Kılıçdaroğlu: Kendinize güveniyorsanız seçime gidersiniz!

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, CNN TÜRK'te 'Gece Görüşü' programında Hande Fırat, Abdulkadir Selvi, Serpil Çevikcan ve Erdem Gül'ün sorularını yanıtladı. Kılıçdaroğlu, istifa eden belediye başkanları için "Niye korktunuz, koca adamsınız" dedi. "Vekil arkadaşım AK Partili vekillerle konuşuyor." diyen Kılıçdaroğlu, "İçerisi kaynıyor, herkes rahatsız." dedi. Kılıçdaroğlu, "Hodri meydan diyorum; yerel seçimse yerel seçim, genel seçimse genel seçim, cumhurbaşkanlığı seçimiyse cumhurbaşkanlığı seçimi" açıklamasında bulundu.

Kılıçdaroğlu: Kendinize güveniyorsanız seçime gidersiniz!
27 Ekim 2017 Cuma 12:32

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıklamasından satır başları şöyle:

DENİZ BAYKAL'IN SAĞLIK DURUMU

İyileşmeye doğru gelişmeler var.  Deniz Bey için ne gerekiyorsa hekimlerin tamamı seferber olmuş durumda. Ben de tüm sağlık personellerine teşekkür ediyorum. Umarım kısa süre içinde sağlığına kavuşur, bütün dualarımız onunla beraber. 

ERKEN YEREL SEÇİM

Bizim varlık nedenimiz demokrasi. Bir ülke düşünün; nüfusunun yarısı tarafından seçilen belediye başkanları tarafından yönetilmesi gerekirken bakıyorsunuz bu belediye başkanlarının bazıları görevden alınıyor ya da istifa ettiriliyor. Bu çağrıyı neden yapıyoruz? Demokrasinin namusunu korumak için yapıyoruz. Bu belediye başkanlarını ben seçmedim. Seversiniz veya sevmezsiniz ama bir belediye başka seçildi. Seçimle gelen seçimle gider. Halkın oyunu almıştır varsa bir yolsuzluğu o konuda da ne yapılması gerektiği gayet açıktır, yargılama olur, yargılama sonucunda beraat edebilir, yargılanabilir. Bu süreci yok ediyorsunuz, bir kısım belediyeye kayyum atıyorsunuz, demokratik mi, hayır? Diğer belediye başkanlarını istifaya zorluyorsunuz. 'Gereğini yaparım' diyorsunuz ne demek bu? Halkın seçtiği bir kişiyi belde halkı değil de bir başka otorite belediye başkanını istifaya zorlaması. Bu doğru değil. Demokrasinin namusunu kurtaralım bari, seçime gidelim. Bu kadar basit. Kendinize güveniyorsanız seçime gidersiniz. 

MELİH GÖKÇEK İSTİFASI

Ben demokrasiyi savunuyorum, Melih Gökçek seçimle geldi. Siz seçimi demokrasi için vazgeçilmez olarak görüyorsanız gereğini yapın. Bir kişi çıkıyor istifa edeceksiniz diyor, ama neden yok. Ne için istifa isteniyor. Bir belediyebaşkanında neden metal yorgunluğu olsun. Görev süresini belirleyen halktır. Belediye başkanları bırakın halka hesap vermeyi, ailesine hesap veremez noktaya geldi. Ne diyecekler, 'gereğini yaparım' dedi ben de korktum istifa ettim mi diyecekler. Gökçek'le de tartıştım ama bunların hepsi demokratik kurallar içinde oldu. Özgürce oturduk bir gazetecinin yönettiği toplantıda tartıştık. Sonuçta demokratik bir ortamda tartışıldı. Şimdi siz hiçbir yasada olmayan bir yöntemi belirliyorsunuz. Çağırıyorsunuz istifa et diyorsunuz. Şantajla, tehditle seçimle gelen birisi makamından atılabilir mi?

Ben hep diyordum ülkede dikta yönetimi var. 

MELİH GÖKÇEK'İ BELEDİYE BAŞKANI ADAYI OLARAK GÖRÜR MÜSÜNÜZ?

Hayır neden görelim. Şimdi kendi içlerinde bir hesaplaşma yapıyorlar. Ama bu hesaplaşmanın hukuka ahlaka ayrı olduğunu biliyoruz. Ben demokrasinin namusunu kurtarmaya çalışıyorum. Ahmet Davutoğlu'na da istifa edeceksin dediler, etti. Tek bir cümle edemedi. Bugün neden istifa edeyim diyen belediye başkanları kadar olamadı. Meydanlarda bağırıyorlar ey Kılıçdaroğlu neredesin diye, yanıt veriyorum; buradayım. 

"VEKİL ARKADAŞIM AK PARTİLİ VEKİLLERLE KONUŞUYOR, İÇERİSİ KAYNIYOR"

Bunların başında rant paylaşımı var. Büyük kentlerde yapılan operasyonlarda rant paylaşımı var. Yolsuzluk dosyaları gizlenemiyor. Bir de tek adama koşulsuz itaat var. Tek adam rejimi var ve onlara uyuyor. Ama vekil arkadaşım AK Partili vekillerle konuşuyor. İçerisi kaynıyor, herkes rahatsız. Bu neyi gösteriyor, çürümüşlüğü gösteriyor. İçten içe çürüyor. Tartışmalar var. Bizim partimizde bu tür şeyler olduğunda biz kamuoyuna açık yaparız. Şu kişi hata yapıyor diye söyleriz. Ama o partinin kültüründe tartışmalar kendi içlerinde yapılıyor.

Evet oyu verenlerin önemli bir kısmı pişman.

NİSAN REFERANDUMU

Devletin bütün araçları, parası kullanıldı. Ona rağmen YSK ile 51.3'e ulaşıldı. Bütün dağ, taş evetle donatıldı. Bütün televizyonlarda bu yayın yapıldı. Ama ben eminim evet diyenler de rahatsız. Bütün seçmenler o dönemde söylediklerimin bugün tamamının doğru çıktığını görüyorlar. Halk bunları görüyor ama biz seçim çağrısı yaptığımız zaman gelmiyorlar. Çünkü bunu halkın da gördüğünü biliyorlar, korkuyorlar.

"HODRİ MEYDAN"

Hodri meydan diyorum; yerel seçimse yerel seçim, genel seçimse genel seçim, cumhurbaşkanlığı seçimiyse cumhurbaşkanlığı seçimi. Hodriye hodri diyemezler. Üç gün daha fazla yönetmek için ülkeyi felakete götürürler.

CHP'Lİ BELEDİYELER

Bizim adalet yürüyüşümüz kurdukları baskının büyük bir kısmını yok etti. İnsanlar biz yalnız değiliz diye düşündüler. Biz demokrasi istiyoruz. Gidelim seçime, böyle bir iktidarı getirelim istiyoruz. Şunu da söylüyorlar; Kılıçdaroğlu CHP'li belediyelere de sıra gelecek diye böyle söylüyorlar. Yahu biz şerbetliyiz. Bizim bütün belediyelerimizde 365 gün müfettiş var. Biz 2012'de bir ilan yayınladık; baskın olursa ne yapacaksınız diye. Belediyelerimize gönderdik bunu. Biz denetimden korkan biri değiliz ki. Belediye başkanlığında olan kişi hesap verecek kişidir.

Belediye başkanı göstermeme nedeni

Çünkü erken seçim istiyoruz. Bu yüzden aday göstermemiz gerek yok, mantığı yok. Her düşüncemizin dayandığı bir temel var. Belde hakları son derece mağdur. Biz demokrasinin namusunu kurtarmak için buyrun bir an önce yapalım. Ha kazanırız kaybederiz, o değil. Demokrasiyi korumak zorundayız.

"HÜKÜMETİN DARBEDEN HABERİ VARDI"

Hükümetin darbeden haberi vardı. Kim diyebilirdi yoktu diye? Bu olayın dünya kadar karanlık noktası var."

ADALET YÜRÜYÜŞÜ

Adalet Yürüyüşü'nde AK Partili vatandaşlar bizi destekliyorlar. Anketler bunu gösteriyor. Adalet hapishanede var, sokakta var, kadına şiddette var, işçilerde var. Hiçbir yerde adalet yok ki. Adalet Yürüyüşümüzün özünde bu yatıyordu. Adaleti herkese hatırlatmak istedik. Adalet bu ülkede yaşayan herkesin ortak talebidir. Yürüyemez dediler, yürüdük. Biliyorum birileri gece yatağında uyuyamadı ama uyumasın diye yürüdük zaten.

Büyük kentleri de kaybedecekler. Ben eski AK Parti'yi düşünüyorum; bizim ağzımızdan erken seçim çıksa koşa koşa gelirlerdi. Şimdi kaçıyorlar. Artık demokrasiye inanmıyor, baskıyla ayakta kalabilir miyim arayışına girdiler. İki ayrı yapı var; şu anda paralel devlet Türkiye'de tam anlamıyla var. Bir Başbakan var ülkeyi yönetiyor, Cumhurbaşkanı var o da ülkeyi dönüyor. Dışişleri Bakanı var bir de sarayda dışişleri bakanı var. İbrahim Kalın konuşuyor. Dışişleri Sözcüsü konuşmuyor. Türkiye'de bir kaos yaşanıyor. Kimse korkudan kalemini oynatamıyor.

'BENİM KIRATIMDA DEĞİLSİN DEDİ', KENDİ DÜZEYİNE ÇIKARDI

İbadi'ye sen benim kıratımda değilsin dedi, bir sürü laf etti. Ne oldu? Karşıladı. Kendisinin düzeyinde değil doğrudur, o Cumhurbaşkanı, o Başbakan. Aldı kendi düzeyine çıkardı. Niçin çıkardı? Ne konuşacak yani?

BİNALİ YILDIRIM'LA GÖRÜŞME

İki kişi arasında yapılan bir görüşmenin ayrıntılarını vermem doğru değil ama pek çok kaygımı dile getirdim.

CHP'NİN ADAYLARI KİM OLACAK?

 Bugünden İstanbul adayımız budur, Ankara adayımız budur diye bir tercihte bulunmak olmaz.

Adaylarımız için bir anket yapmak durumundayız. Belde halkı ne diyor? Şöyle yöneteceğim diyecek. Projelerini ortaya koyacak.

ÇEVRE BAKANI'NIN CHP ELEŞTİRİSİ

Kayseri'de belediye başkanlığı yaparken neler yaptığını ben biliyorum. İstanbul'u CHP mi yönetiyor? Adam İstanbul'u yıllardır kendi partisinin yönettiğinin farkında bile değil, bir de bakanlık koltuğuna oturmuş. Kendi imzasıyla Bakırköy'e giderken bir sahil yolu vardı eskiden, denizle yol arasında sadece ağaçlar görünürdü. Şimdi artık sadece beton görünüyor. Bu kişi o ağaçlar yıkılsın diye imza atarken vicdanı sızladı mı? Hangi gökdeleni CHP yaptı. Bakan olsa böyle konuşmaz.

Hatırlar mısınız Erdoğan'ın yaptığı bir konuşma medyaya yansımıştı. İstanbul'daki kupon araziler benden sorulacak diye. Bir ülkenin başbakanı, cumhurbaşkanı neden bir arsanın alım satımıyla ilgilenir? İhanet sözcüğünü de kullanan ben değilim, Erdoğan'ın kendisi söylüyor.

NEDEN CUMHURBAŞKANINA ZAT DİYOR?

Çünkü tarafsızlık yemini ettiği halde tarafsız değil. Biz referandumun meşruluğunu da kabul etmiyoruz. Fakir furanın ödediği vergiyi kendi parti çıkarları için kullandı, medyayı kullandı, valileri kullandı, muhtarlara baskı yaptılar. Bütün bunlara rağmen YSK kararıyla ancak alabildiler.

MERAL AKŞENER VE İYİ PARTİ AÇIKLAMASI

Sayın Meral Hanım'ın ayrı bir parti kuracağı öteden beri söyleniyordu. Medya da merakla bekliyordu, biz de merakla bekliyorduk. Açıklandı. Hayırlı olsun diyoruz. Kendilerine 'niye parti kurdun?' diyecek halimiz yok. Sonuçta takdir edecek olan halkın kendisidir. 

(İyi partinin amblemi konusunda) Kayı boyunun bir şekli olduğu ifade edildi. Olabilir.

CUMHURBAŞKANI ADAYI ÇIKARACAĞIZ

Cumhurbaşkanı adayı çıkaracağız. Cumhuriyet Halk Partisi'nin adayı olacak. 

(Kılıçdaroğlu 2019'da aday mı?) Bunu seslendirenler var ama erken.

Hiç kimse Abdullah Gül aleyhine bir şey konuşmadı. Belki zaman zaman eleştirdik ama. Aynı şekilde Süleyman Demirel, Turgut Özal, Ahmet Necdet Sezer için de... Saygı çerçevesinde eleştirildi. İlk kez bir partinin genel başkanı iki koltukta oturuyor. Bu ikili yapıyı gündeme getiriyor ve kutuplaşmaya zemin hazırlıyor.

(Abdullah Gül ile bir temasınız var mı? Gül, CHP'nin çatı adayı olacak iddiası) Hayır. Öyle bir temasım yok. Ben ziyarete gittim. Oturup ülke sorunları üzerine konuştum. Bazı düşünceleri kendisine ifade ettim. Kendisine her zaman saygı duyarım. Türkiye'nin sorunları üzerine konuştuk.

HAPİSTEKİ MİLLETVEKİLLERİ- GAZETECİLER

Siz neden milletvekilini hapise atıyorsunuz, haber yaptı diye gazeteci hapise mi atılır? Yaptığı haber doğruysa ve bu bir haber niteliği taşıyorsa gazeteci neden hapise atılır? Biz bütün dünyayı kendimize güldürüyoruz. Ben sayın Davutoğlu'na da Binali Yıldırım'a da teklif ettim, demokratik standartlarımızı AB standartlarına yükseltelim. Ve dönüp AB'ye diyelim ki bak yaptık, sözünüzü tutun.

"YARGI BAĞIMSIZ DEĞİL"

Büyükada' olayı tam bir faciaydı. Dışarıdan birisi devreye girdiği için serbest bırakıldılar. Bu da şunu ortaya koyuyor ki, Türkiye'de yargı bağımsız değil. Yargı bağımsız değilse, Türkiye'de hiçbir kimsenin can ve mal güvenliği yoktur."

"FETÖ'CÜLERİ KİM DEVLETİN İÇİNE YERLEŞTİRDİ"

"FETÖ ile samimi olarak mücadele ettiklerine inanmıyorum. FETÖ ile mücadele edilecekse bunun siyasi ortaya çıkartılması lazım. Bankacı, sanayici, işsiz, işçi ayağı var da siyasi ayağı nerede? Bu FETÖ'cüleri kim devletin içine yerleştirdi? FETÖ soruşturmasını Ankara'da ciddi olarak yapan savcının elinden dosyaları alındı, başkasına verildi.

MÜFTÜLERE NİKAH YETKİSİ TARTIŞMASI

Bu tartışmanın müftü imam endeksinde yapılması kadar saçma bir şey yok. Böyle bir tartışmayı müftü ve imam endeksli götürmek toplumu ayrıştırır. Biz bu ayrıştırmaya karşıyız. Devlet dediğimiz kurumunda bir iş bölümü vardır. Biz nikah işine toplumda öteden gelen kuralları vardır, ona göre yapılmasını istiyoruz. Müftülere böyle bir yetkinin verilmesi, deniyor, onlar da resmi nikah yapacak doğru. Sorun şurada, yarın farklı dine mensup bir kişi bizim din adamımıza da yetki verin diyecek. Bunu ret gerekçeniz yok. O zaman diyecek ki onu da devlet memuru yapın. Bunlara da yetki verin diyecek. bu Lozan’ı tartışmaya açacak ve kutuplaşmaya yol açacak.”

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.