Bilim ve Aydınlanma Akademisi'nden Kovid-19 uyarıları

Bilim ve Aydınlanma Akademisi ülkemizde olası bir yeni koronavirüs salgınına ilişkin uyarılarını yayımladı.

Bilim ve Aydınlanma Akademisi'nden Kovid-19 uyarıları
10 Mart 2020 Salı 23:13

Bilim ve Aydınlanma Akademisi (BAA) yeni koronavirüs salgınına ilişkin uyarılarını açıkladı.

Salgın ortaya çıktıktan sonra konuyla ilgili iki rapor yayımlayan Bilim ve Aydınlanma Akademisi Toplum Sağlığını Geliştirme ve Koruma Bilim Alanı, ülkemizdeki mevcut durum ve olası bir salgına hazırlıkla ilgili uyarılarını paylaşmayı önemli bir sorumluluk olarak gördüğünü belirterek yeni açıklamasını kamuoyuyla paylaştı. 

Açıklamada uyarılara ek olarak, salgının son bir ay içindeki seyrini gösteren bir tablo ile dünyadaki durum da değerlendirildi.

İşte o açıklama:

Bilim ve Aydınlanma Akademisi'nin Yeni Koronavirüs Salgını (COVID-19) açısından uyarıları

Yeni Koronavirüs salgını özellikle Avrupa ve Ortadoğu'da hızla yayılmaktadır ve Türkiye'ye komşu ülkelerde vaka sayıları yükselmektedir. Salgın ortaya çıktıktan sonra konuyla ilgili iki rapor yayımlayan Bilim ve Aydınlanma Akademisi Toplum Sağlığını Geliştirme ve Koruma Bilim Alanı, ülkemizdeki mevcut durum ve olası bir salgına hazırlık ile ilgili uyarılarını paylaşmayı önemli bir sorumluluk olarak görmektedir. Ek olarak, salgının son bir ay içindeki seyrini gösteren bir tablo ile dünyadaki durum değerlendirilmektedir.

Mevcut durum

Bugün yani 6 Mart 2010 tarihi itibariyle 98.471 doğrulanmış vaka bulunmaktadır. 3395 (%3,5) kişi ise bu hastalıktan dolayı yaşamını yitirmiştir. Salgın Çin’de başlamakla birlikte ancak halen hızla yayılmaya devam etmektedir. Yeni koronavirüs enfeksiyonu açısından Çin’den sonra en kötü durumda olan ülkeler Güney Kore, İtalya ve İran’dır. Komşumuz olan İran’da 3513 doğrulanmış vaka vardır ve hastaların 107’si (%3) koronavirüs nedeniyle kaybedilmiştir.  

Yeni koronavirüsün bulaşma yolları ve riskli gruplar

Çeşitli bilimsel yayınlarda yeni koronavirüsün asıl kaynağının yarasa olduğu ve bir ara konak ile insanlara bulaştığı bildirilmektedir. Çin’de başlayan salgın nedeniyle hastalığın hem temas hem de hava ve damlacık yoluyla yayıldığı anlaşılmıştır. Hastalığın ölümcüllüğü düşük olmakla birlikte çok fazla insanı hızla hasta etmesi nedeniyle hasta sayısı artmakta ve buna paralel olarak özellikle kalp hastaları, kronik akciğer hastaları, şeker hastaları ve yaşlılarda, yani risk gruplarında çok ağır hastalığa ya da ölüme neden olmaktadır. 

Türkiye’de yeni koronavirüs açısından sorunlar

Türkiye’de özellikle salgından etkilenen ülkelere uçuşların geç iptal edilmesi, İran kapısındaki kontrol noktalarının yetersiz izlenmesi, İran üzerinden olmasa da Azerbaycan üzerinden ülkeye girilebilir olması ve transit uçuşlar nedeniyle temaslı kontrolü iyice zorlaşmıştır. Ayrıca uçuş yapılmayan ülkelerden gelen yolcular başka ülkeler üzerinden Türkiye’ye rahatça girebilmektedir. Üstelik temaslıların 14 gün süresince evde izlenmesi gerekirken, bu izlemleri kimin yapacağının bile belli olmaması önemli bir sorundur.  Örneğin, "5 Mart günü, Singapur’dan gelen THY uçuş ekibinin izlemleri nasıl yapılmaktadır?" sorusunun yanıtlanması gerekir. 

Şu ana kadar Sağlık Bakanlığı’nın il sağlık müdürlüklerine gönderdiği bilgiler yeterli değildir, illerde neler yapılacağı konusunda Valiliklere bilgilendirme yapılmamıştır. Örneğin salgın durumunda eğitime ara verilecek midir? Çalışma yaşamı nasıl etkilenecektir? Yine Bakanlık bu soruları netleştirmelidir. 

Ayrıca Sağlık Bakanlığı’nın yeni koronavirüs enfeksiyonu için belirlediği referans laboratuvar sayısı yalnızca üç olup bu sayı yetersizdir. Yoğun bakım hastalarına hizmet verecek ve hastaların izole edileceği referans hastane sayısı ise 101’dir ve bu sayı da bir salgın durumu için yetersizdir. 

Koronavirüs enfeksiyonundan kaç kişinin öleceğini belirleyen asıl unsur yoğun bakım sürecidir. Türkiye içerisinde salgın olma durumunda hangi hastanelerin, hangi yoğun bakımların kullanılacağı hazırlık planlarında olmalıdır. Bakanlığın referans hastanelerdeki alt yapıyı, sağlık çalışanı sayılarını, yoğun bakım yatak sayılarını şimdiden belirlemesi ve denetlemesi gerekmektedir. Vaka çıktıktan ve artmaya başladıktan sonra bunları düzenlemek zordur. 

Üniversite rektörlüklerinin bilgilendirilmesi önemlidir. Özellikle yabancı uyruklu öğrencilerin yoğun olduğu, salgın ülkelerinden gelenler için Rektörlüklerin ne yapacağı, hasta varlığında yurtlarda odaların nasıl dağıtılacağı, hasta öğrencilerin bakımlarının ve temaslı kontrollerinin nasıl yapılacağı bilgisi verilmelidir. 

Türkiye’ye vaka girişinin beklendiği şu günlerde on binlerce sığınmacının Ege ve Trakya sınırlarına doğru yönlendirilmesi olası bir salgının kontrolünü tamamen olanaksızlaştıracak bir politikadır.

Türkiye’de koronavirüs enfeksiyonu açısından bilgi kirliliği mevcuttur. Bakanlığın görevleri arasında bulunan planlama, denetleme ve halkı bilgilendirme sorumluluğunu yerine getirmesi gerekir. Durumu saptamak, önlem almak ve insanların ölümlerini engellemek için Sağlık Bakanlığı’nın hasta varlığını gizlememesi gerekmektedir. Enfeksiyon hastalıklarında karanlıkta ilerlenemez. Hastalığın yayılımı gizlenerek durdurulamaz. Bilim Kurulu oluşturmak yetmez. “Ülke dışına gitmeyin!” ya da “Yurtdışından dönünce kendinizi 14 gün izole edin!” demek çözüm değildir. Sağlık Bakanlığı’nın Milli Eğitim Bakanlığı, Çalışma Bakanlığı ya da Türk Hava Yolları gibi kurumlarla işbirliği önemlidir. 

Sağlık Bakanlığı'nın, hastalığın ülkemize girmesinin an meselesi olduğu bugün bile, halkı bilgilendirmeye yönelik faaliyetleri yetersizdir. Bu konuda medyanın kullanılması son derece önemlidir.

Korona virüs salgını Çin’de şiddetini yitirdi, Avrupa’da tırmanışta

Çin ilk korona virüs vakasını 31 Aralık 2019’da Dünya Sağlık Örgütü’ne bildirdi.

Hastalık o zamandan beri dünya ölçeğinde hızlı bir yayılım gösterdi. 5 Mart 2020 itibariyle 85 ülke salgının etkisi altına girdi.

Aşağıdaki tablo haftalar itibariyle dünyadaki durumu özetlemektedir.

Mevcut tablo şu şekilde genellenebilir:

1) Çin’de salgın 4 Şubat haftasından itibaren şiddetini yitirmeye başlamıştır. Günlük vaka sayısı 3000’lerden 100’lere, ölüm sayısı da 64’den 31’e düşmüştür. Bu, bulaşıcı hastalık salgınları için beklenen bir durumdur. Böyle giderse salgının Çin’de Nisan ayı sonuna kadar etkisini çok önemli derecede yitirmesi beklenebilir. Bu gelişmede Çin hükümetinin salgın kontrolü açısından harcadığı büyük çabanın önemli etkisi vardır.

2) Ancak dünyanın geneli için ise tam tersi bir durum söz konusudur. Üstelik Çin dışındaki ülkelerin salgın konusundaki tutumları daha gevşektir. Salgından etkilenen ülke sayısı 4 Şubat tarihinde 23 iken, 1 ay içinde 85’e ulaşmıştır. 

3) Bugün salgından en çok etkilenen ülkeler Güney Kore, İtalya ve İran’dır. 

4) Çin’den sonra en çok etkilenen Güney Kore’de 25 Şubat’ta 214 vaka ve 3 ölüm saptanmıştır. 2 Mart tarihinde saptanan yeni vaka ve ölüm sayıları bir hafta öncesinden daha yüksektir. Ancak 5 Mart günü itibariyle Güney Kore’deki vaka ve ölüm sayılarında ilk kez bir azalma ortaya çıkmıştır.

5) İtalya ve İran içinse durum tersidir. Her iki ülkede de yeni vaka ve ölüm sayılarındaki artış devam etmektedir. İran salgının tüm illere yayıldığını bildirmiştir. 

6) Avrupa’nın genelinde vaka sayılarında artış vardır ve pek çok ülkede 10’u geçmiş, 100’e yaklaşmaya başlamıştır (Fransa’da 73).

7) ABD’deki vaka sayısı 21’e ulaşmıştır ve Amerikan sağlık sisteminin bu konulardaki yetersizliği dikkate alındığında hızla artması beklenebilir.

Salgınlar, salgın öncesinde önemli önlemler gerektiren ve dünya ölçekli sorun yaratabilen önemli halk sağlığı sorunlarıdır. Öte yandan salgın sırasında alınması gereken önlemler bütün sağlık sisteminin buna göre yeniden organize edilmesi gerektirir. Bunların içinde halkın eğitimi ve vakaların tanı, tedavi ve izolasyonunu sağlayacak düzenlemeler başta gelir. 

Sonuç

Salgınla ilgili önlemlerin düzenli bir şekilde kamuoyuyla paylaşılması ve halkın bilgilendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Salgınla mücadelenin toplumsal olarak yürütülmesi gerektiği açıktır.

Sağlık Bakanlığı'nın şüpheli durumların tanımlanması ve ileri moleküler tanı yöntemlerinin uygulanması gereken durumları belirtmesi, uygulanacak algoritmaların tüm sağlık çalışanlarıyla paylaşılması gerekmektedir. Hastanelerin alt yapı ve personel açısından yeterliliklerinin tespiti ve gerekli düzenlemelerin yapılması devletin sorumluluğundadır.

Olası bir salgın durumunda eğitim ve çalışma hayatında uygulanacak tedbirler için yine Sağlık Bakanlığı'nın öncülüğünde kurumlar arası işbirliğinin sağlanması, milyonlarca öğrenci ve emekçinin sağlığı açısından yaşamsal önemdedir.

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.