CHP’li başkanlar kampı İzmir'de başladı!

CHP’nin, belediye başkanlarının altı aylık performansının değerlendirileceği ve yerel yönetimlerdeki yeni dönem yol haritasının çıkarılacağı belediye başkanları kampı İzmir’de başladı.

CHP’li başkanlar kampı İzmir'de başladı!
22 Kasım 2019 Cuma 13:13

CHP, 31 Mart yerel seçimlerinin ardından geride kalan temmuzda Afyon’da topladığı tüm belediyelerini bu kez 20-22 Kasım’da İzmir’de bir araya getiriyor. Üç günlük kampta belediyelerin altı aylık performansları değerlendirilecek. Aslında buna başkanların 60 aylık görev dönemlerinin neredeyse 8 ayı geride kaldığına göre “1/8’lik dönemlerinin masaya yatırılması” demek daha anlamlı olacak. Oturumlarda belediyelerin performanslarının değerlendirilmesinin ötesinde, başkanların görevlerini yaparken karşılaştıkları zorluklar ve engeller de masaya yatırılacak ve çözüm önerileri ele alınacak.

Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, kalabalık ve iç mekan

SEKİZ AY İÇİNDE İKİNCİ KAMPTAKİ KONU BAŞLIKLARI

CHP’nin sekiz ay içinde ikinci kez tüm belediye başkanlarını kampa almasının dürtüsü ise genel iktidar yolunda yerel yönetimlerin en önemli basamak olduğunu değerlendirmesi… Öteyandan 1989 yerel seçim zaferi sonrası yaşanan 1994 ağır sendromu da CHP’nin belediyelerini, belediye başkanlarını sıkı bir kontrole zorladığını belirtmek mümkün.

İzmir’deki kampta CHP’nin yerel yönetimlerden sorumlu genel başkan yardımcısı Seyit Torun’nun başkanlığında çalışmalarını sürdüren Yerel Yönetimler Koordinasyon Merkezi’nin belediyelere dönük incelemelerinden çıkan sonuçlar da değerlendirilecek. Oturumlarda ele alınması beklenen konular arasında yeni yerel yönetimler yasasına ilişkin öneriler de yer alıyor. Başka bir başlık ise “kardeş belediyeler” olacak. “Kardeş belediye” demişken geçmişteki işlevsiz örneklerin yaşanmasının önüne geçilmesinin ve kardeş belediye uygulamasının dayanışmacı bir perspektifle gözden geçirilmesinin şart olduğunun altını çizmek kaçınılmaz. Kimse kusura bakmasın ama geçmişte Avrupa’dan yerli yersiz pek çok kardeş şehir edinilmesinin altında yatan dürtüyü hepimiz biliyoruz! CHP’li büyük belediyeler; büyükşehir, il ve iri ilçe belediyeleri ülkenin dört bir yanındaki görece dayanışmaya gereksinim duyan zayıf bütçeli belediyelerle kardeş olmalı. Söz konusu belediyeler başka muhalif belediyeler hatta talep geldiğinde iktidar blokunun belediyeleri arasından da olabilir. Hemen yakın geçmişten bir örnek vereyim; Dumlupınar Belediye Başkanı MHP’liydi ve Uğur Dündar’ın çağrısıyla başlayan kampanya sonrasında CHP’li Yenimahalle Belediyesi’nin katkılarıyla bu tarih kokan ilçeye sosyal tesisler yapıldı. Tesislerin açılışına CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da katıldı. O sırada oradaydım ve ortam da gayet güzeldi.

Belediye başkanlarının kampında ele alınacak bir husus da Kılıçdaroğlu’nun daha önce başkanlara verdiği yedi maddelik talimata uyulup uyulmadığı olacak. Odatv’de kaleme aldığım konuyla ilgili yazıda bu talimatların hem belediye binalarının girişine hem de başkanların makam odalarına asılmasını önermiştim. Tabii uyulması kaydı şartıyla… O yedi maddede liyakat, dezavantajlı ve yoksul kesimlere pozitif ayrım, ötekileştirmeme, adaletli yönetim gibi ilkeler vardı. Her belediyenin yetki alanında CHP yönetiminden önce seçmen ve yurttaşın tamamı bu yedi ilkeyi gözetliyor; ona göre beş yılın sonunda başkanların karnesini verecek. Başkanların bu gözle çalışmalarını ele alması kaçınılmaz. Tabii partilerinin genel iktidar perspektifine inanıyorlarsa…

Kamptaki toplantılarda gündeme gelecek bir başlık da kaynakların arttırılmasına ilişkin görüş alışverişi ve yurtdışı fon olanaklarından yararlanılmasına dönük çalışmalar… CHP’li belediye başkanlarının kurduğu SODEM-SEN adlı işveren sendikası ve yönetiminin belirlenmesi de bir başka gündem maddesi. Malum, CHP’li belediyelerde özelikle genel iş kolunda büyük ölçüde yetkisi olan DİSK, SODEM-SEN’e tepki gösteriyor. Toplantılarda bu gerilim de gündeme gelebilir.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Belediye Başkanları Toplantısı’nda konuştu.

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satır başları şöyle:

“Enkaz edebiyatının arkasını sığınmak ben görevimi yapamıyorum algısı ortaya çıkar. İsraf haramdır diyoruz. 82 milyon da israf haramdır diyor. Ama siz israftan da özellikle kaçınarak bir belediyenin hakkıyla hukukuyla adaletle nasıl yönetileceğini bütün ülkeye gösterdiniz. Bu açıdan da hepinize teşekkür ediyorum. Güveni tetikleyen ana unsur israftan ve şatafattan kaçınmaktır. Bunlardan kaçındığınızda sokakta rahat yürüyeceksiniz.

“ANKARA 7 AYDA BÜTÇE FAZLASI VERDİ”

‘25 yıl içinde yaşanan israfı siz düşünün' diyen Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

"İki örnek vereceğim, İstanbul ve Ankara belediyelerimiz yalnızca 7 ayda bütçe fazlası verdi. 25 yıl içinde yapılan israfı düşünün. Harcanan paraları düşünün. Bir başkent başkent kimliğinden uzaklaştırıldı, bir kasabaya dönüştü neredeyse. Yüksek binaların olması oranın başkent olduğu anlamına gelmez. Orada siz vatandaşla güven içinde bir yönetim yapıyor musunuz? Ankara'nın kültürünü bütün dünyaya tanıtıyor musunuz? Tanıtmıyorsanız olmaz. Biz bunu yapıyoruz. Rica'yi de 25 yıl sonra kazandık. Seçimlerden sonra 820 bin lira borç ödendi, 600 bin lira da tasarruf yapıldı. O sebepten sizlere teşekkür ediyorum. Verdiğiniz mücadele bu ülkenin her insanına helal olsun dedirtecek. Size bir teşekkürüm daha var; şeffaflık. Belediye meclis toplantılarını canlı yapıyorsunuz. Düne kadar saydamlık denen bir kavram yoktu. Onların belediyelerinden bu yanıtı alamıyoruz ama bizim belediyelerimiz şeffaflık konusunda üstlerine düşeni yapıyorlar. Bu da bir ilktir."

‘BİN LİRA ALTINDA AYLIK’POLEMİĞİ

Bin liranın emekli aylığı alan var mı yok mu tartışması çıktı. Rakam verdim, 847 bin 643 kişi. Dediler ki böyle bir şey yok. Bakın değerli arkadaşlarım, bu sosyal güvenlik kurumunun Eylül 2019 tarihli tablosu. Ben doğruları söyledikçe onlar yalanla halkı kandırmaya çalışıyorlar.

“TANK PALETİN SATIŞI İHANETTİR”

Birileri ülkemizin varlıklarını, başka bir orduya peşkeş çekiyorsa, buna karşı durmak namus borcumuzdur. Tarihin CHP’ye yüklediği bir görevdir. Tank palet fabrikasını kastediyorum. Değeri 20 milyar dolar. 1 milyon 800 bin metrekarelik alanda Sakarya’da kurulu Avrupa’nın en büyük entegre tesisi. Bu şu anda Katar ordusuna bedava verildi. BMC grubuna bedava verildi. Bedava verildi. Önce diyordu ki özelleştirme yok. Kendi kararını çıkardı, altında kendi imzası var, vatandaşa yalan söylüyor. O makamda oturan birinin yalan söylemesi yakışır mı ya. Şu soruyu sordum henüz yanıt alamadı, soracağım; dünyanın hangi ülkesinde kendi silah fabrikasını yabancı bir ülkeye bedava veya parayla veren bir ülke var mı? İkinci kararnameyi resmi Gazete’de yayımlamadı, korktu. Ben görmeyeyim diye. Ama ben görürüm arkadaşlar. Bürokraside çalışan binlerce vatansever insan var. Öyle bir kararname yoktur da diyemiyor. Biz satmadık diyor, satsaydın biz o parayı görecektik, satmadın. İşletme hakkını devrettik diyor, kaça devrettin arkadaşım? Bunu yapmak Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ihanettir. Keşke bu konuda da mahkemeye verse de derdimizi mahkemeye anlatsak. Ama mahkemeler de onun emrinde biliyorum”

KAYYIM TEPKİSİ

"Demokrasi kültürü geliştikçe bu ülkede kişi başına düşen gelir de artar, yatırımcı geleceğini ön görür. Yargı bağımsızlığı olmadığı için, adalet duygusu zedelendiği için, parası olanın hapisten çıktığı için... Parası olanın hakkında iddianame bile hazırlanmayan bir dönem yaşıyoruz. Sizler belediye başkanı oldunuz, seçildiniz, daha koltuğunuz bile ısınmadı, bir vali görevden alınsın diye dilekçe yazıyor. Bu doğru değildir. Her siyasi parti doğal olarak bir başka partinin rakibidir. Ama her partinin ortak hedefleri vardır. Herkesin iş güç sahibi olması gibi. Eğer siz beğenmediğiniz bir partinin belediye başkanlarını neredeyse topluca görevden alıp yerine kayyım atıyorsunuz. Vatandaş hangi gerekçeyle oy kullandı peki? Sandığı koymasaydınız. Belediye meclisi var, maden başkanı görevden aldınız, belediye meclisi seçsin. Ona da izin vermediler. Türkiye Cumhuriyeti devletinde hiç kimsenin can ve mal güvenliği yoktur. Ben bunu söyleyince kızıyorlar sanıyorlar ki ben bir sırrı ifşa ettim. Hayır arkadaşım, bütün dünyanın bildiği bir şey bu. İster Amerika'ya ister battığı söylenen İskandinavya'ya gidin. Bu gerçekler bizim canımızı acıtıyor."

Resim

 BAŞKANLAR KILIÇDAROĞLU’NUN HEP RADARINDA

CHP’li belediyeler Kılıçdaroğlu’nun radarında ve hep dikkat merkezinde.

Özellikle büyükşehir belediye başkanlarıyla sürekli bizzat istişare halinde. Başkanlar da önemli bir adım atarken genel başkanlarına bilgi veriyor. Bilindiği gibi 11 CHP’li büyükşehir başkanı ayda bir kez farklı bir büyükşehirin ev sahipliğinde toplanarak istişarede bulunuyor. Ayrıca genel sekreterler, alt çalışma grupları ve başkan eşleri de düzenli olarak bir araya gelmek için kolları sıvamış durumda. Son olarak 11 büyükşehir belediyesinin tarımla ilgili çalıştayına Adana, Ankara, Antalya, Aydın, Eskişehir, Hatay, İstanbul, Mersin, Muğla, Tekirdağ ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin tarımla ilgili çalışmalar yürüten üst düzey bürokratları ve danışmanları katıldı. Çalıtayın ikinci gününe ev sahibi İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer de katıldı. Çalıştayın konusu “Üretimin Desteklenmesi, Planlanması ve Ürünlerin Pazarlanması”idi. Çalıştayda tarımın sorunları yanında ürünleri üreticiden tüketiciye en kısa yoldan ulaştıracak örnekler tartışıldı. “Başka bir tarım mümkün” yaklaşımıyla yapılan çalıştayda bazı büyükşehirlerden yansımalar şöyle:

 İstanbul Büyükşehir Belediyesi: Çiftçiye sera naylon desteği veriliyor. Öğrencilere ve izcilere uygulamalı tarım eğitimleri veriliyor. Hal projesinin inşaatı başladı. Kasa yıkama tesisi ve semt pazarları kuruluyor. İhtiyaç sahibi ailelere süt dağıtımı yapılıyor. Lojistik ve üretici pazarlarıyla tarım ve hayvancılığa destek verilecek. Toprak Koruma ve Tarım Alanlarının Planlanması projesiyle tarım alanlarının imara açılmaması, toprak analizi, biyolojik çeşitlilik, üretici örgütlenmesi ve köylerin cazibe merkezi haline gelmesi sağlanacak. Ekolojik Bilim Köyü ve Tarım Ar-Ge Merkezi ve su ürünleri hali kurulacak. Kuru baklagil üretim teşviki sağlanacak. Süt üretimine teşvik verilecek. Kestanelik Kesimhanesi Dönüştürme Projesi hayata geçirilecek. Semt pazarları bilgi sistemi kurulacak. Petrol kullanan teknelerden akülü teknelere geçiş sağlanacak. Çiftçiye ücretsiz sulama desteğiyle sulama göletleri hayata geçecek.

İzmir Büyükşehir Belediyesi: Üretim yolları ilk defa İzmir’de asfaltlandı. 2007 yılından bugüne kadar fidan, mevsimlik çiçek, zeytinyağı, süt, yoğurt, peynir gibi ihtiyaçlarını kooperatiflerden; küçükbaş hayvan, arılı-arısız kovan ve arıcılık malzemeleri ile bal alımları da üretici birliklerinden sağlandı. Pagos ve Kültürpark’ta açılan üretici pazarlarına yenilerini eklenecek. Üretici birliklerinden satın alınan damızlık koyun, koç, keçi ve tekeleri, eğitim verilen yetiştiricilere dağıtılıyor. Gezici eğitim aracı ile tarımsal üretimin çeşitliliği ve alternatif geçim kaynakları artırılıyor. İstiridye mantarı üretimi, Karakılçık buğdayı gibi ata tohumların ekimi teşvik ediliyor. Zeytin sineği, kestane kanseri ile mücadele ediliyor. Süt Kuzusu projesi ile hem yerel üreticiye destek sağlanıyor hem de 1-5 yaşarası çocuklara ücretsiz süt dağıtılıyor. 13 noktada kurulan tarımsal erken tahmin ve erken uyarı sistemi 14 ayrı nokta da daha kurulacak. Yem fabrikası kuruluyor. Küçükbaş hayvan desteğinin ardından büyükbaş hayvan desteklerine başlanıldı. İzmir mozerellası üretmek için manda çiftliği kurulacak. Dünyanın en büyük gıda hareketi Slow Food (Yavaş Gıda) önderliğinde iki yılda bir İtalya’nın Torino kentinde gerçekleşen Terra Madre gastronomi fuarı 2021’de İzmir’e gelecek.

Resim

Ankara Büyükşehir Belediyesi: Ahşap El Sanatları Kooperatifi kurulacak ve bununla ilgili ilk defa bir fuar gerçekleştirilecek. İlkokul öğrencilerine bilgi ve eğitim verilerek küçük çiftçiler yetiştirilecek. Ankara jeotermal başkenti olacak. İlk defa muz yetiştiriciliğine başlanacak. Mikroklima alanlarda yeni bitki türlerinin üretimi başlayacak. Merkop merinos koyun projesi ve yanında güneş enerjili bir çadır, karavan olacak. Sözleşmeli üreticilik, yerli tohumumun üretimi, kadın kooperatiflerini tek bir çatı altında toplanarak kadınların köye dönüşünün teşviki için çalıştaylar yapılması sağlanacak. Halk market kurulacak.

Aydın Büyükşehir Belediyesi: Süt soğutma tankları dağıtılıyor. Park ve Bahçeler Daire Başkanlığı’nın kullandığı ürünler üretici kadınlardan alınıyor. Yerel tohum fide üretimi ve ücretsiz dağıtım gerçekleştiriliyor. Küçükbaş hayvancılıkta sakız koyunu üretim çiftliği yerli hayvan ırklarının korunması çoğaltılması üreticinin kalan ürününü alıp ihtiyaç sahiplerine dağıtıldı. Çine arıcılık müzesi çocuklara eğitim veriyor. Kırsal turizm hayata geçirildi. Köy yolları asfaltlandı. Sadece Kooperatif ürünlerinin yer aldığı Ege Et Marketi İzmir’de açılacak. Tarım akademisi kurularak üretim ve eğitim desteklenecek. Ata tohumu marketlerde yerini alacak. Doğal gübre ve ege otlarının üretimi ve desteklenmesi sağlanacak.

Muğla Büyükşehir Belediyesi: Tıbbi Aromatik Bitkiler Çiftliği, Trüf Mantarı Üretimi, Sakız Ağacı Deneme Bahçesi, Koleksiyon Bağ, İpek Böceği Yetiştiriciliği ve Sığla Ormanı projeleri gerçekleştirildi. Tarımsal Amaçlı Toprak Bitki ve Sulama Suyu Analiz Laboratuvarı ve mevcut ürüne göre gübre ve sulama yöntemi önerisi yapılıyor. Bahçenizin Doktoru projesiyle hastalıklarla mücadele ediliyor. Tıbbi Aromatik Bitkiler ve Yerel Tohum Merkezi oluşturuldu.  Kriyoprezervasyon ve Doku Kültürü Laboratuvarı Laboratuvarında tohumların özel bir yöntemle -196 °C’de sıvı azot içinde yüzlerce yıl koruma altına alınıyor. Distilasyon Tesisi projesiyle üreticiler bitkilerin yağlarını bu tesiste çıkarıyor. Peteklerin zararlılardan korunması üzerine Temiz Petek projesi uygulandı. Geleneksel Peynir Üretimi ve Slow Chees e Uluslararası Peynir Festivali ile Tarihin Tanıkları Anıt Ağaçlar projesinin rehabilitasyonu sağlanıyor.

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.