis ederken, neden milletten gizliyorsunuz? Kim size gizle dedi? Ben yeri geldi mi uçan kuşun kanadından haber alırım.

Beka beka diyorlardı devasa orduyu katarlılara teslim ettiler. Özelleştirme değil diyecekler ben biliyorum. 20 milyar dolarlık fabrikayı bedava 25 yıllığına veriyorsun. Bu ihale değildir vatana ihanettir. Mal bana ait fabrika bana ait. Çalışan işçilerin masraflarını da ben ödüyorum. Sen üret bana sat diyor. Anlayan biri varsa çıksın anlatsın.

DOKUNULMAZLIK RESTİ

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli dün yazılı bir açıklama yaparak CHP’yi ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu hedef almıştı. 'Kılıçdaroğlu ve sözcülerinin siyasi eylem ve sözlerinin suç teşkil ettiğini” savunan Bahçeli, “Özellikle CHP Genel Başkanı için dokunulmazlığın kaldırılması ve mahkeme yolu ardına kadar aralanmış ve açılmıştır” demişti.

Kılıçdaroğlu Bahçeli'ye şöyle yanıt verdi:

"Bu milletin hakkını savunacağım; rahatsızlar, beni susturmak istiyorlar, dokunulmazlığımı kaldırmak istiyorlar; kaldırmazsanız namertsiniz!"

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.