İzmir'de Aziz Kocaoğlu aday olacak mı? Ankara'da CHP'nin şansı ne?

Habertürk yazarları Nagehan Alçı ve Nihal Bengisu Karaca, CHP kulislerinden yansıyanları köşelerinde değerlendirdi. Alçı, İzmir'de Aziz Kocaoğlu'nun tekrar başkan adayı olacağını kaleme aldı. Karaca ise CHP'nin Ankara'daki tek şansının Mansur Yavaş olduğunu ifade etti

İzmir'de Aziz Kocaoğlu aday olacak mı? Ankara'da CHP'nin şansı ne?
01 Aralık 2018 Cumartesi 17:25

Nagehan Alçı: İzmir için çok şaşırtıcı iddia!

CHP-İYİ Parti ittifakı ile ilgili pek de olumlu haberler gelmiyor. İki parti iller ve isimler üzerinde anlaşmazlık yaşıyor. İYİ Parti Ankara ve Manisa’yı istemekte ısrarlı görünüyor. CHP ise özellikle Ankara’da muhakkak aday çıkaracak, Parti içinde hoşnutsuzluk olsa da hâlâ en kuvvetli aday Mansur Yavaş.

Dün CHP’nin ağır toplarından bir ismin beni aradığından bahsetmiş, verdiği kulis bilgilerini paylaşmıştım. Aynı isim İzmir’i sorduğumda çok ilginç bir şey söyledi. Aziz Kocaoğlu’nun ağırlığını biliyoruz. Ben daha önce en kuvvetli adayların başında Kocaoğlu’nun desteklediği Alaattin Yüksel’in geldiğini yazdım. Tunç Soyer, Kocaoğlu ve dolayısıyla teşkilat arkasında olmadığı için devre dışı.

Aziz Kocaoğlu.

HER İSİM ONA ÇIKIYOR

Ancak kaynağıma göre İzmir’de Kocaoğlu’nun desteklediği isim değil, son anda Kocaoğlu’nun bizzat kendisi de yeniden aday yapılabilir! "Aday olmayacağını açıkladı, Muharrem İnce ile yaşanan kurultay geriliminden beri Kılıçdaroğlu ile ipler koptu, diye biliniyor. Bu nasıl olacak?" diye sorduğumda "Zaten mevcut tabloda defacto Kocaoğlu girecek şeçime. Gücü, desteği çok fazla. Onun işaret etmediği bir ismin şansı yok. CHP ya onun arkasında olduğu adayla çıkacak ya da bizzat kendisiyle, sonuçta Kocaoğlu ya da Kocaoğlu çıkacak" dedi.

BEŞİKTAŞ'TA O İSİM Mİ DEVREDE?

Gelelim İstanbul’un ilçeleri ile ilgili kulislere… Beşiktaş ile ilgili çarpıcı bir iddia attı ortaya kaynağım. "Rıza Akpolat ismine dikkat et" dedi. "Bahçelievler ilçe yöneticiliği yaptı. Beşiktaş’la ne alakası var, diyeceksin, yok hiçbir alakası. Ama güçlü bir aday adayı. Çünkü çok ilginç bir bağlantısı var" dedi. "Neymiş?" diye sorunca "Kendisi Erdoğan Toprak’ın muhasebecisi. Onu Beşiktaş’a Toprak koymak istiyor. Teşkilat çok rahatsız" diye ekledi.

Bülent Kerimoğlu.

BAKIRKÖY'DE "KEMAL BEY FAKTÖRÜ"

Bakırköy için AK Parti ANAP’lı eski belediye başkanı Ali Talip Özdemir’i düşünüyor. CHP kimi koyacak? Partinin içinden mevcut başkan Bülent Kerimoğlu’na yönelik olumsuz bir tavır olduğu kulağıma geliyor ancak Bülent Bey, Kemal Kılıçdaroğlu’nun yakın olduğu bir isim. Bu nedenle yeniden aday olma ihtimali yüksek. Kaynağıma sorduğumda "Evet, Kerimoğlu, Kemal Bey faktörü sayesinde yeniden aday" dedi.

KADIKÖY İÇİN EN GÜÇLÜ İSİM KİM?

Kadıköy’de aday enflasyonu yaşanıyor. Eski başkan Selami Öztürk de, yazar Sunay Akın da aday adayları arasında. Ancak ben İl 2. Başkanlığı yapan Şerdil Dara Odabaşı’nın en kuvvetli isim olduğunu işittim. Urfalı, Kürt seçmene hitap ediyor ve partiye emek veren bir kişi.

AK PARTİ VE CHP'NİN AĞIR TOPLARI KARŞI KARŞIYA MI GELECEK?

Kürt seçmen demişken Esenyurt için de Sezgin Tanrıkulu’nu duyuyorum. Kendisinin çok istekli olduğunu sanmıyorum, milletvekilliği de bir handikap ama kulislerde Esenyurt için AK Parti’nin Mehdi Eker’i düşündüğü, onun karşısına da Sezgin Tanrıkulu’nun düşünüldüğü dillendiriliyor.

Nihal Bengisu Karaca: Yarışın kaderini Ankara'da

milliyetçiler, İstanbul'da Kürtler belirleyecek!

AK Parti’nin Ankara adayı Mehmet Özhaseki, MHP ile ittifakın kısmen de olsa devam ettirilmesi iradesinin ortaya çıktığı aşamada netleşti. Devlet Bahçeli’nin Özhaseki ismini onaylamasının nedeni, Özhaseki’nin Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanlığı yaptığı dönemlere dayanıyor olsa gerek. Zira "ülkücülük" Kayseri’de etkin ve baskın ideolojidir. MHP Kayserililerin ikinci parti tercihidir ve Özhaseki, Büyükşehir Belediye Başkanlığı yaptığı dönemlerde ülkücüleri hoş tutmaya dikkat etmiştir. Günün sonunda MHP’nin de desteklediği bir AK Parti adayı olarak, yarışa şanslı başlamış olacak.


Mehmet Özhaseki.

MHP’nin kendi adayını çıkaracağı bir ihtimalde Ankara, AK Parti’nin elinden kaçabilirdi. Ancak şimdi de ittifak sürdüğü için İstanbul’un kaçması riski var.

Çünkü İstanbul, Kürt oylarının kritik önem kazandığı yerlerden biri. Yani İstanbul’da ilk partisi HDP olan ama büyükşehir yarışında oyunu, kazanma olasılığı olan partilerden biri lehine kullanan çok sayıda Kürt seçmen var. Bir kısmının büyükşehir seçimi için CHP adayı lehine oy kullanacağına kesin gözüyle bakılıyor. Ama önemli olan "diğer" kısmın ne yapacağı.

GEÇMİŞ YEREL SEÇİMLERDEN DAHA ZOR…

Diğer seçimlere oranla biraz daha zor bir yerel seçim olacak bu. Çünkü; hem bu yerel seçime cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin gireceği bir sınav gibi bakılıyor hem de İstanbul gibi, meşrebi gereği "Onu bunu bilmem, seni seçmem için bana iyi bir sebep göster" diyen kentler için "aday" hayati önem taşıyor.

"Yerel seçimde kritik yerler kaybedilirse sistemin bekası tartışmalı hale gelir" fikri ortaya atıldığından beri, "İstanbul kalesi" için en uygun isim olarak Binali Yıldırım’ın adı geçiyordu.

Nitekim Cumhurbaşkanı’nın Arjantin dönüşü açıklayacağı isim yüzde 99 Binali Yıldırım olacak.

İsmin ilan edilmesinde neden gecikme yaşandığını da az çok herkes biliyor.

İki sorun vardı.

Biri, protokol açmazı.

Malum, belediye başkanları mevcut protokol düzeni içinde garnizon komutanının arkasında 7. sırada duruyor ve mevcut durumda Meclis Başkanı olan, kısa bir zaman önce Başbakanlık yapmış olan biri için, bu bir sorun. Eskiden olmayabilirdi ama artık öyle ve bu ego meselesine indirgenemeyecek kadar somut bir gerçekliğe tekabül ediyor.

Nedeni malum.

Yeni sistemde gerçek bir yetkiye, iş yapabilme kudretine sahip olabilmenin tek yolu ve ölçüsü, cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin merkezindeki cumhurbaşkanına "yakın" olmak.

Protokol sıralamasında hangi sırada durduğunuz, yakınlığınızın derecesini belirleyen önemli bir gösterge. Uzağa düşerseniz, bu ilk başta şeklî, görüntüde bir uzaklık bile olsa, hafazanallah bakarsınız yarın bir gün gerçek bir uzaklığa dönüşür, o zaman da hem İstanbul gibi yönetilmesi zaten zor olan bir şehrin idaresinde ciddi sorunlar oluşur hem de görevi kabul eden kişi başarısızlığın tek sorumlusu imiş gibi muamele görür.

İkincisi, kulislerde konuşulduğu kadarıyla, Binali Yıldırım’ın büyükşehir belediye başkan adayı olması halinde diğer ilçe adaylarının kim olacağı meselesiydi. Yıldırım’ın eğer kendisi büyükşehir adayı olacaksa ilçe adaylarının belirlenmesinde de söz sahibi olmak istediği -ki gayet doğal bir talep- konuşuluyordu…

27 Kasım Salı günü bir araya gelen Cumhurbaşkanı ve halihazırda Meclis Başkanı olan Binali Yıldırım’ın bu konular üzerinde görüştüğü ve çeşitli formüllerin masaya yatırıldığı biliniyor. Öne çıkan ve kabul edilecek formül muhtemelen, Yıldırım'ın eski Başbakan ve Meclis Başkanı sıfatlarının referans alınarak protokolde bakanların da önünde bir yere sahip olmasını sağlayacak bir düzenleme yapma yoluna gitmek olacak.

Mansur Yavaş.

CHP’NİN TEK ŞANSI: "YAVAŞ"

Nihat Zeybekci, AK Parti’nin elindeki önemli asetlerden biri, doğru bir isim. Ancak pek çok yerde olduğu gibi, İzmir'de oy şahsa değil partiye veriliyor ve İzmirlinin AK Parti’yi seçmesi ihtimali hemen hemen yok gibi. Gerçekleşirse büyük bir sürpriz olur.

Ankara’da ne olur? İstanbul’da?

Seçime daha epey süre var. Arada neler olacağı bilinmez.

Üstelik "Yarın seçim olsa ne olurdu?" da diyemiyoruz çünkü daha CHP adaylarını göstermiş değil. Kendisini kurtaracak tek isim Mansur Yavaş ama kanser hastalarında görülen "inkar" safhasını bir türlü atlatamıyor CHP.

Ankara ve İstanbul konusunda ne zaman CHP’yi kurtaracak birilerinin ismi geçse o kişiyi aşağı çekmek için ilk hamle yapanlar mutlak surette CHP’li profiller oluyor.

Yavaş isminde de aynı hava oldu, burun kıvırmalar, dudak bükmeler, "ama..."lar öne çıktı.

Yavaş’ın "Ankara rozetsiz olarak yönetilmelidir. Umarım ortak akıl ve uzlaşı ile bir aday tespiti yapılıp Ankara layık olduğu değere kavuşur” cümlesine bozulmuş durumdalar. Oysa Mansur Yavaş’sız hiçbir şansları yok.

İstanbul partiden çok kişiye, adaya, yapabileceklerine bakarak oy vermeye daha yakındır; Türkiye’deki kentler arasında, mevcut kamplaşma, siyasallaşma ortamında bile, bütün sorunlar listesinin önüne ve en tepesine sadece kendisini koyan; "Oyumu istiyorsan, bana bir sebep göster" diyen az sayıda şehirden biridir.

Kozmopolit dokusuyla kavga edilmesini istemez İstanbul, sorunlarının hafife alınmasından hoşlanmaz.

Tam da bu nedenlerle Binali Yıldırım’la beraber, Numan Kurtulmuş’un da adı geçiyordu İstanbul için. Sonra ibre sadece Binali Yıldırım’ı göstermeye başladı. Nedeni biraz da, HDP’lilerin bile, Binali Yıldırım’a sempati ile bakmaları olabilir mi? 

Hatırlayacaksınız, Fatih Altaylı 6 Kasım’daki yazısında, Buenos Aires’teki bir sohbet sonrasında HDP Mardin Milletvekili Mithat Sancar’ın Binali Yıldırım hakkında sarfettiği pozitif ifadeleri aktarmıştı. Sohbette HDP ve yerel seçimlerle hakkında bir soru sorulmuş, Binali Yıldırım kimseyi kırmamaya çalışan bir cevap vermeye çalışmış, Sancar "Konuyu burada kapatalım" demiş, daha sonra da Altaylı’ya neden böyle dediğini şu sözlerle özetlemişti: "Yanlış anlamayın. Konuyu kapatmak istememin nedeni Binali Bey'e olan saygımız ve muhabbetimiz. Kendisi gerçekten son derece pozitif, konulara çok yapıcı yaklaşan bir Meclis Başkanı. Kendisine çok saygı duyuyoruz. Bu yüzden bu tartışmayla Binali Bey'i sıkıntıya sokmak istemedik"

En başta da söylemiştim. İstanbul, Kürt oylarının kritik önem kazandığı yerlerden biri.

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.